1107
Document Sample


Filistin Haberleri Vahdet.com.tr NATO'nun Dünya Polisliği NATO'nun kuruluşunun 50. yıldönümü Amerika'da adeta bir liderler zirvesi niteliği taşıyan görkemli törenlerle kutlandı. 50. Yıl kutlamalarına bu kadar önem verilmesinin asıl amacı başkaydı. Bu amaç kutlamalarda bütün netliğiyle ortaya çıktı ve "Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği" adı altında kendini gösterdi. Bu kimlik anlaşmasıyla NATO'ya dünya polisliği görevinin verilmesi kararlaştırılmış oldu. Bu gelişme karşısında benim de fındık reklamcıları gibi: "Uy demedum mi!... diyesim geldi. Yazılarımızı takip eden okuyucularımızın bileceği üzere gerek Akit'te gerekse Cuma dergisinde yayınlanan yazılarımızda, NATO'nun Kosova operasyonlarıyla ilgili tespitlerimizde, Doğu blokunun dağılmasından sonra NATO'nun da varlık gerekçesini kaybetmeye başladığını ancak varlık gerekçesi ortadan kalktı diye bu örgütün dağıtılmasının da istenmediğini yeni bir varlık gerekçesi oluşturularak devam etmesinin sağlanması için çalışıldığını, "bunun da dünya jandarmalığı" olduğunu dile getirmiştik. Biz dünya jandarmalığı dedik, onlar dünya polisliği dediler ve "Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği (ESDI)" adıyla buna bir şekil de verdiler. NATO'ya verilen bu yeni rol ve söz konusu kimlik anlaşmasına göre artık NATO sadece bir savunma örgütü olarak kalmayacak aynı zamanda bütün sorunlu bölgelere askeri müdahalede bulunma yetkisini elinde bulunduracak. Bu rol ve kimliğin Kosova olayıyla birlikte öne çıkarılması gerçekten düşündürücüdür. Çünkü Kosova meselesi bir insanlık meselesi olmuş ve dünya kamuoyu Yugoslavya yönetiminin bu bölgede sergilediği vahşete müdahale edilmesini onaylamaktan çekinmemiştir. Ama böyle bir gelişme olmadan söz konusu kimlik ve rol gündeme getirilmiş olsaydı belki de dünya kamuoyu bunu onaylamayacak, birçokları karşı çıkacaktı. NATO'nun Kosova krizinin başlangıç döneminde müdahale etmeyerek Yugoslavya vahşetinin bir hayli ileri gitmesini beklemesi de belki dünya kamuoyunun tepkilerinin artmasını sağlamak içindi. Bu sayede NATO'nun müdahalesine daha insancıl ve haklı görünümü kazandırılmıştır. İş bu noktaya gelince de: "Bakın biz bu rolü sadece Kosova meselesine özel kılmak istemiyoruz. İleride benzer gelişmelerin yaşanacağı her yere müdahale etme niyetindeyiz. Ne diyorsunuz?" dendi. Tabii dünyadaki halkların herhangi bir cevap vermesine fırsat verilmeden, nasıl olsa bu soruya herkesin cevabı "evet" olacaktır ön yargısından yola çıkılarak "Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği (ESDI)" devreye sokuldu. Şimdi NATO'nun bu rolünün insanlık açısından ne getireceğini sorgulayalım. Her şeyden önce NATO insanlığa mal olmuş bir kuruluş değil ABD ve Avrupa'nın çıkarlarını korumakla görevli bir askeri organizasyondur. ABD ve Avrupa'nın devlet felsefesinin temelini ise makyavelizm, yani devletin çıkarlarının olduğu yerde hiçbir dini ve ahlaki kuralın geçerli olamayacağı anlayışı oluşturmaktadır. Bu felsefenin, dünyanın en güçlü askeri organizasyonunun temel felsefesi haline gelmesi ise insanlık açısından bir güvence değil tehdittir. Amerika'nın askeri gücünü sürekli siyasi çıkarları doğrultusunda kullandığı biliniyor. ESDI'ye göre artık kendi askeri gücünden çok NATO'nun askeri gücünden yararlanacak. Buna ek olarak bir yere saldırmak istediğinde, çeşitli siyasi yollardan orayı sorunlu bölge haline getirecek ve hem BM kararlarından yararlanmak, hem de NATO'yu devreye sokmak suretiyle saldırılarına uluslararası bir kimlik ve haklılık kazandırmaya çalışacak. Bugün Irak'ta yaşanan insanlık dramı Amerika'nın bu yöndeki politikasının ürünüdür. Ama ne yazık ki, bu ülkede tam bir insanlık dramının yaşanmasına yol açan politikanın uygulanmasında BM şemsiyesi kullanılmaktadır. NATO'ya verilen yeni rol ülkelerin siyasi kimlikleri açısından da bir tehdit oluşturmaktadır. Çünkü Amerika'nın ve Avrupa'nın işine gelmeyen siyasi değişimlerin bir sorun olarak dünya kamuoyuna lanse edilmesi ve bu sorunun çözümü gayesiyle olduğu iddia edilerek askeri müdahalede bulunulması mümkündür. Buna ek olarak bazen Amerika'ya kafa tutan ülkelerin cezalandırılması için yine Amerika'nın gizli istihbarat örgütleri tarafından birtakım terör eylemleri düzenlenmesi sonra da bu eylemlerden, Amerika'ya kafa tutan ülkelerden birinin sorumlu tutulması ve o ülkeye karşı askeri saldırıda bulunulması mümkündür. Yani dün Kenya'daki patlamayı bahane ederek sadece Sudanlılara değil pek çok Afrikalıya şifa dağıtan Şifa ilaç fabrikasını yerle bir eden Amerika yarın bunu NATO'ya yaptırabilir. Evet, gerçekten bütün insanlık ciddi bir tehlike ve tehditle karşı karşıyadır.
Related docs
Get documents about "