Docstoc

İlk Yaş (DOC)

Document Sample
İlk Yaş (DOC) Powered By Docstoc
					                                                 İlk Yaş

Duru Su… Senin adın, Duru Su… Sana bu isim konulalı bir seneden fazla zaman oluyor. Dünyaya
gelmeden önce, ultrasonda cinsiyetinin kız olduğu görülür görülmez bu ad kondu sana.

Ne çabuk bir sene olmuş… Senin doğduğun gün İstanbul’da gök delinmiş gibi yağmur yağıyordu.
Öylesine iç karartıcı bir hava vardı ki… Babaannen senin doğumuna yardım için bir gece önceden sizin
eve gitmişti. Ben de evde yalnız kaldığımda, senin doğduğun gün yanında olamayacağımın acısıyla bir
mektup yazmıştım. Yıllar sonra okursun diye…

Bir sene önce çok mutsuzdum bu zamanlar. İşimde inanılmaz mutsuzdum, işimden sosyal hayatıma
ayıracak zamanım zaten yoktu. Yağan yağmur ve kapalı mı kapalı hava, benim duygularımın
tercümanıydı. Şimdi ise hava güneşli ve sıcak… Tıpkı duygularım gibi!

Sen doğduğunda işte olmam ve sanki teknisyenmişim gibi dijital ekranları kontrol etmem gerekiyordu
Duru Su. İzin almak mı? Mümkün değildi!

Babaannen, sen doğar doğmaz çıplak bedenini eline alıp odanıza çıkmıştı. O anda nasıl akıl ettiyse
beni arayıp senin ciğerlerinden tüm havayı atmak istercesine haykırarak ilk ağlama sesini telefonda
bana dinletmişti. Tam öğle yemeği vaktiydi. Ev yemekleri yapan bir restorandaydım. Senin ağlama
sesinle daha önceden hiç hissetmediğim bir duygu seline kapıldım. Gözlerim dolmuştu ama neden
dolduğunu anlamamıştım. Öylesine yoğun bir duyguydu ki… Yanında olmak istemiştim…

Seni ilk kucağıma almam ise “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı”na denk gelmişti. O kadar miniktin
ki, parmakların gül dalından da inceydi. Elime almaya korktum seni.

Sen ailemize gelen ilk bebektin. İlk göz ağrımız… Sen doğmadan yazdığım mektupta, gözlerinin mavi
ya da yeşil olacağını hissettiğimi belirtmiştim. Gerçekten de gözlerin masmavi oldu. Çevresinde koyu
renk haleler olan müthiş bir mavi!

Zamanla bakışların dolmaya başladı. Bir yaşını doldurmadan gözlerinden duygularını okumaya
başlamıştım. Kendi dünyanla, gerçek dünya arasındaki farkı çözemediğin zamanlarına bayılıyordum.
Yere düşen oyuncaklarını elinle çağırıp “Ge! Ge!” (Gel! Gel!) demene güldüm. Yeşil jelibon kıvamında,
kulağının biri ısırılmış metalik sesli aptal yaratığın klibini izlerken elini – kolunu ve hatta ayaklarını
sallamana bayıldım.

Bir yaşını doldurmadan konuşmaya başlamana bittim. İlk cümlelerin tarihe geçsin Duru Su:

“Mama Cici!”

“Mama yiycem!”

“Bittiiii”

“Anniiii” (Anne)

“Babacım”

İlk adımlarını atmaya başladın Duru Su. Saçların dümdüz ve sarı olacak diye bekledik ama zamanla
saçların uzayınca dalgalı olduğunu fark ettik.
Üst ve alt çenende ikişer dişlerin çıktığındaysa “İşte kocaman kız oldu!” dedik. Hiç durmamacasına
konuşman ise “dilli bu kız” dememize yetti de arttı.

Babaannenle sürekli, “İyi ki Allah seni bize vermiş. İyi ki bizi aile olarak seçmişsin” dedik.

Yarın 1 yaşına giriyorsun Duru Su. Hava güneşli ve sıcak… Her yaşında sana bir mektup yazmaya karar
verdi halan. Bu arada sana bir de kuzen vereceğim, sözüm olsun.

İyi ki doğdun Duru Su… Halasının kuzusu…

				
DOCUMENT INFO
Shared By:
Categories:
Tags:
Stats:
views:18
posted:5/7/2012
language:Turkish
pages:2