EDA Chief Executive Alexander Weis Outlines EDA Agenda to European

Document Sample
EDA Chief Executive Alexander Weis Outlines EDA Agenda to European Powered By Docstoc
					                                                                                         Mehtap TURGAY
                                                                                               14.09.2012

                                  AVRUPA SAVUNMA TEDARİĞİ

                                                     VE

                                    SAVUNMA STRATEJİLERİ




Avrupa Birliği, üye ülkelerinin savunma sanayi üretim kapasitesi dahilinde, halihazırda
600.000’in üzerinde kişi istihdam edilebilmekte ve üye ülkelerin silah sistemleri
ihtiyacının %80’lik bölümünü kendi içinde karşılayabilmektedir.

Bir taraftan Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) güçlü savunma sanayisi ile rekabet
etmek durumunda olan Avrupa, diğer taraftan Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası
(European     Security      and     Defence    Policy-ESDP)         ile   hedeflenen      Avrupa       Silahlı
Kuvvetleri’nin ihtiyacı olan sistemlerin büyük bir kısmının, iç kaynaklardan ve dış
kaynakların anahtar teknolojilerine bağımlı olunmadan karşılanabilmesi amacına hizmet
etmek üzere Avrupa Savunma Teknoloji ve Sanayii Altyapısının (European Defence
Technological    and      Industrial   Base-EDTIB)           oluşturulması     için   çalışmalarını     hızla
sürdürmektedir.

Tüm bu çabalara rağmen, finansal açıdan ve kurum kültürü olarak, Avrupa’daki
savunma sanayii geliştirme ve üretim kapasitesinin belli başlı bileşenleri Avrupa’lı
olmayan yatırımcıların kontrolünde olduğundan birtakım zorluklar ile karşılaşılması
muhtemeldir. Dolayısıyla Avrupa Biriliği, “Özünde Avrupalı Savunma Teknoloji Altyapısı”
hedefine ulaşmada, savunma sanayii kabiliyetlerinin ve finansal kontrolün yabancı
mülkiyetli olma riskini de göze almak durumu ile karşı karşıya kalmıştır. Ancak,
tanımlanan    riske      karşı    Avrupa   Birliği    (AB)     içerisindeki    ulusal    piyasaların     aşırı
korunmasından kaynaklanan bölünmüş yapı, üye ülkelerin farklı tedarik mevzuatları ve
mekanizmaları      dolayısıyla,     savunma      sektöründe         topluluk   tedarik     prosedürlerinin
gereğince uygulanmasını engellemiştir.

Savunma alımlarına yönelik Topluluk Antlaşması’nın 296. maddesindeki belirsizlik de,
savunma ve güvenlik hususlarının üye ülkeler tarafından farklı algılamasına ve
uygulanmasına neden olmuş, dolayısıyla 296. madde kapsamındaki kavram kargaşası
giderek daha belirgin hale gelmiştir. Bu durum, 296. maddenin uygulanması gerektiğine
ilişkin halihazırda devam eden tartışmaların devamına vesile olmuş; tüm bu gelişmelerin
neticesinde     Aralık     2006’de     Yorumlayıcı          Andıç   (Interpretative      Communication)
yayımlanarak, Avrupa Komisyonu tarafından Savunma Direktifi üzerindeki çalışmalara
odaklanılmasına sebep teşkil etmiştir.



                                                     1/10
                                                                                Mehtap TURGAY
                                                                                      14.09.2012

Savunmaya ilişkin AB’nin öncelikli amacı, Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası
hedefleri çerçevesinde ve dış güvenlik politikası amaçlarına uygun olarak, askeri
yetenekleri ve bu yeteneklere uygun pazar mekanizmasını oluşturmak ve geliştirmektir.

Bahsekonu öncelikli amaca ulaşılmasında sürekliliğin esas teşkil ettiği faaliyetler
dahilinde önemli rol üstlenmiş olan Avrupa Savunma Ajansı (EDA), Avrupa “Ortak
Eylem”       misyonu   dahilinde    ortaya   konan     dört   ana   fonksiyon   olan;   savunma
kabiliyetlerinin geliştirilmesi, silahlanma işbirliğinin sağlanması, Avrupa savunma,
teknoloji ve sanayi altyapısının ve savunma teçhizat pazarının oluşturulması ve Ar-Ge ve
teknoloji çalışmalarının desteklenmesi faaliyetlerini yerine getirmek üzere kurulmuştur.

İster mevzuatın işleyişi ile ilgili olsun isterse müşteri odaklı, üye ülkelerin tabi oldukları
farklı ulusal hukuki altyapılar Avrupa savunma piyasasının her süreçte karşılaştığı temel
sorunlardandır. Birlikte çalışabilirliğin elde edilebilmesi ve üretim miktarının arttırılması
ile   elde    edilebilecek   olan   fiyat-rekabet     avantajının   doğal   sonucu   olan   ölçek
ekonomilerinden yararlanılabilmesi amacıyla; sanayi konsolidasyonu ve daha fazla
işbirliği olanağının oluşturulması anaçlanmaktadır.

Uzun dönemli Avrupa Sanayi ve Teknoloji Altyapısı’nın geliştirilmesinin temelini
oluşturan ve Ar-Ge ve Teknoloji İşbirliği (European Defence Research and Technology-
EDRT) stratejisi ile desteklenen, Avrupa Savunma Teçhizat Pazarı’nın (European
Defence Equipment Market–EDEM), Avrupa Savunma Sanayii ve Teknoloji Altyapısı’nın
(European Defence Industrial and Technology Base-EDITB) kurulmasının gerekliliği
dolayısıyla, EDA 2008 Yılı Çalışma Programında da yer almış ve stratejilerin uygulamaya
dönüştürülebilmesi için somut programlara ve projelere odaklanmanın doğru bir
yaklaşım olduğu kabul görümüştür. Bu amaca yönelik güncel program/proje örneklerine
de ilerleyen paragraflarda değinilecektir.



Avrupa Savunma Teknoloji ve Sanayi Altyapısı (EDTIB) Stratejisi

Avrupa’nın Güvenlik ve Savunma Politikası’nı           desteklemek amacıyla güçlü bir DTIB’e
olan ihtiyaç çeşitli platformlarda dile getirildiğine değinmiştik. Bu amaçla, Avrupa
Savunma Ajansı (EDA) tarafından, Avrupa Savunma Bakanları toplantısında alınan
kararlar doğrultusunda, gelecekte oluşturulması öngörülen EDTIB’e ilişkin stratejisini
belirlenmiştir.

Bu strateji ışığında, Avrupa’da güçlü bir EDTİB’in ESDP’nin temel dayanağı olduğu ve
dolayısıyla silahlı kuvvetlerin ihtiyaç duyduğu en üst düzey teknolojiye bağımsız bir
şekilde sahip olunması açısından önem taşıdığı ifade edilerek, ihracat potansiyeli ve


                                               2/10
                                                                                   Mehtap TURGAY
                                                                                         14.09.2012

anahtar teknolojilerdeki üstünlük, ortak pazarın istihdam olanakları gibi ekonomik
avantajlara       odaklanılmıştır.     Anılan    strateji   kapsamında,      Avrupa’nın      savunma
sektöründeki başarısının bugüne kadar yapılan yatırımların bir sonucu olduğu ifade
edilmekle birlikte; daralan ulusal savunma bütçeleri, yüksek maliyetli ve karmaşık
savunma sistemlerinin varlığı, denizaşırı ülkelerle olan rekabetin dikkate alınması
gerektiği de vurgulanmaktadır.

Ek olarak, son dönemlerde konuya ilişkin yatırımlarının büyük ölçüde azalması
dolayısıyla, Avrupa savunma ihtiyaçlarının tam manasıyla karşılanabileceği bir DTIB’in,
yalnızca ülkelerin münferit çabalarına istinaden sürdürülebilmesinin mümkün olmadığına
Strateji’de yer verilerek; Avrupa ülkelerin güçlerini birleştirecekleri bir altyapının
geliştirilmesi amacıyla EDA Yürütme Kurulu tarafından ihtiyaca cevap olacak bir EDTIB
altyapısına ilişkin üye ülkelerin düzenleyici, müşteri ve yatırımcı olarak üstleneceği rolün
tanımlandığı bir vizyon üzerinde mutabık kalınmıştır.

Milli Silahlanma Direktörleri tarafından onaylanan yeni vizyon doğrultusunda; EDTIB,
kabiliyet odaklı, yetkin ve rekabetçi özelliklere sahip geleceğin güçlü yapısına hizmet
edecek ve dolayısıyla daha entegre, mükerrerlikler içermeyen ve karşılıklı bağımlı
yapısıyla Avrupa kaynaklı olmayan kritik teknolojilere bağımlılık da azalacaktır.

Bahsekonu vizyon; 1 Şubat 2008’de gerçekleştirilen EDA konferansında ülkelerin
hükümet ve sanayi kesiminden 300’den fazla katılımcı tarafından desteklenmiş ve
kabiliyet gereksinimleri, ilgili kritik teknolojiler ve bu bağlamdaki endüstriyel kabiliyetler
ile   ilgili   öncelikler   açıklığa   kavuşturulmuştur.    Taleplerin    birleştirilmesi,   savunma
tedariğine yapılan yatırımların arttırılması ve en önemlisi Ar-Ge ve teknoloji işbirliğinin
geliştirilmesi     de   öncelikli   hedeflerin   arasında   yerini   almıştır.   Savunma      tedariği
dahilindeki ürün güvenliğinin arttırılmasının, rekabet ve işbirliği ortamının geliştirilmesi
de ilerisi için alınabilecek tedbirler ile mümkün olabileceği vurgulanmıştır.

Rekabet ortamına ilişkin dönüm noktası olabilecek bir adım ise, Üye Ülkeler tarafından
2006 yılında imzalanan “Savunma Tedariği Gönüllü Davranış İlkeleri” olmuş ve ülkelerin
savunma pazarlarının tüm diğer ülke tedarikçilerine açık hale getirilmesi sağlanmıştır.
Ek olarak, üye ülkeler ve sanayi temsilcileri tarafından imzalanan “Tedarik Zincirindeki
En İyi Uygulama İlkesi” ile ise, ikinci ve üçüncü kademe firmaların ve özellikle de Küçük
ve Orta Büyüklükteki İşletmeler’in (KOBİ) de tedarik zinciri bünyesindeki rekabet ortamı
kazanımlarından fayda sağlaması ve Avrupa düzeyinde iş imkanı bulması amacına
hizmet edilmiştir.

Gerçek ilerlemenin Avrupa Savunma Pazarı’nın etkin ve rekabetçi hale getirilmesi ile
sağlanması planlanmakla birlikte, sonraki adımlarda üstesinden gelinmek üzere aşağıda


                                                  3/10
                                                                                     Mehtap TURGAY
                                                                                           14.09.2012

değinilen bir takım önemli hususların göz önünde bulundurulmasının gerekliliği üzerine
ortak karara varılmıştır:

      Ülkelerarası tedarikte tarafların memnuniyeti için Ürün Güvenliği’nin sağlanması

      Avrupa     Birliği     içerisinde     ürün,      hizmet       ve    yeteneklerin     transferinin
       kolaylaştırılması ve engellerin azaltılması

      Offsetin potansiyel; özellikle DTIB’in etkisiz kalmasına yol açabilecek ve rekabeti
       olumsuz etkileyebilecek olan etkilerinin analiz edilmesi

      Herhangi bir ülkeye/firmaya ayrıcalık ve öncelik tanınmayan eşit ve tarafsız
       rekabet ortamın sağlanması



Rekabet ortamı müşteri açısından değer biçilen bir araç olup, AB beklentilerini
karşılamaya aday EDTIB’in gelişmesinde önemli rol oynamakla birlikte; işbirliği
faaliyetlerinin aynı sonucu elde edebilmek için alternatif yaklaşım olarak ele alınabilme
imkanı da vardır. Ancak, hükümetler, kendi özkısıtlamalarını korumak ve buna rağmen
sanayinin konsolide gereksinimlerine ulaşmasını sağlamak yolunda en etkili çözümün
bulunabilmesi     adına,     sanayiyi      serbest     bırakarak     “juste   retour”     yaklaşımından
uzaklaşılmasına      da       sebep        olmaktadırlar.        Ülkeler      tarafından,     sanayinin
değerlendirebileceği fırsatların daha erken safhalarda tanımlanması için sistematik
çabalar sarfedilmesinin gerekliliği ve Avrupa Savunma Ar-Ge ve Teknoloji İşbirliği
kapsamındaki gereksinimlerin yukarı yönde bir noktada buluşmasının önemi de ortaya
konmaktadır.

Dolayısıyla Teknoloji ve Sanayii Altyapı Stratejisi’nin oluşturulması, konuya ilişkin
başlangıç adımı olmuş, EDTIB’in hayata geçirilmesi amacıyla, üye ülkeler tarafından
yürütülen ortak girişimlerdeki süreçlerin denetiminin sürekliliği ve süreçlerdeki şeffaflığın
arttırılması, taraflar arasında karşılıklı güvenin sağlanması ve EDTIB politikaları
kapsamında daha çok ortak noktada birleşilmesi gibi adımlarının atılmasına da vesile
olmuştur.

Avrupa Savunma Ar-Ge ve Teknoloji İşbirliği (EDRT)Stratejisi

CDP ve EDTIB Stratejisi ile ilgili olarak devam etmekte olan çalışmaların kapsamı,
savunma kabiliyetlerinin geliştirilmesine ilişkin öncelikli amaç doğrultusunda 14 Mayıs
2007   tarihli    EDA       Yürütme     Kurulu       Toplantısı’da    uygun     bulunmuştur.     Askeri
gereksinimlerin harmonizasyonu hedefine ulaşmada ve Avrupa savunma ihtiyaçlarının
karşılanması     aşamasında       özyönetimin          de   sağlanabilmesi       amacıyla     savunma
sistemlerinin geliştirilmesinde daha verimli ve karşılıklı bağımlı dayanışma ortamının

                                                 4/10
                                                                                       Mehtap TURGAY
                                                                                             14.09.2012

oluşturulmasının yanısıra; Ar-Ge ve teknoloji işbirliği geliştirilmesi hususu da istenilen
kabiliyet seviyesine ulaşmada önemli bir bileşen olarak yerini korumaktadır.

Bundan olarak, aşağıda sıralanan akımlar tarafından desteklenen bir EDRT Stratejisi
ihtiyacı hasıl olmuştur:

• İtici Politik Güç ve İstek: EDA’nın yapılanması esnasında daha detaylı bir Ar-Ge ve
teknoloji ihtiyacının farkına varılarak, savunma sektörü ile sınırlandırmadan, güvenlik
hususları ile bir bütün olarak “Ortak Eylem” kapsamına dahil edilmiştir.

• Kabiliyet Odaklı Programlama: Ar-Ge ve teknoloji işbirliğinin programlanması
geçmişte de genellikle aşağıdan-yukarıya yönlü olmuştur. EDRT Stratejisi, kabiliyet
gereksinimleri ile Ar-Ge ve Teknoloji girişimleri arasında arayüz görevini yerine
getirmektedir.

• Arz Değişiklikleri: 1990’lı yıllardan bu yana Avrupa savunma sanayi yapısı önemli
ölçüde sağlamlaştırılmış olmakla birlikte, firmaların sınırötesi mülkiyete haiz olmaları
dolayısıyla sanayi kesiminin faaliyet alanı daha da karmaşık hale gelmiş ve ana yüklenici
firma sorumluluğunda iş yapan küçük ve orta-ölçekli firmalar tarafından tedarik
zincirindeki yerlerinin sorgulanmasına neden olmuştur.

• Çoktaraflılık: İkitaraflı işbirliği faaliyetlerinin halen önemini koruduğu da göz önünde
bulundurularak      işbirliği     faaliyetlerinde    çoktaraflılığın       önemi       giderek       arttığı
gözlemlenmektedir.

EDRT Stratejisi, bahsekonu kural ve akımların uygulanması çerçevesinde, EDTIB
Stratejisinin savunma kabiliyet gereksinimlerini karşılamadaki sürekliliğini sağlamak
amacıyla, tüm Savunma Ar-Ge ve Teknoloji paydaşlarına rehber teşkil edecek
yeterlilikte ve aşağıdaki hususları karşılayacak içerikte tanımlanmış olmalıdır:

       •   Daha     çok     yatırım...     Savunma       teknoloji     altyapısı     kabiliyet      odaklı,
       gereksinimlere muktedir ve rekabetçi olmalıdır.

       •   Daha nitelikli yatırım... Sivil yatırımlar ile mükerrerlik içermeyen, işbirliği
       düzeyi yankı uyandıracak seviyede olan ve milli politikalar ile uyumlaştırılmış ve
       verimliliği uygulamalar ile ortaya konmuş olmalıdır.

       •   Yatırımda      işbirliği...   Konuya     ilişkin   faaliyetlerin     daha      şeffaf,   işbirliği
       konusunda      bir       adım   önde,   karşılıklı     bağımlılık      noktaları     tanımlanmış,
       gereksinimlerin geliştirilmesine odaklanmış ve EDTIB Stratejisini destekliyor
       olmalıdır.




                                                5/10
                                                                             Mehtap TURGAY
                                                                                   14.09.2012

EDA 2008 Yılı Çalışma Programı ve Stratejik Hedefler

EDA Yürütme Kurulu tarafından onaylandığı şekliyle, 19 Kasım 2007 tarihinde Brüksel’de
açıklanan 2008 yılı çalışma programı kapsamında bahsekonu girişimler “Uzun Dönem
Stratejileri” ve “Öncelikli Girişimler” başlıkları altında ayrıntılı olarak işlenmekte olup,
2008 yılında da aşağıda ifade edilen dört kategori altında çalışmalara devam edilmiştir:

Yetenek Geliştirme Planı (CDP)

Kapsamı itibariyle soğuk savaş savunma planlaması olarak nitelendirebilecek olan plan
ile, kabiliyet gereksinimlerinin, akımlarının ve potansiyel kabiliyet açıklarının küresel bir
resim dahilinde farkındalığı sağlanmış ve 2006 yılında Avrupa Savunma Bakanları
tarafından uygun bulunan Uzun-Dönem Vizyon’u esas alınarak belirlenen uzun dönem
kabiliyet gereksinimleri ile kısa dönem ihtiyaçlarının tek paydada ele alınmasını, üye
ülkeler tarafından uygulanacak çözümlerin üretilmesini ve silahlanma/sanayi işbirliğinin
geliştirilmesine yönelik erken seçenekler ortaya konmasını sağlayacaktır.

Teknoloji ve Sanayi Altyapısı (EDTIB)

EDTIB ile ilgili karşılıklı dayanışmaya olan ihtiyacın yanısıra, Avrupa kaynaklı olmayan
kritik teknolojilere olan bağımlılığının azaltılmasının önemi de ortaya çıkmaktadır. Akla
gelen en öncelikli aktivite ise Avrupa ihtiyacı dahilindeki anahtar sanayi kabiliyetlerinin
belirlenmesi ve dolayısıyla uzun dönem arz güvenliğinin geliştirilmesine katkıda
bulunulması ve Avrupa özerkliğinin arttırılmasıdır.

Ar-Ge ve Teknoloji İşbirliği (EDRT)

EDTIB faaliyetleri ile doğrudan bağlantısı olan EDRT stratejisi, yatırımların kanalize
edileceği alanların belirlenmesi ve nasıl yapılacağına dair tanımların yapılabilmesine
odaklanmış olup, Avrupa’da geliştirilecek ve korunacak olan kritik teknolojilerin
tanımlanabilmesine de olanak sağlayacaktır.

Silahlanma İşbirliği

Mutabık   kalınan    kabiliyet   gereksinimlerinin    hayata   geçirilmesi    ve   silahlanma
programlarının işbirliği çerçevesinde geliştirilmesi kapsamında ihtiyaç duyulan strateji,
ömür devri yönetiminin anılan işbirliği çalışmalarına en iyi şekilde entegre edilmesini de
sağlayacaktır.

EDA Uzun Dönem Stratejileri ile, CDP ile ilgili çalışmaların 2008 yılında tamamlanması
ve işbirliği yapılabilecek hususlardaki üye ülkelerin bilgi birikiminden faydalanılması
hususlarında mutabık kalınmış, EDTIB çalışmalarına ilişkin kurulda belirlenen yol
haritalarının uygulanarak denetlenmesi hedeflenmiştir.



                                            6/10
                                                                                        Mehtap TURGAY
                                                                                              14.09.2012

EDRT ile, EDTIB Stratejisi uygulamaları ile arayüzü de göz önünde bulundurularak,
“Sonuçlar”        başlığı altında yatırım yapılacak kritik teknolojiler ve “Yöntemler/Araçlar”
başlığı altında “Müşterek Yatırım Programları (JIP)” edinimlerinin “Kuvvet Koruma (FP)”
üzerinde uygulamalarının sürdürülmesi, potansiyel gelecek nesil JIP’lerinin hayata
geçirilmesi için ortak ilgi alanlarının tanımlanması _Otonom Uzaktan Çoklu-Algılama
(ARMS), Yenilikçi Konseptler ve Yeni Teknolojiler (ICET), Deniz Gözetleme_ilk JIP paketi
ile   ilgili    alınan     derslerin   analizi     ve    bir   sonraki    JIP    paketinin    uygulanması
kararlaştırılmıştır.

Ar-Ge ve Teknoloji Kategori B genel katılım projeleri, Avrupa Savunma Pazarı (EDEM),
Savunma Test ve Değerlendirme Altyapısı (DTEB), Ağ Destekli Yetenek (NEC), İnsansız
Hava Araçları (UAV), Yazılım Tabanlı Telsiz (SDR), Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve
Nükleer        Patlayıcı    Maddelerin    İmhası        (CBRN-EOD/DIM),         Counter-IED    Çalışmaları,
Stratejik Taşımacılık, Lojistik, Harekat İstihbaratı (OPINT) ve ESDP kapsamındaki
harekatlarda        kullanılan    helikopterlerin       arttırılması   gibi   faaliyetler    2008   çalışma
programına dahil edilmiştir.

Silahlanma Stratejisi için geliştirilecek olan doküman model süreci ile taraflarca üzerinde
mutabık kalınan kabiliyet ihtiyaçları (Ortak Hedefler) işbirliği ile yürütülecek olan
silahlanma programına dönüştürülecektir. Ayrıca, ömür devri yönetimi konseptinin
Avrupa         Silahlanma    İşbirliği faaliyetlerine entegrasyonunun sağlanması ve Ajans
tarafından “Alınan Dersler” konusunun işlenerek benimsenmesi faaliyetleri planlanmıştır.

Program Odaklı Bakış Açısı ve Projelerin Somutlaştırılması

Her ne kadar stratejiler yön ve hedeflerin önemli bir kısmını tasvir etse de, kabiliyet
kazandıramadıkları           aşikardır.   Anılan    teorileri    uygulamaya        kazandırabilmek     için
programlara ve projelere odaklanmanın doğru bir yaklaşım olduğunun ortaya konması
için aşağıdaki program/proje örneklerini ele almak mümkündür:

1. Yazılım Tabanlı Telsiz (SDR)

EDA tarafından işbirliği amacıyla askeri ve sivil kuvvetlerin bir araya getirilmesinde
başarılı bir örnek olan gösterilecebilecek olan SDR’nin, orta-uzun vadeli yeni nesil
haberleşme aracı olarak birlikte çalışabilirliğinin tam olarak sağlanması amacıyla, askeri
SDR projesi faaliyetlerinde bulunan altı Avrupa ülkesi arasında ESSOR adı altında
oluşturulan çalışma grubu ile iletişim sağlanmış ve Komisyon tarafından sivil SDR
kullanımına ilişkin Avrupa Güvenlik ve Araşırma Programı kapsamında yatırım fonlaması
gerçekleştirilmiştir.

2. İnsansız Hava Araçları (UAV)


                                                        7/10
                                                                               Mehtap TURGAY
                                                                                     14.09.2012

2005 yılından bu yana EDA faaliyetleri kapsamında yer alan UAV’ler için 2008 yılı bir
dönüm noktası olmayacaktır. UAV’lerin hükümet denetimi altındaki hava sahasına
girebilmesi için Hukuk ve Mevzuat Düzenlemeleri, Sertifikasyon Prosedürleri ve “Sense
and Avoid” Güvenli Uçuş Teknolojileri gibi pek çok farklı unsur öne çıkmakta olup, EDA
tarafından tanımlanan iş paketi çerçevesinde 2008 bütçesinden 6 Milyon Avro’luk bir pay
ayrılmış durumdadır.

3. Deniz Gözetleme

Askeri ve sivil uygulamaların bir araya getirilmesinin önemi, milli ağ sistemlerinin
Avrupa düzeyinde çalışabilir hale getirilmesi ve İnsansız Deniz-Hava araçları gibi gelecek
nesil programlarına ilişkin askeri gereksinimlerin tanımlanabilmesi için önem arz
etmektedir.

4. Yük Helikopterleri:

Günümüz kısa dönem ihtiyaçlarından yola çıkılarak gündeme gelen ancak 2015 yılı
sonrasını da etkileyebilecek uzun dönem gereksinimleri dahilinde de ele alınabilecek
olan yük helikopterleri gibi programların EDA’ya dahil edilmesi ile, standardizasyon ve
birlikte çalışabilirlik seviyesi arttırılabilecek ve iş ortaklıkları ile Avrupa ülkelerinin toplam
maliyeti   paylaşarak    kritik   teknolojiyi    elde   edebilme    imkanına    sahip    olmaları
sağlanacaktır.

5. Uzay/Gözlem:

Çok az sayıda Avrupa ülkesinde askeri kullanıcılar için gözlem amaçlı uydu olduğu
malumdur. Kullanımda olan gözlem uyduları 2015-2020 zaman diliminde ömür devrini
tamamlayacak ve dolayısıyla gelecek nesil ihtiyaçlar için gereksinimleri harmonize
etmek için adımlar atmak doğru bir karar olacaktır. Altı Avrupa ülkesi tarafından MUSIS
adı altında oluşturulan ve EDA’ya dahil edilmesi planlanan çalışma grubunda anılan
amaca ilişkin faaliyetler sürdürülmektedir.




                                                8/10
                                                                         Mehtap TURGAY
                                                                               14.09.2012

Sonuç ve Değerlendirmeler

AB Savunma Tedariği’nin daha şeffaf yöntemler ile uygulanması savunma kaynaklarının
etkin şekilde kullanılmasını sağlayacağı gibi, sınır-dışı rekabet ortamının gelişmesi hem
kalite, hem de verimlilik artışını beraberinde getirecektir.

Yukarıdaki paragraflarda değinilen politik engellere rağmen, Avrupa savunma sanayisi,
EADS, Thales ve MBDA gibi bazı önemli savunma sanayi tedarik firmalarının öncülük
ettiği şeffaflık politikasından yola çıkılarak üretim altyapısının yanısıra pazar paylaşımı
konusunda da uluslararası ve hatta küresel bir yapıya kavuşmuştur.

Uluslararası ve küresel açıdan açık ve rekabetçi bir savunma pazarı, sadece yukarıda
örnekleri verilen ana yüklenicilerin değil, küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin de iş
almalarını sağlayacak; savunma tedariğinde hükümetler arası bir rejim oluşturulması,
ulusal ihale sürecinde üreticilerin adil ve eşit bir muamele görmeleri ve şeffaf
prosedürlerin uygulanması yoluyla maliyet-etkin çözümlerin ve ölçek ekonomilerinin
oluşmasına neden olarak, kriz zamanlarında arz ve bilgi güvenliği alanlarında da
hükümetlerin karşılıklı güveni pekiştirilecektir.

Ulusal piyasaların dışa açılması ve prosedürlerde şeffaflığın sağlanabilmesine yönelik
olarak EDA gibi oluşumlar, Avrupa Savunma Sanayii ve Teknoloji Tabanı ve Avrupa
Savunma Teçhizatı Pazarı’nın teşkili yönünde rehberlik görevini yerine tam olarak
getirerek, ulusal piyasalarda rekabeti engellemeye yönelik tedbirlerin aşamalı olarak
kaldırılmasına ve Avrupa tedarik sürecinde tartışmalara sebep olan hususların bir an
önce netleştirilmesine vesile olacaktır.

Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası’nın gelişimi devam ederken, ortak bir Avrupa
Pazarı yaratma ve küresel işbirliği anlayışı içerisinde, EDA çatısı altındaki EDTİB’in ve
EDEM’in; üye ülkelerin imkan ve kabiliyetleri dahilinde, maliyet-etkin çözümler
üretilebilmesi ve Avrupa ihtiyaçlarının harmonizasyonuna yönelik yetenek planlamasının
yapılabilmesi açısından önem arz etmektedir.




                                             9/10
                                                                     Mehtap TURGAY
                                                                           14.09.2012

KAYNAKLAR:

COMMISSION OF THE EUROPEAN COMMUNITIES_Brussels, 06 December 2005
COM(2005)626 Green Paper on Defence Procurement

EDA PROGRAMME OF WORK ON EDEM_EU PARLIAMENT_BRUSSELS 23-June-2005

European Defence Agency
An Initial Long-Term Vision for European Defence Capability and Capacity Needs
(Endorsed* by the Steering Board on 3 October 2006)

Challenges for the European Defence Technological and Industrial Base REPORT
from a high-level evening debate organised by the Finnish EU Presidency,
the European Defence Agency and the Security & Defence Agenda
13 November 2006, Bibliothèque Solvay

Steering Board of the European Defence Agency, 2007, A Strategy for the European
Defence Technological and Industrial Base, Brussels, 14 May 2007

Policy Department External Policies
PROTECTION OF THE EUROPEAN DEFENCE TECHNOLOGICAL AND INDUSTRIAL BASE
October 2007




                                        10/10

				
DOCUMENT INFO
Shared By:
Categories:
Tags:
Stats:
views:3
posted:9/14/2012
language:Unknown
pages:10