Documents
Resources
Learning Center
Upload
Plans & pricing Sign in
Sign Out
Get this document free

Kan gazlar KAN GAZI anemi

VIEWS: 217 PAGES: 68

									          KAN GAZLARI
• Dr Ümit AydoğmuĢ      ocak 2007
    Arter kan gazı ölçümü solunum fonksiyonu bozukluklarının
    tanı ve takibinde en güvenli yöntemlerden biri olmasının
    yanında özellikle kritik hasta takibinde vazgeçilmez ve yol
    gösterici bir analizdir.
• Solunum yetmezliğinin mekanizması ve patolojisi
• Asit-baz durumunun tanı ve izlenmesi
• Kompansasyonun derecesi
• KVC ve Torasik cerrahi ile Bronkoskopi sırasında
  hastanın takibi
• Uykunun polisomnografik incelenmesi
• Y.Bakım ünitesinde hastanın izlenmesi
• Y.Doğan, küçük çocuk ve ventilasyon
  parametrelerine uyum gösteremeyen hastaların
  AC fonksiyonlarının durumu hakkında bilgi verir.
ARTER KAN GAZI DENĠLDĠĞĠNDE NE
         ANLIYORUZ?
   • Ölçülen Parametreler:
   _PaO2
   _PaCO2
   _Ph
   _Diğer(K, Ca, Laktat, Na, Hct)
   • Hesaplanan Parametreler:
   _Sat02
   _HC03
   _BEecf
   _ Ct a O2
Kan Gazındaki Parametrelerin
     Normal değerleri
 •   Ph : 7,38-7,42
 •   PCO2 : 38-42mmHg
 •   Pa02 : 92-95
 •   Sat02 : %95-97
 •   HCO3 : 23-27
Arterial Kan Gazı Ölçümünde Dikkat
• Alınan örnek 5 dakika içinde
  incelenmelidir.

• Uzun süre oda ısısında kalırsa lökosit
  metabolizması nedeniyle P02 azalır ve
  pC02 artar.

• Alındığı yerde bakılmayacaksa soğuk
  kalıbla nakledilmelidir.
       Kan Gazı Ölçüm Hataları
•   Alınan kanın venöz olması
•   ġırınga içinde hava kalması
•   Enjektörün O2’ ye permeabl olması
•   Fazla heparin (yapay metabolik asidoz)
             Genel YaklaĢım
1)Oksijenasyonu değerlendirmek :PaO2
2)Ventilasyonu değerlendirmek :PaC02
3)Gaz alıĢ veriĢini değerlendirmek :FiO2-PaO2 iliĢkisi
4)Asit-baz dengesi
• Ph:Genel değerlendirme
• PaC02,HCO3 :Olay metabolik mi,solunumsal mı?
Ve Kompansasyon var mı yok mu?
      Kan Gazı Parmetrelerinde
         Değerlendirdiğimiz
• pH
• Pa02:Kanda erimiĢ halde bulunan 02’nin
  oluĢturduğu parsiyel basınç
• Sat02:Hb’nin 02 ile doygunluğu
• Ct a 02:Arterial kanın total 02
  içeriği=Fiziksel olarak erimiĢ 02+Kimyasal
  olarak Hb’e bağlı 02
• HCO3:asit-baz dengesinde met-sol ayrımı,
  anyon açığı ve kompansasyon
       Oksijenasyon =pO2
• Trakea havasındaki P02=149mmHg
• Alveol havasındaki P02=109mmHg
• Arter kanındaki P02=95mmHg
• Venöz kan P02=40mmHg(Hiç bir zaman
  48mmHg’dan büyük olmaz)
-O2 Kanda 2 ġekilde TaĢınır:
1)Kimyasal olarak Hb’e bağlı(%98)
2)Fiziksel olarak çözünmüĢ halde(%2)
                         Hipoksi
• Dokulara yetersiz 02 verimi.
• Nedenleri:
-Gaz alıĢ veriĢinin bozulması (solunum yolu hastalığı; KOAH
  _Pulm.Emboli, Ġntertisyel AC Hastalığı, Obstrüksiyon,
  bronkospazm…) olabilir
-DolaĢım yetmezliğine bağlı (Kardiojenik Ģok) ve ya Ģant
  (ASD,VSD,A-V fistül, KKY, yaygın pnomoni,ARDS )
-Anemi nedeniyle Hb’e bağlı 02 miktarı azalmıĢ olabilir.
-Hücrede 02 kullanımı bozulmuĢ olabilir=Siyanür zehirlenmesi
-Hipoventilasyon:
  Alveollere ulaĢan taze gaz volümünde azalma olmasıdır.
  Daima C02 artıĢı ile birliktedir.
  O2 tedavisi ile düzelir.
  Alveolo-arteriel gradient normaldir.
  Solunumun kortikal kontrolünden, solunum yollarının herhangi
  bir seviyesinde ortaya çıkan bir bozukluk nedeniyle olabilir.
                  Hipoksemi
• Hb’nin taĢıdığı O2 miktarı Pa02 ile orantılıdır.Bu
  iliĢki O2 disosiyasyon eğrisi olarak bilinir.
• Pa02 yaklaĢık 60mmHg iken Sat 02 %88-89
  civarındadır.
• Bu seviyenin üzerinde Pa02’nin 100mmHg’dan
  60mmHg’ya düĢmesi halinde Sat 02 sadece
  %90’a iner.
• Pa02 değerleri 60mmHg altına indiği zaman ise
  disosiasyon eğrisi dik seyreder.Yani Pa02 deki
  küçük bir değiĢme, Sat 02 de büyük bir
  değiĢikliğe neden olur.
                 Hipoksemi
• Bu iliĢki sadece normal Hb değerleri için,normal
  Ph’da ve normal vücut ısısında geçerlidir.
• Bu faktörler değiĢirse eğri sağa veya sola kayar.
• Hb’nin 02’ye afinitesinde değiĢmeler eğrinin sağa
  veya sola kaymasına neden olur.
• Sağ kayma
-Aynı Pa02 değerinde Hb’e daha az O2 bağlanması
  demektir.
-Yani Hb’nin O2’ye afinitesi azalmıĢtır.
-Dokulara O2’yi daha kolay bırakır.
-Asidoz ,hiperkapni ve ateĢli hastalıklarda sağa
  kayma izlenir.
               Hipoksemi
• Sola kayma
-Hb’nin daha fazla O2 bağlanması anlamına
  gelir.
-Yani O2’e afinitesi azalmıĢtır.Dokulara O2’i
  daha zor bırakır.
-Alkaloz, hipotermi ve 2,3 DPG eksikliğinde
  sola kayma izlenir.
                         ARDS
                ALĠ                     ARDS

PaO2/FiO2       200-300                 200 ▼

PCO2            BaĢta azalır sonra      BaĢta azalır sonra
                artar                   artar(önce
                                        alkoloz,sonra
                                        asidoz)
Radyografi      Diffüz infiltrat geri   Diffüz infiltrat
                dönüĢümlü               fibrozise bağlı
                                        radyolojik bulguların
                                        sebat etmesi

Pulm art wedge b. 18 mmHg ▼             18 mmHg ▼
Klinik          Orta ağır dispne        Ağır dispne ve
                taĢipne                 taĢipne
ARDS   pulmoner ödem
     VENTĠLASYON= pCO2
• C02 Kanda 3 ġekilde TaĢınır:
-HCO3 halinde(%70)
-Hb ile birleĢmiĢ olarak(%23)
-Plasmada eriyik Ģeklinde(%7) = PaC02
     “METABOLİK DENGE” TANIMI, ÜÇ
      SİSTEMİN DENGESİNİ KAPSAR
• 1- Volüm (Sıvı) Dengesi: Burada asıl kast edilen
  “su dengesi”dir. Ancak ne yazık ki, vücuttaki su
  düzeyi ölçülemez. Bu konuda kan osmolaritesi ve
  Na değerli bilgi verebilir.
• 2- Elektrolit Dengesi: Burada sadece, major
  elektrolitler olan Na, K, Cl, HCO3 dengesinden söz
  edilir, diğerleri göz önünde bulundurulmaz.
• 3- Asid-Baz (pH) Dengesi: Burada kriter kan
  pH’sıdır. Ancak her kan pH ölçümünde mutlaka,
  birlikte kan elektrolit düzeyleri de bakılmalıdır.
  Böylece, pH dengesizliğinin etyolojisi ve nasıl bir
  tedavi uygulanacağı da belirlenmiĢ olur.
ASĠT BAZ DENGESĠ
• Protein ve KH metabolizması sonucunda
  günde 1 mEq/kg hidrojen iyonu açığa çıkar.
• Etkin tampon mekanizmaları sayesinde
  kanın pH’sı 7.35 ile 7.45 arasında değiĢir.
• 7 ile 7.7 sınırları dıĢında yaĢam mümkün
  değildir.
• Vücuttaki asit-baz denge bozukluğunun
  tanısı sadece kan pH ölçümü ile konulabilir.
Amerika’da bir eğitim hastanesinde doktorların % 70’i
    asit-baz konusunu bildiklerini söylemiĢlerdir

Aynı doktorlar verilen örneklerin ancak % 40’nı doğru
            olarak yorumlamıĢlardır!!!!!!!!!!

Bu, yoğun bakım tedavisi gerektiren her 10 hastanın
  9’unda asit-baz bozukluğu olduğu kabul edilirse
                     ciddidir!!!
     Asid-Baz İmbalansı olan olguda
      şu sorular yanıtlanmalıdır.....
1- Asidoz mu var, alkaloz mu ?
2- Metabolik mi, solunumsal mı ?
3- Solunumsal  Akut mu, kronik mi ?
4- Met. Asidozsa  Anyon açığı var mı ? (Eğer
  anyon (yani HCO3) açığı yoksa sadece sıvı
  tedavisi yeterlidir. HCO3 açığı varsa, yerine
  koyulmalıdır, yoksa Ģifa sağlanması güçtür)
5- Met. Alkalozsa  Ġdrarda klor atımı ne kadar ?
6- Yeterli kompansasyon oluĢmuĢ mu ?
• pH’nın 7.34’ten küçük olmasına asidoz;
• 7.46’dan büyük olmasına ise alkaloz denir.
• Primer solunumsal bozukluklar kan CO2
  düzeylerinde değiĢmelere neden olur.
  Metabolik bozukluklar ise primer olarak
  plazma HCO3 düzeylerini etkiler.
• CO2’nin normal değeri 40 mmHg dir.
  DüĢükse solunumsal alkaloz,yüksekse
  solunumsal asidozdur.
• HCO3 normalde 22-26 mEq/L’dir. DüĢükse
  metabolik asidoz,yüksekse metabolik
  alkalozdur.
• Serum HCO3 değeri metabolik olaylar
  yanında solunuma bağlı olarak da değiĢir.
  Hasta hızlı soluduğunda fazla miktarda CO2
  atacağı için HCO3/H2CO3 oranını sabit
  tutabilmek için HCO3’ün düĢmesi gerekir.
             Baz fazlalığı=BE

• Bu terim metabolik değiĢiklikler sonucu bir
  litre kanda artmıĢ ya da azalmıĢ toplam asit
  ve bazların düzeyini belirlemek için kullanılır.
  BE’nin normal değeri + ya da – yöndeki
  2,5’lik değerdir.
• Negatif baz fazlalığı metabolik asidozu,
  pozitif baz fazlalığı metabolik alkalozu ve
  baz fazlalığı normalken de olay solunumsal
  problemi ifade eder.
       Anyon Açığı
• Kanın temel katyonu Na, temel
  anyonları ise Cl ve HCO3’dür. Anyon
  açığı basitçe; katyondan anyonların
  çıkarılması ile bulunur
• Anyon Açığı = (Na) - (Cl + HCO3)
• Normal Anyon Açığı = 12  4mEq/l
Anyon açığının anlamı nedir ??

• Burada anyondan kasıt; HCO3’dür. Eğer
  anyon açığı yoksa sadece sıvı tedavisi ile
  sağlanan dilüsyon pH’nın yükselmesini
  sağlayacaktır. Ancak HCO3 açığı varsa,
  tedaviye NaHCO3 eklenmelidir. Sıvı tedavisi
  yeterli olmaz, tersine; kandaki HCO3’ün
  daha da dilüe olmasına neden olur.
 METABOLİK ASİDOZ
• Kanda H iyonu artıĢı ile oluĢur
  (pH<7.35). Bunun sonucu kanda
  HCO3 düĢer.
• Akut fazda; kompansasyon
  amacıyla hemen solunumsal aktivite
  artar.
• Kronik fazda; renal H atımı artar.
  Dolayısıyla; Met.asidoz durumunda
  solunum düzenli ve idrar çıkıĢının
  yeterli olması hastanın düzelmesi
  için önemli kriterlerdir!
• Tüm organ yetmezlikleri sonucunda (baĢta
  böbrek, karaciğer ve akciğer olmak üzere)
  asidoz oluĢur. Tüm travmalardan sonra asidoz
  olur.
• - Asidoz baĢladıktan 20-30dk sonra bikarbonat
  tampon sistemi çalıĢmaya baĢlar. YaklaĢık 6
  saat sonra Hb tampon sistemi, 12 saat sonra
  solunum tampon sistemi iĢlev görmeye baĢlar.
  En geç aktive olan renal tampon sistemidir;
  yaklaĢık 3 gün sonra!
1- Normal Anyon Açık’lı (yani fazladan anyon
  açığı olmayan) Met. Asidoz:

  – Böbrek yetm, diare, aĢırı diüretik
    kullanımı, TPN, pankreas-safra ve Ġ.B.
    Fistülleri
  – Bu durumlarda anyon farkı 15 mEq/L’nin
    altında ve anyon açığına yol açacak yeni bir
    asit ilavesi olmadığından, anyon-katyon
    dengesi Cl artıĢı ile karĢılanacaktır:
    Hiperkloremik Met. Asidoz
2- Artmış Anyon Açık’lı (yani anyon açığı
  >15 olan) Met. Asidoz;

  – Aşırı asit üretimine bağlıdır.
  – Anyon farkı 15 mEq/L’nin üstündedir.
  – Şok, salisilat zehirlenmesi, diabetik
    ketoasidoz, metanol ve etilen glikol alımı,
    laktik asidoz.
                 Etkileri
• Kardiyak aritmilere eğilimi artırır.
• SSS’ni etkileyerek, yorgunluk, güçsüzlük
  ve hatta stupor ve komaya kadar değiĢen
  bozuklukların ortaya çıkmasına neden
  olur.
• Serum K ve Ca düzeylerinde artıĢ
• Solunum hızı ve derinliğinin artması ki
  buna Kussmaull solunumu denir.
                      Tedavi
• Nedenin ortadan kaldırılması
• Tamponman
  Tamponman yapılırken alkali çözelti azar azar
  ve uzun aralıklarla verilmelidir. Ġdrar pH’sı alkali
  tarafa kaydığında tamponman hemen
  kesilmelidir. Bikarbonat 15’in üstündeyse veya
  pH 7.3 ün üzerindeyse tampona gerek yoktur.
• Sıvı ve elektrolit tedavisi; özellikle hafif asidozda
  bolca ringer laktat yeterlidir. Laktat kc de
  bikarbonata dönüĢür.
• Tamponman amacı ile verilecek bikarbonatın
  hesaplanması:
plazma bikarbonat açığı X hücre dıĢı sıvı volümü X kg


Örnek: gerçek bikarbonat 10 olan 70 kg hasta
 (20-10)x70x%20 = 140 mEq
 1 ampül NaHCO3= 44 mEq bikarbonat içerir
• Peki, anyon açığını bilmemizin pratik
  anlamı nedir?
• Burada anyondan kasıt; HCO3’dür. Eğer
  HCO3 açığı yoksa sadece sıvı tedavisi ile
  sağlanan dilüsyon pH’nın yükselmesini
  sağlayacaktır. Bolca ringer laktatı içeren bir
  sıvı tedavisi yeterlidir.
• Na’u yüksek olan hastalarda NaHCO3
  yerine THAM(trihidroksimetilaminometan) ve
  Shohl(sitrik asit) solüsyonları kullanılır.
        METABOLĠK ALKALOZ

Kanda HCO3 artıĢı vardır. Bunun nedeni genelde aĢırı H
kaybıdır, çünkü; idrarla atılan her H için bir HCO3 geri emilir.

En sık neden asidik gastrik sıvı kaybıdır ancak uzun süreli
diüretik tedavisi sonrasında da sık görülür.
En sık nedenleri; kusma,
NGS aspirasyonu, masif
kan tranfüzyonu,
hipoparatiroidi
• Mide sıvısının kaybı ile volümün daha da
  azalması aldosteron etkisini ortaya çıkarır.
  GeliĢen hipopotasemi ile idrardan H iyonu
  atılımı artar ve paradoksal bir asidüri oluĢur.
• Teorik olarak metabolik alkalozun kompanse
  edilebilmesi için solunum yüzeyelleĢmesi ve
  pCO2’nin yükselmesi beklenir.
• Ne varki; bu değiĢiklikler O2
  satürasyonunda azalmaya ve hipoksiye
  neden olacağı için ortaya çıkmayacaktır. Bu
  nedenle metabolik alkaloz sadece böbrekler
  ile kompanse edilmeye çalıĢılır.
  Böbreklerde fazla miktarda HCO3 atılarak
  düĢürülmeye çalıĢılır.
                 Belirtileri
• Metabolik alkalozun en iyi bilinen etkisi
  sinir sisteminin aĢırı duyarlılığıdır. Bunun
  da belirtisi tetanidir.
• pH normalse plazma kalsiyumu
  7mg/dL’nin altına düĢtüğünde tetani
  görülecektir. DüĢük pH tetaniye eğilimi
  azaltır. Tetani ya pH düĢürülerek ya da pH
  normalse, serum kalsiyum düzeyi
  yükseltilerek tedavi edilir.
• Cerrahi hastalarda en sık rastlanan bir sorun
  olan pilor darlığında kusma veya mide
  sıvısının kaybına bağlı olarak hipokloremik
  hipokalemik metabolik alkalozdur.
                     Tedavi
• Metabolik alkaloz zor tedavi edilen bir bozukluktur.
  Bu nedenle geliĢmesini önlemek çok önemlidir.
• Tedavi öncelikle nedene yönelik olmalıdır.
• Kaybedilen sıvı elektrolitlerin karĢılanması ikinci
  aĢamasıdır. Bu amaçla en sık NaCl solüsyonları ve K
  verilmelidir.
• ġiddetli olgularda dilüe HCl’de kullanılabilir.
• Akut geliĢen alkalozlarda tetani de vardır. Çünkü kan
  pH’sının yükselmesiyle iyonize Ca hızla düĢer.
• Tetanisi olan olgularda; duruma göre 1-2 ampul Ca-
  Glukonat verilmelidir.
SOLUNUMSAL ASĠDOZ
• Kanda CO2 birikimi vardır. Bu
  genellikle bir hipoksik neden sonrası
  geliĢir.
• Neden sıklıkla alveoler
  hipoventilasyondur.
• pCO2 50 mmHg’nın üstündedir.
               Nedenleri
Akut olarak;
– hava yolu obstr., pulmoner ödem, aĢırı
  anestezi alımı, aĢırı opiad alımı, atelektezi
Kronik olaraksa;
– KOAH, astım bronĢiale, bronĢiektazi,
  amfizem sonucu geliĢebilir.
               Belirtileri
• pCO2’deki ani artıĢ hastada
  huzursuzluk, uyku hali ve konfüzyona
  neden olur. CO2 birikimi, kan basıncını
  artırır, beyin damarlarında
  vazodilatasyona, pulmoner yatakta ise
  vazokonstrüksiyona neden olur.
                 Tedavi

• Nedenin ortadan kaldırılması ve yeterli
  ventilasyonun sağlanması temel ilkedir.
• Post-op hastaya derin soluk alması,
  öksürmesi ve solunum egzersizleri önerilir.
• Akut solunum asidozu düĢünüldüğünde acil
  entübasyon veya trakeostomi yapılması
  gerekebilir.
    SOLUNUMSAL ALKALOZ

• Kanda CO2 düĢmesidir. En sık neden
  hipervantilasyondur.
• Akut fazda HCO3 normaldir ancak
  kompanse dönemde HCO3 azalır.
• Metabolik asidozda da kompansasyon
  olarak geliĢebilir.
                Nedenleri

•   Anksiyeteye bağlı olarak hızlı soluma
•   Ağrı
•   MSS travmaları
•   Sepsis
•   Pulmoner emboli
•   Salisilat zehirlenmesi
•   Mekanik ventilasyonda hastanın hiperventile
    edilmesi
           Pulmoner emboli
• Pulmoner arter ve dallarından bir veya
  birkaçının trombüsle tıkanmasıdır.
• Non-trombotik( tm hücreleri, amnion sıvısı,
  yağ partikülleri, parazit yumurtaları, hava
  embolisi )
• >% 90 alt ekstremite proksimal derin
  venleriden köken alan trombüslerle tıkanma
  olmaktadır.
                PE klinik bulgular
•   Nefes Darlığı
•   Göğüs Ağrısı
•   Takipne
•   Öksürük
•   Hemoptizi
•   Senkop
•   Ateş, terleme
•   Bacak Derin Venleri Trasesinde Hassasiyet ve/veya Ağrı
•   Semptomatik Bacakta Şişlik, Gode Bırakabilir
•   Kolleteral Süperfisyel Venlerde Variköz Olmayan Genişleme
•   Sıkıntı Hissi
•   Çarpıntı
       PE Fizik Muayene Bulguları
•   Takipne >20/dakika
•   Taşikardi >100/dakika
•   Semptomatik Bacakta Şişlik
•   Semptomatik Bacakta Hassasiyet
•   Ateş
•   Ral
•   Plevral Frotman
                     PE labaratuar

•   Lökositoz
•   AST N, bilirubin, LDH yüksekliği
•   FDP ( d-dimer) artış
•   AKG: hipoksemi, hipokapni, Res. Alkaloz,
•   EKG: N, Sinüs Taşikardisi, Sağ yüklenme, sağ dal
    bloğu, sağ aks deviasyonu
                      PE de D-Dimer

• Koagulasyon sonu fibrin yıkım ürünlerinden D-Dimerin
  kandaki seviyesinin VTE tanısındaki değerini araştıran birçok
  yayın bulunmaktadır.
• Bu test, tanıyı desteklemekten çok klinik olasılık düşük ve risk
  faktörü bulunmayanlarda ekarte etme yönünden daha değerli
  gibi görünmektedir.
• Klinik olarak orta ve düşük olasılık grubuna giren hastalarda
  0.5 mg altındaki değerler pratik olarak VTE tanısını ekarte
  ettiği ileri sürülmektedir.
             PE görüntüleme
• Konvansiyonel anjiografinin yerini BT anjiografi
  ve MR anjiografi almıĢtır.
Solunumsal Alkolozun Belirtileri
• Kronik hiperventilasyonda asemptomatik
  olabilir.
• Akut hiperventilasyonda ise;
  – Parestezi
  – Ağız çevresinde uyuĢukluk
  – BaĢ dönmesi
  – Tetani (iyonize kalsiyumun azalması sonucu!)
                 Tedavi

• Nedenin ortadan kaldırılması temel ilke
  olmasıyla beraber;
• En pratik ve hızlı tedavi yaklaĢımı; hastanın
  kese kağıdı içine solutulmasıdır.(Sepsis, PE,
  MSS travması gibi aynı zamanda hipoksi
  yapan nedenlere bağlı değilse)
               Kural-1
pH normal değil ve
PCO2 ile aynı yönde
  değişim gösteriyorsa
Primer metabolik
  hadise!!!
                    Kural-2
pH normal değil
PCO2 ile ters yönde değişim
  gösteriyorsa
Primer solunumsal
  hadise
       Kompansasyon

Kompansasyon(X)= (1,5 X HCO3)+8 ± 2



  X > pCO2 => solunumsal alkoloz

  X < pCO2 => solunumsal asidoz
                 OLGU: 1
Na    HCO3 CL     AA   PCO2  PH       pO2
138    16  105    18   42 ▼ 7.26 ▼    67
 Çözüm:
 pH ve pCO2 aynı yönde değişiyorlar Yani
 primer bir metabolik hadise;
 pH düşük ==> PRİMER MET.ASİDOZ!
 kompansasyon(X)=1,5x16+8 =32
 oysaki pCO2=42’dir.
 pCO2 > X yani kompansasyon sağlanmamış. Ek
 solunumsal asidoz var.(Diabetik keto asidoz
 +KOAH)
               OLGU: 2
Na HCO3 Cl AA pCO2 pH                 pO2
142 26      104 12 27 ▼ 7.55 ▲ 53
  Çözüm:
  pH ve pCO2 ters yönde değişiyorlar ve
  pH yükselmiş; yani hadise primer
  solunumsal alkaloz
  HCO3 değişmemiş.(Dekompanse)
    pulmoner emboli
                OLGU: 3

Na     HCO3 Cl        AA pCO2      pH    pO2
141     19    98      24     32 ▼ 7.31 ▼ 88
  Çözüm:
  pH ve pCO2 aynı yönde değişiyorlar
  Yani primer bir metabolik asidoz
• KOMP.==> X = 1,5 x19 + 8 =36.5
• pCO2 < X yani olayda ek bir solunumsal
  alkaloz vardır denir. Pankreatik sıvı
  drenajı+Anksiyete
                OLGU: 3

Na     HCO3 Cl        AA pCO2      pH    pO2
141     19    98      24     32 ▼ 7.31 ▼ 88
  Çözüm:
  pH ve pCO2 aynı yönde değişiyorlar
  Yani primer bir metabolik asidoz
• KOMP.==> X = 1,5 x19 + 8 =36.5
• pCO2 < X yani olayda ek bir solunumsal
  alkaloz vardır denir. Pankreatik sıvı
  drenajı+Anksiyete
              OLGU: 4

Na HCO3 Cl AA pCO2            pH     pO2
141 41      93    7  112 ▲ 7.06 ▼ 288
  Çözüm
  pH ve pCO2 ters yönde değişiyorlar
  Yani primer solunumsal asidoz
 Ventilatördeki KOAH lı hastada yüksek
  PEEP ve FiO2 uygulamasına bağlı
               OLGU: 5

Na HCO3 Cl AA pCO2 pH         pO2
140 27.6 101 11.4 48 ▲ 7.32 ▼ 68
  Çözüm:
  pH ve pCO2 ters yönde değişmişler ve pH
  düşmüş yani pr. solunumsal asidoz
 Astım krizi kompansasyon başlamış(HCO3
  yükseliyor)
                OLGU: 6
Na HCO3 Cl AA pCO2 pH                 pO2
140 40       88 12 44.5 ▲ 7.61 ▲ 73
  Çözüm:
  pH ve pCO2 aynı yönde değişiyorlar ve pH
  yükselmiş; yani hadise primer metabolik
  alkaloz
  X=1.5x40 +8 ± 2=68 > pCO2
  solunum kompansasyon mekanizması devrede
  yüzeyel solunuma bağlı hipoksi, hiperkapni
  ancak dekompanse met alkoloz mevcut (aşırı
  kusma)

								
To top