Docstoc

Adab-iMuaseret

Document Sample
Adab-iMuaseret Powered By Docstoc
					Âdâb-› Muafleret

1

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

‹Ç‹NDEK‹LER

ÖNSÖZ I. BÖLÜM 1. ADÂB-I MUÂfiERET‹N TANIMI VE ÖNEM‹ Âdâb Muâfleret Âdâb-› Muâfleret 2. SOSYAL HAYATIN GEREKL‹L‹⁄‹ 3. ÂDÂBIN ÖNEM‹ 4. ÂDÂBIN KAYNA⁄I II. BÖLÜM ÂDÂB-I MUAfiERETTE TEMEL DE⁄ERLER Samimiyet – ‹hlasl› olmak Fazilet Haramlardan, yasak ve flüpheli fleylerden sak›nmak ‹yilik etmek – Hay›rsever olmak Güven - ‹timat Güzel görüflmek, Güleryüzlülük Sayg› duymak – Hürmet göstermek Alçak gönüllülük - Tevazu Cömertlik Tedbirli olmak

Hüsnüzan – ‹yi düflünmek Sinirlenmemek, k›zmamak Utanmak – Hayal› olmak Dostluk Yumuflak tabiatl›l›k Çal›flmak Hatalar› örtmek Yi€itlik fiefkat Sab›r Do€ruluk - Sadakat ‹ncelik Adalet ‹smet Af Sözde durmak Kadirflinasl›k Kanaatkâr olmak Kerem Metanet Yard›mlaflma Dan›flma - ‹srtiflare III. BÖLÜM ÂDÂB-I MUÂfiERET KURALLARI YEME VE ‹ÇMEN‹N ÂDÂBI Tek bafl›na yemek yiyen kimsenin uyaca€› âdâb Yemekten evvel

2

3

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

Yemek esnas›nda Yemekten sonra Toplu olarak yenilen yemekte uyulmas› gereken âdâb Ziyafette Davette (Ça€r›) ‹cabette (Kabul) Ziyâfet esnas›nda Yeme€in haz›rlanmas›nda Ziyafetten dönüflte Lokantada Su veya meflrubat içerken KAZANÇ VE GEÇ‹M ÂDÂBI TEM‹ZL‹K ÂDÂBI Manevî temizlikte Maddî temizlikte Abdest bozma (Tuvalet Kurallar›) Beden temizli€i Çevre temizli€i YOLCULUK ÂDÂBI M‹SAF‹RL‹K ÂDÂBI Misafirin uymas› gerekenler Ev Sahibinin uymas› gerekenler KONUfiMA ÂDÂBI

Genel kurallar Telefonda Sohbet esnas›nda G‹Y‹NMEN‹N ÂDÂBI Erkeklere Kad›nlara Z‹YARET ÂDÂBI Do€umda Sünnette Evlenmede Bayramda Hastal›kta Baflsa€l›€›nda Kabirde, Türbede SELÂMLAfiMA VE TOKALAfiMA ÂDÂBI Selâmlaflmada Tokalaflmada UMUMÎ YERLERDEK‹ ÂDÂB Yolda Trafikte Merdivende Vas›talarda Kap›da A‹LE VE AKRABA ‹L‹fiK‹LER‹NDE ÂDÂB

4

5

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

Çocuklar›n anne ve babalar›na karfl› Anne ve baban›n çocuklar›na karfl› Han›m›n kocas›na karfl› Kocan›n han›m›na karfl› Kardefllerin birbirlerine karfl› Akraba ile ilgili iliflkilerde KOMfiULARLA ‹LG‹L‹ ÂDÂB Müslüman olan komfluya karfl› Müslüman olmayan komfluya karfl› Komflularla yard›mlaflmada ‹DAREC‹-MEMUR ‹L‹fiK‹LER‹NDE ÂDÂB Memurlar›n uymas› gereken ‹darecinin (Âmirin) uymas› gereken Ö⁄RETMEN-Ö⁄RENC‹ ‹L‹fiK‹LER‹NDE ÂDÂB Ö€retmenin Uymas› Gereken Ö€rencinin Uymas› Gereken IV. BÖLÜM ÂDÂBA GENEL BAKIfi Darg›nl›€a son vermek Dostlar› Arkas›ndan Savunmak Sak›ncal› Yerlerden Uzak durmak Eziyetlere Katlanmak Seviyeye Göre Davranmak Aks›rana Hay›r Dua Etmek Dostlar› Ziyaret Etmek

Sayg› ‹çin Aya€a Kalkmak Hediye Vermek ve Almak Tan›flmak ve Tan›flt›rmak El Öpmek Hatas›z Dost Aramamak ÂDÂB ‹LE ‹LG‹L‹ SÖZLERDEN SEÇMELER fi‹‹R – EDEB SONUÇ KAYNAKÇA

6

7

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

ÖNSÖZ
Bismillâhirrahmanirrahîm ‹nanan bir toplulu€a seslenmek üzere, inanan insanlar aras›nda uygulanm›fl, tecrübe edilerek denenmifl bu kurallara “Âdâb-› Muâfleret” ad›n› verdi€imiz bu kitapç›kta özetlemeye çal›flt›k. Bu kitab›nc›k tafsilata girmeden, özellikle gençlerimizin ihtiyaç duyabilecekleri konularda onlara ›fl›k tutabilmek amac›yla haz›rlanm›flt›r. ‹nanç, ibâdet ve ahlâk gibi konular›n yer ald›€› ilmihâl kitaplar›nda genifl bir flekilde anlat›lan f›k›h konular›na pek girmemeye çal›flt›k. ‹bâdetlerin kabulü için gerekli olan örne€in abdestin âdab›, orucun âdâb› gibi konulara temas etmedik. Bunun d›fl›nda insanlar aras›ndaki sosyal iliflkilerin nas›l olmas› gerekti€i konular›na a€›rl›k verdik. Elinizdeki bu kitap, erdemin yüceli€ine inanan kendisi ve çevresiyle bar›fl›k bir hayat sürmek isteyen kimseler, toplumsal huzurun teminat› olan baz› esaslar› hat›rlatmak üzere haz›rlanm›flt›r.

I. BÖLÜM
ÂDÂB-I MUAfiERET‹N TANIMI
“Edeb” kelimesinin ço€uludur. ‹nsan›n söz ve hareket olarak di€er insanlarla olan iliflkilerinde ölçülü davran›p, hoflca geçinmesidir.

Âdâb:

Muâfleret:

Birlikte yaflama, beraber yaflama, arkadafl olma anlamlar›na gelir.

Adâb-› muafleret, toplum içinde çeflitli kesimlerin birbirlerine karfl› tak›nmalar› gereken insani ve ahlâkî davran›fllard›r. Bir baflka ifade ile, görgü ve nezaket kurallar› anlam›n› tafl›r.

Âdâb-› Muafleret :

IGMG E¤itim Baflkanl›¤›

Canl› cans›z bütün varl›klar›n bir düzen içinde olduklar›n› görüyoruz. Her maddenin yap›s›nda her olayda hiç de€iflmeyen bir nizam oldu€unu müflahede ediyoruz. Aynen böyle, insanlar aras›nda da belirli bir düzen vard›r. Birbirleri aras›ndaki iliflkilerde de belirli baz› kurallar vard›r. ‹flte toplum içinde yaflayan insanlar›n huzur içinde kavgas›z mutlu bir flekilde yaflamalar› için de “Âdâb-› muâfleret” dedi€imiz bir tak›m sosyal kurallar vard›r. Bunlara yeni ismiyle “Görgü ve Nezâket Kurallar›” diyoruz.

ÂDÂB-I MUAfiERET‹N ÖNEM‹

8

9

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

Hz. Âdem’den (a.s) bafllayarak günümüze kadar gelmifl bütün insanlar›n dünyada ve ahirette rahat etmeleri, iyi yaflamalar› için neler yapmalar› ve nelerden sak›nmalar› gerekti€i Yüce Allah taraf›ndan insanlara peygamberler arac›l›€› ile bildirilmifltir. ‹nsan sosyal bir varl›kt›r. Toplum halinde yaflar bafl› bofl de€ildir. Bundan dolay› uymak zorunda oldu€u baz› kurallar vard›r. Mutlu ve huzurlu bir flekilde yaflamak, toplumdan d›fllanmamak için “âdab” dedi€imiz, görgü ve nezaket kurallar›na ters düflmemek zorundad›r. ‹nsan› sayg›n k›lan, toplumda sevilen birey olmas›n› sa€layan bu kurallar, yaflam için vazgeçilmez sosyal kanunlard›r. Görgü, insan›n toplum içinde yaflamas›n› kolaylaflt›r›p, karfl›l›kl› iliflkileri düzeltmek aç›s›ndan son derece önemlidir. Bize kibar davran›lmas›n› istedi€imiz gibi, biz de kibar davranmal›y›z. ‹nsan iliflkilerinin temelinde sevmek ve sevilmek vard›r. Bunu da d›fla aksettiren görgü ve nezaket kurallar›d›r. Toplumdaki çat›flmalar› ve kavgalar› önlemenin yolu bu kurallara uymaktan geçer. Görgü, insanlar›n kendine sayg› duygusunu da güçlendirir. Terbiye, nezaket ve incelik birleflince ortaya hoflgörülü, anlay›fll›, nâzik ve kibar bir insan profili ç›kar. Kurals›zl›€›n yayg›n oldu€u toplumlarda huzur ve mutluluktan bahsetmek mümkün olamaz. Toplum içinde yaflayan fertlerin huzurlu olabilmeleri, âdâb-› muâfleret ile yani görgü ve nezaket kurallar›na uymalar› ile mümkündür.

ÂDÂBIN KAYNA⁄I

Milletleraras› denebilecek âdâb yok gibidir. Âdâb her milletin kendi kültürüne, inanç ve göreneklerine göre farkl›l›k göstermektedir. Âdâb-› muâfleret diye ifade etti€imiz görgü ve nezaket kurallar›, o toplumun inançlar›ndan veya o cemiyetin ortaya koydu€u kanun, âdet ve törelerinden do€maktad›r. ‹slâmî toplumlarda âdâb›n kayna€› Kur’an, sünnet, Sahabe hayat›, örnek insanlar›n davran›fllar›, dine uygun örf ve adetlerden oluflur. Hz. Peygamber de Kur’an ahlak›n› bizzat yaflayarak ümmetine örnek olmufltur.

SOSYAL HAYATIN GEREKL‹L‹⁄‹

‹nsan sosyal bir varl›kt›r. Toplum halinde yaflar. Birbirleriyle iliflkilerinde uymak zorunda olduklar› baz› kurallar vard›r.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) de: "Mü'min ülfet eder ve ülfet olunur. Ülfet etmeyen ve ülfet olunmayan kimsede ise hay›r yoktur. ‹nsanlar›n hay›rl›s›, insanlar için hay›rl› olan›d›r." derken sosyal hayat›n, yarat›l›fl›n bir gere€i oldu€unu, insanlar›n birlikte yaflamalar› gerekti€ini ifade etmifltir.

10

11

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

II. BÖLÜM
ÂDÂB-I MUAfiERETTE TEMEL DE⁄ERLER
Herhangi bir ifli güzel bir niyetle ve saf bir kalb ile yapmak, ifle baflka bir fley kar›flt›rmamakt›r. Yap›lan görevlerin de€erleri ihlasa göre artar. ‹hlas›n karfl›t› Riya (gösterifl) 'd›r. Bir görevi yaln›z bir gösterifl için veya maddi bir yarar için yapmakt›r.Riyakar bir insan, temiz ruhlu, iyi bir insan de€ildir. Yapt›€› ifllerin mükafat›n› Allah'dan dileme€e yüzü olmaz. Bir hadîis-i flerifde buyurulmufltur: "fiüphe yok ki, Allah, sadece kendisi için yap›lan ve kendi r›zas› için istenen bir ifli kabul eder." Her iflte do€ruluk üzere bulunmak, adaletten ve do€ruluktan ayr›lmay›p din ve ak›l çerçevesi içinde yürümek demektir. Din ve dünya görevlerini oldu€u gibi yapmaya çal›flan bir müslüman, tam istikamet sahibi bir insand›r. Böyle bir insan toplumun en önemli bir organ› say›l›r.‹stikametin karfl›t›, ihanettir, do€rulu€u b›rak›p verilen sözü gözetmemek, caymak, emanete riayet etmemektir, insanlar›n haklar›na tecavüz etmektir. Bir ayet-i kerimede, Peygamber Efendimize hitaben flöyle buyurulmufltur

3- ‹taat:

Üst amirin dince yasak olmayan emirlerini dinleyip ona göre yürümektir. Yüce Allah'›n buyruklar›n› dinleyip tutmak bir görevdir.Bunun karfl›t› isyand›r. Yüce Allah'›n emirlerini dinlemeyen bir insan günahkar ve hay›rs›z bir kimsedir ki, kendisini tehlikeye atm›fl olur. Art›k böyle bir kimseden insanl›k ne bekleyebilir: Kur'an-i Kerîm'de flöyle buyurulmufltur: "Allah'a itaat ediniz; Allah'›n Peygamberine de, sizden olan idarecilere de itaat ediniz."

1- ‹hlâs:

4- ‹timad:

Güvenmek ve emniyet etmek, bir fleye kalben güvenip dayanmak demektir. Halk›n güvenini kazanmak bir baflar› eseridir. ‹ktisadî ve içtimaî hayat›n devam› itimad›n varl›€›na ba€l›d›r. Onun için insan, güzel ve do€ru hareketleriyle herkesin güvenini kazanmaya çal›flmal›d›r. Her iflte denge üzerinde bulunmakt›r. Gere€inden fazla veya noksan harcama yapmaktan kaç›nmakt›r. ‹nsan iktisada uyma sayesinde rahat yaflar, hadis-i flerîfde buyurulmufltur: "‹ktisad üzere bulunan fakir olmaz." ‹ktisad›n karfl›t› israf d›r, afl›r› gitmektir. ‹sraf, yemek, içmek, giyinip gezmek gibi ifllerde belli bir ölçüyü aflmakt›r ki, haramd›r. Ferdlerin ve cemiyetlerin y›k›lmas›na sebebdir. Bunun için ki, Kur'an-› Kerîm'de flöyle buyurulmufltur: "Allah israf edenleri sevmez."

5- ‹ktisad: 2- ‹stikamet:

"Emrolundu€un gibi istikamette bulun."

12

13

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

Uygun kimselerle güzel bir flekilde görüflüp konuflmak demektir. ‹nsanlar devaml› olarak yaln›z bafllar›na yaflayamazlar. Birbirleri ile görüflmek zorundad›rlar. Güzel bir ahlaka sahib olan kimse, herkesle güzel görüflür, onlar›n sevgisini kazan›r. Bunun karfl›t› kenara çekilmek, yaln›z bafl›na kalmak, herkesten uzaklaflmakt›r. Herkesle görüflmek uygun olmad›€› gibi, herkesten kaç›nmak da uygun de€ildir.

6- Uygun kimselerle güzel bir flekilde görüflmek:

9- Güleryüzlü olmak:

Beflaflet, ruhtaki safl›k ve nefl'enin yüzde par›lt›s› demektir. Karfl›l›€› Ubuset, yüz ekflili€idir. ‹nsan daima güler yüzlü olmal›, hiç kimseye karfl› çat›k kafll› bulunmamal›d›r. Güleryüzlülük bir sadaka ve bahflifl say›l›r. Bir hadîs-i flerîfde buyurulmufltur: "Allah muhakkak ki yumuflak huylu va parlak yüzlü kulunu sever."

Bir fleye güvenmek manas›na geldi€i gibi, insanda do€ruluktan ileri gelen bir huy anlam›na da gelir, insanlar›n s›rlar›n› ve mallar›n› güzelce saklamak da, bir emniyet halidir. Emniyetin karfl›l›€› "Hiyanettir", sözünde durmamakt›r.

7- Emniyet:

10- Acele etmemek, Dikkatli Davranmak :

Bir iflte acele etmeyip düflünerek hareket etmektir. Vakti gelip çatan hay›rl› bir ifl için yavafl davranmaya gerek yoktur. Fakat henüz zaman› gelmeyen bir ifl içinde acele etmek, piflmanl›k do€uraca€›ndan do€ru de€ildir.Karfl›t› acele etmektir. Bir fleyi zaman›ndan önce elde etme€e çal›flmakt›r. Bir hadis-i flerifde buyurulmufltur: "Yavafl davranmak (teenni) Rahman'dan, acele ise fieytandand›r." Di€er bir hadis-i flerifde de flöyle buyurulmufltur: "Ahiret ifli müstesna, her iflte yavafl ve tedbirli davranmak hay›rl›d›r."

Ferdleri aras›nda emniyet bulunmayan bir toplum gelece€inden güven içinde bulunamaz. Emniyeti kötüye kullanmak münaf›kl›k alametidir. Bir hadîs-i flerîfde flöyle buyurulmufltur: "Münaf›k›n alameti üçtür: Konuflunca yalan söyler, söz verince cayar, emanet edilince hiyanette bulunur." Adalet içinde hareket etmek ve gerçe€i kabul etmektir. ‹nsaf, ciddî ve iyi huylu bir insan›n alametidir. Bunun karfl›l›€› zulümdür, haks›zl›k etmektir, hak olan fleyi inkard›r. Bir hadîs-i flerîfde buyurulmufltur:

8- ‹nsaf:

11- Sayg›:

"‹nsaf dinin yar›s›d›r."

Hürmete de€er bir kimse hakk›nda, büyük say›ld›€›n› gösterecek flekilde güzel bir davran›flta bulunmak demektir. Bunun karfl›t› küçümseme hareketidir ki, asla caiz de€ildir. ‹lim, edeb ve yafl bak›m›ndan bizden büyük olanlara sayg› göstermek, bizden küçük olanlara da sevgi göstermek bizim için bir görevdir. Bir hadis-i flerifde buyurulmufltur: "Bizim büyüklerimize sayg› göstermeyen ve küçüklerimize merhamet etmeyen bizden de€ildir."

14

15

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

Bir fleyi u€ur saymak, bir olay› bir hayr›n bafllang›c› görmektir. Çok yanl›fl bir davran›flt›r. Bunun karfl›t› bir fleyi u€ursuz görmek, nefsin nefret duydu€u bir ifli u€ursuzlu€a bir alamet saymak demektir. Bir kuflun ötüflünü veya bir tarafa uçuflunu u€ursuzlu€a yormak gibi... Bu ise, kötü bir zan ve kuruntu eseri oldu€undan caiz de€ildir. Herhangi bir olaydan u€ursuzluk hükmü ç›kararak ümitsizli€e ve kuruntuya saplanmak do€ru de€ildir. Baz› günlere ve zamanlara u€ursuzluk yorumunda bulunmak da uygun de€ildir.

12. U¤ur saymak :

14. Sözde durmak – Sebat:

Verilen sözü yerine getirmek, bir iflte, bir inançta veya bir düflüncede kararl› bulunmak demektir. Sebat baflar›n›n bir flart›d›r. Do€rusu hay›rl› ve hakka ba€l› olan ifllerde sebat etmek bir fazilettir. Faydas›z olan bofl fleylerde sebat göstermek ise, akl›n noksanl›€›na ve insaf›n yoklu€una delalet edece€i için büyük bir kusurdur. ‹ki ve daha çok kimseler aras›nda meydana gelen samimi bir sevgi ve ba€l›l›k demektir. Allah için olan dostluk devam eder. Dünya için olan dostluk da bir akan y›ld›z gibi parlay›p söner. Dostlu€un karfl›t›, düflmanl›k, davet ve kindarl›kt›r. Bütün müslümanlar birbirine dosttur. Çünkü aralar›nda sönmeyen bir din kardeflli€i vard›r. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetine flöyle emretmifltir: "Birbirinize kin tutmay›n›z, hased (k›skançl›k) etmeyiniz, birbirinizden yüz çevirmeyiniz, ey Allah'›n kullar›!.. Kardefl olunuz. Bir müslüman›n müslüman kardefline üç günden çok darg›n kalmas› helal olmaz."

15- Dostluk:

Peygamber Efendimiz buyurmufltur: "Hay›ra yorma, güzel söz, temiz laf hofluma gider." ‹nsan hay›rl› söz söylemeli, fena ve u€ursuz sözlerden dilini korumal›d›r. Kendini büyük görmemek, bulundu€u dereceden daha afla€› derecede saymakt›r. Bunun karfl›t› kendini büyük görmek, bulundu€u derecenin çok üstünde saymak, geçici fleylere güvenerek ona buna çal›m satmak ve gururlanmakt›r ki, çok kötü bir huydur. Bir hadis-i flerif flu anlamdad›r:

13- Alçak gönüllülük:

"Yüce Allah ölçülü davranan› zengin eder, israf edeni de fakir düflürür. Tevazu göstereni yükseltir, büyüklenen kimseyi de k›r›p geçirir."

16- Dindarl›k:

Dinin emirlerine uyarak gere€i üzere hareket etmektir. Karfl›t› dinsizliktir, din hükümlerine ayk›r› davranmakt›r, bütün fenal›klar›n en büyük kayna€›d›r.‹nsanlar›n kurtuluflu, temiz bir halde yaflay›fl ve mutlulu€a ermesi, ancak din sayesindedir.

16

17

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

‹nsanlar›n kusurlar›n› örtmek, görmemezlikten gelmek, baflkalar›na aç›klamamak demektir. Karfl›t› "Kusurlar› yayma"d›r.Baflkalar›n›n kusurlar›n› arkalar›ndan söylemek g›ybettir. Öyle ki, bir kimsenin arkas›ndan boyuna, elbisesine, yiyip içmesine, gezip yürümesine var›ncaya kadar bir kusurunu dil göz veya el ile iflaret ederek göstermek de bir g›ybettir. Çünkü bunlar› ö€renince üzülece€inde flübhe yoktur.Baflkalar›na, yapmad›klar› kusurlar› yüklemek de iftirad›r, buhtand›r. Bunlar ‹slam terbiyesine ayk›r›d›r, kesinlikle haramd›r. Bir hadis-i flerif flöyle buyurulmufltur:

16- Ay›plar› örtmek:

18- Adalet:

"Ne mutlu o kimseye ki, kendi kusuru kendisine, baflkalar›n›n kusurlar›n› görmeye zaman b›rakmaz." Onun için insan, kendi kusurunu görüp onu düzeltmeye çal›flmal›d›r. Ancak uygunsuz iflleri hiç çekinmeksizin yap›p duran günahkar kimselerin bu çirkin hallerini arkalar›ndan söylemek g›ybet say›lmaz. Bu söyleme ile çirkin ifller kötülenmifl ve baflkalar› bundan korunmufl olur. Bir ‹slam toplumuna karfl›, küstahça hareket ederek ahlaka uymayan fleyleri aç›kça yap›p duran kimselerin bu rezaletini söylemek, toplumsal anlay›fl›n güzel bir tepkisidir. Yeter ki, bu söyleyifl flahsî bir k›rg›nl›k neticesi olmas›n. Akrabay› aray›p sormak, akraban›n kusurlar›n› ba€›fllamak muhtaçlar›na yard›m etmektir. Akraba ile görüflmek, sohbette bulunmak, kendilerine selam ve hediye göndermek s›la-i rahim say›l›r. Yak›n bulunan akrabay›, mümkün ise, bulunduklar› yerlere gidip ziyaret etmek, uzak akraba ile de mektup,telofon vs ile haberleflmek gerekir. Karfl›t› ilgiyi kesmekdir. Böyle bir tutum, ‹slam›n ö€ütledi€i ailevî ve içtimaî görevlere ayk›r›d›r. Bir hadis-i flerifde buyurulmufltur: "S›lâ-i rahim, ömrü uzat›r."

Hakka yönelmek, haks›zl›ktan kaç›nmak, her hakk› sahibine vermeye çal›flmakt›r. Karfl›t› "Zulüm "dür. Dünyan›n bütün düzeni ve düzgünlü€ü adaletle kazan›l›r. Yüce Allah bize adaleti emrediyor. Onun için insan, her davran›fl›n› bir ölçü ve adalet içerisinde yapmaya çal›flmal›d›r. Görevinde adaleti gözetmeyen bir insan, kendisine de, vatan›na da, bütün insanl›€a da fenal›k etmifl olur. Herhangi bir hakk›n kaybolmas›na veya geciktirilmesine sebeb olmak bir zulümdür. Her hangi kimseden haks›z yere bir fley almak zulümdür. Herhangi bir insana veya hayvana haks›z yere eziyet vermek de bir zulümdür. Zulmün sonucu ise, azabd›r, felakettir. Bir hadis-i flerifde flöyle buyurulmufltur: "Zulme u€ram›fl›n duas›ndan kork; çünkü onunla Allah aras›nda perde yoktur."

19- Azim:

Bir ifle kesinlikle niyet etmek, bir ifli yapmaya kalbi ba€layarak yönelmektir. Hakl› gayeler u€runda azimli olmak bir özelliktir. Bir ayet-i kerîme flu anlamdad›r: "Azmedince de Allah'a tevekkül et, art›k tereddüt etme, flüphe yok ki Allah Teala tevekkül edenleri sever." Günahlardan kaç›nma huyuna sahib olmak. Hak Teala'n›n korkusu ile bütün çirkin fleylerden uzak bulunmak demektir. Fena fleylerden uzakta kalmak da, Yüce Allah'›n bir korumas› oldu€undan bir ismet say›l›r.‹smetin karfl›t›, suçluluk ve günahkarl›k halidir. ‹nsan›n as›l güzelli€i ve flerefi kazand›€› ismet sayesindedir.

17- S›lâ-i Rahim:

20- ‹smet:

18

19

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

Ba€›fllamak, suçtan geçmek, günahkar kimse hakk›nda lay›k oldu€u azarlamay› bir lütuf olarak terk etmek anlam›ndad›r.

21- Affetmek :

Aff›n karfl›t›, intikamd›r. ‹ntikam ki, ac› ç›karmak, fena bir ifle karfl› gö€üs ferahl›€› için di€er bir fena ifl yapmaktan ibarettir. Aff›n zevki, intikam›n zevkinden daha çoktur. Bir hadisi flerifte buyurulmufltur: "Yüce Allah bir kula af sebebiyle, izzetten baflka bir fley artt›rmaz." ‹lim ve irfan bak›m›ndan yüksek dereceye ve ahlak görevlerine ba€lanmak huyuna fazilet denir. Faziletin karfl›t›, rezillik ve alçakl›kt›r.

€›ndan dolay› sevmek. O dünyal›k aradan kalk›nca, muhabbet de aradan kalkar. Di€eri sebebi kaybolmayan muhabbettir. Herhangi bir insan›, yaln›z Allah için sevmek gibi... Bu tür muhabbetler devam eder. ‹flte ahlakça bir fazilet say›lan muhabbetlerden maksad da, bu tür sevgilerdir. Bir hadis-i flerifde flöyle buyurulmufltur: "Yüce Allah'a amellerin en sevgilisi, Allah için muhabbet ve Allah için bu€zdur." Onun için insan Yüce Allah'›n sevdi€i fleyleri sevmeli ve sevmedi€i fleyleri de sevmemelidir.

22- Fazilet:

25- Merhamet:

fiaka ve hofl duygulu söz demektir. Karfl›t›, ciddiyet'dir. S›rf bir e€lence ve iltifat için yap›lan ve hiç bir kimsenin gönlüne dokunmayan latifeler caizdir. Yeter ki hofl olsun, gere€inden fazla olmas›n.Mizah›n çoklu€u gülmeyi art›r›r, kalbi öldürür, heybeti giderir, düflmanl›€a sebeb olur. Bir hadis-i flerifde buyurulmufltur:

23- Mizah:

Esirgemek, ac›mak, flefkat göstermek, çaresizlerin hallerine kalben ac›yarak kendilerine yard›mda bulunmak demektir. Merhamet, temiz ruhlar›n bir süsüdür. Yaln›z insanlara de€il, hayvanlara da merhamet etmeli, ac›mal›d›r. Bir hadis-i flerifde buyurulmufltur: "Yerde olanlara merhamet ediniz ki, gökte olanlar size merhamet etsin."

26- ‹stiflare:

"‹nsan bir söz söylerken bununla yan›ndakiler gülüflürse, kendisi Süreyya'dan (y›ld›zdan) daha uza€a uçar gider." fieref ve heybeti havaya gider, demektir. Sevgi, dostluk ve lezzet duyulan bir fleye gönlün meyletmesi demektir. Bunun karfl›t› nefret ve düflmanl›kt›r.Muhabbetler iki türlüdür: Biri sebebi kaybolan muhabbetlerdir. Bir kimseyi yaln›z dünyal›-

Dan›flma, bir iflin hay›rl› olup olmad›€›n› anlamak için uygun görülen kimselerle görüflüp fikirlerini almak demektir. Karfl›t› dedi€im dediklik ve kendini be€enmifllik. Müflavere bir sünnettir. ‹nsan dan›flma sonunda ayd›nlan›r, bilmedi€i ve hat›r›na gelmeyen fleyleri ö€renir, tedbirli olarak hareket etmifl olur. Yaln›z kendi fikri ile hareket eden, çok kez piflmanl›k çeker. Bir hadis-i flerifin anlam› flöyledir: "Müflavere eden (dan›flan) zarar görmemifltir." Ancak kendisine dan›fl›lacak kimse, do€ru sözlü, tecrübeli, dan›fl›lan ifl üzerinde bilgili, hiddet ve gurur gibi hallerden uzak olmal›, düflüncesini oldu€u gibi söylemekten çekinmemelidir.

24- Muhabbet:

20

21

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

III. BÖLÜM
B‹R MÜSLÜMAN OLARAK NASIL DAVRANMALIYIZ ? 1- Herkese karfl› tatl› dilli, güler yüzlü, aç›k kalbli olmak.
Bir müslüman daima güleryüzlü bulunur. Hiç bir kimseyi as›k bir yüzle karfl›lamaz. Bir hadis-i flerifde buyurulmufltur:

4- Darg›nl›¤a hemen son vermek.

Müslümanlar aras›nda bir darg›nl›k olursa hemen bar›fl›rlar, birbirlerinden üç günden ziyade ayr› kalmazlar. Müslümanlar›n gönüllerinde düflmanl›k ve kin duygular› yaflamaz. Bir hadis-i flerifde buyurulmufltur: "Üç günden ziyade kardefline darg›n kalmak bir müslümana helal olmaz." Bir müslüman, iki din kardefli aras›nda her nas›lsa bir darg›nl›k oldu€unu görünce aralar›n› bulmaya ve küskünlü€ü gidermeye çal›fl›r. Bir hadis-i flerifde buyurulmufltur: "Sadakan›n en faziletlisi, darg›nlar›n aralar›n› bulup düzeltmektir."

5- Darg›nlar›n aras›n› düzeltmeye çal›flmak.

"fiüphe yok ki, Allah yumuflak huylu, aç›k yüzlü kimseyi sever."

2- Herkesle güzel flekilde görüflmek, insanlara eziyet vermekten kaç›nmak. 3- ‹nsanlar›n eziyetlerine katlanmak, kötülü¤e karfl› iyilik yapmak.

Bir hadis-i flerifde buyurulmufltur: "Müslüman odur ki, dilinden ve elinden insanlar ve müslümanlar selamette bulunur.” Bir hadis-i flerifde buyurulmufltur:

6- ‹nsanlar›n kusurlar›n› araflt›rmamak ve yaymamak.

Müslümanlar kimsenin kusurlar›n› araflt›rmazlar. Kimsenin ay›b›n› ve kusurunu araflt›r›p ortaya ç›karmaya ve göstermeye çal›flmazlar. Buna ayk›r› hareket dinde yasakt›r. Bir hadis-i flerifde buyurulmufltur: "Bir kul bir kulun kusurunu örterse, Allahü Teala Hazretleri de onu k›yamette örter. (günahlar›n› a盀a vurmaz)."

"S›ddîklar›n (özü-sözü dosdo€ru olanlar›n) derecelerine geçmek istersen, senden ilgiyi kesene ba€lan, senden esirgeyene sen ver, sana zulmedeni de ba€›flla."

7- Dostlar› arkalar›ndan savunmak.

Bir müslüman gerekti€inde dostlar›n›, din kardefllerini arkalar›ndan savunur. Onlar hakk›ndaki yanl›fl fikirleri düzeltmeye çal›fl›r. Bir hadis-i flerifde buyurulmufltur: "Bir kul kardefline yard›mda bulundukça, kendisine de Allah daima yard›m eder."

22

23

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

8- ‹nsanlar›n kalblerini kötü zandan korumak için sak›ncal› yerlerden uzak durmak. 9- Herkese kabiliyet ve durumuna göre hitab etmeli. 10- Yafll›lara hürmet, çocuklara, düflkünlere merhamet ve flefkat göstermek.

Buna ayk›r› davranmak birçok kimselerin günaha girmesine sebeb olur, insanlar aras›nda dedikoduya ve nefrete yol açar. Bir hadisi flerifde flöyle buyurulmufltur: "Töhmet yerlerinden kaç›n›z..."

12- Selam vermek.

Müslümanlar aras›nda selam vermek bir sünnettir, bir dostluk ve hay›rseverlik alametidir. Selam almak da bir farzd›r. Bir hadis-i flerifde buyurulmufltur: "Siz iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmifl olamazs›n›z. Size bir fley göstereyim mi ki, onu yapt›€›n›z zaman birbirinizi sevmifl olursunuz: Aran›zda selam› yay›n›z." Selam vermenin baz› edebleri vard›r. Bunlardan bir k›sm›: Bir toplulu€un yanma girilirken konuflulmadan önce "Esselâmu aleyküm" diye selam verilir.‹çinde insan olmayan bir yere girildi€i zaman "Esselâmu aleyna ve alâ ibadillahissalihîn" denir. Gençler yafll›lara, arabada veya bisiklette gidenler, yayalara, yürüyenler oturanlara, arkadan gelenler önden gidenlere selam verirler. Bir topluma verilen selama: "Ve aleykümüsselâm" diye içlerinden birisi karfl›l›k verirse, di€erlerinden selam alma görevi düflmüfl olur. Fakat o topluluk içinden hiç biri karfl›l›k vermezse, hepsi de günahkar olur.Bir toplant›dan ayr›l›rken de selam vermek iyidir.Kendisine selam verilen kimse, daha güzel bir karfl›l›kta bulunarak flöyle der: "Ve aleykümüsselâmu ve rahmetullahi ve berekâtüh." Bunu söylemek yerine göre pek güzeldir. Bir kimsenin selam›m getirip tebli€i edene "Aleyke ve aleyhisselâm" diye karfl›l›k verilir. Bir mektubla selam yaz›lm›fl olursa, ya dil ile veya yaz› ile; "Ve aleykesselâm" denilir. Selama karfl›l›k veremeyecek durumda olanlara selam vermek mekruhtur. Onun için yemek yiyene, Kur'an okuyana, hutbe dinleyene, namaz k›lana selam vermemelidir. Verilirse, cevablanmas› mutlaka gerekmez. ‹flledi€i günah› aç›kça söylemekten çekinmeyen kimselere (fas›klara) selam vermek mekruhtur.

De€iflik halk s›n›flar› ile makamlar›na göre sohbet edip iliflki kurmak.

‹slamda büyüklere karfl› sayg›, küçüklere karfl› sevgi bir esast›r. Bu esas, aileler aras›nda bir kat daha önemlidir. Anaya-babaya hürmet etmek bunun bir örne€idir. Bunlar› adlar› ile ça€›rmak terbiyeye ayk›r›d›r. Bir hadis-i flerifin anlam› flöyledir: "Bir genç bir yafll›ya sadece yafl›ndan dolay› hürmet etti mi, Allah da ona bir mükafat olmak üzere, ihtiyarl›€› zaman›nda hürmet edecek bir kimseyi muhakkak yarat›r." Müslümanlar herkes için hay›r ister, herkese yard›mda bulunmaktan mutluluk duyar. Müslümanlar›n din ölçüleri içinde birbirlerine yard›m etmesi ve flefaatta bulunmas›, aralar›ndaki kardeflli€in bir gere€idir. Kendisi için hay›rl› görüp istedi€i bir fleyi, baflkalar› için de islemelidir.Bir hadis-i flerifde buyurulmufltur:

11- Hay›rsever olmak, yard›m etmek ve arka ç›kmak.

"Sizden biriniz kendi nefsi için sevip istedi€i bir fleyi kardefli (veya komflusu) için desevip istemedikçe, gerçek mü'min olamaz."

24

25

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

Sonuç: Selam verip almak, bir dostluk belirtisidir, sevgi alametidir. Fakat selam verirken afla€› do€ru bükülmek mekruhtur. Öyle ki, baz› alimlere göre, selam verirken rükü haline yak›n e€ilmek, secde etmek gibidir. Yarat›klara sayg› için yap›lacak bir secde ise imana ayk›r›d›r.

13- Musafaha (el s›k›flmak).

‹ki müslüman bir araya gelince birbirinin elini tutarlar. Salat-selam getirerek birbirinin hat›r›n› sorarlar. Bu da sevgi ve dostluk niflan›d›r. Bir

liklerinden baflka tarafa geçip oturmazlar. Kendilerine sayg› için kalkarak yer vermek isteyenlerin hemen yerlerine oturmazlar. ‹ki kiflinin aras›na r›zalar› olmad›kça girip oturmazlar. Bir toplant›da üç müslümandan ikisi baflbafla verip gizlice konuflmazlar. Böylece üçüncü kimsenin üzülmesine ve yanl›fl fikre kap›lmas›na meydan vermezler. Müslümanlar bulunduklar› bir toplant›dan, arkadafllar›ndan izin alarak ayr›l›rlar. Geçici olarak toplant›dan ayr›lanlar›n yerine de hemen oturmazlar.

hadis-i flerifde buyurulmufltur: "Birbirine rasgelen iki müslüman musafahada bulundu mu, onlar daha birbirinden ayr›lmadan ba€›fllan›rlar." Bir müslüman aks›r›nca: "Elhamdülillâh" deyince, yan›ndaki müslüman kardefli de: "Yerhamükallah = Allah sana rahmet etsin" diye dua eder. Aks›ran adam da: "Yehdina ve yehdikümullah = Allah, bizleri de sizleri de hidayet üzere bulundursun" diyerek karfl›l›k verir.

16- Dostlar› ziyaret:

14- Teflmitte bulunmak (aks›rana hay›r ve bereket istemek).

Müslümanlar uygun zamanlarda gidip din kardefllerini, büyüklerini ve yak›nlar›n› ziyaret ederler. Bu ziyaret de, bir sevgi ve ba€l›l›k niflan›d›r. Ancak bu ziyaret, usand›r›c› ve pek s›k olmamal›d›r. Ziyarete gelen misafirlere mümkün oldu€u kadar ikram edilmesi gerekir. Bir hadîs-i flerîfde buyurulmufltur: "Sizi ziyarete gelenlere ikram ediniz"

Müslümanlar, toplant›larda y›kanm›fl olarak temiz bir halde bulunurlar, içleri ve d›fllar› temiz olur. Toplant›larda ilim sahipteri ve yafll›lar bafl tarafa geçirilir. Gerek olmad›kça söze kar›flmazlar, söylenilen yararl› fleyleri dinlerler.

15- Toplant›larda temiz bulunmak ve edebe uygun davranmak.

Müslümanlar, yanlar›na gelen din kardefllerine karfl› aya€a kalkarlar. Bu bir hürmet belirtisidir. Mescidde bulunan veya Kur'an okuyan bir kimsenin, hürmet edilme€e hak kazanm›fl bir kimse için aya€a kalkmas› mekruh de€ildir. Bir toplant›ya gelenler için aya€a kalk›lmas› adet olan yerlerde, aya€a kalk›lmas› müstahabd›r. Böyle yap›lmazsa, kin ve nefrete yol aç›lm›fl olabilir.

17- Sayg› için aya¤a kalkmak.

Toplant›ya sonradan gelenlere yer verir ve birbirlerine karfl› güleryüzlü bulunurlar.Müslümanlar toplant›larda kendi-

Müslümanlar, alimlerin, takva sahibi kimselerin ve adaletli hakimlerin ellerini sevgi ve sayg› göstermek niyetiyle öperler, onlarla musafahada bulu-

18- De¤erli zatlar›n ellerini öpmek.

26

27

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

nurlar; bunda bir sak›nca yoktur. Bunlardan baflka büyüklerin ellerini dindarl›klanna sayg› ve ikram için öpmek de caizdir. Fakat dünyaya ait bir maksad için öpmek mekruhtur.

19- Komfluluk haklar›n› gözetmek.

‹slamda komflulu€un büyük önemi vard›r. Bir hadîs-i flerifde buyurulmufltur ki:

"Ev sat›n almadan önce komflu, yola ç›kmadan önce de yoldafl aray›n›z." Komflulara ikram bir sünnettir. Bir müslüman komflusunun hakk›n› fazla gözetir, ona güleryüz gösterir, gerekti€inde ödünç verir, bir kederi olunca onu tesilli etmeye çal›fl›r, taziyede (bafl sa€l›€› dile€inde) bulunur. Komflusuna eziyet verecek fleyleri yapmaktan sak›n›r, Davran›fllar›yla komflular›n› rahats›z etmezler. Bir hadîs-i flerîfde buyurulmufltur: "Kötülüklerinden komflusu emin olmayan kimse, gere€i üzere Allah'a iman etmifl olmaz." Sonuç: ‹nsan, komflular›n›n sevgi ve övgülerini kazanmal›d›r. Hazret-i Ömer (r.a.) buyurmufltur: "Komflusu, yak›n› ve yol arkadafl› tarafindan övülen kimsenin güzel hal ve ahlak sahibi oldu€undan flüphe etmeyiniz."

Bu da önemli ve sevab› çok olan bir kardefllik görevidir. Müslümanlar, ölen din kardefllerinin cenazelerini mezarlar›na kadar üzgün ve düflünceli olarak götürürler. Rahmet topra€›na b›rak›rlar. Haklar›nda rahmet isteyerek duada bulunurlar. Bir hadîs-i flerîfde buyurulmufltur: "Bir cenaze üzerine namaz k›lana bir k›rat, gömülmesinde bulunana da iki k›rat (sevab) vard›r. Bir k›rat ise, Uhud da€› kadard›r."

21- Cenazeleri teflyî etmek (u¤urlamak).

20- Hastalar› ziyaret etmek.

Müslümanlar hasta olan dostlar›n› ve komflular›n› uygun zamanlarda yanlar›na giderek ziyaret ederler. Sa€l›klar›na duada bulunurlar. Bu da sevgiyi kuvvetlendirmeye ve kalbleri hoflland›rmaya yard›m eden bir görevdir. Bunun da bir tak›m edebleri vard›r. fiöyle ki: Bu ziyaretler pek s›k yap›lmamal›d›r, hastan›n yan›nda çok oturmamal›, hastan›n can›n› s›kacak sözler söylememelidir. Bir hadîs-i flerîfde buyurulmufltur: "Befl fley vard›r ki, bunlar kardefline karfl› müslümana vacib olur; Verilen selam› almak, aks›rana teflmit (hay›r dua) etmek, davete gitmek (icabet etmek), hastay› ziyaret etmek, cenazelerin arkas›ndan gitmek"

Müslümanlar kendi aralar›nda, ahirete göçmüfl olanlar›n, özellikle yüksek alimlerin ve salih kimselerin, mezarlar›n› zaman zaman ziyaret ederler, onlar› rahmetle anarlar. Bu da bir vefakarl›kt›r, de€er bilmedir. Bir hadîs-i flerîfde beyan olundu€u üzere, mezarlar› ziyaret etmek ölümü hat›rlat›r, uyanmaya sebeb olur. Onun için kabirleri sayg› ve ibretle ziyaret etmeli, insanl›€›n ac›kl› sonucunu düflünerek gaflet içinde yaflamaktan kaç›nmal›d›r.

22- Müslümanlar›n mezarl›klar›n› ziyaret etmek.

Bir müslüman, din kardeflinin davetine uyar, ziyafetinde bulunur. Böylece aralar›ndaki sevgi ve yak›nl›k artm›fl olur. Bir hadîs-i flerîfde buyurulmufltur: "Sizden birinizi, kardefli dü€ün yeme€ine veya baflka bir fleye ça€›rsa, ona icabet etsin." Yeter ki, ziyafet yerinde haram bir fley bulunmas›n. Çünkü bir müslüman, haramlar›n ifllenece€ini bildi€i bir yere gidemez. Ancak o haramlar› engelleyebilecekse veya kendisine sayg› için ifllenmeyecekse, gidebilir.

23- Ziyafetlere (davetlere) icabet etmek.

28

29

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

IV. BÖLÜM
ÂDÂB-I MUÂfiERET KURALLARI 1. YEME VE ‹ÇMEN‹N ÂDÂBI A . Yemekten önce :
Herfleyden önce helal ve temiz olan fleylerden yemek, flüpheli fleylerden kaç›nmak,

• Yeme€i az al›p hepsini bitirmeye çal›flmak. • Yafl ve fazilet bak›mdan üstün olan kifliden önce yeme€e bafllamamak • Mümkün oldu€unca aile bireylerinin kat›l›m› ile sofraya oturmak, • Yemekte susmay›p, güzel fleylerden bahsetmek, • Ev sahibi iken sofrada misafirlerle birlikte bulunmak, misafire afl›r› ›srarda bulunmamak, • Misafirin sofrada serbestçe yemesine imkân tan›mak, • Birlikte yemek yedi€i kimseleri tiksindirecek söz ve davran›flta bulunmamak. • Kendi yeme€i ile meflgul olup, baflkalar›n› utand›racak flekilde onlar›n yemelerini incelememek.

Elleri y›kamak, sofraya edepli bir flekilde oturmak ve edebi sonuna kadar muhafaza etmek.

B . Yemek esnas›nda
• • • • • • • • •

• Besmele ile bafllamak • Haz›rda olan yemekle yetinmek, çeflitli yemek istememek.

C. Yemekten sonra

• fiükür ve dua etmek, • Yemek sahibine ve yeme€i piflirene iltifat ve teflekkür etmek, • Ellerini y›kamak. • Besmele çekerek bafllamak, • Sa€ elle içmek (zaruret halleri d›fl›nda),

Ac›kmadan sofraya oturmamak. Sa€ el ile yemek. Lokmay› küçük al›p iyice çi€nemek, Yemek seçmemek, be€enmemezlik etmemek, Fazla s›cak yememek, Acele etmemek, A€z› höpürdeterek, flap›rdatarak yememek, Önünden yemek, A€z›nda lokma varken konuflmamak, gülmemek,

D. ‹çme adab›:

• Otururarak içmek, ayakta yaslanm›fl vaziyette veya yürürken içmemek, • Üzerine damlamamas›na dikkat etmek, • ‹çece€i fleyin içine üflememek, ‹çece€ini üç nefeste içmek.

30

31

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

2. Ziyafet Adâb› Davet:
• Davette gösteriflten kaç›nmak, • Özellikle fakirleri davet etmek, • Akrabalar› s›ras›yla ça€›rmak, • Davetsiz misâfir durumuna düflmemek, • Komflular› yeme€e ça€›rmak veya piflenden onlara da göndermek.

2. ALIfi VER‹fi ÂDÂBI
flüpheli fleylerden de kaç›nmak.

• Dünyal›k kazanca aldanarak, ahiret hayat›n› unutmamak, • Yaln›z haramlardan de€il,

B . ‹câbet (kabul)

• Zengin-fakir seçmeden herkesin davetine kat›lmak, • Mesafe uzakl›€›n› bahane etmemek, uzak-yak›n demeden kat›lmak, • Günaha vesile olacak davetlere kat›lmamak, • Sadece karn›n› doyurmak gayesiyle de€il, davet edenin sevap kazanmas› niyetiyle davete kat›lmak, • Güzel giyinerek imkân ölçüsünde hediye ile gitmek, • Ziyâfete giderken izinsiz baflkalar›n› da götürmemek. • Ev sahibinin misafirleri kap›ya kadar güler yüzle u€urlamas›, • Misafirin de her ne olursa olsun memnuniyetini ifade ederek ayr›lmas›, • Misafirin, ev sahibinin iznini almadan ayr›lmamas›, • Misafirin, ev sahibinin teklifi olmadan, yemeklerden bir k›sm›n› isteyerek götürmeye kalk›flmamas›.

C. Ziyâfetten dönüflte:

• Ayn› mal› birden fazla kifliye satmamak, • Haram olan maddelerin al›m-sat›m› ile u€raflmamak, • Mal sahibinin izni olmaks›z›n mal›n› almamak veya satmamak, • Mal› gere€inden fazla övmemek, • Al›fl-veriflte yeminden ve manas›z sözlerden kaç›nmak, • Sat›lacak mal›n özürlü yönlerini aç›klamak, kusurlu ve gizli yanlar›n› örtmemek, • Geçerli bir nedenle ticarî anlaflmay› bozmak için gelen kimseyi reddetmemek, • Faiz ve faizli ifllemlerden kesinlikle kaç›nmak, • Bütün anlaflmalar› yaz›l› olarak yapmak, • Karaborsac›l›ktan sak›nmak, • Tart› ve ölçüde hile ve eksiklik yapmamak, • Müflteri k›z›flt›rmamak, • Borç para vermek, borçluyu s›k›flt›rmamak, • Borcu hakk›yla ve zaman›nda alacakl›n›n aya€›na gidip memnuniyetini ifade ederek ödemek, • Al›c›n›n ve sat›c›n›n birbirine kolayl›k göstermesi, • Ortaklar›n birbirine ihanet etmemesi.

32

33

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

‹slâm dini, hem maddî, hem de manevî temizli€e büyük bir önem vermifltir. Bu, iki k›s›m temizlik aras›nda büyük bir ilgi vard›r. Bunlardan biri di€erinden ayr›lmaz. Maddî kirlerle pislenen bir vücudu, bir elbiseyi, bir yeri temizlemek önemli bir görev oldu€u gibi, günah denilen manevî kötülüklerle kirlenmifl bulunan bir ruhu temizlemek de ayn› flekilde önemli bir görevdir.

3. TEM‹ZL‹K ÂDÂBI

Her güzel davran›fl gibi, temizlik al›flkanl›€› da ailede kazan›l›r. Temizlik konusunda titiz olan ailelerin çocuklar› da hemen ilk anda d›fl görünüflleriyle belli olurlar. Temizli€in fakirlik ve zenginlikle do€rudan bir ilgisi yoktur. Temizlik bir görgü, bir al›flkanl›k meselesidir. Bu güzel vasf› kazanabilmek, manen ve madden temiz olabilmek için afla€›daki kurallara, âdâba uymam›z gerekir. Temizlik genel anlamda ikiye ayr›l›r : A. Manevî temizlik B. Maddî Temizlik Kalbi kötü inançlardan temizlemek, güzel niyetlerle süslemek, nurland›rmaya çal›flmak azalar› kötü huylardan temizlemek, günahlardan temizlemeye gayret etmek, manevî temizli€in gerçekleflmesinde önemli hususlard›r. Bu hususlardan baz›lar›n› flu flekilde s›ralayabiliriz:

• Namaz›, orucu terk etmemek, • Allah yolunda çal›flmaktan kaç›nmamak, • Anne – babay› üzmemek, • Yalan yere flahitlikte bulunmamak, • Yalan yere yemin etmemek, • Faiz yememek, • H›rs›zl›k etmemek, • Rüflvet almamak, vermemek, arac› olmamak, • Zinâ yapmamak, Bu günahlardan sak›nan insan manevî yönden temizli€e kavuflmufl olur.

B. Maddî temizlik:

A. Manevî temizlik :

• Yüce Allah’a inanmak, • Yüce Allah’a ortak koflmamak, • Kesinlikle sabit olan bir dini hükmü inkar etmemek, • Allah’›n rahmetinden ümit kesmemek, • Günah üzerinde ›srar etmemek, ifllenmiflse hemen tövbe edip bir daha ifllememek,

• Tuvalet ihtiyac›n› giderirken dikkat edilecek husular Tuvalette: • Tuvalete sol ayakla girip sa€ ayakla ç›kmak, Ayakta de€il , oturarak ihtiyaç gidermek, • Banyo yapt›€›, y›kand›€› yerde tuvalet ihtiyac›n› gidermemek, • Ayet ve hadis yaz›l› bir fleyi yan›nda bulundurmamak, • Girmeden önce “Eûzü Besmele” çekmek, mümkünse her türlü pislik ve fleytan›n flerrinden Allah’a s›€›n›r›m.” demek, • Ç›kt›ktan sonra da Allah’a flükretmek, • ‹htiyac›n› gidermek için oturmadan, su vb. temizlik malzemelerini haz›r etmek, • Öksürmek, yürümek, oyluklar›n› s›k›flt›rmak gibi hareketler yaparak damlan›n sonunu getirmek (istibra), • Tuvalette mecbur kalmad›kça konuflmamak, flark› söylememek, yaz› yazmamak,

34

35

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

• Tuvalette otururken avret yerine ve ç›kan d›flk›ya bakmamak, • Tuvalet tafl›n› kirletmemek, kazayla kirlenecek olursa bol su ve f›rça yard›m›yla mutlaka temizlemek, • ‹htiyaç bittikten sonra sol el yard›m›yla avret yerlerini y›kamak, suyun s›çramamas›na dikkat etmek, • Tuvalet ka€›d› kullanmak, • Tuvaletten ç›kt›ktan sonra sifonu çekmeyi unutmamak, girecek kifli için temiz b›rakmak, • Ç›kt›ktan sonra sabun ile elleri bol su ile iyice y›kamak. Aç›k arazide: • ‹nsanlar›n göremeyece€i tenha bir yeri seçmek, • Günefle, aya, k›bleye karfl› önünü veya arkas›n› dönmemek, • ‹nsanlar›n oturaca€›, geçece€i yerlere tuvalet ihtiyac›n› gidermemek, • Suya abdest bozmamak, • A€açlar›n alt›na tuvalet ihtiyac›n› gidermemek,, • Üzerine s›çramamas›na çok dikkat etmek, • Rüzgâra karfl› tuvalet ihtiyac›n› gidermemek.

önce banyo yapmay› al›flkanl›k haline getirmek, guslü gerektiren durumlarda geciktirmeden banyo yapmak. • Beden temizli€i yaparken mahremiyet esaslar›na dikkat etmek.

Çevre temizli¤i:

• Çöpe at›lacak fleyleri rastgele sa€a-sola atmamak, mutlaka çöp kutusuna atmak,

• Yerlere tükürmemek ve sümkürmemek • Tuvalet vb. ortak kullan›m alanlar›n› kirletmemek, • Kuru yemifl vb. yiyeceklerin kabuklar›n› çevreye atmamak, • Özellikle park, bahçe, piknik alanlar›nda yenilen ve içilen art›klar› çöp kutular›na atmak. • Duvar, kap›, metro ve otobüslerde yerlere yaz› yazmamak, resim çizmemek.

Beden temizli¤i

• Bafl, saç ve sakal temizli€i, • Kulak, burun, difl ve a€›z temizli€i,

• T›rnaklar›n› uzamadan kesmek, • Koltuk ve kas›k altlar›n› temizlemek, • Hamama veya havuzlara girdi€inde avret yerini açmamak ve kimseye göstermemeye dikkat etmek, • Mendil kullanma al›flkanl›€› kazanmak, • S›k s›k banyo yapmak, özellikle Cuma namazlar›ndan

36

37

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

4. YOLCULUK ÂDÂBI

• Yolculuk s›ras›nda gerekli olan malzemeleri yan›nda bulundurmak,

Misafirin uymas› gerekenler:

• Yola ç›karken uygun bir arkadaflla yola ç›kmak üç kifli iseler birisini baflkan seçmek, • Gruptan ayr›larak tek bafl›na dolaflmamaya özen göstermek, • Yolculu€a ç›karken yolculuk dualar›n› veya Ayetel-Kürsî, ihlas, felâk ve nâs surelerini okumak, • Dönüflte çoluk çocu€una ve yak›nlar›na imkânlar dahilinde hediyeler getirmek, • Yolda zikir etmeye ve Kur’an okumaya devam etmek, ibadetlerini aksatmamak, • Yolculuk esnas›nda trafik kurallar›na uymak. Misafir kelimesi, Arapça’dan dilimize geçmifl, “seferi olan, yolcu, konuk” anlamlar›na gelir. Bizler toplum olarak misafir a€›rlamay› ve misafirli€e gitmeyi seven insanlar›z. Kültürümüzün en önemli parçalar›ndan biri olan misafirlik hususunda belli bir âdâb oluflmufltur. Ancak günümüzde flehirlerin büyümesi, televizyonun yayg›nlaflmas› vb. nedenlerden ötürü misafirperverlik bilinci günden güne zay›flam›flt›r. Bu güzel de€erleri kaybetmemiz hâlinde, toplumdaki huzurun azalaca€›n›, insanlar›n birlik ve beraberliklerinin bozulmaya yüz tutaca€›n› düflünmeliyiz. Bu nedenle misafirlik gibi bu güzel kültürel de€erlerimizi yeniden canland›rmaya çal›flal›m.

• Gelece€i zaman› belli bir süre önceden bildirmek, davetsiz misafir durumuna düflmemek.

5. M‹SAF‹RL‹K ÂDÂBI

• Güzel giyinip, görünüflüne çeki-düzen vermek. • Umumi yerler hariç, izinsiz ve selâms›z girmemek, yemek saatlerinde gidilmemesine özen göstermek. • Ziyaret saatini ayarlay›p, ne erken ne de geç kalmamak, randevu saatine uyarak zaman›nda gitmek. • Misafirli€e gidecek olan›n, evinde biraz yiyip gitmesi, s›rf yemek yemek için gitmedi€i belli olmal›, ev sahibini memnun etmek için gitti€i anlafl›lmal›. • Önüne gelen yeme€i yemek, be€enmezlik etmemek, gelen yeme€i ay›plamamak, bir kusur varsa söylememek, sevmese bile az da olsa yemek yemeye çal›flmak, ancak perhiz vb. durumu varsa uygun bir dil ile ev sahibine iletmek. • Gitti€i evde izinsiz olarak sa€a-sola dalmamak, ev sahibine tabi olmak, s›k›nt› vermekten, ev sahibine yük olmaktan çekinmek. • Gösterilen yere oturmak, s›k s›k yer de€ifltirmemek, ev sahibine muhalefet etmemek. • Mümkün oldu€unca aç›lan kap›n›n karfl›s›na oturmamak, oldu€unca edepli oturmak. • ‹mkan ölçüsünde gidece€i yere hediye götürmek. • Yat›l› olarak gitti€i yerde yük olmamaya dikkat etmek, üç günden fazla kalmamaya özen göstermek, ev sahibinin samimi ve ›srarc› durumunda bu süreyi uzatmak. • Her ne olursa olsun, ayr›l›rken gönül hofllu€u ve memnuniyetini ifade edecek flekilde ayr›lmaya dikkat etmek, ev sahibinin müsaadesini almadan ç›kmamak.

38

39

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

• Misafiri güzel bir flekilde, güler yüzle karfl›lamak, hal ve hat›r›n› sormak, büyükse elini öpmek, • Misafiri, misafir odas›na yerleflince bir süre yaln›z b›rakmak, • Misafire yataca€› oday›, tuvaleti, abdest alaca€› yeri ve k›bleyi göstermek, • fieker, gül suyu, meflrubat, mevsime göre flerbet ya da meyve suyu, kahve çay vb. fleyler ikram etmek, • Misafir ile konuflurken sözünü kesmemek, alaya ve hafife almamak, nazik ve kibar bir üslup ile konuflmak, • Yemek haz›rlamak için telafllanmadan, sessizce evde olanlar›n en güzellerinden bir sofra haz›rlay›p ikram etmek, • Sofraya davet ederken “Buyurmaz m›s›n›z?” gibi tatl› bir dil kullanmak, • Yemekte misafirle ilgilenmek, yeme€e teflvik etmek ancak çok ›srarc› olmamak, • Misafirin rahat edebilmesi için her türlü tedbiri almak, • Misafiri evin d›fl kap›s›na kadar güler yüzle u€urlamak, tekrar gelmesi temennisinde bulunmak.

Ev sahibinin uymas› gerekenler

• Giyim ve kuflam›na önem vermek,

6. KONUfiMA ÂDÂBI
• Fazla konuflmamak, • ‹pli€e dizilen inciler gibi tane tane, aç›k, yuvarlamadan konuflmak, • Sözler aras›nda ara verip dinleyenlerin anlamalar›na veya ezberlemelerine f›rsat tan›mak, • Lüzumsuz, bofl fleyler konuflmamak, faydas›z tart›flmala-

Genel Kurallar

ra girmemek, • Kesinlikle kötü ve argo söz konuflmamak, • Hep hak ve do€ru olan› konuflmak, • Gerekiyorsa söylenmesi zorunlu olan fleyleri dolayl› olarak anlatmak, ciddî konular› suland›rmadan ciddî bir flekilde aç›klamak, • ‹smini bilmedi€imiz birini “Hey...” diye ça€›rmamak; duruma göre “O€lum, k›z›m, evlâd›m, kardefl...” gibi sözcüklerle seslenmek, Yafl›tlar›m›za ve bizden büyüklere “siz” diye hitap etmek, • Konuflurken masaya vurmamak, elde bir nesne ile oynamamak, • “De€il mi ama?”, “Hakl› de€il miyim?” gibi sözlerden sak›nmak, • Jest ve mimiklere dikkat etmek, yersiz ve zamans›z davran›fllarda bulunmamak, • Konuflmay› dinleyenlerin esnedikleri, saatlerine bakt›klar›, gözlerini gezdirdikleri anlafl›l›nca, konuflmay› k›saca özetleyip teflekkür ederek kapatmak, • Bir istekte bulunurken “Lütfen” sözünü kullanmak, • Hatal› bir söz kullan›ld›€›nda özür dilemek, • Bir teklif veya fikri reddederken dahi özür dilemek, nezâketi elden b›rakmamak, • Yap›lan iyili€e, gösterilen nezâkete teflekkür etmek, • “Teflekkür” sözcü€ünü tebessümle birlikte kullanmak, • Size teflekkür edene mutlaka karfl›l›k vermek, • “Çok hakl›s›n›z”, “Çok do€ru söylüyorsunuz”, “Tamamen reddediyorum”, “Amma saçmal›yorsun”, “Amma da at›yorsun”, “Ne ilgisi var?” gibi k›r›c› ve alay kokan cümleleri kullanmamak, • Konuflurken dikkatli olmak.

40

41

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

Telefonda

• Ne h›zl›, ne de yavafl konuflmamak, anlafl›l›r bir tarzda konuflmak,

Sohbet esnas›nda

• Her insana sayg›l› olmak, • ‹nsanlara lây›k oldu€u flekilde davranmak,

• Baflkalar›n› rahats›z edecek flekilde ba€›rarak konuflmamak, • Telefon çald›€›nda zil sesi bitince ahizeyi kald›rmak, • Ahize kald›r›ld›€›nda kendinizi takdim ederek bafllamak, • Bir yer telefonla arand›€›nda karfl› taraftan ses gelmiyorsa “Kiminle görüflüyorum efendim?” demek veya “Oras› filan yer mi?” diye soru yöneltmek, • Arand›€›n›zda, kendinizi takdim etmenize ra€men karfl› taraf kendini takdim etmezse, “Özür dilerim, kiminle görüflüyorum?”demek, • Yanl›fl numara çevrildi€inde, nazik bir dille durumu anlatmak, • Telefonla konuflurken baflka bir iflle meflgul olmamak, • Telefonu genel kurala göre arayan kifli kapat›rsa da, bu hakk› büyüklere vermek, • Aranan kifli yoksa “Bir notunuz varsa alay›m” demek, • ‹ki kifli telefonda konuflurken kulak misafiri olmamak, • Telefonda konuflurken bir fleyler yiyip içmemek, sak›z vb. fleyler çi€nememek, • Acil olmad›kça gece geç saatlerde ve sabah erkenden aramamak, • Büyükleri ararken sekreter kullanmamak, • Baflka birini telefonunu ödünç olarak kullan›rken fazla uzatmamak, flehirleraras› ve milletleraras› konuflma yapmamak, • Telefonda “Ha, h›” sözleri yerine “evet, efendim” sözcüklerini kullanmak, • Telefonun yan›nda not almak için ka€›t ve kalem bulundurmak.

• Büyüklere sayg›l› olmak, meclislerde bafl köfleye oturtmak, tecrübesinden faydalanmak için kendisine fikirler sormak, yanlar›nda söz düflmedikçe konuflmamak, girince aya€a kalkmak, alayl› bir flekilde onlarla konuflmamak, yanlar›nda yüksek sesle konuflmamak, k›zacaklar› davran›fllarda bulunmamak, • Bir sohbet ortam›nda çok soru sormamak, • Bir mecliste oturmak için birilerini kald›rmak yerine uygun bir yere oturmak veya yer aç›l›rsa oraya oturmak, • Gece geç saatlere kadar sohbet etmekten sak›nmak, • ‹ki kiflinin aras›na izinsiz oturmamak, • Bir sohbet meclisine girerken selâm vermek, kalk›p giderken de selâm ile ayr›lmak, • Meclise bir kimse geldi€inde kendisine “merhaba” demek, ilgi göstermek, • Mecliste biri konuflurken di€erlerinin dinlemesi gerekir, • Bir toplant›da bir baflkas›n›n yanl›fl fikre kap›lmamas› için iki kiflinin gizlice konuflmamas›, • Bilgin, büyük kiflilerle oturup kalkmay›,sohbet etmeyi al›flkanl›k haline getirmek, • Bir mecliste otururken, yafl›ndan dolay› yafll›ya, ilminden dolay› alime, idarecili€inden dolay› idareciye yer ay›rmak, • Meclislerde Allah’› zikretmek, do€ru yolu göstermek, gözleri haramdan sak›nmak, • Meclislerde söylenen güzel fleyleri yapmak, kötü olanlar› da terk etmek suretiyle teoriden prati€e geçmek için gayret göstermek. Sonunda esta€firullah diyerek, yanl›fllara isti€far, ev halk› ve geçmifllere dua ederek ayr›lmak.

42

43

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

7. G‹Y‹NME ÂDÂBI

Kiflinin her yaflta, her zaman derli toplu olmas›, kendine özen göstermesi dikkat edilmesi gereken yerinde bir davran›flt›r.

Her Müslüman için avret yerlerini örtecek flekilde s›caktan ve so€uktan korunmak için elbise giymek farzd›r. Giyinmekten amac›m›z birilerine hava atmak olmamal›d›r. ‹nsan dünyaya ç›plak olarak gelir. Bu dünyaya gelirken insan örtünme ve giyinme ihtiyac› ile birlikte do€maktad›r. ‹flte biz insano€lunun giyinirken dikkat etmemiz gereken âdâb› flöyle özetleyebiliriz: • Bütçemizi s›k›nt›ya sokmayacak flekilde elbisemiz ne çok pahal› ne de çok basit olmamal›, orta dereceli olmal›, • Hangi k›yafeti nerde, ne zaman giyece€ini bilmek, • K›yafet seçiminde yafl›m›z› göz önünde bulundurmak, • Elbisenin boy olarak topuklar› geçip yerlerde sürünmemesi, • fiatafatl›, baflkalar›n› dikkatini çekici de€il, sade ve temiz giyinmeye özen göstermek, • Boyas›z ayakkab›, ütüsüz etek veya pantolon, dü€mesi kopuk gömlek veya elbise ile dolaflmamaya dikkat etmek, • Aksesuar olarak erkeklerin alt›n de€il, gümüfl yüzük takmas›, • Elbiseyi sa€dan bafllayarak giymek, • Yeni elbise giydi€i zaman, eskisini yoksullara vermek, • Erkeklerin ibadetlerde bafllar›n› takke, sar›k vb. fleylerle örtmesi, • ‹fl k›yafeti ile evde oturmamak, ev k›yafeti ile de ifle gitmemek, • Ne giyilece€ine herkesin kendisinin karar vermesi, ancak bu kararlar› verirken inanc›, ahlâkî de€erleri, örf ve âdetleri dikkate almamak, • Erkeklerin bayan k›yafeti, bayanlar›nda erkek k›yafeti

giymemeleri, • Kendi kültürüne göre giyinmeye dikkat etmek, baflka kültürlerin etkisinde kalarak toplumda komik duruma düflmemeye özen göstermek, • Baflkalar›na hava atmak, böbürlenmek,kibirlenmek gibi duygulara kap›lmadan birlikte yaflad›€›m›z di€er insanlar› hor görmemeye özen göstererek giyinmek, • Elbiseyi giyinmekten maksad›n, avret yerlerini örtmek, s›cak ve so€uktan korunmak, baflkalar›ndan gelebilecek ezay› def etmek ve güzel görünmek oldu€u fluuruna varmak, • Dar, fleffaf ve ince elbiseler giymemek, • Herkesin tek tip giyinmeleri mümkün olmayaca€›ndan genel ahlâk ve inanç kurallar›na ters düflmeyecek flekilde giyinmek, âdâba en uygun olan›d›r.

8. Z‹YARET ÂDÂBI

Arapça’dan Türkçe’ye geçmifl olan bu kelimenin sözlük anlam›: “Birini görmeye, biriyle görüflmeye gitmek”tir. Dinî terminolojide özel bir anlam› vard›r. ‹bret almak için, sevap kazanmak amac›yla baz› kutsal yerleri veya kiflileri görmek manas›na gelir. ‹nsan, dostlar›n› tatl› ve sevinçli günlerine ortak oldu€u gibi, ac› ve üzüntülü günlerini de paylaflmal›d›r. Ac› olaylar karfl›s›nda dost ve akrabalar›n›z› teselli edip manevî destek vermek, sevinçli anlar›nda da birlikte olup onlarla neflelenerek maddî ve manevî destekte bulunmak bir insanl›k görevidir. Ziyaret, bir anlamda sosyal iliflkilerin sürekli olarak canl› tutulmas›d›r. ‹nsanlar baz› yerleri ve kimseleri çok çeflitli nedenlerden dolay› ziyaret ederler. Bunlardan önemli olan ziyaretleri ve âdâb›n› görelim:

44

45

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

1- Do¤umda:

Aileye ve yak›nlar›na “mübarek olsun” ziyaretine gitmek Yeni do€um yapm›fl anne ve çocu€unu görmek için giderken uygun hediyeler götürmek, Do€um yapan kad›na, anne, baba, kardefl gibi birinci derece yak›nlar› taraf›ndan büyük hediyeler sunulmas›, Ziyaret esnas›nda “ad› ile yaflas›n”, “Allah, anal› babal› büyütsün”, “Allah ba€›fllas›n”, “inançl› yaflas›n”, “mürüvvetini göresin” gibi dilek, temennil ve dualarda bulunmak. Müslüman toplumlarda erkek çocu€un sünnet olmas› flart koflulmaktad›r. • Çocu€u ergenlik ça€›na gelmeden önce sünnet ettirmek, • Onun için maddî imkânlar ölçüsünde kutlama yapmak, • Sünnet dü€ününde ziyaretçilerin “maflallah”, “Yetifltirene flükür”, “Dar›s› güveyli€ine”, “Allah dü€ününü de göstersin” vb. Sözlerle dilek ve temennilerini bildirmelerini; çocuklar›n anne, baba, dede ve ninelerinin de “Dar›s› bafl›n›za”, Allah hepinize sevinçli günler göstersin” diye karfl›l›k vermeleri, • Dü€ünde ziyaretçilerin hediye vermeleri, gelememifllerse, daha sonra çocu€un evine giderek gücüne göre alt›n, para vb. hediyeler takmalar›.

4- Bayramda:

1- Sünnette:

Ramazan ve Kurban bayramlar›m›zda bayram namaz›na giden erkekler ve küçük çocuklar namazdan sonra camiye gelen dost, komflu ve tan›d›klarla orada bayramlafl›rlar. Daha sonra; • Önce anne-baba ziyaretinde bulunmak, ellerini öpüp, hay›r dualar›n› almak • Akraba,komflu, dost ve tan›d›k ziyaretlerinde bulunmak, tebrikleflmek, bu güne has, özel, varsa bayraml›k elbiseler giyinmek • Büyüklerin, el öpen küçüklere para, fleker vb. hediyeler vermesi • Ziyarete gelenlere ev halk›n›n ikramda bulunmas›. • Bayram ziyaretlerini oldukça k›sa tutmak gerekir. ‹nsan, dostlar›n›n tatl› ve sevinçli günlerinde yanlar›nda oldu€u gibi, ac› ve kederli günlerinde de yanlar›nda olmal›d›r. Hasta olan dostlar›n›n, yak›nlar›n›n, komflu ve arkadafllar›n›n uygun zamanlarda yanlar›na giderek ziyaretlerinde bulunmal›d›r. Bunun için de flu kurallara uyulmal›d›r; • Hastan›n sa€l›€›na kavuflmas› için dua etmek, • Ziyareti mümkün oldu€unca k›sa tutmak, • Onlar› sab›rla dinleyip ümit afl›lamak, • Can›n› s›kacak sözlerde bulunmamak, • Pek s›k ziyarete gitmemek, • Hasta yak›nlar›na içtenlikle “Yap›labilecek bir fley var m›?” diye sormak, • Doktor ve di€er görevlilere teflekkür etmek, • Hasta da iyilefltikten sonra, kendini ziyaret edenlere iade-i ziyarette bulunmal›, mümkün de€ilse arayarak ilgisinden dolay› teflekkür etmeli.

5- Hastal›kta:

1- Evlenmede:

Yeni bir ailenin oluflumunda gençlerin bafl›na gelen en önemli aflamalardan biri de evliliktir. Beraberinde bir tak›m sosyal ilifliklerin bafllamas›na ve akrabal›klar›n oluflup geliflmesine yol açar. Evlenme olay› birbirini izleyen bir tak›m aflamalardan oluflur.( Söz, niflan, dü€ün ) Her birinden sonra çiftleri ve ailelerini ziyaret edip kutlamak, Hay›r dua da bulunmak.

46

47

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

• Bir yak›n›m›z›n öldü€ünü duyar duymaz, evine gidip ailesine bir ihtiyaçlar›n› olup olmad›€›n sormak, ilgilenmek, • Onun cenazesinin haz›rlanmas›nda maddî ve manevî destekte bulunmak, • Cenaze namaz›n› k›lmak, • Tabutunu mezar›na kadar üzgün ve düflünceli bir flekilde götürmek, • Kabrine defninde orada bulunup gömülmesinde yard›mc› olmak, • Daha sonra yak›nlar›na baflsa€l›€› dile€inde bulunmak” Bafl›n›z sa€ olsun” “El-hükmü lillah”, “inna lillahi ve inna ileyhi raciun”, “Allah baflka ac› vermesin”, “Allah kalanlara uzun bir ömür versin”, “Mekân› cennet olsun”, “Allah taksirat›n› affetsin” dileklerinde bulunmak, • ‹mkan nispetinde birkaç gün yemek haz›rlay›p cenaze evine götürmek, • Aile ve yak›nlar›n›n yan›nda cenazesinin iyi hâllerini sayarak, onlar› rahatlatmak, Cenaze ç›kan ev halk›na sayg› için, yüksek sesle teyp, radyo ve televizyon dinlememek, ac›lar›n› paylaflt›€›m›z› davran›fllar›m›zla belli etmek.

Baflsa¤l›¤›nda - Taziyede:

• Dünya hayat›n›n sonunu düflünerek ibret al›p, gaflet içinde yaflamaktan sak›nmak. • Halk taraf›ndan büyük olarak kabul edilen kiflilerin mezarlar› (türbe) ziyaret edildi€inde mum yakmak, çaput (bez parças›) ba€lamak, dilek ve istekte bulunmak, adak adamak gibi bat›l inanç ve davran›fllardan kesinlikle sak›nmak.

9- SELÂMLAfiMA VE TOKALAfiMA ÂDÂBI Selâmlaflmada:
Selâm, sayg› ve sevginin bir ifadesidir. ‹nsanlar aras› iliflkileri s›cak tutar. Müslüman olarak “Selâmün aleyküm” veya “Esselâmü aleyküm” dedi€imizde, “Esenlik, huzur ve saadet senin üzerine olsun.” demifl oluruz. Her milletin gelenek ve kültürlerine göre de€iflik Selâmlama flekilleri vard›r. Selâmlafl›rken uyaca€›m›z kurallardan baz›lar› flöyledir: • Selâm verirken, karfl›daki duyacak flekilde söylemek, • Kapal› bir mekana giriflte ve ç›k›flta oradakilere selâm vermek, • Çeflitli yerlerde karfl›laflt›€›m›z yak›nlar›m›za, hal ve hat›r›n› sormadan önce selâm vermek, • Tenha yerlerde karfl›lafl›lan tan›d›k ve tan›mad›k herkese kendi din ve anlay›fl›na göre selâm vermek, • Bir ifl yerine girildi€inde selâmdan sonra “hay›rl› ifller” temennisinde bulunmak, • Selâm verirken, küçüklerin büyüklere, yürüyenin oturana, bineklinin yürüyene, az olan gruptan bir kiflinin çok olan gruba, girenin içeridekilere fleklinde bir s›ralamaya dikkat etmek, Selâm veren kifliye daha güzeli ile karfl›l›k vermek, “ve aley-

Mezarl›k ziyaretinde:

• Yak›nlar›m›z›n, özellikle salih kimselerin mezarlar›n› ziyaret edip duada bulunmak,

• Mezarl›€a girerken, “EsSelâmü aleyküm ya ehlel kubur, ya€firullahu lena veleküm...” diyerek selam vermek, • Özellikle Cuma, arefe ve bayramlarda mezar ziyaretinde bulunup Kur’an okumak,

48

49

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

kümselâm” sözcü€ünü kullanmak “Ve rahmetullah ve berekâtûh” ilâvesinde bulunmak, ‹lgisiz ve duyars›z kalmaktan kesinlikle kaç›nmak, Selâm› ald›ktan sonra, “Burada rahata kavufltun, kendini ferah hisset” anlam›na “Merhaba” demek. Tokalaflmak, selâmlaflt›ktan sonra sadece sa€ veya her iki eli birden kullanarak karfl›s›ndaki kimse ile elleri birlefltirmektir. Bu esnada hâl ve hat›r sorulur, karfl›l›kl› iyi dileklerde bulunulur. E€er tan›fl›kl›k daha samimi ve yak›n ise tokalaflmay› takiben kucaklaflmak da güzel bir davran›flt›r. Bu hususlarda flu kurallara uymal›y›z:

2. Trafikte:

• Trafik ›fl›klar›na dikkat etmek, • Trafik s›k›flt›€›nda korna çal-

2- Tokalaflmada:

mamak, • Size ba€›rana, ayn› flekilde cevap vermeyerek, özür dileyip havay› yumuflatmak, • Tart›flman›n ileri gitmesi durumunda arac›n plakas›n› al›p, polise bildirmek, • Trafik kurallar›na tavizsiz uymak, bu konudaki mevzuat› iyi bilmek, • Varsa yaral›lara ilk yard›m yapmak, acilen ambulans ça€›rmak.

• Eli öpülmesi gereken kimselerle tokalaflmada bulunmamak, • Dinen caiz görülmeyen kiflilerle tokalaflmamak, • Tokalaflma esnas›nda karfl›dakinin elini fazla s›k›p eziyette bulunmamak. • Elleri cebe koyup, sallanarak yürümemek, • Kibirli ve gururlu yürümemek, yürürken acele etme1. Yolda: mek, yol açmak için birilerini itip kakmamak, • Yolda yürürken flark› m›r›ldanmak, sak›z çi€nemek, kuruyemifl vb. fleyler yemekten sak›nmak, • Ya€›fll› havalarda su birikintilerine bas›p kirli su s›çratmamak, • Yola tükürmek veya sümkürmek gibi çirkin davran›fllardan kaç›nmak.

Vas›talarda:

• Binifllerde kad›n, çocuk, yafll› ve engellilere öncelik vermek, • ‹nifllerde de bunun tersini

10. UMUM‹ YERLERDEK‹ ÂDÂB

yapmak, • Araçlar›n kalabal›k olmas› halinde yafll›lara, bayanlara ve engellilere oturacak yer göstermek, • Baflkalar› ile mecbur kalmad›kça konuflmamak. Konuflmak gerekti€inde de sessiz bir flekilde baflkalar›n› rahats›z etmeden konuflmak, • Uygunsuz davran›fllarda bulunmamak.

3. Kapal› Alanlarda:

• Girifl, ç›k›fl, merdiven ve koridorlarda insanlara eziyet vermeyecek flekilde hareket etmemek. • Kad›n, çocuk, yafll› ve engellilere öncelik vermek.

50

51

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

11- A‹LE VE AKRABA ‹L‹fiK‹LER‹NDE ÂDÂB

Evlenen kad›n ve erke€in kültürleri devaml› birbirlerini etkileyerek kendine özgü “Aile görgüsü” dedi€imiz yeni bir sistem ortaya ç›km›flt›r.

Aile hayat› toplumsal varl›€›n bafllang›c›d›r. Aile kurumu bizim kültürümüzde çok önemlidir. Aile fertleri, anne, baba ve çocuklardan ibarettir. Bunlar›n birbirleri aras›ndaki davran›fllar ve uymalar› gereken kurallardan baz›lar›n› görelim:

1- Çocuklar›n anne ve babalar›na karfl›:

• Onlara itaat ve iyilikde bulunmak, • Gönüllerini hofl etmek, onlar›n r›zas›n› almak, onlar› k›zd›rmamak,

• ‹simleri ile ça€›rmamak, • Sözlerini kesmemek, söz aras›na girmemek, • Onlara emredici bir flekilde “yap” ya da “yapma” gibi sözlerde bulunmamak, • “Öf” bile dememek, azarlamamak, • Asla sitemde bulunmamak, • Yapt›klar› iyilikleri unutmayarak sevgilerini muhafaza etmek, • Sevinçlerine ve üzüntülerine ortak olmak, dertlerini paylaflmak, • Haklar›n› gözetip incitmemek için çal›flmak, • Çok ve hay›rl› yaflamalar›n› arzu etmek, Ölüm Durumunda: • Öldüklerinde cenazelerini kald›rmak, • Borçlar› varsa hemen ödemek, • Yüksek sesle yaka-paça y›rtarak a€lamamak, • Meflru vasiyetlerini yerine getirmek, • Onlar›n ruhu için sadaka vermek, nafile ibadetlerin sevab›n› göndermek, • Varl›kl› iseler kurban bayramlar›nda onlar›n hayr›na kurban kesmek, bedel hac yapmak, • Onlar›n sevdi€i yemeklerden fakir ve yoksullara ikram etmek, • Onlar›n dostlar› ile iliflkileri kesmemek.

• Onlar yanlar›na geldi€inde aya€a kalkmak, onlar oturmadan izinsiz oturmamak, • Onlar için dua ve isti€farda (ba€›fllanmalar›n› dilemede) bulunmak, • Onlar›n dostlar›na ikramda bulunmak,ziyaretlerine gitmek, • Verdikleri sözü yerine getirmek, • Hofl söz söylemek, tatl› dil kullanmak, sesini yükseltmemek, • Ac›mak, merhametli davranmak, • Hizmetlerinde bulunmak, • Hürmet etmek, • Zaruret olmad›kça önlerinden yürümemek, • Sert bakmamak, güler yüz göstermek, • Ça€›rd›klar›nda hemen her ifli b›rakarak isteklerine koflmak, • Kaba ve dokunakl› söz söylememek, yanlar›nda çok konuflmamak,

2- Anne ve baban›n çocuklar›na karfl›

• Çocuklar›na güzel isimlerden vermek, • Çocuklar için akika kurban› kesmek,

• Kur’an-› Kerim’i ve namaz k›lmay› erken yafllarda ö€retmek, • Helal kazançla onlar› besleyip büyütmek, helal süt emzirmek,

52

53

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

• Sünnetlerini sünnete uygun merasimle yapmak, • Büyüdükçe önce yataklar›n›, sonra odalar›n› ay›rmak, • Faydal› ilimlerle çocuklar›n› terbiye etmek, • Sevgide k›z-erkek ayr›m› yapmamak, • Sevgi ve flefkatte âdil olmak, • Ac›ma duygusunu ihmal etmemek, • Bir meslek edinip, kazanç temin etmelerine yard›mc› olmak, • Onlara ikramda bulunmak, hediyede eflit davranmak, • Çocuklar›n› öpmek ve kucaklamak, • Bafl›n› okflamak, • Sevdi€ini sözleriyle aç›kça belirtmek, • Çocuklar›n› baflkalar›n›n yan›nda küçük düflürmemek, • Çocuklar›n›n önünde münakafla etmemek, • Onlar›n yan›nda baflkalar›n› çekifltirmemek, • Yerine getiremeyece€i sözler vermemek, • Bir suç ifllendi€inde hemen cezaland›rma yolunu tercih etmemek, aksine o davran›fl›n yanl›fl oldu€unu anlatmak, onlarla konuflmak, • Onlardan yerine getiremeyecekleri isteklerde bulunmamak, • Çocuklar›n s›k›nt›lar›n›, dertlerini paylaflmay› bilmek, • Çocuklar›n› baflkalar› ile k›yaslamamak, • Çocuklar›na psikolojik bask›da ve fiziksel fliddette bulunmamak.

etmek için çal›flmak, surat asmamak, • Sözünü kesip, önüne geçmemek, • Baflkalar›n› yan›nda beyini küçük düflürecek söz ve davran›fllardan sak›nmak kocas›n›n flerefini korumak, • Beyini utand›rmamak, kendisini yabanc›lardan korumaya özen göstermek, • Evini ve mal›n› korumak, izni olmadan evinden bir fley vermemek, israftan kaç›nmak, bulundu€u hale kanaat etmek, • Kocas›n› izin vermedi€i kimseleri evine almamak, izinsiz bir yere ç›kmamak, • Aile s›rlar›n› a盀a vurmamak, efl ve dostuna hatta en yak›n akrabas›na bile söylememek, • Bafla kakmamak, beyinin yapt›€› iyilikleri inkâr etmemek, • ‹htiyac›ndan fazla bir fley istememek, • Kocas›ndan meflru bir sebep yokken boflanmay› istememek.

4- Kocan›n han›m›na Karfl›

• Ailesinin geçimini temin etmek, örfe göre yiyece€i ve giyece€ini sa€lamak, • ‹yi geçinmek, ona karfl› merhametli ve flefkatli davranmak,

3- Han›m›n kocas›na karfl›

• Aile namusunu ve mahremiyetlerini korumak, • Yan›nda yüksek sesle konuflmamak,

• Her fleye itirazda bulunmamak, kocas›n›n gönlünü hofl

• Onun için süslenmek, kendisini sevdirmek, tiksindirmekten sak›nmak, • Söz ve sohbette tatl› ve güler yüzlü olmak, • fiaka ve oyunlar›na kat›lmak, • Onu korumak, özellikle iffet ve namusunu korumak, • Hatalar›n› baflkalar›n›n yan›nda a盀a ç›karmamak, • Do€ruluktan ayr›lmamak, ihanet etmemek, önce kendisi ahlâkl› olmak, • ‹kramda bulunmak, cimri ve müsrif olmamak,

54

55

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

• Afl›r› geçimsizli€e neden olmad›kça affetmek, hofl görülü olmak, • Ay›plar›n› araflt›rmamak, yersiz flüphe ve suizandan kaç›nmak, • Han›m›na ilmihal bilgilerini ö€retmek, önce kendisi uygulamalar› ile örnek olmak, • Evlenirken dü€ün ziyâfeti vermek, • Arada ç›kabilecek ihtilaflarda adâlete riâyet etmek, han›m ve erkek taraf›ndan birer hakem tayin edilip meselenin çözümüne yard›mc› olmak, • Eflinin her türlü hakk›na riayet etmek, onun akraba ziyaretlerine kolayl›k göstermek, • Boflanmakta da edebe riayet etmek, kendisine eziyet ve hakarette bulunmay›p tatl› konuflup yumuflak davranmak, ›slah edici (düzeltici) olmaya çal›flmak, • fiayet boflanm›fl ise, kar›s›n›n s›rlar›n› baflkalar›na anlatmamak.

6- Akraba ile ilgili iliflkilerde

• Yak›nl›k göstermek, aray›p sormak, sevgi ve sayg› göstermek,

• Onlarla dayan›flma içinde olmak, • ‹htiyaç sahiplerine yard›mc› olmak, • Gelmeyenlerine de gitmek, ziyaretlerinde bulunmak, • ‹kramda bulunmak, • Sadaka vermek, • Nefle ve dertlerine ortak olmak. • S›lay› Rahim yapman›n farz, terketmenin haram oldu€u fluuruna varmak. “Ev alma, komflu al” diye bir atasözümüz vard›r. En güzel evler bizim olabilir, ancak orada huzur içinde yaflamam›za katk› sa€layan iyi komflular olmazsa, o ev bizim için hiçbir fley ifade etmez. Günümüzde kaybolmaya yüz tutan komfluluk iliflkilerini yeniden canland›rmak bir insanl›k görevimiz olmal›d›r. Kap›lar›n birbirine yak›n olmas› önemli de€il, gönülleri yak›n etmek için çal›flmal›y›z.

12. KOMfiULARLA ‹LG‹L‹ ÂDÂB

5- Kardefllerin birbirlerine karfl›

• Birbirlerini Allah için sevip saymak, • Yard›mc› olmak,

• Merhamet etmek, • Aradaki kardefllik ba€lar›n› korumak, zedelenmemesi için özveride bulunmak, • Büyük erkek kardefli baba, k›z kardefli de anne mesabesinde görmek, • Durumu iyi olan kardefllerin, durumu zay›f olan kardefllerin ihtiyaçlar›n›n karfl›lanmas› noktas›nda gerekli titizli€i göstermeleri, • Birbirlerinin özel eflyalar›n› izinsiz almamak, • Kitap okunan, ders çal›fl›lan, sohbet edilen odalarda birbirlerini rahats›z etmemek.

Komfluluk iliflkileri hususunda kültürümüzde yer alan temel esaslar yine dinî kaynakl›d›r. Komflular›m›za ne flekilde davranmam›z gerekti€ini belirten bu esaslar› birlikte görelim.

56

57

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

1. Müslüman olan komfluya karfl› âdâp

• ‹kramda bulunmak, • Kötülükte bulunmamak, iyilikte bulunmak, • Yumuflak davranmak, • Yard›m etmek,

2. Müslüman olmayan komfluya karfl› âdâp

• T›pk› bir müslümana davrand›€› gibi davranmak, • Mal, ›rz ve canlar›na zarar vermemek,

• Tedirgin edecek davran›fllardan sak›nmak, • Fakirlerine yard›m etmek, • Hastalar›na ziyarette bulunmak, • Onlarla al›fl-verifl yapmak, • Konuflurken sakin olmak, • Alay etmemek, • ‹nand›klar› fleylere hakarette bulunmamak, • ‹slâm’› tan›tmada zorlay›c› olmay›p, güzel tan›tan durumda olmak, • ‹liflkileri fitneye sebep olmayacak, Müslümanlar›n aleyhine olmayacak flekilde sürdürmek, • Aradaki mesafeyi iyi ve hay›rl› bir flekilde de€erlendirmek. Yard›mda öncelik ana baban›n hakk›d›r. Sonra akrabalar ve komflular gelir. Daha sonra yetimlere, yoksullara, dullara ve di€er ihtiyaç sahibi kimselere yard›m etmek gerekir.

• Selâm vermek, • Fazla lafa tutmamak, onu lüzumsuz yere meflgul etmemek, • ‹€neden ipli€e hâlini incelememek, gerekti€inde yard›mc› olmak, • Hastaland›€›nda ziyaret etmek, • Felâkete u€rad›€›nda taziyede bulunup yard›m›na koflmak, • Sevinçli günlerinde tebrik etmek, • Kusurlar›n› ba€›fllamak, örtmeye çal›flmak, görmezlikten gelmek, • Gizli hallerini araflt›rmamak, • Evine getirdi€ine göz dikmemek, • Ayr›ld›€›nda evini korumak, • Konufltuklar›n› dinlememek, • Mahrem yerlerine bakmamak, kötü gözle bakmamak, • Onunla güzel konuflmak, • Bilmediklerini ö€retmek, • Piflirdiklerinden ona da vermek, • Mal›n›, evini veya bahçesini sataca€›nda önce komflusuna teklif etmek, • Borç isterse vermek, ihtiyac› olursa karfl›lamak, • Ölürse cenazesine kat›lmak, • Dedikodusunu yapmamak, Emaneti geciktirmeden iade etmek,

3. Komflularla yard›mlaflmada âdâp

Yard›m, ödeme gücü olana borç fleklinde olmal›, ödeme gücü olmayana karfl›l›ks›z verme, ba€›fl esas›na dayanmal›. • Faizle borç verme yürürlükten kalkmal›, ibadet fikri ile borç verilmeli. • Borç verirken ihtiyaç sahibini küçük düflürecek söz ve

58

Rahats›z edici davran›fltan kaç›nmak.

59

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

davran›fltan sak›nmal›. • Borç verirken senet yapmal›, iki flahit yan›nda verilmeli. • Yap›lan yard›m, verilen borçlar bafla kak›lmamal›, verildi€ine piflman edilmemeli. • Yard›m isteyene kaba davran›lmamal›, verilmeyecekse güzel bir dil ile cevap verilmeli. • ‹stemeyen gerçek fakir ve yoksullar aran›p bulunmal›. • Yap›lan yard›mlar›n reklam› yap›lmamal›, sadece Allah’tan karfl›l›k beklenmeli. • Fakir ve yoksullara yard›m ederken, ne afl›r› cimri, ne de fazla cömert davranmaks›z›n ikisi aras›nda bir yol izlenmeli. • Zekat› aç›ktan, sadakay› gizli vermeye dikkat etmeli. • Yard›m sadece para vererek de€il, ifl ve düflüncede de olmal›.

• Sürekli en iyi olmaya gayret etmek • Bir konuyu iyice anlamadan di€erine geçmemek • Dersi çal›flm›fl olmak için de€il, anlamak için çal›flmak • Okumak ve ders çal›flmak hakk›nda olumsuz konuflulanlar› dinlememek • Topluma, aileye ve kendine faydal› insan olmak için çal›flmak • Kötü arkadafllardan sak›nmak

ÂDÂB ‹LE ‹LG‹L‹ GÜZEL SÖZLERDEN SEÇMELER

• Karfl›l›ks›z vermek insan›n zînetidir, süsüdür. • Af, iyilik ve ihsanlar›n en yücesidir. • Tevazu (alçak gönüllülük) ilmin eseridir, ilim ise yumu-

13. Ö⁄RENC‹LERLE ‹LG‹L‹ ÂDÂB

• Ö€retmeni can kula€›yla dinlemek • A€›rbafll› olmak • ‹taatkâr, söz dinleyen olmak • ‹stismar etmemek, sayg›s›zl›kta bulunmamak • Ö€retmenin yan›nda yüksek sesle konuflmamak • Söz ve davran›flta ö€retmenin önüne geçmemek • Ö€retmenini küçük düflürecek davran›fllarda bulunmamak • Sayg›s›zl›k yapmamak • Hiçbir flekilde ö€retmenini üzmemek • Derse haz›rl›kl› ve istekli girmek • Anlafl›lmayan hususlar› ö€retmene sormak • Planl› ve programl› çal›flmak

flakl›€› (Hilmi) getirir. • Do€ruluk kerâmettir, yalanc›l›k hor ve hakirliktir, kurtulufl do€ruluktad›r. • Büyüklenmek yok olman›n esas›, alçak gönüllülük emniyet ve flereftir. • Kanâat tükenmez bir hazinedir. Aç gözlülük fakirlik ve zillettir. • Söz vermek, bir hastal›kt›r ki flifâs› sözünde durmakt›r. • Ak›ll› bir kimseye muhâlefet en büyük hatad›r. Ahmak kimseye cevap vermemek en güzel karfl›l›kt›r. • Dil, insan›n ölçüsüdür, terazisidir. ‹yi ve kötü fark edilir. • Yalanc›l›k ve hile, fleytan iflidir. Lâkin surette insand›r. • Dan›flmak sana rahatt›r, ancak dan›fl›lmak ise rahmettir. • Yard›m eyle ki, yard›m olunas›n.

60

61

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

• Kötülük edene iyilik et. • Kendine uygun gördü€ün sözü, baflkas›na söyleyesin. • Güçlü oldukça,kusurlar› ba€›fllay›c› ve ay›plar› örtücü ol. • Özür dileyenin özrünü kabul edesin. Sana eziyet edeni affedip yumuflak söyleyesin. • Senden büyüklere sen itaat et ki, senden küçükler de sana itaat etsin. • En faydal› hazîne, kalplerin seni sevmesidir. Alçak gönüllülük ise sahibini sevdirir. • Güzel ahlâk, sana gelmeyene gitmen, vermeyene vermen, zulmedeni affetmendir. • Baflkas›nda be€enmedi€in kötü huydan sak›n ki, sen de öyle olmayas›n. • Güzel sohbet sevgiyi art›r›r, güzel ahlâk ise her fazîletin asl›d›r. • ‹nsanlarla öyle kaynafl ki, e€er bir baflka yere gidersen seni arayalar; e€er ölür isen seni hat›rlay›p a€layalar. • Birbirini sevmenin sebebi cömertliktir. Kaynaflman›n sebebi vefâd›r. Ayr›l›€›n sebebi ihtilâft›r. Fakirli€in sebebi israft›r. • Selâm vermek, yumuflak konuflmak bütün insanlar›n sevgisini kazand›r›r. • Mal›n› infak eden celîl, ›rz›n› telef eden rezîl olur. • Dili tatl› olan›n dostu çok olur. • Âlime sayg›, Hakk’a sayg›d›r. ‹mama itaat, Mevlâ’ya itaattir. • Kim ki, halk›n s›rlar›n ifflâ edip söyler, Hak Teâlâ da onun gizli ifllerini a盀a ç›kar›r. • Halka iyilik eden, Hak’tan iyilik bulur. • ‹yili€e karfl› iyilik her kiflinin ifli, kötülü€e karfl› iyilik eden er kiflinin iflidir.

• Dostun hatalar›na katlanamayan, ölüm halinde yaln›z kal›r. • ‹nsana teflekkür etmeyen, Hak Teâlâ’ya flükretmemifl olur. • ‹nsanlardan utanmayan Hak’tan da utanmaz. • Sana haber getiren,senden de baflkas›na haber götürür. • Anne ve babas›na itaat eden,kendi evlatlar›ndan itaat görür. • Edep gibi kazanç, ilim gibi fleref olmaz. • Halk›n be€enmedi€i iflleri iflleme ki, hakk›nda iftira görmeyesin. • ‹yilik eden ile kötülük edeni bir tutmayas›n.

62

63

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

II. BAfiLICA AHLÂKÎ GÖREV ve SORUMLULUKLAR:
‹nsan; ruh ve bedenden oluflan bir varl›kt›r. ‹slâm dini, insan› eflref-i mahlukat (en flerefli varl›k ) olarak kabul eder. ‹slâm dini, insan› bedenine ve ruhuna kafl› sorumlu tutar. Birine karfl› sorumlulu€unu yerine getirirken, di€erini ihmal etmesine izin vermez.

dinini nezafet üzerine bina etmifltir. Cennete ancak nezafeti olanlar girecektir.’ (Hadis-i fierif) Maddî temizlik olarak beden, yiyecek, giyecek ve çevre temizli€ine dikkat edilmesi gerekir.

‹nsan›n Kendi Kiflili¤ine Karfl› Görevleri

Beden temizli¤i:

Kur’an-› Kerim’in Maide Suresi’nin 6. Ayet’inde Allah’u Teala belli durumlarda müslümanlara abdest ve boy abdesti almalar›n› emretmifltir. Peygamberimiz (sav) de en az haftada bir kere vücudun y›kanmas›n› ve her türlü kirden ve pis kokulardan ar›nd›r›lmas›n› tavsiye etmifltir. 4

‹nsan›n Bedenine Karfl› Görevleri 1-Temizlik:

‹nsan›n bedene ait görevlerini üç bafll›k alt›nda inceleyebiliriz: Temizlik, Sa€l›k, Kötü Al›flkanl›klardan Kaç›nmak.

Temizlik, sadece abdest ve boy abdesti ile s›n›rl› de€ildir. Müslüman güne temiz bafllamal›.. Saç ve sakal taranmas›na , a€›z ve difl temizli€ine, uzayan t›rnaklar›n kesilmesine, elbisesinin temizli€ine özen göstermelidir. “Kim (sar›msak, so€an gibi kokusu olan) sebzelerden yerse kokusu gidinceye kadar mescidimize gelmesin. Bize eziyet getirmesin”5

‹slâm dini, temizli€e büyük önem vermifltir. Dinimiz temizlik esas› üzerine kurulmufltur. Temizlik maddi ve manevi temizlik diye iki k›sma ayr›l›r. Allah’u Teala inananlar›n hem bedenen hem de manen temiz olmalar›n› emretmifltir: “Elbiseni temiz tut. Kötü fleyleri terk et.” 1 “... Allah da çok temizlenenleri sever.” 2 “ Temizlenen, Rabbinin ad›n› an›p, O’na kulluk eden kimse kuflkusuz kurtulufla ermifltir.” 3 ‘Nezafete (temizli€e) fazlas›yla önem veriniz. Allah ‹slam

Giyeceklerin temizli¤i:

Ku‹slam‘ ›n ilk emirlerinden biri de ‘‘Elbiseni temiz tut‘‘6 emridir. Müslüman inanc›n› temsil eden k›yafetleri, imkanlar› ölçüsünde güzel, kaliteli giyinmeli ve elbisesinin temiz olmas›na özen göstermelidir. ‘‘ Ey Adem o€ullar›! Her secde ediflinizde güzel elbiselerinizi giyin; yiyin için fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez.7
4

Müddesir 74 / 4-5 2 Tevbe 9 / 108 3 A‘lâ 87/ 14-15
1

Yediklerimizin temizli€i sa€Yiyeceklerin l›€›m›z için de çok önemlidir. temizli¤i: Yediklerimizi maddi kirlerden temizleyip y›kad›ktan sonra yenilmesine ya da piflirilmesine dikkat etmeliyiz.

Din Kültürü ve Ahlak sh; 409 Marifet Yay›nlar› Müslim Müdessir 74 /4,5 Araf 7/ 31

5

6

7

64

65

Âdâb-› Muafleret

Âdâb-› Muafleret

‘‘ Ey ‹man edenler! Size verdi€imiz r›z›klar›n temiz olanlar›ndan yeyin, e€er siz yaln›z Allah’a kulluk ediyorsan›z O’na flükredin.8 Yediklerimiz manevi olarak da temiz olmal›. Helâl kazançla al›nmal›. Dinen helâl kabul edilenler yenilip içilmeli. Dinen; haram kazançla al›nan, çal›nt› yiyecek ve içecekler, Allah‘ u Teala taraf›ndan yasaklanan yiyecek ve içecekler manen pis say›lm›flt›r. ‘‘ Ey ‹nsanlar! Yeryüzünde bulunanlar› helâl ve temiz olanlar›ndan yiyin, fieytan›n pefline düflmeyin; Zira fleytan sizin aç›k bir düflman›n›zd›r. ‘‘9

lar›n oluflmas› için sa€lam kafalara ihtiyaç vard›r. Buradan anlafl›l›yor ki, müslüman sa€l›€›n› korumakla sorumludur. Çünkü mü’min sadece kendini düflünen insan de€il, kendisiyle birlikte toplumu da düflünen insand›r. Toplumun kendisine ihtiyac› oldu€unun bilincindedir. ‘Peygamber Efendimiz (sav): “Sa€lam ve kuvvetli bir mü’min Allah (cc) kat›nda zay›f ve güçsüz mü’minden daha sevimlidir” buyurmaktad›r. 13

Çevre temizli¤i:

Müslüman yaflad›€› yerin temizli€ine dikkat etmelidir. Müslüman›n oturdu€u evi ve çevresi, çal›flt›€› yeri, ibadet etti€i yerlerin, okulunun temizli€ine önem vermelidir. Bulundu€u mekanda kendisinden baflka kimse olmasa bile rast gele çöp atmamal›. 10 Ferdin bedene ait görevleri2 – SA⁄LIK nin ikincisi sa€l›€›na dikkat etmesidir. Sevgili Peygamberimiz flöyle buyurmaktad›r. “‹ki nimette insanlar›n pek ço€u aldanm›flt›r: Sa€l›k ve bofl vakit ” 11 Ebu Hureyre’den (ra) rivayet edilen bir hadis-i flerifte: “Resulullah flöyle buyurmufltur: “K›yamet gününde kula sorulacak nimetlerlerle ilgili ilk soru fludur: Sana sa€l›kl› bir beden vermedik mi? Serin sudan içirmedik mi?” (Tirmizi) ‘Bedenin sa€l›kl› olmas›n›n, ruhun ve akl›n sa€l›kl› olmas›nda büyük etkisi vard›r. Bunu eskiler “ Sa€lam kafa, sa€lam vücutta bulunur” fleklinde ifade etmifllerdir.’12 Baflar›l› toplum-

Sa¤l›¤›n Korunmas› için Dikkat Edilmesi Gerekli Hususlar:

• Dengeli Beslenmeye özen göstermek • Mevsim flartlar›na uygun giyinmek • Düzenli uyumak ve dinlenmek

• Düzenli spor yapmak • Günlük s›k›nt› ve stresi yönetmek. Hastal›klardan korunmaya özen gösterildi€i halde hasta olunmuflsa ehil kiflilere ( Doktorlara) gidip tedavi olunmal›. Peygamber efendimiz (sav): “ Ey Allah’›n kullar› ! Tedavi olunu.”buyurmaktad›r. 14

8

Bakara 2 / 172 Bakara 2 / 168 Bkz: Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi: sh, 411 Buhari slami Terbiye / Dr Yusuf El Kardavi: Sh 53

9

10

11

12 ‹

13

Müslim Tirmizi

14

66

67


				
DOCUMENT INFO
Shared By:
Categories:
Tags:
Stats:
views:204
posted:5/18/2009
language:Turkish
pages:34