Docstoc

Günlük_Haber_31_Mart_2011_Perşembe

Document Sample
Günlük_Haber_31_Mart_2011_Perşembe Powered By Docstoc
					                                GÜNLÜK HABER
                                31 Mart 2011 PerĢembe

 ĠSTANBUL TEKSTĠL VE KONFEKSĠYON ĠHRACATÇI BĠRLĠKLERĠ
        Avrupa Birliği-Gümrük Birliği & AnlaĢmalar ġubesi


BUGÜNKÜ RESMĠ GAZETE‟YĠ GÖRMEK ĠÇĠN TIKLAYINIZ

ĠTKĠB BÜLTEN-GÜNÜN DUYURULARINI GÖRMEK ĠÇĠN TIKLAYINIZ


                                  TCMB Döviz Kurları
                                  Döviz AlıĢ                     Döviz SatıĢ



                                  1.5483                           1.5558
              Dolar




                                  2.1816                           2.1921
              Euro



                      EUR/USD: 1 EURO          1.4090 ABD DOLARI




Kaynak: TCMB, 30.03.2011, 15:30

EKONOMĠ HABERLERĠ
   HABERTÜRK: DıĢ ticaret verileri açıklandı (TIKLAYINIZ)
   HÜRRĠYET: Dünya Çin'in ekonomik gücünden korkmalı mı? (TIKLAYINIZ)
   DÜNYA: Emtianın seyri baĢ döndürüyor (TIKLAYINIZ)
   DÜNYA: AB ve IMF'nin yardımlarını reddedin (TIKLAYINIZ)
   RADĠKAL: Euro'ların rengi değiĢecek (TIKLAYINIZ)
   HABERLER.COM: Türkiye, 2010'da Yüzde 8,9 Büyüdü (TIKLAYINIZ)
   HABERLER.COM: Ġstanbul Demir Çelik Ġhracatçıları Birliği'nin Unvanı DeğiĢtirildi (TIKLAYINIZ)
   YENĠ ġAFAK: MÜSĠAD'dan Endonezya atağı (TIKLAYINIZ)

SEKTÖR HABERLERĠ
   TURKISH TIME: Çevresel etiket çok yakında (TIKLAYINIZ)
   MĠLLĠYET: ‗Abdullah Abi bize de yap‘ dediler, Kiğılı 70 bedene girdi (TIKLAYINIZ)
   DÜNYA: Merinos yurt dıĢında atağa geçiyor (TIKLAYINIZ)
   MĠLLĠYET: Örteks ihracat grafiğini yükseltiyor (TIKLAYINIZ)
   KOBĠDEN: His Tekstil, üretimin yüzde 70‘ini ihracata kanalize ediyor (TIKLAYINIZ)
   KOBĠDEN: Teknik Masura‘dan çevreyle dost yeni proje (TIKLAYINIZ)

YAZARLAR
   Avrupa vaatten öteye gidemedi Deniz GÖKÇE (TIKLAYINIZ)
   Bankaların sorunları "mahalle"de tartıĢılmaz Tevfik GÜNGÖR (TIKLAYINIZ)
   Arman Kırımlı büyümenin Ģifrelerini anlatıyor Güngör URAS (TIKLAYINIZ)
   Parasal göstergeler Mahfi EĞĠLMEZ (TIKLAYINIZ)


NOT: GÜNLÜKHABER, ĠTKĠB Yönetim Kurullarına yönelik olarak hazırlanmaktadır.




EKONOMĠ HABERLERĠ


                                                  BAġA DÖN                SONRAKĠ HABER

                            HABERTÜRK: DıĢ ticaret verileri açıklandı

ġubat 2011'in sonuçları Ģöyle oldu...


Türkiye Ġstatistik Kurumu 2011 ġubat ayı dıĢ ticaret verilerini açıkladı. Buna göre, 2010 yılının aynı
ayına göre ihracat yüzde 22,2 artarak 10 milyar 109 milyon dolar; ithalat yüzde 48,7 artarak 17
milyar 516 milyon dolara ulaĢtı. Aynı dönemde dıĢ ticaret açığı 3 milyar 512 milyon dolardan, 7
milyar 407 milyon dolara ulaĢtı. Takvim etkilerinden arındırılmıĢ seriye göre, 2011 yılı ġubat ayında
2010 yılı ġubat ayına göre ihracat ve ithalatın değiĢim oranları, takvim etkisinden arındırılmamıĢ
serinin değiĢim oranlarıyla aynı oldu.


EN ÇOK ĠHRACAT ALMANYA'YA
2010 ġubat ayında yüzde 48,3 olan AB'nin ihracattaki payı, 2011 ġubat ayında yüzde 48,7'ye çıktı.
AB'ye yapılan ihracat, 2010 yılının aynı ayına göre yüzde 23,3 artarak 4 milyar 928 milyon dolar
olarak gerçekleĢti.


2011 ġubat ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu. Bu ülkeye yapılan ihracat 2010
ġubat ayına göre yüzde 28,5 artarak 1 milyar 100 milyon dolar olurken, Almanya'yı sırayla 636
milyon dolarla Ġtalya, 626 milyon dolarla Ġngiltere, 527 milyon dolarla Irak ve 500 milyon dolarla
Fransa takip etti


EN ÇOK ĠTHALAT RUSYA'DAN
Ġthalatta ise Rusya Federasyonu ilk sırada yer aldı. Bu ülkeden yapılan ithalat yüzde 38,9 artarak 1
milyar 911 milyon dolar olarak gerçekleĢti. Rusya Fedarasyonu'nu sırasıyla 1 milyar 597 milyon
dolarla Almanya, 1 milyar 479 milyon dolarla Çin, 1 milyar 301 milyon dolarla ABD izledi.
http://ekonomi.haberturk.com/makro-ekonomi/haber/615839-dis-ticaret-verileri-aciklandi




                   ÖNCEKĠ HABER                  BAġA DÖN                 SONRAKĠ HABER

                  HÜRRĠYET: Dünya Çin'in ekonomik gücünden korkmalı mı?

5 Mart'ta baĢlayan Çin Halk Kongresi'nin hedefleri arasında önümüzdeki beĢ senelik
ekonomik planın oluĢturulması var.


Kongreden çıkacak olan yalnızca bir plan, ancak bu planın nasıl uygulanacağı hem Çin, hem de
dünyanın kalanı için hayati önemde.


Dünyanın kalanı için temel sorular, Çin'in ne kadar büyüyeceği ve ürettiklerini kimin alacağı -
yabancılar mı yoksa Çinli tüketiciler mi?


Çin cumhurbaĢkanı Wen Jiabao, ne bekleyeceğimize dair birkaç ipucu verdi.


Wen, yüzde 7'lik bir yıllık büyüme oranı öneriyor.


Bu, ortalamanın yüzde 10 olduğu geçtiğimiz otuz yıla oranla önemli bir yavaĢlama demek.
Küçülen iĢgücü havuzu


Çin'in büyümesinin er ya da geç yavaĢlayacağını varsaymak için önemli nedenler var.


Son yıllardaki etkileyici performansın arkasında endüstri ve hizmet sektöründe çalıĢan kiĢilerin
sayısındaki artıĢ vardı.


Bu iĢgücünü, kırsal kesimlerden daha yüksek maaĢlar için Ģehirlere gelen çok sayıda kiĢi
oluĢturuyor.


Londra merkezli ekonomik araĢtırma kuruluĢu Capital Economics, Çin'in iĢ gücünün önümüzdeki beĢ
sene içerisinde en yüksek noktasına ulaĢacağını tahmin ediyor.


Fazla iĢgücü havuzu küçüldükçe, kırsal kesimlerden olan göçün de yavaĢlayacağı düĢünülüyor.


Ancak yüzde 7'lik bir büyüme hedefi, Çin'in kaçınılmaz olarak bu rakama düĢeceğini göstermiyor.
Ġhraç hacmi


Peki, dünya böyle bir sonuçtan endiĢe etmeli mi?


Bu sorunun cevabı çok da basit değil.


Bir ihracat ülkesi olarak Çin, bazı ülkeler tarafından kaygıyla karĢılanıyor.


Ancak ülkenin ithalat hacmi de büyük. Kömür ve demir cevherini Avustralya'dan, petrol ve metalleri
ise Afrika ve Orta doğu'dan ithal ediyor.


Örneğin, Çin petrol üreten Angola için en büyük pazar.


Yüzde 7'lik bir ekonomik büyüme, hala önemli bir ithalat hacmi anlamına gelecektir. Ancak yeni
ithalat imkanları daha yavaĢ ortaya çıkacaktır.


Öte yandan, zengin ülkelerin ekonomik iyileĢme gücünün belirsiz olduğu bir beĢ senelik dönemden
bahsediyoruz.


Ekonomik krizin bir felakete dönüĢmesi önlendi, ancak tüketiciler ve hükümetlerin borçlarıyla baĢ
ettiği ve dolayısıyla ekonomik performansın bastırılmıĢ olduğu bir dönemle karĢı karĢıya olabiliriz.


Eğer zengin ülkeler güçlenmezse, Çin doğan boĢluğun bir kısmını doldurabilir.


Petrol ve hammadde fiyatları


Çin'in yavaĢlayan büyüme hızı, eĢya fiyatları üzerinde de etkili olabilir.


Çin'in petrol ve hammadde ihtiyacı azalmayacak.


International Agency isimli gözlemci kurum, Çin'in artan küresel petrol talebinin yarısını
oluĢturacağını tahmin ediyor.


Ancak ülkenin yavaĢlayan ekonomik büyümesi, petrol ve hammadde fiyatlarının üzerindeki etkiyi
hafifletebilir.


Çin'in ürettiği malları kimin alacağı da dünyanın geri kalanı için önem taĢıyor.
Çin'in ihracata fazla bağımlı olduğu uluslararası ekonomik alanda sıkça ifade edilen bir eleĢtiri.


Ülkede artan gelir seviyesi, Çinli tüketicilerin daha fazla yerli ve ithal ürünler alabilmesini
sağlayacak.


Tüketicilerin daha fazla harcama yapmasını teĢvik eden bir beĢ yıllık plan, Çin dıĢında da olumlu
karĢılanacaktır.


Ancak Çin'in ekonomi politikasını eleĢtirenlerin asıl görmek istediği, tartıĢmalı kur uygulamasında
değiĢiklik yapılması, özellikle de Yuan'ın değerinin yükselmesine izin verilmesi.


Çin, hazır olduğunda daha esnek bir para politikası uygulayacağını söylüyor.


Halk Kongresi, olası değiĢikliklerin ipuçları için izlemeye değer ancak fazla da heyecanlanmaya gerek
olmayabilir.


http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/17212136.asp?gid=384




                    ÖNCEKĠ HABER                   BAġA DÖN                  SONRAKĠ HABER

                              DÜNYA: Emtianın seyri baĢ döndürüyor

SavaĢ, çatıĢma, Ģiddet olayları ve doğal afetler, emtia piyasalarındaki fiyat oynaklığını en
üst seviyeye taĢıdı.


Geçtiğimiz ay küresel emtia piyasalarında olağandıĢı bir oynaklık yaĢandı ve ocak-mart dönemini
kapsayan yılın ilk çeyreğinde petrol fiyatlarından tarımsal ürünlere, değerli metallerden endüstriyel
metallere kadar birçok ürünün fiyatında önemli değiĢimler kaydedildi.


Ortadoğu'daki gerilim, Japonya'daki deprem ve sonrasında yaĢanan nükleer kriz, enflasyon endiĢesi,
arz-talep dengesine dair beklentiler emtia piyasalarında belirleyici unsurlar oldu. Bu dönem içinde
emtia fiyatlarının birbirinden ayrıĢtığı görülen bir tablo ortaya çıkarken, pamuk ilk çeyrekte fiyatı en
çok yükselen hammadde oldu.


Benzin ve petrol de fiyatı en çok artanlar arasındaydı. Ocak-mart döneminde en büyük düĢüĢü ise
Ģeker ve buğday fiyatları gösterdi.


Japonya'daki deprem ve tsunami sonrasında ülkenin otomotiv üretiminin darbe alması nedeniyle, bu
sektörün önemli hammaddelerinden paladyum da birinci çeyrekte en fazla değer yitirenler
arasındaydı.


Bugün sona eren ilk çeyrekte yatırımcı petrol fiyatlarını yakından izledi. Cezayir, Bahreyn, Yemen ve
Avrupa'nın enerji gereksiniminin karĢılanmasında önemli rol oynayan Libya'daki ayaklanmalar petrol
fiyatını 120 dolar/ varile yaklaĢtırdı. Bölgedeki gerilimin sürmesi nedeniyle petrol fiyatları 100
doların üzerindeki seyrini sürdürüyor fakat ABD'nin 10 yıl içinde petrol ithalatını üçte bir oranında
azaltma planı ve ABD'de stokların tahminlerin üzerinde çıkması fiyatları baskılıyor.


Brent türü hafif petrolün varili dün 114 doların biraz üzerinden satılırken, Amerikan petrolünün varili
de 104 dolar civarından iĢlem gördü. Tarımsal emtialarda geçen yıl kaydedilen hızlı yükseliĢ yılın ilk
çeyreğinde durdu.


ABD Tarım Bakanlığı'nın (USDA) bugün açıklayacağı rapor öncesinde buğday, mısır, soya fasulyesi
dün Chicago Borsası'nda sırasıyla 7.34 dolar/buĢel, 6.73 dolar/buĢel, 13.64 dolar/buĢel seviyesinden
iĢlem gördü. Tarımsal ürün fiyatlarındaki artıĢın yavaĢlamasında, dünyanın en büyük hububat
ithalatçılarından Japonya'nın deprem sonrası talebinin düĢeceği beklentisi etkili oldu. FildiĢi
Sahilleri'ndeki ihracat yasağı ilk çeyrekte kakao fiyatlarını desteklerken, üretim ve arz beklentisinin
iyileĢtiği Ģeker fiyatları geri çekildi.


Mayıs teslimi kakao dün 3.060 dolar/tondan satılırken, ABD piyasalarında Ģeker 27.12 dolar/lb,
Avrupa'da ise 700 dolar/ton seviyesinden iĢlem gördü. Metal fiyatlarına bakıldığında ise, jeopolitik
risklerin artmasıyla kendini güvenceye almak isteyen yatırımcı gümüĢ ve altın fiyatlarını rekora
taĢıdı.


Ancak altın, kar satıĢları ve gerilimin azalmasıyla 1.447 dolar/ons rekorundan 1.420 dolara geldi.
Yatırımcılar, altın fiyatlarının yılın ikinci yarısında da yatay bir seyir izleyeceği görüĢünde.


Reuters tarafından 28 analist ve iĢlemcinin katılımıyla yapılan bir ankete göre, altın fiyatlarının
haziran ayı sonunda 1.401-1.450 dolar/ons olacağı tahmin ediliyor. Ankete katılanların yarısı altın
fiyatının 1.450 doların üzerine çıkmayacağını söylerken, yüzde 43'lük kısım fiyatların 1.451-1.500
dolar bandında seyredebileceği öngörüsünde bulundu. Değerli metaller içinde en kötü performansı
ise paladyum gösterdi. Japonya'daki deprem ve tsunami sonrasında ülkenin otomotiv üretiminin
darbe alması nedeniyle, bu sektörün önemli hammaddelerinden paladyum, 29 Mart itibariyle ilk
çeyrekte yüzde 6.4 değer kaybetti.


Temel metallerde, üretimin azaldığı ancak talebin arttığı kalay ve alüminyum en çok yükselenler
arasında yer aldı. Dünyanın en büyük bakır tüketicisi Çin'in talebine iliĢkin kaygılar ve stoklardaki
artıĢ ise bakırı zayıflattı. 15 ġubat'ta 10.190 dolar/ton ile Londra Borsası'nda rekor kıran bakır
fiyatları, dün 9.535 dolardan iĢlem görüyordu.


http://www.dunya.com/emtianin-seyri-bas-donduruyor_118262_haber.html




                   ÖNCEKĠ HABER                   BAġA DÖN                 SONRAKĠ HABER

                           DÜNYA: AB ve IMF'nin yardımlarını reddedin

Brezilya eski Devlet BaĢkanı, AB ve IMF fonlarının Portekiz'i kurtarmayacağını söylerken,
ülkede faiz oranı Euro Bölgesi'nin en yüksek seviyesine çıktı.


Brezilya eski Devlet BaĢkanı Luiz Inacio Lula da Silva, Portekiz'e, ''AB ve Uluslararası Para Fonundan
finansal yardım almaması'' çağrısında bulundu. Bu arada, Portekiz'in 10 yıllık tahvil ihracında faiz
oranı Euro Bölgesi'nde en yüksek getiri oranı olarak kayıtlara geçti.


Lula Da Silva, Portekiz'in finansal çöküĢün eĢiğinde olduğu iddia edilse de, finansal yardımın sadece
tasarruf önlemlerini artıracağı ve büyümeyi düĢüreceği için Portekiz'in AB ve IMF'nin finansal
yardımını reddetmesi gerektiğini söyledi.


Portekiz ziyareti sırasında yaptığı açıklamada Lula Da Silva, ''IMF, Portekiz'in sorunlarını çözemez,
aynı Brezilya'nın sorunlarını çözemediği gibi. IMF ne zaman ülkelerin borçlarıyla ilgilense, çözümden
daha çok sorun üretiyor'' dedi. Görevi sırasında yoksulluğu azaltmak için yenilikçi yatırım stratejileri
oluĢturarak ve mali disiplini sağlayarak refahı artıran Lula Da Silva, geçmiĢte IMF'yi ''ortodoks ve
resesif kavramları'' kabullenmekle eleĢtirmiĢti. Brezilya 1998 yılında IMF'den 41,5 milyar dolar kredi
almıĢtı.


Brezilya, Portekiz'e yardıma hazır


Ġki günlük Portekiz ziyaretine baĢlayan Brezilya Devlet BaĢkanı Dilma Roussef de, Portekiz'e yardıma
hazır olduklarını söyleyerek, ''Portekiz'in Brezilya'ya yardım ettiği gibi Brezilya da Portekiz'e yardım
edebilir'' diye konuĢtu.


Euro Bölgesi'nin en küçük ve en zayıf ekonomilerinden biri olan Portekiz, finansal yardım alması
yönündeki çağrılara direnmeyi sürdürüyor.


Uluslararası kredi derecelendirme kuruluĢu Standard & Poor's dün Portekiz'in yüksek borcu ve zayıf
büyüme görünümü nedeniyle bu ülkenin muhtemelen finansal kurtarma planına ihtiyacı olacağını
açıklayarak, bu ülkenin uzun vadeli kredi notunu ''BBB''den ''BBB-''ye indirmiĢti.


Fitch de geçen hafta Portekiz'in kredi notunu ''A ''dan ''A-''ye indirmiĢti.


Euro Bölgesi'nin en yüksek faizi


Bu arada, Portekiz'in 10 yıllık tahvil ihracında faiz oranı yüzde 0,03 artarak yüzde 8,02'ye ulaĢtı.
Portekiz'in 1999 yılında 17 üyeli Euro Bölgesi'ne dahil olmasından bu yana en yüksek seviyeye
ulaĢan faiz oranı, aynı zamanda Euro Bölgesi'nde de en yüksek getiri oranı olarak kayıtlara geçti.


Ekonomistler, Portekiz'in borçlanma faiz oranlarının Euro Bölgesi'nde rekor seviyelere çıkmasının
ülkenin finansal yardıma baĢvurmama umutlarını söndürdüğü yorumunu yapıyorlar.


Portekiz'in muhtemel bir finansal yardıma baĢvurması halinde miktarın 80 milyar Euro‘ya çıkacağı
tahminleri yapılıyor.


Portekiz Merkez Bankasına göre, ekonomi bu yıl yüzde 1,4 oranında daralacak. Portekiz'de iĢsizlik
oranı ise yüzde 11,2 seviyesinde seyrediyor.


Portekiz'in Nisan ayında 4,5 milyar Euro ve Haziran ayında da 4,96 milyar Euro borç ödemesi
bulunuyor.


http://www.dunya.com/ab-ve-imfnin-yardimlarini-reddedin_118222_haber.html




                   ÖNCEKĠ HABER                   BAġA DÖN                     SONRAKĠ HABER

                               RADĠKAL: Euro'ların rengi değiĢecek

Avrupa Merkez Bankası, 17 üyeli Euro Bölgesi'nin ortak para birimi Euro'yu yeni rengiyle
piyasaya sürmeye hazırlanıyor.


Fransa'da yayımlanan Le Figaro gazetesinin haberine göre, Euro'nun üzerindeki motifte değiĢiklik
yapılmazken, renklerinin daha kontrast olması planlanıyor.


DeğiĢiklik ilk olarak ''5 Euro''luk kağıt paralarda yapılacak. Ġlk etapta 2013 yılında piyasaya
sürülmek üzere gelecek yıldan itibaren Fransa Merkez Bankası tarafından Chamalieres'deki tesiste
1,25 milyar adet ''5 Euro'' basılacak.
''10 Euro''nun 2014 yılında, ''20 Euro''nun ise 2015 yılında basılması öngörülüyor.


http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1044613&Date=31.03.2
011&CategoryID=80




                    ÖNCEKĠ HABER                    BAġA DÖN                SONRAKĠ HABER

                       HABERLER.COM: Türkiye, 2010'da Yüzde 8,9 Büyüdü

Türkiye ekonomisi 2010'da yüzde 8,9 büyüdü. KiĢi baĢına düĢen milli gelir de 10 bin 79
Dolar oldu.


Türkiye Ġstatistik Kurumu geçen senenin büyüme verilerini açıkladı. Buna göre, Gayri Safi Yurtiçi
Hâsıla (GSYH) değeri cari fiyatlarla yüzde 16'lık artıĢla 1,1 trilyon TL'ye, sabit fiyatlarla yüzde
8,9'luk artıĢla 105 milyar 680 milyon TL'ye çıktı.


Üretim yöntemi ile yapılan tahminde 2010 dördüncü çeyrekte bir önceki senenin aynı dönemine
oranla cari fiyatlar ile GSYH yüzde 17,3'lük artıĢla 298 milyar 294 milyon TL olarak hesaplandı. Bu
dönemde sabit fiyatlar ile GSYH yüzde 9,2'lik artıĢla 28 milyar 15 milyon TL seviyesine geldi.


2010'da kiĢi baĢına Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla değeri cari fiyatlarla 15 bin 138 TL, ABD doları cinsinden
10 bin 79 Dolar oldu.


Takvim etkisinden arındırılmıĢ sabit fiyatlarla GSYH dördüncü üç aylık dönemde bir önceki senenin
aynı dönemine göre yüzde 9,6'lık artıĢ kaydederken mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmıĢ
GSYH değeri bir önceki döneme göre yüzde 3,6'yı buldu.


http://www.haberler.com/turkiye-2010-da-yuzde-8-9-buyudu-2625084-haberi/




                     ÖNCEKĠ HABER                   BAġA DÖN                SONRAKĠ HABER

      HABERLER.COM: Ġstanbul Demir Çelik Ġhracatçıları Birliği'nin Unvanı DeğiĢtirildi

Ġstanbul Demir Çelik Ġhracatçıları Birliği'nin unvanı, Çelik Ġhracatçıları Birliği olarak
değiĢtirildi.


Ġstanbul Demir Çelik Ġhracatçıları Birliği'nin Unvanının DeğiĢtirilmesine ĠliĢkin Tebliğ bugünkü Resmi
Gazete'de yayımlandı. Buna göre Ġstanbul'da kurulu Ġstanbul Demir Çelik Ġhracatçıları Birliği'nin
unvanı "Çelik Ġhracatçıları Birliği" olarak değiĢtirildi
http://www.haberler.com/istanbul-demir-celik-ihracatcilari-birligi-nin-2624966-haberi/




                   ÖNCEKĠ HABER                  BAġA DÖN                 SONRAKĠ HABER

                           YENĠ ġAFAK: MÜSĠAD'dan Endonezya atağı

Müstakil Sanayici ve ĠĢ Adamları Derneği (MÜSĠAD), Endonezya Ekonomi Bakanlığı ile
iĢbirliği anlaĢması imzalayacak. Yapılacak anlaĢmayla Türkiye'nin ihracat pazarlarının
çeĢitlendirilmesi amaçlanıyor.


Müstakil Sanayici ve ĠĢ Adamları Derneği (MÜSĠAD) Genel BaĢkanı Ömer Cihad Vardan, Endonezya
Ekonomi Bakanlığı ile MÜSĠAD arasında iĢbirliği anlaĢması imzalanacağını bildirdi. Vardan, gezisinde
CumhurbaĢkanı Abdullah Gül'e MÜSĠAD, TĠM ve TUSKON'dan 120 Türk iĢ adamının eĢlik edeceğini,
program kapsamında ikili iĢ görüĢmelerinin de gerçekleĢtirileceğini belirtti.


ÖNEMLĠ BĠR PAZAR


Vardan, dünyayı sarsan global krizin ardından Avrupa Birliği ülkelerinde hâlâ sıkıntıların yaĢandığına
dikkati çekerek, Ģunları kaydetti: "Krizin ardından AB ve batılı ülkelere olan ihracatımızdaki azalmayı
absorbe etmek Türkiye'nin ihracat pazarlarını çeĢitlendirmek amacıyla Endonezya kaçırılmaması
gereken, üzerine düĢülmesi gereken bir pazar. Endonezya ilerleyen yıllarda en önemli ticari
partnerlerimizden birisi olacak. Biz de bu doğrultuda Türk iĢ adamlarını Endonezyalı iĢ adamları ile
bir araya getireceğiz."


TĠCARETĠMĠZ ARTACAK


Vardan, "Endonezya ile ticaretimizi artırmak, Türk iĢ adamları ile Endonezyalı iĢ adamları arasında
iĢbirliği olanakları sağlamak amacıyla Endonezya Ekonomi Bakanlığı ile MÜSĠAD arasında bir iĢbirliği
anlaĢması imzalayacağız' diye konuĢtu.


http://www.yenisafak.com.tr/Ekonomi/?t=31.03.2011&i=311185




SEKTÖR HABERLERĠ


                   ÖNCEKĠ HABER                  BAġA DÖN                 SONRAKĠ HABER

                          TURKISH TIME: Çevresel etiket çok yakında
Üretimin çevreye etkisine iliĢkin bütün bilgileri içeren çevreci etiket fikri hazır giyim
markaları arasında giderek yayılıyor. Fikrin uygulamaya geçmesi çok yakın.


Herhangi bir hazır giyim ürünün çevreci olup olmadığına iliĢkin her turlu ayrıntıyı içeren 'çevresel
etki etiketleri' fikri giderek genel kabul görüyor. Hazır giyim üründe kullanılan pamuk, yün ya da
polyesterin nasıl üretildiği, çevresel etki bilgisi, üretim aĢamasında yaratılan karbon salımı gibi her
türlü bilgiyi içerecek etiket konusunda önemli büyük üreticiler bir sistem geliĢtirmek üzereler. H&M,
Nike, Adidas, Gap ve Marks&Spencer ve Levi Strauss gibi büyük hazır giyim markalarının yanı sıra,
Walmart gibi büyük perakendeciler de çevresel etiket konusunda çalıĢmalar yürütüyor. Etiket, enerji
kullanımından toksik kimyasal kullanımına kadar üretimin her aĢamasını ve her girdisini içerecek.
Uzmanlar, iĢin sanıldığından çok daha zor bir süreç olduğunu, bu nedenle büyük firmaların iĢbirliği
yapması gerektiğini söylüyor.


                   ÖNCEKĠ HABER                  BAġA DÖN                     SONRAKĠ HABER

             MĠLLĠYET: „Abdullah Abi bize de yap‟ dediler, Kiğılı 70 bedene girdi

Kiğılı‟nın patronu Abdullah Kiğılı, üzerindeki takım elbiseleri görenlerin isteği
doğrultusunda büyük beden iĢini seri üretime döktü. „Büyük beden Kiğılı mağazaları‟
yolda.


Erkek giyim markası Kiğılı ‗Big and Tall‘ 7XL koleksiyonuyla ürün yelpazesini 70 bedene kadar
çıkarıyor. Genellikle standartların üzerindeki büyük beden kiĢiler için yapılan özel dikime verilen ‗Big
and Tall‘ böylece perakendeye alanına da katılmıĢ oluyor.
Kiğılı Giyim Yönetim Kurulu BaĢkanı Abdullah Kiğılı, ―Anadolu‘nun her yerini geziyorum. Son bir yıldır
beni görenler büyük beden üretmemi istiyor. Kimileri de benimkileri beğeniyor. Üzerimdekilerden
istiyor. Bu nedenle böyle bir koleksiyon üretmeye karar verdik‖ dedi.


Marka yüzü aranıyor
Geçen yıl kısıtlı sayıda büyük beden ürettiklerini ve duyuru yapmamalarına rağmen iyi sonuç
aldıklarını anlatan Kiğılı, ―Bu dönem yaz koleksiyonumuzla birlikte çeĢit sayısını artırdık. Gömleğin
yanı sıra takım elbiseler trikolarda tüketicilerle buluĢacak‖ diye konuĢtu.
Kiğılı, Big and Tall koleksiyonuna uygun olarak sporcu, sanatçı farklı meslek gruplarından kiĢiler
hakkında araĢtırmalarını sürdürdüklerini ve bir marka yüzü de kullanacaklarını da sözlerine ekledi.


Özel ürünlere devam...
―Benim kendime göre özel ölçüm var, senelerdir aynı tarzda fabrikamda dikilenleri giyiyorum‖ diyen
Kiğılı, ―Big and Tall giymeyeceğim. Kendi özel ürünlerimi kullanmaya devam edeceğim‖ diye
konuĢtu.
Ġlk etapta amaçlarının ürünleri müĢterilerle tanıĢtırmak olduğunu ifade eden Kiğılı Ģunları anlattı:
―Bu tip elbiseler dikilirken hem daha çok kumaĢ gidiyor hem de zaman. Ancak biz ilk etapta
müĢterileri ürünlerle tanıĢtırmak istiyoruz. Bu nedenle ilk yıl için diğer ürünlerle aynı fiyattan satıĢ
yapacağız. Daha sonra maliyetlere bağlı olarak düzeltme yapmayı düĢünüyoruz.‖
Büyük beden giyen kiĢilerin istedikleri tarz ürünü buldukları zaman tek alım yapmakla kalmadıklarını
anlatan Kiğılı, ―Talebin yoğun olacağını düĢünüyoruz. Kısa süre içinde Kiğılı Big and Tall adı altında
ayrı mağaza zinciri de kurma düĢüncemiz var‖ dedi.


Mağaza atağına kalkıyor ciro hedefi 200 milyon dolar
Kiğılı Giyim CEO‘su Hilal Suerdem yeni büyük beden koleksiyonuyla ilgili olarak, ―Abdullah Bey‘de
görüp isteyen müĢterilerimiz vardı. Yani bu iĢte Abdullah Bey bizim deneğimiz oldu‖ dedi.
Mağazalarda yapılan satıĢların yüzde 40‘ının 4 drop olan geniĢ bedenlerden geldiğine değinen
Süerdem, ―Bu yıl için satıĢların yüzde 8‘inin ‗Big and Tall‘ 7XL koleksiyonundan gelmesini
planladıklarını dile getirdi.


Süerdem markanın 2011 planlarına iliĢkin olarak Ģu bilgileri paylaĢtı: ―12 günde 1 mağaza açma
planlarımız var. Berlin, Ġran ve Rusya‘da 3 tane, yurtiçinde 32 mağaza açacağız. 2010 yılını 165
milyon dolar ciro ile kapattık. Bu yıl amacımız 200 milyon dolar ciro elde etmek‖ dedi. Koleksiyonun
ilk etapta potansiyeli yüksek 40 mağazada satılacağını anlatan Süerdem, Rusya ve Kuzey ülkelerine
ihracat da yapacaklarına değindi.


http://ekonomi.milliyet.com.tr/-abdullah-abi-bize-de-yap-dediler-kigili-70-bedene-
girdi/ekonomi/ekonomidetay/31.03.2011/1371253/default.htm




                    ÖNCEKĠ HABER                  BAġA DÖN                  SONRAKĠ HABER

                                DÜNYA: Merinos yurt dıĢında atağa geçiyor

Erdemoğlu Holding, Rusya'daki fabrika yatırımını büyütecek, Çin'de entegre makine halısı
ve iplik tesisi açacak.


Merinos markasıyla makine halısı üreten Erdemoğlu Holding, yurt dıĢında üretim ve ihracat atağını
sürdürüyor.


Faaliyet gösterdiği makine halısı, duvardan duvara halı, mobilya, ev tekstili ve battaniye sektöründe
2011 yılında toplam 1 milyar dolar ciro, 175 milyon dolar ihracat ve yaklaĢık 100 milyon dolar
yatırım hedefleyen Erdemoğlu Holding, Rusya'daki fabrika yatırımını büyütecek, Çin'de entegre
makine halısı ve iplik tesisi açacak.
Erdemoğlu Holding Yönetim Kurulu BaĢkanı Ġbrahim Erdemoğlu, bu yıl yüzde 25 büyüme
hedeflediklerini ve grubun 2011 yılı ciro hedefinin 1 milyar dolar, ihracatının da 175 milyon dolar
olacağını söyledi.


Erdemoğlu, Rusya'nın Rostov kentinde kurulu olan tesise bu yıl 30 milyon dolar yatırım
yapacaklarını belirterek, Çin'de de seneye entegre makine halısı ve iplik tesisi açacaklarını ifade etti.


Merinos, Borsa'ya girecek


Gayrimenkul ve enerji sektörüne gireceklerini bildiren Erdemoğlu, konut, rezidans, alıĢveriĢ merkezi
yapacaklarını kaydetti.


Türkiye ekonomisinin önünün açık olduğu belirten Erdemoğlu, "2012 baĢında ĠMKB'ye açılmayı
düĢünüyoruz. Amiral gemimiz Merinos Halı ile baĢlayacağız" dedi.


Yönetim Kurulu Üyesi Mahmut Erdemoğlu da makine halısı üretimlerinin yüzde 40'ını ihraç
ettiklerini, Amerika ve Avrupa pazarlarının ilk sırada, sonra Ortadoğu, Afrika, Uzakdoğu ülkelerinin
geldiğini açıkladı. Erdemoğlu, "65 ülkeye mal satıyoruz. Ortadoğu'da yaĢanan olaylar, ana
pazarlarımız olmadığı için bizi çok büyük etkilemedi" dedi.


http://www.dunya.com/merinos-yurt-disinda-ataga-geciyor_118214_haber.html




                     ÖNCEKĠ HABER                 BAġA DÖN                  SONRAKĠ HABER

                          MĠLLĠYET: Örteks ihracat grafiğini yükseltiyor

Örteks Tekstil yetkilileri, kendi üretim tesislerindeki kaliteli üretim sayesinde global
tekstil pazarında ilerleme kaydettiklerini ve ihracat grafiğini sürekli yükselttiklerini
söylediler.


Örteks Tekstil yetkilileri, iki kurucu kardeĢin giriĢimleriyle Türk sanayinde kendine kalıcı bir yer
bulmuĢ olan Ģirketin, 38 yılda sürekli yükselen basan grafiği ile Türkiye'nin önde gelen örme kumaĢ
ve pamuk ipliği üreticilerinden biri haline geldiğini söylediler. Yetkililer Ģöyle konuĢtu: "Günümüzde
ikinci kuĢak yöneticiler tarafından yönetilen Örteks, dünya tekstil akımlarını yalandan takip eden,
araĢtırma ve geliĢtirme çalıĢmalarına önemli bir pay ayıran, günün ihtiyaçlarına yönelik, teknoloji,
makine parkuru, desen, model ve kumaĢ değiĢimlerine yön veren ve yeniliklere hızla ayak uyduran
dinamik bir kuruluĢtur. Örteks baĢarının asla tesadüf olamayacağına inanır ve bu doğrultuda hizmet
verir. DüĢük maliyet, maksimum kalite ve verimlilik hedefleri doğrultusunda global tekstil pazarını
inceler ve her zaman maksimum müĢteri memnuniyetini sağlamayı amaçlar. Örteks; sürekli
baĢarılarla örülü bir zirve sahasında, dinamik manevralar yapabilen bir üreticidir ve üretimini kendi
bünyesinde yer alan iki tesiste sürdürmektedir. Örteks, kendi bünyesinde yer alan üretim tesislerinin
kazandırdığı özgüven sayesinde, global tekstil pazarında daha güçlü bir ilerleme sergileyebilmekte
ve sürekli yükselen bir ihracat grafiği ile ülkemizi gururla temsil edebilmektedir."


                      ÖNCEKĠ HABER               BAġA DÖN                  SONRAKĠ HABER

             KOBĠDEN: His Tekstil, üretimin yüzde 70‟ini ihracata kanalize ediyor

Pamuk ve türevleriyle ilgili her türlü iplik üretimi yapabilecek kapasiteye sahip olan His tekstil,
üretimin yaklaĢık yüzde 70‘ini Avrupa‘ya ihraç ediyor.


2010 yılını 10 milyon dolar ihracatla kapatan firma, bu yıl 35 milyon Euro‘luk ihracat öngörüyor.
Penye, kompakt, flamba gibi pamuk ve türevlerinden iplik üretimi yapan firmalarının organik iplik
üretimi de yaptığını anımsatan His Tekstil Sanayi DıĢ Ticaret Müdürü Mustafa Bostancı, ―Aylık
ortalama bin ton iplik üretiyoruz. Bunu yüzde 15‘ini organik iplik oluĢturuyor. Organik ipliğin yüzde
50-55‘ini de yurtdıĢına ihraç ediyoruz.


Kot ve gömleklerde tercih edilen bozuk iplik diye bilenen flamba da ürün yelpazemizde. His Tekstil,
pamuk ve türevleriyle ilgili her türlü iplik üretimi yapabilecek kapasiteye sahip‖ diye konuĢtu.


Üretimin yüzde 70‘ini ağırlıklı Avrupa ülkeleri olmak üzere Kanada‘ya da ihraç eden firmalarının
2010 yılını 10 milyon dolar ihracatla kapattığını aktaran Bostancı, bu yıl 35 milyon Euro‘luk ihracat
ön gördüklerini söyledi.


YaĢanan global krizle birlikte Avrupa firmalarının stok maliyetleri ve lojistik avantajı nedeniyle
Türkiye‘ye yöneldiğini belirten Bostancı, ―Krizle birlikte Avrupa ülkelerinde de yaĢanan daralma ile iç
pazara yönelmiĢtik. Ancak Avrupa pazarı açıldı. Yüzde 20‘lerde olan ihracatımız yüzde 40‘lardan
yüzde 70‘lere ulaĢmıĢ durumda. Ġki aylık ihracatımız 5.5 milyon dolar. Bu yılı 35 milyon Euro
ihracatla kapatmayı hedefliyoruz ‖dedi.


ÇeĢitli kalınlıkta penye ipliği üretimi yapan firmalarının, son yatımlarıyla birlikte 60, 70 numaralarda
iplik üretimine de geçtiğini söyleyen Bostancı, firmalarının 1997 yılında üretime baĢladığını hatırlattı.
Bostancı, ―Kayseri Organize Sanayi Bölgesi‘ndeki 35 bin metrekareye yakın kapalı alanda 300-350
arasında değiĢen çalıĢanımızla, pazar günleri de dahil olmak üzere üç vardiya üretim yapıyoruz‖
ifadesini kullandı.
http://www.kobiden.com/his-tekstil-uretimin-yuzde-70ini-ihracata-kanalize-
ediyor_10543_haber.html




                    ÖNCEKĠ HABER                   BAġA DÖN                 SONRAKĠ YAZAR

                     KOBĠDEN: Teknik Masura‟dan çevreyle dost yeni proje

Türkiye‘de konik masura pazarının yüzde 30‘unu elinde bulunduran Teknik Masura, yeni yatırımı ile
kâğıt ve kâğıt ürünleri üretiminin çevreye ve insan sağlığına olumsuz etkilerinin azaltılması için
çabalıyor. Çukurova Kalkınma Ajansı‘ndan aldıkları destekle geçen yıl çalıĢmalarına baĢladıkları
yatırımın 90‘ını tamamladıklarını bildiren Teknik Masura, Yönetim Kurulu BaĢkanı Ali Kıraç, Ģu anda
masura üretim hatlarının büyük bir kısmında montajın bittiğini bildirdi. Kıraç, diğer hatlarda da
adaptasyon çalıĢmalarına baĢladıklarını iletti. Projenin bittiğinde yaklaĢık 1 milyon TL‘ye mal
olacağını açıklayan Kıraç, bu yatırımın herhangi bir maliyet düĢürücü çalıĢma olmadığını, tamamen
iĢ sağlığı ve çevresel bir yatırım olduğunu belirtti. Proje kapsamında çalıĢmalar sırasında oluĢan
kâğıt tozlarının filtre edilip preslenip yeniden ticari hayata kazandırılacağını açıklayan Kıraç, üç farklı
atık toz kaynağının belirlendiğini kaydetti. Üç farklı atık toz kaynağı belirlediklerini ve bunları ayrı
ayrı filtreden geçireceklerini anlatan Kıraç, ―Bunlardan ilki kâğıt tozu. Zımpara kaynaklı ve en büyük
kapasite de oradan çıkıyor. Ġkincisi pamuk tozu. Masuraların üzerini kadifelendirdiğimiz bir sistem
için pamuk tozu satın alıyoruz ve bunun kullanımında toz, kâğıt tozuna karıĢabiliyor. Üçüncü atık ise
hurda kâğıtlar‖ açıklamasını yaptı.
Pamuk tozu üzerine bir deneme yaptıklarını aktaran Ali Kıraç 24 saatte 50-60 kilogram arası toz
topladıklarını bildirdi. Bunun ayda 1.5 tona yakın tozun geri kazanılması anlamına geldiğini
kaydeden Kıraç, ―Bu ürünü almak için bir maliyet ve kullanım için de emek harcanıyor. Bu sistem ile
tozun bir kısmını geri kazanmıĢ olacağız‖ dedi. Hurda kâğıtların da bu sistem ile hava kanalları ile
toplanıp presleneceğini açıklayan Kıraç, böylece daha sistematik ve firesiz olarak toplanacak
kâğıtların fabrikalara gönderilebileceğini ifade etti.


“Kâğıt tozları için araĢtırma yapıyoruz”


Kâğıt tozlarının ise toplanıp presleneceğini bildiren Ali Kıraç, bu tozların preslenme sonrasında ticari
bir değer oluĢturup oluĢturmayacağını araĢtırdıklarını açıkladı. Gerekirse yatırım tamamlandıktan
sonra yapacakları Ar-Ge çalıĢmaları ile bu atıktan faydalanmanın yollarını araĢtıracaklarını dile
getiren Kıraç, ―Böylece yaptığımız çalıĢma ile bir taraftan havayı temizleyip insan sağlığına katkı
sağlarken diğer taraftan atıklara yeniden ticari değer kazandırıyoruz‖ dedi. Sistem gereği her 40
dakikada bir havanın filtre edileceğini açıklayan Kıraç, böylece havanın temizleneceğini ve iĢçilerin
daha sağlıklı bir koĢulda çalıĢacağını bildirdi.
“10 ülkeye ihracatımız var”


Öte yandan oldukça iyi bir yılı geride bıraktıklarını ve bu dönemde yaklaĢık yüzde 10 büyüdüklerini
ifade eden Ali Kıraç bu yıl kapasite artırıcı, üretime yönelik yeni yatırımlar yapacaklarını açıkladı.
Böylece toplamda 18 üretim hattına ulaĢacaklarını anlatan Kıraç, aylık yaklaĢık bin 500 tona yakın
kâğıt üretip iĢlediklerini açıkladı. ÇalıĢmalarını 110 personel ile sürdürdüklerini dile getiren Kıraç,
2010‘da ilk kez Avrupa‘ya masura ihracatı gerçekleĢtirdiklerini de söyledi. Kıraç, 10 ülkeye ihracat
yaptıklarını sözlerine ekledi.


http://www.kobiden.com/teknik-masuradan-cevreyle-dost-yeni-proje_10556_haber.html




YAZARLAR


                    ÖNCEKĠ HABER                  BAġA DÖN                  SONRAKĠ YAZAR




              Deniz GÖKÇE - AKġAM

                                     Avrupa vaatten öteye gidemedi

Avrupa sorunlarına kararlı yaklaĢımlar sergileyemiyor. Bu da sorunlu ülkelerin sorunlarının
büyümesine yol açacak.


Portekiz BaĢbakanı Jose Socrates 23 Mart'ta istifa etti. Parlamento son iki yılda kendisine getirilen
dördüncü kemer sıkma projesini reddetti. Böylece Portekiz'in bir 'kurtarma operasyonuna girmesi'
nerede ise kesinleĢmiĢ oldu.


BaĢbakan Socrates ve Maliye Bakanı Fernando Teixeira 2009 yılında yüzde 9.3 ve 2010 yılında söz
verilenden biraz daha yüksek, yüzde 7-8 civarında olan bütçe açığını yüzde 4.6 düzeyine indirmek
için bir kemer sıkma programını gündeme getirmiĢlerdi. Bu bağlamda sosyal güvenlik
harcamalarının ve iĢsizlik ödemelerinin azaltılması ve kamu ulaĢım hizmetlerinin fiyatlarının
arttırılması gibi hizmetler vardı.


Portekiz tek sorunlu ülke değildi. Yunanistan da, IMF ve Avrupa Birliğine söz verdiği Ģekilde vergi
toplamayı arttıramıyordu. Yunan hükümetinin bu yıl yüzde 8.5 arttıracağını söz verdiği vergi hasılatı
yılın ilk iki ayında bir evvelki yıla göre yüzde 9.2 civarında azalmıĢtı.
Portekiz'in seçime gideceği, bunun aylar alacağı ve kurtarma operasyonu gerektireceği yorumu ve
Yunanistan'ın sorunları ortalığa yayılırken de gözler Ġspanya'ya çevrilmiĢti. 1.1 trilyon euro
büyüklüğündeki Ġspanya ekonomisinin kurtarma operasyonu Avrupa için bile çok büyük bir rakam
olabilirdi. Ġspanya Ġrlanda, Yunanistan ve Portekiz ekonomilerinin toplamının iki misli büyüklükte idi
ve Moody's perĢembe günü 30 kadar küçük Ġspanyol bankasının ratingini düĢürmüĢtü. Piyasalar
Ġspanya BaĢbakanı J.L.R.Zapetero'nun bütçe açıklarını sınırlamak ve bankalara sermaye konmasını
sağlamak açısından gayretlerini ciddi buluyor ve finansman sorunu çıkarmıyordu. En kötümser
senaryolarda bile Ġspanyol bankaları maksimum 100 milyar euro sermaye bulmak zorunda
kalabilirlerdi. Tümünü devlet finanse etse bile Ġspanyol kamu borçluluk oranı yüzde 60'tan 70'e
çıkabilirdi.


PerĢembe günü Brüksel'de toplanan AB liderleri bu tür karanlık bir tabloya bakıyorlardı. EFSF kısa
adı ile anılan ve 250 milyar Euro‘dan oluĢan Finansal Stabilite Fonu Haziran 2010 tarihinde 17 Euro
Bölge üyesi ülke tarafından garanti edilmiĢti. Çıkan tek önemli karar bu fonun 440 milyar Euro‘ya
çıkartılacağı idi. Ancak detay üzerinde çalıĢılması gerekiyordu.


Diğer taraftan da 2013 yılında EFSF fonunun yerine konulacak olan kalıcı kurtarma fonunun (Avrupa
Stabilite Mekanizması deniyor)   500 milyar euro kredi verme kapasitesi olacağı, 80 milyar euro
nakit (beĢ yılda toplanacak) ve 620 milyar euro garanti ve çağırılabilir sermaye garantisi içereceği
üzerinde anlaĢılmıĢtı. Euro Bölgesi üyeleri beĢ yıl her yıl boyunca toplam 16 milyar euro nakit ve
garantiler sağlayacaklar ve bu iĢlem 2013 yılından baĢlayacaktı. Büyük bir ülke kurtarma
operasyonuna gereksinme duyulacaksa ve Avrupa Stabilite Mekanizmasında yeterince fon yoksa
da, ülkeler fona ödemelerini hızlandıracaklardı. Ama fon, ülkelerin kamu borç senetlerini, üye ülke
kemer sıkma iĢlemlerini söz verdiği Ģekilde sağladığı takdirde birincil piyasadan satın alabilecekti.


Piyasalar ne tepki verecek ?
ANCAK Yunanistan ve Ġrlanda yeni fona 31 milyar euro katkı yapmayı vaat ediyorlar. Portekiz 18,
Ġspanya ise 83 milyar katkı yapacak. Belçika'nın 24 milyar euro katkı yapması bekleniyor. Bu ülkeler
çok sorunları olan ülkeler ve fona katkıları zor yaparlar. Kendisi de sorunlu Ġtalya ise 125 milyar
euro katkı yapacak. ġu anda gözüken AB ülkelerinin geçen yıl sağlanandan daha fazla bir fon
yaratmadıkları. Avrupa'nın direksiyonundaki Merkel ve Sarkozy ise bu hafta sonu mahalli seçimlerde
yenilgiler aldılar. Daha çok kendi seçim sorunları ile uğraĢmaktalar. Piyasaların bu durumda ne
reaksiyon verecekleri ise henüz bilinmiyor!


http://www.aksam.com.tr/avrupa-vaatten-oteye-gidemedi-1678y.html
                     ÖNCEKĠ YAZAR                   BAġA DÖN                   SONRAKĠ YAZAR




              Tevfik GÜNGÖR - DÜNYA

                            Bankaların sorunları "mahalle"de tartıĢılmaz

Hükümet para kredi konusunda belli bir politika uygulamaya karar verdi. Bu politika sonucu
bankaların kullanılabilir kaynaklarında azalma kaynak maliyetlerinde yükselme ortaya çıkıyor.
Politikanın nihai amacı bankaların kredilerindeki artıĢı sınırlamak.


Bankalar (1) Kaynak maliyetlerindeki artıĢın, kârlılıklarını gerileteceğini ileri sürerek bu karara karĢı
geliyor. (2) Daha da önemlisi bankalar kredi artıĢlarına firen getirilmesine karĢı çıkıyor.


Dikkat buyrulur ise bankaların hükümet kararına karĢı çıkıĢlarının nedeni uygulanan politikanın
yanlıĢlığı değil. Hiçbir bankacı "Hükümet yanlıĢ yapıyor. Bu karar ile cari açık küçülmez. Ekonomide
büyümeyi frenlemek yanlıĢtır" demiyor. Bankacılar, bu karar ile kârlarımız azalacak Ģikayetini öne
çıkarıyor. Son aylarda Hükümet ile bankacılar arasında kamu oyu önünde "mahallede" tartıĢmalar
sürüp gidiyor. Bu ise iĢin ciddiyetine yakıĢmıyor.


1) Hükümet ekonominin iyiliği için gereken tedbirleri alabilir. Bu tedbirlerin doğruluğu yanlıĢlığı
tartıĢılabilir. Ekonomi tedbirleri tabii ki bazı sektörleri ve kiĢileri olumsuz etkileyebilir.


2) Bankalar güven kuruluĢlarıdır. Bankalar "öldük-bittik" diyerek sokağa çıkar ise bankalara güven
yitirilir. Sadece içeride değil, yurtdıĢında da güven bunalımı ortaya çıkar. Bundan sadece bankalar
değil, ekonominin bütünü zarar görür.


Son günlerde bankacılarımız 2 nedenle gereksiz Ģekilde kamu oyunun önüne çıktılar:


1) Rekabet Kurulu'ndaki sorunlarıyla ilgi olarak oturum talebinde bulundular. Medya önünde
sorunlarını tartıĢtılar.


2) Kanuni karĢılık oranları ve kredi sınırlaması konusunda Merkez Bankası ve hükümet kararlarını
medyada hemen her gün tartıĢılır hale getirdiler.


Kamuoyunda, medya'da "mahalle"de tartıĢma bir "baskı" hedefi güdüyor ise "baskı" yoluyla kararları
değiĢtirme hedefi güdüyor ise yanlıĢtır. Bu tür yaklaĢımlar ters bir etki yapar. Bankacılar Hükümet
ile BDDK ile olan sorunlarını, bu kuruluĢlarla diyaloğa girerek çözmeye çalıĢmalıdır. Sorunlar her gün
medyada konuĢulur hale gelmemelidir. Kamu oyunda tartıĢmalar taraflar arasında gerginliğe yol
açıyor. Ġpleri geriyor. Bankacılar bunun herhalde farkında değil. Ama olan bankalara oluyor.
Anadolu'da bir deyim vardır "Bu ok beni öldürmez de o laf beni öldürür" derler. Bu kararlar bankaları
sarsmaz ama bu tür "mahalle" tartıĢmaları bankaları yaralar.


http://www.dunya.com/tevfik-gungor_18_0_yazar.html




                      ÖNCEKĠ YAZAR               BAġA DÖN                  SONRAKĠ YAZAR




             Güngör URAS - MĠLLĠYET

                          Arman Kırımlı büyümenin Ģifrelerini anlatıyor

TÜSĠAD‘ın 40‘ıncı yılı kutlamalarının ilk toplantısında Yüksek ĠstiĢare Konseyi BaĢkanı Erkut Yücaoğlu
―Bugüne kadar makro ekonomiye odaklandığımızdan makro ekonomide düzelmeler gerçekleĢti. Ama
artık mikro ekonomiye yönelmeliyiz. Mikro ekonomiye odaklanalım ki (1) Ġstihdam artsın (2) Katma
değer ağırlıklı üretim artıĢı sağlansın. Bunlar için ciddi projeler üretmek gerekiyor. Doğrusu istenirse
bu da özel sektörün iĢidir. Hükümet de mikro ekonomiye odaklı düzenlemelere yönelmelidir― dedi.
Yönetim Kurulu BaĢkanı Ümit Boyner ise AB ile iliĢkilerin sürdürülmesinin önemini vurguladı. Dünya
gözümüzün önünde yeniden Ģekillenirken, yeni yapılanmada ön sıralarda yer almamız gerektiğini
anlattı.
Ne yazık ki ―Anayasa üzerindeki sivri tartıĢmalar‖ daha ―seksi‖ olduğundan öne çıktı. Ekonomi
konusu unutuldu gitti.


Yenilikçilik ve farklılaĢma
―Mikro ekonomiye odaklanma‖ konusunu tartıĢmaya açmak arayıĢında bugün Prof. Dr. Arman
Kırımlı‘nın (1954, Söke) ―Ne satarak büyüyeceğiz‖, ‖Ulusal Kalkınma Stratejimiz Ne Olmalıdır?‖,
konularında yazdıklarından bazı aktarmalar yapacağım. Kırımlı‘nın çok sayıda kitabı ve makalesi var.
―Türkiye Nasıl ZenginleĢir‖ ve ―Yeni GiriĢimcilik‖ isimli kitaplarında bu konular yoğun olarak
iĢleniyor.
Arman Kırımlı diyor ki, ―Türkiye‘nin geleceği ve insanlarımızın istihdamı inovasyonla sağlanır. Temiz
enerji, temiz teknoloji gibi yenilikçi sektörlerde büyümekle; ülkemizi enerji bağımlılığından
kurtaracak olan sektörlere yatırım yapmakla sağlanır. EskimiĢ, ölmeye mahkûm iĢ modellerinden bir
an önce kurtulup bu sektörlerde yepyeni, devrimci ‗iĢ modelleri‘ tasarlamakla olur. Bilim,
teknolojiyle olur.‖
Önümüzdeki 10 yıl içinde bu konuda ne yapması gerektiği konusunda bir planın varlığından
haberdar mısınız? Gelecek 10 yıl içinde Türkiye ekonomisinin ne üretip satarak büyüyeceğine dair
bir fikriniz var mı? Bunlar Türkiye‘nin geleceği konusunda politika üretenlerin de özel sektördeki
öncü iĢadamlarının da düĢündüğü, üzerinde durduğu konular değil. Ġki konuyla uğraĢıyoruz.
Birincisi, ―ĠnĢallah kriz yakında bitecek ve tekrar eski günlere döneceğiz‖ beklentisiyle sürekli rakam
izlemek, ikincisiyse ―marka olmak‖.
Dünya yerinden sarsılıyor, dünya ekonomisi yeniden tasarlanıyor, ama biz hâlâ eskimiĢ ve pek de
iĢe yaramayan kavramlar üzerinde patinaj yapıyoruz.


Yeni nesil tedarikçilik
Arman Kırımlı sadece eleĢtirmiyor: Büyüme ve zenginleĢme için önerilerini ortaya koyuyor. Temel
hedefi belirtiyor: ―Türkiye‘nin toplumsal refahının artması, iç huzuru bulması ve uluslararası arenada
hak ettiği yere eriĢebilmesi için zenginleĢmesi Ģarttır. Türkiye‘nin zenginleĢebilmesinin yolu ise (1)
Yeni nesil tedarikçi ülke olmayı hedef alacağız. (2) Yeni giriĢimciliğe önem vereceğiz. (3) Enerji
bağımsızlığını ciddiye alacağız.
Yeni nesil tedarikçiliğin temeli inovasyon tasarıma ve AR-GE‘ye dayanıyor. Buna günümüzde ―özgün
tasarım imalatçısı‖ (Original DesignManufacturer-ODM) deniliyor. Günümüzde Asya‘da hızla büyüyen
ve zenginleĢen ekonomiler bunu yapıyor.
Ülkemizde KOBĠ odaklı, sektör ayrımına dayanmayan destek politikaları yarar yerine zarar ortaya
çıkarıyor.
Yeni giriĢimciliğin hedefini Kırımlı, ―Ġnovasyona, inovasyon sektörlerine odaklı, finansmanı da eriĢim
(pazar-rekabet) hedefi de küresel olan, bilim ve teknolojiyle evrensel pazarlama becerilerine dayalı
bir giriĢimcilik‖ olarak tanımlıyor.
Nihayet ―enerji bağımsızlığı‖ konusunda da Kırımlı‘nın önerisi Ģu: ―Önce enerjide, ulaĢılması güç-
belki imkânsız‖ uzun vadeli bir hedef belirleyelim. Sonra da bu hedefin içini dolduralım. ġimdiki
halde ne hedef belli ne de neler yapacağımızı belirlemiĢ durumdayız.
Arman Kırımlı‘nın görüĢ ve önerilerini hatırlatmamın bir nedeni var. Anayasa için yapılan bir çalıĢma
üzerine baĢlayan ve süregelen tartıĢma, ekonomik büyüme, kalkınma, geliĢme ve zenginleĢme
arayıĢımızı unutturmasın, engellemesin istiyorum.


http://ekonomi.milliyet.com.tr/arman-kirimli-buyumenin-sifrelerini-
anlatiyor/ekonomi/ekonomiyazardetay/31.03.2011/1371252/default.htm




                     ÖNCEKĠ YAZAR                 BAġA DÖN                 RESMĠ GAZETE




             Mahfi EĞĠLMEZ - RADĠKAL

                                         Parasal göstergeler
AĢağıdaki tabloda 2005 yılı ile son üç yılın seçilmiĢ parasal göstergelerini sunuyorum (bu tabloyu
ANKA Ekonomik Bülteni‘ndeki tablolardan yararlanarak hazırladım). Önce tabloda yer alan bazı
göstergeleri kısaca açıklayayım. Emisyon ya da emisyon hacmi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
(TCMB) tarafından dolanıma çıkarılan ve dolanımdan çekilen kâğıt paralar arasındaki farkı
göstermektedir.
Bir anlamda dolanımda bulunan para miktarıdır. M1, dar para arzını gösterir; emisyon ile TL ve
yabancı para (YP) cinsinden vadesiz mevduat toplamına eĢittir. M2, geniĢ para arzını ifade eder; M1
ile TL ve YP vadeli mevduatın toplamına eĢittir. M3, en geniĢ para arzını gösterir ve M2‘nin üzerine
repo ile B tipi likit fonların eklenmesiyle bulunur.


Paranın dolanım hızı hesabı
Paranın dolanım hızı her bir TL‘nin yılda kaç kez el değiĢtirdiğini gösterir. Irving Fisher‘in ünlü
değiĢim denklemini yazarsak bir hesaplama yapabiliriz. Denklem, MV = PQ Ģeklinde yazılır. Burada
M, para arzını; V, paranın yılda kaç kez el değiĢtirdiğini yani dolanım hızını P fiyatlar genel düzeyini,
Q ise ülkede üretilen mal ve hizmetleri gösterir.
PQ, kısaca bize GSYH‘yi verir. Bu durumda gayri safi yurtiçi hasılayı (GSYH) bildiğimize ve M yerine
de en geniĢ para arzı olan M3‘ü koyduğumuzda V‘yi hesaplayabiliriz. Tabloda her yılın dolanım hızı
bu yöntemle hesaplanarak yerine konmuĢtur. Para ikamesi oranı, toplam para arzı (M3) içindeki
döviz tevdiat oranının payı olarak hesaba katılmıĢtır. Para ikamesi oranı, döviz mevduatının (DTH)
toplam mevduat içindeki payını gösteriyor.


Para ikamesi oranı düĢtü
Tabloda en çok dikkati çeken konuların ilki, paranın dolanım hızının azalması; ikincisi, para ikamesi
oranının (yani dövizin TL‘ye tercih edilmesi göstergesinin) düĢüĢü, üçüncüsü de kredi/mevduat
oranının yükselmesidir. Ġlk iki gösterge, büyük ölçüde enflasyonla bağlantılı göstergelerdir. Yani
enflasyonun yüksek olduğu ortamlarda paranın dolanım hızı da, para ikamesi oranı da yüksek
seyretmekte, enflasyon düĢtüğünde onlar da düĢüĢe geçmektedir.
Kredi/mevduat oranının giderek artmıĢ olması ise bankalarca toplanan mevduatın daha fazla oranda
kredi olarak verilmesine iĢaret ediyor. Hazine borçlanması azaldıkça mevduat krediye daha hızlı
dönüĢüyor. Ne var ki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası‘nın son kararları çerçevesinde bu eğilim
değiĢecek gibi görünüyor.


http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazar&ArticleID=1044656&Yazar=MAHFĠ
EĞĠLMEZ&Date=31.03.2011&CategoryID=101




                    ÖNCEKĠ YAZAR                    BAġA DÖN               ĠTKĠB BÜLTEN
                                       RESMĠ GAZETE
             31 Mart 2011 Tarihli ve 27891 Sayılı Resmî Gazete                        MEVZUAT



YÜRÜTME VE ĠDARE BÖLÜMÜ

YÖNETMELĠKLER
— Gümrüksüz SatıĢ Mağazaları Yönetmeliğinde DeğiĢiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
— Afyon Kocatepe Üniversitesi Müzik Uygulama ve AraĢtırma Merkezi Yönetmeliği
— Anadolu Üniversitesi Çocuk Eğitimi Uygulama ve AraĢtırma Merkezi Yönetmeliği
— Dicle Üniversitesi Lisansüstü Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliğinde DeğiĢiklik Yapılmasına Dair
Yönetmelik
— Dicle Üniversitesi Veteriner Fakültesi Eğitim, Öğretim ve Sınav Yönetmeliğinin Yürürlükten
Kaldırılmasına Dair Yönetmelik
—     Hakkari Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim ve Öğretim Yönetmeliğinde
DeğiĢiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

TEBLĠĞLER
— Yapı Malzemelerinin Tabi Olacağı Kriterler Hakkında Yönetmelik Kapsamında Universal
  Sertifikasyon ve Gözetim Hizmetleri Tic. Ltd. ġti.‘nin Uygunluk Değerlendirme KuruluĢu Olarak
  Görevlendirilmesine Dair Tebliğde DeğiĢiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (No: YĠG/2011-08)
— Kimyevi ve Organik Gübre Piyasa ve ġikayet Denetimi Ġçin Alınacak Numunelerin Analizlerinin
  Yaptırılacağı Analiz ve Referans Kurum Laboratuvarları ile Analiz Ücretleri Hakkında Tebliğ (No:
  2011/6)
— 2/1 Numaralı Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğde DeğiĢiklik Yapılmasına Dair
  Tebliğ (No: 2011/16)
— ĠĢkolu Tespit Kararı (No: 2011/44)
— Türk Standardları Enstitüsü'nün Ölçü Aletleri Yönetmeliği (2004/22/AT) Kapsamında OnaylanmıĢ
  KuruluĢ Olarak Görevlendirilmesine Dair Tebliğ (No: ÖSG-2011/07)
— Ġstanbul Demir Çelik Ġhracatçıları Birliği'nin Unvanının DeğiĢtirilmesine ĠliĢkin Tebliğ (No: Ġhracat
  2011/4)
— Ġthalatta Korunma Önlemlerine ĠliĢkin Tebliğ (No: 2011/5)

YARGI BÖLÜMÜ

YÜKSEK SEÇĠM KURULU KARARLARI
— Yüksek Seçim Kurulunun 22/3/2011 Tarihli ve 230 Sayılı Kararı
— Yüksek Seçim Kurulunun 30/3/2011 Tarihli ve 278 Sayılı Kararı
— Yüksek Seçim Kurulunun 30/3/2011 Tarihli ve 280 Sayılı Kararı

ĠLANLAR
a - Yargı Ġlânları
b - Artırma, Eksiltme ve Ġhale Ġlânları
c - ÇeĢitli Ġlânlar
— T.C. Merkez Bankasınca Belirlenen Döviz Kurları ve Devlet Ġç Borçlanma Senetlerinin Günlük
   Değerleri



                   RESMĠ GAZETE                 BAġA DÖN
                                      ĠTKĠB BÜLTEN

                                     Günün Duyuruları

                                          30 Mart 2011

   Sırbistan Tekstil Sektörü Alım Heyeti 4 Nisan 2011 Pazartesi

    Sırp Tekstil firmalarının oluĢturduğu Sırbistan Tekstil Kümesi FACTS üyesi 6 firma 4 Nisan
    2011 Pazartesi günü Türk tekstil sektörü hakkında bilgi almak ve Türk firmalar ile ikili
    görüĢmeler gerçekleĢtirmek üzere Ġstanbul Ticaret Odası‘nı ziyaret edecektir.

     Sırbistan‘ın farklı bölgelerinde faaliyetlerde bulunan ve her biri Sırbis....
    Yazının devamı...

   Hindistan Ticaret ve Müteahhitlik Heyeti

    DıĢ Ticaret MüsteĢarlığı koordinasyonu ve Türkiye Ġhracatçılar Meclisi (TĠM) organizasyonu ile
    OAĠB (Orta Anadolu Ġhracatçı Birlikleri) tarafından, Türkiye‘nin Hindistan ile ticari ve
    ekonomik iĢbirliği imkanlarının artırılması ve ihracatçı firmalarımızın dıĢ Pazar paylarında artıĢ
    sağlanması amacıyla, 18 – 22 Nisan 2011 tarihleri arasında, anılan ülkeye (Yeni Delhi –
    Bombay) yönelik olara....
    Yazının devamı...

				
DOCUMENT INFO
Shared By:
Categories:
Stats:
views:5
posted:8/10/2011
language:Turkish
pages:23