BENJAMIN FRANKLİN

Document Sample
BENJAMIN FRANKLİN Powered By Docstoc
					   GÜNÜMÜZ SİYASETÇİLERİNE  
   Aşağıda örneklerini vereceğimiz kişilerin niçin büyük siyasetçi olduğunu daha iyi anlayacağımız gibi 
günümüz  insanlarına  da  ders  olsun  istiyorum.  Ölümlü  dünyada  şeref  bulmak  için  ne  yapmak 
gerektiğini anlamaktayız. 
    
   BENJAMIN FRANKLİN 
 
     "Herkes uzun ömürlü olmak ister, kimse ihtiyarlamak istemez."  
     "Balık ve misafir üç günde kokar."  
     "İki avukat arasında kalan insan, iki kedi arasında kalmış balık gibidir."  
     "Üç dost vardır: yaşlı bir zevce, yaşlı bir köpek, ve hazır para."  
     "Genç doktordan ve yaşlı berberden sakın."  
     "Paranın değerini öğrenmek istersen, borç iste."  
     "Unutma ki, vakit nakittir."  
     "Ticaretin yıktığı bir tek millet yoktur."  
     "Faziletli olmağa çalışırsan, çok defa mesut da olursun,"  
     “insan âlet yapan bir hayvandır."  
     "Zenginliğe giden yol, eğer bilmek ‐istersen, pazara giden yol kadar basittir. Zenginlik, umumiyetle, 
iki  şeye  dayanır:  çalışmak  ve  tutumlu  olmak;  yani,  ne  vaktini  boşuna  harca  ne  de  paranı,  fakat  her 
ikisini de en iyi bir şekilde kullan. Çalışmadan ve tutmadan hiç bir şey olmaz, onlarla her şey olur." 
      "Düşmanına  zarar  vermek  seni  ondan  daha  küçültür;  intikam  almak  onunla  aynı  düzeye  kor; 
affetmek seni ondan üstün yapar."  
     "Arabanın en kötü tekerleği eti fazla ses çıkarır."  
     "İşte, hatip geliyor—bir kelime seylâbı ve bir damlacık hikmet."  
     "Komşunu sev, ama bahçe duvarını yıkma."  
     "Benimki, bizimkinden iyidir."  
     "Eğer bütün arzularımız gerçekleşseydi, sıkıntılarımız iki misli artardı."  
     "Bekâr bir erkek eksik bir hayvandır—bir makasın tek bir parçası gibi."  
     "Açlıktan ölen pek az insan gördüm—oburluktan 100,000."  
     "Akıllı bir aptal zırvalarını bir cahilden daha iyi yazarsa da, yazdıkları yine de zırvadır."  
     "O  öylesine  okumuş  bir  insan  ki,  'at'ın  dokuz  yabancı  dildeki  karşılığını  bilir.  Ama  öyle  cahil  ki, 
binmek için tuttu bir inek satın aldı."  
     "İnsanlar eğer 'din'e rağmen kötü iseler, dinsiz nasıl olurlardı acaba?"  
     "Akıllı kimdir?  
     Herkesten öğrenen.  
     Kuvvetli kimdir?  
     Hırslarını yenen.  
     Zengin kimdir?  
     Halinden memnun olan,  
     O kimdir öyleyse?  
     Hiç kimse," 
    
     Benjamin  Franklin'in  dinî  inanışları  kuvvetliydi,  Allah  Teâlâ’ya  derinden  inanıyordu.  Ölümünden 
önce şunları da yazmıştı: 
     "Ben, efendim, uzun bir hayat yaşadım, ve her geçen gün bana şu büyük hakikati daha da berrak 
gösteriyor:  İnsanları  idare  eden  Allah’tır....  Nasıl  bir  kırlangıç  Allah’ın  emri  olmaksızın  yere 
düşmezse, bir devlet de onun yardımı olmaksızın yükselemez." 
     Öldüğü  vakit  (17  Nisan,  1790),  kendi  mezarı  için  önceden  hazırlattığı  kitabe,  Dr.  Benjamin 
Franklin'in, kendisini, her şeyden önce bir matbaacı ve müellif olarak gördüğünü hatırlatacaktı:  
     Matbaacı Benjamin Franklin'in Cesedi 
     (Cildinin kumaşı parçalanmış. Üzerindeki harf ve yaldızları düşmüş, Eskimiş bir kitap gibi)  
     Solucanlara yem olmak için burada yatıyor!  
     Fakat eserin kendisi kaybolmayacak,  
     Zira inanmış olduğu gibi, Müellifi tarafından Hataları giderilmiş, kusurları düzeltilmiş,  
   Daha güzel bir baskı altında Yeniden yayınlanacak! 

    BENJAMIN DISRAELI 
     
    Disraeli'nin kitapları kendi vecizeleriyle doludur:     
    "Aptal hayret eder, akıllı sorar."  
    "Dünyada en büyük iki münebbih gençlik ve borçtur."  
    "İnsanoğlu, şartların yarattığı bir '  mahlûk değildir, şartlar insanların husule getirdiği yaratıklardır." 
    "Ümitsizlik aptallara vergi."  
    "Hayatta en başarılı adam, genellikle, en bilgili insandır."  
    "İnsanlar  saf  ve  temiz  oldukları  vakit  kanunlar  faydasızdır;  sefil  ve  dejenere  oldukları  zaman  da 
kanunlar çiğnenir."    
    "Cahil olduğunuzu idrak etmeniz, bilgi yolunda attığınız büyük bir adımdır."    
    "Politika gibi kumar yoktur."    
    "Derin düşünen bir insan kendinin daima sathî düşündüğünden şüphelenir."  
    "Birine kendinden bahsedin, sizi saatlerce dinlesin."  
    "Tahayyül kudreti, çok defa gayri muntazam mantıkla kol kola gider."   
    "Üç çeşit yalan vardır:  yalanlar, sefil yalanlar ve istatistikler."  
    "Gençlik hatâ çağıdır, erişkinlik mücadele—ve ihtiyarlık da pişmanlık."    
    "Benim kanaatımca hoş‐sohbet biri, benim fikirlerimi paylaşan insandır." 
     
    Tanınmış bir romancı olduğu zaman da şunları yazıyordu:  
    "Kendi  kitaplarından  bahseden  bir  müellif,  kendi  çocuklarından  bahseden  bir  anne  kadar  can 
sıkıcıdır."  
    "Tenkidçilerin kimler olduklarını biliyorsunuz: sanat ve edebiyatta başarılı olamayanlar." 
     
    FRANKLIN ROOSEVELT 
    Roosevelt, aleyhindeki şu fıkrayı da bilhassa beğenirdi. Zaman zaman diğerlerine de anlattı. 
    Cumhurbaşkanı Roosevelt'in amansız muhaliflerinden tanınmış bir iş adamı her sabah, New York 
şehrinin  bir  banliyosundaki  evinden  trenle  New  York  Grand  Central  İstasyonuna  gelir  gelmez, 
perondaki gazeteciden bir New York Times satın alır ve birinci sayfaya bir göz attıktan sonra bırakıp 
gider. 
    Gazeteci, nihayet dayanamayarak sorar:  
    "Beyim, gazeteyi satın alıyor, ama sadece birinci sayfaya şöyle bir göz attıktan sonra bırakıp 
gidiyorsunuz. Sebebini sorabilir miyim?" 
    "Gazetenin ölenler sütununa bakıyorum," cevabım verir adam. 
    "Ama ölenler sütunu yirmi üçüncü sayfada." 
    Adam,  
    "Benim baktığım herifin ölümü birinci sayfada verilecek," cevabını verir. 
     
    Cumhurbaşkanı  Roosevelt,  aleyhinde  söylenenleri  Amerikan  sisteminin  totaliter  rejimler 
karşısında üstünlüğünü gösterdiğine inanırdı. Alelade bir vatandaşın  dahi  cumhurbaşkanım  tenkit 
etmesi en tabiî hakkı idi. Onun hoşuna giden anekdotların birinde, bir Amerikan vatandaşı bir Sovyet 
vatandaşına sorar:  
    "Bak,  ben,  'Roosevelt'in  canı  cehenneme,'  diyebiliyorum.  Sen  Rusya'da  bunu  söyleyebilir 
misin?" 
    "Elbette, söyleyebilirim," der Sovyet vatandaşı.  
    "Hem  de  Stalin'in  yüzüne  karşı.  Kremlin'e  gider,  Stalin'in  yanma  çıkar  ve  haykırabilirim:  
'Roosevelt'in canı cehenneme!' " 
     
    WINSTON CHURCHILL 
    Nutukları arasında şu sözleri de görüyoruz:  
     
    "Müsamaha  tanımayan  bir  idealizmin  aptallığı  kadar  pahalıya  mal  olan  bir  aptallık  tasavvur 
edilemez."  
    "Fanatik insan: fikrinde direnmesine rağmen mevzuu değiştirmeyen adam."  
    "Daha sonra öldürülmektense şimdiden korkmak daha iyidir."  
    "Moral kuvvet, maalesef, silâhlı kuvvetin yerini alamaz, ama onu ziyadesiyle takviye eder."  
   "Mağlûbiyete verilecek bir tek cevap vardır ve o da zaferdir."  
   "Daima ileriye bakmak akıllıca bir hareket olur, fakat görebildiğinizden ötelere bakabilmek zor bir 
harekettir."  
   "Söz hürriyetinin bulunduğu yerlerde oldukça fazla miktarda aptalca sözler de işitilecektir." 
    "İnsanın kudreti her sahada büyüdü—kendi kendisi üzerindeki kudreti dışında."  
    
   Otomobilin ortaya çıkışım beşeriyet için iyi bulmuyordu.  
   "Ben,  atın  yerini  dahilî  inhiraklı  (yırtılma‐patlamalı  motor)  makinenin  almasını,  beşeriyetin  te‐
kâmülünde daima kasvetli bir kilometre taşı olarak kabul ettim," dedi. 
   Saçları azdı. Bir gün berberi, nasıl keseceğini sorduğu Vakit şu cevabı verdi:  
   "Benim  gibi kaynaklan  mahdut  olan  bir  insanın  herhangi  bir  saç  stili  olamaz.  Al  eline  makası  ve 
kesmeğe başladı." 


Kaynak :Necat MUALLİMOĞLU, Politikada NÜKTE [Kitap]. ‐ İstanbul : [s.n.], 1976 

				
DOCUMENT INFO
Shared By:
Categories:
Tags:
Stats:
views:137
posted:2/26/2011
language:Turkish
pages:3
Description: siyaset, ahlak, felsefe, d�ş�nce