nisan_001

W
Shared by: islamic
-
Stats
views:
3
posted:
12/21/2009
language:
Turkish
pages:
30
Document Sample
scope of work template
							1 Nisan

EMANET -‹nsana Verilen Her fiey Bir EmanettirEmanet kelimesi, geçici olan, daimi olmayan, bir süreli¤ine verilen fleyler için kullan›l›r. ‹nsana verilen can, mal, evlat, makam, hepsi birer emanettir. Oysa ço¤u insan, adeta can›n, mal›n, evlatlar›n ve makam›n geçici oldu¤unu, emanet oldu¤unu, kendisinden al›naca¤›n› unutur. Bu unutkanl›k dolay›s›ylad›r ki cana, mala, evlada ve makama sahip ç›kar, onlara s›ms›k› sar›l›r. Oysa Rabbimiz, mal, mülkün ve evlatlar›n birer imtihan oldu¤unu bize hat›rlatmakta ve as›l mükafat›n kendi kat›nda oldu¤u-

nu bildirmektedir (Enfâl, 8/28). Sadece can ve mal gibi unsurlar de¤il, asl›nda bütün yeryüzü Allah’›n kullar›na emanetidir. Emanet, insana vakitli olarak verilmifl, kullan›m›na sunulmufl, korunmas› gereken, gerçek sahibinin Allah oldu¤u ve insanlar›n mutlak sahibi olmad›¤› fleydir. O halde insan, emanet verilen her fleyden sorumludur. Emanete ihanet etmeme gere¤i de buradan do¤maktad›r. Emaneti ehline teslim etmenin zorunlulu¤unun s›rr› da burada yatmaktad›r. Emaneti anlamak, her fleyin sahibi olan Allah’a karfl› sorumlu oldu¤unu anlamay› gerektirir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

2 Nisan

HZ. PEYGAMBER ve VAH‹Y ‹nsan hem yap›s› gere¤i hem de bulundu¤u konum itibariyle ilahî mesaj› do¤rudan almada zorlanaca¤›ndan; mesaj, vahiy mele¤i arac›l›¤› ile ilahî âlemden insanl›k âlemine, insan›n kavrayabilece¤i düzeye indirildirilerek insan olan peygambere gönderilmifltir. ‹lahî mesaj›n anlafl›lmas› ve uygulama yönteminin tesbiti için Peygamberin arac›l›¤›na ihtiyaç vard›r. Nitekim Allah

Teala da bu gerçe¤e dikkatimizi çeker ve birçok ayette Peygambere uyulmas›n› emreder: “De ki: ‘Ey ‹nsanlar! Ben sizin hepinize gönderilmifl göklerin ve yerin sahibi Allah’›n elçisiyim. O’ndan baflka tanr› yoktur. O diriltir ve öldürür. Öyle ise Allah’a ve O’nun rasulüne, Allah’a ve O’nun kelimelerine gönülden inanan, elçisine iman edin ve ona tabi olun ki, do¤ru yolu bulas›n›z.” (Â’râf, 7/158).

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

3 Nisan

EDEP VE HAYA SAH‹B‹ OLMAK Edep; bir toplumda örf, âdet ve kural halini alm›fl, kiflinin sahip oldu¤u iyi al›flkanl›klar, tutum ve davran›fllard›r. Haya ise utanma duygusu demektir. Edep ve hayadan mahrum olan insan her türlü i¤renç ifle giriflir, yapt›¤› çirkin ifllerden üzüntü duymayan insan›, ahlâk ve fazilet yollar›na sevketmek zordur. ‹slâm ahlâk bilginlerinden Maverdi, hayay› Allah’a karfl›

haya, insanlara karfl› haya ve kiflinin kendine karfl› hayas› fleklinde üç k›sma ay›rmakta ve bunlar› flöyle aç›klamaktad›r: Allah’a karfl› haya, O’nun emir ve yasaklar›na uymakla olur. ‹nsanlara karfl› haya, onlara eziyet etmemek ve yanlar›nda çirkin ifller yapmaktan ve çirkin sözler söylemekten kaç›nmakla gerçekleflir. Kiflinin kendisine karfl› hayas› ise, edep sahibi olmas› demektir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

4 Nisan

‹LAH‹ K‹TAPLAR ‹man›n flartlar›ndan biri de ayr›m yapmaks›z›n Allah’›n gönderdi¤i kitaplara inanmakt›r. Allah insan› bafl›bofl b›rakmam›fl, dünyada ve ahirette mutlu olmas›n› sa¤layacak bir tak›m emir ve yasaklar göndermifltir. Kendisine kitap gönderilen Peygamberler de Yüce Allah’tan ald›klar› emirleri aynen tebli¤ etmifllerdir. Bu kitaplarda, Allah’›n emir ve yasaklar›, eski kavimlerin davran›fllar›, ahlâk kurallar›, befleri iliflkiler gibi çok say›da ve oldukça önemli kaideler yer alm›flt›r. Allah taraf›ndan gönderilen 4

büyük kitap ve peygamberleri flunlard›r: Tevrat Musa (a.s.)’a, Zebur Davut (a.s.)’a, ‹ncil ‹sa (a.s.)’a, Kur’an-› Kerim Hz. Muhammed (s.a.s.)’a gönderilmifltir. Ayr›ca sayfalar ad› verilen bir tak›m ilahi emir ve yasaklar manzumesi de vard›r ki bunlardan 10 sayfa Adem (a.s.)’a, 50 sayfa fiit (a.s.)’a, 30 sayfa ‹dris (a.s.)’a , 10 sayfa ‹brahim (a.s.)’a gönderilmifltir. Bunlar›n toplam› 100 sayfa olup, bugün bu sayfalardan hiçbiri mevcut de¤ildir. Bizim kitab›m›z Kur’an ise, en son kitap olup, tahrif edilmeden günümüze kadar ulaflm›flt›r.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

5 Nisan

KAMU MALLARINI Z‹MMET‹NE GEÇ‹RMEMEK Müslüman, herkesin hak ve hukukuna sayg›l› olmal›d›r. Hele bu hak, kamuyu ilgilendiren bir hak ise, daha da titiz olmal›d›r. Zira, bir veya birkaç flahs› ilgilendiren hak ile halk›n bütününü ilgilendiren hak, ayn› de¤erde de¤ildir. Kamu hakk›n›n vebali çok çok a¤›rd›r. Kul hakk›n›, hak sahibi/sahipleri ba¤›fllamad›kça Allah ba¤›fllamayacakt›r. Yüce Allah, haks›z yere baflkas›n›n mal›n› yemeyi yasaklam›flt›r. Kur’an-› Kerîm’de: “Aran›zda birbirinizin mallar›n› haks›z yere yemeyin. ‹nsanlar›n mal-

lar›ndan bir k›sm›n› bile bile günaha girerek yemek için onlar› hakimlere (rüflvet olarak) vermeyin” (Bakara, 2/188) buyurulmaktad›r. Ömer ‹bn-i Hattâb (r.a.) flöyle demifltir: ‘Hayber Gazvesi günü idi. Nebî (s.a.s)’in ashab›ndan bir grup geldi: Falanca flehittir, falanca da flehittir, dediler. Sonra bir adam›n yan›ndan geçtiler: Falanca kimse de flehittir, dediler. Rasulullah (s.a.s): “Hay›r, ben onu, ganimetten çald›¤› bir h›rka –veya bir abâ– içinde cehennemde gördüm” (Müslim, “‹man”, 48). buyurdu. Bir h›rka çalan›n sonu bu ise, var›n di¤erini siz takdir edin!

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

6 Nisan

HIRSIZLIK YAPMAMAK Baflkas›na ait bir mal› koruma alt›nda tutuldu¤u yerden gizlice almak anlam›na gelen h›rs›zl›k, bütün ilahi dinlerin yasaklad›¤› olumsuz davran›fllardan birisidir. Tüm insanl›¤›n dünya ve ahiret mutlulu¤unu gaye edinmifl olan ‹slâm, insanlar›n meflru yollardan sahip olduklar› mallar›n dokunulmazl›¤›n› temel bir hak kabul etmektedir. ‹slâm, insanl›k onuruyla ba¤daflmayan h›rs›zl›k suçunun önlenmesi, mülkiyet hakk›n›n korunmas› ve toplumsal adaletin sa¤lanmas› için bir tak›m tedbirler alm›flt›r. Zekât, yard›mlaflma ve infakta bu-

lunma gibi hususlar bunlar›n bafll›calar›d›r. Ayr›ca Resul-i Ekrem (s.a.s.), h›rs›zl›k yapmaya teflebbüs edenlere dinî ve ictimaî sorumluluklar›n›n hat›rlat›lmas›n› ve suçla mücadele edilmesini tavsiye etmifl, (Nesâi, “Muhârebe”, 21), “Kim h›rs›zl›k yaparsa bizden de¤ildir” buyurmufllard›r. (‹bn Mâce, “Fiten”, 3) ‹slâm, h›rs›zl›¤› önlemeye yönelik makul tedbirler ald›ktan sonra, suçun unsur ve flartlar› olufltu¤unda bir tak›m müeyyideler de takdir etmifltir (Mâide, 5/38). Böylece ma¤dur olanlar›n ma¤duriyeti giderilecek, toplumda eflitlik ve adalet sa¤lanabilecektir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

7 Nisan

Z‹K‹R Sözlükte; “anmak, hat›rlamak, yad etmek” anlam›na gelen zikir, ›st›lahta Allah’› anmak ve hat›rlamak, O’nu unutmamak ve gaflet halinde olmamak demektir. Zikir, Allah’›n yüceli¤ini dile getirmek ve manevî yetkinli¤e ulaflmak amac›yla yap›l›r. Kur’an-› Kerim’de üç yüze yak›n yerde geçmektedir. Bu ayetlerde “Allah’› zikir” emredilmifl (Bakara, 2/152), Allah’› zikreden müminlerden övgüyle söz edilmifl ve kendileri için ma¤firet ve büyük mükâfatlar bulundu¤u müjdesi verilmifltir (Ahzâb, 33/35). Hz. Peygamber de zikrin en faziletlisinin “la ilahe illallah” oldu¤unu (‹bn Mace, “Edep”, 25) söyle-

yerek tevhid kelimesi ile zikirde bulunman›n önemine dikkat çekmifltir. Zikir, dil, kalp ve beden ile olmak üzere üç çeflittir. Dil ile zikir, Allah’› güzel isimleri ile anmak, O’na hamdetmek, tesbihte bulunmak, dua etmek ve Kur’an okumakt›r. Beden ile zikir, bütün organlar›n Allah’›n emirlerine uymas› ve yasaklar›ndan kaç›nmas› ile olur. Kalp ile zikir ise Allah’› gönülden ç›karmamakt›r. Zikir, Allah’a giden yolda kuvvetli bir vas›tad›r. Zikir kalblerin ayd›nlanmas›d›r. Zikirden maksad Allah’› hiç unutmamakt›r. Zikir nefsi yenmektir. Zikrin asl› Mevlay› sevmektir: “Siz beni zikredin; ben de sizi zikredeyim.” (Bakara, 2/152)

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

8 Nisan

CÖMERTL‹K ‹nsan sosyal ve toplumsal bir varl›kt›r. fiüphesiz ki Allah’a iman›n en güçlü belirtilerinden biri de vermifl oldu¤u nimet ve imkânlar› baflkalar›n›n yarar›na da sunabilmektir. Cömertlik de insan›n sahip oldu¤u imkânlardan muhtaçlara meflru ölçüler dahilinde ve Allah’›n r›zas›ndan baflka amaç gütmeden ihsan ve yard›mda bulunmas›n› sa¤layan bir ahlakî meziyettir. Cömertlik duygusu insanlar›, muhtaç olanlara ihsanda bulunmaya sevkeder. Bu duyguya sahip olan kifli, hem bireysel anlamda gerçek mutlulu¤a ulafl›r hem de toplumsal alanda gerekli olan her konuda ihtiyaç sahip-

lerine yard›m edebilme özelli¤ine sahip olur. Cömertlik ferdin kendisiyle bar›fl›k olmas›n›, kendisine güven duymas›n› sa¤lar. Cömertlik, insanlara yard›m etme, ihsanda bulunmaya sevk eden bir melekedir. R›zk› verenin Allah oldu¤u inanc›na sahip müminlerin kalpleri de temiz ve zengindir. Cömertlik vasf›n›n elde edilmesi için, yard›m›n gönüllü olarak yap›lmas› gerekir. Kifli, yard›m›n karfl›l›¤›nda her hangi bir mükâfat beklememeli, yard›m etti¤i kimseyi rencide edecek davran›fllardan kaç›nmal›d›r. ‹nfak edilirken Allah’›n r›zas› daima esas olmal›d›r.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

9 Nisan

‹HLAS ‹hlas; iman, ibâdet, itâat, ahlâk, amel, dua... gibi her türlü dinî görevleri, halk›n övme ve be¤enmesini, yerme ve k›namas›n› düflünmeksizin s›rf Allah için halis bir niyetle yapmak; flirk, nifak, gösterifl gibi flâibelerden uzak durmak; söz, fiil ve davran›fllar›nda samimi ve dosdo¤ru olmak demektir. Bu flekilde hareket edenlere muhlis denir. Bir amel s›rf Allah için yap›l›rsa “ihlas”, s›rf gösterifl için yap›l›rsa riya olur. Riya ise gizli flirktir. Allah r›zas›n›n d›fl›nda bir amaçla yap›lan ibâdetlerin Allah kat›nda bir de¤eri yoktur (Münzirî, I/64, 66).

Ameli ile dünyal›k isteyene Allah istedi¤ini verir, ancak onun ahirette nasibi yoktur. Âhireti isteyene de mükâfat›n› verir (‹srâ, 17/1820; Hûd, 11/15-16). Kur’an’›n ilk sûresinde “iyyâke na’büdü” (ancak sana ibâdet ederiz) (Fâtiha, 1/5) âyetiyle ihlasa ve görevlerin Allah r›zas›n› kazanmak amac›yla yap›lmas›na dikkat çekilmifl ve bu husus Kur’an’›n pek çok âyetinde ›srarla vurgulanm›flt›r. “(Ey Rasûlüm!) De ki; bana dini yaln›z Allah’a halis k›larak O’na ibâdet etmem emredildi” (Zümer, 39/11) âyeti ihlas›n dindeki önemini ve gereklili¤ini ifade etmektedir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

10 Nisan

RIZIK R›z›k, terim olarak “yüce Allah’›n canl›lara yiyip içmek ve yararlanmak için verdi¤i fleyler”e denir. ‹slâm inanc›na göre her canl›n›n r›zk›n› veren Allah Teâlâ’d›r. Kur’an’da; “Yer yüzünde hiçbir canl› yoktur ki, r›zk› Allah’a ait olmas›n…” (Hûd, 11/6) buyurulmufltur. Yüce yarat›c› r›zk› kullar›ndan kimine bol kimine de az olarak verir: “Allah r›zk› diledi¤ine bol verir (diledi¤ine de) k›sar” (Ra’d, 13/26). R›zk›n taksim ve takdiri tamamen Cenab-› Hakk’a ait olan bir husustur. Kul dünyada çal›fl›r, çabalar, sebeplere sar›l›r ve r›zk›n› elde etmek için her meflru yola baflvurur. Allah

da kulunun gayret ve çabas›na göre r›zk›n› yarat›r. Allah’›n, kulun r›zk›n› takdir etmesi tembellik yapmay›, çal›flmamay›, miskinlik edip bofl bofl oturmay›, yanl›fl bir tevekkül anlay›fl›na kap›larak “Nas›l olsa Allah benim r›zk›m› gönderir” demeyi hiçbir flekilde gerektirmez. O halde çal›flmak kuldan, r›zk› yaratmak ise Allah’tand›r. Dinimiz r›zk›n helâl yollardan elde edilmesini ister. Bir ayette: “Art›k Allah’›n size helâl ve temiz olarak verdi¤i r›z›klardan yiyin…” (Nahl, 16/114) buyurularak helâl olanlar›n yenilmesi emredilmifl, haram olanlar ise yasaklanm›flt›r.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

11 Nisan

PAYLAfiMA B‹L‹NC‹ Müslüman, maddî ve manevî olarak sadece kendini düflünen insan de¤ildir. O, Allah’›n verdi¤i nimetleri di¤er kardeflleriyle paylaflmaya, ihtiyaç sahiplerine destek olmaya gayret eder. Müslüman, yapt›¤› iyiliklere karfl›l›k, kimseden mükâfat beklemez, mükâfat›n› sadece Allah’tan umar. O’nun r›zas›n› kazanmak için fakirfukaran›n, düflkünlerin elinden tutup yard›m eder. Kur’an-› Kerim’de: “Rabbinin rahmetini onlar m› bölüfltürüyorlar? Dünya hayat›nda onlar›n geçimliklerini, aralar›nda biz paylaflt›rd›k. Birbirlerine ifl gördürmeleri için, kimini kimine derece derece üstün k›ld›k. Rabbin rahmeti, onlar›n

biriktirdikleri fleylerden daha hay›rl›d›r.” (Zuhruf, 43/32) buyurulmufltur. Çal›flt›¤› halde ihtiyaç içinde olan kimselere yard›m etmek, Müslüman için dinî ve insanî bir görevdir. Peygamber Efendimiz bir hadislerinde flöyle buyuruyor: “Ancak iki fley g›ptaya flayand›r. Biri öyle bir adam ki, Allah ona mal vermifl ve onu fakire sarf etme¤e muvaffak k›lm›flt›r. Di¤eri öyle bir adamd›r ki, Allah ona ilim hikmet vermifl, o da onunla hükmetmifl ve onu halka ö¤retmifltir.” (Riyazu’s-Salihin c. 2. H. No: 573) Bize düflen bu görevi, bafla kakmadan, minnet ve töhmet gibi incitici tav›rlarda bulunmadan yapmakt›r.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

12 Nisan

KUR’AN’DA ‹BRAH‹M KISSASINDAK‹ H‹KMETLER -Allah’a ‹nanmak ‹çin, Kâinata Hikmetle Bakmak GerekKur’an’da, Hz. ‹brahim’e do¤ruyu yanl›fltan ay›rma yetene¤i verildi¤i ifade edilir (Enbiyâ, 21/51). Hz. ‹brahim, bu yetene¤i sayesinde, putperest bir toplum içinde dünyaya gelmesine ra¤men putlara tapmam›fl ve putlara tapan babas›n› da bundan vazgeçirmeye çal›flm›flt›r. Bir gün, insanlar›n tapt›¤› putlardan büyük olan› b›rak›p di¤erlerini k›rm›flt›r. Kendisine “Putlar› sen mi k›rd›n?” diye soruldu¤unda ise “Hay›r! Bunu flu büyükleri yapm›flt›r. Konuflabiliyorsa onlara sorun

bakal›m!” (Enbiya, 21/63) demifltir. Böylece O, Allah’a inanmak için kâinata ak›lla, hikmetle bakmak gerekti¤ini ö¤retmifltir. Hz. ‹brahim, Allah’a inanmalar› için insanlara baflka flekillerde de do¤ru yolu göstermifltir. Allah, kendisine hükümdarl›k verdi diye fl›mar›p Hz. ‹brahim ile tart›flan bir hükümdara O, “Benim Rabbim diriltir, öldürür.” demifltir. Hükümdar bu söze “Ben de diriltir, öldürürüm.” diyerek cevap vermifltir. Bunun üzerine Hz. ‹brahim, “fiüphesiz Allah günefli do¤udan getirir, sen de onu bat›dan getir!” deyince, hükümdar ne söyleyece¤ini bilemeyerek flafl›r›p kalm›flt›r (Bakara, 2/258).

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

13 Nisan

‹HSAN ‘‹hsan’, sözlükte, bir ifli en güzel flekilde yapmak anlam›na gelir. Resul-i Ekrem (s.a.s.), bu manaya gelen bir hadisinde, “Allah her iflte ihsan› emretmifltir” (Müslim, “Sayd”, 57) buyurarak, müminlerin, yapt›klar› her ifli en güzel flekilde (ihsan kalitesinde) yapmakla yükümlü olduklar›n› bildirmifltir. Zira böylece kifli, ‘muhsin’ s›fat›n› kazan›p Allah’›n sevgisine mazhar olacakt›r. (Bakara, 2/195). ‹hsan kavram›n›n ibadet ve kulluk hususlar›na yönelik bir

manas› daha vard›r. Bu, Cibril hadisi olarak bilinen flu rivayette dile getirilir: “‹hsan, Allah’a sanki onu görüyormufl gibi kullukta bulunmand›r. Her ne kadar sen onu görmesen de, o seni görmektedir.” (Müslim, “‹man”, 1). Buna göre ihsan mertebesine ulaflm›fl kifli, Allah’›n her an kendisini gördü¤ünü ve her yapt›¤›n› bildi¤ini hat›r›ndan hiç ç›karmaz. ‹hsan ayr›ca insanlar aras› iliflkilerdeki ideal ölçüyü de ifade etmektedir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

14 Nisan

HZ. PEYGAMBER (S.A.S.)’‹N ÖRNEK K‹fi‹L‹⁄‹ Hz. Peygamber (s.a.s.) konuflurken muhatab›n›n ak›l ve anlay›fl seviyesini gözetirdi. Çirkin sözler söylemezdi; hayâ, terbiye ve nezakete ayk›r› hiçbir davran›flta bulunmazd›. Hz. Peygamber (s.a.s..) çok cömertti, insanlara da cömertli¤i tavsiye ederdi. Adaletli idi; iltimas›, maksatl› olarak taraf tutmay›, adam kay›rmay› yasaklard›. Ne kimsenin hakk›n› yerdi ne de kimseye hakk›n› yedirirdi. fiûra suresinin 15. ayetinde Yüce Allah ona adaletle hükmetmesini emretmifl, o da ömür boyunca herkese adalet da¤›tm›flt›r. Hofllanmad›¤› bir fley, yüzünden anlafl›l›rd›. Bir kiflide gördü¤ü kötü

davran›fl› giderirken, o kiflinin flahsiyetini incitmemeye özen gösterirdi, dolay›s›yla s›rf o kifliyi kastetmeksizin öyle bir davran›fl›n kötü oldu¤unu genel olarak herkese duyururdu. Peygamberimiz (s.a.s.), her zaman, büyüklere sayg› küçüklere flefkat gösterilmesini isterdi. Kendisi de tüm yafl gruplar›na flefkat, merhamet, sayg› ve nezaketle davran›rd›. Peygamber Efendimizin bu özelli¤i hakk›nda Yüce Allah flöyle buyurmaktad›r: “Andolsun size kendinizden öyle bir peygamber gelmifltir ki, sizin s›k›nt›ya u¤raman›z ona çok a¤›r gelir. O, size çok düflkün, mü’minlere karfl› çok flefkatlidir, merhametlidir.” (Tevbe, 9/128).

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

15 Nisan

PEYGAMBER‹M‹Z VE MUC‹ZELER‹ Mucize: Peygamberin, ola¤an üstü bir olay› Allah’›n kudreti ile göstermeyi baflarmas›d›r. Hz. Peygamber’in, peygamberli¤ini ispat eden mucizeleri üç bafll›k alt›nda inceleyebiliriz. a) Manevi mucize olan Kur’an mucizesi: Kur’an her ça¤daki ak›l sahibi insana hitap eden, ak›llara durgunluk verecek derecede büyük ve edebî bir mucizedir. b) Hissi mucizeler: Hz. Peygamber’in insanlara gösterdi¤i duyu organlar›yla alg›lanabilen ola¤anüstü olaylara denir. Örne¤in; bir gecenin çok k›sa bir an›nda Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya gitmesi ile bafllayan isra ve mirac mucizesi (‹srâ,

17/1), ay›n iki parçaya ayr›lmas› (Buharî, “Menak›b”, 27), Hz. Peygamber’in minbere ç›k›fl›nda hurma kütü¤ünün inlemeye bafllamas› üzerine elini gezdirmesi ile susmas› (Buharî, “Menak›b”, 25). c) Haber fleklindeki mucizeler: Hz. Peygamberin herhangi bir e¤itim ve ö¤retimden geçmedi¤i halde geçmifl ve gelece¤e dair vermifl oldu¤u haberleri ifade eder. Hz. Peygamber, Yahudi ve H›ristiyan bilginlerinin geçmifl peygamber ve eski ümmetler hakk›ndaki çeflitli sorular›n› vahiyle cevapland›rm›flt›r. Bedir savafl›nda düflman›n bozguna u¤rayaca¤› (Kamer, 54/45), Mekke’nin fethedilece¤i(Kasas, 28/85) ayeti kerimelerle önceden bildirilmifltir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

16 Nisan

PEYGAMBER‹M‹Z VE ÇOCUK SEVG‹S‹ Peygamberimiz (s.a.s.) çocuklara çok de¤er verirdi. Bir baba olarak da kendi çocuklar›na çok düflkün, flefkat ve merhametli idi. Çocuklar›ndan baz›lar›n› küçük yaflta kaybeden Peygamberimiz (s.a.s.), çocuk sevgisini torunlar› aras›nda k›z erkek ay›r›m› yapmadan, Zeynep’in k›z› Ümame ile Hz. Fat›ma’n›n çocuklar› Hasan ve Hüseyin ile yaflam›fl ve bu hususta topluma örnek olmufltur. Allah Rasûlü bü-

tün çocuklar› sevmifl ve sevindirmifltir. Bir bedevi onun çocuklar› bu kadar sevmesi ve öpmesi üzerine flaflk›nl›kla. “Siz çocuklar› öper misiniz? Biz onlar› öpmeyiz” dedi¤inde, Peygamberimiz (s.a.s.) ona, “Allah senin kalbinden merhameti ç›karm›fl ise ben ne yapabilirim?” (Buharî, “Edeb”, 18) diye karfl›l›k vermifltir. Rasûlüllah (s.a.s.) bu davran›fl›yla çocuklara karfl› ilgi ve sevgiyi aç›kça ifade etme konusunda da bir model olmufl ve ümmetine bu flekilde davranmalar›n› ö¤ütlemifltir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

17 Nisan

NE EKERSEN ONU B‹ÇERS‹N ‹nsan›n karfl›laflt›¤› iyilikler ve kötülükler, kendi söz ve davran›fllar›n›n birer sonucudur. ‹nsan, t›pk› tohum eken bir çiftçi gibidir. Çiftçi topra¤a ne ektiyse hasat vakti sadece onu biçer. ‹nsan da baflkalar›na nas›l davran›rsa öyle karfl›l›k görür. ‹yilik yaparsa iyilik, kötülük yaparsa kötülük bulur. ‹nsanlar›n iyi ve kötü davran›fllar›, dünyadaki beflerî iliflkilerini do¤rudan etkiler. Öte yandan, dünyada yap›lanlar›n karfl›l›¤›-

n›n âhirette de görülecek olmas›, ‹slâmî bir hakikattir (Mü’min, 40/40). “Dünya âhiretin tarlas›d›r” sözünde belirtildi¤i gibi, insanlar dünyada yapt›klar›n›n karfl›l›¤›n› ahirette bulacaklard›r. Kur’an-› Kerim’de flöyle buyurulur: “Kim zerre miktar› iyilik yapm›flsa onu görür. Kim de zerre miktar› kötülük yapm›flsa onu görür.” (Zilzâl, 99/7-8) O halde insan, di¤er insanlara nas›l davran›yorsa kendisine de öyle davran›laca¤›n› unutmamal›, iyilik görmek isteyen, iyilikte bulunmal›d›r.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

18 Nisan

ALLAH ‹Ç‹N SEVMEK Yüce Allah, Kur’an-› Kerim’de, müminlerde Allah sevgisinin di¤er sevgilerden daha kuvvetli oldu¤unu (Bakara, 2/165); Hz. Peygamber de, Allah ve Rasulünü her fleyden daha çok seven kimse ile; sevdi¤ini, ancak Allah için seven kimsenin gerçek iman›n tad›na varaca¤›n› (Buharî, “‹man”, 9) bildirmifltir. Di¤er taraftan Hz. Peygamber, “Birbirinizi sevmedikçe iman etmifl olmazs›n›z.” (Müslim, “‹man”, 93) “Bir kimse kendisi için istedi¤i bir fleyi mümin

kardefli için de istemedikçe gerçekten iman etmifl olmaz.” (Buharî, “‹man”, 7) buyurarak sevgi ile iman aras›ndaki iliflkiye dikkat çekmifltir. Buna göre bir Müslüman›n öncelikle Allah sevgisini kalbine yerlefltirmesi gerekmektedir. Nitekim Hz. Peygamber: “Allah'›m! Sen'den sevgini, Seni sevenlerin sevgisini ve Sen'in sevgine ulaflt›racak ameli (güzel davran›fl) istiyorum. Senin sevgini bana nefsimden, ailemden ve so¤uk sudan daha sevgili k›l” (Tirmizî, “Deavat”, 72) diye dua etmifltir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

19 Nisan

KANAAT SAH‹B‹ OLMAK Yüce dinimiz ‹slâm’›n, insan›n hem kendisi ile hem de toplumla uyumlu bir flekilde yaflayabilmesi için ortaya koydu¤u ahlâkî faziletlerden biri de kanaatt›r. Kanaat sahibi olmak, h›rs ve ihtirastan uzak durmak; gücü yetti¤ince çal›flmak, baflkalar›n›n mal›na göz dikmemek demektir. Kur’an-› Kerim’in baz› ayetlerinde, gökte ve yerde ne varsa emrine verilen insan›n mala karfl› afl›r› sevgisi, h›rs ve aç gözlülü¤ü

elefltirilmifl, bu durumun onu bencilli¤e, haks›z kazanca sevk edece¤i vurgulanm›flt›r. (Âdiyât, 100/8) Sevgili peygamberimiz de bir çok hadisinde inananlara kanaatkâr olmalar›n› tavsiye ederek, kanaatkârl›¤› tok gözlülük ve gönül zenginli¤i olarak tarif etmifltir. O, as›l zenginli¤in mal çoklu¤unda de¤il, gönül zenginli¤inde oldu¤unu vurgulayarak, bu özelli¤e sahip olanlar› övmüfltür. (Tirmizî, “Zühd”, 40)

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

20 Nisan

YAfiLILARA SAYGI Muhakkak ki, bugünün gençleri, yar›n›n yafll›lar› olacakt›r. Yafll›l›k, bu dünya hayat›n›n fani, insano¤lunun aciz, ölümün muhakkak, Yüce Allah’›n bakî ve kudretinin sonsuz oldu¤unun aç›k bir delilidir. Kur’an-› Kerim’de: “Kime uzun ömür verirsek, onu yarat›l›fl› itibariyle tersine çeviririz (gücünü azalt›r›z). Hâlâ düflünmeyecekler mi?” (Yâsîn, 36/ 68) buyurulmaktad›r. Bizlerde bir gün gelecek yafllanaca¤›z. Öyleyse bunu göz önüne alarak gençlikte, yafll›lara, özellikle ana-babam›za, dedelerimize, ninelerimize sayg›l› davranmal›, çocuklar›m›za ve gençlerimize örnek olmal›y›z. Peygamber Efendimiz, küçüklere sevgi,

büyüklere sayg› göstermeyenin olgun mü’min olamayaca¤›n› bir hadislerinde flöyle vurgulam›fllard›r: “Küçü¤üne ac›mayan, büyü¤üne sayg› göstermeyen bizden de¤ildir.” (Tirmizî, “Birr”, 15; Ebû Davud, “Edeb”, 66) Yüce Allah Kur’an-› Kerim’de flöyle buyuruyor: “Rabbin, kendisinden baflkas›na asla ibadet etmemenizi, anayababaya iyi davranman›z› kesin olarak emretti. E¤er onlardan biri, yada her ikisi senin yan›nda ihtiyarl›k ça¤›na ulafl›rsa, sak›n onlara “öf” bile deme; onlar› azarlama; onlara tatl› ve güzel söz söyle. Onlara merhamet ederek tevazu kanad›n› indir ve de ki: “Rabbim!, T›pk› beni küçükken koruyup yetifltirdikleri gibi, sen de onlara ac›.” (‹srâ, 17/23-24)

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

21 Nisan

MEZAR TAfiLARI Mezar tafllar›, bir milletin medeniyetini belgeleyen en tarafs›z vesikalard›r. Bir baflka ifadeyle, tarih içinde, nerde ve ne zaman hangi kimlikte oldu¤umuzu anlatan hayat kitab›n›n tafl sahifeleridir. Kültürel miras, milletlerin haf›zas›d›r. Haf›zalar›n› kaybeden milletler; flahsiyetlerini, geçmiflle ba¤lar›n›, k›sacas› kimliklerini kaybederler. Mezar tafllar› ve mezarl›klar›m›z, geçmiflimizle kurdu¤umuz köprünün en önemli ayaklar›ndan birini

meydana getirir ve vazgeçilmez kültür miraslar›m›zdand›r. Mezar tafllar› yaz›lar› ve flekilleri itibari ile Türk tafl iflçili¤inin en önemli flubelerindendir. Hat ve edebî sanat›m›z›n tarihi tekâmülünü en güzel izleyebildi¤imiz ve sürekli aç›k bir sergi, bir aç›k hava müzesi durumundaki mezarl›klar›m›zda, mezar tafllar› bize, misafirinin erkek mi, kad›n m› oldu¤unu, “ilmiye” s›n›f›ndan m›, “ümera” s›n›f›ndan m› oldu¤unu, flekil ve sembollerle ifade eder.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

22 Nisan

ALLAH VARDIR VE B‹RD‹R Allah vard›r ve birdir.O’ndan baflka ilâh yoktur. Yüce Allah Kur’an’da flöyle buyuruyor: “De ki: O, Allah’t›r, bir tektir.Allah Samed’dir (Her fley O’na muhtaçt›r; O, hiçbir fleye muhtaç de¤ildir).O’ndan çocuk olmam›flt›r (Kimsenin babas› de¤ildir).Kendisi de do¤mam›flt›r (Kimsenin çocu¤u de¤ildir).Hiçbir fley O’na denk ve benzer de¤ildir.” (‹hlâs, 112/1-4) “Sizin ilâh›n›z bir tek ilâht›r.O’ndan baflka ilâh yoktur.O, Rahmân’d›r, Rahîm’dir.” (Bakara, 2/163) “E¤er yerde ve gökte Allah’tan baflka ilâhlar olsayd›, kesinlikle ikisinin de düzeni bozulurdu...”(Enbiyâ, 21/22) Kâinattaki âhenk ve düzen, tabi-

attaki kanunlar›n birbirine uygunlu¤u, Allah’›n varl›¤›na ve birli¤ine, O’nun hiçbir sûrette efli ve dengi bulunmad›¤›na aç›k bir delildir. Ak›l sahibi olan her insan Allah’› bilmek ve O’na inanmakla mükelleftir.O’nun varl›¤›n› anlamak ve bilmek için kendimize, kâinata ve oradaki yarat›l›fl inceliklerine ve her fleyin yerli yerine kondu¤una bakmak yeterlidir. Kâinattaki hiçbir fley kendili¤inden olmufl de¤ildir.Bütün canl›lar› ve kâinattaki ak›llara durgunluk veren bu düzeni elbette bir Yaratan vard›r.‹flte O, Allah’t›r. Bizi yaratan ve yaflatan O’dur.Öldürecek ve tekrar diriltecek olan da yine O’dur.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

23 Nisan

ULUSAL EGEMENL‹K VE ÇOCUK BAYRAMI Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayram›, 23 Nisan 1920 y›l›nda TBMM’nin aç›l›fl› onuruna çocuklara arma¤an edilmifl bir bayramd›r. Her y›l, 23 Nisan günü, milli bayram olarak kutlanmaktad›r. Bayram sadece Türk çocuklar›na de¤il, bütün dünya çocuklar›na ithaf edilmifltir. Bu yüzden dünyada kabul edilen tek çocuk bayram› olma özelli¤ini tafl›maktad›r. Son y›llarda yurt d›fl›ndan çok say›da ülkenin çocuklar› da bu bayrama ifltirak etmektedir. TBMM’nin aç›l›fl›, ulusun kendini yönetme yetkisini kazanmas› an-

lam›nda önemlidir. Bu yüzden aç›l›fl onuruna kutlanan çocuk bayram›, ayn› zamanda ulusal egemenlik bayram›d›r. “Bugünün küçükleri, yar›n›n büyükleridir.” diyen ulu önder Atatürk, ulusal egemenli¤i devam ettirecek kiflilerin bugünün çocuklar› olmas› dolay›s›yla bayram› çocuklara ithaf etmifltir. Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayram›nda, ülkenin her yan› bayraklarla süslenir. fiiirler okunur, marfllar söylenir. Yönetim birimleri bir süreli¤ine çocuklara b›rak›l›r. Ülkemizin sevinci, dünya çocuklar›yla da paylafl›l›r. Bayram, ülkemiz çocuklar›na flunu tekrar hat›rlat›r: Ülke size emanettir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

24 Nisan

TEFEKKÜR Herhangi bir mesele hakk›nda düflünme, zihni yorma, derin düflünme ve iflin fluuruna varma manas›na gelen tefekkür, insana mahsus bir özelliktir. ‹nsan, tefekkür sayesinde di¤er varl›klardan ayr›l›r ve üstünlükler elde eder. Hz. Muhammed (s.a.s.)'i en çok etkileyen ayetlerden biri tefekkürle ilgilidir. Hz. Âîfle’yi ziyaret eden sahabeden biri, “Hz. Muhammed (s.a.s.)'de gördü¤ünüz etkileyici bir fleyi bize anlat›r m›s›n›z?” deyince, Hz. Âîfle flöyle demifltir: “Resulullah (s.a.s.) bir gece kalkt›, abdest al›p namaz k›ld›. Namazda çok a¤lad›. Gözlerinden akan

yafllar sakallar›n› ve secde esnas›nda yerleri ›slatt›. Sabah ezan› için gelen Hz. Bilâl: “Ya Resulallah (s.a.s)! Geçmifl ve gelecek bütün günahlar›n›z affedildi¤i halde, sizi a¤latan nedir?” deyince, o: “Bu gece Yüce Allah bir ayet indirdi. Beni bu ayet a¤latmaktad›r” dedi ve “Göklerin ve yerin yarat›l›fl›nda, gecenin ve gündüzün gidip geliflinde elbette akl›selim sahipleri için ibret verici deliller vard›r” (Âl-i ‹mrân, 3/190) ayetini okudu. Ondan sonra Rasûlüllah (s.a.s): “Bu ayeti okuyup da üzerinde tefekkürde bulunmayan, düflünmeyen kiflilere yaz›klar olsun” buyurdu. (‹bn Hibban, II, 386)

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

25 Nisan

‹LM‹HÂL ‹lim ve hâl kelimelerinden oluflmufl olan ilmihâl sözlükte, “durum bilgisi” demektir. Dinî terim olarak, Müslümanlar›n dinî bilgi ve uygulama bak›m›ndan ihtiyaç duydu¤u, Müslümanl›¤›n gereklerini yerine getirmenin ön flart› durumundaki temel bilgilere ilmihâl denilmifltir. Her Müslüman›n kendi durumuna göre bilmesi gereken temel dinî bilgilerin özlü bir flekilde ve belli bir mezhep gelene¤ine ba¤l› kal›narak yaz›lm›fl kitaplara da ilmihâl denmifltir. ‹lmihâl kitaplar›nda ilmihâl bilgileri yan›nda, günlük hayata iliflkin tecrübe birikimi ve gelene¤i de ana hatlar›yla mevcuttur. Böylece dinî

e¤itim için bafllang›ç, dinî hayat aç›s›ndan ortak payda de¤erindeki ilmihâl bilgileri, fertler için kaç›n›lmaz pratik bir ihtiyac› karfl›lam›flt›r. ‹lmihâl bilgilerinin bafl›nda inanç, ahlâk ve ibadet esaslar›, helâl ve haram›n yan› s›ra peygamberler tarihi, Hz. Muhammed’in hayat› ve örnek ahlâk›, aile hukuku, adâb-› muafleret kurallar›, komfluluk iliflkileri gibi bölümler ile hemen herkesin günlük hayatta karfl›laflt›¤› meselelere iliflkin temel hükümler gelir. Çünkü bu konular her Müslüman›n öncelikle bilmesi gereken bilgileri, ayr›ca ferdî hayat›nda devaml› yüz yüze kald›¤› problemlerin cevab›n› içermektedir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

26 Nisan

YAfiLILIKLARINDA ANNE-BABAYA SAH‹P ÇIKMAK Anne ve babaya sayg›l› olmak ve onlara iyi davranmak, dinî, insanî ve ahlâkî bir görevdir. Kur’an’da ve hadislerde ana babaya itaatin ço¤unlukla Allah’a kulluktan hemen sonra zikredilmesi (Nisâ, 4/36), konunun önemini göstermektedir. Bir ayette: “Rabbin kendisinden baflkas›na asla ibadet etmemenizi, anaya-babaya iyi davranman›z› kesin olarak emretti. E¤er onlardan biri ya da her ikisi senin yan›nda ihtiyarl›k ça¤›na ulafl›rsa sak›n onlara “öf” bile deme, onlar› azarlama, onlara tatl› ve güzel söz söyle” (‹srâ, 17/23) buyurmufltur. Allah Rasûlü (s.a.s.)’ne: - Allah kat›nda en sevimli amel hangisidir? diye soruldu. Peygamber

(s.a.s.): Vaktinde k›l›nan namaz, buyurdu. - Sonra hangisidir? dendi. Ana-babaya iyilik etmektir, buyurdu. - Sonra hangisidir? diye soruldu. Allah yolunda cihadd›r buyurdu (Buharî, “Edeb”, 1; Müslim, “‹man”, 137). Baflka bir hadisi fleriflerinde Peygamberimiz (s.a.s.): - Yaz›klar olsun, yine yaz›klar olsun, yine yaz›klar olsun, buyurdu. Kendisine: - Kime yaz›klar olsun, ey Allah'›n Resûlü, diye soruldu. Peygamberimiz: - Anne-babas›ndan birinin veya her ikisinin ihtiyarl›k zamanlar›na yetiflip de Cennete giremeyene (onlar› raz› ederek cennete girmeyi hak edemeyene), buyurdu ( Müslim, “Birr”, 3).

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

27 Nisan

BEREKET Sözlükte, “çokluk, artmak, yeterli olmak vb.” anlamlar›na gelen bereket kelimesi; verilen nimetin ve maddî imkân›n artmas›, fazlalaflmas›, genifllik ve bolluk vesilesi olmas› vb. anlamlara gelir. (D‹B, Dini Kavramlar Sözlü¤ü, s. 66) Bereket, Allah’›n mü’min kullar› üzerine inen bir rahmettir. Onlar›n duyu ve duygular›na u¤rayarak, oradan vicdanlar›n›n en derin noktalar›na nüfuz eder. Bereket, baflkas›n› kendisine tercih, ihsan, iyilik, fedakarl›k, kanaat, zekât ve infak›n hep yan›ndad›r. Ama israf, bencillik, cimrilik ve haram asla bir arada bulunmaz. Haram mal›n hiç bereketi olmaz. Kur’an-› Kerim’de;

“- Allah, faiz mal›n› mahveder, sadakalar› ise art›r›r (bereketlendirir). Allah hiçbir günahkâr nankörü sevmez.” (Bakara, 2/276) buyurulmaktad›r. Mü’min duas›nda yer alan unsurlardan biri de r›zk›n›n bol, helâl ve bereketli olmas›d›r. Peygamberimiz, dualar›nda s›kça bereket kavram›na yer vermifltir. Kendisine getirilen yeni do¤mufl çocuklar için bereket dileyerek duada bulundu¤u bilinmektedir. Helâl olarak yeme içme, giyinme, al›fl-veriflten önce her iflin bafl›nda Allah’›n ad›n› anmak (besmele çekmek), o fleyin bereketini ço¤altacak ve hayr›n› artt›r›p flerrini önleyecektir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

28 Nisan

ÇOCUKLAR ARASINDA AYRIM YAPMAMAK ‹slâma göre evlenmenin en önemli gayesi çocuk sahibi olmakt›r. Kur’an-› Kerim Müslümanlar›n dualar›nda Allah’tan kendilerine “gözlerinin sevinci” (Furkân, 25/74) olacak efller ve çocuklar vermesini niyaz etmelerini istemifltir. Kur’an-› Kerim’de ve sevgili Peygamberimizin hadislerinde çocuk sahibi olmak teflvik edilmifl ve çocuklar “göz ayd›nl›¤›” olarak tan›mlanm›flsa da, onlar ayn› zamanda dünyada birer imtihan vas›tas› olarak görülmüfltür (Te¤âbun, 64/15). Buna göre insan, çocuklar›na ‹slâmî terbiye ve e¤itim verme-

nin yan›nda onlara karfl› di¤er görevlerini de yerine getirdi¤inde bu imtihan› kazanm›fl olur. Kardefller aras›nda eflit davranmak, maddî manevî hiçbir konuda birini di¤erlerinden üstün tutmamak, kardefllere ihtiyaçlar›na göre muamele etmek ve k›z erkek ayr›m› yapmamak da anne baban›n görevidir. Çocuklar›m›z›n her biri farkl› yarat›l›flta ve farkl› özelliktedir. Onlar› bu farkl› yönleriyle kabul etmek ve öylece sevmek, hepsini Yüce Rabbimizin bir lütfu ve emaneti olarak görmek ve aralar›nda ayr›m yapmamak; hem dünya hem de ahiret saadetimize aç›lan bir kap› olacakt›r inflallah.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

29 Nisan

(Bir Ayet, Bir Yorum) ‹SRAF ‹sraf, ihtiyaç s›n›r›n› aflmak, afl›r› harcamalarda ve ölçüsüz davran›fllarda bulunmak demektir. Kur’an’da: “…Yiyin için, fakat israf etmeyin. Çünkü Allah, israf edenleri sevmez” (A'râf, 7/31) anlam›ndaki ayetle israftan kaç›n›lmas› emredilmifltir. Allah taraf›ndan bize bahfledilen hayat, sa¤l›k, mal, mülk gibi nimetler, hep emanet olarak verilmifltir. Onun için biz, bu nimetleri kullanma tarz›m›zdan, israf edip etmedi¤imizden ve bunlar› nerelerde harcad›¤›m›zdan ahirette sorguya çekilece¤iz. Konumuzla ilgili olarak Yüce Allah, Kur’an-› Kerim’de flöyle buyurmaktad›r: “O gün, verilen nimetle-

rin hepsinden sorguya çekileceksiniz” (Tekâsür; 102/8). Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) de: “K›yamet günü insano¤lu, ömrünü nerede harcad›¤›ndan, yapt›¤› iflleri ne niyetle yapt›¤›ndan, nas›l kazan›p nereye harcad›¤›ndan, vücudunu ve s›hhatini nerede ve nas›l de¤erlendirdi¤inden sorguya çekilmedikçe yerinden ayr›lamaz” (Tirmizî, “K›yame”, 1) buyurmufllard›r. Allah’›n bahfletti¤i nimetlerin israf edilmesi büyük bir vebal oldu¤u gibi, pek çok yuvan›n da¤›lmas›na ve ülkenin ekonomik aç›dan zay›flamas›na da sebep olmaktad›r. Sonuç olarak dinimiz dengeli ve ölçülü yaflamay› tavsiye etmifltir. Müslüman da israf ve cimrilikten kaç›nmal›d›r.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27

30 Nisan

‹SLÂM AKA‹D‹ Akaid, akd kökünden türemifl olan Akîde kelimesinin ço¤uludur. Akîde, sözlükte “gönülden ba¤lanan, dü¤üm atmacas›na sa¤lam inan›lan fley” demektir. Dinî anlamda ise, “inan›lmas› zorunlu ilke” manas›nda olup ço¤ulu Akaid’dir. Akaid, “‹slâm dininde inan›lmas› farz olan hususlar, iman esaslar›, dinin temel kural ve hükümleri” anlam›na gelmektedir. ‹slâm akaidinin ilk ve en önemli kayna¤› Kur’an’d›r. Daha sonra da sahih hadislerdir. ‹slâm akaidini oluflturan esaslar, Kur’an ve hadislerde hiçbir yoruma mahal b›rakmayacak flekilde aç›k, yal›n ve sade olarak yer alm›flt›r. Kur’an’da Al-

lah’a, peygamberlerine, kitaplara, meleklere, âhirete, kazâ ve kadere iman konusunda ayr›nt›l› bilgi verilmifltir. Hadislerde de iman esaslar› ile ilgili çeflitli aç›klamalar yer alm›flt›r. ‹slâm akaidini oluflturan esaslar, kesin delile dayanmaktad›r. Zamana, mekâna, fert ve toplumlara göre de¤ifliklik göstermez. Bu hükümler bir bütün teflkil edip, bölünme kabul etmezler. Yani bir k›sm›na inan›p bir k›sm›na inanmamak söz konusu de¤ildir. Akaid; insan› inançs›zl›k, inkâr, flüphe ve tereddütlerden kurtararak, manevî yönden güçlü ve huzurlu yaparak; dünya ve ahiret mutlulu¤una erifltirir.

Cem Veb Ofset Tel: (0.312) 385 37 27


						
Related docs