SAGLIKLI VE UZUN YASAM

Document Sample
SAGLIKLI VE UZUN YASAM Powered By Docstoc
					  HER YAŞTA
  SAĞLIKLI
   YAŞAM
   Dr. Cevdet
Mirmahmutoğulları
GENEL YAŞAM FELSEFESİ
• AMAÇ: Bir idealin , her alanda hedeflerin
Olmalı.
 -Amaç yok ise sandal boşa kürek çeker.
-Hedeflerin hep standart sonuçlar üretiyorsa , yöntemlerini
   değiştirerek hedeflerine daha çabuk ulaşabilirsin.

ÇALIŞKAN OLMAK: Çok çalışan insan ışıldar. Çevresine
 enerji yayar. Günleri çabuk,dolu dolu geçer. Ömrü uzar.
• ÖRNEK ALMA: Başarılı insanları örnek
  alabilisen kendi içindeki gücü daha iyi
  ortaya çıkarabilirsin.
• İLGİLİ OLMA: İnsanlara, ailene,ülkene,
  çağa ilgili olduğunda enerji gücün artar.
• ŞİMDİDE OLMAK: <Dün dünde kaldı
  cancağızım, şimdi yeni şeyler söylemek
  lazım.>
• Geçmişin acı olaylarına,anılarına
  odaklanmamalıyız. Gelecek ise
  kontrolümüzde değil.
• SADECE OLUMLUYA ODAKLAN: Negatif
  düşünce ve yargılarımız enerjimizden
  götürür. Bize iyi de yapsa, kötü de yapsa
  tüm insanları affetmeliyiz. (AFFETME
  SEANSI YAPILACAK)
• SÜREKLİ MUTLULUKLA ÇOŞ: Her
  bardağın dolu tarafını, her olayın güzel
  yönünü görmeliyiz.
• Engelle mi karşılaştın. Tecrüben artacağı
  için mutlu ol.
• İYİ BİR DİNLEYİCİ OL: Az konuş. Çok
  dinle. Ruhun sükun bulsun. Etkin artsın.
• ŞÜKRETME: Şükür sıhhati,enerjiyi,rızkı
  artırır.
• ESKİ DÜŞÜNCELERİ DEĞİŞTİR: Ne kadar
  negatif düşünce varsa zihin ekranının çöp
  kutusuna gönder. Onun tam zıt anlamlısını
  zihin ekranına kaydet.(UYGULAMA)
• STRESLE BAŞ ETMEK: Olan her şey
  güzeldir. Sahip olduklarınızdan zevk alın.
  Öfke,endişe,korku gibi duygularınızdan
  vücudunuzu
  temizleyin.(dua,meditasyon,nefes terapisi
  vb)
• Çok stresli olduğunuzdan stres nefesi
  alın.(2*1 nefesi 10 kez yaptırılacak)
• Stres anında 2 bardak su için. Buda geçer Yahu
    deyin.
•   Stresle eksilen Mg ihtiyacı için, o gün için 10
    fındık,10 badem veya 3 dilim kepekli ekmek
    yiyin.
•   Her olaya pozitif yönüyle bakın. Bu durum
    vücudu korur. Bağışıklık sistemini güçlendirir.
    Tansiyonu dengeler. Kolesterolü asgari düzeyde
    tutar.
• BİLİNÇ ALTINI HİZMETİMİZE ALMAK:Bilinç
    altımız fonksiyonlarımızı yönetir. Bizi onarır. Onu
    yönetirsek yolumuz açılır.
•   Beyin konuşulan ve düşünülen ile ilgili her şeyi
    bilinç ve bilinç altına getirir. Bilinç altı bilince
    destek verir.
•   Bir gün karamsarım derseniz daha çok karamsar
    olursunuz. Neden? Bilinç altı bu durumu istek
    kabul eder. Vücudu karamsarlığa hazırlamak için
    hafızadan her şey getirilir.
• Karamsarlık etkileri tüm bedeni kaplar. Kişi
  o gün önüne çıkan her şeyden karamsarlık
  duyar.
• Pozitif düşünceli insan ne yapar?
• ARZU ETTİKLERİMİZE ODAKLANALIM:
  İstediklerimizi yoğun düşünelim. Örn:
  Hatayı değil, ders alıp ileriye bakmayı
  düşünelim.
• SEMBOLLERİ DOĞRU ANLAYALIM: Birisi ile bir
    sorun yaşarsak ona geçici hediye verelim.
•    Bir doğum gününde ise kalıcı hediye verelim.
•   ESKİ NESNELERİ EVİNİZDEN ATIN: Sizde
    olumsuzluğu çağrıştıran elbise, eşya, mobilya ne
    varsa 1 ay içinde evinizden atın.
•   Bunlara baktıkça negatif enerji birikimi artar.
    Öfke,üzüntü artar. Peki ne olur?
• DEĞİŞİMDEN KAÇMAYIN: Ondan
  yararlanın.
• YENİLİKÇİ OLUN:Yenilikçilik tekrar
  deneme,hata yapma, tecrübe kazanmadır.
• KENDİNİZE İYİ BAKIN: Dünyada en iyi
  olduğunuz alan kendinizsiniz.
• SÜREKLİ NEŞELİ OLUN: Böğürtlen
  neşelendirir.
• Sevinemiyorsanız,mutlu değilseniz,
  bunalımda iseniz, gülmeyi unuttu iseniz
  böğürtlen yiyin.
• 6 ay sonra farkı görün.
• En ileri düzeyde, kendi kendini iyileştirme ve
  canlandırma sistemi olan Transformasyonal
  Nefes Tekniği, geçmişte yaşanan ve bilinçaltında
  bastırılan travmaları temizler, fiziksel özellikleri
  canlandırır ve beyindeki duygusal ve zihinsel
  travmaları dönüştürür. Transformasyonal Nefes
  tekniğininin sağladığı oksijen artışının doğal
  faydalarının yanı sıra, fiziksel ve duygusal
  alanlarda maksimum gelişim sağlar ve
  farkındalık düzeyini yükseltir
• HAYATA GÜLÜMSEYİN: Sempatik bakan
    gözlerinden sürekli sevgi enerjisi yayılan insanlar
    olun.
•   Her gün güne enerjik başlayın. Huzurla başlayın:
    Güne şükrederek başlayın. Manevi pratiğiniz
    varsa yapın (namaz,dua vb) Sonra gençlik
    hareketlerini yapın.
•   Tüm enerji meridyenleri ve vücut enerjisi akışa
    geçsin.
• ARDINDAN MEDİTASYON YAPIN:
 Meditasyon (içsel arınma) zihnimizin
 derinliklerini sükûnete götüren yöntemdir.
 Medete etmek zihnimizi korumak
 demektir. Olumsuz düşüncelerden, korku,
 kaygı, öfke, kızgınlık vb. zihnimizi koruruz
• Meditasyon enerji şarjına, moral şarjına,
    oksijenlenmiş taze nefes şarjına yol açar.
•   Meditasyon bir disiplindir. Onu her gün sabah ve
    akşam 10 dk yapmak gerekir. Meditasyon zihni,
    davranışları terbiye eder. Kişi kendisi ve
    başkaları için faydalı işler yapar. Rabbine,
    insanlara ve topluma yakın olur. Güzel konularda
    içine ilham dolar. Feraseti gelişir.
• MEDİTASYON YAPARKEN OLUMLAMA
    CÜMLELERİ KULLANMAK;
•   Kişinin rahatsızlığı veya değiştirmek istediği yönü
    ne ise onun ile ilgili olumlu cümle kurmalıdır.
    Örneğin; Kişi önyargıda bulunmaktan şikayetçi
    ise şu olumlama cümlesini kurabilir; “Tüm
    önyargıları bırakıyorum. Rahatlıyorum.
    İnsanları olduğu gibi kabul ediyorum.”
• Meditasyon günlük problemlerin etkisini
 siler. Dün eşinizle tartıştınız diyelim. Ertesi
 gün önemli bir görüşmeye gideceksiniz.
 Sabah Meditasyon yaptı iseniz ruhunuz
 sükunet bulmuş, olumsuz düşünce
 depoları silinmiş, öfke vücut dışına akmış
 olur. Sevgi dolu olursunuz .(1 HAFTA
 İÇİNDE EŞİ İLE TARTIŞAN VAR MI?)
• MEDİTASYON UYGULAMASI; 4*8*16
• İç dünyamız dış dünyadan çok büyüktür.
 Meditasyon ile iç dünyamızın güzelliklerine
 döneriz. Kendimizi her gün yenileriz.
 Kişisel performansımız artar. Etkimiz artar.
 Olaylarla baş etme yeteneğimiz gelişir
• KALİTELİ UYUYUN: Uyumadan önce güzel bir
    dua ve meditasyon yapın.
•   Uyumadan önce tok olmayın. Hafif dinlendirici
    egzersiz yapın.
•   Az kitap okuyabilirsiniz.
•   Yatak odasında tv izlemeyin.
•   Gece cep telefonlarını, gece hiç kullanılmayan
    odaya koyun.
•   Güven ve huzur içinde yatağa gittiğiniz için
    şükredin. Ve derin bir uykuya dalın.
• BEDEN DİLİ ÖNEMLİDİR: Dik, onurlu ve
  vakarlı durun.(örnek)
• Gururlu ve kibirli değil.
• Sıkıntılı bir andasınız. Omuz ve başınıza
  diklenme komutu verin.İleriye bakın.
  Tebessüm edin. İçinizden çok iyiyim.
  Mutluyum. Huzurluyum diyin.
• MANEVİ ZENGİNLİĞİNİZ:Düşünce yapınızı
    sonsuz mutluluk üzerine kurun.
•   Sonsuzluğun sahibi ile sürekli iletişim halinde
    olun.
•   O size şahdamarınızdan daha yakın.
•   Her yaratılanı yaradan dan dolayı sevin. Kimseye
    buğuz etmeyin.
•    Sonlu varlık olduğunuz bilinci ile her gün
    sonsuza güzel azıklar hazırlayın.
• KENDİNİZİ İYİ HİSSEDİN: Her akşam iş dönüşü
    uyumadan ayak masajı yapın. 2 elin baş
    parmakları ile ayak parmaklarından başlayıp,
    ayak bileğine kadar germe masajı yapın.
    Ardından el ayası ile ayağın her noktasına masaj
    yapın.
•   Kuru meyveler yiyin.
•   Günde 1 kez eleriniz ile çakralar üzerinde 50’şer
    kez daireler çizin.(UYGULAMA)
• Çok sinirli iken göğüs orta kemiğine lavanta yağı
    ile masaj yapın.
•   Ks,ifoid kemik ucunun 3 parmak yukarısına saat
    yönünde masaj yapın.(UYGULAMA)
•   O gün sinirli olduğunuz bir konudan dolayı tam
    uyuyamıyor iseniz baş tepe noktası ve ksifoid
    kemik ucuna 1 dk masaj yapın.
•   Bir kolunuz alnınıza bir kolunuz göğüs ortasına
    gelecek şekilde uyuyun.
• Gözlerinizi dinlendirmek için el ayalarını
  göz çukurlarının üzerine yerleştirin. Hafif
  baskı uygulayın.
SAĞLIKLI BESLENME
• Nişasta, karbonhidrat, proteinli yiyecekleri beraber
    yemeyin.
•   Patatesle eti, peynirle ekmeği,süt ile tahılı, balıkla pirinçi
    yemeyin.
•   Nişastalı yiyecekler (pirinç,ekmek,patates)ağızda pityalin
    ile sindirilir. Bu enzim alkalidir.
•   Et süt ürünleri , çerezler gibi proteinli yiyecekler ise HCL
    ve pepsin ile sindirilir.Bunlar asittir. Asit ve alkali
    biribirinin etkisini yok eder. (BU NE DEMEK?)
•   Sindirim çok az gerçekleşir. Bakteri ve gaz oluşur.
• Uyumsuz yiyecekler enerjimizi çalarlar. Kronik
    rahatsızlıklar, yorgunluk olur.
•   ENERJİ EN FAZLA MEYVE VE SEBZELERDEN ELDE
    EDİLİR. RAHATÇA YİYİN.
•   Doğal,rafine olmayan yiyecekler yiyin.
•   Tam buğday ekmeği yiyin.
•   Yiyeceklerin pişirme ve bekleme süreleri olabildiği kadar
    kısa olsun.
•   Margarinlerden ve margarinli yiyeceklerden olabildiği
    kadar uzak durun(BUNLAR NELER?)
•   Mikrodalgalı yiyecekler zararlıdır.
•   3 beyazı azaltın.
• Tazeleri konservelere tercih edin.
• Sebzeleri az pişirin.
• Hayvani yağlardan ziyade zeytinyağı,
 ayçiçek yağı kullanın.
• Antioksidanları tercih edin: Kuru
 fasulye,nohut,bakla,bezelye,mercimek,yeşi
 l fasulye,soya ve yulaf
 antioksidandır.Kanseri önlerler.
• Etlerinizi yüksek ısıda ısıtmayın,
  kızartmayın.
• Beyaz un,beyaz pirinç,şekerli gıdaları çok
  az tüketin. (glisemik indeksleri yüksek)
• Posadan zengin, esmer pirinç,esmer
  bulgur,tam buğday tercih edin.
• Günde 3 litre su için.
• Gün aşrı bir saat tempolu yürüyün. 200-
  250 kalori yakarsınız.
• Haftada bir yüzün. 400 kalori yakarsınız.
• Haftada 2 gün 12’şer saat bisikleti sürün
  300 kalori yakarsınız.
• Aşırı kalorili yiyeceklerden uzak durun.
•     Pestil, beyaz kaşar peynir, çikolata, dondurma,şeker,
    tahin helva, bisküvi,şekerli içeceklerden uzak durun (1
    kutu cola 300 kalori)
•   Aç değilken yemeyin. Stresli iken yemek yerine su için
    nefes çalışması yapın.
•   Aynı öğün çeşidinde 3 yiyecek tipini geçmeyin.(sıcak
    sebze yemeği,salata,tatlı gibi)
•   Yazın serinletici sebze ve meyveler yiyin. Kışın ısıtıcı
    karbonhidrat ve protein yiyin.
•   Günlük yemeğinizin %40’ını taze çiğ besinler oluştursun.
• Tatlı ihtiyacınız olduğunda daha fazla
  olarak keçiboynuzu, meyve yiyin. Baklava
  türlerini azaltın.
• Tüm yiyecekleri 30 kez çiğneyin.
  Mide,bağırsak ve karaciğer’inizi
  yormazsınız. (UYGULAMA)
• Asitli içeceklerden ,yapay meyve
  sularından uzak durun. Sindirimi geciktirir.
• Yemek sırasında su içmeyin.
• Ağır bir işte çalışmıyorsanız çok fazla hayvansal
    protein ve yağ yemeyin.
•   Fazlası kas ve bağ dokusunda kullanılmaz.
    Bağırsaklarda çürür.
•   Yemeklerinizi sakin zamanlarda ve aynı saatlerde
    yiyin.Ne kadar hızlı yenirse o kadar az
    hazmedilir.
•   Ateşli ve ağrılı durumlarda katı gıdalar yemeyin.
• Stresli anlarınızda yediğiniz yemekle
  sindirim sistemi kendisini kapatır. Mideye
  giden her şey öylece kalır. Asit ve toksin
  üretir.
• Çok fazla yeme ihtiyacı olduğunda şu
  cümleleri söyleyin: HASTALIKLAR
  VÜCUDUMUZA AĞIZDAN GİRER.
  MEZARIMIZI DİŞLERİMİZLE KAZARIZ.
• FAZLA YENEN EVDE HASTALIKLAR EKSİK
    OLMAZ. YEME ALIŞKANLIKLARI VE YEME
    MİKTARINDA ILIMLI OLMAK GERÇEK ŞİFADIR.
    (TOPLU UYGULAMA)
•   Haftada 3 balık yiyin. Günde 10 adet yarım ceviz
    veya günde 10 adet fındık yiyin. Omega 3
    içerirler. Kalp ritmini düzene sokarlar. Trigliserid
    seviyesini azaltırlar.
•   Günde 10 fıstık ve 1 bardak domates suyu
    içersek akıl sağlığımızı koruruz.
• SIGARAYI BİR UYUŞTURUCU OLARAK
  GÖRÜN: Kliniğimizde 3 seansta sıgara
  bıraktırıyoruz. Akupunktur, lazer terapi,
  meditasyon, bitkisel terapi,telkin ile.
• FAZLA KİLOLARINIZI ATIN: Bizim
  zayıflama programımız ile 3 ayda 10-20
  kilo arası verdirilebilmektedir.
• 2 yılda bir chek up yaptırın.
• STRESLİ, YOĞUN GÜNLERİNİZDE
 GENÇLİK İÇECEĞİ İÇİN: 5 gün günde 2
 bardak.0,5 tutam maydanoz, 3 küçük
 salata, 2 taze kereviz sapı,1,5 kase taze
 ıspanak, 0,5 çorba kaşığı kabuğu soyulmuş
 zencefil kökü,3 adet yeşil elma, 0,5 limon
 suyu, az tarçın.
• Bu birleşim antioksidan olup, sizi enerjik kılar.
• Haftada 3-4 bardak nar suyu için. Kalbinizi ve
    cinsel gücünüzü korursunuz.
•   Fast food’ların kızartmalarında kullanılan yağlar
    zehirdir. Uzak durun.
•   Brokoli ve lahana tüketin. Zayıflatmada da
    destek olarak 2 bardak lahana suyu içilebilir.
• ZAYIFLATMADA DESTEK BESİNLER VE
  ÖĞÜTLER:Akşam ağır ve geç beslenmeyin.
• Yemeklerden 1 saat önce 1 tatlı kaşığı
  keten tohumu yiyin.
• Yağsız beyaz et ve yağsız süt ürünlerine
  özel önem gösterin.
• Nane,yeşil elma,zerdaçal, meda aroma
  kokusu iştahı azaltır.
• Kırmızı,turuncu renkleri bulunduğunuz ortamda
    ve üstünüzde bulundurmayın.
•   Mekik hareketi: UYGULAMA.
•   Sopalı daire hareketi: UYGULAMA.
•   Bel kasları için mekik:UYGULAMA.
•   Her gün 30 dk tempolu yürüyüş yapın.
•   Sabah aç karna bir bardak limonlu su için.
•   Gece yatarken elma sirkeli sıcak su için.
• Yemek aralarında 2 diyet bisküvi veya 1 meyva
    dışında bir şey yemeyin.
•    Doyar doymaz kalkın. Yemek masasında sohbet
    etmeyin.
•   Yeşil çay,kiraz sapı,mısır
    püskülü,sinameki,rezene çayları idrar ve bağırsak
    boşaltıcı etkiye sahiptir. İçin.
•   Ihlamur,nane,papatya iştahı denetlemede
    faydalıdır.
•   Kahvaltınızı 07-08 arası yapın.
• Küçük lokmalar alın. Birini çiğnemeden
  diğer lokmaya geçmeyin. 30 kez çiğneyin.
• Çiğnemeden yutulan besinlerin yağa
  dönüşme olasılığı çok yüksektir.
• Gece dil üzerinde biriken toksinleri sabah
  dil kazıyıcılar ile temizleyin.
• Beyaz besinler yerine morları ve yeşilleri
  daha çok tüketin.
• Vişne,karadut, mor lahana, mor
  üzüm,böğürtlen gibi yiyecekleri sürekli
  tüketin.
• 10 günde 1 kilo vermeyi hedefleyin.
• Yatak yanında spor aleti bulundurun.
  Yatarken ve kalkarken kullanın.
• Harcadığınız kadar yiyin.
• Hemen yağa dönüşen, basit,
  karbonhidratları çok olan, ama besleyiciliği
  bulunmayan abur cuburlardan uzak durun.
• Günde 6 gr’dan az tuz tüketin.
• BİTKİSEL ÇAYLAR:
• ADA ÇAYI: Antimikrobik olup,soğuk
    algınlığı,solunum yolları enfeksiyonlarında
    faydalıdır.
•   BİBERİYE ÇAYI: Sindirim-eklem rahatsızlıklarında
    faydalıdır.
•   FUNDA YAPRAĞI; İdrar yolları antiseptiğidir.
    Zayıflatır.
•   IHLAMUR ÇAYI:Solunum yolarını yumuşatır.
    Sakinleştirir.
• ISIRGAN ÇAYI: Bağışıklık sistemini güçlendirir.
• KANTARON: Hafif depresyon,ağrıda kullanılır.
• KARABAŞ OTU: Sinirsel baş ağrısı,uykusuzluk,kanser ve
    sıgara bırakma tedavisinde kullanılır.(UYGULAMA)
•   Kedi otu; Sakinleştirici etkilidir.Sinirsel tansiyon ve
    migrende kullanılır.
•   KEKİK ÇAYI: İştahı açar. Hazmı kolaylaştırır. Solunum
    hastalıklarında kullanılır.
•   KETEN TOHUMU: Zayıflama da, ağrılı cilt iltihaplarında
    kullanılır.
•   Melisa çayı sakinleştirir. (UYGULAMA UYKUSUZLUK İÇİN)
• NANE ÇAYI: Spazm giderme, gaz söktürmede
    kullanılır.
•   PAPATYA ÇAYI: İltihap giderici, gaz
    söktürücüdür.
•   REZENE ÇAYI: Çocuklarda balgam sökücü, gaz
    giderici, iştah açıcıdır. Spazm giderir.
•   SİNEMAKİ; Kabızlıkta kullanılır.
•   KEREVİZ: İdrar yolları antiseptiği ve ödem
    çözücüdür.
• Isırgan otu; Prostat rahatsızlıkları ve ödemde
    kullanılır. Bazı diz eklem rahatsızlıklarında da
    kullanılabilir.
•   BROKOLİ: Prostat Cea’ya karşı koruyucudur.
    Bağışıklık sistemine yardım eder.
•   EKİNEZYA ÇAYI: Bağışıklık sistemini korur.
•   BİBERİYE :Spazm çözücü, idrar söktürücüdür.
    Vücut ağrılarında kullanılır.
• Renkli yiyecekler tüketin. Renkli
 yiyeceklerde antioksidan boldur.
AROMATERAPİ
• Stresi azaltıyor,huzur veriyor,gerginliği alıyor.
    Ağrılara,cilt sorunlarına ve astıma etkili oluyor.
•   Ruhsal enerji artar. Kişiye huzur ve denge gelir.
•    Kişi zihinsel çatışmalardan uzak durur.
•   Yastığınıza damlatıp, banyo suyuna koyabilirsiniz.
•   Masaj yapabilirsiniz.
•   Evinizde negatif enerji mi var?_ greyfurt yağı
•   Bol tartışma ve nezle mi var? –ocaliptus
•    Neşeyi artırmak için-portakal yağı
•   Manevi huzur için-ıtır çiçeği kullanabilirsiniz.
SPOR SAĞLIKTIR, GÜZELLİKTİR
• Düzenli spor aktivitesi vücudu canlı,diri tutar.
• Beslenmeyi düzeltir.Negatif enerjinin gücünü
    azaltır.Ruhsal derinlik sağlar. Zihni sakinleştirir.
•   Detoksu hızlandırır. Hücre yenilenmesini sağlar.
•   Yaşlanmayı geciktirir. İletişim gücünü artırır.
• Evde 30 dk kültür fizik hareketi ile 150
  kalori harcanır.
• Enzim salgılarını düzene sokar.
• Hazım kolaylaşır. Sindirim rahatlar.
• Böbrek ve prostat şikayeti azalır.
• Uykuyu düzene sokar. Enerji ihtiyacını
  azaltır. Stresin etkisi azalır.
• Beyine oksijen gidişi artar.
• Unutkanlık,konsantre olamama durumları azalır.
• Keskin görme sağlanır. Hormonal denge
    sağlanır.
•   Cildi estetik kılar.
•   Hafif hareketler uygulanabilir. (UYGULAMA YAP)
•    Yorgun durumlarda kundalini nefesi
    yapılabilir(UYGULAMA)
• EGZERSİZ YAPMAK, STRESİN YIPRATICI
    ETKİLERİNDEN KORUNMANIN İDEAL YOLUDUR.
•    TEMPOLU YÜRÜYÜŞ: Gün aşırı yapılmalıdır. Kan
    basıncını düşürür. İyi kolesterolü yükseltir.
•   Sürekli hareketli olun. 1-2.katlara yürüyerek
    çıkın.
•   Kısa mesafelere araba ile gitmeyin.
•    Düzenli hareket mutluluk hormonu endorfini
    salgılatır. MUTLU OLMAK İSTER MİSİNİZ?
• BEYİN EGZERSİZİ YAPIN: Bulmaca
 çözün.Yap boz yapın.Resim yapın.
 Düşüncelerinizi yazıya dökün. İdealleriniz
 konusunda hayal kurun.
SEVGİYLE ÇOŞUN

• Negatif düşünce ve yargılamalardan uzak
 durun. Hayatın akışına kendinizi bırakın.
• SEVGİ TEDAVİSİ: (TOPLU SÖYLENECEK)
• İçimin derinliklerinde, varlığımın merkezinde
  tükenmez bir sevgi kaynağı var. Artık bu
  sevginin yüze çıkmasına izin veriyorum. O
  yüreğimi, bedenimi, zihnimi,bilincimi,tüm
  varlığımı dolduruyor.Benden çıkarak her yöne
  yayılıyor. Çoğalmış olarak geri bana dönüyor.
• Ne kadar çok sevgi verirsem, o kadar çok
 vereceğim bolluğa kavuşuyorum. Çünkü
 sonsuz bir kaynağa sahibim. Sevgiyi
 yaşama ve verme benim kendimi iyi
 hissetmemi sağlıyor. O benim içsel
 mutluluğumun bir ifadesidir.
• Kendimi seviyorum. Bundan dolayı da
 bedenime sevgi ile bakıyorum.Onu yararlı
 yiyecek ve içecekler ile besliyorum.Onu
 sevgi ile giydirip kuşatıyorum. Bedenim de
 bana fışkıran canlılıkta bir sağlık ve enerji
 ile, sevgi ile karşılık veriyor. Kendimi
 seviyorum.
• Bundan dolayı da tüm ihtiyaçlarımı
 karşılayan, içinde yaşamaktan zevk aldığım
 bir evde oturuyorum. Odaları sevgi
 titreşimleri ile dolduruyorum ki –bende
 dahil olmak üzere- içeri giren herkes bu
 sevgiyi hissetsin ve onun ile beslensin.
• Kendimi seviyorum. Bu yüzden yapmaktan
 gerçekten zevk aldığım , üretken
 yeteneklerimi kullanabildiğim, sevdiğim ve
 beni seven insanlar ile birlikte çalıştığım,
 insanlar için yararlı bir şeyler yapabildiğim
 ve karşılığında iyi bir gelir elde ettiğim bir
 işte çalışıyorum.
• Kendimi seviyorum. Bunun içinde insanlara karşı
    sevecen davranıyorum. Onlar hakkında da öyle
    düşünüyorum. Çünkü verdiklerimin bana
    çoğalarak geri döneceklerini biliyorum.
•    Hayatıma sadece sevecen insanları çekiyorum.
    Çünkü onlar benim varlığımın aynasıdırlar.
    Kendimi seviyorum. Bu yüzden de geçmişi ve
    tüm geçmiş deneyimleri bağışlıyorum. Onları
    geride bırakıyorum. Artık özgürüm.
• Kendimi seviyorum. Bundan dolayı da
 bütünüyle şimdi de yaşıyorum.
 Geleceğimin parlak, mutlu ve güvenli
 olduğunu bilerek her anı iyi yaşıyorum.
• Ben Allah’ın sevgili kuluyum. Kainatın
 değerli bir üyesiyim. Rabbim şimdi ve
 sonsuza dek bana sevgiyle bakacak ve
 beni koruyacaktır.        Sizi seviyorum.
ANTİAGİNG
• Antiaging kozmetik ve estetik uygulamalar ile
    ciltteki kırışıklık ve buruşuklukları yok etmek
    değildir.
•   Her yaşda sorumluluk gerektiren bir yaşam
    tarzıdır.
•   Yaşlanmayı modern dünya teknolojik ve çevresel
    kirlilik tetikliyor.
•   Bu yaşam tarzında neler önemlidir:
•    Stresle mücadele çok etkili.
•   Sıgara bırakılmalı.
• Egzersiz düzenli olmalı.
• Tamamlayıcı tıp hizmetlerinden düzenli
  olarak istifade edilmeli.(akupunktur, nöral
  terapi, nefes terapisi v.b)
• 2 yılda bir chek up gerekli. (hormon
  seviyesi, antioksidan seviyesi, mineraller,
  kanser riski,kalp hastalıkları v.b)
• Çözüm hiç hasta olmamayı hedeflemekte.
•   Ağzımıza sahip olmalıyız.
•   Pozitif düşünce ve pozitif inanç sahibi olmalıyız.
•   Sevgi dolu olmalıyız.
•    Yargılardan uzak durmalıyız.
•   Sadece anı yaşamalıyız.
•   Günlük ibadet, meditasyon,nefes terapisi
    yapmalıyız.
•   Besin desteği ürünler kullanmalıyız.
• Gelişmiş hastanelerde genetik testlerle
 kişinin hangi hastalığa yakın olduğu test
 edilebilmekte. Bunları yaptırabiliriz.
ERKEN UYARI SİNYALLERİ
• Trigliserid 150 mg/dl’nin üstünde ise.
• HDL 45 mg/dl’nin altında ise
• Kan basıncı 130/85 mg’ın üstünde ise
• AKŞ 105 mg/dl’nin üstünde ise en yakın
 sağlık araştırma merkezine gidin.
• Aynı zamanda tamamlayıcı tıp kliniğine
 uğrayın. Enerji sisteminizde bir sorun
 olabilir.
MANEVİ ZENGİNLİK
• <Yanınızdan ayrılmayan muhafız melekleri
    vardır.O muhafızlar değerli,şerefli katiplerdir.
    Yaptığınız her şeyi bilip yazarlar.> (infitar
    82/10-12)
•    Sürekli daha iyiyi,daha güzeli görerek hareket
    etmelisiniz.
•   Kayıtlara güzellikler, erdemler,sevaplar,
    iyilikler,güzel eserler, çoşkular,zekatlar, güzel
    dostluklar girmeli.
• < İnsanlar imtihana geçirilmeden sadece
 iman ettik demekle bırakılacaklarını mı
 sandılar.> Ankebut suresi.
• Her an arayış, yenilik,
 içtenlik,tekamül,sevgi,derin huzur içinde
 olmalıyız. Faaliyetlerimizin çıktıları hep
 hayır ve fayda olmalı.
• <Ey iman edenler.Allah’tan korkup sakınırsanız,
    o size iyi ile kötüyü ayırdedici bir anlayış verir.
    Kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar.Çünkü Allah
    büyük lutuf sahibidir.>
•   Olumsuz davranışlardan sakınalım. Aile,iş ve
    meslek hayatımızda olumsuz ile olumluyu ayırt
    etmek, önümüzü açar. Bizi başarıdan başarıya
    koşturur.
BEYNİMİZİ DAHA İYİ ÇALIŞTIRMAK

• Beyin açık hava da ve ayakta iken daha
  iyi çalışır. Beyin örneklerle akıl yürütür.
• Yabancı bir dil öğrenme beyni güçlendirir.
• Zihinsel jimnastik yapın.(satranç vb)
• Rutinleri bozun. Bugün telefonu sol elle
  tutun.
• Her gün 1 özdeyiş okuyun.
• Kaliteli uyku uyuyun.
• İnsanları ve kendinizi affedin.
• Farklı düşüncedeki kişiler ile arkadaşlıklar
  kurun.
• Günlük egzersiz,dua,meditasyon,nefes
  terapisi yapın.
• Yeterince bilgiyi beyne alın.
• Hedeflerinizi sık sık gerçekleşmiş gibi hayal
  edin.
ÇEVRE KİRLİLİĞİ
• Temiz havalı yerlerde çalışın.
• Doğal,temiz su için.
• Günlük derin nefes alma teknikleri
  uygulayın.
• Kimyasal olan ve hormonlaşmış
  besinlerden uzak durun.
• Sadece bulunduğunuz mevsimin
  yiyeceklerini yiyin.
SUYUN HARİKULADELİĞİ
•   SU GİBİ AZİZ OLUN.
•   Su gibi insanların ayıplarını örtün.
•   Su gibi esnek düşünceli, esnek bakış açılı olun.
•   Sabah 1 bardak su böbreği çalıştırır.
•   Detoksu ateşler.
•   Günde 9 bardak alkali su için.
•   CANINIZ BİR ŞEY İSTERSE, SU İÇİN VE TAKİP
    EDİN.
•   Başınız ağrıdığında bir bardak su için. Devam
    ederse içinde bir Mg tablet eritin ve için.
• Yemek saatinde yarım saat öncesinden
 yarım saat sonrasına kadar su içmeyin.
• Endişeli anınızda bir bardak su için.
• Fazla çay,kahve,alkol su kaybına yol açar.
 Bunları en az tüketin.
MOTİVE EDİN VE MOTİVE OLUN

• Motive olan,motive eden,motive edilecek
  ortamı oluşturan insanlar rahattır.
  Güçlüdür. Etkindir.
• Yaptığımızın her davranışın,karşımıza çıkan
  her olayın keyifli yönünü görmeliyiz.
OLUMSUZ CÜMLELERDEN UZAK
DURUN
• Hasta olmak istemiyorum.
• Oraya gitmek istemiyorum gibi cümleler
 bizi kilitler.
FARKLI İNSAN OLUN.
• Bol kitap okuyun.
• Değişik yerleri gezin.(hem kültürel yerleri
  gezin, hem evliyaları gezin, hem şehitleri
  gezin, hem sosyal yerleri gezin.
• Az tv izleyin.
• Yeni arkadaşlıklar kurun.
• Kutunun dışına taşın. (UYGULAMA)
• Yapmam değil,denerim deyin.
• Zamanı yönetin. Hedeflerinizi yeterliliklere
  göre belirleyin.
• Yeni hobiler edinin.
• Dertlerinizi paylaşın.
ÇARPICI ÜRETKEN OLUN
• Hayatımızda olumlu değişiklikler yapacak yeni
    yolar bulmayı sürekli bir davranış haline
    getirmelisiniz.
•   Evde ve bulunduğumuz ortamda farklı fikirlerin
    gelişimine uygun ortamlar oluşturmalısınız.
•   Sizi değişime itecek yeni beceriler
    kazanmalısınız.
•
SAĞLIĞA FARKLI YAKLAŞIM
• Bedensel,ruhsal,sosyal ve çevre bakımından
    tam bir mükemmellik hali içinde olmalıyız.
•   Klasik tıbbın kanıtlanmış bilimsel tedavilerine,
    ruhsal gücün iyileştirici etkilerini eklemeliyiz.
•   Manevi bağlar ve ruhsal iyileşme hastalıklardan
    korur.
•   İnsanlar ile daha fazla duygusal bağlar
    kurmalıyız.
NÖRAL TERAPİ
• Vücudun kendi vejetatif sistemini kullanarak
    iyileşme sağlar.
•   Beden üzerindeki belli nokta veya alanlara
    prokain enjeksiyonu yapılır.
•   Vücudun kendiliğinden iyileşme yeteneği gelişir.
•   Fonksiyonları düzenler, sistemi dengeler,ağrıyı
    giderir.
•   Kliniğimizde uygulanmaktadır.
ZİHİNSEL TERAPİ
• Her hastalığın zihinsel sebebi vardır.
• Örneğin depresyon zihinsel terapisine bir bakalım:
• Depresyon sahip olma hakkına, sahip olmadığını
    hissetmekten kaynaklanan kızgınlıktır. Bunun doğurduğu
    umutsuzluk halidir. Depresyon belirtileri bu ana sebep
    üzerine gelişir.
•   Kişinin her hangi bir şeye (eşya, insan, duygu,davranış
    v.b) sahip olma hakkı vardır. Kişi ya dış baskılardan, ya iç
    engelleme, kuruntu, vesvese v.b’ den dolayı bu hakka
    sahip olmadığını hisseder.
• Bunun sonucu kendine ve çevresine karşı
 kızgınlık gelişir. Bir şeyden zevk almamaya
 başlar. Yüz ifadesi donuklaşır. Zihninden
 geçen olumsuz düşüncelerin sayısı
 artmaya başlar. Aile ve dış dünya ile
 iletişimi bozulur. Bu durum kişiye ilave bir
 yük getirir. Kişi güzel bir hayat
 yaşamaktan umutsuzluğa düşer .
• Bu kişiler anı yaşamaktan ziyade geçmişin
 olumsuzlukları ile daha fazla uğraşırlar.
 Zihin ve davranış merkezleri esnekliğini
 yitirir. Kendilerini değersiz olarak görürler.
 Geleceklerini karanlık görürler.
• OLUMLAMA CÜMLELERİ; Bu kişiler aşağıdaki
    olumlama cümlelerini günde 25 kez
    tekrarlamalıdırlar;
•   “ Artık diğer insanların korkularının ve
    sınırlamalarının ötesine geçiyorum. Kendi
    içimden gelen beni engelleyen, tüm duygu ve
    düşünceleri de bırakıyorum. Zihnimden geçen
    düşünceler içinde sadece başarılı olanlarını,
    estetik olanlarını, sevgi dolu olanlarını, beni
    ileriye taşıyanlarını, bana mutluluk verenlerini
    seçiyorum .
• Kendi özgün, güvenilir, saygın hayatımı
    oluşturmak kendimin elinde. Zihnimi ve bedenimi
    her gün pozitif düşünce ve pozitif enerji ile şarj
    ediyorum. Kanım sevinç türküsü, hücrelerim
    sevgi sözcükleri mırıldanıyor.
•   Ben kainatın değerli bir üyesiyim. Allah’ın bana
    verdiği ruh, zihin, vücut ve duygu yeteneklerimi
    en ileri düzeyde kullanmayı seçiyorum.
• İletişimim her geçen gün düzeliyor. Her şeyden tat
  alıyorum. Bana keyif veren davranışları yapıyorum. Bana
  haz veren,beni rahatlatan insanları seçiyorum. Bana
  mutluluk verecek olayların içinde yer alıyorum.
• İçimde kuruntu, vesvese oluştuğunda ona iptal diyorum
  ve ekliyorum: Sen beni yönlendiremezsin.
• Ben güler yüzü seçiyorum. Her gün sabah ve akşam
  aynanın karşısına geçip; “kendimi seviyorum, yaptığım
  her şeyi onaylıyorum” diyorum. Çocukluğumu da
  affediyorum.
• Sadece şu anda yaşıyorum. Geçmişimin
    olumsuzlukları beni yönlendiremez. Küçük ve
    büyük ailemden keyif alıyorum. Çıkan küçük
    sorunları yapıcı olarak çözmekten zevk alıyorum.
•   Kendime karşı yaptığım hatalardan dolayı
    kendimi bağışlıyorum. Başkalarının bana karşı
    yaptığı hatalardan dolayı ise, başkalarını
    bağışlıyorum. Böylece tüm vücudumdaki öfkeyi,
    kızgınlığı, kırgınlığı, intikam duygularını dışa
    atıyorum. Toprak gibi oluyorum.”
BİOENERJİ
• Bioenerji herkesin içinde bulunduğu varsayılan
  iyileştirici bir güçtür. Bioenerjinin bitkisel
  tedaviyle ve psikoterapi ile birlikte kullanılması
  harika sonuçlar yaratıyor. Tıbbın pes ettiği yerde
  en çaresiz hastalıkları bile iyileştiren içsel
  enerjidir. Keşfedenlerin sayısı hayli sınırlı olup
  çoğuda Rusya’dadır. Pek çok ülkede” hurafe”
  diye bir yana itilen bioenerji, Rusyada yıllar
  önce”bilim” olarak kabul görmüştür.
• Bioenerji, içimizde uyuyan güzeldir. Ona açık ve inanan
  herkese,Allah'ın bir lütfudur.
  Bioenerji çok farklı şekillerde adlandırılmaktadır. Evrensel
  enerji- yaşam enerjisi çi- ki- prana-kozmik enerji, ama
  hepside aynı şeyi anlatmaktadır. Bu bütün canlılarda
  olduğu kabul edilen güçtür. Kozmik enerji tepeden girer
  ve şakralar vasıtasıyla bedenin çeşitli bölgelerine dağılır.
  Fazlası el ve ayak uçlarından çıkar. Herhangi bir
  nedenden dolayı şakralar kapanırsa, enerji dağılamadığı
  için o bölge beslenemez ve hastalık ortaya çıkar.
• Evrende herşey enerjidir. Evrendeki herşeyin özü kuant dediğimiz
  enerji zerrecikleridir. Gördüğümüz, algıladığımız canlı cansız herşey
  kuant dediğimiz enerji zerreciklerinin belli sayılarda yoğunlaşmasıdır.
  Evren bir enerji okyanusudur. Nesneler arası boşluklar dediğimizde
  enerjidir. Sürekli titreşim halinde olan kuantlar özel programa
  organize olup şeyleri oluşturur. Vücuda gelen oluşumları biz
  isimlendiririz. Beş duyu ile algılayabildiklerimiz kadar, duygu ve
  düşüncelerde enerjidir. Onların titreşim sayılarının yoğunluğu,
  niteliğini ve kalitesini belirler.
• Bizlerde belli titreşimlerin "kan-kemik-kas-sinir-
  doku vs." birleşimi ile organize olmuş enerji
  varlıkları olduğumuz kadar bizi canlı kılan özel bir
  enerji sistemi ile donanmış durumdayız. Evrensel
  enerji ile sürekli bağlantıda olan ve ondan
  beslenen vücudumuzdaki enerji sistemimiz
  özgün bir yapı oluşturur.
• Vücudu kan damarları gibi saran "nadi"
 dediğimiz enerji kanalları ile bu enerji
 dolaşır. Belli şekillerde enerji meridyenleri
 oluşturur. Bu meridyenlerin başlangıç ve
 bitiş noktaları, özel enerji tetikleme
 noktaları olduğu kadar, enerji beslemesi
 yapacağı organ ve sistemleri işaret eder.
• Evrendeki herşeyde olduğu gibi bizimde bir
  manyetik alanımız vardır. Biz ona AURA diyoruz.
  Auramız bireysel enerjimizin evrene açılan
  yanıdır. Değişik katmanlardan oluşmuştur. Kadim
  bilgilerden, bu günkü bilimin ışığında yeniden
  değerlendirmelerimizle bunun 8-9 katman kadar
  olduğu bilgilerine ulaştık. Herbiri özgün renk ve
  yoğunluğa, akışa sahip olan aura katmanlarının,
  bizim enerji kalitemize ve onu kullanabilme
  yeteneğimize göre(bilinçli veya bilinçsiz) bütün
  evreni kaplayacak bir enerjidir.
• Uygulayıcı (terapist) sadece bilinçli bir
  aktarıcıdır. Yaptığı tek şey; hastanın enerji
  elektrik sistemini yeniden olması gereken
  düzeye getirmektir. Bir bakıma "AKORD"
  etmektir. Enerji sistemindeki aksaklık ,
  sorun halledilince her canlıda var olan
  bioregüler güç vücudu yeniler, sistemler
  güçlenir.
• Bioenerji doktorunun hastalıkla hiç işi
  olmaz. Hastalık onun için o bölgedeki
  enerji sorununun niteliğidir.Bağlantı
  meridyenleri,çakra ve auradaki sorun ve
  denge ile ilgilenir. Aksaklığı oluşturan
  enerji sorununu halleder.
• Unutmayalım ki enerji sistemi düzgün,
 güçlü çalışan kişinin bütün sistemleri
 düzgün çalışacaktır. Hastalık bedenle
 sorunun savaşıdır. Galip gelen kazanır.
 İnsan ya hastadır ya sağlıklı, ya galiptir ya
 mağlup.
• Hastanın konuya dahil olması çok önemlidir.
  İnanmadan gelen ön yargılı, şüpheli kişilere
  yapılan uğraşı baştan yanlıştır. Terapist ne kadar
  verici ise o da o kadar alıcı olmalıdır. Bu da
  titreşimlerin direnç göstermeden olaya dahil
  olmasıdır. İnanmayan vücut aura kalkanı kurar.
  Terapist frekans uyumu ve rezone olmayı
  başaramaz.
• HÜCRE DNA’SINI SAĞLIKLI TUTAN FAKTÖRLER;
  POZİTİF DÜŞÜNCE,ANI YAŞAMA VE AFFETME’DİR.
  Bioenerji hücre DNA’sını sağlıklı tutar.
• Ormanlar ve temiz deniz kenarlarından pozitif enerji
  almaktayız. Pozitif enerji baş,el ve basenden girer.
  Negatif enerjiyi ise el ve ayaklardan atarız. Bu
  ortamlarda ne kadar bulunursak o kadar enerjimizi
  artırırız.
• AURA; Koruyucu çemberdir. Kişi giderken sallanır, düşer.
  Kulak ile ilgili değildir. Aura ile ilgilidir. Aura’nın rengi ve
  genişliği kişinin haleti ruhiyesine bağlıdır.
• Hakim ruh iyiye göre farklılık
  gösterir.Düşüncelerimiz + ise +’ları etkiler.
  Düşüncelerimiz _ ise eksileri etkiler. Bizim
  düşüncelerimiz tek tek hücrelerimizi
  etkilemektedir.Düşünceler hücrelere yangı
  göndermektedir. + ise dalga dalga
  yayılmaktadır ve auranın alanını
  genişletmektedir.- ise aurayı
  daraltmaktadır. Enerjimizi azaltmaktadır.
• Vücutta 7 adet enerji merkezi vardır. Bunlara çakra denir.
  Çakraların 7’sininde açık olması kişinin sürekli evrensel
  enerji sistemi ile irtibatlı olmasına yol açar. Bu insanların
  dayanıklılığı ve enerjileri çok olur.

• ÇAKRA FONKSİYONLARI
• ÇAKRA 7: Vücudun tüm fonksiyonlarını kontrol eder.İlgili
  sistem ve organlar:
  - Beyin ve sinir sistemi, iskelet sistemi, kaslar. Bağlı hastalıklar:
  - Kemik, eklem ve kas ağrıları, Akıl ve sinir
  hastalıkları,Uykusuzluk, depresyon, aşırı duyarlılık, Baş
  ağrısı
• ÇAKRA 6: Sezgiyi kontrol eder.İlgili
 sistem ve organlar:Sinir sistemi.Bağlı
 hastalıklar: Yolculuk hastalıkları (vapur,
 uçak tutması.),Zeka geriliği,Unutkanlık,
 korku, stres
• ÇAKRA 5: Solunum sistemi ve 5 duyuyu kontrol
  eder.İlgili sistem ve organlar:
  - Burun, ağız, boğaz, nefes borusu, akciğerler,Kulaklar,
  gözler, cilt.Bağlı hastalıklar:
  - Öksürük, alerjiler, grip, astım, görme bozuklukları,
  cilt hastalıkları, işitme sorunları
  - Tepkilerde yavaşlama, huzursuzluk.
• ÇAKRA 4: Kan dolaşım sistemini kontrol eder.
  İlgili sistem ve organlar:

  - Kalp, damarlar, lenf bezleri.Bağlı hastalıklar:

  - Kolesterol, yüksek tansiyon, düşük tansiyon,Kalp ve
  damar hastalıkları

  - Sevgisizlik, anlaşılamama korkusu, kendine acıma
• ÇAKRA 3: Sindirim sisteminin tüm
 fonksiyonlarını kontrol eder.
 İlgili sistem ve organlar: Mide, pankreas,
 safra kesesi, karaciğer, bağırsaklar.böbrekler,
 dalak, mesane.Bağlı hastalıklar: Mide ülserleri,
 karaciğer hastalıkları, sindirim bozuklukları, İshal
 - peklik, pankreas iltihapları, böbrek
 enfeksiyonları.
 - Tatminsizlik, maddiyata bağlanma, aşırı
 sinirlilik
• ÇAKRA 2: Cinsel organları kontrol eder.İlgili sistem ve
  organlar:
  Erkekte; Penis ,Prostat ,Testisler.Kadında ;Vajina, Yumurtalıklar
  Rahim, Fallop tüpleri.Bağlı hastalıklar:
  - Prostat iltihapları, cinsel sorunlar, rahim enfeksiyonları,Cinsel
  soğukluk, iktidarsızlık, ağrılı ve düzensiz regller,Erken
  boşalma,Özgüven eksikliği
• ÇAKRA 1: Enerji sisteminin merkezi.
 İlgili sistem ve organlar:Tüm fizyolojik ve
 psikolojik beden, bağışıklık sistemi

 Bağlı hastalıklar: Fiziksel ve psikolojik direncin
 kırılması,Duygularda belirsizlik ve
 kararsızlık
• UYGULAMA:SABAH KALKARKEN ÇAKRALARI
    FAALİYETE GEÇİRME:
•   Göğüs kemiği üzerinde güçlü bir beyaz enerji
    topu olduğunu düşün. Göğüs kemiği alt ucundan
    3 parmak yukarıdaki çakrayı yeşil ile temizle.
    Göbek 3 parmak üstüne çık. O çakrayı sarı ile
    temizle. Göbek 3 parmak altına in. O çakrayı
    turuncu ile temizle. 2 bacağa ayır.
• Ayak topuklarına indir. Sonra baldırdan
  sacruma getir. Oradaki çakrayı kırmızı ile
  aç.
• Enerji topunu yukarı doğru yuvarlat.
  Sırt,omuz adalelerini gevşetsin.
  Omuzlardan, kulak arkasından, baş
  arkasından baş önüne geçir. Kafadaki tüm
  ağrıyı, depresyonu alıp eritsin.
• Sonra burun, üst dudak,ağıza getir. Sonra
  dil ile üst dudağı birleştir. Ve enerji topunu
  orada eriterek devreyi tamamla.
• Sonra el ve ayaklarını açarak 3 defa gerin.
• Ve dinç kalk.
AKUPUNKTUR

• Akupunktur çok güçlü enerji dengeleme ve vücudu
  regüle etme tedavisidir.
• Etkileri şunlardır:
• Ağrı kesici etki: Akupunktur beyinden endorfin denilen
  maddeyi salgılatır. Endorfin, bugün hiçbir ilacın etkisine
  ulaşamadığı bir ağrı kesici maddedir. Yani çok güçlüdür.
  Ve bunu insan vücudu üretmektedir. Dışardan aldığımız
  ağrı kesiciler bir süre sonra endorfin salgısını
  azaltmaktadır. Akupunktur bu doğal ağrı kesicinin
  salgılanmasını uyarır. Böylece tüm ağrılarda azalma
  meydana gelir.
• Kas gevşetici etki: Akupunktur beyinden
 GABA(gama amino bütirik asit) salgılanmasını
 uyarır. GABA kuvvetli bir kas gevşeticidir.
 Kasların gevşemesi ağrıların azalmasına neden
 olur. Bel ve boyun fıtığında kas spazmı vardır.
 GABA sayesinde bu ortadan kalkar.
• Ödem çözücü etki: Ağrıyı hissettiğimiz yerde
  mutlaka ödem dediğimiz, sıvı toplanması vardır.
  Ödemin kendisi ağrıya neden olabildiği gibi, o
  bölgenin dolaşımını bozarak olayı artırabilir.
  Akupunktur beyinden streoid denilen maddenin
  salgılanmasını uyarır. Steroid dışarıdan hastaya
  verildiği zaman, birçok yan etkisi de olan bir
  maddedir. Ama vücut kendisi, ihtiyacı olanı
  salgıladığı zaman hiçbir yan etkisi yoktur. Streoid
  ödemi çözerek hastayı rahatlatır. Ağrı azalır.
• Psikolojik rahatlatıcı etki:
 Akupunkturun insanı sakinleştirici ve
 rahatlatıcı etkisi, beyinden salgılattığı
 serotonin ve endorfin gibi maddelere
 bağlıdır. Stres ve sıkıntı ortadan kalkar.
 Uykular düzenli bir hal alır. Halsizlik ve
 yorgunluk olmayacağından hasta kendini
 daha iyi hisseder.
• Tüm organlara ve dokulara kan gidişini
 düzenleyerek her hücrenin düzenli
 çalışmasını sağlar. Ayrıca hasara uğramış
 dokuların böylece beslenmesi ve tamir
 edilmesi kolaylaşmış olur. Kanla birlikte
 tüm dokulara oksijen taşınmasını da
 düzenleyerek görevlerini iyi yapmalarını
 sağlar.
• Vücut zindeleşir ve hareket kabiliyeti artar: Tüm
  bunları sağlayınca hasta kendini zinde ve dinç
  hissedecektir. Bu daha önce yapamadığı hareketleri
  yapabilmesini, işini devam ettirmesini sağlayacaktır.
  Hastanın yaşam kalitesi yükselmiş olacaktır.
• Ayrıca, vücudun genel dengesini de sağladığı için,
  ağrılara neden olan problemlerin daha kolay
  çözümlenmesini de sağlar. Hastanın dış faktörleri (aşırı
  yorgunluk, ağır kaldırma, yanlış duruş ve oturuş
  pozisyonları, vs.) mümkün olduğu kadar elimine etmesi ,
  hafif egzersiz ve masajlar problemlerin çözülmesine
  yardımcı olacaktır.
• AKUPUNKTUR VE MİGREN:
• Akupunktur bir çok ağrının tedavisinde olduğu
    gibi, migren ve diğer baş ağrılarının tedavisinde
    de oldukça başarılıdır.
•   Migren, bilindiği gibi, bir çok dış faktörlerin
    etkisiyle tetiklenen, genetik komponenti olan,
    büyük oranda damar tonusuyla ilgili bir
    hastalıktır. Akupunktur damar tonusunu
    düzenleyici etki gösterdiğinden, migren
    tedavisinde yan etki olmadan başarılı bir tedavi
    örneği oluşturmaktadır .
• Akupunktur tedavisi sonucunda migren ataklarının şiddeti
  ve gelme sıklığı azalır, hastanın genel durumu ve direnci
  artar. İlaç kullanıyorsa ilaç dozları azalır, hatta tamamen
  kesilir.
• Hastanın dış faktörleri (kalabalık, ses, gürültü, ışık, bazı
  yiyeceklerden ve aşırı stresten uzak durma, hormonal
  durum değişiklikleri, yorgunluk, uykusuzluk, - ki
  akupunktur ile bu problemler de ortadan kalkar)
  mümkün olduğu kadar elimine etmesiyle birlikte, migren
  ve diğer baş ağrılarında, %90-95 oranında da genel iyilik
  hali sağlanmış olur.
• Zayıflamada Akupunkturun önemi
• Öncelikle beyinde, hipotalamusta bulunan iştah
  merkezini kontrol altına alarak kişinin açlıkla
  mücadele etmeden aşırı yeme isteği azaltılır.
  Fiziksel ve zihinsel aktivitede azalma olmadan
  çok rahat diyet yapılır. Midede yanma, ekşime ve
  kazınmayı önler. Metabolizmayı düzenler. Aşırı
  stres ve sinirliliği önler. Bedeni bir bütün olarak
  ele aldığımız için varolan emosyonel ve hormonal
  rahatsızlıklar ve diğer semptomlar da ortadan
  kalkar.
• İdeal kiloya indikten sonra bunu korumak
 daha da önemlidir.
TRANSFORMAL NEFES TERAPİSİ

• Nefes özümüzdür. Yemeksiz,susuz günlerce
    yaşayabiliriz. Ancak nefessiz 3 dk dayanamayız.
•   Etkin bir lenf ve bağışıklık sistemi ile beraber
    sağlıklı bir kan dolaşımına sahip olmak istiyor
    muyuz?
•   O zaman bu sistemleri hayata geçiren,yaşatan,
    derin diyafram nefesini almak zorundayız.
•   Derin nefes alma kadar vücudumuzu temizleyen
    daha ciddi bir şey yoktur.
• Bu süreç, kişinin nefesini nasıl açacağını ve tüm
  solunum sistemini nasıl kullanacağını öğrenmesi
  ile başlamaktadır. Bunun sonucunda, enerji
  düzeyi yükselmekte, beyin işlevleri artmakta ve
  böylece daha keyifli zihinsel ve duygusal ruh
  hallerine ulaşılmaktadır. Nefesin oluşturduğu
  daha yüksek frekanslı enerjiler, kişinin
  vücudunda ve bilinçaltında bulunan daha düşük
  frekanslardaki enerji modellerini değiştirir,
  transforme eder.
• Bu süreç, acının ve sistem içindeki yoğun
 enerjilerin daimi olarak dönüşmesini,
 yerine hafiflik ve netlik duygularının
 dolmasını sağlar. Nefes alış tarzımızı
 değiştirdiğimizde dünyamız değişir.
 Huzurumuz artar ve her anın tadını
 çıkarırız. Yaşamlarımız sürekli iyileşir.
• Bilinçli Nefes Almanın Faydaları
    Bilinçli nefes almanın pek çok olumlu etkisi var.
•    Son yapılan bir araştırmalar her gün aldığımız
    toksinlerin yüzde yetmişinin nefes ile atıldığını
    ortaya koyuyor!
•     Derin, tam nefes aynı zamanda iç organlar ve
    karın kaslarına masaj yapıyor ve güçlendiriyor.
•
• Yine araştırmalar gösteriyor ki diyafram nefesini
    öğrenen kalp hastaları kalp sağlıklarını önemli
    ölçüde iyileştirebiliyorlar.
•   Araştırmacılar yüksek tansiyon bulguları ve
    endişenin bilinçli nefes alma ile hafifletilebildiğini
    kanıtladılar.
•     Etkin nefes almanın fiziksel faydalarının yanı
    sıra, bazı özel nefes alma teknikleri duygusal
    strese de yöneltilebilir.
• Amerikalıların %90’ının, Türklerin ise
 %80’inin nefeslerini kısıtlıyor. Kısıtlama,
 hoşumuza gitmeyen bir duyguyu
 kabullenmekten kaçınmak için nefesimizi
 tuttuğumuz zaman ortaya çıkıyor.
• Nefesimizi tutarak duygularımızı deaktive
  ediyoruz, böylelikle bu duygular baskılanıyor ve
  bilinçaltımızda saklı kalıyorlar. Bu duyguları
  baskılamaya devam etmek (yani hepsini içimizde
  tutmak) korkunç bir enerji gerektiyor ve
  bedenimizde kronik gerginliğe yol açıyor. İşte bu
  yüzden sabahları yataktan kalkmak için enerjimiz
  yok. İşte bu yüzden hastalanıyoruz,
  yaşlanıyoruz. Hücrelerimiz bu yüzden ölüyor .
• NEFES TÜM BUNLARI NASIL YAPIYOR?
• Eskiler havanın “Prana” –yaşam gücü
 enerjisi– taşıdığından bahsederlerdi.
 Bunun her yerde olduğunu ve güneş
 ışığına maruz kalarak ve bu enerjiyi
 muhafaza eden besinleri tüketerek
 bedenlerimize girmesine izin verdiğimizi
 söylerlerdi.
• Transformasyonal Nefes sayesinde Prana
   bedenimize büyük miktarlarda alınmaya
   başlıyor ve beden elektromanyetik alanımı
zı değiştiren güçlü bir pozitif enerji titreşimi
   üretmeye başlıyor. Evrensel ‘Yükseltme
   Yasası’ nedeni ile seanslar sırasında
   negatif enerjiler pozitif enerjiye
   yükseltiliyor.
• Yaşam gücü enerjileri bedenimize girerken bastırılmış
  duygular açığa çıkmaya başlıyor. Titreşimdeki değişiklik
  nedeniyle travma kalıcı bir şekilde temizleniyor, enerji
  alanı tamamen pozitif hale geçiyor. Artık analize,
  geçmişteki konulara dönmeye, ya da bir şeyleri “tamir
  etmeye” ihtiyaç kalmıyor.
  Bir travma ya da özel bir konu çözümlendikten sonra,
  zihinsel dinginlik sakinleştirilmiştir ve ruh ile temas daha
  açık hale gelir. Bu gerçekleşirken, kim olduğumuzu
  hatırlarız. Kim olduğumuzu hatırlarsak, daha farklı
  davranır ve dünyamız ile daha farklı etkileşiriz. Biz
  değiştiğimizde, etrafımızdaki dünya da değişmiştir.
• Transformasyon: dönüşüm, “şeklin ötesine
 geçmek” anlamına geliyor. Transformasyonal
 Nefes, zihinsel ve duygusal travmaların
 saklandığı bilinçaltı dünyamıza ulaşmak için
 fiziksel şeklin ötesine geçen yoğun bir süreç. Pek
 çok araştırmacı bu bastırılmış materyalin
 yaşamda optimal performanstan daha azı ile
 yetinmemize neden olduğuna inanıyor. Bu içsel
 dokularla bir kez meşgul olmaya başladığımızda,
 daha fazla tatmin ve doyum ile yaşayabiliriz.
• Uzun zamandır var olan travmayı çözebildiğimizi,
  daha önceki sınırlarımızın ötesine geçebildiğimizi,
  kesin bir bilinç düzeyine vakıf olabildiğimizi
  keşfederiz. Bilinçaltımızdaki kısıtlamaları
  temizledikten sonra, ruhumuz ile temasa giden
  yol açıktır artık. Bu temas mistik deneyimlere,
  büyük bir içsel aydınlanmaya ve her şeyin
  yeganeliğinin farkındalığında artışa neden olur.
  Bu deneyimler algılarımızı değiştirir ve stresi
  çözer
• Nefes alışkanlığını yaşamlarımızı nasıl
  yaşadığımıza dair bir metafor olarak
  düşünün. Nefes alışımızı kısıtlarken,
  duygusal yanıtlarımızı boğup bastırırken,
  aynı şekilde yaşamlarımızı da kısıtlarız.
  Zihnimizi odaklar ve nefesimizi
  yönlendirirsek, kendimizi daha engin ve
  sağlıklı bir yaşam deneyimine açmış
  oluruz.
• TRANSFORMAL NEFES NEDİR?
• En ileri düzeyde, kendi kendini iyileştirme ve
  canlandırma sistemi olan Transformasyonal
  Nefes Tekniği, geçmişte yaşanan ve bilinçaltında
  bastırılan travmaları temizler, fiziksel özellikleri
  canlandırır ve beyindeki duygusal ve zihinsel
  travmaları dönüştürür. Transformasyonal Nefes
  tekniğininin sağladığı oksijen artışının doğal
  faydalarının yanı sıra, fiziksel ve duygusal
  alanlarda maksimum gelişim sağlar ve
  farkındalık düzeyini yükseltir .
• Bu süreç, kişinin nefesini nasıl açacağını ve tüm
  solunum sistemini nasıl kullanacağını öğrenmesi
  ile başlamaktadır. Bunun sonucunda, enerji
  düzeyi yükselmekte, beyin işlevleri artmakta ve
  böylece daha keyifli zihinsel ve duygusal ruh
  hallerine ulaşılmaktadır. Nefesin oluşturduğu
  daha yüksek frekanslı enerjiler, kişinin
  vücudunda ve bilinçaltında bulunan daha düşük
  frekanslardaki enerji modellerini değiştirir,
  transforme eder.
• Bu süreç, acının ve sistem içindeki yoğun
 enerjilerin daimi olarak dönüşmesini,
 yerine hafiflik ve netlik duygularının
 dolmasını sağlar. Nefes alış tarzımızı
 değiştirdiğimizde dünyamız değişir.
 Huzurumuz artar ve her anın tadını
 çıkarırız. Yaşamlarımız sürekli iyileşir.
• Transformasyonal Nefes; kişide fiziksel, zihinsel ve
  duygusal bütünlük sağlayan ve sistemde önemli düzeyde
  iyileşme gerçekleştiren ve kişinin ruhsal yapısını
  güçlendiren güçlü bir tekniktir.

  Bir düşünün. Yaşamımız ilk ve son nefesimiz arasında ki
  sürede gerçekleşir. Hiç bir şey nefes kadar gerekli ve şu
  anda değildir.Yemek yemeden 3 hafta, su içmeden bir
  kaç gün yaşayabiliriz. Fakat pek çoğumuz nefessiz ancak
  bir kaç dakika dayanabiliriz. Bu da canlı kalabilmemiz için
  nefesi gerekli kılıyor .
• Eğer genel olarak konuşursak, biliyoruz ki,
    Transformal Nefes tekniğini kullanmadan önce
    solunum sistemimizi ancak %30 kapasiteyle
    kullanırız ve ayrıca sistemimize çok az yaşam
    gücü alabiliriz.
•   Unutmayalım ki, yaşam mucizesini mümkün kılan
    sadece nefestir. Nefesle alınan oksijen
    hücrelerimizin en önemli besinidir.
• ETKİ
  Transformasyonal Nefes sürecinin başlangıcında, nefes alma
  mekanizmasını açmamız gerekir. Solunum sistemi, alt karın
  bölgesinden başlar, solar pleksus sinir ağından geçer ve göğsün
  üstüne kadar gelir. Bu bölgeler birbirine bağlanırsa, insanın aldığı
  oksijen düzeyi en uygun (optimum) düzeye yükselir. Vücut iyileştirici
  etkiler alır ve zindelik artar. Kişinin enerjisi ve huzuru artar. Kapalı
  nefes alma modellerinde nefes alındığında, oksijen ve yaşam gücü
  bu bölgelerdeki hücrelere gider. Alt karın ve diyafram kaslarının
  kullanılması sayesinde, hazımsızlık ve sırt ağrısı gibi fiziksel şikayetler
  kısa sürede iyileşir.
• Bu sürecin ikinci düzeyinde olumsuz düşünceler,
  bastırılmış duygular, doğum travması, çocukluk
  travmaları ve geçmişte yaşanmış travmalar iyileştirilir.
  Tüm davranışlar ve eylemler, bir duygunun veya inancın
  sonucudur. Davranışlarımızı değiştirmek istiyorsak,
  duygusal/akılsal düzeyde değişiklik yapmamız gerekir.
  Nefes alırken oksijenin yol açtığı yüksek frekanslı
  titreşim, vücudumuzdaki elektromanyetik alanı
  değiştirerek oksijen yüksek frekansına yükseltmemizi
  sağlar. Bunun bilincine vardığımızda, nefes almanın daha
  bilimsel ve metafiziksel bir unsuru devreye girer.
• Fiziksel değişim yasasına göre, düşük frekanslı titreşim
  enerjisi, yüksek frekanslı titreşim enerjisine maruz
  kaldığında yükselir ve bu yükselme kalıcıdır. Bunun nefes
  alma sürecindeki anlamı, yüksek frekanslı titreşim
  enerjisinin hücre belleğindeki ve bilinçaltındaki düşük
  frekanslı titreşim enerjisini arttırdığıdır. Düşük frekanslı
  titreşim enerjisi ise olumsuz düşünceleri, travmaları ve
  bastırılmış duyguları içerir. Böylece bellekte kayıtlı tüm
  karanlık köşeleri aydınlatabiliriz. Belleğimizdeki bu enerji
  tıkanıklıkları açıldığında, artık olumsuz etkilenmeyiz.
• Bilinçaltı düzeyinde düşünme ve hissetme, nefes
  alışımızla bağıntılıdır, başka bir deyişle “Nasıl
  nefes alıyorsak öyle yaşıyoruz”. Herkes kendine
  özgü bir şekilde nefes alır. Bazı ortak nefes alma
  modelleri vardır, fakat bireylerin farklı
  durumlarda nefes alış şekilleri, parmak izi gibi
  benzersiz ve bireye özgüdür. Güçlü bir duygu
  hissettiğimizde kendimizi rahatsız hissedersek o
  an nefesimizi tutarız, böylece o duygudan
  kurtulmaya çalışırız.
• Bize kendimize hakim olmamız, susmamız
 vs. öğretilmiştir. Çoğu kişi kendini
 duygularına bırakmaz. Kulağa garip
 gelebilir, fakat karından nefes almak, tatsız
 duygulardan kurtulmayı sağlar, çünkü bu
 durumda hareket halindeki enerji tüm
 vücut ile birleşir, dışa vurulur ve vücuttan
 atılır.
• Nefesimizi tuttuğumuz zaman ise söz konusu enerji
  hücrelere gönderilerek bastırılır. Bunlar hastalığa ve diğer
  fiziksel şikayetlere yol açabilir. Yıllar boyu nefesimizi
  tuttuğumuz için bastırılmış olumsuz enerji birikmiş ve
  belirli bazı yerlere depolanmıştır. Sonuçta doğal nefes
  alma becerimizi kaybederiz, bu da doğal yaşamdaki
  yolun kaybedilmesi demektir. Nefes almak daha sevgi,
  neşe ve sağlık dolu bir hayatın kilit noktasıdır.
• Bilinçaltı ile nefes alma modelleri arasındaki bu sinerjinin
  iyi tarafı, iki yönde çalışmasıdır. Nefes alma tarzımızı
  değiştirdiğimizde, düşünme ve hissetme tarzımızı da
  değiştirmiş oluruz ki bu da Transformal Nefes tekniğinin
  dünyaya sunduğu en büyük hediyelerden biridir. Daha
  çok nefes alırsak, hayattan da daha çok şey alırız. Kolay,
  hızlı ve rahat şekilde nefes verdiğimizde, geçmişte kalmış
  veya bizim için olumsuz bu unsurları dışarı atarız. Nefes
  alma modelinde ne kadar açık ve bağlantılı olursak, nefes
  alma da bize istediğimiz şeyleri o kadar çok verir.
• Böylece Transformal Nefes’in üçüncü düzeyi olan
  ruhsal düzeye geliyoruz. Doğuda bilinçli nefes
  almanın gücü, asırlardır ruhsal aydınlanma aracı
  olarak kullanılmaktadır. Batıda bu konuya ancak
  son zamanlarda ilgi gösterilmeye ve akıl-beden
  bağlantısını araştırmaya başlanmıştır. Yaşam
  gücü, bilincimizi değiştirerek bilinçlilik düzeyini
  yükseltir ve bunu günlük yaşama bağlar. Böylece
  insan içinde rehberlik ve netlik kazanır. Gerçekler
  zaten insanın içindedir, aksaklıklar ortadan
  kalktığında doğal ve serbest şekilde ortaya çıkar.
• Duygusal ve zihinsel olarak-
    Transformasyonal nefes bilinçaltını
    temizler:
•   Stresi çözer ve rahat tepki vermenizi sağlar.
•   Hücresel hafızadaki geçmişe ait travmaları
    temizler.
•   Öfke, korku, tedirginlik, suçluluk ve üzüntü gibi
    bastırılmış duyguları temizler.
• Ruhsal düzeyde- Transformal nefes bizi bilincin daha yüksek
    seviyelerine bağlar:
•   Üst benliğimizle olan bağlantımızı açar.
•   Birlik hissinin oluşmasını getirir.
•   Ruhsal hediyeleri tam olarak anlamamızı sağlar.
•   Transformal nefes daha çok sevgi, neşe ve “kendini iyi hissetme”
    sunar.
•   Transformal nefes prosesi aracılığıyla nefes alma şeklinizi derin ve
    tam bir diafram nefesine dönüştüreceksiniz. Bu prosesle hücresel
    hafızanızın tüm seviyelerindeki negatif enerjiler temizlenecek ve bu
    sizin daha canlı, genç ve kendinizle olduğu kadar başkalarıyla da
    daha rahat olmanızı sağlayacak.
• KULLANILDIĞI HASTALIKLAR:
• Astım,KOAH,Bağımlılık,rehabilitasyon,      sigara
  bırakma, görmede
  düzelme, Kanser, astım, doğum, baş ağrıları
  ve migrenler, depresyonlar, sindirim problemleri,
  sürekli yorgunluk, kısırlık, uykusuzluk, kalp
  hastalıkları, korkular, menstrüel
  düzensizlikler,Panik ataklar , stres, cilt sorunları
  v.b
• Transformasyonal nefes seansında neler olur?
•
  Bir saat boyunca Transformal nefes ile açık bir dalga gibi
  nefes alacaksınız. Nefesi ağızdan alıp karından
  başlayarak tüm nefes sisteminizin bağlanması ve hiç
  beklemeden rahatça nefesi bırakmak önemlidir. Ve tekrar
  aralıksız bir şekilde başlamak.İşte bu şekil enerjetik
  olarak yüksek ve kapalı bir ortam oluşturur ki burda
  transformasyon doğal bir şekilde gerçekleşir. Bu prosesi
  güvenli bir şekilde oluşturabilmek için şunlar kullanılır:
  Eller, vücut taraması, sesler, niyet, onaylamalar ve
  Allah’tan yardım isteme.
• Seans içinde bilincin tüm seviyelerinde
 dönüşüm olur.( fiziksel, duygusal, zihinsel
 ve ruhsal ). Her seansta doğum
 travmasını, geçmiş yaşam travmalarını,
 baskılanmış duyguları ve negatif düşünce
 şekillerini güvenli ve kolay bir şekilde
 iyileştirebiliriz.

				
DOCUMENT INFO
Shared By:
Categories:
Tags:
Stats:
views:53
posted:3/12/2012
language:
pages:154