Docstoc

Sorularla İslamiyet 074

Document Sample
Sorularla İslamiyet 074 Powered By Docstoc
					Allah neden "zina yapmayin" degil de "zinaya yaklasmayin" diyor? Harama bakmama üzerinde niye bu kadar duruluyor? Müstehcen görüntülere bakmaya din ne diyor?
Iste size 18 yasindaki bir delikanlinin aci feryadi: “Muhterem agabey. Bu maili göz yaslari içinde yaziyorum. Bana bir hocam hep Hz. Yusuf’u örnek almam gerektigini söylerdi. Ancak ben onun gibi Rabbime karsi vefali olamadim. Gözlerime ihanet ettim. Onlari kirlettim. Çok pismanim. Simdi o kirleri gözyaslariyla temizlemeye çalisiyorum. Sizden ricam bana dua etmeniz. Cenab-i Hak, Hz. Yusuf hürmetine asrimizin Yusuflarini korusun…” Kur’an, bütün olarak kâinati yaratanin, kâinat içinde insani yaratanin ve insana “görecek gözler” verenin Allah oldugunu hatirlatir ve bize söyle seslenir: “Gözlerini haramdan korusunlar.” (Nur, 24/30) Bu emri veren, insani bu fitratla yaratandir. Insan için en fitri ve en uygun hali, Cenab-i Hak’tan baska kim bilebilir? Kim o fitrati verenin üstünde söz söyleyebilir? Yüce Yaratici, bu emriyle, bizi yaratilisimizin geregi olan bir duruma davet eder. Gözünü haramdan sakinmama, her önüne gelene bakma, Ilahi takdirin uygun gördügü fitratla çelisen bir durumdur. Çünkü insana verilmis sinirsiz duygulari tek bir duygunun emrine verir. Iradesini hükümsüz birakir. Bütün hayatini, bütün dünyasini ve bütün düsüncesini sadece bir yere odaklayan kisilikler ortaya çikarir. Gözlerin harama kaymasinin, imani bir zaafin eseri olup bu zaafi giderek beslemesinin yani sira, insani insanliktan asagiya düsüren bir boyutu da vardir. Zira bütün kâinati saracak duygu ve kabiliyetlerle donanmis olan insani, sehevi arzu ve hislerinin esiri kilmakta; karsi cinsten olanlari da yalniz cinsel bir objeden ibaret göstermektedir. Insan tarifini bu denli bayagilastirmaktadir. “Gözünü haramdan koruma” emrinin manidar bir yönü de, öncelikle içe dönük bir çabayi emrediyor olmasidir. Gerek mü’min erkeklere, gerek mü’mine kadinlara söylenen ilk söz “Gözünüz önüne gelen haramlari ortadan kaldirin” degildir; “Sen gözünü koru”dur. Bu, Kur’an’in önceligi insana veren, dügümü fertlerde çözen genel üslubunun manidar bir yansimasidir. Çünkü problemin kökü, dis dünyada degil, içimizdedir. Iç dünyasi, iman kalesi saglam olan biri, tüm dünya haram tablolarla dolu olsa bile, sarsilip sapmayacaktir. Nitekim, Yusuf (a.s.) kissasi, bunun bir örnegidir. Önünde kendini tüm ziynetleriyle sunan dünyalar güzeli biri karsisinda, Hz. Yusuf’un tavri, gözünü ve sirtini dönmek olmustur. Hz. Yusuf (a.s.), tüm insanliga su dersi vermektedir: Insan, eger gözünün sahibini tanir ve O’nun emrini hakkiyla bilirse, en bastan çikartici manzara bile onu bastan çikartamaz. Göz, göre göre... Tüm sehvani seylerde en kritik nokta, yaklasmaktir. Esik noktasi geçildi mi, gerisi çorap sökügü gibi gelir. Mesela, açik bacaklara bakan bir göz, onunla yetinmez, daha fazlasinin izini sürer. Çünkü gözü haramdan korumama gibi esiklerde, artik iradeyi devre disi birakan, insani kalben ve vicdanen istemese bile günahin son kertesine sürükleyen seytani bir çekim vardir. Hususi bir hayâsizligin genellesmesi görme yoluyla gerçeklesir. Göz göre göre, kural disi olan kural haline gelir; anormal olan normallesir. Gerek mü’min erkeklere, gerek mü’mine kadinlara yönelik gözlerin haramdan korunmasi emri, iste bu umumi yozlasmayi ta basindan kesmektedir. (Metin Karabasoglu) Nur Suresi’nin 30 ve 31. ayetleri, nice mü’minin kalp hanesini yandiran açik saçiklik fitnesi karsisinda, bize imani bir suurlanmaya dayali aydinlik bir çikis yolu sunuyor. Rabbimiz söyle buyuruyor: “(Ey Resulüm), mü’min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakinsinlar, irzlarini korusunlar! Bu, onlar için en uygun olan davranistir. Allah yaptiklari her seyden hakkiyla haberdardir. Mü’min kadinlara da söyle, gözlerini haramdan sakinsinlar, irzlarini korusunlar! Yine söyle ki mecburen görünen kisimlari müstesna olmak üzere ziynetlerini teshir etmesinler. Basörtülerini yakalarinin üzerini kapatacak sekilde örtsünler.” (Nur, 24/30-31) Yukaridaki ayetler erkek olsun kadin olsun bütün Müslümanlara zinanin haram kilindigini bildiriyor. Ayrica, yine hem erkek hem kadinlara, kendilerini zinaya götürecek davranislardan sakinmalari emrediliyor. Yine bu ayetlerden insani zinaya sürükleyen en önemli seyin sehvetle namahreme bakmak oldugunu ögreniyoruz. Hz. Peygamber de bir hadislerinde, “... Gözlerin zinasi sehvetle bakmaktir” (Buhari, Istizan 12) buyurarak harama bakmayi, göz zinasi olarak niteliyor. Islam âlimleri, yukarida mealleri yazili ayetlere ve konuyla ilgili hadislere dayanarak, erkeklerin ve kadinlarin, nikâhli esleri disinda herhangi bir kimseye sehvetle bakmalarinin haram oldugu üzerinde ittifak etmislerdir. Tedavi, sahitlik ve evlenme maksadi gibi, zaruret veya ihtiyaç halindeki bakmalara, fikihta belirtilen sartlar ve ölçüler dâhilinde müsaade edilmistir. Hersey bir “bakis”la baslar

Harama bakis zinanin baslangicidir. Bunun için gözü korumak mühimdir. “Bir bakmadan ne olur” diyerek bu konuda aldirmazlik gösterenler sonunda büyük felaketlerle karsilasirlar. Kasti olmayan ilk bakistan, kisi sorumlu tutulmamistir. Fakat tekrar tekrar bakmak yasaklanmistir. Efendimiz, Hz. Ali’ye, “Ya Ali! (Harama karsi) bakisa bakis ekleme. Birincisi senin için (vebal yoktur; ama) ikincisi aleyhinedir” (Tirmizi, Edeb 28) demistir. Ancak burada hemen sunu da ifade edelim: Buradaki “birinci bakis”, insanin çarsida pazarda yürüyebilmesi için zaruri olarak baktigi yerlerde istemeyerek gözünün rastladigi durumlar için söz konusudur. Insan gözü kapali gezemeyecegine göre, zaruri isleri için, lüzumlu yerlerde kasti degil, elinde olmayacak sekilde rastladigi durumlar birinci bakisa girer. Bu durum, bilhassa Asr-i Saadet için söz konusudur. Ama simdi “Nasil olsa ilk bakis caizdir” deyip sagi solu teftis eder gibi bakarak gitmek dogru degildir. Çünkü zamanimizda aniden ve farkinda olmadan rastlama gibi bir olay yoktur; her tarafta her an harama rastlanmaktadir. Bunun için tüm bakislari kontrol altinda tutmak gerekir. (Cemil Tokpinar, Peygamberimiz’in Diliyle Gençlik, s. 33) Allah “yapmayin” degil “yaklasmayin” diyor! Dinimizde insani kötülüklere iten zaaflar ve aliskanliklar konusunda yasaklayici hükümler bulunmaktadir. Bu hükümlere uyabilenler ahiretlerini kurtardiklari gibi, dünyalarini da kurtariyorlar. Gittikçe yayginlasan olumsuz aliskanliklardan kendilerini ve çocuklarini da muhafaza ediyorlar. Rabbimizin su ikazina kulak verelim: “Zinaya yaklasmayin. Zira o, bir hayâsizliktir ve çok kötü bir yoldur.” (Isra, 17/32) Cenab-i Hak, “Zinaya yaklasmayin!” diyor. “Zina yapmayin!” demiyor. Onun için zinaya vesile olabilecek, davetçilik manasina gelebilecek, tahrik ve tesvikçi görüntülere bakilmasini dinimiz caiz görmez. Çünkü asil mesele yaklasmamaktadir. Yaklasmazsaniz kurtulmaniz kolay olur. Yaklastiktan sonraki gelismelere dayanmaniz zorlasir, atese yaklasanin içine düsmesi gibi bir sonuç çikabilir. Gözler müstehcene nazar etmekten sakinilmali ki hayaller tertemiz olsun, zihinler kirlenmekten korunsun. Mana büyükleri, “Sadece kafa gözlerini kapamakla, sakinmakla kalinmamali, haramlar hayallere dahi alinmamali, hayaller bile korunmali” diyor. Harama bakmama üzerinde niye bu kadar duruluyor? Çünkü bütün günahlar, ahlaki bozulmalar müstehcene bakisla baslar, bakisin israriyla gelisir, sonra fiilî günaha dönüsür. Üstelik gözler baktiklarinin resimlerini de çeker, hayal arsivinde depo eder. Nereye gitse, nerede olsa artik çektigi bu resimler, hayal âleminde gözlerinin önündedir. Ögrenciyse dersine çalisamaz, isçiyse meslegine tam yönelemez, fikir adamiysa zihnini toparlayamaz; derken her konuda gerileme ve düsüs söz konusu hale gelebilir. Bu duruma düsmemek için din, müstehcene karsi yasaklar koyar, mensuplarini böylesine gerilemelere düsmekten kurtarir. Cinsel tahrik amaci olsun veya olmasin Islam’a göre çiplakligin sinirlari içine girecek resim ve film çektirmek ve çekmek haramdir. Bu resim ve filmlere bakmak ve bunlari pazarlamak da haramdir. Haramdir, çünkü dogrudan çiplaklikla resim ve film araciligiyla çiplaklik temelde ayni gayr-i mesru amaca yöneliktir. Fark yalnizca tesir bakimindandir. Bizzat çiplaklik, bilvasita çiplakliktan süphesiz daha tesirlidir. Ancak bilvasita çiplaklikta da yayginlik ve süreklilik vardir. Çiplak resimleri sadece kadin resmi diye sinirlamamak lazimdir. Çiplak resimler kadinin olursa günah, erkegin olursa sakincasiz diye bir sey yoktur. Avret sayilan yerlerin açilmasi ve bakilmasi, kimden olursa olsun haramdir ve günahtir. Ancak haramlik ve günahlik en mahrem noktalara yaklastikça artar ve agirlasir. Güzele bakmak sevap mi, yoksa gözlerin ihaneti mi? Güzel nedir, güzel kimdir, güzel kime göredir, güzel kimin içindir? Güzel, nefsin hoslandigi nesne midir? Yoksa güzel, kalbin akl-i selimle marifet ve ilim devsirdigi sey midir? Baslikta sordugumuz soruyu bu sorular çerçevesinde ele almamiz gerekir. Bunlardan birincisi kötülügü emreden nefsin güzeli, ikincisi kalbin ve gönlün güzelidir. Birincisinde nefis, gördügü güzele kendi hesabina bakar ve çirkinlestirir. Ikincisinde kalp ve gönül, gördügü güzele Allah hesabina bakar ve daha da güzellestirir. Birincisinde nefsin çikis noktasi kendi açisidir, niyeti ve nazari kendi zevkidir ve sinirsiz arzularidir. Burada göz bir tahrik âleti derecesine inmistir. Bu bakista hayir yoktur. Bu bakis sükürsüzdür, nankörcedir; bundan dolayi haramdir. Namahrem açik da olsa, örtülü de olsa, güzel de olsa, çirkin de olsa, ona nefis hesabina bakmak haramdir. Ikincisinde kalbin ve gönlün çikis noktasi, niyeti ve nazari Allah’in sonsuz güzelligine ulasmaktir; yaptigi is ilim, marifet ve sükürdür. Gayesi Allah’in rizasini tahsildir. Üstad Bediüzzaman’a göre, burada göz, her seye gözün yaraticisi hesabina bakar, her seyi güzel görür, büyük kâinat kitabinin

okuyucusudur, Allah’in sanat mucizelerinin bir seyircisidir ve yeryüzü bahçesindeki rahmet çiçeklerinin mübarek bir arisidir. (Sözler, 6. Söz, s. 55) Bu ikinci yaklasimda her sey güzeldir. Bu bakista lütuf da güzeldir, kahir da güzeldir. Huzur da güzeldir, bela da güzeldir. Göz, Kur’an gibi, “Allah her seyi güzel yaratmistir” (Secde, 32/7) der, her tecellide güzellik arar, güzellik bulur. Allah’in isimlerinin ve sifatlarinin eserlerini büyük bir saadet ve huzur içinde izler, görür. Bu bakista kalp Bediüzzaman gibi, “Melekutiyet (esya ve hadiselerin iç yüzü) ve hakikat itibariyle her sey seffaftir, güzeldir” (Sözler, 22. Söz, s. 393) der, Allah’in isimlerinin tecellilerinden ilim, marifet ve sükür bali toplar. Gönül, bu bakista Ibrahim Hakki gibi her tecelli için, “Görelim Mevlâ’m neyler, neylerse güzel eyler!” der, Cenab-i Hakk’in tasarruflarina teslim olur. Nefis hesabina namahreme bakmak sevap degil, günahtir. Nikâhimiz altinda olan güzele ya da bakisi haram olmayan yaratilis, fitrat ve tabiat güzelliklerine Yaratici hesabina bakmak ise sevaptir. Kur’an, haram bakisi “hâinete’l-a’yün/gözlerin ihaneti” sözüyle ifade eder. Cenab-i Allah söyle buyurur: “Allah gözlerin ihanetini de bilir, gönüllerin sakladigini da...” (Mü’min, 40/19) Gözlerin ihaneti ifadesi, Kur’an’in essiz dilinde, gözlerin gizlice harama kaymasi demektir. Burada nefs-i emmare, birer kudret harikasi olan gözleri kendi hesabina kullaniyor. O iki inci tanesini harama yönlendiriyor. Oysa bu esnada gözlerin haram noktaya kayip gidisini Allah görmektedir. Nefs-i emmare ise, Allah’in, gözlerin bakisini görüyor oldugunu ya nazara almiyor ya da unutuyor. Kur’an buna “gözlerin ihaneti” diyor. Müstehcen görüntülere bakmaya din ne diyor? Açik saçik görüntülere bakmak, müstehcen içerikli filmler seyretmek ve buna benzer muhtevada yayin yapan internet sitelerine girmek haramdir. Kur’an iki yerde fuhsiyat, bir yerde açikça zina tabirini kullanarak fuhsiyat ve zinanin yasak oldugunu açikça ifade buyurmustur. “De ki: Gelin Rabbinizin size neleri haram kildigini ben okuyup açiklayayim: O’na hiçbir seyi ortak yapmayin, anneye babaya iyi davranin, fakirlik endisesiyle çocuklarinizi öldürmeyin, çünkü sizin de onlarin da rizkini veren Biz’iz. Kötülüklerin, fuhsiyatin açigina da gizlisine de yaklasmayin! Allah’in muhterem kildigi cana haksiz yere kiymayin! Iste aklinizi kullanirsiniz diye Allah size bunlari emrediyor.” (En’am, 6/151) “De ki: Rabbim o güzel seyleri degil, açigi ile gizlisi ile, bütün fuhsiyati haram kilmistir. Keza her türlü günahi, haksiz tecavüzü ve kendisine tapilmasi hakkinda Allah’in herhangi bir delil bildirmedigi bir nesneyi Allah’a serik yapmanizi, bir de Allah’in emretmedigi birtakim seyleri iftira ederek O’na mal etmenizi haram kilmistir.” (A’raf, 7/33) Ayette bahsedilen açik fuhsiyat genelev, metres, gizli dost vs. hangi yolla olursa olsun zinadir. Gizli fuhsiyat ise insani zinaya götüren seylerin bütünüdür. Zina haram oldugu gibi insani zinaya götüren, gayr-i mesru sekilde sehvet hislerini kamçilayan seyler de haramdir. Nitekim Islam tarihinin baslangicindan bugüne kadar gelen sayisiz Islam fikihçilari meseleye hep böyle yaklasmistir. Ayette fuhus kelimesinin “fevahis” denilerek çogul olarak ifade edilmesi insani zinaya götüren yollarin çoklugunu göstermektedir. Üçüncü ayet ise: “Sakin zinaya yaklasmayin; çünkü o, çirkinligi meydanda olan bir hayâsizliktir, çok kötü bir yoldur.” (Isra, 17/32) Dikkatlice bakilacak oldugunda hemen herkesin rahatlikla yapabilecegi çikarim, ayette sadece zinanin degil zinaya yaklasmanin yasaklandigi gerçegidir. Bu da daha önce ifade ettigimiz zinanin yani sira zinaya götüren yollarin haram oldugunu bir kere daha vurgulamaktan ibarettir. Hadis-i seriflere baktigimizda Allah Resulü, müstehcen manzaralara bakmanin haram oldugunu, gayr-i iradi oldugu için birinci bakmada bir vebal olmasa da ikinci ve daha sonraki bakislarin haram oldugunu söylüyor. (Tirmizi, Edeb 28) Kudsi bir hadiste ise harama bakisin seytanin oklarindan zehirli bir ok oldugu, kisinin bundan sakinmasi durumunda Cenab-i Hakk’in o kisiye bu hareketinden dolayi imaninin tadini kalbinin derinliklerinde hissettirecegi ifade ediliyor. (Münzirî, et-Tergib ve’t-Terhib, III, 63) Diger bir hadis ise umumi: “Hiç süphe yok ki, Allah Âdemogluna zinadan nasibini yazmistir. Buna kesinlikle erisecektir. (Yani kaçis yoktur. Binaenaleyh) gözlerin zinasi bakmak, dilin zinasi da konusmaktir. Nefis temenni eder ve sehvetlenir. Ferc (avret mahalli) de ya bunu tasdik eder ve (yahut da) yalanlar.” (Buhari, Istizan 12) Hadisin bir baska rivayetinde su ilaveler var: “Eller de zina eder, onlarin zinasi tutmaktir. Ayaklar da zina eder, onlarin zinasi yürümektir. Agiz da zina eder, onlarin zinasi da öpmektir. Kulaklar da zina eder, onlarin zinasi da dinlemektir.” (Müslim, Kader 21) Müstehcene bakmak niye zinadir? Buraya kadar anlatilanlardan hareketle cinsellik noktasinda zaafi olan, bunlara baska türlü tatminler arayan kisiler, “Zina olmadiktan sonra bu türlü

bakip etmelerde ne sakinca olabilir, neden bu kadar sert hükümler söz konusu?” diyebilirler. Veya “Neden Kur’an zina ve cinsellik konusuna bu denli sert yaklasmaktadir” diye sorabilirler. Sundan: Öncelikle aile, çok bilinen ifadesiyle, toplumun temelidir. Temeli eger yerinden oynarsa bütün bina sarsilacak demektir. Ailenin ve dolayisiyla toplumun huzurlu ve mutlu bir hayat sürmesi ise eslerden birinin, açikça veya er ya da geç açiga çikacak gizli fuhsiyati ile mümkün degildir. Ikincisi, bilindigi ya da mutlaka bilinmesi gerektigi gibi, Islam eger bir hareketin yapilmasi veya yapilmamasi hakkinda bir hüküm beyan ettiyse onu destekleyen, zemini ona göre hazirlayan veya koruyan hüküm ve düzenlemeleri de beraberinde getirmistir. Dolayisiyla evliligi tesvik ederken, evlenecek çiftlerin birbirine denk olmasi, evlilik öncesi birbirlerini görüp begenmeleri, her türlü temizlige riayet etmeleri, hoslanmadiklari seyleri yapmamalari, kocanin izni olmadan eve yabanci alinmamasi vb. aile mutlulugunu alakadar eden onlarca-yüzlerce konuda direkt emir ve yasaklar sunmustur. Zinayi yasaklarken insanlari zinaya sürükleyebilecek seyleri de yasaklamistir. Söz gelimi; kadin ve erkeklerin cinsel cazibelerini ortaya koyacak biçimde giyinmeleri, süslenmeleri ve o halleri ile toplum içine çikmalari, müstehcenlik, hayâsizlik, kari-koca olmayan kisilerin birbirlerine sehvetle dokunmasi, bakmasi ve benzeri seyler bu cümledendir. Hatta bu hususta o kadar detaya inmistir ki baskalarinin tahrikine vesile oldugu için kadinlarin koku sürünmelerine, kiskirtici bakis, konusma ve gülüsmelere kadar sinirlama getirmistir. Açik-saçik filmler seyretmek, internette insanin sehvani hislerine hitap eden sayfalar arasinda gezinti yapmak bunlardan daha asagi seyler degildir. Üçüncüsü; hadiseye toplumsal açidan baktigimizda genel ahlak ilkelerine göre kamu düzeninin saglanmasi her devletin görevi oldugu gibi, saglikli bir yasam isteyen her toplumun da hakkidir. Zinanin, insanlari zinaya götürecek müstehcenlik basta her türlü cinsel duygulari tahrik eden, cinsel özgürlük deyip fitrata ragmen o duygulara hiçbir sinirlama getirmeksizin serbestisine izin veren düsünce ve uygulamalarin genel ahlak ilkelerine aykiri oldugu ve son tahlilde kamu düzenini bozacagi muhakkaktir. Escinsellikten evlilik disi çocuklara, genelevlerden müstehcen yayinlara kadar, bu çizgi disi seylerin toplum hayatina getirdigi ve götürdügü seyler mukayese edilirse ne demek istedigimiz daha net anlasilir. Iste Islam’in söz konusu cinsellik eksenli sapkinlik ve taskinliklara bu kadar sert hükümler getirmesinin altinda yatan temel esas budur. Aslinda bu hükümlere “sert, serbestiyet tanimiyor, özgürlügü kisitliyor” demektense, “her zaman için kaymanin kaçinilmaz oldugu, alabildigine kaygan bir zeminde insanlara yardim ediyor, ellerinden tutuyor, istikamet kazandiriyor” demek daha uygun olsa gerek... Evli bir insan hayâsiz resimlere niye bakar? Meselenin dinî boyutunu böylece ortaya koyduktan sonra meseleye bir de baska perspektiften bakalim. Imanli bir sine, ahirette burada yaptigi her seyin hesabini verecegine inanan bir gönül, neden bu türlü seylere girer? Sehvani hissin insan olan herkes için tabii ve fitri oldugu bilinen bir gerçektir. Bunu tatmin yolunun da mesru dairede evlilik oldugu kesindir. Evli ve inanan bir insan olmasina ragmen bir erkegin bu türlü seyler içine girmesinin sebebi esiyle tatmin olamamasi, aradigini bulamamasi olabilir. Utanilacak bir mesele oldugu için derdini kimseye açamiyor, belki esiyle dahi konusamiyordur. Zinanin haram olduguna inandigi için de açik-saçik filmlerle bu hissiyatini tatmine çalisiyor olabilir. Bu ihtimali lütfen yabana atmayin. Çünkü cinsel tatminsizlikten dolayi mahkeme kapilarinda kendilerini bulan nice esler var bugün. Evli olduklari halde kocasi ve hanimi disinda gizli dost tutan, metres hayati yasayan veya genelevlere giden kisiler arasinda yapilan anket ve istatistikler bu hususu varsayim ve tahmin olmaktan çikariyor. Tabii, böylesi bir duruma müptela olma sadece erkeklere has bir hastalik degildir. Erkeklere nazaran daha az da olsa bir hanim da mesru olmayan görüntülere bakma hastaligina müptela olabilir. Ama netice degismez. Bir anlamda müstehcen görüntülere siginmanin altinda böyle bir neden varsa yapilacak sey eslerin birbirlerine karsi alabildigine açik ve cesur olmasidir. Beklentilerini, isteklerini anlatmalari ve mesru daire içinde kalarak karsilikli beklentilerini karsilamalaridir. Müstehcen görüntüler, aliskanlik yapar Ama böyle bir problem yoksa o zaman geride baska bir ihtimal daha kaliyor: Kisi psikolojik bir hastadir ve cinsel duygularinda bir sapma yasamaktadir. Zira hayâsiz görüntüler, insanin duygularinin karsi cinse uyandigi veya sehvani hislerinin aklini basindan aldigi gençlik dönemlerinde anlik zevk olarak baslasa da sonra aliskanlik yapmistir.

Uzun yillar müstehcenlige açik bir hayat yasayan insanda bu durum cinsel sapma olusturmus ve o kisiyi sadece bakmakla, görmekle tatmin olan bir insan haline getirmistir. Nitekim bugün toplumumuz içinde bu türlü vakalar hiç de az degildir. Bu tür bir hastaliga maruz kalan bir insan ne yapacak? Aslinda böyle bir durumda yapilacak sey psikolojik tedavidir. Hz. Peygamber’in beyanina göre “imandan bir sube olan hayâ, utanma hissi” (Buhari, Iman 16) de buna mani olmamalidir; çünkü bu gerçekten tedavi gerektiren ve belki de sadece çagimiza mahsus bir hastaliktir. Peki, iman bu konuda yeterli degil midir? Elbette yeterli olmali, psikologa ihtiyaç birakmamali. Zaten simdiye kadar Kur’an’i ve Nebevi degerleri hatirlatmamizin, sürekli onlara vurgu yapmamizin sebebi de bu… Allah’a ve ahiret gününe iman, akil ve irade ile bütünlesmeli ve Islam’in hem de bosluk birakmadan sundugu emir ve yasaklar bütünü hayata tatbik edilerek bu sorun asilmalidir. Bati’nin ve Batili degerlerin ticaret sektörü haline getirdigi bu türden cinsellige prim verilmemeli, cinsel duygularin baskalari tarafindan sömürüsüne engel olunmalidir. (Ahmet Kurucan) Böylece Müslüman fert olarak alni ak ve açik, dik durarak bu hayati sürdürmeli ve ahirette hesabini veremeyecegimiz, bizi Rabbimiz huzurunda amel defterleri açildigi zaman mahcup edecek seyler içine girmemelidir. Kaldi ki bununla insanlik ailesini bugün her zamankinden daha fazla tehdit eden igrenç zevklerin, cinsel sapikliklarin, gayr-i mesru iliskilerin, zina mahsulü çocuklarin, ruhi bunalimlarin, bunlarin sebep oldugu bosanma ve intiharlarin vs. önüne set çekmis oluruz. (Bkz. Gençligin Cinsellik Imtihani, M. Ali Seyhan, NESIL YAYINLARI)

M. Ali Seyhan


				
DOCUMENT INFO
Description: İman Esasları Allah � Peygamberler � �l�m ve Sonrası � Kutsal Kitaplar � Kader � Melekler � Hidayet - Dalalet � İman � Hz. Muhammed � Kur'an � K�f�r metafizikMetafizik Ruhlar � Gayb � B�y� - Fal - Kehanet � Cinler � Şeytan � Vesvese � Dua � İlham - Vahiy insanİnsan Mahrem Konular � İnsan Hakları � Duygular � Hayat yaratılışYaratılış Kainat � Evrim � İlim - Bilim - Teknoloji � Sebepler islamİslam İslam ve Diğer Dinler � Cihad � Mezhep ve Meşrepler � İbadet � Aile � Ahlak � İslam Tarihi � Tasavvuf ve Tarikat � Hayat � Irk�ılık � İlim � Takva � Sahabeler � Cami ve Mescid � Vatan - Devlet - Millet fıkıhFıkıh Namaz � Ramazan - Oru� � Zekat � Hacc - Umre � Ticaret � İ�tihad � Kadın � Haramlar � Faiz muhtelifMuhtelif Ahirzaman � Adalet � Zaman � D�nya � Bela ve Musibetler � H�rriyet � M�zik ve İlahi � İslamın Tebliği � Felsefe � Hayvanlar kaynaklarKaynaklar Kuran-ı Kerim � İslam İlmihali � İslam Tarihi � Dua Mecmuası � Hutbeler makalelerMakaleler Allah (C.C.) � Hz. Muhammed (ASM) � �l�m ve Sonrası � Kur'an-ı Kerim � İnsan - Toplum - Aile � İslam - M�sl�man � Metafizik � Tarih � Fikir Parıltıları � N�kteler - İbretler � Bakış A�ımız � Varlıklardan Allah'a � M�barek G�n ve Geceler � İslam Toplumu ve Medeniyet � İslama Kavuşanlar � D�nya'dan Yansımalar � Kulluk - İbadet � Dosyalar