�nemli Toprak �zellikleri

Document Sample
�nemli Toprak �zellikleri Powered By Docstoc
					     Önemli Toprak Özellikleri
Topraklar;
 - oluşum koşulları ve süreçleri, kullanım
 ve yönetim teknikleri gibi faktörlere bağlı
 olarak özelliklerini kazanırlar.
 -- Bazı toprak özellikleri binlerce yıl gibi
 uzun zaman dilimleri içerisinde ortaya
 çıkar veya değişirken,
 -- bazı toprak özellikleri çok daha kısa
 süreler içerisinde şekillenir veya
 değişirler.
Önemli fiziksel
özellikler
        Tane büyüklük dağılımı
              (=tekstür)
•   Toprağın inorganik katı kısmı çok değişik irilikteki tanelerden oluşur.
    Teknik anlamda üzerinde analizlerin yapıldığı toprak kütlesi 2 mm den
    küçük zerrelerden oluşur.
•   Toprağı oluşturan bu 2 mm den küçük eşdeğer çapa sahip zerreler ise
    Kum, Silt (Mil) ve Kil adı verilen üç büyüklük grubuna ayrılır.
•   Bir toprak kütlesi içerisindeki kum, silt ve kil iriliğindeki zerrelerin bir
    birine göre oransal dağılımı ise tane büyüklük dağılımı, tekstür veya
    bünye adıyla tanımlanır. Çok basit bir karışımı ifade ediyor gibi
    görünse de toprak tekstürü doğrudan veya dolaylı olarak tüm toprak
    özellikleri etkilediği için iyi bilinmesi gerekir.
•   Yine doğal koşullarda hiçbir toprak kütlesinin pür kum, silt veya kil
    olamıyacağı da belirtilmelidir. Zira aksi toprak değildir.
•   Topraklar kum, silt ve kil içeriklerine göre tekstür sınıflarına ayrılarak
    ifade edilir.
Tekstür sınıfı, Tekstür üçgeni

              Tekstür          Alt grubu        Tekstür sınıfı
                grubu
            Kumlu topraklar        Kaba                 Kum,
             (Hafif bünyeli)     tekstürlü       Tınlı kum

                                                 Kaba kumlu tın
                                Orta kaba
                                                   Kumlu tın
                                tekstürlü
                                                 İnce kumlu tın
                                                 Çok ince kumlu
             Tınlı topraklar
                               Orta tekstürlü                tın
             (Orta bünyeli)
                                                 Tın, Siltli tın, Silt
                                                  Killi tın, Kumlu
                                 Orta ince
                                                  killi tın, Siltli killi
                                 tekstürlü
                                                           tın
                                                Kumlu kil, Siltli kil
             Killi topraklar   İnce tekstürlü
                                                Kil
             (Ağır bünyeli)      topraklar
                                                 Tekstür=bünye
• Bu zerrelerin oransal büyüklükleri
  incelendiğinde birbirinden çok faklı
  oldukları oldukları görülür. Bunlardan
  kum zerreleri elle kolayca hissedilip
   gözle görülebilirken, silt ve özellikle kil
   zerrelerinin gözle görülmesi veya tek tane
  olarak hissedilmeleri mümkün değildir.
  Zira kil zerreleri iki mikrondan daha
  küçük eşdeğer çapa sahip
  parçacıklardır ve mikroskop altında
  katmanlı bir yapıya sahip oldukları
  görülür.
• Toprak tekstürü laboratuvar
  koşullarında bazı kantitatif yöntemlerle
  belirlenebilir. Bununla birlikte söz
  konusu zerrelerin kuru ve ıslak iken
  elde bıraktığı his kontrol edilerek el ile
  de kalitatif belirlemeler yapılabilir.
      Bünyenin (tekstür) Önemi
• Bir toprak kütlesi içerisindeki kum(2-0.5 mm), silt (0.5-
  0.002 mm) ve kil (0.002 mm den küçük) gruplarının
  toprak sistemindeki etkileri ve görevleri oldukça farklıdır.
• Her yetiştirme koşulu ve bitki için uygun olacak bir ideal
  karışım oranı verilemese de bitkisel üretim açısından bu
  üç fraksiyonunda belli oranlarda bulunduğu orta tekstürlü
  (tın, killi tın) topraklar daha çok tercih edilir. Bununla
  birlikte farklı koşullarda ve farklı bitkiler tarafından farklı
  toprak tekstürleri tercih edilebilir veya bazı bitkiler
  bünyesel farklılık bakımından oldukça geniş bir aralıkta
  kolayca yetiştirilebilirken, bazı bitkiler özellikle belli bünye
  sınıflarını tercih etmektedirler.
• Bünyenin önemini kavrayabilmek için, büyüklük
  gruplarının görevlerine bakmak gerekir.
     Bünye gruplarının görevleri
• Kum;
        - Toprağın iskeletidir. Fiziksel toprak özelliklerinde
  etkilidir. Fakat toprağın kimyasal özellikleri ve verimliliğine
  doğrudan katkısı yoktur.
• Silt (Mil);
        - kum ve kil arasında geçiş niteliğindeki özelliklere
  sahiptir. Daha çok fiziksel özelliklere etki eder.
• Kil;
        - Toprağın fiziksel ve özellikle kimyasal özellikleri
  üzerine oldukça etkili olan, aktif gruptur. Toprağın su tutma
  ve iletmesinden, topraktaki organik madde ayrışmasına
  kadar fiziksel, kimyasal ve biyolojik birçok özellik toprağın
  kil fraksiyonu tarafından yönlendirilir.
    Bünye ve diğer bazı toprak
            özellikleri
• Su ve hava iletkenliği
• Su tutma ve drenaj
• Toprak sıcaklığı
• Sıkışma, sertlik, gözeneklilik
• Bitki besin elementi durumları katyon değişim
  kapasitesi
• pH ve tamponlama kapasitesi
• Organik madde
• Tuzluluk-alkalilik
• Verimlilik-üretkenlik
        Toprak strüktürü (=Yapı)
• Topraktaki kum, silt ve kil zerrelerinin ve diğer bazı
  bağlayıcıların değişik şekil ve büyüklükte bir araya gelerek
  oluşturdukları fiziksel yapıdır.
• Doğal koşullar altında bütün yüzeysel topraklar bu şekilde
  bir kümeleşme eğilimindedir. Fakat, kültür altına alınan
  topraklarda bu tür bir kümleşme olumsuz etkilenmektedir.
• Halbuki toprak zerrelerinin kümeleşmesi ile oluşan yapı,
  levha strüktür tipi hariç, toprakta hava ve su iletkenliğini,
  bitki köklerinin gelişimimi, su ve besin elementi alımını,
  havalanmayı ve dolayısıyla üretkenliği etkiler.
• Bitkisel üretimde yüzey topraklarına özel önem vermemizin
  bir nedeni de, üst topraklardaki strüktür oluşumudur.
Strüktür tipleri
                  Toprağın su tutması
   Tarla kapasitesi, solma noktası, doygunluk
• Su toprakta gözenekler içerisinde tutulur.
  Topraktaki iri gözenekler, suyun ve
  havanın hareketinde rol alırken, orta
  gözenekler suyun yerçekimine karşı
  toprak sisteminde tutularak bitkilerin
  faydalanmasına sunar. Küçük
  gözeneklerde tutulan su ise çok büyük
  kuvvetlerle tutulduğundan bitkiler bu
  sudan yararlanamazlar.
• Toprakta yerçekimine karşı tutulan su
  miktarı Tarla kapasitesi olarak
  tanımlanır ve bitkilerin faydalanabildiği
  suyun üst sınırını oluşturur.
• Bitkilerin geriye dönmeyecek şekilde
  solmaya başladıkları andaki toprak su
  miktarı ise solma noktası olarak
  tanımlanır. Bu iki değer arasındaki fark
  ise faydalı su kapasitesi olarak
  tanımlanır.
                       Faydalı nem kapasitesi
                                               Önemi, ilişkileri
•   Sulama uygulamalarındaki en önemli parametredir.
•   Topraktaki bitki için depolanabilecek su miktarını ifade eder.
•   Yüksek olması, sulama aralığını artırır.
•   Organik madde miktarı faydalı su kapasitesini artırırken, kil miktarı, TK
    ve DSN nı birlikte artırdığından FNK ne olumlu etkisi azdır.
•   Yine killi topraklar çok fazla su tutmalarına rağmen, küçük gözenek
    yapısına sahip olmaları ve bu gözeneklerdeki suyun oldukça yüksek
    emiş değerlerinde tutulması nedeniyle FNK değerleri düşüktür.
•   Orta bünyeli (tınlı) toprakların FNK değerleri yüksektir.
•   Faydalı nem kapasitesini artırmak için en geçerli temel yöntem
    toprakların gözenek geometrisini değiştirmektir. Toprak işleme, organik
    gübre ve toprak düzenleyiciler kullanma, perlit, pomza ve zeolit gibi
    gözenekliliği artırıcı malzemelerin kullanımı bu amaca hizmet eder.
•   Toprakların su tutma kapasitesini artırmak için yapılacak işlemler farklı
    topraklar için değişiklik gösterir.
  Bazı tekstür sınıfları için nem
sabiteleri ve faydalı nem kapasitesi
               değerleri
Tekstür     Tarla      Solma      Faydalı
 sınıfı   kapasitesi   noktası     nem
                                 kapasitesi
Kum          10          3           7
Tın          27         10          17
Kil          33         21          12
                  Toprak rengi
• Toprak rengi, toprakların en kolay belirlenebilen özelliğidir.
• Birçok toprak özelliği ve toprağın oluşumu hakkında önemli ip
  uçları verir. Fakat renge bakarak verilecek hükümler diğer bazı
  özelliklerle doğrulanması gerekir.
• Genel bir yaklaşım olarak;
    – Organik madde, koyu renkler (kahverengiden siyaha)
    – Kireç ve tuz, açık renkler,
    – Demir oksitler sarı-kırmızı renkler oluşturur.
• Benzer oluşum koşullarında koyu renkli topraklar daha üretken,
  açık renkli topraklar daha az üretkendirler
• Toprak renginin bölgesel farklılıkları da söz konusudur. Yağışlı
  bölge toprakları daha koyu renkli olurken, kurak bölgeler açık
  kahverengi renklere, Akdeniz kuşağı kırmızı renklere, uzun süre
  su etkisinde kalmış alanlar gri renklere sahiptirler. O anda fazla
  su görülmese bile profildeki renk lekeleri, drenaj bozukluğuna
  işaret eder.
      Porozite (Gözeneklilik)
Kütle yoğunluğu, Tane yoğunluğu,
 • Toprak porozitesi, toplam boşluk hacminin toplam
   toprak hacmine oranıdır.
 • Boşluklarla birlikte birim hacimde yer alan tanelerin
   ağırlığını ifade eden Kütle yoğunluğu ile boşluksuz
   birim hacimdeki katı tanelerin ağırlığını ifade eden
   tane yoğunluğu değerlerinden hesaplanır.
 • Toprak porozitesi, katı faz içinde yer alan tanelerin
   yoğunluğundan, büyüklüğünden, şekil ve
   dizilişlerinden etkilenen bir toprak özelliğidir. Bu
   durumda, toprağın tane yoğunluğu ve kütle
   yoğunluğu birlikte poroziteyi etkileyen faktörler içinde
   değerlendirilebilir.
             Porozitenin önemi
• Su hareketi, Su tutulması, Hava hareketi ve Bitki
  köklerinin gelişmesi gözenekler içerisinde gerçekleşir.
• Yine Toprağın işleme aletleri ve bitki köklerine karşı
  gösterdiği direnç gözeneklilik ile ilgili olarak değişir.
• Gözenek oranının azalması sıkışmanın göstergesidir.
• Gözenek oranının azalması yetersiz havalanma
  dolayısıyla bitki besin elementi alımını olumsuz etkiler.
• Toprak işleme, çapalama, organik madde ilavesi ve
  mikrobiyal aktivite gözenekliliği olumlu yönde etkiler
• Yoğun çiftlik trafiği ve mekanik yükler olumsuz etkiler
Önemli kimyasal özellikler
   pH (=Toprak reaksiyonu)
• Toprakla ilgili tüm çalışmalarda öncelikle
  belirlenen bir özelliktir.
• Toprak çözeltisinde bulunan H+ iyonları
  konsantrasyonun negatif logaritması
  alınarak hesaplandığından pH şeklinde
  gösterilir.
• Toprağın asitlik-bazlık durumunu ifade eder
• pH 0-14 arasında değişmekle beraber
  toprakta bu değer 4-10 arasında yer alır.
• Çoğu bitki için 6.0-7.0 arası optimum
  gelişme aralığıdır.
  Toprak reaksiyonu sınıfları
                       Toprağın
Reaksiyonu       pH'sı       Reaksiyonu       pH sı
  Aşırı asit        <4.5         Nötr         6.6-7.3
 Çok kuvvetli      4.5-5.0    Hafif alkalin   7.4-7.8
      asit
 Kuvvetli asit     5.1-5.5   Orta derecede    7.9-8.4
                                  alkalin
Orta derecede      5.6-6.0   Kuvvetli bazik   8.5-9.0
      asit
  Hafif asit       6.1-6.5    Çok kuvvetli     9.1<
                                  bazik
   Toprak reaksiyonun önemi
• pH bitki besin elementlerinin
  elverişliliğini ve alımını
  etkiler. pH 6-7 arasında iken
  hemen tüm besin
  elementlerinin elverişliliği en
  yüksektir.
• pH asit ve alkali koşullara
  kaydıkça, bazı besin
  elementlerinin çözünürlüğü
  azalırken, bazılarının toksik
  düzeyde artması söz konusu
  olur
• Topraktaki mikrobiyal
  aktiviteyi belirler. Asit
  koşullarda mantarlar, nötr ve
  alkalin koşullarda bakteriler
  etkindir.
                      pH nın önemi

• pH topraktaki aktif asitliğin bir ölçüsüdür. Bir diğer
  asitlik ise potansiyel asitlik olup ikisi sürekli denge
  halinde bulunur.
•
  Toprak çözeltisindeki               Toprak Kolloidlerinde
  H+ iyonları                         Adsorbe edilmiş H+
  (Aktif asitlik)               )
                          (Potansiyel Asitlik

• Toprak pH sına yapılan müdahalelerde potansiyel
  asitliğin dikkate alınması gerekir.
• Toprak pH sı toprak oluşum koşullarının ve kısmen
  de kulanım uygulamalarının sonucu ortaya çıkar. Bu
  nedenle kolaylıkla değiştirilemez.
• Toprak dışarıdan yapılan kimyasal ilaveleri ile pH
  değişikliklerine direnç gösterir. Buna toprağın
  tampon kapasitesi adı verilir.
                       pH değişikliği
• Doğal koşullarda ve serbest karbonatlarca (kireç) zengin topraklarda
  pH yı düşürmek son derece zordur. Bununla birlikte toprak alkali
  karbonatları içermeyen bazı topraklarda bazı kimyasallar uygulanarak
  pH düşürülebilir. Bu amaçla en çok kullanılanlar, Kükürt, alüminyum
  sülfat ve sülfürik asittir. Bazı alkali toprakların ıslahında jips te yaygın
  kullanılır.
• Asit topraklarda pH yı yükseltmek için ise en pratik yol kireç materyalleri
  uygulamaktır. Kalsiyum karbonat, magnezyum karbonat ve kalsiyum
  oksit sık kullanılır. Uzun süreli ve kalıcı olmasa da pH nın yükseltilmesi
  alkali topraklarda pH nın düşürülmesinden daha kolaydır.
• Toprak pH sını değiştirmek için uygulanacak kimyasal maddenin cinsi
  ve kimyasalın özellikleri ile toprakların asit ve baz nötralizasyon
  kapasitelerine ve diğer bazı toprak özelliklerine bağlıdır.
• Eğer toprakta serbest kalsiyum karbonat varsa toprak pH sı 7 nin altına
  düşmez. Bu tür değişiklikler asit bir toprağı alkali veya alkali bir toprağı
  asit yapmaktan çok, daha az asit veya daha az alkali yapmak için
  başvurulan bir yöntemdir.
Tınlı bir toprakta pH nın düşürülmesi için gerekli
     Alüminyum sülfat ve Kükürt miktarları.

                    Uygulanacak Alüminyum sülfat, kg/da
 Mevcut                             İstenilen pH
 pH           6,5       6.0                 5,5     5,0    4,5
      8,0     880         1170            1610     2050   2340
      7,5     585         1025            1320     1760   2050
      7,0     290             585         1025     1465   1760
      6,5                     290          730     1170   1320
      6,0                                  290      730   1025
                Uygulanacak Kükürt, kg/da
      8,0     145             195          245      290    340
      7,5      98             145          195      245    290
      7,0      49              98          145      195    245
      6,5                      49           98      145    195
           Tuzluluk ve Alkalilik
• Doğal koşullarda, kurak ve yarı kurak iklim koşullarında,
  topraktan su kaybının yüzeysel buharlaşma ile oluştuğu ve
  çözünebilir tuz yıkanmasının olmadığı topoğrafik yüzeylerde
  zamanla toprağın kolay çözünebilir tuz içeriği artar.
• Diğer taraftan yoğun tarım yapılan seralarda, aşırı gübreleme
  ve yanlış su yönetimi de toprakların tuzlulaşmasına neden olur.
• Ca, Mg, Na ve K gibi katyonların klorür ve sülfatları şeklinde
  biriken tuzlar bazı kritik değerlerin üzerine çıktığı zaman,
  bitkilerin kendi dirençlerine de bağlı olarak zararlı olmaya
  başlar.
• Eğer artan tuzlar içerisinde Na hakim ise veya zaman içinde
  hakim katyon haline gelirse tuzlulukla beraber veya ayrı olarak
  alkalilik problemi ortaya çıkar.
• Tuzluluk ve alkaliliğin teşhisi için pH, Elektriksel iletkenlik ( veya
  % tuz) ve değişebilir Na özellikleri belirlenir.
    Tuzlu-alkali toprakların
          özellikleri
  Kültür bitkilerinin gelişmesine zara verecek düzeyde
   çözünebilir tu, değişebilir sodyum veya her ikisini
 birden içeren toprak çoğu zaman çorak toprak olarak
                         adlandırılır.
   Çorak          pH         Elektriksel    Değişebilir
toprak sınıfı             iletkenlik (EC) Sodyum yüzdesi
                         mmhos/cm/25°
                                 C
    Tuzlu        <8.5           >4             <15
   topraklar
    Alkali       >8.5           <4             >15
   topraklar
Tuzlu-alkali   8.5-         >4               >15
       Tuzluluğun ifadesi önemi
• Sadece tuz problemi olan               Tuzluluk      EC    % Tuz
  topraklar, içerdikleri tuz yüzdeleri   sınıfı
  veya tuzluluğun daha kolay             Tuzsuz        <4    <0,15
  ifadesi olan Elektriksel
                                         Hafif tuzlu   4-8   0,15-
  Conductivity (EC) değerlerine                              0,35
  göre şu şekilde sınıflandırılır.
                                         Orta tuzlu    8-16 0,35-
• Birçok kültür bitkisi EC nin 4 ün                         0,65
  altında olmasını ister. Bazı kültür    Çok tuzlu     16<   0,65<
  bitkileri ise tuzluluğa karşı son
  derece hassastır. Hafif tuzda bile
  önemli zarar görür.
    Tuzluluk ve alkaliliğin zararlı etkileri
•    Toprak çözeltisindeki tuz konsantrasyonun artması toprak
     çözeltisinin ozmotik basıncını artırır. Bu da toprakta su
     bulunmasına rağmen bitkinin suyu alamamasına hatta
     bitki köklerinden toprağa su geçişine neden olur.
•    Toprak çözeltisinin iyon dengesi bozulur. Yüksek pH
     düzeylerinde bazı bitki besin elementlerinin çözünürlüğü
     ve elverişliliği azalır.
•    Bazı tuzların iyonları bitkiler için toksik etki yapar (bor
     gibi).
•    Özellikle sodyum dispers edici etkisi nedeniyle toprak
     strüktürünün bozulmasına ve altta geçirimsiz bir katman
     oluşumuna neden olur.
•    Topraktaki olumsuz koşullar toprak canlılarını olumsuz
     yönde etkiler, buda dolaylı olarak toprağın kültür bitkileri
     için istenmeyen koşullara sahip olmasına yol açar.
         Toprak Organik Maddesi
•   Mineral toprakların organik madde içerikleri yaklaşık olarak % 0-20
    arasında değişir. Çoğu tarım toprağında bu değer %1-2 arasındadır.
    Yüzde 20 den fazla organik madde içeren topraklar organik toprak
    olarak adlandırılır.
•   Yağışlı bölge topraklarında, organik madde arzının yüksek,
    mineralizasyonun az olması nedeniyle organik madde içerikleri daha
    yüksektir. Kurak bölgelere doğru azalır.
•   Toprak organik maddesi az miktarlarda bulunmasına rağmen toprak
    özellikleri üzerinde önemli etkilere sahiptir.
•   Organik kolloidlerin su ve besin elementi tutma kapasitesi inorganik
    kolloidlere (killer) göre 2-4 kat daha fazladır.
•   Toprak organik maddesinde % 1lik artış bile toprağın fiziksel ve
    kimyasal özelliklerinde kolayca gözlenebilir farklılıklar yaratabilir.
•   Topraktaki mikrobiyal aktivite üzerine önemli etkileri vardır.
•   Toprak strüktürünün gelişmesini sağlar, toprağın yumuşak ve
    gözenekli bir yapı kazanmasına yardımcı olur.
Katyon Değişim Kapasitesi ve İyon
            Değişimi
•Toprakta bulunan elementler üç temel şekilde bulunur.
 - Kayaların yapısında
 - Kil ve organik kolloidler tarafından değişebilir olarak tutulmuş
    durumda
 - Toprak suyu içerisinde iyon halinde.

 Toprak kolloidleri tarafından toprak çözeltisi ile değiştirilebilir şekilde
   tutulan katyon miktarına, toprağın katyon değişim kapasitesi
   (KDK) adı verilir. Burada değişebilir durumda tutulan bu
   elementlerin tamamına yakını bitki besin elementi olduğundan
   KDK toprağın besin elementi tutma kapasitesi olarak
   düşünülebilir.
 Organik topraklar, organik madde içeriği yüksek topraklar ve killi
   topraklar sırasıyla KDK si yüksek olan topraklardır.
                          KDK, iyon değişimi devam

• Topraktaki kolloidler ile bunların
  çevresindeki toprak çözeltisi
  arasında koşullara bağlı olarak bir
  değişim vardır. İyon değişim adı
  verdiğimiz bu olay bitki besin
  elementlerinin toprakta tutulması,
  depolanması ve gerektiğinde
  kullanılmasını sağlayan
  mekanizmanın da esasını oluşturur.
• Gübreleme veya ıslah amaçlı
  toprağa kimyasal ilavelerinden
  sonra, ilave edilen elementin toprak
  çözeltisindeki miktarı artacağından,
  bu elementlerin bir kısmı kolloidler
  üzerine geçer, eşdeğer miktarda
  diğer bir katyon ise çözeltiye döner.
• Bitkiler öncelikle çözeltideki iyonları
  kullanır. Azaldıkça , değişebilir
  durumda kilerden desteklenir.

				
DOCUMENT INFO
Shared By:
Categories:
Tags:
Stats:
views:84
posted:6/6/2012
language:Turkish
pages:30