bana ne sana ne
Shared by: hJT9vr
-
Stats
- views:
- 7
- posted:
- 6/22/2012
- language:
- Turkish
- pages:
- 12
Document Sample


● Yaşamayı sadece biyolojik (yeme – içme - cinsellik)
olarak algılayanlar, olaylar karşısında “bana ne”
veya “sana ne” diyerek kolaycılığa kaçarlar…
● “Bana ne” kaçışının arka planında “Karışırsam
bana zarar verebilirler” korkusu vardır. “Bana
dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” sözleri, bu
korkunun bir ifadesidir…
● Birine “sana ne” demek, “Sen taraf olma ki
yaptıklarım yanıma kâr kalsın” demektir… Kısacası
“ön kesmek”tir…
● Günlük hayatımızda küçük ayrıntılar gibi görünen
“bana ne/sana ne” davranışlarının temelinde
cahillik; arkasında, insanlığın daimi düşmanı
şeytanın gayreti vardır. Çünkü; O, “insan yanlış
yapsın” istemektedir.
Namazın ön şartı
Yaşadığım şehirde; “Çayırbağı Suyu”
abdestli olmaktır.
denilen memba suyu, özel döşenmiş
“Abdest alırken bile
borularla “Tatlı Su Çeşmesi” denilen
suyun israfını
sokak çeşmelerine taşınır. Vatandaş bu
yasaklayan”
suyu bidonlarla evine taşır ve içme / çay
bir dinin müntesipleri
suyu olarak kullanır. Kaynağı itibariyle
(mensupları) nasıl olur da
debisi çok az olan bu su kıymetlidir ve
tatlı su çeşmesinde
1 her mahallede yoktur.
araç yıkar?
Bir gün 18 yaşlarında üç gencin
çeşmeye hortum takarak otomobillerini
yıkadıklarını gördüm. “Bana ne”
diyemezdim... ● Tatlı su çeşmesindeki suyu
amacı dışında tüketmek (örnek
Yanlışlığı dile getirdiğimde
olarak araba yıkamak) bu su
“sana ne” dediler. Israrım üzerinde hakkı olanların
sonunda “haydi öbür haklarını çalmaktır. Yani bir tür “
çeşmeye gidelim” dediler kul hakkı”nı gasptır...
ve gittiler.
● Tatlı su çeşmesinde araba
Bu milletin çocukları ne yıkayanlar, şehirdeki tüm
insanlarla tek tek
hale gelmiş?
helâlleşmelidir.
Şehrin içinde otomobilimle hareket “Kıyametin koptuğunu
halinde iken belediye işçilerinin yol görüyor olsanız dahi,
kenarlarına “ağaç fidanları” dikmekte elinizdeki fidanı dikin”
olduğunu gördüm. diyen bir peygamberin
“Fırça sapı kalınlığındaki bu fidanların ümmetinin çocukları,
belim kalınlığında ağaç olduklarını nasıl olur da dikilmiş
görebilecek miyim” diye düşünürken, fidanı kırar?
2 yolun uç taraflarında bir gencin fidanın
birini kırdığını gördüm. “Belli ki kendine
oyun için sopa yapacak, sonra da
atacak...”
● Fidan dikeceğimiz yerde
“Bana ne” demedim, mevcutları yok edersek
durdum. Gence yaptığı işin çevremizde ağaç kalmaz.
yanlış olduğunu anlatmak ● Yeşilliğin olmadığı yerde
isterken, pişkince “sana ne” “ekolojik denge” bozulur.
dedi. “Bu ağaç hepimizin
● Başkalarının faydalanacağı
malı” deyince de “Sen yeşili yok etmek, onların hayat
belediye misin?” dedi ve haklarına tecavüzdür. Yani bir
koşarak uzaklaştı… tür “ kul hakkı”nı gasptır...
Bizim sitenin bahçe duvarları ile yol “Masraf olmasın, nasılsa
arasında kalan bölüm (kaldırım), site bir gün belediye yapar”
tarafından yıllar önce beton ile kaplanmıştı. kurnazlığını gösterip
betona para vermeyenler,
Karşımızdaki site ise, kaldırımlarını toprak belediyece dökülmüş
dolgu olarak bıraktı... O kaldırım, yıllarca betonu da sulamıyor...
tozun ve çamurun kaynağı oldu... Bu Sonra da “Bu beton
durum belediye tarafından beton bozuk” diye şikayet
3 dökülünceye kadar devam etti... edecek, gıybet yapacak…
Dökülmüş (taze) betonu sulamak için gelen
olmadı... “Beton bu sıcakta yanacak,
bozulacak. Bahçe hortumum da karşı
kaldırıma yetişmez ki... ” diye düşünürken
● Beton, yapısı gereği (bilhassa
karşı sitede oturan biri evinden hortum sıcak havalarda) priz süresince
çekip özel otosunu yıkamaya başladı. suya ihtiyaç duyar. Beton
sulanmazsa “yanar” ( bozulur).
“Bana ne” demeden sokağa çıktım. O
şahsa kendimi tanıttıktan sonra “Arabanı ● Bozuk betonun aşınmaya
karşı direnci azdır; yani,
yıkadıktan sonra evinin önündeki betonu”
kullanma ömrü kısadır. Bu da
sular mısın?” dedim. Bana “sana ne” der
milli servetin boşa gitmesi,
gibi baktı ve “belediye sulasın” dedi. “hakların gasbı” demektir.
Otomobilimin motor yağını değiştirtmek
Yağın bedava olması veya
için sanayideyim... Sıramı bekliyorum...
herkesin “yağ yakması”
Tamirhanenin içinde olmama rağmen yapılan hatayı
hava oldukça soğuk... Isınmak için meşrulaştırmaz.
sobanın yanına gidiyorum...
Tamirhanenin çırağı elindeki teneke kova
ile yanıma geldi ve “Abi biraz çekil, sobayı ● Yağ, sanayi tipi ilkel sobalarda
4 güçlendireceğim” dedi ve sobanın üst yakılırsa yeterince yanmaz ve
kapağını açıp içine kullanılmış motor yağı karbonunun önemli kısmını
parçacıklar halinde havaya
döktü. Soba bir anda “harladı” ve içerdeki
verir; yani, havayı kirletir.
yağ kokusuna bir de yoğun duman
kokusu eklendi... ● Havada asılı kalan bu
kimyasal parçacıklar teneffüs
“Bana ne” demeden
edenlerin ciğerine girer ve
tamirhane sahibine yapılan orada kalır.
işin yanlışlığını dile getirdim.
Müşterisini kaybetmemek ● Havayı kirletenlere müdahale
edenlere, kimsenin “sana ne”
için olmalı ki “sana ne”
deme hakkı olamaz... Çünkü,
demedi. Pişkince “Yağ havayı kirletmek bir tür “ kul
bedava, sanayide herkes yağ hakkı”nı gasptır...
yakar” dedi...
Emekli olmanın getirdiği serbestlikle, İmam cemaatin lideridir.
vaktimin bir kısmını eşimin doğum yeri Lider, yanlışlığın peşinden
olan Ege’deki bir sahil köyünde (yazlıkta) gitmediği gibi, yanlış
geçiriyorum... yapanları uyaran,
sorunlara çözüm üreten
Küçük de olsa köyde bir caminin ve kişidir. Aksi durum söz
kadrolu imamın olması büyük avantaj. konusu ise; imam
konumunu, cemaat ise
Cami küçük olmasına rağmen; üç adet
5 kliması, bir tavan vantilatörü ve ön safa
Müslümanlığını
sorgulamalıdır.
yönlendirilmiş üç adet ayaklı vantilatörü
var ve teravih namazı boyunca tüm
hızlarıyla çalışıyorlar…
Cami değil sanki buzhane… Fahri ● Camiyi “buzhane”ye
çevirmek, fazladan elektrik
müezzin, uzaktan kumanda yanında
enerjisi tüketmek demektir ki,
olmasına rağmen, klimayı daha düşük
bu tüketim israftır ve “israf
seviyeye indirmeyi düşünmüyor… haramdır”. Camide yapılması
onu meşrulaştırmaz.
Namazdan sonra “bana ne”
demeden genç imama yaklaştım ● Bedelini başkalarının da
ve “çözüm” bulmasını istedim… ödediği enerjiyi israf etmek, bir
tür “ kul hakkı”nı gasptır...
Cevap: “Cemaat böyle istiyor.”
Arabamla şehir içinde hareket İnsanımız dışarıya çöp
halindeyim. Yeni tanıştığım birini bir atmadığı gibi, çöp atanlara
adrese götürüyorum… müdahale etse, çevremiz
Yolcum kullandığı kağıt mendili dışarı bu kadar pis olmazdı.
atmak için camı açmamı isteyince “Bana ne” diyenler
“Paspasın üzerine atıver” dedim. Kağıdı çevrenin pisliğinden
yere atarken paspasın üzerindeki diğer şikayetçi olmamalı… Çöp
kağıt parçalarını görmüş olmalı ki içinde yaşamayı kabul
6 “Arabanın içi çöplük olmuş” dedi… edenler ise, insanlıktan
bahsetmemeli…
Kendisine “Araçta oluşan atıkları dışarı
değil içeri atar ve arada bir çöp bidonu
önünde durup temizlik yaparım. Böylece
sokağı kirletmiyorum” dediğimde; ● Atıklar çöp bidonu gibi
“Sokağın temizliğinden sana ne” dedi… yerlerde toplanırsa, belediyenin
atıkları alıp götürmesi daha
Bunları söyleyen yetişkin biri ekonomik olur.
olunca insan ister istemez
● Atıklarını yola atarak,
üzülüyor. Yine de “bana ne”
Belediyenin atık toplama işini
demeden “Temizlik imanın
pahalandıranlar, kentin ortak
yarısıymış” diyerek nasihate parasını israf etmiş olurlar. Bu
başladım… bir tür “hemşehri hakkı”nı
gasptır…
Komşunun çocuğunun
Bir Pazar günü evimin açık yaramazlığı, haylazlığı
penceresinden sokağı seyrediyorum. müdahale gerektirmez,
Mahallenin çocukları tatil gününü fırsat çocuktur zamanla geçer…
bilip toplanmışlar ve top oynuyorlar. Ancak, aynı çocuğun
Çocuktur, oyunu sever… hırsızlığı, küfürbazlığı
karşısında “bana ne”
Bazıları top oynamakta daha başarılı. denilemez, müdahale
İlerleyen zaman içinde takımın biri açık gerekir… Çocuğun ailesi
7 sayı farkıyla öne geçti… Yenik takım de “sana ne” diyemez…
“oyunu bırakır artık” diye düşünürken,
birden kavga etmeye başladılar…
“Çocuklar yapmayın” demeye kalmadan
biri diğerlerine “küfretmeye” başladı…
● Doğrunun, yanlışın ne olduğu
öğretilmemiş bir çocuğun ahlâk
“Bana ne” demeyip
dışı davranışları, bize olmasa
küfreden çocuğu muhatap bile çocuklara zarar verir.
alarak seslendim. Çocuk
bana dönerek “sana ne” ● Komşu çocuğunun küfür
öğrenerek uğrayacağı zarar
demez mi… Demek ki aileyi
(komşuluk hukuku açısından) bizi
bütün olarak ele almak ilgilendirir “bana ne” denilemez.
gerekiyor…
● Sözlere, tavırlara,
davranışlara, eylemlere
karşı “doğruysa doğru”
diyerek desteklemek,
“yanlışa yanlış” diyerek
düzeltmeye çalışmak
“insani bir davranış”tır…
● Komşu evdeki yangına
“bana ne” dersek, ateş
Not: bize de ulaşabilir…
Zamanı doğru Yangın küçükken
kullanmak söndürülmezse
adına bu kadar büyüyünce daha da
örnekle kontrol dışı kalır ve bize
yetiniyorum.
de zarar verir…
Müslüman ebedi ikinci
hayatını bu kısa dünya
hayatı için feda
etmemeli. Bunun için:
“Ne yapması gerekiyorsa
yapmalı ve ne
yapmaması gerekiyorsa
yapmamalıdır.”
Faydalandıklarıma teşekkürlerimle...
Get documents about "