Filistin Haberleri Vahdet.com.tr
Arafat İşkencesi Bir Can Daha Aldı
19 Haziran 2000 Filistin'de faaliyet gösteren Mandela İnsan Hakları Örgütü ve Filistin İnsan Hakları Komitesi adlı iki ayrı insan hakları kuruluşu Halid Yunus adlı 36 yaşındaki Filistinlinin ölümünden özerk yönetime bağlı Koruyucu Güvenlik teşkilatının sorumlu olduğunu bildirdi. Batı Yaka'daki el-Halil vilayetinin Beyti Emr kazasından olan Halid Bahr, 25 Mayıs 2000 tarihinde tutuklanmış ve 6 Haziran 2000 tarihinde özerk yönetime bağlı ez-Zahiriye karakolunda tutuklu olduğu sırada hayatını kaybetmişti. Mandela İnsan Hakları Örgütü tarafından Halid Bahr'ın ölümüyle ilgili olarak hazırlanan raporda bu kişinin ölümünden tümüyle özerk yönetimin Koruyucu Güvenlik teşkilatının sorumlu olduğuna, onun ölümüyle ilgili olarak özerk yönetim yetkilileri tarafından ortaya atılan iddiaların gerçekten uzak ve tamamen saptırma amaçlı olduğu dile getirildi. Rapora göre Halid Bahr'ın cesedinin kafa, yüz ve boyun kısımlarında ve vücudunun daha başka organlarında gayet belirgin şekilde işkence izleri vardı. Bu işkence izlerine kendi yakınları başta olmak üzere birçok kişi şahit oldu. Raporda Halid Bahr'ın akrabalarının verdiği bilgilere de ayrıntılı bir şekilde yer verildi. Örneğin mağdurun yakınlarından Fayiz Muhammed Bahr, kendisinin otopsi esnasında cesedin yanında bulunduğunu ve işkence izlerine bizzat şahit olduğunu aynı şeylere otopsi işleminin başında bulunan İbrahim Tuman, Yunus Naci, İsa Muhammed, İbrahim Bahr ve daha başkalarının da şahit olduklarını söyledi. Raporda Halid Bahr'ın tutuklanmasının da herhangi bir savcılık kararıyla değil herhangi bir yasal gerekçeye dayanılmadan gerçekleştirildiğine dikkat çekildi. Çünkü savcı Ahmed et-Tubasi, mağdurun babasına yaptığı açıklamada kendisinin Halid Bahr'ın tutuklanması için herhangi bir talepte bulunmadığını ve bu yönde herhangi bir imza vermediğini ifade etti. Mandela İnsan Hakları Kurumu, Halid Bahr'ın işkence altında öldürülmesi olayıyla ilgili olarak derhal soruşturma açılması ve sorumlu kişilerin ortaya çıkarılarak cezalandırılması talebinde bulundu. Aynı olayla ilgili olarak Filistin İnsan Hakları Komitesi'nin raporunda da yaklaşık olarak aynı bilgilere yer verildi ve aynı noktalara parmak basıldı. Özerk yönetime bağlı Koruyucu Güvenlik teşkilatının Batı Yaka bölge sorumlusu Cibril er-Recub basın yayın organlarına yaptığı açıklamada Halid Bahr'ın kalp krizinden dolayı hayatını kaybettiğini iddia etmişti. Vahşice bir işkence cinayetine kurban giden Halid Bahr altı çocuk babasıydı. Bu cinayetin düşündürücü bir yanı da Bahr'ın Arafat'ın örgütü olarak bilinen el-Fetih örgütünün adamlarıyla sıkı bir münasebet içinde olduğunun bilinmesine rağmen böyle bir vahşete kurban gitmesi. Bu durum Arafat'ın siyonist işgal devletine yaranabilmek için kendi çocuklarını da yemekten çekinmediğini gösteriyor. Arafat yönetiminin güvenlik görevlileri daha önce de bazı kişileri işkence altında öldürmüşlerdi. Ancak ne yazık ki bu vahşi işkence cinayetlerinin hepsinin üzerine kül çekildi ve hiçbirinin üzerine gidilmedi. Bu durum İsrail işgal devleti gibi Arafat yönetiminin de işkenceyi resmi bir politika olarak izlediğini gösteriyor.