Docstoc

Malthus'un Nufus Teorisi ve Eleştirisi

Document Sample
Malthus'un Nufus Teorisi ve Eleştirisi Powered By Docstoc
					                       ©
Bu çalışmanın her hakkı Talha Şamil ÇAKIR’a aittir.



              İzinsiz yayınlanamaz.


      Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.
                  FATİH ÜNİVERSİTESİ


   V.LİSELERARASI ULUSAL SOSYAL BİLİMLER OLİMPİYATI




ROBERT MALTHUS’UN NÜFUS TEORİSİ VE ELEŞTİRİSİ




                     HAZIRLAYAN:


                TALHA ŞAMİL ÇAKIR




                      İSTANBUL


                         2013
                                             Özet

       Asırlarca tartışılacak bir nüfus teorisinin temellerini “Toplumun Gelecekteki Etkileri
Açısından Nüfus İlkesi Üzerine Bir Deneme” (An Essay on the Principle of Population as it
Affects the Future Improvement of Society) adlı çalışmasında atan Malthus’u bu alanda
çalışmalar yapan diğer kişilerden ayıran şey kuşkusuz ki kötümserliğiydi. Teorisi kabaca
nüfusun 1,2,4,8… şeklinde geometrik bir dizi halinde artarken yiyeceklerin 1,2,3,4… şeklinde
aritmetik bir şekilde artış göstermesidir. Ona göre nüfus sürekli gıda maddelerini geçmek
eğilimindedir ve bu eğilimin önüne herhangi bir şekilde geçilmezse hızlı nüfus artışı sonucu
yiyecekler insanoğluna yetmeyecek ve yoksulluk sonrasında büyük kıtlıklar baş gösterecekti.
Hatta dönemin ünlü simalarından Thomas Carlyle (1795-1881) Malthus’u okuduktan sonra
iktisadı “kederli bilim” olarak tanımlamıştır. Malthus ise bu olumsuz tablonun önleyici
kontroller ve pozitif kontroller ile engellenebileceğine inanmıştı. Tabii ki Malthus’un bu eseri
kısa sürede bir eleştiri yağmuruna tutuldu. Bugüne kadar onun aleyhine yazılan kitaplar ve
makalelerden Malthus’un teorisinin önemini anlamak mümkündür.

       Teorisine yöneltilen eleştirileri genel olarak üç başlıkta toplayabiliriz: Gıda üretiminin
nüfus artışına yetişemeyeceği, manevi baskının tek önleyici kontrol olması ve nüfus artışının
sonucunda yoksulluğun kaçınılmaz olması noktalarıdır. Ancak tüm bu eleştirilerin en önemli
sebebi Malthus’un teknolojiyi öngörememesidir. Hâlbuki teknoloji, Malthus’un teorisiyle
birlikte gelen o kötümser havayı bir anda silip süpürdü. Sanayi, tarım ve dağıtım
hizmetlerindeki gelişmeler beklenen büyük kıtlığın oluşmasını engelleyen en önemli
faktörlerdir. Genel manada eleştiriler bu yöndeyken Sosyalistler teorisyenimizi farklı bir
açıdan eleştiriyorlardı. Onlar sefaletin sebebinin Malthus’un dediği gibi hızlı nüfus artışı
değil, aksine bu sorunun sebebinin kapitalizm olduğunu ve devletlerin nüfus sorunundan
önleyici ve pozitif kontroller ile değil toplum sisteminin değişimiyle kurtulabileceklerini
düşünüyorlardı. Malthus’un teorisi, bir başka ifadeyle öngördüğü kehanet gerçekleşmedi.
Ancak o kendisinden sonra bu tartışmaların önünü açarak sosyal bilimlerin kesişim
kümelerinden biri olan demografinin bir disiplin haline gelmesine büyük katkı sağladı.
Malthus hakkında yapılan eleştiriler teorisinin ve nüfus üzerine yapmış olduğu çalışmalarının
önemini azaltmamaktadır bilakis nüfus teorileri hakkındaki tartışmalarda Malthus’u bir
yükseliş noktası olarak görmekte fayda vardır.




Anahtar Kelimeler: Malthus, Nüfus Artışı, Kıtlık, Teknoloji, Yoksulluk
                ROBERT MALTHUS’UN NÜFUS TEORİSİ VE ELEŞTİRİSİ




        Kiliseden Üniversiteye: Papaz ve Profesör

        Thomas Robert Malthus, İngiltere’de 1766 yılında zengin bir ailenin altıncı çocuğu
olarak dünyaya geldi. Babası Daniel Malthus ünlü filozof David Hume’ın arkadaşıydı1. İlk
öğrenimi evinde alan Malthus 1784'de Jesus College’a girdi. 1788’de mezun olduğu bu
okulda Latince ve Yunanca öğrendi. 1791 yılında aynı okulda yüksek lisansını tamamladı.
Henüz otuzlu yaşlarının başında, 1798 yılında tarihte en çok tartışılan nüfus teorilerinden
birisini ele aldığı “Toplumun Gelecekteki Etkileri Açısından Nüfus İlkesi Üzerine Bir
Deneme” (An Essay on the Principle of Population as it Affects the Future Improvement of
Society) adlı ünlü eserini yayınladı. Eserin 1798 ile 1826 yılları arasında altı baskısı yapıldı
(Kitabın yedinci baskısı ölümünden sonra 1872 senesinde basıldı.). Sağlam bir din eğitimi
alan Malthus bir süre rahiplik yaptı. Daha sora 1805’te Herfordshire’de Doğu Hindistan
Ortaklığı tarafından kurulan üniversiteye ekonomi politik profesörü olarak atandı. Burada
ömrünün sonuna kadar öğretim üyeliği yapan Malthus, 23 Aralık 1834'de hayatını kaybetti.
Mezarı İngiltere, Bath’daki tarihi Bath Manastırı’ndadır.

        Önden Giden Atlılar: Malthus Öncesi Nüfus Teorileri

        Kuşkusuz Malthus nüfus artışı üzerine çalışma yapan ilk kişi değildir. Onu bu kadar
ünlü yapan ortaya attığı teorisinde o güne kadar görülmemiş bir tablo çizmesidir. Malthus’un
nüfus teorisini doğru bir şekilde anlamak ve yorumlayabilmek için Malthus’dan önce nüfus
alanında ortaya atılan düşünce ve görüşlere bir göz atmakta fayda vardır.

        Tarihte nüfus alanında ilk politikalar geliştirenler Eski Mısırlılardır. Doğum kontrolü
üzerine geliştirilen bu politikalar dünya tarihinde nüfus ile ilgili kabul edilen ilk metinlerdir.2
Çin’de ise Konfüçyüs ve diğer filozofların nüfus ile ilgili görüşleri önemlidir. Konfüçyüs’ün
görüşleri toplumdaki fazla nüfus artışının iş gücü verimliliğini kısıtlayacağı bu durumun ise
refah düzeylerini olumsuz yönde etkileyeceği ve toplumsal çatışmaya neden olacağı
şeklindedir.3 Eski Yunan’da Platon ve Aristo optimum nüfusun -ideal nüfus- önemi üzerinde
durmuş, devletin ekonomik açıdan kendine yeterli olması ve kendini savunabilmesi için belli

1
  William Petersen, 1979. Malthus Heinemann, London s.21
2
  Hüseyin Güneş, İktisat Tarihi Açısından Nüfus Teorileri ve Politikaları, Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi,
sayı 28, s.127
3
  Baran Tuncer, Ekonomik Gelişme ve Nüfus, s. 29


                                                                                                                 1
bir nüfus büyüklüğüne sahip olması gerektiğini belirtmişlerdir. Platon, fazla nüfusun yeni
kolonilere gönderilmesini doğru bulmuştur. Öğrencisi Aristo da nüfusun ne az ne çok olması
gerektiğini ve nüfusun sınırlandırılması üzerine durmuştur.

        Ünlü İslam düşünürü İbn-i Haldun nüfusun bir döngü şeklinde hareket ettiğini
belirtmiştir. Bu döngü içerisinde iyi ekonomik koşullar ve siyasal düzen ölümleri azaltırken,
doğumları teşvik edecek ve nüfus artışına sebep olacaktır. Fakat daha sonra vergiler artacak,
siyasal ve ekonomik alanda bir gerileme olacak ve bu faktörler nüfus artışının yeniden
yavaşlamasına sebep olacaktır.4

        Ekonomik, siyasal ve askeri alanda devletin güçlendirilmesini ön plana alan ve
Avrupa’da yaklaşık üç asır etkili olan (1450-1750) merkantilist yaklaşım; nüfus artışını
destekleyen tedbirler önermiş, ülke dışına göçleri engellerken diğer ülkelerden nüfus çekmeye
çalışmıştır. Ünlü İngiliz merkantilistlerden William Petty (1623-1687) nüfustaki azalışın
yoksulluğa neden olacağına inanmaktadır. Bir başka merkantilist James Harrington, 25 yaş
üstü evlenmemiş olanların iki kat vergilendirilerek cezalandırılmasını ve on çocuklu babaların
ise vergiden muaf tutulmaları gerektiğini söylemiştir.5

        Nüfus problemiyle ciddi olarak ilgilenen ilk kişi Venedikli bir din adamı olan
Gianmaria Ortes’dir (1713-1790). “Reflections on the Population of Nations in Relation to
National Economy” adlı eserini 1790 senesinde, Malthus’un eserinden sekiz sene önce
yayınladı. İtalyan ekonomist Francesco Nitti’ye göre: “Ortes’in çalışmasının bir kısmının
Malthus’un denemesiyle birçok benzer yanı vardır. Mesela Ortes nüfus sorununu genel olarak
kavramış, nüfusun geometrik artışından ve gıda maddelerinin aritmetik artışından, insanların
önleyici gücü ile doğanın baskısından bahsetmiştir.”6 Ancak Ortes’in eserinin temel eksikliği
Malthus’un       istatistikî    tartışmalarını     ve     Malthus’un   kendine   güvenen   üslubunu
bulundurmamasıydı. Zaten kısa zaman içerisinde Ortes’in eseri Malthus’unkisinin gölgesinde
kalmış ve Venedikli din adamı yerine Anglikan papazı tarihteki en çok bilinen nüfus
teorilerinden birinin sahibi olarak tarihe geçmiştir. 7

        Malthus’un çağdaşlarından ilahiyatçı-reformcu William Paley (1743–1805), “Nüfusun
azalması, devletin karşılaşabileceği en kötü durumdur; artırılması ise, başka her türlü hedef
bir yana itilerek ele alınmalıdır.” diye düşünüyordu ve bu düşüncesinde yalnız da değildi.

4
  a.g.e., s.29
5
  Bonar 1931, s.86; Coontz 1957, s.87-89
6
  Francesco Saverio Nitti,Population and the Social System, p.8.
7
  Theories of Population, New Advent Encylopedia.


                                                                                                  2
İngiltere Başbakanı William Pitt (1759–1806), nüfusu artırmak amacıyla, yeni bir “Yoksullara
Yardım Kanunu” bile çıkardı.8 Bu yasa özellikle çocuklar için cömert ödenekler
oluşturuyordu çünkü Başbakan Pitt’e göre ileride çocuklar dilenci dahi olsa bir erkeğin çocuk
sahibi olmakla ülkesini “zenginleştirdiği” gözle görülür bir gerçekti.9

        Kötümser İktisatçı: Malthus’un Nüfus Teorisi

        Malthus’un teorisine göz atmadan önce Malthus’un yaşadığı döneme baktığımızda ilk
göze çarpan şey Sanayi Devrimi sonrası Avrupa ülkelerinde görülen hızlı nüfus artışlarıdır.
19.yüzyılda Batı Avrupa’da sanayileşme, tarımda yenilikler, kırdan kente göç oranında hızlı
bir artış ve bunun üzerine hızlı şehirleşme gibi köklü ekonomik ve toplumsal dönüşümler
yaşandı. 10 Sanayinin inanılmaz bir hızla gelişmesi sonucunda yeni şehirler ortaya çıktı ve bu
da nüfusun artmasına sebep oldu. 19.yüzyıl boyunca Batı’da ölümler, özellikle de bebek
ölümleri azaldı, ancak doğurganlık hızında bebek ölümleri kadar hızlı bir azalma yaşanmadı.
Ortalama ömür süresinin uzaması ve doğurganlığın hemen düşmemesi nüfusun hızla
artmasına yol açtı. 19. yüzyılın ilk yarısında, İngiltere’de %100’lük bir nüfus artışı yaşandı.
1801’de 8,3 milyon olan İngiltere nüfusu 1850’de 16 milyona çıktı.11

        William Godwin, “Political Justice” adlı eserinde toplumdaki tüm kötülüklerin
kusurlu toplumsal kurumlardan kaynaklandığını ve zenginliğin doğru bir şekilde
dağıtılmasıyla tüm insanlara yetebileceğini iddia ediyordu. İşte Malthus tam da bu duruma
itiraz etmiş ve Godwin’e “Essay on the Principle of Population” adlı eserinde cevap vermiştir.
Malthus’a göre halkın sefaletini ekonomik ve sosyal düzende aramak doğru değildi, halkın
sefaleti doğal gelişmenin sonucuydu. Nüfus sürekli gıda maddelerini geçmek eğilimindedir
ancak bazı ahlaksızlıklar ve kötü durumlar ile kontrol altında tutulabilmektedir: kürtaj, bebek
katilliği, fuhuş; savaş, veba, kıtlık ve bulaşıcı hastalıklar. Malthus, “Eğer ki tüm insanlara eşit
miktarda yiyecek verilseydi ve yukarıdaki kontrollere gerek kalmasaydı, toplumdaki refah
sadece geçici olurdu; evliliklerin artması ve doğum artışıyla birlikte nüfus yeniden yiyecek
miktarının çok ötesine geçecekti.” demektedir.




8
  James Bonar, Malthus and His Work, ikinci baskı, (1924), p.6. Paley’den yapılan alıntı, Principles of Moral
andPoliticalPhilosophy adlı eserden, cilt II, p.347.
9
  Robert L. Heilbroner, İktisat Düşünürleri
10
   Doç. Dr. Didem Danış, DEMOGRAFİ: Nüfus meselelerine sosyolojik bir bakış, Nüfusbilimin Kuramsal
Tarihçesi (19.yüzyıl)
11
   Wrigley and Schofield, "The Population History of England, 1541-1871. A reconstruction.", Harvard
University Press, 1981, Table 7,8, pgs. 208-9


                                                                                                                3
        Malthus’un teorisinin temelinde nüfusun 1,2,4,8… şeklinde geometrik bir dizi halinde
artarken yiyeceklerin 1,2,3,4, şeklinde aritmetik bir şekilde artış göstermesi vardır. Malthus’a
göre nüfusun bu hızlı artışı önleyici kontroller ve pozitif kontroller ile engellenir. Malthus bu
engeller olmadığında nüfusun kontrol edilemeyecek kadar çok artacağına işaret etmektedir.

        Pozitif kontroller; açlık, sefalet, veba ve savaş şeklindedir. Önleyici kontroller ise;
evliliğin geciktirilmesi veya hiç evlenilmemesi ve evli olmayan insanların cinsel ilişkiden
mümkün olduğu ölçüde kaçınmasıdır. Pozitif kontroller ölüm oranını artırırken, önleyici
kontroller ise doğum oranlarındaki artışı azaltmıştır.12 Malthus nüfusu kontrol eden en önemli
etkenin gıda olduğunu belirtmektedir. Nüfusun geometrik olarak artmasıyla nüfus kısa sürede
çok büyük rakamlara ulaşacak ancak gıda ürünlerindeki kıtlık bu artışı anında durduracaktır.

        Malthus bu hızlı nüfus artışının sonucunda insanların doğal olarak kıtlıkla ve sefaletle
karşılaşması kaçınılmazdı. Aşırı nüfus, maaşların düşmesine neden olacak ve bu öyle bir
noktaya gelecek ki insanlar evlenip bir aile bile kuramayacak duruma düşecekti. Bu düşük
maaşlarla birlikte bir işgücü fazlalığı oluşacak ve insanlar ekmek parasını kazanabilmek için
daha fazla çalışmak zorunda kalacaktı ve böylelikle tarım kesimi daha fazla işgücü sağlayacak
ve daha fazla tarım arazisi üretim alanı olacak, gıda maddelerinde de artış olacaktır. Malthus
bu şekilde yiyecek kaynaklarında artış olacağını sonrasında yeniden nüfus artışı yaşanacağını,
fazla nüfusa yiyeceklerin yetmeyeceğini, kıtlığın oluşacağını, bütün bu döngünün ise doğanın
bir kanunu olduğunu belirtmiştir.13

        Malthus’a göre aşırı nüfus artışının en önemli sonucu yoksulluktur. Ancak Malthus
yoksulluğun fakir insanları daha iyi yaşam koşullarına ulaşmak için teşvik edici de
olabileceğini söylemektedir. Eğer insanlar fakirken hiçbir şey yapmayıp fakir olarak kalırlarsa
bu onların suçudur. İşte bu sebepten dolayıdır ki Malthus İngiltere’deki “Yoksullara Yardım
Yasası”na karşı çıkmaktadır. Bu yasanın gıda ürünlerini artırmaksızın nüfusu artırmak eğilimi
gösterdiğinden14 insanların yoksulluklarını gidermek bir yana bu durumu sürekli kılacağından
dert yanmaktadır.

        Malthus Kuzey Amerika’nın tarihini inceleyerek ve bazı ekonomistlerin de fikirlerini
alarak kitabının ikinci baskısına şu eklemeyi yapmıştır: “Nüfus kontrol edilmediğinde 25 sene



12
    Geoffrey Gilbert, Introduction to Malthus T.R. 1798: An essay on the principle of population, Oxford World’s
Classics reprint
13
   John R. Weeks, Population: An Introductionto Concepts and Issues, Third Edition, p.30
14
    K.Marx Engels, Nüfus Sorunu ve Malthus, s.15


                                                                                                               4
içerisinde iki katına çıkar ya da geometrik bir şekilde artmaya başlar.”15 Gıda artışı üzerine
yaptığı bazı incelemeler sonucunda bu artışın hiçbir zaman aritmetik bir oranı geçemeyeceği
sonucuna varmıştır. Varmış olduğu bu sonuçları İngiltere üzerine uyguladığında 1800
senesinde 9.000.000 nüfuslu ülkenin bu yüzyıl sonunda nüfusunun 176.000.000 olacağını
ancak gıda maddelerinin sadece 55.000.000 insana yeteceğini öngörmüştür.16

        Gerçekleşmeyen Kehanet: Malthus Yanıldı mı?

        Malthus’un teorisinin önemini bugüne kadar onun aleyhine yazılan kitaplar ve
makalelerden anlamak mümkündür. Teorisinin en çok eleştirilen kısımları: gıda üretiminin
nüfus artışına yetişemeyeceği, manevi baskının tek önleyici kontrol olması ve nüfus artışının
sonucunda yoksulluğun kaçınılmaz olması noktalarıdır. 17 Teori, nüfus artışının her zaman
gıda arzını geçmek eğiliminde olduğunu ve kontrol edilmediği sürece de bunun hep böyle
olacağını belirtiyor. Günümüz bilgileri ışığında bugüne kadar dünyada bu derece devamlı bir
nüfus artışının yaşanmadığını görüyoruz.

        Yine Malthus’un yaklaşımının en önemli eksikliklerinden birisi teknolojideki ve
dağıtım alanındaki gelişmeleri öngörememesi ve teknolojiyi sabit olarak kabul etmesidir. Bu
teori “azalan verimler kanuna” dayalıdır. Bu kanuna dayanarak Malthus, gıda üretiminin
nüfus artışı hızına ayak uyduramayacağını ileri sürmüştür. Fakat teknolojideki hızlı ilerleme
ve sermayenin daha büyük oranlarda birikmesiyle gelişmiş ülkeler azalan verimler kanunun
etkilerini geciktirebilmişlerdir.18 Malthus toprak arzının hızlı nüfus artışı karşısında yetersiz
kalacağı üzerine çok fazla durmuştur. Lakin 19. yüzyılda tarımdaki ciddi gelişmeler-suni
gübreler, gelişmiş tarım metotları, hayvan besiciliği alanında ilerlemeler- tarımsal üretimde
muazzam bir artışa sebep olmuştur. Yani Malthus teknolojideki ilerlemeleri öngöremedi ve bu
da ister istemez teorisinde önemli bir zaafa neden oldu.19

        Malthus teorisinde nüfusun pozitif ve önleyici kontroller ile denetim altına alınmadığı
zaman 25 senede kendisini ikiye katlayacağı iddiasına Kuzey Amerika’daki nüfus artışlarını
inceleyerek varmıştır. Ancak bu iddiasını ortaya atarken Amerika kıtasındaki yoğun göçleri
hesaba hiç katmamış ve bu sebeple birçok eleştiriye maruz kalmıştır. Malthus’un bahsetmiş



15
   Malthus,Essay on the Principle of Population, second edition, p.6, 1803
16
   a.g.e
17
   John R. Weeks, Population: An Introduction to Concepts and Issues, Third Edition, p.31
18
   Gazu Lakhotia,Criticism of MalthusianTheory of Population
19
    A.Avasarkar, What are the Criticism of the Malthusian Theory?



                                                                                               5
olduğu geç evlenme, kürtaj gibi koruyucu önlemler bu son yarım asırda o kadar yaygınlaştı ki
doğum oranları dünyanın birçok yerinde düşüşe geçti.

        Bunun haricinde günümüzde Malthus’un dediğinin aksine nüfus artışını engellemede
önleyici ve pozitif kontroller haricinde farklı kontrol mekanizmaları da vardır.              Zorunlu
eğitimin daha uzun süre olması, birçok ülkede zorunlu askerlik hizmetinin olması, kadının iş
yaşamında giderek artan oranda yer almaya başlaması ve feminizm hareketleri gibi faktörler
de evlenmeyi geciktiren yani nüfus artışının artmasını engelleyen faktörlerdendir.

        Malthus’un teorisinde Batı hakkındaki tahminlerinde yanılmasının bir başka sebebi
ise Sanayi Devrimi sonrası Batı’da hızla artan kentleşmedir. Tarım topluluklarında insanlar
için çocuk gerçekten çok önemliydi ve değerli bir mal olarak görülüyordu, bu yüzden
kalabalık aileler vardı. Ancak kentlerde yaşayan insanlar için çocuk sorumluluk demekti. Hem
bu sorumluluk baskısı hem kentleşmeyle birlikte gelen diğer faktörler insanların çok çocuk
yapmasına engel teşkil ediyordu. Bunların üzerine kentleşmeyle birlikte nüfus artışının
azaldığını görüyoruz. Malthus’un, refahın artmasıyla birlikte nüfus da artacaktır endişesinin
aksine nüfus artışı azalışa geçmiştir.

        İlginçtir ki Malthus teorisini oluştururken sadece Avrupa ile sınırlı kalmış; nüfus
artışının önemli bir sorun teşkil ettiği Doğu ve Güney’deki kıtaları göz ardı etmiştir. Halbuki
1860’ta İngiltere’de evli çiftlerin yaklaşık %60’ını, dört ve daha fazla çocuk sahibi aileler
oluşturuyordu. 1925 yılındaysa her beş çiftten sadece birisinin ailesi bu büyüklükteydi. Diğer
taraftan, aynı zaman diliminde, sadece bir veya iki çocuk sahibi ailelerin sayısı, %10’dan
%50’ye yükseldi.20

        Marx Malthus’a Karşı

        Yukarıda sıralanan eleştiriler daha çok klasik liberal çevrelerden gelen eleştirilerdir.
Sosyalist düşünürler Malthus’un fikirlerine karşı çıkan bir başka önemli kesimdir. Fakat başta
Marx olmak üzere sosyalistlerin Malthus eleştirisi farklı bir noktadan yapılmaktadır.
Sosyalistler, yoksulluğun yok edilmesi için, nüfus kontrolü değil toplum modelinin
değişmesinin gerektiğine inanıyorlardı yani Malthus’un yoksulluk konusundaki liberal bakış
açısını eleştiriyorlardı.21 Eleştirdikleri nokta sefaletin sebebinin Malthus’un dediği gibi hızlı
nüfus artışı olmadığı aksine bu sorunun sebebinin kapitalizm oluşuydu. Bazı sosyalist

20
  Robert Heilbroner, İktisat Düşünürleri, s 82.
21
  Doç. Dr. Didem Danış, DEMOGRAFİ: Nüfus meselelerine sosyolojik bir bakış, Nüfusbilimin Kuramsal
Tarihçesi (19.yüzyıl)


                                                                                                    6
düşünürlere göre sefaletin temel sebebinin gelirin sınıflar arasında hiç de adil olmayan bir
şekilde dağıtılmasıydı. Hatta ünlü sosyalist ve anarşist Pierre Joseph Proudhon “Yeryüzünde
fazlalık olan tek bir insan var, o da Bay Malthus! Sefalet ekonomi politiğin eseri, ekonomi
politik ise sefaletin örgütlenmesidir.” demiştir22.

         Avusturya ve birkaç Alman eyaleti bu dönemde Malthus’un düşüncelerinden oldukça
etkilenmiş ve şehirlerindeki fakir insan sayısında görülen hızlı artışı nüfus artışına
bağlamışlardır. Bunun üzerine maddi durumu iyi olmayan çiftlerin evlenmelerini yasa yoluyla
yasaklamışlardır.23 Ancak bu yasaklar Alman eyaletlerinde beklenenden farklı olarak nüfus
artışında bir azalmaya sebep olmadı çünkü insanlar evlenmeyerek çocuk yapmaya devam
ettiler. İşin ilginç yanı, eyaletler fakir çiftlerin bu gayrimeşru çocuklarına bakabilmek için
yoksullara yeni yardımlar yapmak zorunda kalmışlardı. Bu yasalar sonuç olarak yürürlülükten
kaldırılmıştır ancak Marx ve Engels’i etkilemiştir. Böylece Marx ve Engels Malthus’a tepki
olarak yeni bir demografik perspektif ortaya çıkarmışlardır.

        Marx ve Engels, Malthus’un nüfus teorisine çok sertçe karşılık vermişler, nüfus
hakkındaki çalışmaları boyunca Malthus’a karşı küçümseyici göndermelerde bulunmuşlardır.
Marx, Malthus ile yalnızca tek bir noktada birleşiyordu o da nüfusun korkutucu derecede hızlı
artmasıydı.24 Marx nüfusun artmasında suçun fakirlerde değil zenginlerde aranması gerektiği
belirtmekteydi. Çalışmalarında özellikle Malthus’un “nüfus geometrik ancak gıda maddeleri
aritmetik olarak artar” tezinin tutarsızlığını ve Malthus’un iddialarının bugüne kadar
kanıtlanamadığını iddia etmekteydi. Aynı zamanda Marx, Malthus’un aksine teknolojinin
sabit olmadığını hatta nüfus kadar hızlı büyüdüğünü ve bilimin üstesinden gelemeyeceği hiç
bir şey olmadığını da söylemekteydi.

        Kapital adlı eserinde Marx, Malthus hakkında şunları yazmıştır:

        “EĞER okur, bana 1798’de yayınlanmış olan “Essay of Population” adlı yazının
        yazarı Malthus’u anımsatırsa, ben de ona bu yapıtın ilk şeklinin De Foe’dan, Sir James
        Steuart’tan, Townsend’dan, Franklink’den, Wallace’dan vb. yapılmış çocukça ve
        üstünkörü bir aşırmadan başka bir şey olmadığını ve kendisine ait tek bir tümceyi bile
        içermediğini anımsatırım… 18. yüzyıl boyunca yavaş yavaş işlenen ve ardından büyük
        toplumsal bunalım sırasında, Condorcet’nin öğretilerine karşı şaşmaz bir panzehir


22
   Doç. Dr. Didem Danış, a.g.e.
23
   David Victor Glass, Introduction to Malthus, 1953
24
   K.Marx, F.Engels. Nüfus Sorunu ve Malthus. Çeviren Oya Yaylalı


                                                                                            7
        olarak davul zurnayla ilan edilen “nüfus ilkesi”, insanlığın ilerlemesi ve gelişmesi
        özlemlerini toptan yok edecek bir silah olarak İngiliz oligarşisi tarafından sevinçle
        karşılanmıştı.”25

        Sonuç Yerine: Gerçekleşmeyen Kehanet

        Nüfus konusunda Malthus’un önemi yalnızca savunduğu görüşlerden                                ileri
gelmemektedir. Malthus ne kadar kendisinden önceki yazarlardan ciddi oranda etkilenmiş
olsa da nüfus artışını ve sonuçlarını sistematik bir şekilde ele alan ilk kişidir ve bu teori
kendisinden sonra gelen birçok bilim adamına esin kaynağı olmuştur. 19. yüzyılın ilk yarısı
boyunca, iktisat teorisini ve uygulamasını bu görüşten daha fazla etkileyen bir başka düşünce
muhtemelen yoktu ve kuşkusuz bu düşüncelerden hiçbiri böylesine çetin saldırılara konu
olmamıştı.26

        Malthus hakkında yapılan bu eleştiriler onun teorisi ve çalışmasının önemini
azaltmamaktadır. Nüfus teorileri hakkındaki tartışmalarda Malthus’u bir yükseliş noktası
olarak görmekte fayda vardır. Onun çalışmalarının gerek kendi döneminde gerekse
günümüzde etkili olmasının birçok sebebi vardır. Ancak bu sebeplerin teorisinin doğruluğu ya
da yanlışlığıyla pek ilgisi yoktur… Malthus’un teorileri ne kendi zamanında ne de bugün
deneysel olarak geçerlilik kazanamamıştır ancak çalışmaları teorik olarak çok önemlidir. 27




25
   K.Marx, F.Engels. Nüfus Sorunu ve Malthus. Çeviren Oya Yaylalı. S.95
26
   a.g.e.
27
   Kingsley Davis,“Malthus and the theory of Population” In P. Lazarsfeld and M. Rosenberg, The Language of
Social Research, New York: Free Press,


                                                                                                              8
KAYNAKÇA



DANIŞ,    Didem;    DEMOGRAFİ:       Nüfus    meselelerine   sosyolojik   bir   bakış:
Nüfusbilimin Kuramsal Tarihçesi (19.yüzyıl)
http://www.acikders.org.tr/pluginfile.php/4148/mod_resource/content/1/TUBA4.pdf

HEILBRONER, Robert; İktisat Düşünürleri

                Dost Kitabevi, ANKARA, İkinci Baskı, 2008

GÜNEŞ, Hüseyin Hatimi; İktisat Tarihi Açısından Nüfus Teorileri ve Politikaları

         Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi, Sayı 28, 2009

MALTHUS, Thomas Robert; Essay on the Principle of Population as it Affects the
Future Improvement of Society

              London, 1798

MARX Karl, ENGELS Friedrich; Nüfus Sorunu ve Malthus

             SOL Yayınları, ANKARA, 1976

RYAN, John Augustine; Theories of Population,

             Catholic Encyclopedia, Robert Appleton Company, New York, 1911

TUNCER, Baran; Ekonomik Gelişme ve Nüfus

          Hacettepe Üniversitesi Yayınları, ANKARA, 1976

WEEKS, John Robert; Population: An Introduction to Concepts and Issues

         Wadsworth Publishing, CALIFORNIA-USA, 1986




                                                                                    9
EK 1: John Linnel tarafından resmedilen Malthus Portresi




                                                           10
EK 2: Malthus’un makalesinin birinci baskısı




                                               11
EK 3: Malthus’un mezar kitabesi




                                  12

				
DOCUMENT INFO
Shared By:
Stats:
views:68
posted:5/12/2013
language:Turkish
pages:15