Filistin Haberleri Vahdet.com.tr
Sivil Cunta Hükümeti İşbaşında
Türkiye'de şu anda işbaşında olan koalisyon hükümetinin cuntacıların baskısıyla ve kumarhanecilerle bazı gazete sahiplerinin yardımıyla kurulduğu yaygın bir kanaat durumunda. Nitekim hükümetin işbaşına gelir gelmez kumarhanelerin kapatılmasına dair kanun teklifini rafa kaldırmasının bu kanaati te'yid eden bir gelişme olduğundan geçen haftaki yazımızda söz etmiştik. Bu haftanın başında da İstanbul defterdarını görevden alması kendisini işbaşına getiren birtakım medya organı (gazete, televizyon vs.) sahiplerine diyet borcu ödediği kanaatini biraz daha güçlendirdi. Çünkü İstanbul defterdarı Türkiye'de uluslararası siyonizmin sözcülüğünü yapan Sabah gazetesine vergi borçlarını zamanında ödemediğinden dolayı 5,5 trilyon lira (yaklaşık 37 milyon dolar) vergi cezası kesmişti. Ancak Sabah gazetesi sahiplerinin bu cezayı ödemek yerine eski Refahyol hükümetinin değişmesi için milletvekili transferlerine maddi katkıda bulundukları söyleniyordu. Şimdi yeni hükümetin işbaşına gelmesiyle birlikte adı geçen gazeteye ceza kesen defterdarın derhal görevden alınması bu söylentiyi doğrulayan bir gelişme oldu. Ancak bu hükümetin işbaşına gelmesiyle birlikte Türkiye'de bunlardan çok çok daha ilginç gelişmeler yaşanmaya başladı. Dışa yansıyan haberlere göre Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde "Batı Çalışma Grubu" adı altında bir komite oluşturuluyor. Bu komite ülke genelinde valiler, kaymakamlar, tanınmış iş adamları, partilerin ileri gelenleri, yazarlar vs. hakkında bilgi topluyor. Bu komitenin asıl amacı ise Refahyol hükümetine karşı bir askeri darbe hazırlığı yapmakmış. Ancak İçişleri Bakanlığı'na bağlı Emniyet Genel Müdürlüğü'nün İstihbarat Dairesi bu darbe hazırlığını ortaya çıkarıyor. Dolayısıyla darbe girişimi başarısız kalıyor. Geçtiğimiz günlerde, söz konusu darbe girişimini ortaya çıkaran İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi'nin eski başkan vekili Bülent Orakoğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı askeri savcısı tarafından tutuklandı. Tutuklanmasının gerekçesi ise ordu içerisine ajan sokmak. Bülent Orakoğlu zaten hükümet değişikliğinden hemen sonra görevinden alınmıştı. Bülent Orakoğlu daha önce de askeri darbe söylentilerinin dolaştığı sıralarda: "Artık askeri darbe yapmak eskisi kadar kolay değil" diyerek birtakım ordu mensuplarının dikkatini üzerine çekmişti. Askeri darbe girişiminin ortaya çıkarılmasına yardımcı olan kişilerden ve İstihbarat Dairesi başkan yardımcısı Hanefi Avcı da görevinden alındı. Öte yandan yine aynı sebepten dolayı eski İçişleri bakanı Meral Akşener hakkında da soruşturma başlatıldı. Eski İçişleri bakanı Meral Akşener geçtiğimiz hafta düzenlediği bir basın toplantısında darbe girişimini ortaya çıkarmanın suç değil görev olduğunu çünkü devletin meşru ve sivil hükümetine karşı darbe yapmanın anayasal bir suç olduğunu, dolayısıyla darbe girişimini ortaya çıkaran Bülent Orakoğlu'na karşı suçlu muamelesi yapmak değil onu bir kahraman olarak ilan etmek gerektiğini dile getirmişti. Basına yansıyan haberlere göre darbe girişiminden Genelkurmay başkanının bile haberi yokmuş. Çünkü hazırlıklar tamamen Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde oluşturulan Batı Çalışma Grubu tarafından yürütülüyormuş. Durum böyleyse Bülent Orakoğlu söz konusu darbe girişimini ortaya çıkarmakla ülkeyi ciddi bir kargaşanın içine itilmekten kurtardı. Ama o şimdi zindanda. Asıl suçu askeri darbe girişimini ortaya çıkarmak. Savcının iddia ettiği suç ise ordu içerisine ajan sokmak. Son günlerin en ilginç gelişmelerinden biri de eski başbakanlardan olan Tansu Çiller hakkında CIA hesabına ajanlık yaptığı iddiasıyla soruşturma başlatılması oldu. İddiayı ortaya atan kişi ise komünist olduğunu söyleyen
ama hakkında CIA ajanı olduğu şüphesi bulunan Doğu Perinçek. Ancak iddiasını ispat edecek en ufak bir belge bile ortaya koyabilmiş değil. Böyle bir durumda hiçbir belge ortaya koyamadan devletin en üst kademesinde görev yapmış bir insanı ajanlıkla suçlayan birinin bizzat kendisi hakkında soruşturma başlatılması gerekirken bugünlerde Türkiye'deki hukuk kurumları delilsiz iddiaları ciddiye alıyor ve Tansu Çiller hakkında soruşturma başlatıyor. Sonuç olarak görülen o ki, yeni hükümetin iş başına gelmesiyle birlikte birtakım hesaplar da gün yüzüne çıkmaya başladı. Ama ne olursa olsun gelişmeleri halkın yakından görmesi fena olmuyor.