Docstoc

mikro iktisat ders notlari

Document Sample
mikro iktisat ders notlari Powered By Docstoc
					                         MİKROİKTİSAT
           TEMEL ÇERÇEVE DERS NOTLARI


     I- GİRİŞ

     MİKROİKTİSADIN KONUSU VE MİKROİKTİSADİ ANALİTİK
     YAKLAŞIMIN TEMEL ÇERÇEVESİ
      Bilindiği gibi ekonomi biliminin temel sorunsalı kıt kaynaklarla, sınırsız olduğu
varsayılan insan ihtiyaçlarının nasıl giderileceğidir. İnsan ihtiyaçlarının sınırlanamayacağı
varsayımı altında burada iki amaç ortaya çıkar. Birincisi varolan ihtiyaçların mevcut
kaynaklarla en iyi şekilde nasıl giderileceği (burada kaynakların optimal dağılımı incelenir.
Optimal mal bileşimi, optimal girdi bileşimi gibi), ikincisi ise mevcut kaynakların miktarına
etki eden faktörlerin incelenerek mevcut üretimin nasıl artırılacağıdır.
     Mikroiktisatta bir bütün olarak ekonomiyi oluşturan birimlerin ve kısımların
davranışının ekonomik analizi yapılır. Makroiktisatta toplulaştırılmış iktisadi değişkenler
(toplam talep, toplam tüketim, toplam arz gibi) analiz edilirken, mikroiktisatta birey veya
birim talebi, firma veya endüstri arzı gibi kısmi analizler yapılır.
    Gerek makroiktisadi ve gerekse mikroiktisadi yaklaşımlarda tüm ekonomik birimlerin
Homo Economicus’luk davranışını (yani iktisadi insan davranışını veya rasyonellik
prensibini) göstereceği varsayılır.
      Mikroiktisadi analiz ile makroiktisadi analizin analitik yaklaşımları birbirlerinden
farklılık gösterir.
     Mikroiktisadi analizde inceleme konusu olan mikroiktisadi değişkenin ilişki içerisinde
olduğu iktisadi değişkenlerle bağlılıkları analiz edilirken oldukça standart bir analiz
yaklaşımı uygulanır. Örneğin: Bir mikroiktisadi analiz konusu olan bir bireyin bir mala
olan talebini ele alırsak, burada önce bireyin ilgili mala olan talep miktarı üzerinde etkili
olan iktisadi değişkenleri tanımlayarak soyut bir model oluşturmamız gerekir. Talep
edilecek miktar bağımlı değişken olmak üzere, talep edilecek miktar üzerinde etkili
olduğunu varsaydığımız değişkenleri de bağımsız değişkenler olarak tanımlarız.
     Bir malın talebini (D), miktarını da (Q) ile simgeleştirirsek, talep edilecek miktarı QD
olarak gösterebiliriz.
     Bu talep miktarı (QD) üzerinde etkili olan değişkenlerinde şunlar olduğunu kabul
edelim:
     a- İlgili malın fiyatı (P)
     b- Talep edilen malın tamamlayıcısı veya rakibi olan malın fiyatı (PD)
     c- Talep eden bireyin gelir düzeyi (G)
     d- Talep eden bireyin zevk ve tercihleri (Z)
     e- Talep eden bireyin geleceğe yönelik beklentileri (B)
4                                                                 Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



     Bu durumda talep fonksiyonunu şu şekilde oluştururuz.

     QD = f(P, PD, G, Z, B)

     Burada talep miktarı (QD) bağımlı değişken, talep edilen miktar üzerinde etkili
olduğunu varsaydığımız değişkenler ise bağımsız değişkenler olarak tanımlanır.

     Burada şu sorun ortaya çıkar. Bir bağımlı değişken birden çok bağımsız değişkene
bağlı olduğu durumda, herhangi bir bağımsız değişkendeki değişmenin bağımlı değişken
üzerinde nasıl bir etki yapacağını (artırıp veya azaltacağını) bilmemiz mümkün
olmayacaktır. Örneğin; ilgili malın fiyatının düştüğü bir dönemde tüketicinin geliri de
azaldı ise talep miktarının bundan nasıl etkilendiğini bilmemiz mümkün değildir. Bu
nedenle mikroiktisadi analizde herhangi bir bağımsız değişkenin değişmesinin bağımlı
değişkeni ne yönde ve nasıl etkilediğini bilebilmek için diğer bağımsız değişkenlerin
değişmediği varsayılır. Buna “Ceteris Paribus” varsayımı denir.

       Şimdi, talep miktarı üzerinde etkili olan malın fiyatı dışındaki diğer değişkenlerin
değişmediği varsayımı altında bir malın fiyatının değişiminin talep miktarı üzerinde nasıl
etkili olduğuna bakalım.

     QD = f (P, PD, G, Z, B )

     Bu durumda talep edilecek miktar sadece malın fiyatına bağlı olacaktır.

     QD = f (P)

      Yine burada malın fiyatındaki değişmelerin talep edilecek miktarını ters yönde
etkilediğini varsayalım. Varsayalım diyoruz çünkü; bazen malın fiyatının değişimi bazı
mallara özgü olmak üzere talep miktarını aynı yönde değiştirir. Yani malın fiyatı arttığında
talebi artar, fiyatı düştüğünde talebi düşer (Giffen Mallar). Bazı özel mallar dışında bir
malın fiyatının değişimi talep edilecek miktarını ters yönde etkiler. Bu duruma Talep
Kanunu denir. Yani talep kanunu Ceteris Paribus varsayımı altında geçerli bir kanundur.

      Böyle bir ilişkiyi biz de kabul edelim. Yani diğer koşullar sabitken bir malın fiyatı
arttığında talep edilen miktar düşer, fiyatı düşünce de artar varsayalım.

     Bir malın fiyatı sıfır olduğunda (serbest mal olduğunda) tüketicimizin bu malı 100
birim tükettiğini kabul edelim (Serbest malda tüketici toplam faydası maksimum yani
marjinal faydası sıfır oluncaya kadar tüketir). Eğer malın fiyatı olursa da bir birim fiyat
yükselmesinin tüketicimizin tükettiği miktarı 2 birim azaltacağını varsayalım. Bu durumda
talep fonksiyonumuz;

     QD =100-2P şeklinde olacaktır.

      Fonksiyonumuzda talep miktarı bağımlı değişken olmak üzere; fonksiyondaki 100
malın fiyatı sıfır iken talep edilen miktarını, -2 ise bağımsız değişken olan fiyatın
değişiminin miktar üzerinde yaratacağı etkinin derecesini, 2’nin önündeki (-) işareti ise
fiyatın miktarı ters yönde etkileyeceğini gösterir.
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                                       5


      Bu matematiksel ilişkiyi geometriksel olarak gösterirsek;
                                                        Talep eğrisi şekildeki gibi olacaktır. Malın fiyatı
P                                                  (P) sıfır iken 100 birim talep edilecek. Fiyattaki her
                                                   birim artış 2 birim miktarı azaltacağından P=50
                                                   olduğunda mal hiç talep edilemeyecektir.
                                                        Burada talep eğrisinin eğimi meselesi
50                                                 karşımıza çıkacaktır. “Herhangi bir eğrinin eğimi
                                                   dikey eksende yer alan değişkendeki değişmenin,
                                                   yatay eksende yer alan değişkendeki değişmeye
                                                   oranı (bölümü) ile bulunabilir.”
                                                         Fonksiyonumuzda fiyatın miktarı etkileme
                                                   gücü 2 olduğunda bir birim fiyat yükselmesi 2 birim
                                  D                miktarı azaltır. Bu durumda QD=100-2P şeklindeki
  0                             100       Q        bir talep fonksiyonuna göre çizilmiş talep eğrisinin
                                                           ΔP 1
                                                   eğimi     =    = -0,5 olacaktır.
                                                           ΔQ - 2
     Yani miktar bağımlı değişken olarak verilmiş bir talep fonksiyonunda bağımsız
değişken olan P’nin önündeki katsayının tersi talep eğrisinin eğimini verir. Katsayı –2 ise
         1
eğim -     dir.
         2
     Aslında bir fonksiyonel ilişkinin geometrik gösteriminde bağımlı değişkenin dikey
eksende, bağımsız değişkenin ise yatay eksende gösterilmesi gerekir. Dikkat edilirse
talep eğrisi elde edilirken gösterim ters yapılmıştır.


                                              P



                                              50
                                              P2
                                     ΔP  1       P1
                                                                         D
                                                  0        Q2   Q1    100     Q
                                                                1
                                                           ΔQ  2
     Bağımlı değişken olan miktar yatay eksende, bağımsız değişken olan fiyat ise dikey
eksende gösterilmiştir. Bu Alfred Marshall’ın yaptığı bir gösterimdir. A. Marshall talep
eğrisi ile marjinal fayda eğrisini özdeş kabul etmiştir. Bir malın tüketim miktarı arttıkça
marjinal faydası azalır. Fiyat sıfır iken yapılan tüketimde toplam fayda maksimum,
marjinal fayda sıfır olacağından talep eğrisi aynı zamanda ilgili malın marjinal fayda eğrisi
olur. Yani dikey eksende P’nin yanısıra Marjinal Fayda (MU) da gösterilirse; fiyat
düştükçe tüketim artar ve marjinal fayda azalır.
6                                                                          Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları




                                (MU)P




                                                                D=MU

                                           0
                                                                Q


       Talep fonksiyonunu A. Marshall gibi göstermeseydik;


       QD=100-2P fonksiyonunda miktarı dikey eksende, fiyatı yatay eksende gösterseydik
       100      2
eğim       veya   den –2 olacaktı.
        50      1

                                   Q

                                   100


                                       a

                                               α            D

                                       0       b
                                                        50             P


       Eğim tan         açısının değerine eşit olacaktı.

                    karşı kenar       a 100
       tan       =                 =    =    =2
                     komşu kenar       b 50
     O zaman da fonksiyonumuzun içinde görülen bağımsız değişkenin önündeki katsayı
olan -2 talep eğrisinin eğimi olacaktı.
    Ancak talep eğrileri böyle gösterilemeyeceğinden, talep fonksiyonlarındaki fiyatın
önündeki katsayıların tersi eğimi verecektir.
     Talep eğrilerine ilişkin bu gösterim özelliği arz eğrisi için de geçerlidir. Yine arz eğrisi
elde edilirken bağımlı değişken olan miktar yatay eksende, fiyat dikey eksende gösterilir.
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                               7


      Örneğin; QS=10+2P şeklindeki bir arz fonksiyonunu çizersek;


                 P                                            Fonksiyonu yukarıdaki gibi verilmiş
                                                                                 P 1
                                                         bir arz eğrisinin eğimi     ’den 0,5
                                                                                 Q 2
                                               S         olacaktır.


                 P2
                                                              İncelediğimiz arz ve talep eğrileri
ΔP  1                                                   birer doğrusal fonksiyonlardır. Bağımsız
                 P1
                                                         değişkendeki       değişmeler    bağımlı
                                                         değişkeni daima sabit bir katsayı
                  0     10      Q1      Q2          Q    ölçüsünde etkiler.

                               ΔQ  2


      Y= a-bx veya Y= a+bx tipindeki fonksiyonlar doğrusal fonksiyonlardır.
     Y= a+bx veya Y=a-bx tipindeki fonksiyonların eğimini bulmak istersek, dikey
                                                                     Y            dy
eksende Y, yatay eksende X’in gösterilmesi gerekeceğinden eğim=           ya da
                                                                     X            dx
olacaktır. Bu da bağımlı değişken olan Y’nin, bağımsız değişken olan X’e göre alınmış
                                                                              dy
türevinden başka bir şey değildir. O halde Y= a-bx fonksiyonunun eğimi;            -b
                                                                              dx
olacaktır.
     Talep ve arz fonksiyonlarımız eğri olarak gösterilirken bağımlı ve bağımsız
değişkenler ters gösterildiğinden;
     Örneğin; QD=100-2P fonksiyonunun türevini aldığımızda bulacağımız -2 eğim
                  1
olmayıp, eğim=      olacaktır. Ya da fonksiyonda fiyatı bağımlı değişken haline getirirsek
                  2
elde edeceğimiz “ters talep fonksiyonunun” türevi eğimi verir.
      QD=100-2P ise P= 50-0,5Q olur. Türevi olan 0,5 eğimi gösterir.
      Eğim konusundaki bu bilgilerimizi doğrusal olmayan fonksiyonlara da uygulayabiliriz.
      Y=20X-2x2 şeklinde doğrusal olmayan bir fonksiyon verilmiş olsun.
 y
                                     y=f(x)
                                                    Bir eğrinin eğimi sabit olmayıp, her noktasında
                                              farklı bir eğimi olacaktır. Bir eğrinin herhangi bir
                                              noktasındaki eğimi o noktadan teğet geçen
                                              doğrunun eğimine eşit olur.

     o
                               x
8                                                                   Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



         Fonksiyonumuzun türevini alarak eğimini görürsek;
         dy
            =20-4x olacaktır. Bu da her X düzeyine karşılık gelen farklı bir eğim olacağını
         dx
gösterir.
         Örneğin;

                                 E               x=1 iken eğim 16
         y                    D max              x=2 iken eğim 12
                            C A
                 B                               x= 3 iken eğim 8
                            A
               A A                               x= 4 iken eğim 4
                                                 x= 5 iken eğim 0 olacaktır.
                                                 Eğrimiz azalarak artan (yani eğimi gittikçe
                                            azalan) bir eğridir. Bir eğrinin herhangi bir
                                            noktasındaki eğimi o noktadan teğet geçen
                                            doğrunun eğimine eşit olur demiştir.
                1       2   3   4   5   x
                                                 Y=f(x)      fonksiyonunun            maksimum
                                            noktasında x=5 iken eğimi sıfırdır.
                                                   Eğriye teğet geçen doğrunun eğimi
    dx                                      bilinirse türev değerine eşitlenerek eğrinin o
    dy                                      düzeyindeki     bağımsız   değişken    miktarı
                                            bulunabilir.
         16                                      Varsayalım B noktasındaki teğetin eğiminin
         1
         12                                 12 olduğunu biliyoruz.
         16                                        dy
         8                                            = 20 - 4 x iken
         1                                         dx
         4                                       20-4x=12
                                                     4x=8
         0                              x                8
                1       2   3   4   5                 X = =2
                                                         4


     Bu bilgilerimizle fonksiyonumuzun maksimum düzeyindeki bağımsız değişken
miktarını bulmak istersek şu kuraldan yararlanırız. ‘Herhangi bir eğrinin maksimum veya
minimum noktasında teğet geçen doğrunun eğimi yani eğrimizin eğimi sıfır olacaktır.’


y                                                            y

              maksimum
                                              veya
                                                                                     minimum



                    x                                                            x                 x
                                    x
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                       9


      Örnek fonksiyonumuzun hangi X düzeyinde maksimum olduğunu hesaplayalım;
      20-4x=0
           4x=20

                  20
             x=      =5              x= 5 iken maksimumdur.
                   4
     Not: Birbiriyle kesişen veya teğet olan iki doğru veya bir eğri ile bir doğru veya iki
eğrinin o noktasındaki bağımlı ve bağımsız değişken değerleri aynı olacaktır.
      Örneğin:                       Talep fonksiyonu QD= 100 - 2P
                                     Arz fonksiyonu   QS= 20 + 3P     ise;


                                          QD= QS
                                     100-2P=20+3P
                                          5P=80

                                                80
                                           P=      = 16
                                                 5
                                          QS= 20+3.16=68
                                          QD=100-2.16=68




                     P


                     50                                       S


                                                E
                  P=16


                                                            D
                         0           20      Q=68         100     Q
10                                                                  Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



                       II- FAYDA, FAYDA TEORİLERİ,
                      TÜKETİCİ DENGESİNİN OLUŞUMU
                                    ve TALEP ANALİZİ

     Fayda ve Fayda Fonksiyonu:
     Giriş kısmında bahsettiğimiz üzere mikroiktisadi inceleme konuları fonksiyonel ilişki
tekniği ile ele alınarak incelenir. Bu bakımdan fayda ile ilişkili olduğu düşünülen
değişkenler tanımlanmalıdır
     Faydanın tüketim sonucu elde edilen doyum olduğunu biliyoruz. Fayda bağımlı
değişken olmak üzere bir fonksiyon oluşturursak;
       U=f(XYZ...n) fonksiyonunda U faydayı (XYZ...n) ise tüketilen değişik mal ve
hizmetleri gösterdiğinde U bağımlı değişken, (XYZ...n) ise bağımsız değişkenlerdir. Yine
bağımsız değişkenlerle bağımlı değişken arasındaki ilişkileri analiz etmek için (ceteris
paribus) varsayımını kullanıp, diğer malların tüketim miktarı sabitken bir malın tüketimi
artırıldığında fayda üzerinde oluşturacağı etkiler incelenebilir.
     Bu incelmeye geçmeden önce fayda fonksiyonuna ait özelliklerden bahsetmekte
yarar vardır.

     Fayda Fonksiyonunun Özellikleri:
     a- Fayda fonksiyonu malların ve hizmetlerin tüketim miktarının artan fonksiyondur.
        Yani pozitif eğimli bir fonksiyondur.
     b- Diğer malların tüketim miktarı sabitken belli bir zamanda bir malın tüketim
        miktarı artırıldıkça toplam fayda “azalarak artar.” Yani marjinal fayda azalır. (Bu
        durumu birazdan sayısal ve geometriksel olarak inceleyeceğiz.)
     c- Her bireyin fayda fonksiyonu birbirinden bağımsızdır (dışsallık yoktur).
     d- Bir malın faydası her birey için farklıdır.
     e- Fayda fonksiyonu “sürekli” ve “iki kez türevi alınabilir” fonksiyonudur.

     Fayda Teorileri:
     Faydaya ilişkin iki önemli teori vardır. Bunlardan birincisi faydanın ölçülebilir bir olgu
olduğu varsayımından hareket eden Kardinalist yani sayısalcı yaklaşım, diğeri ise
faydanın ölçülemeyen fakat sıralanabilen bir olgu olduğu varsayımından hareket eden
Ordinalist yani sırasalcı yaklaşımdır.

     Kardinalist yaklaşıma göre;
     a- Fayda teorik bir ölçü birimiyle (util) ölçülebilir.
     b- Fayda objektif bir kavramdır, bireyden bireye değişmez.
     c- Bireylerin tek tek faydalarının toplamı toplam faydaya eşittir.
     d- Birey bir malın tüketimini artırırken, tüketeceği her ek birimin kendisine
         sağlayacağı faydayı sayısal olarak bilir.
     e- Malların tek başına tüketilmeleri durumunda sağladıkları fayda ile birlikte
         tüketilmeleri durumunda sağlayacakları fayda arasında fark yoktur.
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                      11


      Bu yaklaşımın önde gelen isimleri; Gossen, Jewons, Walras’tır. Sayısalcılar tüketici
dengesini incelerken dengenin oluşumunu sayısal bir yöntem olan “eş marjinal fayda”
ilkesi ile açıklamaya çalışırlar (Birazdan sayısal yaklaşımla dengenin oluşumunu yani,
tüketicinin belli bir parasal bütçesi ile faydasını maksimize ettiği durumu inceleyeceğiz).

      Ordinalist yaklaşıma göre:
      a- Fayda ölçülemez, sıralanabilir.
      b- Mallar sağlayacakları faydalar açısından büyüklük - küçüklük sıralamasına
         sokulabilir. Ancak aralarındaki fark sayısal olarak bilinemez.
      c- Fayda objektif değil, subjektif bir kavramdır. Bir malın faydası bireyden bireye
         farklılık gösterir.
     Ordinalist yaklaşım tüketici dengesinin oluşumunu “sıralama mantığına” dayanan
“farksızlık eğrileri” ile açıklamaya çalışır.
      Ordinalist görüşün önde gelen isimleri; Edgeworth, Antonelli ve Fisher’dir.
      Şimdi tekrar Kardinalist görüşe dönelim ve tüketici dengesinin oluşumunu bu görüş
açısından inceleyelim.

      Kardinalistlerin tüketici dengesinin oluşumuna ilişkin varsayımları:
      a- İnceleme döneminde tüketicinin bütçesi sabittir.
      b- İnceleme döneminde tüketicinin tükettiği malların fiyatları sabittir.
      c- İnceleme döneminde tüketicinin zevk ve tercihleri sabittir.
      d- Tüketici tüketeceği malın her ek biriminin kendisine sağlayacağı faydayı yani
         malın marjinal faydasını sayısal olarak bilmektedir.
      e- Bir malın tüketiminin artırılması durumunda her ek birimin faydası yani marjinal
         fayda giderek azalacaktır. Azalan marjinal fayda ilkesi tüm mal ve hizmetler için
         geçerlidir (I. Gossen Yasası).
     Fayda fonksiyonumuzu tekrar yazarsak; U=f(XYZ...n). Burada diğer malların tüketim
miktarının sabit olduğunu varsayalım. Tüketimi artırılan mal X malı olsun. X malının
tüketiminin artırılmasının bağımlı değişken olan U üzerindeki etkilerini inceleyelim.
      Tüketicimizin susamış bir insan olduğunu ve belli bir zamanda sadece su içerek bu
ihtiyacını gidermeye çalıştığını düşünelim.

             X (İçilen su Bardak)     Toplam Fayda (U)           Marjinal Fayda (MU)
                       0                     0                             0
                       1                     5                             5
                       2                     9                             4
                       3                    12                             3
                       4                    14                             2
                       5                    15                             1
                       6                    15                             0
                       7                    14                            -1

      Burada marjinal faydanın, X tüketimindeki birim değişikliğin toplam faydada
                                                     U
yaratacağı değişikliğe eşit olduğunu yani; MU=          , bununda toplam fayda fonksiyonun
                                                     X
artış hızını yani eğimini vereceğini söyleyebiliriz.
12                                                                     Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



     Öyleyse yukarıdaki verilere göre toplam ve marjinal fayda fonksiyonlarını
oluşturalım.

     Toplam fayda fonksiyonu “azalarak artan” bir fonksiyon olarak karşımıza çıkar. Her
noktasında eğimi farklı olan bu fonksiyonda belli bir noktanın eğimi o noktadan teğet
                                                     U
geçen doğrunun eğimine eşit olacaktır. Bu da            ile hesaplanacağından toplam
                                                     X
                                                                            U
fonksiyonun eğiminin marjinal fonksiyona eşit olacağı görülür. (mu=               )
                                                                             X
         Bu durumda marjinal fayda sıfır iken toplam fayda maximum değerinde olacaktır.



     U
     y                                           Tüketici burada ek bir birim daha tüketmek
                        max                 istemeyecektir. Peki marjinal faydanın her ek
     15
     A
                                            birimde azaldığını ve tüketicinin her yeni birim
     14                                     tüketimden alacağı faydayı bildiğini varsayalım. Bu
                                    U
     12                                     durumda tüketici ek birimi elde etmek için
                                    y       ödeyeceği fiyat ile alacağı fayda oranını
     9
                                            kıyaslayarak bu malı mı yoksa başka bir malı mı
     5
                                            tüketeceğine karar verebilir.

     0       1 2 3 4 5 6       7
                                        x         Örneğin: Malın bir biriminin fiyatı 50 olsun ve
                                            tüketici bu maldan belli bir miktar tüketirken,
                                            tüketeceği ek birimden 100 birim marjinal fayda
mu                                          alabileceğini bilsin. Bu durumda bu tüketim
                                            düzeyinde mala harcayacağı son lira ile 2 birim
                                            fayda alacağı açıktır.
     5
     4
                                                  Fiyatı yine 50 lira olan başka bir maldan
     3
                                            tüketeceği ek birimden 150 birim marjinal fayda
     2                                      alabileceğini bilen bu tüketici, birinci mal yerine bu
                                            ikinci maldan tüketmek isteyecektir.
     1


     0       1 2 3 4 5 6      7         x
                               mu




     Buradan yola çıkarak Kardinalist yaklaşıma göre tüketicinin dengesinin oluşumunu
yani, belli bir parasal bütçesi ile optimal mal tüketim bileşimini oluşturmasını ve fayda
maximizasyonunu inceleyelim.
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                        13


       Tüketicimizin sabit bütçesinin 400 birim TL olduğunu varsayalım. Tüketicimizin
tükettiği X ve Y gibi her iki malın fiyatı da 50 TL olsun. Her malın tüketiminin artırılması
sonucunda her ek birimin vereceği faydanın azalma derecesi aynı olmayacaktır. Tüketimi
artırılacak olan bu iki malın marjinal faydalarının azalan değerleri aşağıdaki gibi olsun.


                                                      Marjinal Faydalar
                  Miktarı        Fiyatı    1     2     3     4    5     6    7    8
                    X              50     110   70     50   40    30    20    9   4
                    Y              50     110   100    80   70    50    40   20   9



     Tüketicimiz “Homo Economicus”luk varsayımı gereği tüm parasını harcayarak
kendisine en yüksek fayda sağlayan mal bileşimini seçmek isteyecektir. Dilerse
tüketicimiz sadece tüm parasını bir mala da harcayabilir. Burada birkaç farklı tüketim
seçeneğinin vereceği toplam fayda değerlerini araştıralım.
      1- Tüm parasıyla sadece X malı alırsa 8 birim X alabilir. Bu durumda toplam faydası;
            110+70+50+40+30+20+9+4=333 birim olur.
      2- Bu kez tüm parasıyla Y malı aldığını varsayalım. Yine 8 birim Y alabilecektir. Bu
         durumda toplam faydası;
            110+100+80+70+50+40+20+9=479 birim olur.
      3- Bu kez her iki maldan da 4’er birim aldığını varsayalım. Bu durumda toplam
         faydası;
            X için: 110+70+50+40=270
            Y için: 110+100+80+70=360

     Toplam= 630 olur. Peki tüketicimizin bu bütçesi ile alabileceği en yüksek fayda bu
mudur? Tüketicimiz kendisine en yüksek faydayı sağlayan mal bileşiminin hangisi
olduğunu nasıl bilebilir? İşte burada Kardinalistler bu durumun “eş marjinal fayda” ile
bulunacağını ileri sürerler. Yani tüketici mallara harcadığı son lira ile mallardan sağladığı
marjinal faydaları eşitlemişse dengededir ve fayda maksimizasyonunu sağlamıştır (II.
Gossen Yasası).

     Yukarıdaki verilere göre tüketicimiz X malından 3, Y malından 5 birim tüketmelidir.
Malların fiyatları 50 ve tüketicimizin bütçesi de 400 birim TL olduğundan bu tüketimi
yaparsa tüm bütçesini de harcamış olacaktır. Peki bu seçenek için tüketicimizin toplam
faydasına bakalım;
      X için: 110+70+50=230
      Y için: 110+100+80+70+50=410
      Toplam= 640
      Görüldüğü gibi tüketicimize en yüksek toplam faydayı sağlayan tüketim bileşimi bu
olacaktır. Çünkü son birimlere harcanan bir liralar ile alınan marjinal faydalar
eşitlenmiştir. Bu son seçenek için;
       MU x     MU y    50
                          1 olmuştur.
        Px       Py     50
14                                                                  Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



     Bir önceki tüketim bileşimi seçeneğimizde bu eşitliği görememiştik. X ve Y 4’er birim
tüketildiğinde son birimlere harcanan bir liralar ile alınan faydalar eşit olmuyordu. Son
birimler için;
      MU x     40      MU y     70
                  ve             oluyor ve görüldüğü gibi Y malı harcanan son lira ile
        Px     50       Py      50
daha yüksek marjinal fayda sağlıyordu. Bu durumda tüketicimiz rasyonellik prensibi
gereği Y malının tüketimini artırıp X malını azaltacaktır.
     Sonuçta Kardinalistlere göre tüketicinin dengeye gelmesi sayısal olarak ölçülebilen
marjinal faydaları eşitleme davranışlarıyla sağlanır.
     Bu kez iki mal için tüketici dengesinin sağlanmasını ordinalist yaklaşım çerçevesinde
ele alalım. Ordinalistler tüketici dengesinin oluşumunu farksızlık eğrileri ile incelerler.
     Farksızlık Eğrisi: Tüketiciye aynı tatmin düzeyini sağlayan, iki malın değişik
tüketim bileşimlerinin geometrik yeridir.
     Farksızlık eğrileri ölçülebilir bir tatmin miktarını değil, sadece karşılaştırılabilir bir
tatmin düzeyini ifade ederler.
     Farksızlık Eğrilerinin Özellikleri:
                             Y


                                       A       D
                              Y1
                                       X
                                           B
                              Y2
                                               C
                              Y3


                                 0   X1 X2 X3
                                                          X
     1- Farksızlık eğrisi üzerindeki bütün noktalar aynı tatmin düzeyini gösterir.
     2- Orijine göre daha uzakta olan daha yüksek bir tatmin düzeyini gösterir.
     3- Mal düzleminde her tüketicinin kendi tercih sıralamasını yansıtan sonsuz sayıda
         farksızlık eğrisi vardır.
     4- Farksızlık eğrileri birbirini kesmezler. Ancak iki malın birlikte kullanılma
         zorunluluğu yoksa eksenleri kesebilirler.
     5- Farksızlık eğrileri negatif eğimlidirler. Çünkü aynı tatmin düzeyinde kalabilmek
         için bir maldan tüketilen miktar azaltıldığında, diğer malın tüketim miktarı
         artırılmalıdır. Yani negatif eğimli olmasının nedeni malların birbiri yerine ikame
         edilmesidir.
     6- Farksızlık eğrileri orijine göre dışbükeydirler. Bu durum “Azalan marjinal ikame
         oranı kavramı” ile açıklanabilir. Dışbükeyliğin nedeni; aynı eğri üzerinde
         kalındıkça tüketilen mallardan birinin miktarı azaltıldığı zaman toplam faydanın
         azalmaması için diğer mal miktarının artırılması gerekecektir.
     Sürekli ikame yapıldığında tüketimi azaltılan maldan her defasında daha büyük bir
marjinal fayda kaybı yaşanırken, yerine ikame edilen maldan her defasında daha az bir
marjinal fayda elde edilecektir. Bu durumda tüketimi azaltılan malın her birimi yerine
tüketimi artırılan maldan her defasında daha çok tüketmek gerekecektir. O halde
mallardan birinin tüketimi azaltılıp diğer malın tüketimi artırılırken ikame oranı (birbiri
yerine kullanılma oranı) sabit kalmayıp azalacaktır.
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                                 15


     Marjinal İkame Oranı: Aynı fayda düzeyini koruyabilmek için, bir malın bir
biriminden vazgeçildiği zaman öteki maldan ikame edilmesi gereken miktarı ifade eden
bir kavramdır.

                                         Tüketiminden Vazgeçilen Mal Miktarı
Marjinal İkame Oranı MRS                                                          olarak hesaplanır.
                                             Yerine İkame Edilen Mal Miktarı


Y                                                           A noktasından B noktasına geçişte
                                                       marjinal ikame oranı;
 6                   A
                                                                           ΔY 2
                                                                 A
                                                             MRS Y , X =     = = 1 dir.
 4                           B                                             ΔX 2
                                         C                  B’den C’ye geçişte marjinal ikame
 2                                                     oranı;
                                                                           ΔY 2
     0         2         4           8             X             B
                                                             MRS Y , X =     = = 0,5 dir.
                                                                           ΔX 4

      Görüldüğü gibi bir farksızlık eğrisi üzerinde yukarıdan aşağıya doğru hareket
edildikçe, dikey eksende yer alan malın yatay eksendeki mal ile marjinal (yani ilave)
ikame oranı düşmektedir. Bunun nedeni “azalan marjinal fayda ilkesi”dir.
     Farksızlık eğrisine bakınca iki malın birlikte toplam faydasını gösteren bu
fonksiyonun azalan eğimli bir fonksiyon olduğunu ve her noktasındaki eğimin farklı
olacağını söyleyebiliriz. Çünkü ancak bir doğrunun her noktasındaki eğimi aynıdır.

                                                       Y
         Farksızlık eğrisinin her nokta için eğimi          ile yani marjinal ikame oranı ile ölçülür.
                                                       X
         Çünkü farksızlık eğrisinin eğimini belirleyen marjinal ikame oranıdır. İkame oranı hiç
                   ΔY
değişmese,            sabit kalsaydı, eğim de sabit olurdu.
                   ΔX
    O halde farksızlık eğrisi üzerindeki herhangi bir noktanın eğimi o noktadan teğet
geçen doğrunun eğimine eşit olacaktır.
      Yine marjinal ikame oranının derecesi, yani farksızlık eğrisinin eğimi o nokta
itibariyle malların marjinal faydalarının birbirine oranına eşit olacaktır. B noktasındaki
ikamede 2 birim Y malı azaltılmasında 4 birim X malı artırarak aynı toplam faydayı
koruyabiliyorsak o noktada Y’nin marjinal faydasının X’in marjinal faydasının 2 katı
olduğunu söyleyebiliriz. O zaman B noktası için marjinal ikame oranı;
                         ΔU
                ΔY
             B
         MRS Y , X
              =      = - ΔX şeklinde yazılır.Burada ikame oranını belirleyen X malının
                ΔX       ΔU
                         ΔY
marjinal faydasının, Y malının marjinal faydasına oranıdır.
16                                                                    Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



        Örneğin; B noktasında X malının marjinal faydası 50, Y malının marjinal faydası
                                   ΔY 1
100 ise marjinal ikame oranı         = olacaktır. Yani bir birim Y azaltıldığında aynı
                                   ΔX 2
fayda düzeyini koruyabilmek için 2 birim X malı artırılması gerekecektir. O halde
toparlarsak “farksızlık eğrisi üzerindeki herhangi bir noktanın eğimi marjinal ikame
                                                                  ΔY
oranına yani, o noktadan teğet geçen doğrunun eğimi olan             ’e eşittir.
                                                                  ΔX
     Tipik farksızlık eğrilerinde dikey eksende yer alan malın, yatay eksende yer alan mal
ile marjinal (ilave) ikame oranı gittikçe azalacağından farksızlık eğrisinin eğimi gittikçe
azalacak ve eğri dışbükey bir yapıda olacaktır.
      Bunun yanı sıra belli varsayımlar altında farklı tiplerde (atipik) farksızlık eğrileri de
olabilecektir. Şimdi bunları inceleyelim:


        a- Malların Birbirinin Tam İkamesi Olduğu Durumda Farksızlık Eğrileri



     Horoz
                                        Mallardan biri horoz eti, biri tavuk eti gibi birbirlerini
        eti                        tam ikame edebilen mallar söz konusu olduğunda
                                   farksızlık eğrisi doğrusal ve eksenleri kesebilen bir eğri
                                   olacaktır. Dolayısıyla marjinal ikame oranı sabit
                                   kalacaktır.
        0
                          Tavuk
                             eti




        b- Birbirini İkame Edemeyen Malların Farksızlık Eğrileri
     Mallardan biri ayakkabının sağ teki, diğeri sol teki olduğunda aralarında bir ikame
söz konusu olmayacağından farksızlık eğrisi köşeli bir biçimde olacaktır.



  Sağ tek
 Ayakkabı                                           Farksızlık eğrilerinin değişik tiplerini de
                                               gördükten      sonra      tekrar    tüketicimizin
                                               davranışını     incelemeye       dönelim.    Her
              3                                tüketicinin kendine ait bir farksızlık eğrileri
                                               sistemi olacaktır. Tüketicinin zevk ve tercih
              2                                yapısını yansıtan bu farksızlık eğrileri sistemi
              1
                                               iki mal düzleminde mallara ilişkin tercih
                                               yapısına göre eksenlerdeki yer alan mallardan
                                               herhangi birine daha yakın olabilecektir.
              0   1       3
                      2
                                     Sol tek
                                   Ayakkabı
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                                                 17


     Kendine ait tercih sistemini oluşturmuş olan tüketicinin tercih sisteminde, hangi
farksızlık eğrisi üzerinde tüketim bileşimi oluşturacağı, malların fiyatı ve tüketicinin
parasal bütçe olanaklarına bağlı olacaktır.


Y                                              Y                                     Y

                       l3
                  l2
             l1                                                                                           l3
                                                                                                     l2
                                                                       l3                       l1
                                                                  l2
                                                             l1
  0                              X               0                                    0                        X
                                                                       X

Tercihlerinde         Y                       Tercihlerinde         X                Tercihlerinde her iki
malına daha çok yer                           malına daha çok yer                    mala da aynı oranda
veren        tüketicinin                      veren        tüketicinin               yer veren tüketicinin
farksızlık eğrileri                           farksızlık eğrileri                    farksızlık eğrileri



      “Homo Economicus”luk varsayımı gereği tüketici belli bir bütçe olanağı ile
alabileceği en yüksek faydayı sağlayan farksızlık eğrisi üzerinde tüketim bileşimini
oluşturacaktır.
     Şimdi ise tüketicimizin parasal bütçe kısıtını ve mal fiyatlarına göre belirlenecek
bütçe kısıtı fonksiyonunu inceleyelim.
      Bütçe Kısıtı Fonksiyonu (Bütçe Doğrusu):
      Tüketicimizin parasal bütçesi M= 1000 birim TL,
      X malı fiyatı ..........................Px= 50 birim TL,
      Y malı fiyatı .........................Py= 40 birim TL olsun. Bu durumda tüketicimiz tüm
                                                                       M 1000
parasal olanağı ile X malı almak istediğinde                 X=           =    = 20 birim X alabilecektir.
                                                                       Px   50
                                                                                     M 1000
      Yine tüm parasal olanağı ile Y malı almak istediğinde                     Y=      =    = 25 birim
                                                                                     Py   40
Y alabilecektir. İki malı birlikte tüketme durumunda ise tüm bütçe olanağını iki mala
bölüştürecektir.
     İki malın birlikte kullanıldığı durumda bütçe kısıtı M=Px.X+Py.Y biçiminde olacaktır.
Elde ettiğimiz bu bütçe kısıtı denkleminden mallardan birini bağımlı değişken haline
getirerek bütçe fonksiyonunu elde edebiliriz.
      Y malını bağımlı değişken olarak alırsak; denklemimizi;

             M              Px
       Y                       . X şeklinde yazabiliriz.
             Py            Py
18                                                                              Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



      Görüldüğü gibi bütçe doğrusu Y=a-bx gibi bir azalan doğru fonksiyonudur.
                                                            M
Fonksiyonun birinci terimi olan (a) yani         bağımsız değişkenimizin değerinin sıfır
                                            Py
olması durumunda bağımlı değişkenimiz Y’nin alacağı maksimum değeri, yani Y malından
alınabilecek maksimum miktarı (-b) fonksiyonumuzun eğim derecesini yani bir birimlik X
artışı karşısında Y’de oluşacak azalmayı ve (X) ise bağımsız değişkenimiz olan X malını
gösterir.
      Fonksiyonumuzu çizersek;
      Aşağıdaki fonksiyonumuza bakarsak bütçe doğrusunun eğiminin X malı fiyatının, Y
                                          Px
malının fiyatına oranı olan           -         ’ye eşit olduğunu görürüz. Bu durumda bütçe fonksiyonu
                                          Py

          Px          50
eğimi -                    1, 25 olacaktır.
          Py          40


          Y
                                                                  Görüldüğü gibi mallardan herhangi
                                                            birinin fiyatı veya aynı oranda ve aynı
                                                            yönde olmamak üzere ikisinin birden fiyatı
 M
      = 25                                                  değiştiğinde bütçe doğrusunun eğimi
 P
  y                                                         değişecektir.


              0                      20          25
                                                        X
                                      M
                                               = 20
                                      P
                                       x



       Y
                                                                  Mallardan ikisinin de fiyatı aynı oranda
                                                            artar veya azalırsa, bütçe doğrusunun eğimi
                                                            değişmeden sağa veya sola kayacaktır. Aynı
                                                            durum malların fiyatları sabitken parasal
                                                            bütçenin artması veya azalmasında da
                                                            geçerlidir. Parasal bütçe artarsa bütçe
                                                            doğrusu aynı eğimde kalmak üzere sağa,
                                                            azalırsa sola kayar.

           0                                           X

     Bütçe fonksiyonumuza ilişkin bu incelemelerimizi tamamladıktan sonra şimdi belli bir
bütçe olanakları ve sabit mal fiyatları ile karşı karşıya olan tüketicimizin bu parasal
olanağında bireysel fayda maksimizasyonunu nasıl oluşturduğunu yani, tüketici dengesini
Ordinal yaklaşıma göre inceleyelim.
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                                   19



Y
                                                          Şekildeki gibi bir bütçe kısıtına sahip
        A
Y                                                   tüketicimizin bütçe olanakları, İ3 ve İ4 farksızlık
                                                    eğrileri üzerinde olacak bir tüketim bileşimini
Y                 D                                 gerçekleştirmeye yetmeyecektir.


Y                          B                   İ4        Tüketici bu bütçe olanağı ile dilerse A
                                          İ3
                                  İ1 İ2             noktasının ifade ettiği mal bileşimi veya B
                                                    noktasının ifade ettiği mal bileşimini seçerek İ1
 0    X         X        X                 X        farksızlık eğrisinde aynı toplam faydayı iki durumda
                                                    da elde edebilecektir.



     Fakat fayda maksimizasyonu güdüsüyle davranan tüketicimiz bu bütçe olanağı ile D
noktasının ifade ettiği tüketim bileşimini seçecek ve İ2 farksızlık eğrisi üzerinde faydasını
maksimize edecektir.
     Görüldüğü gibi D noktasında farksızlık eğrisi bütçe doğrusuna teğet olmaktadır. D
noktası hem farksızlık eğrisi hem de bütçe doğrusu üzerinde bir noktadır. “Bir eğrinin
herhangi bir noktasının eğimi o noktadan teğet geçen doğrunun eğimine eşit
olacağından” D noktasında bütçe doğrusunun eğimi farksızlık eğrisinin eğimine yani,
marjinal ikame oranına eşit olacaktır. Denge noktası için;
                       U
           D       Y   X    Px
       MRS Y , X         -    dengenin cebirsel ifadesi olacaktır.
                   X   U    Py
                        Y
     Yani tüketici dengesinde malların marjinal faydalarının birbirine oranı (farksızlık
eğrisinin eğimi), fiyatlarının da birbirine oranına (bütçe doğrusunun eğimine) eşit
olacaktır. Bu durumda Kardinal yaklaşımın tüketici dengesi koşulu olan “eş marjinal
fayda” da gerçekleşmiş olacaktır.
     Örneğin; tüketici dengede iken X malının fiyatı 50, Y malının fiyatı 40 ve X malının
marjinal faydası 100 ise, Y malının marjinal faydası 80 olacaktır. Bu durumda her malın
marjinal faydasını fiyatına bölersek dengede “eş marjinal fayda” nın sağlandığını görürüz.
                U       U
            100       X         Y       80
       2                                   2    Bu durumda denge noktasında ikamenin söz
         50   PX      PY                  40
konusu olmayacağı açıktır.
     Fakat yukarıdaki şekilde B noktasına bakarsak o noktada bütçe doğrusunun
eğiminin, farksızlık eğrisinin eğiminden büyük olduğunu görürüz. Yine X malı fiyatı 50, Y
                              Px    50
malı fiyatı 40 olduğundan -            1, 25 ise,
                              Py    40
20                                                                             Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



     X malının marjinal faydası 100 olduğunda Y malının marjinal faydası B noktasında
80’den fazla olacaktır. Y malının marjinal faydasının 100 olduğunu yani farksızlık eğrisinin
           U

eğiminin; X 
               100
                    1 olduğunu varsayalım. Bu durumda;
          U   100
                Y

                U         U
     100        X         Y       100
2                         2,5 B noktasında harcanan son liralar ile Y malından 2,5
                                
     50    PX     PY    40
birim, X malından 2 birim fayda alınmaktadır. Tüketicimiz bu durumda ikame yapmaya
başlayacak ve Y malının tüketimini artırıp X malının tüketimini azaltacak, bütçe doğrusu
üzerinde D noktasında bu ikame son bulacaktır. Diğer koşullar değişmediği sürece
(Bütçesi, malların fiyatları zevk ve tercihleri) tüketicimiz tüketim bileşimini
değiştirmeyecektir.

     Tüketici Dengesinin Değişimi
      Tüketici dengesini incelerken tüketicimizin parasal bütçe olanaklarının, malların
fiyatlarının ve zevk ve tercihlerinin sabit olduğunu varsaydık. Analizimize zaman
unsurunu kattığımızda bunların herhangi birinin zaman içerisinde değişimi tüketici
dengesini değiştirecektir. Tüketici dengesini değiştirebilecek bu durumları sırayla
inceleyelim.

     1- Tüketicinin Bütçesinin Değişiminin Dengeye Etkisi
      Şekilde tüketicinin parasal olanaklarının artması sonucu (mal fiyatları
değişmediğinden bütçe doğrusunun eğimi ve zevk ve tercihleri değişmediği için farksızlık
eğrileri paftası sabit kalacağından) tüketici dengesi D1’den D2, D3 gibi yeni fayda
maksimizasyonunu sağlandığı noktalara kaymıştır.


Y

                                                           Bütçesi artan tüketicimiz görüldüğü gibi bu
                          Gelir Tüketim Eğrisi
                                                     bütçe artışıyla her iki malın tüketimini artırmıştır.
                                                     Bu iki malın da tüketicimiz açısından “normal
                     D3
                                                     mal” olduğunu söyleyebiliriz (Gelir artışı
Y3              D2                                   karşısında tüketimi artırılan mallara normal mal,
Y2
           D1                                        azaltılan mallara düşük mal adı verilir). Oluşan
Y1                                                   tüketici denge noktalarından geçen eğriye ise
                                                     “Gelir Tüketim Eğrisi” adı verilir.

 0         X1 X2 X3
                                                 X


     Gelir Tüketim Eğrisi: Tüketicinin parasal olanaklarının (bütçesinin) değişmesi
durumunda oluşan yeni denge noktalarının geometrik yeridir. Gelir tüketim eğrisinin
biçimi hep yukarıdaki gibi olmaz. Eğer mallardan birisi tüketicimiz için “düşük mal”
olsaydı Gelir Tüketim Eğrisi aşağıdaki gibi olurdu.
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                               21


     Tüketicimiz için X malının düşük mal olduğunu varsayalım. Bu durumda bütçe
olanakları artan tüketicimiz X malının azaltırken normal mal olan Y’yi artıracaktır. Şekilde
görüleceği üzere geliri artan tüketicimizin tercih sistemi bu gelir artışıyla değişmiş ve Y
malına doğru kaymıştır.


Normal mal
(Y)                                                      Bu durum gelir artışının zevk ve tercihleri
                                                    değiştirmesinin bir sonucudur. Ayrıca gelir
                                                    değişmeden de zevk ve tercihler değişebilir. Bu
                              Gelir                 durumu birazdan inceleyeceğiz.
 Y2                           Tüketim
            D2                Eğrisi
                                                         Gelir değişmelerinin malların tüketimi
                                                    üzerinde oluşturacağı etki “Engel Eğrileri” ile
                                                    incelendiğinden, Gelir Tüketim Eğrisinden ilgili
                                                    malların Engel Eğrisi elde edilebilir. Bu durumu
                                                    “talep esnekliği” konusunu incelerken göreceğiz.
 Y1
                  D1

             X2    X1
                                Düşük mal (X)


      2- Malların Fiyatlarının Değişmesinin Dengeye Etkisi
      Malların fiyatlarının değişiminde birkaç farklı olasılık olabilir. Bunlar;
      a- Mallardan birinin fiyatı sabitken, diğer malın fiyatı değişebilir.
      b- Mallardan birinin fiyatı artarken, diğer malın fiyatı aynı oranda düşebilir.
      c- Mallardan birinin fiyatı artarken, diğer mal fiyatı daha fazla düşebilir.
      d- Malların her ikisinin de fiyatı aynı oranda düşüp, artabilir.
     Yukarıdaki olasılıklardan ilk üçünde bütçe doğrusunun eğimi değişir. Dördüncü
durumda ise bütçe doğrusunun eğimi değişmezken, aynı gelir değişmesinde olduğu gibi
paralelce orijine yaklaşıp, uzaklaşabilir.

      Şimdi bu dört durumu sırasıyla inceleyelim:
      a- Mallardan birinin fiyatı sabitken diğer malın fiyatının değişmesi



       Y
                                                           Şekildeki X malının fiyatının düşmesi
                                                      sonucu tüketici D1 notkasında iken D2 denge
                                                      noktasında dengeye gelmiştir. Fiyatı düşen X
                                                      malının tüketiminin X1’den X2’ye artması fiyat
                                     Fiyat            düşmesinin yarattığı toplam etkidir.
       Y2          D1
                        D2           Tüketim
       Y1                            Eğrisi
                        D3
       Y3



                  X1 X3 X2                      X
22                                                                         Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



     X’in fiyatının düşmesinin yarattığı toplam etki iki ayrı etkinin birleşmesiyle
oluşmuştur. Bu etkiler gelir ve ikame etkileridir.
      Gelir Etkisi: Tüketicinin karşılaştığı mallardan birinin fiyatının düşmesi reel olarak
gelir artışı yaratır. Tüketici artan bu gelir ile fiyatı düşen mal ve diğer mallardan daha çok
satın alma olanağına kavuşur. Buna fiyat düşmesinin yarattığı gelir etkisi denir. Şekilde
gelir etkisi nedeniyle X’in tüketiminde oluşan artışı görmek için fiyat düşmesinden sonra
oluşan yeni bütçe doğrusunu artan gelir kadar sola kaydırmak gerekir. Şekilde D 3-D2
arası (X3-X2 arası) gelir etkisidir.
     İkame Etkisi: Mallardan birinin fiyatının düşmesi, fiyatı düşen malı diğer mallara
göre daha ucuz hale getireceğinden tüketicinin talebi düşen mal lehine değişecektir.
Şekilde X1-X3 arası.
     Hicks, gelir ve ikame etkilerini geometrik olarak yukarıdaki gibi incelemiştir. Slutsky
ise matematiksel denklemini geliştirmiştir.
    Mallardan birisinin fiyatı diğer mal fiyatı sabitken değiştiğinde ortaya çıkan yeni
denge noktalarından geçtiği düşünülen eğriye “fiyat tüketim eğrisi” adı verilir. (Şekilde
D1-D2’den geçen eğri) Fiyat tüketim eğrisinden bir malın talep eğrisi elde edilebilir.

b- Mallardan birinin fiyatı artarken diğer malın fiyatının aynı oranda düşmesi
 Y
    K
                                                        Tüketicinin parasal bütçesi (geliri) sabitken
    K   1                                         mallardan birinin fiyatı (Y malı) artarken, X malı
                  D1                              fiyatı aynı oranda düştüğünden tüketicinin reel
    Y1                                            olarak gelirinde bir artış olmamış, herhangi bir
                                                  gelir etkisi olmadan sadece ikame etkisi
                              D2                  gerçekleşmiştir. Tüketici Aynı farksızlık eğrisi
    Y2                                            üzerinde malları birbirine ikame etmiştir.

    0            X1         X2 L   L1
                                              X


c- Mallardan birinin fiyatı artarken, diğer mal fiyatının daha fazla düşmesi

Y



                                                  Y malının fiyatında belli bir yükselme olurken X
                                            malı fiyatı daha fazla düşerse bu durum bir reel gelir
                                            artışı yaratacağından tüketici daha yüksek bir tatmin
                                            düzeyini gösteren İ2 farksızlık eğrisi üzerine
            D1         D2                   geçebilecektir.
                             İ2
                       İ1
    0                                   X
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                                          23


d- Malların ikisinin de fiyatlarının aynı oranda artması veya düşmesi

Y
                                                                Malların fiyatlarının her ikisinin de aynı
                                                          oranda artması veya azalması durumunda nispi
                                                          fiyatlar değişmeyeceğinden bütçe doğrusunun
                                                          eğimi değişmeyecek ve mallar arası bir ikame
 Y1                    D2                                 söz konusu olmayacak ve sadece reel gelir
 Y2               D1                                      etkisiyle daha yüksek yada daha düşük tatmin
 Y3          D3                                           düzeylerine ulaşılabilecektir.


             X1 X2 X3
                                                      X

        3- Tüketicinin Zevk ve Tercihlerinin Değişmesinin Dengeye Etkisi
     Tüketicinin zevk ve tercihlerinin değişmesi tümüyle tüketici farksızlık eğrileri
paftasının mal düzleminde eksenlere doğru kayması sonucunu doğuracaktır.

 Y                                                              Şekildeki tüketicimiz zevk ve tercihlerin
                                                          değişmesi sonucu X malını, Y malına daha çok
                                                          tercih eder hale gelmiş ve farksızlık eğrileri
                                                          tümüyle kayarak X eksenine yaklaşmış, D2
                                                          noktasında dengeye gelmiştir. Bütçesi ve mal
Y1         D1                İ2
                                  İ3                      fiyatları sabitken tüketicimiz için belli bir tüketim
                            İ1                            bileşiminde X malının marjinal faydası Y malının
Y2                          D2
                                                          marjinal faydasına göre artış göstermiştir.
                                                 İ3
                                            İ2
                                       İ1                      Bu durumda dengeye gelebilmek için X
                                                          malı tüketimini artırıp Y malı tüketimini
    0        X1         X2
                                                          azaltmıştır.
                                                      X


     Burada D2 dengesinin D1 dengesine göre tüketicimize daha yüksek bir tatmin
sağlayan tüketim bileşimi olduğunu söyleyebiliriz. Tüketici davranışlarının rasyonel
olacağı varsayımının bir sonucu olarak, malların fiyatları ve bütçesi sabitken bir tüketici
tüketim bileşimini değiştiriyorsa bunu mutlaka daha yüksek bir tatmin düzeyine
ulaşacağını bildiği için yapıyordur.


        TALEP ANALİZİ
     Talebin “ekonomik birimlerin satın alma gücü ile desteklenen ve çeşitli mal ve
hizmetlere veya üretim faktörlerine yönelen satın alma istekleri” olduğunu biliyoruz. Bu
bölümde tüketici birimlerin mal ve hizmetlere yönelik talebini analiz edeceğiz. Yine bunu
yaparken talep miktarının hangi değişkenlerin bir fonksiyonu olduğunu göstererek
başlayalım.
     Talep miktarı; QD, İlgili malın fiyatı; P, diğer mal fiyatları PD. Tüketicimizin gelir
düzeyi; G, tüketici beklentileri B, zevk ve tercihleri; Z olduğunda talebe etki eden
değişkenleri bir fonksiyon şeklinde gösterelim:
24                                                                                     Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



      QD=f(P, PD, G, Z, B....) Talep miktarı QD bağımlı değişken ve (P, PD, G, Z, B....) ise
bağımsız değişkenlerdir. Bağımsız değişkenlerin hepsinin birden analize sokulduğu bir
durumda bağımlı değişken ile bağımsız değişkenler arasında bir ilişki analiz etmek çok
karışık bir durum yaratır. Burada analizimizi kolaylaştırmak için bir mikroanaliz tekniği
olan “Ceteris Paribus” varsayımında bulunmamız gerekecektir. Talep üzerinde etkili
olduğu düşünülen değişkenlerden fiyat dışındaki değişkenleri sabit varsayalım. Bu
durumda talep miktarı sadece fiyatın fonksiyonu olacaktır. QD=f(P)
     Diğer koşullar sabit iken genelde bir malın fiyatı ile talep miktarı arasındaki ilişki ters
yönlü olacaktır. Yani fiyat düştükçe talep artacak, yükseldikçe talep azalacaktır. Bu
durum “talep kanunu” olarak adlandırılır. Talep kanunu Ceteris-Paribus koşullarında
geçerli bir kanundur.
     O halde talep kanununun geçerli olduğu bir durumda bir malın fiyatı ile talep miktarı
arasındaki ilişkiyi analiz edelim.
                        P                                                      İlgili malın değişik fiyatlarından
 P              Q                                                         talep edilen miktarları gösteren talep
50             5                                                          tablosu değerlerine göre; bağımsız
40             10           50
                                                                          değişkenin dikey eksende, bağımlı
30             15           40
                                                                          değişkenin        yatay        eksende
20             20           30                                            gösterildiği        bir         düzlem
10             25           20                                            oluşturduğumuzda        talep     eğrisi
                            10                                            negatif eğimli (azalan eğimli) bir eğri
                                                                  D       olarak karşımıza çıkacaktır.
                            0       5   10   15    20    25           Q

      Talep eğrisinin negatif eğimli olması bir malın fiyatı değiştiğinde ortaya çıkan “gelir
ve ikame” etkilerinin bir sonucudur. Tüketici dengesi incelememizde hatırlarsak bir malın
fiyatı düştüğünde tüketici gelir ve ikame etkisi nedeniyle fiyatı düşen malın talebini
artırıyordu.
         Yukarıda elde ettiğimiz eğri bir tüketicinin “Bireysel talep eğrisi”dir.
     Piyasa Talebi ise; Belirli bir piyasada bir malı talep eden tüm tüketicilerin o mala
olan taleplerinin toplamıdır.

 P                                                P                                      P

  20                                              20                                      20

  15                                              15                                      15

  10                                              10                                      10

                                                  5
     5                          D                                         D
                                                                                          5                      D
     0     1    2   3   4                         0     1     2   3                       0     1    3   5   7
                                    Q                                         Q                                       Q
          (A) Tüketicisi                                (B) Tüketicisi                         Piyasa Talebi


     Piyasa talebinde; bir malın fiyatı düştüğünde o malı mevcut talep edenler talep
miktarını artırırken, daha önceki fiyattan talep etmeyenlerde talep etmeye
başlayacaklarından malın piyasa talep eğrisi daha yatık olacaktır.
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                                                    25


      Talep kanunu gereği talep eğrilerinin genelde negatif eğimli olacaklarından
bahsetmiştik: ancak bazı durumlarda negatif eğimli olmayan talep eğrilerine de
rastlayabilmekteyiz. Bunlar;
                                                                                          P
P                                         P
                    D
                                                                                                                D
 P1                                                                                       P3
                                                                                          P2
 P2                                       P                            D                  P1
 P3


                                                                                                     Q1 Q2 Q3
 0             Q1            Q                0                                               0
                                                                            Q                                         Q
      Fiyattan bağımsız,                       Sadece tek bir                                  Giffen mallara ait
      sabit bir miktarda                       fiyattan talep edilen                           pozitif eğimli talep
      talep edilen malların                    mallara ait talep                               eğrisi
      talep eğrisi.                            eğrisi (Tam rekabet
      (Tuz, tabut gibi)                        piyasasında firma
                                               malına olan talep)

    Normal talep eğrisinde fiyatın değişimi talep miktarını değiştirir. Fiyat değişimi
sonucu “talep miktarının değişmesi” ile “talebin değişmesi” farklı kavramlardır.

P                                                    P

 P1
                                                      P1
 P2
                        D
                                                                 D2    D1        D3

 0       Q1   Q2
                            Q                         0     Q1    Q2        Q3
                                                                                      Q
Şekilde fiyat düştüğü için                        Talep değişmesi ise fiyat dışı faktörlerin (Ceteris-Paribus
talep miktarı değişmiştir                         kabul ettiğimiz faktörlerin) değişmesinden kaynaklanır.
                                                  Örn: Normal bir mal için aynı fiyat düzeyinde gelir artarsa
                                                  daha çok talep edileceğinden talep eğrisi sağa kayar.

        Talebin Sadece Fiyatın Fonksiyonu Olduğu Durumda Talep Fonksiyonu:
P
                                                   Şekildeki gibi doğrusal bir talep fonksiyonunu
                                              cebirsel olarak yazarsak;
20
                                                    QD=40-2P biçiminde gösteririz.
P                                                  Fiyat sıfır iken talep miktarı 40 tır. -2 miktarın
                                D             fiyattan etkileme katsayısıdır. Bir birim fiyat değişimi iki
                                                                                 Q
                                              birim miktarı değiştirir.               =-2 ‘dir.
 0            Q                 40   Q                                          P
26                                                                   Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



         TALEBİN ESNEKLİĞİ
      Genel olarak esneklik bir bağımlı değişkenin fonksiyonel ilişki içinde olduğu bağımsız
değişkendeki değişmelere karşı gösterdiği duyarlılık olarak tanımlanır. Talep esnekliğinde
bağımlı değişken olan talep miktarının, bağımsız değişkenler olan, fiyat, diğer mal
fiyatları, tüketici gelir düzeyi gibi sayısal (kantitatif) olarak ölçülebilen değişkenlere karşı
olan duyarlılığı ölçülür. Daha önceki talep fonksiyonumuzu tekrar yazarsak;
     QD=f(P, PD, G) gibi talebin esnekliğini bu üç bağımsız değişken açısından
inceleyeceğiz. Yine esneklik (duyarlılık) incelememizde bağımsız değişkenlerin belli bir
oransal (yüzde) değişmesi karşısında, bağımlı değişkende oluşturacağı oransal (yüzde)
değişme incelenecektir. Yani değişkenlerdeki değişmeler mutlak değil oransal (yüzde)
değişme olarak ele alınacaktır.

                                                 Talep miktarındaki oransal (yüzde) değişme
         Talebin fiyat esnekliğinde Esneklik=
                                                 Malın fiyatındaki oransal (yüzde) değişme
şeklinde yani, talep miktarındaki oransal değişmenin, fiyattaki oransal değişmeye oranı
olarak hesaplanır.
     Talebin diğer mal fiyatlarına göre esnekliğinde (çapraz esneklik) ise yine bağımlı
değişkenimiz olan talep miktarının, diğer malların fiyatındaki oransal değişmeye
gösterdiği duyarlılık olarak ölçülür.

                                         Talep miktarındaki oransal (yüzde) değişme
  Talebin çapraz fiyat esnekliği=
                                         Diğer malların fiyatındaki oransal (yüzde) değişme
şeklinde hesaplanır.
     Talebin gelir esnekliğinde ise gelirdeki oransal değişmeye karşı ilgili malın talep
miktarında oluşacak oransal değişme hesaplanır.
         Şimdi analizimize talebin fiyat esnekliğinden başlayalım.

                                         Q Q2  Q1
                                         Q      Q1
         1. Talebin Fiyat Esnekliği:        
                                         P   P2  P1
                                          P      P1

    biçiminde hesaplandığında talep eğrisi üzerinde bir noktada iken o noktada fiyattaki
yüzde değişimin miktarda oluşturacağı yüzde değişimi hesaplamış oluruz. Bu formül ile
hesapladığımız esnekliğe talebin nokta fiyat esnekliği adını veririz.
  P
                                                Örnek:
                                              Talep eğrisi üzerinde A noktasında fiyattaki
                                          oransal değişmenin miktarda yaratılmış olduğu
P1=50                                     oransal değişmeyi hesaplayalım.
P2=40
                              D

     0        Q1=5 Q2=7        40    Q
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                                  27


           Q2  Q1
                    75       2
           Q1         5       5   2 50    100
      e=                        .          2
         P2  P1   40  50    10 5  10  50
               P              50         50
                1
      A noktası için talebin fiyat esnekliği 2 olacaktır.
    Not: Talebin fiyat esnekliğinde farklı bir esneklik formülü olarak Yay (Aralık)
esnekliği formülü de kullanılır.

                                              Q2  Q1
                                              Q2  Q1
      Talebin yay esnekliği=                             bu formülle şekildeki A ve B noktaları
                                              P2  P1
                                     P2  P1
ortasındaki bir esneklik değeri hesaplanmış olacaktır. Talep eğrisinde esneklik oransal
olarak incelendiğinden bir talep eğrisinde her noktada farklı esneklik değerleri olacaktır.
      Fakat esnekliği her noktasında aynı olan üç tip talep eğrisi vardır.

P                                    P                                P
                     D

 P1
                                                e=
 P2                                  P
                                                              D
                     e=0
 P3                                                                                e=1
                                                                                               D

  0             Q1                   0         P1   P2   P3           0
                                 Q                                Q                                  Q
 Şekildeki gibi bir                      Şekildeki gibi bir               Şekildeki gibi bir
 talep fonksiyonunda                     talep fonksiyonunda              ikizkenar hiperbol
 fiyat değişimi talebi                   ise tek bir fiyattan             şeklinde talep
 etkilemiyorsa                           talep söz konusu ise             eğrisinde ise her fiyat
 esneklik sıfır değerini                 esneklik sonsuz                  düzeyinde esneklik
 alır. Y=a-bx bir talep                  olacaktır.                       bire eşit olacaktır.
 fonksiyonu olduğunda
 (b) katsayısının değeri
 sıfır ise böyle bir eğri
 geçerlidir.

     Doğrusal bir talep eğrisinde ise yüksek fiyat düzeylerinde fiyattaki belli bir değişimin
miktar üzerinde oluşturacağı nispi değişiklik kendisinden fazla olacağından esneklik 1’den
büyük, düşük fiyat düzeylerinde ise 1’den küçük olur.
28                                                                  Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları




P                                                                      ΔQ
                                            Doğrusal talep eğrisinde
     e=∞                                                               ΔP
           e>1                              QD=120-2P biçiminde verilmiş             olan     talep
                 e=1                   fonksiyonunda (-2)’yi gösterir.

                       e<1
                                           Bunu fonksiyon eğiminin tersi olarak kabul ederiz.
                             e=0

 0                                 Q

     Q
      P  Q . P  Q . P              eşitliğinde
                                                      ΔQ
                                                         fonksiyondaki (-2) yi gösterir. Bir
     P   Q P       P Q                              ΔP
      P
talep fonksiyonunda eğim belli iken verilen bir fiyat düzeyinde talebin o noktadaki
esneklik değeri hesaplanabilir.
    Örnek: Talep fonksiyonu QD=40-2P olduğunda P=10 ise talebin nokta fiyat
esnekliği;
      QD=40-2.10 ve QD=20 yani P=10 ise Q=20 olarak bulunur. Fonksiyonun eğiminin
tersi -2 olduğundan;

     ΔQ P      10 20
       . = -2.   =   =1                esneklik 1 olarak bulunur.
     ΔP Q      20 20
     Talebin fiyat esnekliği bir malın değişik fiyatlarındaki değişmelerin talep miktarı
üzerinde oluşturacağı değişmeler açısından da ele alınabilir. Bu sayede değişik malların
talep esnekliklerinin karşılaştırılması mümkün olur.

     Malların talebinin esnekliği üzerinde etkili olan faktörler
     a- Mala harcanan toplam paranın tüketici bütçesindeki payı yüksek ise tüketici malın
        fiyatındaki değişmelere daha duyarlı olacağından ilgili malın talebinin fiyat
        esnekliği yüksek olacaktır. Tersi durumda ise esneklik düşük olur.
     b- Bir malın ikame malları çok ise talebinin fiyatı esnekliği yüksek olur. Bir fiyat
        değişmesinde bu maldan diğer mallara yönelme veya diğer mallardan bu mala
        yönelme yoğun olacağından fiyat değişimi karşısında talep miktarının değişmesi
        oldukça güçlü olur.
     c- İlgili malın marjinal faydası yavaşça azalıyorsa yine fiyat değişmesinde talebi
        güçlü etkilenir. Bir fiyat düşmesi malın talebini çok artırır.
     d- Esneklikte etkili bir diğer etken ise zamandır. Fiyat düşmesi üzerinden geçen
        zaman uzadıkça malın talebi daha çok artacaktır.
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                           29


     Malların talebinin fiyat esnekliği ile malı satan işletmenin toplam geliri arasında
doğrudan bir ilişki vardır. Esnekliği birden büyük olan mallarda fiyattaki bir düşme talebi
daha yüksek oranda artıracağından işletmenin toplam geliri artar. Yine esnekliği düşük
bir malda ise fiyat yükseltildiğinde talep miktarı az azalacağından toplam gelir artacaktır.
Esneklik e=1 olduğunda ise fiyat değişimi TR’yi değiştirmez. Toplam Gelir TR=P.Q ‘dur.

      2- Talebin Çapraz Fiyat Esnekliği

 P                                               P
                  e<1 olduğunda fiyat                            e>1 olduğunda fiyat
P1                yükseltilirse TR artar.                        düşürülürse TR artar.
                  Düşürülürse de azalır.         P1              Fiyat artırılırsa azalır.

P2                                               P2
                                                                         D
                  D
O       Q2 Q1                                    O         Q1    Q2
                          Q                                                        Q


     Çapraz fiyat esnekliğinde, ilgili malımızın talep miktarı başka bir malın fiyatındaki
değişmelerden ne yönde etkilenir? Bunu inceleriz. Bu bakımdan malları tanımlarsak;

      a- Tamamlayıcı mallar (Otomobil – Benzin gibi)
     İlgili malımız otomobil olduğunda benzin fiyatlarındaki değişmeler malımızın talep
miktarını ters yönde etkiler.
                      (-)
            X malı talebindeki % değişme
 ex.y=                                          olduğundan e değeri (-) çıkar.
            Y malı fiyatındaki % değişme
                     (+)
      b- İkame mallar (Et-Tavuk gibi)
      İlgili malımız et olduğunda tavuk fiyatındaki değişmeler etin talebini doğru yönde
etkiler.
                     (+)
            X malı talebindeki % değişme
 ex.y=                                           olduğundan e değeri (+) çıkar.
            Y malı fiyatındaki % değişme
                     (+)
      c- Bağımsız mallar (Buzdolabı – Pantolon gibi)
    Mallar arasında herhangi bir ikame veya tamamlayıcılık ilişkisi söz konusu
olmadığından çapraz fiyat esnekliği e=0 olur.

      3- Talebin Gelir Esnekliği
     Talebin gelir esnekliğinde ilgili malın talep miktarının tüketici gelirinin fonksiyonu
olduğu varsayılır. QD=f(G) gibi. Buna “Engel Fonksiyonu” adı verilir. Bu fonksiyonun
geometrik bir çizimle gösterilmesine “Engel Eğrisi” adı verilir.
30                                                                            Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



        Engel eğrilerini ortaya koyan iktisatçı Engel tüketim mallarını üç ana gruba ayırmıştır.
        a- Zorunlu tüketim malları (gıda gibi): Gelir arttıkça toplam harcama içindeki oranı
           azalan mallardır.
        b- Giyim, barınma harcamaları gibi gelirle yaklaşık aynı oranda artan mallar.
        c- Gelirdeki oransal artıştan daha fazla oranda artan lüks mallar.



                                                        Malın talebindeki % değişme
                              Gelir Esnekliği eg=
                                                        Tüketici gelirindeki % değişme


      Tüketici gelirindeki artma karşısında talebi artan mallara topluca “normal mallar” adı
verilir. Normal malların gelir esnekliği pozitif değerli olur.
     Talebin gelir esnekliği bazı özel mallarda negatif değer taşıyabilir. Bu mallara “düşük
mal” adı verilir. Bu mallarda tüketicinin geliri arttığında talebinde azalma görülür. Engel
eğrisi negatif eğimli olur.


Q

 Q2
                                                              Not: Engel eğrileri        “Gelir     Tüketim
                                                         Eğrisinden” elde edilir.
Q1               0<e<1
        e>1        zorunlu mallar
        Lüx mallar
                                    e<0
                                    düşük mallar


    0          G1                                   G

        Fiyat Tüketim Eğrisinden Talep Eğrisinin Elde Edilişi
     Tüketici dengesinde bir malın fiyatı, diğer koşullar sabit iken (ceteris-paribus)
değiştiğinde oluşan yeni tüketici denge noktalarından geçtiği düşünülen eğriye Fiyat
Tüketim Eğrisi adını vermiştik. Sadece bir malın fiyatının değişmesinin tüketici
dengesinde oluşturacağı değişiklik ve fiyatı değişen malın talebinde oluşabilecek
değişiklik, fiyatı değişen malın nasıl bir mal olduğuna göre farklılıklar gösterecektir.
Örneğin; tüketici dengesinde bir malın fiyatı düştüğünde fiyatı düşen malın diğer mal ile
ikamesi yoğun olabiliyorsa fiyatı düşen malın talebi daha fazla artacaktır (ikame etkisi
nedeniyle). Yok eğer fiyatı düşen malın ikamesi yoksa veya daha fazla tüketmek toplam
faydayı artırmayacaksa (tuz gibi) bu durumda fiyatı düşen malın talebinin artması
beklenmez. Bu durumu iki ayrı şekille inceleyelim.
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                                      31



     Tavuk                                                Tavuk




          T1                                                                         Fiyat Tüketim
                    D1                                                      D1       Eğrisi
                                 D2                          T1
          T2                                                        D2
                                                             T2
                                          FTE


          0         E1       E2                              0           E1 E2
                                                Et                                                    Ekmek
         Tavuk fiyatı sabitken et fiyatı                     Bu kez ekmek fiyatındaki düşme gelir
         düştüğünde oluşacak güçlü ikame                     etkisi ile tavuk tüketimimizi artıracağı
         etkisiyle etin talebi daha fazla                    için aynı bütçeye sahip tüketici
         artacaktır. Aynı bütçe ile tüketici                 tavuğa daha çok para harcamış
         tavuğa harcadığı toplam parayı                      olacağından ekmeğe harcanan para
         azaltacağından ete harcanan toplam                  azalmıştır. Fiyatı düşen bir mala
         para artmış olacaktır. Etin fiyatındaki             harcanan toplam para azalıyorsa e<1
         düşme ete harcanan toplam parayı                    olacaktır.
         artırdığı için etin talebinin esnekliği
         e>1 olacaktır.

         Malların Talep Esnekliği ile Satıcı Toplam Geliri Arasındaki İlişki
     Bir malın satışı sonucu elde edilen toplam gelir. TR=P.Q biçiminde ifade edilir. Bu
durumda malın fiyatındaki değişmelerin talep miktarında oluşturabileceği değişiklik
(talebin fiyat esnekliği) toplam geliri etkileyecektir.
      Örneğin: e>1 olduğunda fiyattaki değişmeler miktarı daha fazla oranda etkilerken,
e<1 olduğunda daha az etkileyecektir. e=1 olduğunda ise fiyat değişimi toplam geliri
etkilemeyecektir.


 P                                                   P



  P1                 e<1 olduğunda                                               e>1 olduğunda
                     fiyat artırılırsa                                           fiyat düşürülürse
                     toplam gelir artar              P1
                                                                                 toplam gelir artar

                                                     P2                                      D
  P2
                             D


     0         Q1    Q2                                  0                Q1          Q2
                                           Q                                                  Q
32                                                                   Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



                   III- ÜRETİM, ÜRETİM TEORİLERİ,
         ÜRETİCİ DENGESİNİN OLUŞUMU ve ARZ ANALİZİ


      Üretim dar anlamı ile çeşitli girdileri bir araya getirerek mal ve hizmetlerin meydana
getirilmesi faaliyetidir. Geniş anlamı ile üretim ise her türlü fayda yaratma faaliyetidir. Bu
anlamda dört ayrı fayda yaratma faaliyeti söz konusudur.
     1- Şekil Faydası: Malların fiziksel yapılarını veya kimyasal bileşimlerini değiştirerek
        yeni ürünler meydana getirme faaliyeti ile yaratılan faydadır. Kısaca imalat ile
        yaratılan faydadır.
     2- Yer Faydası: Malları bol miktarda bulunduğu yerlerden az bulunduğu veya hiç
        bulunmadığı yerlere ulaştırarak tüketime sunma sonucu yaratılan faydadır.
        Kısaca taşıma faaliyeti ile yaratılan faydadır.
     3- Zaman Faydası: Malları bol bulunduğu dönemlerde saklayarak az bulunduğu
        veya hiç bulunmadığı dönemlerde tüketicilere sunarak yaratılan faydadır. Kısaca
        saklama veya stoklama faaliyeti ile yaratılan faydadır.
     4- Mülkiyet Faydası: Malları tüketicilere satarak onların fayda görmesini sağlama
        faaliyetidir. Kısaca satış faaliyetleri ile yaratılan faydadır.
     Üretim incelememizde yine daha önce bahsettiğimiz mikroiktisadi analiz tekniklerini
aynen uygulayacağız. Yani önce bir üretim fonksiyonu oluşturup ilgili değişkenleri
tanımlayıp, daha sonra üretime etki eden faktörlerden diğerlerini sabit varsayıp tek bir
faktörün değişiminin üretim üzerindeki etkilerini inceleyeceğiz. Bağımlı değişkenimiz
üretim miktarı, bağımsız değişkenlerimiz ise üretimde kullanılan girdiler olacaktır.
     Bu incelemede varsayımlarımız;
     a- Sadece bir tane değişken girdi vardır.
     b- Diğer tüm girdilerin kullanım miktarı sabittir.
     c- Üretim miktarı değişken girdinin fonksiyonudur.
     d- Değişken girdi ile diğer girdiler her oranda birleştirilip üretime sokulabilir.
     Bu varsayımlar altındaki incelmemize “Kısa dönemli üretim analizi yada Marshall
analizi” adı verilir. Bu arada üretime ilişkin dönemleri tanımlamada yarar vardır.
    a- Çok Kısa (Pazar-Piyasa) Dönemi: Üretimde hiçbir girdinin değiştirilmesinin
ve üretimin artırılmasının mümkün olmadığı ancak elde hazır bulunan malların satışına
imkan veren bir dönemdir. Bu süre her mal için değişebilen bir süredir.
       Örneğin: Tarımsal ürünlerde iki hasat dönemi arasında bir dönemde üretim hiçbir
şekilde artırılamaz. Hasat sonucu elde edilen ürün ertesi hasat dönemine kadar sabittir.
Ancak ürünün satışı yapılabilir. Bir çok tarım ürününde bu süre bir yılı bulmaktadır Fakat
bir konfeksiyon işletmesinde üretim birkaç gün içerisinde yeni girdiler kullanılarak
artırılabilir. Burada çok kısa dönem bir gün kadar kısa olabilmektedir.
       b- Kısa Dönem: Yine her üretim biçimi için değişebilen bu dönemde, üretimde bazı
girdilerin (değişken girdi adını verdiğimiz emek, hammadde gibi) miktarının artırılarak
üretimin bir miktar artırılabildiği ancak bina, büyük teçhizat gibi sabit girdilerin
değiştirilemediği ve mevcut kapasite içerisinde üretimin kapasite sınıra kadar
artırılabildiği bir dönemdir.
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                     33


    c- Uzun Dönem: Mevcut üretim tesisinin ve teknolojisinin değiştirilebildiği,
kapasitenin artırılabildiği; hiçbir sabit girdinin olmadığı bir dönemdir.
     Üretim incelememizde önce kısa dönemli bir üretim analizi yapacağız. Üretim
miktarına; Q ve girdilere de; V dersek;
      Üretim Fonksiyonu Q=f(V1,V2………Vn) şeklindedir. Burada V1 tek değişken girdimiz
(örneği; emek) olsun. Tek değişken girdinin kullanım miktarının artışı karşısında üretimin
artış seyrini analiz edelim.
      Tanım:
     - Toplam Fiziki Ürün (TPP): Belli miktarda değişken girdi ile sağlanan toplam
üretimi göstersin (üretim fonksiyonumuzun bağımlı değişkeni Q)
     - Ortalama Fiziki Ürün (APP): Değişken girdi başına sağlanan üründür. Toplam
üretimin değişken girdi miktarına bölünmesi ile bulunur.

                  TPP
       APP =          biçiminde hesaplanır.
                   V1
     - Marjinal Fiziki Ürün (MPP): Değişken girdi miktarının bir birim artırılmasının
toplam fiziki üründe yarattığı artıştır.

               ΔTPP
      MPP=          biçiminde hesaplanır.
                ΔV1

      Şimdi Kısa Dönemli Üretim İncelememize Geçebiliriz.
      Elimizde işgücü dışındaki tüm girdilerin sabit olduğu ve kapasitesinin
değiştirilemediği bir üretim işletmesi olsun. Burada sıfır değerinden başlayarak sadece
işgücünü artırıp üretimi kapasite sınırına kadar ulaştırmaya çalışalım. İşçi sayısını
artırdıkça elde ettiğimiz üretim verileri aşağıdaki gibi olsun.


          V1         TPP         MPP   APP
           0          0           0     0           Görüldüğü   gibi    kısa dönemde
           1          20          20    20    işletmenin maksimum üretim kapasitesi
           2          50          30    25    150 birimdir. Bu üretime ulaşmak için
           3          90          40    30    değişken        girdimizi      artırmaya
           4         120          30    30    başladığımızda üretimde işbölümü ve
                                              uzmanlaşma sonucu marjinal ürün önce
           5         140          20    28
                                              artmaktadır.
           6         150          10    25
           7         150          0    21,3
           8         140         -10   17,5
     Bu durum ortalama ürünü de artırmaktadır. Fakat diğer girdilerin (bina, makine gibi)
sabit olması sonucu artan değişken girdi belli bir yerden sonra (3. işçiden sonra) üretime
daha az katkı yapabilmekte ve marjinal verim azalmaktadır. Burada “azalan verimler
yasası” işletemeye başlamaktadır. Verim gittikçe azalmakla beraber 6. işçiye kadar
devam etmekte ve toplam ürünü azalarak ta olsa artırmaktadır. 7. işçinin ise üretime
hiçbir katkısı yoktur. 8. işçi de aşırı değişken girdi üretime zarar vermektedir. Marjinal
ürün negatif olmuştur.
34                                                                Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



    Toplam ürün fonksiyonu aşağıdaki gibi, önce artarak artan, sonra azalarak artan ve
maksimum değerinden sonra azalan bir eğri olacaktır.

                              TPP
         Ortalama ürün APP=       olduğundan toplam ürün eğrisi üzerinde herhangi bir
                               V1
noktada ortalama ürün değeri, toplam ürün değerinin o noktadaki değişken girdi
miktarına bölünmesi ile bulunur.



TPP
                              F                        Bu durumda toplam ürün eğrisi
                                                  üzerindeki bir noktayı orijine birleştiren
                                                  doğrunun eğimi (tan açısı) ortalama
                   D                              ürün değerini verir. Ortalama ürün D
                                        TPP       noktasına kadar artıp daha sonra
                                                  azalacaktır.
                       C

                                                      Yine    toplam  ürün     eğrisine
                                                  herhangi bir noktada çizilen teğetin
                                                 eğimi toplam ürün eğrisinin o
                                                                                     ΔTTP
     0                                        V   noktadaki    eğimini     yani           ’i
                                                                                      ΔV1
                                                  vereceğinden teğetin eğimi marjinal
                                                  ürün değerini gösterir. Teğetin eğimi
APP                                               arttıkça       marjinal          ürün
MPP                                                      ΔTTP
                                                  MPP=        artıyor demektir. MPP
                                                          ΔV1
                                    APP max.
                                    APP=MPP       (C) noktasında maksimum olacaktır.
                                                  (F) noktasında ise MPP sıfır değerini
                                                  alır. Yani MPP sıfır ise TPP
                                                  maksimumdur.

                                    APP
                                                       Yine D noktasında MPP=APP
                                                  olmuştur. Kısa dönemde ortalama
                                                  ürünün maksimum olduğu nokta tam
     0                                        V   kapasite    kullanım    noktasıdır.    Bu
                                                  noktadan      sonraki   noktalar     aşırı
                                  MPP             kapasitedir ve ortalama ürünü azaltır. Bu
noktadan önceki noktalar ise atıl kapasitedir.


      Toplam fizik ürün fonksiyonu verildiği taktirde tam kapasiteyi sağlayan değişken
girdi miktarı matematiksel olarak hesaplanabilir.
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                                                  35


      Örnek:
    Q=-V3+12V2+63V biçimindeki TPPV fonksiyonunda                                          kaç   işçi   kullanıldığında
APPv=MPPv olur? (Tam kapasite girdi kullanım düzeyi)

      Çözüm:
                                       3           2
                  TPPV            V        12V        63          2
       APPV                                                  V        12V  63 tür.
                     V                         V

                   dTPPV                   2
       MPPV                     3V           24V  63 tür.
                      dV
      Ortalama ve marjinal fiziki ürün fonksiyonlarını birbirine eşitlersek;
      -V2+12V+63=-3V2+24V+63=2V2-12V=0
      2V-12=0
      V=6 değeri bulunur.
    V=6 olduğunda MPP ile APP eşittir. Değişken girdi miktarı 6 iken ortalama ürünün
maksimum olduğunu buluruz.
    Diğer bir yol ise ortalama fiziki ürün fonksiyonunu maksimum yapan V değerini
bulmaktır.
    APP ve MPP fonksiyonları APP’nin maksimum olduğu düzeyde birbirine eşit
olmaktadır. APP’yi maksimum yapan V değeri aynı zamanda APP=MPP düzeyindeki V
değeri olacaktır.
    Ortalama ürün fonksiyonunun türevini alıp, sıfıra eşitlediğimizde maksimum
düzeyindeki V değerini bulmuş oluruz.
                                  2
       d ( APPV )        d ( V        12V  63)
                                                        2V  12  0        V=6
           dV                         dV


     Üretim incelememizde bu kez tek değişken girdi değil de aynı anda bütün
girdilerin değişken olduğunu varsayalım.


      Bu kez yeni incelememiz için varsayımlarımız;
      a- Üretimde sadece iki girdi kullanıldığını (V1 ve V2 gibi) varsayalım.
      b- V1 emek, V2 sermaye girdisi olsun.
      c- Girdilerin sürekli olarak birbirleriyle ikamesi mümkün olsun.
      Üretimde sadece iki girdinin kullanıldığı ve bu iki girdinin de değişken olduğu bir
durumda, aynı toplam ürün miktarını sağlamaya imkan veren girdi bileşimlerinin, iki girdi
için çizilmiş bir girdi düzlemindeki geometrik yerlerini birleştiren eğrilere “eşürün eğrisi”
adı verilir.
36                                                                                            Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



       Eşürün Eğrilerinin Özellikleri
                                                                             1- Eşürün eğrileri üzerindeki her nokta
V2                                                                     eşit üretim düzeyini gösterir.
                                                                             2- Eğriler orijinden uzaklaştıkça daha
                                                                       yüksek üretim düzeyini gösterirler.
                                                                             3- Eşürün eğrileri birbirlerini kesemezler.
 V2               A
                                    F                                        4-     Tek      girdi       ile    üretimin
                          E                                            gerçekleştirilemeyeceği varsayımı altında
V2                    B
                          C
                                                                       eşürün eğrileri eksenleri de kesemezler.
V2
                                   D
                                                                            5- Eşürün eğrileri girdiler arası ikame
 V2                                                                    yapıldığı varsayımı altında sürekli negatif
                                                            300        eğimli olurlar.
                                                      200
                                                   100                      6- Eşürün eğrileri genellikle orijine göre
                                                                       dışbükey bir yapıda olurlar. Bunun nedeni
  0           V1 V1 V1          V1                          V1         azalan    marjinal    teknik    ikame     oranı
                                                                       varsayımıdır. Birazdan bunu inceleyeceğiz.
       Girdiler arası ikamede dört ayrı durum söz konusu olabilmektedir. Bunlar:

       a- Girdiler arası ikamenin azalan oranda olması
          (Azalan marjinal teknik ikame oranı durumu)

  V2                                                                          Şekildeki gibi bir eşürün eğrisi
                                                                         üzerinde aynı üretim düzeyini korumak
                                                                         koşulu ile V2 girdisi eşit miktarlarda
                                                                         azaltıldığında üretimin aynı kalabilmesi için
      V2              A                                                  V1 girdisi artan oranda artırılacaktır. Burada
                                E
                                        F                                kullanımı artırılan V1 girdisinin marjinal
      V2                  B
                                                                         verimi gittikçe azalırken (azalan verimler
      V2                       C                                         yasası gereği), kullanımı azaltılan V2
                                        D                                girdisinin marjinal verimi gittikçe artacaktır.
      V2
                                                              300              Dolayısıyla aynı üretimi koruyabilmek
                                                        200
                                                                         için her defasında azaltılan bir birim V2’ye
                                                     100
                                                                         karşılık daha fazla V1 kullanılması
       0          V1 V1 V1             V1                         V1     gerekecektir.

     Marjinal Teknik İkame Oranı: Aynı üretim düzeyini sağlamak, yani aynı eşürün
eğrisi üzerinde kalmak koşuluyla iki girdi arasındaki değişim oranına verilen addır.

                          Kullanımından vazgeçilen girdi miktarı                              ΔV2
      MRTS =                                                                              =               ‘dir
           V2V1           İkame edilen girdi miktarı                                          ΔV1
                                            ΔV2
       Bu oran yani=                            eşürün eğrisi üzerindeki herhangi bir noktanın eğimini
                                            ΔV1
verecektir.
       Eşürün eğrisi üzerinde sol yukarıdan sağ aşağıya doğru hareket edildikçe eğim
azalacağından MRTS sürekli azalacaktır.
                              V2V1
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                                37


      b- Girdiler arası ikamenin mümkün olmaması durumu


      V2
                                                             Girdilerden biri un ve diğeri de su
   (Un)                                                olduğu varsayımı ile ekmek üretildiğini
                                                       düşünelim. Bu durumda ancak girdilerin
                                                       belli    oranda      birleştirilmesi  üretim
                                                       sağlamaya imkan vereceğinden bu oran
                                200                    bozulamaz. Yani girdiler birbirlerine ikame
                               100                     edilemez.

        0
                                          V1 (Su)


      c- Girdiler arası ikamenin sabit oranda olması ve tam ikame durumu

      V2
                                                            Girdiler bazı üretimler için sabit oranda
(fuel-oil)                                            ve birbirleriyle tam ikame edilebilirler.
                                                      Örneğin; Bir termik santralde ısıtmada
         2                                            kullanılabilir bir birim fuel-oil’in yerini iki
                                                      birim kömür alabiliyorsa bu durumda
         1                                            azaltılan her birim fuel-oil için iki birim
                                                      kömür kullanılarak üretim sürdürülebilir.
                                                      Yada tercih olarak tek başına bir girdi de
                                                      kullanılarak aynı üretim yapılabilir.
         0                2           4     V1
                                          (kömür)


      d- Girdiler arasında artan oranda ikame olması durumu

       V2
                                                            Girdiler arası ikamenin artan oranda
         V2
                                                      olabilmesi için, bir girdinin daha fazla
                                                      kullanıldıkça veriminin her defasında artıyor
         V2
                                                      olması gerekir.
         V2
                                                                       ΔV2
                                                            MRTS =         gittikçe artar.
                                                              V2V1     ΔV1
            0        V1    V1 V1                 V1
     Eş ürün eğrileri üzerinde her nokta farklı bir teknolojiyi gösterir. İktisadi anlamda
teknoloji, belli bir üretimi mümkün kılan girdi bileşimi olarak tanımlanır. Eş ürün eğrisi
üzerinde her nokta farklı bir girdi bileşimini temsil ettiği için aynı üretim farklı
teknolojilerle gerçekleştirilebilir. Tabi burada en uygun teknolojinin hangisi olduğu sorunu
ortaya çıkacaktır. En uygun girdi bileşimi yani teknoloji seçimi iki girdinin fiyatları oranına
bağlı olacaktır.
38                                                                  Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



      Eş ürün eğrisi üzerinde bir noktada iken girdilerin birbirine göre kullanım oranlarını
bozmadan her iki girdiyi de artırdığımızda üretimin artacağı kesindir. Ancak artış hızının
girdilerin artış hızından daha fazla veya daha az mı olacağını bilemeyiz. Bu durum bizi
“ölçeğe göre getiri” kavramını açıklamaya götürür.
      Ölçeğe Göre Getiri: Bir malın üretiminde geçerli olan teknoloji (yani girdilerin
birbirine oranı) sabit kalmak koşulu ile girdi miktarları artırıldığında üretimin hangi hızla
artacağını belirleyen bir kavramdır.


      Girdiler             Sabit Getiri           Artan Getiri           Azalan Getiri
     V1      V2          Üretim    Artış        Üretim    Artış         Üretim    Artış
     10      20           200                    200                     200
     20      40           300       100          320      120            280       80
     30      60           400       100          480      160            340       60
     40      80           500       100          680      200            375       35
     50     100           600       100          950      270            400       25


     Girdi miktarları artırıldığında üretimin artış hızı üç ayrı durumda gerçekleşebilir;
     1- Ölçeğe göre sabit getiri
     2- Ölçeğe göre artan getiri
     3- Ölçeğe göre azalan getiri
     Girdileri birbirine oranı sabit kalmak koşuluyla belli miktarlarda artırdığımızda, üretim
eşit aralıklarla artıyorsa sabit getiri, artarak artıyorsa artan getiri, azalarak artıyorsa
azalan getiri durumu söz konusudur.
     Ölçeğe göre getirinin ölçülmesinde Coob-Douglas fonksiyonundan yararlanılır.
Q = A.Lα K β tipindeki fonksiyonda L ve K’nin üst katsayıları toplamı 1 ise ölçeğe göre sabit
getiri, 1’den büyükse artan getiri, 1’den küçük ise azalan getiri durumu olur.
     Örnek:

     Q= 4 L0,5 K 0,5 ise sabit getiri

     Q= 4 L0,7 K 0,4 ise artan getiri

     Q= 4 L0,3K 0,6 ise azalan getiri vardır.


     Tekrar eş ürün eğrileri ve uygun teknoloji seçimine dönelim.
     Eş ürün eğrisi üzerindeki herhangi bir noktanın eğiminin o noktadaki marjinal teknik
                            ΔV2
ikame oranına   MRTS =          eşit olacağını söylemiştik. Bu aynı zamanda o noktadan
                  V2V1      ΔV1
geçen teğetin eğimi demektir.
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                                  39


V2                                                                           ΔV2
                                                  Bu durumda      MRTS =         değeri o noktadaki
                                                                      V2V1   ΔV1
                 A
 V2                                          iki girdinin marjinal fiziki ürünlerinin birbirine oranına
                     B                       eşit olacaktır. İki girdinin o noktadaki marjinal fiziki
 V2
                                             ürünleri birbirine eşit ise bir girdideki azalma ile diğer
                                             girdideki artış miktarları aynı olacak ve eğim bir
                                             olacaktır.
                                                  O halde marjinal teknik ikame oranını yani eş
  0          V1 V1                           ürün eğrisinin eğimini şu şekilde de yazabiliriz.
                                        V1

                                 TTP
              V2     V1
       MRTS                           yani marjinal teknik ikame oranı girdilerin marjinal
       V2V1   V1    TTP
                     V2
ürünlerinin birbirine oranına eşit olacaktır. Hangi girdi bileşiminin en uygun olacağı girdi
fiyatlarına bağlıdır demiştik. O halde girdi fiyatları ile firmanın maliyet olanaklarını analiz
edelim.

       Firmanın Maliyet Kısıtı
    Eşmaliyet Doğrusu: Belli bir maliyetle (firma bütçesi ile) iki girdiden alınabilecek
maksimum bileşim noktalarının geometrik yerine verilen addır.
       Örneğin; Firmanın maliyet olanağı C= 1000 birim TL.
       V1 girdisinin fiyatı.........................r1= 50 birim TL
       V2 girdisinin fiyatı.........................r2= 40 birim TL olsun.
       Bu durumda tüm maliyetle V1 girdisi alınmak istenirse.
              C 1000
       V1 =      =    = 20 adet alınabilecek, yine tüm maliyetle V2 girdisi alınmak
              r1   50
istenirse de;
               C 1000
       V2 =       =    = 25 adet alınabilecektir.
               r2   40

      V2
                                                       Ortaya çıkan doğruya “eş maliyet doğrusu”
                                                  adını veririz. İki girdinin de kullanımı durumunda
 C                                                eş maliyet kısıtı; C=r1.V1+r2.V2 olacaktır.
      = 25
r2
                                                       Buradan eş maliyet doğrusu fonksiyonunu
                                                  elde edebiliriz. V2 girdisini bağımlı değişken
                                                  haline getirelim.


        0                   20
                                             V1
                       C
                             20
                       r1
40                                                                          Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



                               C r1
       r2.V2=C-r1.V1=V2=         -   V1 şeklini alır. Elde ettiğimiz fonksiyon Y=a-bx tipinde bir
                               r2 r2
               C
fonksiyondur.      , bağımsız değişken V1’in değeri sıfır iken fonksiyonun alabileceği en
               r2
                r1
yüksek değeri,      fonksiyonun eğimini gösterir. O halde eş maliyet doğrusunun eğimini
                r2
belirleyen şey girdilerin fiyatlarının birbirine oranıdır. Bu oran değişirse eğim değişir.

                                             50             40
       r1=50’den 40’a düşerse eğim              =1,25 ‘ten,    = 1 ‘e değişecektir.
                                             40             40
V2



     25                                                Ancak girdi fiyatları oranı değişmeden
                                                  firmanın maliyet olanakları değişirse bu kez eş
                                                  maliyet doğrusunun orijine göre konumu
                                                  değişecektir.



  0                  20         25
                                           V1


     Şimdi de üretici dengesinin oluşumunu (yani belli bir parasal olanakla maksimum
üretimin nasıl gerçekleştirildiğini) ve aynı zamanda en uygun teknoloji seçiminin nasıl
oluştuğunu eş ürün eğrisi ve eş maliyet doğrusu ile birlikte inceleyelim.


       Üretici Dengesi İçin Varsayımlarımız.
       a- Firmanın maliyet olanakları sabittir.
       b- Girdilerin fiyatları sabittir.
       c- Teknoloji sabittir.

V2
                                                     Şekildeki gibi bir eşmaliyet doğrusuna sahip
                                                firmamızın parasal olanakları 300 birimlik üretimi
              A                                 gösteren eşürün eğrisi üzerinde girdi kullanmaya
  V2                                            yetmeyecektir.
                     D                                Firma bu maliyetle dilerse A noktasının ifade
  V2
                                  300           ettiği girdi bileşimini veya B noktasının ifade ettiği
  V2
                          B      200            girdi bileşimini seçerek 100 birimlik üretimi yapabi-
                                 100
                                                lir.
  0         V1     V1     V1
                                        V1
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                                              41


     Fakat üretim maksimizasyonu güdüsü ile davranacak olan firma bu maliyet olanağı
ile D noktasının ifade ettiği girdi bileşimini seçerek 200 birimlik üretimi temsil eden
eşürün eğrisi üzerinde üretimini maksimize edecektir. İşte bu bileşim en uygun teknoloji
olacaktır.
     Görüldüğü gibi D noktasında eşmaliyet doğrusu eşürün eğrisine teğet olmaktadır. D
noktası hem eşürün eğrisi üzerinde hem de eşmaliyet doğrusu üzerinde bir noktadır. “Bir
eğrinin herhangi bir noktasının eğimi, o noktadan teğet geçen doğrunun eğimine eşit
olacağından” D noktasında eşmaliyet doğrusunun eğimi, eşürün eğrisinin eğimine, yani
marjinal teknik ikame oranına eşit olacaktır.

                                     TPP
                V2     V1    r1
       MRTS D                dengenin cebirsel ifadesi olacaktır.
        V V     V1    TTP    r2
         2 1
                       V2

     Yani, üretici dengesinde girdilerin marjinal fiziki ürünlerinin birbirine oranı (eşürün
eğrisinin eğimi), fiyatlarının da birbirine oranına (eş maliyet doğrusunun eğimine) eşit
olacaktır.
      Örneğin: Üretici dengede iken V1 girdisinin fiyatı 50 ve V2 girdisinin fiyatı 40 ve V1
girdisinin marjinal fiziki ürünü 100 ise, V2 girdisinin marjinal fiziki ürünü 80 olacaktır. Bu
durumda dengede girdilere harcanan son lira ile eşit marjinal fiziki ürünler elde edilmiş
olacaktır.

                       TPP          TPP
            100        V1           V2          80
       2                                           2
             50         r1            r2          40

     Bu durumda denge noktasında ikame olmayacağı açıktır. Bu nokta en uygun
teknoloji seçimi noktasıdır.
     Oysa yukarıdaki şekle bakarsak, B noktasında eşmaliyet doğrusunun eğiminin,
                                                    r1     50
eşürün eğrisinin eğiminden büyük olduğunu yani                1, 25 iken ve V1 girdisinin
                                                    r2     40
marjinal fiziki ürünü 100 iken V2 girdisinin marjinal fiziki ürünü 80’den fazladır. V2’nin
marjinal fiziki ürünün 100 olduğunu varsayalım.

        TPP                                                                TPP       TPP
         V1          100                                         100       V1        V2        100
                           1       olduğu       durumda,   2=                                       2,5   B
        TPP          100                                         50         r1         r2        40
        V2
noktasında harcanan son liralar ile V2 girdisinden 2,5 birim, V1 girdisinden 2 birim
marjinal fiziki ürün elde edilmektedir. Üreticimiz bu durumda ikame yapmaya başlayacak,
V2’nin kullanımını artırıp, V1’in kullanımını azaltacak, eşmaliyet doğrusu üzerinde D
noktasında bu ikame son bulacaktır. Bu bileşim belli bir parayla gerçekleştirilen en
yüksek üretim ve en uygun teknolojik bileşim olacaktır.
42                                                                            Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



     Üretici Dengesinin Değişmesi
     Üretici dengesinin değişmesi için üç koşul gerekir.


V2                                  V2                                       V2

                                                                                      D1
              D3
         D2                                           D3
       D1                                    D1 D2                                              D3


 0                             V1    0                                  V1    0                              V1
     Maliyetlerin artması                Girdilerin birinin fiyatının             Teknoloji değişmesi
     sonucunda denge                     değişmesi sonucunda                      sonucu denge noktasında
     noktasında değişme                  denge noktasında değişme                 değişme


     Genişleme Yolu: Eş ürün eğrileri ve girdi fiyatları sabitken değişik maliyet
olanaklarına göre ortaya çıkan üretici dengelerinin geometrik yeridir.
V2                                  V2                                       V2
                   Genişleme                                                               Genişleme
                   Yolu                                                                    Yolu
                                                           Genişleme
                                                           Yolu




 0                             V1    0                                  V1 0                                 V1
     Burada üretim ölçeği                 Burada ise firma üretim                 Burada ise firma üretim
     büyüdükçe her iki girdi              ölçeği arttıkça emek                    ölçeği büyüdükçe
     kullanımı da birbirine               yoğun teknolojiye                       sermaye yoğun
     yakın oranlarda                      yönelmiştir.                            teknolojiye yönelmiştir.
     artırılmıştır. Firmanın
     teknoloji seçimi
     değişmemiştir.
     Üretici dengesini ve üretici davranışını analiz ettikten sonra şimdi de üretici
davranışının bir diğer boyutu olan arz konusunu incelemeye geçelim.




                                              ARZ ANALİZİ
     Arz: Üreticilerin belli bir piyasada belli bir dönemde mal ve hizmetleri satma istek ve
arzularına verilen addır.
     Arz Fonksiyonu: Bir mal veya hizmetin arzı ile bunun miktarını etkileyen faktörler
arasındaki ilişkiye arz fonksiyonu adı verilir.
    Arz Miktarı: Qs, ilgili malın fiyatı:P, diğer malların fiyatı: PD Faktör fiyatları: Pf,
Teknoloji: T, Vergiler V, Devletin sınırlamalarına: K, Sübvansiyonlara S dersek
     Qs=f(P, PD, Pf, T, V, K, S) biçiminde bir arz fonksiyonu yazabiliriz.
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                                               43


     Burada ilgili malın fiyatı dışındaki değişkenleri “Ceteris-paribus” kabul edersek arz
fonksiyonu; Qs=f(P) şeklinde yazabiliriz.

                        P
                                                                            Bu fonksiyonda arz miktarı bağımlı,
                                             S1
   P     Qs                                       S2                  fiyat ise bağımsız değişkendir. “Arz
  10     5                                                            Kanunu” gereği arz miktarı fiyatla doğru
                        40
  20     10             30                                            yönlü ilişki içerisindedir. Arzın sadece
  30     15             20                                            fiyatın fonksiyonu olduğu durumda böyle
  40     20
                        10                                            bir ilişkinin nedeni “azalan verimler
                                                                      kanunu”dur.
                            0   5 10 15 20                    Q

     Malın fiyatındaki artışlar arzını artırırken, azalışlar azaltır. Fakat fiyat artmadan da
arz artıyorsa bu diğer bağımsız değişkenlerdeki değişmelerin bir sonucudur deriz.
     Toplam (Piyasa) Arz Eğrisi, bireysel (firma) arz eğrilerinin yatay olarak
toplanması yoluyla bulunur.

P                                       P                                             P


                    S                                   S                                                S
15                                      15                                            15
 10                                     10                                            10

 0       15 18                           0   10 13                                    0      25 31
                                Q                                            Q                               Q
        X firması                                      Y firması                           Piyasa Arzı

     Arz fonksiyonları daha önce talep fonksiyonunda bahsettiğimiz gibi ters
fonksiyonlardır. Yani bağımsız değişken dikey eksende, bağımlı değişken ise yatay
eksende gösterilmek üzere çizilirler.
      Y=a+bx tipinde fonksiyonlardır. Q=10+2P gibi bir fonksiyonda +2 arz fonksiyonun
duyarlılık katsayısıdır. Bağımlı değişken olan arz miktarının bağımsız değişken olan
fiyattan etkilenme derecesini gösterir. Fiyattaki her birim değişme arz miktarını 2 birim
artırır.

      Arz Esnekliği
      Arzın esnekliğinde genellikle arzın fiyat esnekliği hesaplanır. İlgili malın fiyatındaki
belli bir oransal (yüzde) değişme karşısında, arz miktarında oluşacak oransal (yüzde)
değişim incelenir.

                                                              Q            Q2  Q1

                    Miktardaki % değişme                          Q           Q1
          es=                                                          
                     Fiyattaki % değişme                      P            P2  P1
                                                                  P           P1
biçiminde hesaplanırsa arzın nokta fiyat esnekliği bulunur.
44                                                                                       Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



         Aynı talepte olduğu gibi arzda da yay esnekliği hesaplanabilir.
         Fiyat esnekliği her noktasında sabit olan üç tip arz eğrisi vardır.
         Bunun dışında kalan arz eğrilerinde ise her noktanın esnekliği farklı olacaktır.


P                S                              P                                          P


P2                                                                                                                   S
                 e=0                                         e=∞
                                                                         S
P1                                                  P
                                                                                                               e=1



 0          40                                      0                                      0
                                    Q                                         Q                                          Q
    Esnekliği her noktasında                        Esnekliği sonsuz olan,                     Orijinden çıkan tüm arz
    sıfır olan arz eğrisi                           sadece tek bir fiyattan                    eğrilerinin esnekliği
    Qs=40 gibi bir                                  arzı olan arz eğrisi                       daima 1’e eşit olacaktır
    fonksiyondur. Ya da
    Y=a+bx gibi bir arz
    fonksiyonunda b
    katsayısının değeri
    sıfırdır
             Q
                 Q         Q       P        Q P                                 ΔQ
          e                   .             .        olduğundan ve                arz fonksiyonun duyarlılık
                 P        Q        P       P Q                                 ΔP
           P
katsayısını vereceğinden fonksiyonu verilmiş bir arz eğrisinde belli bir fiyattaki esneklik
değeri bulunabilir.


          Örneğin: Arz fonksiyonu Qs=10+0,5P gibi olsun. P=20 ise arzın esnekliği kaçtır?



     P                                              Çözüm: Qs=10+0,5.20                  Qs=20

                               S                             20
                                                    e=0,5.      = 0,5 olur. P=40 olduğunda arz esnekliği
  P2                                                         20
P                                           ise;
     P1                                                                                 40 20
                                             Qs=10+0,5.40          Qs=30 e=0,5.           =   = 6,6 olacaktır.
                                                                                        30 30
     0           Q1 Q2
                                         Q
                     Q
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                                 45



                                IV- PİYASA DENGESİ ANALİZİ

     Piyasa, alıcı ve satıcıların karşı karşıya geldiği her türlü ortama verilen addır. Burada
mal piyasalarını incelediğimizden, bir mal veya hizmeti satmak arzusu ile arz edenlerle,
söz konusu mal ve hizmeti satın almak için talep edenlerin tümü piyasayı oluşturur. Yani
piyasada, piyasa talebi ve piyasa arzı karşı karşıya gelir.
      Alınıp satılan malların farklılaşma derecesine ve alıcı ve satıcı sayısına göre piyasalar
farklı isimler alırlar. Piyasada alıcı sayısı çok fazla ise alıcılar ve satıcı sayısı çok fazla ise
satıcılar fiyatı etkileyemez. Yine çok sayıda firma varsa ve sattıkları mal homojen ise fiyat
üzerinde belirleyici olamazlarken, firma malları farklılaştırıldıkça fiyatlar üzerinde
firmaların belirleyiciliği artar.
      Bu anlamda piyasalar iki temel gruba ayrılır;
      1- Tam Rekabet Piyasası: Çok sayıda alıcı ve satıcının olduğu ve alınıp satılan
         tüm malların homojen olduğu piyasadır.
      2- Eksik Rekabet Piyasaları
          a- Tekel piyasası: Çok sayıda alıcı karşısında tek satıcının olduğu ve malın
             homojen ve yakın ikamesinin olmadığı bir piyasadır.
          b- Monopson piyasası: Homojen bir malı satan çok sayıda satıcı karşısında tek
             alıcının olduğu bir piyasadır.
          c- Monopolcü (tekelci) rekabet piyasası: Çok sayıda satıcı ve alıcının olduğu
             fakat her firma malının belli ölçülerde diğerlerinden farklılaştırılmış olduğu bir
             piyasadır.
          d- Oligopol: Az sayıda satıcı ve çok sayıda alıcının olduğu malların homojen
             veya farklılaştırılmış olduğu bir piyasadır.
          e- Oligopson: Çok sayıda satıcı karşısında az sayıda alıcının yer aldığı bir
             piyasadır.
          f- Düopol: Sadece iki satıcı karşısında çok sayıda alıcının olduğu bir piyasadır.
          g- Düopson: Sadece iki alıcı karşısında çok sayıda satıcının yer aldığı bir piyasadır.
          h- İki yanlı tekel: Bir satıcı ile bir alıcının karşı karşıya geldiği bir piyasa yapısıdır.
     Burada tam rekabet koşullarında piyasada fiyat oluşumunu ve değişimini
inceleyeceğiz.

      Tam Rekabet Piyasalarının Özellikleri
      a- Atomize olma özelliği: Bu özellikten, bu piyasada alıcı ve satıcıların sayısının
         çok fazla olduğu anlaşılır. Alıcı ve satıcıların miktarı sınırlı ise rekabet tam
         olmayacaktır. Çünkü böyle bir durumda sınırlı sayıdaki alıcı ve satıcı bir araya
         gelip anlaşarak piyasada oluşan fiyatı etkileyebilecektir. Alıcı ve satıcı sayısı çok
         olduğunda ise piyasada oluşan fiyat her alıcı ve satıcı için veri olacaktır.
      b- Homojenlik özelliği: Bu özellik tam rekabet piyasasına arz edilen belirli bir mal
         veya hizmetin tüm birimlerinin aynı kalitede ve aynı görünümde olmasını
         gerektirir. Bu durumda da her satıcının malı aynı olduğundan farklı fiyatlar
         uygulanmaması gerekir.
46                                                                     Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



        c- Mobilite özelliği: Bu özellik alıcıların satıcıların, mal ve hizmetler ile üretim
           faktörlerinin hiçbir ek maliyete katlanmadan tam bir hareket (piyasa giriş-çıkış)
           serbestliğine sahip olmaları anlamını taşımaktadır.
        d- Şeffaflık özelliği: Bu özellik piyasadaki tüm alıcı ve satıcıların olup bitenler
           konusunda tam bilgi sahibi olmalarını gerektirmektedir.
     Bu özellikler sonucunda tam rekabet piyasasında belirli bir malın sadece bir tek fiyatı
olurken, alıcılar bu fiyattan söz konusu malı almaya, satıcılarda satmaya razı olurlar.
    Tam rekabet piyasasında fiyat piyasa arzı ile piyasa talebinin karşı karşıya gelmesi
sonucu oluşur. Buna denge fiyatı adı verilir.
     Piyasa arz ve talep fonksiyonları verildiğinde denge fiyatı ve denge miktarı
bulunabilir.

P                                                Piyasa arz fonksiyonu: QS=5+2P ve Piyasa
                                            talep fonksiyonu QD=30-3P ise denge fiyatı ve
                               S            miktarı kaç olur?

    P                                           Dengede S=D olacağından;
                                                 5+2p=30-3p    ve     5p=25,     P=5    olur.
                               D
                                            Bulduğumuz denge fiyatını arz ve talep
                                            fonksiyonundan herhangi birinde yerine koyarsak;
                                                S=5+2.5=15 olarak denge miktarını buluruz.
    0                  Q                Q

        Bu denge arz ve talep eğrileri değişmedikçe (ceteris-paribus) değişmeyecektir.
      Tam rekabet piyasasında toplam piyasa talebini oluşturanlar içinde malı denge
fiyatının üstünde bir fiyatta da olsa alabilecek kişilerin olduğu bir durumda, bu kişiler de
oluşan denge fiyatından malı satın alarak avantaj elde ederler. Elde edilen bu avantaja
“tüketici rantı” adı verilir. Piyasa arz ve talep fonksiyonları verildiğinde tüketici rantı
geometrik olarak hesaplanabilir.
        Yukarıdaki arz ve talep fonksiyonları geçerli olsun;



P                                            Taralı alan toplamı piyasada elde edilen tüketici
                                        rantı toplamını gösterir. Üçgenin alanı rant toplamını
               Tüketici                 vereceğinden;
10             rantı       S
                                                               15.5
                                             Tüketici rantı=        = 37,5 birimdir.
5                                                               2
                                             Tam rekabet piyasasında yine bir malı daha
                                        düşük fiyatla da olsa satabilecek olan satıcılar oluşan
                                D       piyasa fiyatından satış yaparak “üretici rantı” elde
 10               15           30       edeceklerdir. (çizgili alan)
                                    Q
                                             Dengede yine üretici rantı da hesaplanabilir.
     Üretici
     rantı
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                                  47


        Tam Rekabet Piyasasında Denge Fiyatı ve Miktarının Değişmesi
     Tam rekabet piyasasında denge fiyatı ve           miktarı,   piyasa        arz   ve       talep
fonksiyonlarında oluşacak değişmelerle değişebilir.




 1- Talep Sabitken Arzın Değişmesi                   2- Arz Sabitken Talebin Değişmesi

    P                                                 P
                                                                                      S
                           S3
                                 S1
     P3                                                P3
                                      S2
     P1
                                                       P1
     P2                                                                               D3
                                                       P2
                                     D                                           D1
                                                                       D2

                                                       0          Q3 Q1 Q2
     0              Q3 Q1 Q2                                                                        Q
                                                 Q




 3- Arz ve Talebin Aynı Oranda Artması               4- Arz Artarken Talebin Aynı
                                                        Miktarda Azalması
    P
                                                      P
                                                                                          S1
                                           S1                                                  S2
                                            S2         P1
     P1
                                                       P2

                                                D2                                             D1
                                                                                      D2
                                         D1
     0                   Q1      Q2                       0                Q1
                                                 Q                                                  Q



     Arz ve talepte oluşacak farklı miktardaki kaymalarda ise kaymanın şiddetine bağılı
olarak denge fiyatı ve miktarı farklı farklı değişebilecektir.
48                                                              Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



         Piyasa Dengesinde Dönemler Analizi (A. Marshall)
     Piyasada talepte oluşan değişimler karşısında arzın göstereceği tepki zamana bağlı
olarak değişecektir.

         1- Çok Kısa (Piyasa-Pazar) Dönemi
                 S
P
                                            Piyasa döneminde arz miktarı sabittir. Bu
                                        dönemde talep arttığında üretim artırılamaz.
                                        Sadece fiyat artar. Arz esnekliği sıfırdır.
 P2
                                             e=0
    P1
                           D2               Bir talep artışı karşısında en çok fiyat
                                        yükselmesi bu dönemde görülür.
                         D1

     0           Q1                 Q



         2- Kısa Dönem

P                          S
                                              Kısa dönemde talep artışı karşısında
                                        üreticiler     ellerindeki üretim    kapasitesini
                                        değiştirmeden mevcut kapasiteyi daha yoğun
 P2                                     kullanmak suretiyle üretimi bir miktar
                                        artırabilirler. Arzın esnekliği sıfırdan büyük
    P1                                  ancak 1’den küçük olacaktır. 0<e<1
                             D2
                        D1

     0        Q2 Q1                 Q



         3- Uzun Dönem

P
                                             Uzun dönemde talep artışı karşısında
                                        üreticiler   ellerindeki    üretim    olanaklarını
                           S            genişletip kapasiteyi artıracaklardır. Ayrıca ilgili
                                        malın       üretimine        yeni       firmalarda
                                        girebileceklerdir. Bu durumda fiyat artışı
 P2                                     karşısında arz çok artacak ve esneklik yüksek
    P1                                  olacaktır.

                      D1
                           D2               Bir talep artışı karşısında en az fiyat
                                        yükselmesi bu dönemde görülür.
     0          Q2 Q1               Q
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                                       49




        Örümcek Ağı Teoremi
    Burada kullanılan varsayım; “inceleme konusu olan bir malın talebinin değişmesi
durumunda arzın uzunca bir süre sonra buna uyum göstermesidir.”
     Bu nedenle bu teorem açıklanırken örnek mal olarak tarım ürünleri ele alınır. Çünkü
tarımda üretim kararı verildiğinde ürün ancak uzun bir süre sonra elde edilir.
      Yani t gibi bir dönemdeki talep t döneminin fiyatının fonksiyonu iken, bu dönemdeki
arz (t-1) döneminin fiyatının fonksiyonudur.
        QDt=f(Pt) iken QSt=f(Pt-1)
      Tarım ürünlerinin talebi incelendiğinde bu ürünlerin taleplerinin fiyat esnekliklerinin
farklı farklı olacağı görülür. Meyvelerin fiyat esnekliği genelde sebzelerin fiyat
esnekliğinden büyük olurken, arzında da sebzelerin arzının fiyat esnekliği meyvelerin bir
çoğunun arzının fiyat esnekliğinden yüksektir. Örneğin: Patatesin talep esnekliği, elmanın
talep esnekliğinden düşük iken, muhtemelen arz esnekliği daha yüksek olacaktır. Bu
yüzden birkaç farklı varsayımla teoremi inceleyeceğiz.

        1- Arz ve Talebin Aynı Esnekliğe Sahip Olduğu Bir Tarım Ürünü Piyasası


   P
                                                                 t döneminde arz S ve talep D1 olsun.
                                                            Malın fiyatı P1 ve arz ve talep miktarı Q1 ‘dir.
                                          S                 Herhangi bir nedenle talebin artarak D 2 haline
   P2                                                       geldiğini düşünelim. Bu tarım ürününün arzı
                                                            Q1’de sabit kalacağından fiyat P2’ye çıkacaktır.
   P1                                                            Bir sonraki dönemde üreticiler bu fiyatı
                                          D2                veri alarak arzlarını bu fiyata göre yapacak ve
                                                            miktar Q2’ye çıkacaktır. Talep D2 iken Q2
                                      D1
                                                            kadar mal piyasada P1 fiyatından alıcı
                                                            bulabilecek ve fiyat tekrar P1’e düşecektir.
    0                      Q1 Q2                       Q

     Eğer piyasaya dışarıdan bir müdahale olmazsa bu süreç böyle devam edip
gidecektir. Esneklikleri bu biçimde olan bir tarım ürünü piyasasında devlet tarafından
müdahale edilip ertesi dönemin fiyatı önceden deklere edilerek dengeye yöneltilebilir. Ya
da üretim miktarı sınırlanabilir.

        2- Talep Eğrisi Arza Oranla Daha Esnek (Yatık) Olursa:
                                                   S
   P
   P2
   P4                                                             Bu     durumda     fiyat    ve    miktar
   P3                                                        dalgalanmaları   gittikçe     küçülecek    ve
   P1
                                                             kendiliğinden istikrarlı dengeye yöneliş
                                                       D2    olacaktır. Piyasaya devlet müdahalesine
                                                             gerek kalmayacaktır.
                                              D1

   0                     Q1 Q3       Q2            Q
50                                                                           Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



         3- Arzın Talebe Oranla Daha Esnek (Yatık) Olması:



    P
                                             S
      P2
      P4                                                     Bu durumda dengeden gittikçe uzaklaşan
                                                         hareketler  gerçekleşecek,   yine   devlet
                                                         müdahale etmezse denge kurulamayacaktır.

     P1
      P3
      P5                             D2
                           D1
     0             Q3 Q1        Q2 Q4
                                                 Q



         Bazı Tarımsal Ürünlerin Fiyatlarının Belirlenmesinde Devlet Etkisi
         (King-Kanunu)-(Bolluk Paradoksu)
     Tarımda daha fazla ürün elde edilen yıllarda hasılatın daha az , daha üz ürün elde
edilen yıllarda ise hasılatın daha çok olacağını ileri süren “King Kanunu” şu cümle ile
özetlenir: “iyi ürün kötü hasılat, kötü ürün iyi hasılat sağlar.”
    Bunun nedeni genelde tarım ürünlerinin talebinin fiyat esnekliğinin 1’den küçük
olmasıdır.
         Bunu bir şekille daha iyi görebiliriz.



P
                                                               Toplam gelir TR=P.Q ile hesaplanır. Arz
                                     S1
                                                          S1 olduğunda satıcıların elde ettiği toplam
                                            S2            gelir TR=P1.Q1 kadardır. Herhangi bir
                                                          nedenle ürünün bol yetiştiği bir yılda arz S2
 P1                                                       haline geldiğinde toplam gelir TR=P2.Q2
                                                          kadar olacaktır.
 P2                                 e<1

                                                               Arz artınca fiyat daha çok düşerken
                                        D                 talep edilen miktar az artacağından toplam
                                                          hasılat azalacaktır.
 0                          Q1 Q2
                                                     Q


      Devlet bu gibi durumlarda üreticiyi korumak amacıyla parite fiyatı denen bir fiyat
belirleyerek (taban fiyat) söz konusu ürünün fiyatının asgari seviyesini belirleyebilir.
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                                          51


         Taban Fiyatlar
 P

                                                                 Taban fiyatının piyasa denge fiyatının
                          Arz fazlası                         altında belirlenmesi durumunda piyasada
                                            S                 kendiliğinden     oluşacak     denge  fiyatına
    P0                                                        çıkılması için bir engel olmadığından hiçbir
                                                              etki görülmeyecektir. Ancak taban fiyatlarının
    P1                             E
                                                              denge fiyatının üstünde belirlenmesi önemli
                                                              ve bağlayıcı bir etki yaratacaktır.

                                            D

    0                Q1       Q0       Q2
                                                         Q

   Dengenin üstünde belirlenen taban fiyat arz fazlası yaratır. Bu fazlalık “destekleme
alımları politikası” ile devlet tarafından alınmaz ise üretici zarar görür. Devletin alım
yapmadığı bir durumda üreticilerin bazıları mallarını satabilirler.

         Tavan Fiyatlar

P
                                                                Devlet bazen tüketiciyi korumak için tavan
                                                             (azami) fiyat belirler. Bu fiyat denge fiyatının
                                                             altında bir fiyattır. Bu durum talep fazlası
                                                             yaratır. Eğer devlet bu durumda üreticileri
                                       S                     sübvanse ederek arzın talebi karşılayacak bir
                                                S1           düzeyde      artırılmasını     sağlamaz      ise
                                                             muhtemelen karaborsa oluşacaktır.
 PE                       E
                                                               Devlet üreticileri sübvanse ederek arzı S1
 P1                                                          haline getirirse talep edilip de bulunamayan
            Talep fazlası               D                    mal olmayacaktır.
 0          Q1       Q0       Q2
                                                         Q


         Tavan Fiyatlar ve Karaborsa Fiyat İlişkisi


P                                                       Devlet tavan fiyatı P1 olarak belirleyip üreticileri de
                                                     sübvanse etmezse arz Q1 kadar olacaktır. Talep Q2
                                                     kadar olup talep fazlası oluşur. Talep fazlasına rağmen
                                        S
                 K                                   fiyatlar yasal olarak yükselemez.
 P2
 P0                       E                            Burada satıcılar Q1 kadar malın tamamını yasal
                               D                     piyasada satmak yerine karaborsada satarlarsa, bu
 P1                                                  kadar miktar mal tüketiciler tarafından P2 fiyatından
                 L
                                                     talep edilecektir.

  0         Q1 Q0 Q2                                   Bu durumda karaborsacılar (P2,K,P1,L) alanı kadar
                                                Q
                                                     karaborsa kazancı elde edeceklerdir.
52                                                                  Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları




     V- KISA ve UZUN DÖNEMDE FİRMA MALİYETLERİ

     A- Kısa Dönemde Maliyet Fonksiyonu
      Kısa dönemde firmanın üretimde kullandığı girdilerin büyük bir bölümü değişmez bir
nitelik taşır (Bina, büyük makine, araç-gereç, kira, faiz, amortismanlar, idari personel
aylığı gibi).
   Bazı maliyet öğeleri ise üretim miktarına bağlı olarak değişkenlik gösterir (işçilik,
hammadde, enerji, bakım-onarım giderleri gibi).
     Firma kısa dönemde bir takım sabit ve değişken olmak üzere “açık maliyetlere”
katlanır.
     Bunun yanı sıra firma tarafından üretimde kullanılan fakat bir parasal ödeme
yapılmayan firmanın kendine ait kaynakları varsa ayrıca “örtük bir maliyete” katlanması
söz konusudur. Ne kadarlık bir örtük maliyete katlandığı ise bu kaynakların başka
alanlarda değerlendirilmesi ile elde edilebilecek olan “fırsat maliyeti” ile ölçülür.
    Bu yüzden firmaların “muhasebe kârı” ile örtük maliyetleri de hesaba katan
“ekonomik kârı” farklı kavramlardır.
     - Muhasebe Kârı: Toplam Gelir-Toplam Açık Maliyetler iken
     - Ekonomik Kâr: Toplam Gelir-(Toplam Açık + Örtük Maliyetler) dir.
    “Normal Kâr” ise firmanın toplam gelirinin, açık ve örtük maliyetler toplamına eşit
olmasıdır. Normal kâr elde den bir firma, tüm açık maliyetlerinin yanı sıra, kendisine ait
kaynakların fırsat maliyetini de kurtarmış ancak bunun üzerine çıkamamış demektir. Yani
ekonomik anlamda kâr sıfırdır. Sadece muhasebe anlamında kâr görülür.
     Kısa dönemde firmanın toplam maliyet fonksiyonunu yazarsak;
     TC= Toplam Maliyetleri,
     (V1.r1+V2.r2+......Vn.rn)= kullanılan değişken girdi maliyetlerini,
     T: Teknolojiyi,
     K: Kısa dönemdeki sabit Maliyetleri,
     N: Örtük maliyetleri gösterdiğinde;
     TC=f(V1.r1+V2.r2+......Vn.rn,K,T,N) şeklinde yazabiliriz.
     Kısa dönemde teknoloji, örtük maliyetler, sabit maliyetler değişmez kalacağından
toplam maliyet üretim miktarına bağlı olarak değişken maliyetlerin değişmesi ile
değişebilecektir. Kısa dönemde girdi miktarı arttıkça, yani üretim arttıkça toplam maliyet
artacak, azaldıkça azalacaktır.
    O halde toplam maliyet üretim miktarının fonksiyonu olacaktır. TC=f(Q) şeklinde
yazabiliriz.
     TC=aq2+bq3+dq+e gibi bir fonksiyonda (e) sabit maliyetleri (aq2+bq3+dq) ise
değişken maliyetleri gösterecektir.
     Kısa dönemli üretimde önce artan marjinal verimlilik, sonra azalan marjinal verimlilik
söz konusu olacağından,üretilen her ek birim önce daha ucuza sonra daha pahalıya mal
olmaya başlayacaktır. Bu nedenle toplam maliyet eğrisi önce azalarak artarken belli bir
düzeyden sonra artarak artmaya başlayacaktır.
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                                    53


       Şimdi firmanın kısa dönemli toplam maliyet fonksiyonunun öğelerini inceleyelim.
     1- Toplam Sabit Maliyetler (TFC): Firmanın üretimi ne olursa olsun katlanmak
zorunda olduğu harcamaların tümüne verilen addır.
TFC
                                                       Toplam sabit maliyetler üretim miktarından
                                                  bağımsız bir maliyeti oluşturur ve yatay eksene paralel
                                                  bir doğru şeklinde gösterilir.
 TFC
                             TFC


   0                                      Q


       2- Toplam Değişken Maliyetler (TVC):

TVC
                                 TVC
                                                          Firmanın belli bir üretimi gerçekleştirmek için
                                                    kullandığı değişken girdilerin maliyetini gösterir.
                                                    Üretim miktarına bağlı olarak değişen maliyetlerdir.
                                                    Kısa dönemli üretimde önce artan, sonra azalan
                                                    marjinal verimlilik varsayımı nedeniyle önce azalarak
                                                    artan, sonra artarak artan bir eğri biçiminde
                                                    gösterilir.
   0                                          Q


       3- Toplam Maliyet (TC): Sabit ve değişken maliyetlerin toplamıdır.

                                     TC
TVC                                                     Toplam maliyet eğrisi, toplam değişken maliyet
                                          TVC      eğrisinin, toplam sabit maliyetler düzeyinden
                                                   başlatılması ile elde edilir.
                 TFC
                                                        Üretim sürecinde toplam değişken maliyetler
                                                   nasıl bir seyir izliyorsa, toplam maliyetlerde de aynı
 TFC                                               seyri izleyecektir.


  0                                        Q

       ORTALAMA MALİYETLER

     1- Ortalama Sabit Maliyet (AFC): Ortalama sabit maliyet, toplam sabit maliyetin
üretim miktarına bölünmesi ile bulunur. Birim başına sabit maliyettir.

                 TFC
       AFC              üretim miktarı arttıkça birim başına sabit maliyetler sürekli azalacaktır.
                   Q
54                                                                          Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



AFC


                                                      Ortalama sabit maliyet eğrisi yatay eksene
                                                 yaklaşan bir hiperbol şeklindedir. Üretim miktarı
                                                 ne olursa olsun sıfır değerini alamaz.


                                  AFC

     0
                                         Q

     2- Ortalama Değişken Maliyet (AVC): Birim başına düşen değişken maliyet
anlamına gelir. Toplam değişken maliyetlerin üretim miktarına bölünmesi ile bulunur.
Toplam değişken maliyetlerin kısa dönemde önce azalarak sonra artarak artması
nedeniyle, ortalama değişken maliyet önce azalıp sonra artacaktır.

                 TVC
         AVC =       ile hesaplanır.
                  Q
                                         TVC
TVC
                                              D
 TVC3
 TVC2                        B               C
                                                                Ortalama     değişken   maliyet,
                                                           toplam değişken maliyet eğrisi
                                                           üzerindeki (c) noktasına kadar
            A
 TVC1                                                      azalmakta, daha sonra artmaktadır.
                                                           Yani orijinden çıkan doğrunun toplam
                                                           değişken maliyet eğrisine teğet
                                                          olduğu noktada ortalama değişken
     0           Q1          Q2         Q3                 maliyet minimum değerdedir.
                                                 Q


AVC
                                                                        a
                                                                tan=           ortalamanın değerini
                                                                        b
                                                           gösterir. O halde toplam değişken
                                                           maliyet eğrisini orijine birleştiren
                                                           doğruların eğimi ortalamayı verir.
                                                     AVC




     0          Q1            Q2         Q3
                                                 Q
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                       55


     3- Ortalama Maliyet AC (Ortalama Toplam Maliyet): Her üretim düzeyinde
toplam maliyetin üretim miktarına bölünmesi ile bulunur.


                                                            TC
                        TC

                                          B             C
                                     A
                         TC


                                     

                           0         Q1   Q2        Q3                Q


                        AC

                                                                 AC




                           0         Q1   Q2       Q3                 Q


                TC
       AC =        Biçim olarak yine AVC görünümünde olacaktır.
                 Q


     4- Marjinal Maliyet (MC): Üretimi bir birim artırabilmek için katlanılması gereken
ek maliyettir. Kısa dönemde marjinal maliyetin sabit maliyetle bir ilişkisi yoktur. Değişken
maliyetteki artışa eşit bir seyir izler.

                TC
       MC              Toplam maliyetteki değişimin üretim miktarındaki değişime bölünmesi
                Q
ile bulunur. Kısa dönemli üretimin özelliği nedeniyle önce artan sonra azalan verimler
görüleceğinden, marjinal maliyet önce azalıp sonra artacaktır. Marjinal maliyet
          ΔTC
MC =          , toplam maliyet eğrisinin her hangi bir noktasının eğimini verecektir. Bu
          ΔQ
nedenle toplam maliyet eğrisine değişik noktalarda teğetler çizersek teğetlerin eğimi bize
marjinalin seyrini gösterir.
56                                                                    Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



                                              TC

TC
                                                TVC
TVC                                    D                               (E)   noktasında   AVC
                                                                 minimumdur. (D) noktasında
                         C
                                                                 ise (AC) minimumdur. (MC)
                                   E                             ise (C) noktasına kadar azalıp
                                                                 daha sonra artmaya başlar.
                                                                 MC (E) noktasında AVC’ye ve
                                                                 (D) noktasında AC’ye eşit
                                                                 olur.


                                                                     (D)   noktası             AC’nin
      0                                               Q          minimum noktasıdır.
                                                           AC
AC                                         MC
                                                                      Marjinal   maliyet     ve
AVC
                                                                 ortalama maliyet eğrilerinin U
                                                          AVC    biçiminde olmasının nedeni
MC
                                                                 değişen verimler ilkesidir.


                                                                      Not:   Kısa   dönemli
                                                                 toplam maliyetlerin örtük
                                                                 maliyetleri de    kapsadığı
                                                                 varsayılır.

      0                   Q1       Q2 Q3              Q


      Kısa Dönemde Kapasite Kullanımı
      a- Tam kapasite: Kısa dönemde ortalama üretim maliyetinin minimum olduğu
         düzeyde üretimde bulunulması durumudur.
      b- Atıl (Eksik) Kapasite: Tam kapasite üretiminin altındaki üretim düzeyidir.
      c- Aşırı Kapasite: Tam kapasite üretiminin üstündeki üretim düzeyidir.
      d- Maksimum Kapasite: Firmanın kısa dönemde mevcut tesisleri ile üretebileceği
         en yüksek üretim miktarıdır.


                AC
                                                                  AC
                                            Tam
                                           Kapasite                         Maksimum
                                                                             Kapasite



                                 Atıl                  Aşırı
                               Kapasite               Kapasite

                  0     Q1                    Q2                 Q3           Q
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                          57


      B- Uzun Dönemde Maliyetler
     Firmalar uzun dönemde, kısa dönemde değişmez olan bir takım maliyet öğelerini
değiştirerek (bina, makine, araç-gereç, teknoloji) daha büyük üretim kapasitesine
geçebilirler. Bir üretimi daha büyük ölçekte gerçekleştirmek başlangıçta maliyeti düşürür.
Bu duruma ölçek ekonomileri adı verilir.

     Ölçek Ekonomileri: Üretim ölçeğindeki artış nedeniyle firmanın sağladığı
tasarruflara veya maliyet avantajlarına verilen addır.
     Ölçek ekonomileri uzun dönemde ortalama maliyetleri azaltır. Uzun dönemde ölçek
ekonomilerinin ortaya çıkmasına ve maliyetlerin azalmasına yol açan faktörler iki grupta
toplanır.

      1- Gerçek ölçek ekonomisi
      a- Üretimde emeğin işbölümü ve uzmanlaşması
      b- Teknolojik avantajlar
      c- Satış ve pazarlama avantajları

      2- Parasal ölçek ekonomisi
      a- Hammadde fiyatlarında daha ucuza alma ile sağlanan avantajlar
      b- Düşük faizle finansman avantajları
      c- Daha ucuza reklam
      d- Düşük tarifeli taşıma gibi parasal iskontolardır.

    Negatif Ölçek Ekonomileri: Yönetim etkinliğinin kaybolması,                     israf   ve
denetimsizlik sonucu büyümeye bağlı maliyet artışlarıdır. (Disekonomi)


AC                                                                   Uzun dönem ortalama
                                                               maliyet eğrisi (LAC) kısa
                                                               dönem       ortalama   maliyet
                     MC                        MC        LAC   eğrilerine teğet geçen eğridir.
                                                    AC
                           AC                                         Uzun dönem marjinal
                                     MC                        maliyet eğrisi (LMC) üretim
                                          AC                   kapasitesinin     bir     birim
                                                               artırılması sonucu toplam
                                                               maliyetteki değişimi gösterir.



 0
                                                         Q
                                                               Uzun dönemde işletme
ölçeği büyüdükçe birim maliyetler önce azalır (ölçek ekonomileri işler). Fakat aşırı büyük
bir kapasitede ise yönetsel etkinliğin zayıflaması nedeniyle maliyetler artar. Bu nedenle
uzun dönem ortalama maliyet eğrisi (LAC) (U) biçiminde olur.
58                                                                  Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



     İşletmelerde büyümenin yanı sıra maliyetleri düşüren başka faktörler de vardır.
Bunları iki ana başlıkta toplayabiliriz.
     1- İçsel ekonomiler
     2- Dışsal ekonomiler
     İçsel ekonomiler; işletme üretim yaptıkça bilgi beceri ve deneyim artışı ile
maliyetlerini düşürebilir. İşletme büyümeden de oluşan bu maliyet düşmeleri öğrenme
sonucudur. Bu durum öğrenme eğrileri ile analiz edilir.
      Dışsal ekonomilerde ise; firmaların faaliyetlerini etkileyen ancak firmanın
faaliyetlerinin dışından gelen kazanç ve kayıplar söz konusudur. Dışsal ekonomilerde ikiye
ayrılır.
     a- Pozitif Dışsallıklar:
        1- Satın alınan yarı işlenmiş mamullerden sağlanan avantajlar
        2- Uzmanlaşmış işgücü temini sonucu sağlanan avantajlar.
        3- Satın alınan hizmetlerden sağlanan avantajlar
        4- Altyapı tesis ve hizmetlerinden sağlanan avantajlar (Kamusal dışsallıklar)
        5- Başka bir üretim faaliyetinin dolaylı olarak sağladığı yararlar
     b- Negatif Dışsallıklar: Endüstrinin büyümesi sonucu artan firmaların birbirlerine
        verdikleri zararlar veya başka bir üretim faaliyetinden kaynaklı dolaylı zararlardır.
     Dışsallıklar uzun dönem ortalama maliyet eğrilerini yükseltip, alçaltabilirler.
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                               59



                    VI- PİYASALARDA FİRMA DAVRANIŞLARI

      A- TAM REKABET PİYASASINDA FİRMA DAVRANIŞI
     Daha önce tam rekabet piyasasından bahsederken bu piyasada belirli bir malın
sadece bir tek fiyatı olacağını gerek alıcılar ve gerekse satıcıların bu fiyatı veri kabul
edeceklerini söylemiştik. Öyleyse tam rekabet koşullarında malını arz eden bir firmanın
davranışını ve gelir eğrilerini inceleyelim.


         P
                                       S


          P                                                                 D=AR=MR
                                                    P

                                       D
          0                                Q        0                            Q
      Tam rekabetçi firma piyasada oluşan fiyatı veri kabul edip tüm ürününü bu fiyatla
piyasaya arz eder. Alıcılarda bu ürünü piyasa fiyatından talep ederler. Bu nedenle tam
rekabet piyasasında bir firmanın malına olan talep sonsuz esneklikte olur. Firma yüksek
fiyat uygulamak isterse malına olan talep sıfır olur. Alıcılar ise daha düşük bir fiyat
öneremeyeceklerinden fiyat düşürmesine gerek yoktur.
    Bu piyasada ürün tek fiyattan satılacağı için firmanın toplam hasılatı TR=P.Q ile
hesaplanır.

                                     TR
      Ortalama hasılat AR=              olduğundan P’ye eşit olacaktır.
                                     Q

                                           ΔTR P.ΔQ
      Yine marjinal hasılat MR=               =     = P olacaktır.
                                           ΔQ   ΔQ
     Satılan her birim aynı fiyattan satılacağından TR orijinden çıkan bir doğru şeklinde
olacaktır. P=MR olduğundan TR’nin eğimini P belirleyecektir.
TR                      P1>P2>P3
                                                              TR1’deki fiyat TR2’dekinden, TR2’ deki
                        TR1
                                                        fiyat da TR3’dekinden büyüktür.
                                                            TR eğimi sabit bir doğru olduğundan
                              TR2
                                                              TR
                                                        eğimi     ile hesaplanır.
                                     TR3                      Q

                                                            TR=a.q ise MR=a olur.
                                                            TR=P.Q olduğundan MR=P ‘dir.
     0
                                                Q
60                                                              Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



    Şimdi de maliyet eğrilerini de analize sokarak tam rekabetçi bir firmanın kısa
dönemdeki kâr analizini yapalım.
         Toplam kâr TP= TR-TC ‘dir.
                                               TC                   A ve B noktalarında
                                                TR             başabaş durumu vardır.
TR                                        B
                                                               Q2 üretim düzeyine kadar
TC                                    C                        ve Q4 üretim düzeyinden
                               A                               sonra toplam zarar söz
                                          D                    konusudur. Q3 üretim
           E
                                                               düzeyinde kısa dönemde
                                                               toplam               kâr
                                                               maksimumdur.
                                                                    Marjinal      maliyet
                                                               (MC) ile marjinal hasılat
                                                               (MR) ‘nin, MC’nin pozitif
  0            Q1              Q2   Q3 Q4                      eğimli olduğu kısmında
                                                       Q       eşit     oldukları      Q3
                                                               düzeyinde marjinal kâr
AC
                                                               sıfır ve toplam kâr
AR                                              AC             maksimumdur.
MR
                                    C1 MC            D=AR=MR        Kısa        dönemde
     P                                                         toplam kâr (P,H,C1,D1)
                                                               dörtgeninin alanı kadar
     H                                                         olacaktır. Ortalama kâr
                                          D1
                                                               ise C1, D1 arası kadardır.
                                                               Ortalama kâr AP=AR-
                                                               AC’dir.

  0            Q1              Q2   Q3 Q4
                                                           Q

     Tam rekabette kısa dönemde maksimum toplam kâr sağlandığı durumda firma aşırı
kapasite durumundadır. Üretim ortalama maliyet eğrisinin artıyor olduğu bir yerde
gerçekleştirilmektedir. Firma ekonomik kâr ile çalışmaktadır.
     Kısa dönemde tam rekabetçi firmanın kârını maksimum yapan üretim düzeyi, toplam
maliyet ve toplam hasılat fonksiyonları yardımı ile bulunabilir.
         TC=q3-12q2+51q+20
     TR=30 q biçiminde olsun. Buradan marjinal maliyet ve marjinal hasılat
fonksiyonlarını elde ederek kârı maksimumlaştıran üretim düzeyi bulunabilir.
         TC=q3-12q2+51q+20 ise MC=3q2-24q+51’dir.
         TR=30q ise MR=30 ‘dur.
         MR=MC maksimum kârı sağlayan üretim miktarını vereceğinden;
         30=3q2-24q+51
         3q2-24q+21=0q2-8q+7=0
         q=7 olarak bulunur.
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                    61


       Tam Rekabette Uzun Dönem Firma Dengesi
      Tam rekabet piyasaya serbest girişe imkan veren bir piyasa türüdür. Kısa dönemde
bu piyasada ekonomik kâr ile çalışan işletmeleri gören diğer üreticiler bu piyasaya
girmek isterler ve girebilirler. Bu durumda piyasa arzı artar ve ürün fiyatı düşer. Ta ki
ekonomik kâr sıfır oluncaya kadar bu eğilim sürer. Fiyat düşüp ekonomik kâr sıfır
olduğunda tam rekabetçi bir firma ortalama maliyet eğrisinin minimum noktasında
normal kâr elde ettiği bir duruma gelir. Bu durumda, kısa dönemde ekonomik kâr elde
eden ve aşırı kapasite ile çalışan firma, normal kâr durumunda tam kapasite ile çalışır
hale gelir. Uzun dönemde fiyatlar maliyetin minimum noktasına eşit olunca aşırı kapasite
ile çalışan yüksek maliyetli firmalar bu fiyattan satış yapmak zorunda olduklarından tam
kapasite düzeyine gelmek zorundadırlar. Piyasa fiyatı veri olduğundan uzun dönemde
piyasada firmalar bu fiyatla üretim yapabilecek ölçekte bir firma haline geleceklerinden,
uzun dönemde bu fiyatın üstünde bir maliyetle üretimde bulunan küçük ölçekli ve aşırı
büyük ölçekli firmalarda ortalama maliyeti bu fiyata eşit olan bir büyüklüğe çekilmek
zorunda kalacaklardır. Yani bütün firmalar aynı ölçeğe ulaşacaklardır.
      Uzun dönemde tam rekabet piyasasında sadece normal kâr elde edileceğinden
bütün üretim faktörleri ancak fırsat maliyetleri kadar bir gelir elde edecektir. Yani tam
rekabet piyasasında uzun dönemde bir girişimci başka bir firmada yönetici olarak
çalıştığında ne kazanacaksa ancak onu kazanır. Bütün üretim faktörleri tam ve etkin
olarak kullanılır. Faktörlerin üretimler arası yer değiştirmesi toplam üretimi artırmaz.
Kaynak kullanımı optimal düzeye ulaşmıştır.




 P                             S1                 P
                                                                           MC
                                                                                LAC
                                     S2                                    AC
                                                   P1
  P1                                                                            D1.AR1.MR1
                                                   P2
  P2                                                                             D2.AR2.MR2




  0          Q1        Q2                          0           Q2     Q1
                                      Q                                           Q



       Tam Rekabette Kısa Dönem Firma Arz Eğrisi
      Daha önce arz eğrisi analizimizde kısa dönemde “Azalan Verimler Kanunu”
nedeniyle arz eğrilerinin pozitif eğimli olacaklarından bahsetmiştik. Kısa dönemde her ek
birimi üretmenin maliyeti artacağından fiyat arttıkça arzın artabileceğini ve düştükçe de
arzın azalacağını görmüştük. Şimdi tam rekabet koşullarında malını arz eden bir firmanın
fiyat değişimi karşısında arz davranışını görelim.
62                                                                   Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



                                                  P
P                                                                    Kısa Dönem      MC
                     S1                                                Arz Eğrisi
                                                 AC                                    AC
                            S2                  AVC
                                                                                              AVC
                                                MC
P1
                                  S3              P1                                      D=AR=MR1
P2
                                                  P2             K                        D=AR=MR2
P3
                                                  P3                                      D=AR=MR3
                                       D

0                                                 0          Q2 Q2 Q1
                              Q                                                           Q
     Tam rekabet koşullarında malını arz eden bir firma için fiyat veridir. Malını piyasada
oluşan fiyattan arz etmek zorundadır. Fiyat P1 olduğunda Q1 kadar arz ederek kârını
maksimize edecektir. Fiyat piyasa arzının artması sonucu P2’ye düşünce Q2 kadar arz
ederek, bu fiyat düzeyinde firma sabit maliyetlerinin bir kısmını kurtaramayacak ve
toplamda zarar edecektir. Ancak bu fiyat değişken maliyetlerin üzerinde olduğu için
üretimi durdurmayacaktır. Fiyat P3 düzeyine indiğinde üretimi Q3 düzeyine gerileyecek ve
bu düzey firmanın arz edebileceği en alt fiyat düzeyi olacaktır.
      P3 fiyat düzeyinde firma ancak değişken maliyetlerini kurtarabiliyor, sabit
maliyetlerin tamamı kadar zarar ediyordur. Burada firma üretimi durdurursa zaten sabit
maliyetleri kadar zararı olacağından üretim yapmanın anlamı olmayacaktır. Bu nedenle
şekildeki K noktası firmanın kapama noktasıdır. Firma bu noktanın üzerindeki fiyat
düzeylerinde MC=MR eşitliği noktalarında arzda bulunacaktır.
    Firmanın kısa dönem arz eğrisi MC eğrisinin AVC üstünde kalan kısmı olacaktır.
Firmanın kapama noktası ise P=AVC (minimum) olacaktır.

     B- MONOPOL PİYASASI
     Monopol piyasasında bir malın tek satıcısı söz konusu olduğundan, piyasa talebi
monopolcü firmanın malına olan taleptir. Yani, monopolcü firma azalan eğimli piyasa
talebi ile karşı karşıyadır.
    Monopol homojen bir malın tek satıcısının olduğu ve satılan malın yakın ikamesinin
olmadığı bir piyasadır.

     Monopol Piyasasının Özellikleri
     a- Tek satıcı, çok sayıda alıcı,
     b- Homojen olan bir mal
     c- Piyasaya başka firmaların girişinin engellenmiş olması
     d- Alıcıların tam bilgi sahibi olmaları

     Monopolü Yaratan Nedenler
     a- Yasal nedenler: Pazar imtiyazı, patent hakları gibi.
     b- Ekonomik nedenler: Üretim ölçeğinin sadece tek firmanın faaliyetine olanak
         tanıması (doğal tekel), yerleşim üstünlükleri, hammadde kaynaklarının denetimi
         gibi nedenlerden dolayı başka firmaların girişinin mümkün olmaması.
     c- Fiili nedenler: Birleşmeler yoluyla oluşan tekeller (Kartel, Tröst gibi).
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                                 63


          Monopolde Firma Analizi

          Monopolcü Firmanın Gelir Eğrileri:
      Monopolcü firma negatif eğimli piyasa talebi ile karşı karşıya olduğundan belirlediği
bir fiyattan belirli bir miktar satar. Eğer fiyat düşürmesi toplam hasılatını artıracaksa fiyat
düşürerek daha çok satma girişiminde bulunur. Karşı karşıya olduğu piyasa talep
eğrisinde esnekliği bir (1) olduğu düzeye kadar fiyat düşürerek daha çok satma
girişiminde bulunur. Esnekliğin bir olduğu fiyatta toplam hasılatı maksimuma ulaşır. Bu
fiyat düzeyinin altında esneklik birden küçük olacağından, fiyat düşürüp daha çok
sattığında toplam hasılatı azalır. Sonuçta monopolcünün gelir eğrileri aşağıdaki gibi
olacaktır.
    Tam rekabetçi firma malını sabit bir fiyattan sattığı için toplam hasılatı (TR=P.Q)
AR,
               max                        orijinden çıkan bir doğru şeklindeydi. Oysa
MR,                                       monopolde daha çok satmak için fiyat
TR,
                                          düşürmek gerekeceğinden TR eğrisi parabol
 D,                                       şeklinde olacaktır.
 P,
                                                            Yine belirli bir fiyattan belli bir miktar
                                                      sattığında ortalama hasılat satış fiyatına eşit
                    e>1
                                                      olacağından talep eğrisi D=AR olacaktır.
                                                      Daha çok satmak için fiyat düşürmek
  P                         e=1                       gerekeceğinden marjinal hasılat MR negatif
                                     e<1              eğimli ve esneklik e=1 oluncaya kadar pozitif
                                                      değerli olacak, e=1 iken MR=0 ve TR
                                            TR
                                                      maksimum olacaktır. e<1 olduğu fiyat
                                                 Q    seviyelerinde ise MR negatif değerli olacaktır.
          0           MR
                                     a                               1
                                                           MR=P[1-     ]    dir ve e=1 olduğunda
                                     2                               e
                                                      MR=0 olur.
                        a                        Monopolcünün talep fonksiyonundan,
marjinal hasılat fonksiyonu elde edilir. Yukarıdaki şekilde marjinal hasılatın sıfır olduğu
                                                                                    a
üretim miktarı, talebin maksimum olduğu miktar olan a’nın yarısı kadar (              ) dır.
                                                                                    2

      P                                                   Talep fonksiyonunda bağımsız değişken P
                                                     iken, marjinal hasılat fonksiyonunda bağımsız
MR,                                                  değişken Q’dur.
                                                          D=120-4P biçiminde bir piyasa talebi ile
                                                     karşı karşıya olan monopolcünün marjinal
  30
                                                     hasılat fonksiyonu MR=30-0,5 Q şeklinde ola-
                                                     caktır.
                                                          Yine marjinal hasılat toplam hasılat fonk-
                                                     siyonunun herhangi bir noktasına çizilen teğe-
                                             D=AR    tin o noktadaki eğimini vereceğinden toplam
                                                     hasılat fonksiyonu verilir ise marjinal hasılat
      0               60                   120   Q   fonksiyonu bulunabilir. Marjinal hasılat toplam
                                  MR                 hasılat fonksiyonun türevine eşit olacaktır.
64                                                              Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



     Monopolde Firma Dengesi

      Monopolde kâr maksimizasyon koşulu yine tam rekabette olduğu gibi MC=MR
                                              olduğu üretim düzeyinde üretim
 TR                             TC            yapmaktır.
 TC
                                                    Şekildeki QX üretim düzeyinde
                                              toplam kâr maksimumdur.
                                                    Kısa      dönemde       monopolde
                X           B                 toplam kârı maksimumlaştıran üretim
       A                                      düzeyi firmanın atıl kapasite ile
                Y                             çalıştığı bir düzeydir.
                                                    Aynı maliyetlerle çalışan bir tam
                                              rekabetçi firma olsaydı kısa dönem
                                 TR           dengesinde       marjinal     maliyetlerin
                                              fiyata eşit olduğu q2 düzeyinde
    0                                Q        üretimde bulunacak ve P1 fiyatı
                                              uygulanacaktı.
  AR                                                Tekelci firma kâr maksimizas-
 MR                                           yonu sağladığı düzeyde fiyatı marjinal
D, P                                          maliyetten büyüktür. Buna monopol
TC                                                                  P  MC
                                              gücü adı verilir ve           ile formüle
                                  MC                                    P
                   X                          edilir.
   PX
                                                    MC’nin fiyata eşit olduğu q2
                                      AC      düzeyi monopolcünün karşı karşıya
                 Y                            olduğu       piyasa     talep    eğrisinde
   P1
                                              esnekliği 1’den küçük olduğu bir
                                D=AR
                                              nokta olduğu için monopolcü bu fiyatı
    0   Q1       QX    Q2               Q     asla uygulamak istemeyecektir.

                        MR                             Monopol piyasasına giriş engelli
                                                  olduğundan bu durum uzun dönemde
de değişmeyecektir. Bu durumun sonucu olarak monopol piyasasında kaynak kullanım
düzeyi tam rekabete göre daha etkinsiz olacaktır. Uygulanan fiyat da tam rekabete göre
her zaman daha yüksek olacaktır. Tam rekabette uzun dönemde ekonomik kâr ortadan
kalkarken, monopolde kısa dönemde kâr var ise uzun dönemde de ekonomik kâr var
olacaktır.

     Monopolde Fiyat Farklılaşması
    Monopolcü piyasa talep eğrisi ile karşı karşıya olduğu için malına bir fiyat
koyduğunda tüm malını bu fiyattan satmaktadır. Ancak alıcı kitle içerisinde bu malı daha
yüksek fiyat seviyelerinde de olsa alacak birileri vardır.
      Fiyat farklılaştırması: Monopolcünün malını talep eden büyük kitle içerisinde
birbirinden farklı alım gücüne sahip tüketicilerin olduğu bir durumda, aynı malı alım gücü
yüksek olanlara daha yüksek fiyattan satmasıyla fazladan bir hasılat elde etme
durumudur.
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                        65


      Fiyat farklılaştırması yapabilmek için 4 temel koşul vardır:
      1- Piyasanın bölümlü olması (lüks semt, fakir semt gibi)
      2- Bu bölümler farklı talep esnekliğine sahip olmalıdır. Talep esnekliği düşük
         olanlara yüksek fiyat uygulanır.
      3- Piyasaları ayırmanın maliyeti, fiyat farklılaştırarak elde edilecek ek geliri
         aşmamalıdır.
      4- Malın ucuz olan piyasadan alınıp, pahalı olan piyasada tüketilmesini engelleyen
         yasal veya ekonomik kısıtlar olmalıdır (Örneğin; elektrik meskenlere daha ucuz,
         işyerlerine daha pahalı satılır. Ancak meskenlerden hat çekerek işyelerlerinde
         kullanmak yasaktır).


      C. MONOPOLCÜ (TEKELCİ) REKABET PİYASASI
      Monopolcü Rekabet Piyasasının Özellikleri
      a- Çok sayıda satıcı firma ve alıcı vardır.
      b- Satıcıların malları farklılaştırılmıştır. Bu farklılaştırma gerçek veya görünüşte
         farklılaştırma olabilir. Mallarını rakiplerine göre daha çok farklılaştıran firmanın
         malına olan talebin esnekliği azalır.
      c- Piyasaya girişte herhangi bir kısıt yoktur.
      d- Piyasada eksik bilgi oluşur.

     Bu piyasanın en önemli özelliği birbirleriyle tam olarak ikame edilebilen malları
üreten firmalara ayrı ayrı monopolcü gücü kazandıran “farklılık imajının” tüketici gözünde
yaratılmış olmasıdır. Bu farklılık imajı marka, reklam, renk, koku, görünüm, desen,
ambalaj vs. gibi unsurlarla yaratılmaktadır. Türkiye’de deterjan piyasası buna en güzel
örnektir.
     Tekelci rekabetçi firmanın malına olan talep eğrisi aynı tekelci firmanın talep eğrisi
gibi azalan eğimlidir. Değişik firma mallarının ikame edilebilir olması nedeniyle esnekliği
tekelciye göre daha yüksektir.
      Yine bu piyasada kâr maksimizasyonu MC=MR koşulu ile sağlanır.
     Tekelci rekabetçi firmanın kısa dönem dengesi tekelciden farksızdır. Sadece uzun
dönemde farklılık söz konusudur. Uzun dönemde bu piyasada aynı tam rekabetteki gibi
ekonomik kâr ortadan kalkmaktadır. Bunun nedeni ise piyasaya girişin aynı tam
rekabetteki gibi serbest olmasıdır.
    Bu nedenle tekelci rekabetçi için kısa dönem denge analizi şekli çizmeyeceğiz.
Monopolcünün denge analizine tekrar bakınız.
66                                                                   Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



     Monopolcü Rekabette Uzun Dönem Dengesi



                                  LMC
                                         LAC          Monopolcü rekabette uzun dönemde
              D                                 üretim P=LAC olduğu düzeyde yapılmakta
PX
                                                ve ekonomik kâr ortadan kalkmaktadır.
P1                                              Firma ekonomik kâr elde etmemesine
                                D=AR=MR         karşın, tam rekabetçi bir firmanın uzun
                                                dönem dengesi ile karşılaştırıldığında üretim
                                                miktarı daha az (atıl kapasite) ve uygulanan
                                                fiyat daha yüksektir.
                                    AR=D

 0          QX             Q1

                      MR

     Tam rekabet koşulları geçerli olsaydı, yani mallar homojen olsaydı firma P1 fiyatını
uygulayıp Q1 kadar üretecekti. Fakat firmalar mallarını farklılaştırarak kendi mallarına
özgü bir talep eğrisi yarattıklarından ve bu talep eğrisi de azalan eğimli olduğundan
dolayı, tam rekabetle kıyaslandığında kaynak kullanımında yine etkinsizlik ortaya
çıkacaktır.


     D- OLİGOPOLDE FİRMA DENGESİ
     Oligopol ve düopol piyasaları monopolcü rekabet piyasasında firma sayısının az
olması sonucu olaşan piyasalardır. Yani bu iki piyasa monopolcü rekabet piyasasının alt
piyasaları durumundadır. Bu nedenle hasılat ve maliyet eğrileriyle denge analizi
incelemesinde pek farklılık yoktur. Sadece bu piyasalarda bazı özel durumlar geçerlidir.
Şimdi bunları inceleyelim.
      Oligopol: Birbirini etkileyebilecek kadar az sayıda satıcı firma ile çok sayıda alıcının
karşı karşıya geldiği piyasa türüdür. Alınıp satılan mallar birbirini ikame edebilen
farklılaştırılmış mallar olabileceği gibi, homojen de olabilir. Örneğin; Türkiye’de
oligopolistik bir piyasa özelliği gösteren çimento sektöründe firma malları homojendir.
Yine oligopolistik bir piyasa özelliği gösteren bira sektöründe ise firma malları
farklılaştırılmıştır.
     Bu piyasada alıcılar birbirlerini etkileyemezken, satıcı kararları birbirini etkiler.
Oligopolde firmalar fiyat belirlerken genellikle işbirliği yaparlar. Çünkü az sayıda firma
olduğundan fiyat yükselten bir firma önemli bir miktarda pazar payını diğerlerine
kaptırabilir. Bu nedenle oligopolde fiyat dışı rekabet vardır.
      Oligopolde fiyat belirlemede birkaç değişik durum ortaya çıkabilmektedir. Eğer
firmalardan biri diğerlerine göre çok güçlü ise egemen firmanın fiyat önderliği geçerlidir.
Fiyatları egemen firma belirler ve diğerleri de ona uyar. Ancak belli bir egemenlik
kurulamıyorsa ve mallar homojen veya çok yakın ikame ise “Kartel” tipinde anlaşmalarla
fiyat belirlenir.
     Bu konuyla ilgili olarak Sweezy tarafından “Dirsekli talep teorisi” geliştirilmiştir.
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                                  67




      Dirsekli Talep Eğrisi Teorisi
      Bu teori oligopol firmalarından birinin satış fiyatını düşürdüğü zaman rakipleri
tarafından taklit edileceğini, buna karşılık fiyat artırdığı zaman rakiplerince izlenmeyeceği
varsayımına dayanır.
     Oligopolde satılan ürüne karşı bir piyasa talebi ve her satıcı firma için kendi malına
olan talep olmak üzere iki ayrı talep eğrisi vardır.
      D2 oligopolcü bir firmanın, D1 ise ürünün piyasa talep eğrisidir. Başlangıçta fiyatlar
P1 olarak belirlenmişken bir firma fiyat düşürüp P2 fiyatını belirlerse diğer firmalarda aynı
fiyat uygulayacaklardır.


P                                                        Yani oligopolde bir anlaşma olmadan da
                                                    piyasa fiyatları düşürülebilir. Yani fiyatlar aşağı
                                                    doğru esnektir. Ancak bir firma anlaşma
                             K                      olmadan fiyat yükseltirse rakipleri onu
 P1                                                 izlemezler ve eski fiyatı sürdürürler. Bunun
                                                    nedeni fiyat yükseltenin müşterilerini çalma
 P2                                        D2       düşüncesidir. Bu nedenle anlaşma olmadan
                                                    piyasa fiyatları yükseltilemez. Sadece bir firma
                                      D1
                                                    yükseltir. Bu nedenle fiyatlar yukarıya doğru
                                                    katıdır. Talep eğrisi K noktasının altında az
                                                    esnek, üstünde daha esnektir.
 0                      Q1       Q2
                                                Q

      Firma mallarının homojen olduğu oligopole tam oligopol, fakat homojen değil de
birbirini ikame edebilen mallar sözkonusu ise noksan oligopol adı verilir.


      E- DÜOPOL
     İki satıcı firma karşısında, çok sayıda alıcının bulunduğu piyasaya verilen addır.
Farklı düopol teorilerinden en önemlileri Cournot, Chamberlin ve Hotteling’in teorileridir.


      F- İKİ YANLI TEKEL
    Bir malın tek satıcısı ve tek alıcısının olduğu piyasadır. Bu piyasada fiyat tarafların
pazarlık güçlerine bağlı olarak oluşur.
68                                                                   Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları




      VII- FAKTÖR PİYASALARI

     Faktör piyasaları analizimizde önce faktör talebini daha sonra faktör arzını
inceleyeceğiz.
      Faktör Talebi: Üretimde bulunmak üzere firmalar tarafından üretim faktörlerine
yönelik taleptir. Firmaların üretim faktörlerine olan talepleri birçok değişken tarafından
etkilenir. Bu nedenle bir faktör talebi fonksiyonu oluşturalım.
      QDf     = Firmanın faktör talep miktarı
      Pf      = Faktörün fiyatı
      PfD     = Diğer faktörlerin fiyatı
      Vf      = Faktörün marjinal verimliliği
      P       = Faktörün üretiminde kullanıldığı malın piyasa satış fiyatı olsun.
      QDf=f(Pf, PfD, Vf, P) şeklinde oluşturduğumuz fonksiyonda faktör talep miktarı
bağımlı değişkendir. Bağımsız değişkenlerdeki değişmeler faktör talep miktarını
etkileyecektir.
     İlk incelememizde faktörü talep eden firmanın tam rekabet koşullarında malını satan
tam rekabetçi bir firma olduğunu ve faktör piyasasında da tam rekabet koşullarının
geçerli olduğunu varsayalım. Faktör piyasasında tam rekabet koşullarında faktör fiyatları
veridir. Tüm faktörler homojendir. Firma piyasada oluşan fiyattan istediği kadar faktör
talep edebilir.
     Ürününü kısa dönemde sabit bir fiyattan satan tam rekabetçinin, azalan verimler
yasası nedeniyle elde ettiği marjinal fiziki ürün belli bir noktadan sonra azalmaya
başlayacaktır. Marjinal ürün ile bunun piyasa fiyatı ile çarpımı ilave faktörün firmaya
parasal katkısı olan marjinal ürün gelirini verecektir.
      Marjinal ürün geliri MRP=MPP.P ‘dir. Firma faktörü tam rekabet koşullarında sabit
bir fiyattan talep edeceğinden faktörün fiyatı marjinal faktör maliyetini oluşturacaktır.
      Marjinal faktör maliyeti MFC= Pf ‘dir.



                                                Firma marjinal ürün geliri eğrisinin azalan
                                           kısmında MRP=MFC olduğu düzeyde faktör istih-
Pf1                          MFC1
                                           dam kararını verecektir. Pf1 fiyatından, Qf1 kadar
Pf2                             MFC2       faktör talep edecektir. Eğer faktör fiyatları Pf2’ye
                                           düşerse bu kez Qf2 kadar faktör talep edecektir.
                            MRP                 Bu nedenle MRP eğrisinin negatif eğimli kısmı
                Qf1   Qf2         Qf       firmanın faktör talep eğrisi olacaktır.
 0

     Faktörün fiyatı dışında faktör talebini etkileyen diğer etkenleri sabit varsaydığımızda
(ceteris-paribus) faktör talep miktarı, faktör fiyatının fonksiyonu olacaktır. Fiyat düştükçe
faktör talebi artacak, yükseldikçe azalacaktır. Faktörün fiyatı dışındaki diğer etkenlerin
değişmesi ise faktör talep eğrisini (MRP’yi) sağa veya sola kaydıracaktır.
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                                 69


                                                      Örneğin; Tam rekabet koşullarında çalışan bir
                                                 firma belli bir faktör fiyatında istihdam kararını
                                                 vermiş iken, üretimde kullandığı faktörün marjinal
                                                 verimliliği artarsa (MPP) veya ürettiği ürünün piyasa
Pf                                   MFC         satış fiyatı artarsa (P) bu durumda MRP=MPP.P
                                                 artacağından faktör talep eğrisi MRP sağa kayacak
                                     MRP2
                           MRP1                  ve belli bir faktör fiyatında daha fazla faktör
                                                 talebine yol açacaktır.
  0                 Qf1   Qf2               Qf



       Faktör Talep Esnekliği
       Faktör talep esnekliğinde faktörün fiyat esnekliğini inceleyeceğiz.

                                                                                    Qf
                                      Faktörün miktarındaki % değişme               Qf
      Faktör fiyat esnekliği=                                                   =
                                      Faktörün fiyatındaki % değişme                Pf
                                                                                    Pf

       Faktör Talep Esnekliğini Belirleyen Faktörler
       1- Faktörün üretiminde kullanıldığı malın talep esnekliği: Malın talep esnekliği
          yüksek ise faktör talep esnekliği de yüksektir.
       2- Marjinal ürün geliri (MRP)’nin azalma seyri: Firmada azalan verimler yasası yavaş
          işliyorsa MPP eğrisi yavaşça azalacak ve MRP de yavaşça azalacağından esneklik
          yüksek olacaktır.
       3- Faktörün maliyetinin firmanın toplam maliyeti içindeki payı yüksek ise esneklikte
           yüksek olacaktır.
       4- Faktörler arası ikame kolay ise esneklik yüksek olacaktır.
       5- Faktör fiyatının değişmesi üzerinden geçen zaman ne kadar çoksa esneklik o
          kadar yüksek olacaktır.


    Mal Piyasasında Monopolcü Olan Firmanın Faktörü Tam                                     Rekabet
Koşullarında Talep Etmesi:
      Faktör piyasasında faktörü tam rekabet koşullarında veri bir fiyattan talep eden
firma eğer ürününü monopolcü olarak satıyorsa sabit bir fiyattan satamayacaktır. Daha
çok satmak isterse fiyat düşürmesi gerekeceğinden marjinal geliri MR tam rekabetçi gibi
P’ye eşit olmayacak ve gittikçe azalan bir seyir izleyecektir. Bu nedenle marjinal ürün
geliri MRP=MPP.MR’de hem MPP ve hem de MR azalıyor olacaktır. Oysa tam rekabetçi
firma ürününü sabit bir fiyattan sattığı için MRP=MPP.P’de sadece MPP’si azalıyordu. Bu
nedenle monopolcü firma için MRP daha hızlı azalan bir eğri olacaktır.
70                                                                    Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları




                                                        Faktör piyasalarında aynı koşullarda
                                                   faktör talep eden tam rekabetçi firmaya
                                                   göre monopolcü firmanın istihdamı daha
Pf                                      MFC        az olacaktır. Tam rekabetçi firma Qf2 kadar
                                 MRP=MPP.P
                                                   talep ederken, monopolcü Qf1 kadar talep
                                                   edecektir.
                            MRP=MPP.MR
                                              Qf
 0                  Qf1   Qf2


      Faktör Piyasalarında Tek Alıcı (Monopson) Durumu
                                                    Monopson bir girdinin tek alıcısı olma
                                              durumudur. Girdiyi tüm arz edenler tek alıcıyla
Pf                                            karşı karşıyadır. Bu nedenle monopsoncu girdi
                                MFC
                                              alım fiyatını kendi belirler. Yani girdi fiyatları
                                              piyasada oluşmaz ve kendisi için veri değildir.
                                              Bu durumda monopsoncu kendisine daha çok
                                              girdi arz edilmesini istiyorsa fiyatı yükseltmek
                                              zorundadır. MFC eğrisi sabit değil artan
                                 MRP          eğimlidir.
                                 P               Monopsoncu faktör istihdam kararını yine
                                              MFC=MRP olduğu düzeyde belirler.
  0                 Qf
                                   Qf

      Faktör Arzı
     Faktör arzını her üretim faktörü için ayrı ayrı incelemek gerekecektir. Çünkü her
faktörün arzı farklı değişkenlere bağlıdır. Emek arzını etkileyen faktörlerle, sermaye veya
toprak arzını etkileyen faktörler farklıdır.
     1- Emek Arzı: Emek arzı temelde reel ücretin ve bir derece diğer etkenlerin
fonksiyonudur. Diğer etkenler olarak işin niteliği, yoruculuğu vs. de etkilidir. Burada
                                         W
emek arzını (Ls) reel ücretin fonksiyonu    olduğunu kabul edelim. Reel ücret arttıkça
                                         P
emek arzı artacaktır.
      Bir bireyin çalışma ve boş durmaya ilişkin zevk ve tercihleri olacaktır. Tüm zamanını
boş durmaya yada tüm zamanını çalışmaya ayıramaz. 24 saatlik bir günde ne kadar süre
çalışıp, ne kadar süre boş durulacağı kararında ücretler etkili olacaktır.
      Her bireyin çalışma ve boş durmaya ilişkin zevk ve tercihleri farklı olacağı için, her
bireyin çalışma ve boş zaman arasındaki tercihlerini yansıtan farksızlık eğrileri olacaktır.
Yine bütçe doğrusuna benzeyen bireyin zaman kısıtı doğrusu da vardır. Bunları bir grafik-
le inceleyelim.
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                                        71


                                                                      Birey az boş durup çok çalışırsa çok
Çalışma                                                                     W
Zamanı                                                           reel ücret     elde ederken ve daha çok
                                                                             P
      W                                                          mal tüketip faydasını artırırken, az boş
  (     )                                                        durmakla boş zamanın faydasını kaybeder.
      p
                                                                      Çok boş durarak boş zamanın faydasını
                                                                 artırmak isterse, bu kez az çalışacağı için,
                                                       İ3                       W
                                                                 az reel ücret      ve az mal tüketip fayda
                                                 İ2                              P
                                            İ1                   kaybı yaşar.
        0                            Boş zaman (s)                    Bir farksızlık eğrisi üzerindeki toplam
                                                                 faydası değişmez.
      Birey için saat ücretinin (w) 1 milyon olduğunu varsayalım. 24 saat boş durursa hiç
gelir elde edemez iken, 24 saat çalışırsa 24 milyon gelir elde eder.
     Bu duruma ilişkin bireyin zevk ve tercihlerini yansıtan farksızlık eğrilerini devreye
sokarak ne kadar saat çalışmak isteyip, ne kadar saat boş durmak isteyeceğini bu ücret
düzeyi için bulabiliriz.


                                     W
                                     P
                                     36



                                     24
                                                            D2
                                     18

                                                                          İ2
                                     10                      D1

                                                                               İ1

                                      0               12     14           24        S

     Bu ücret düzeyi için (saat ücreti w=1 milyon) bireyin 14 saat boş durduğunu ve 10
saat çalışarak 10 milyon gelir ettiğini D1 noktasında dengeye geldiğini varsayalım.
      Şimdi aynı zevk ve tercihlere sahip bu birey için saat ücretinin emek arzı üzerinde
etkisini görelim. Saat ücreti w=1,5 milyon olsun. Bu durumda 24 saat çalışmakla 36
milyon elde edebileceğinden zaman kısıtı doğrusu dikey eksende yukarı doğru kayar. Bu
durumda birey D2 noktasında dengeye gelerek boş zamanı 12 saate azaltıp, çalışma
zamanını 10 saatten 12 saate çıkartarak 18 milyon gelir elde eder.
       Yani ücret düzeyinin artması bireyin emek arzını artırmıştır.
     Bu duruma “ikame etkisi” adı verilir. Birey ücret haddinin artması ile boş
zamanını çalışma zamanına ikame ederek kendisine daha yüksek fayda sağlayan i2
farksızlık eğrisinde D2 noktasında dengeye gelmiştir.
72                                                                       Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



        Şimdi ücretlerin daha da artmasının bu bireyin emek arzı üzerindeki etkisine bakalım.

        w
        p                                                            Saat     ücretinin    w=2,5
        60
                                                                milyona çıktığını düşünelim. Birey
                                                                24 saatlik çalışmayla 60 milyon
                                                                kazanabileceğinden zaman kısıtı
                                                                doğrusu dikey eksende daha
                                                                yukarı kayar.
        36                                                            Aynı tercihlere sahip birey
                                   D3
        25                                                      bu kez D3 noktasında dengeye
        24               D2                                     gelir. Boş zamanını artırarak (14
        18                                                      saate) çalışma süresini 10 saate
                                                                indirir.
                                   D1   İ2
        10                                                            Ücretlerin artmasıyla birey
                                                  İ1
                                                                öncekine göre daha az süre
                                                                çalışarak daha yüksek bir gelir
                                                                elde edebileceğinden emek arzını
            0           12        14                            azaltır. Bu duruma “gelir etkisi”
                                                            s   adı verilir.


        Şimdi bireyin iş gücü arz eğrisini çizersek;
w
p                Ls
                                                   İşgücü arz eğrisi belli bir ücret düzeyine kadar
                                              pozitif eğimli olurken (ikame etkisi ile işgücü arzı
                                              artarken), belli ücret düzeyinden sonra gelir etkisi
w                                             nedeniyle negatif eğimli hale gelir.
p



    0              Ls                   Ls
        Sermaye Arzı
Reel                                                    Sermaye arzını, tasarruf sahiplerinin
faiz                                              girişimcilere parasal tasarruflarını sermaye
                                                  teşkili için arz etmeleri olarak düşünelim.
                                                  Bireylerin daha az tüketmeleri tüketimin
                                                  marjinal yararını artıracağından, daha çok
                             Sk
                                                  tasarruf ederek ödünç vermek ancak faizler
                                                  yükselirse mümkün olacaktır. Çünkü bireyler
                                                  gelecekteki tüketimin bu günkü değeri bugün
                                                  tüketmekten yüksek olacaksa tasarruf yapmaya
                                                  ve ödünç vermeye başlayacaktır. Parasal
                                                  sermayeye ödenecek faiz arttıkça gelecekteki
                                                  tüketimin bu günkü değeri yükseleceğinden
        0                                         tasarruf (sermaye) arzı artacaktır.
                                             Ks
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                      73


      Toprak Arzı


     Normalde faktör arzı faktör fiyatı arttıkça artar. Bu durumun tek istisnası topraktır.
Toprak miktar bakımından sabit bir faktördür. Başka yere taşınması ve çoğaltılması
mümkün değildir. Bu nedenle kullanım yerinde toprağa talep yoksa rant elde edemez.
Talep artarsa sadece rant artar. Arzı sabittir.


                                     R
                                                     SN




                                     R3
                                                           D3
                                     R2
                                                          D2


                                     0                    D1      Q




      Değişik Rant Tanımları
     Diferansiyel Rant: Topraklar arası nitelik farkından veya pazara uzaklık farkından
dolayı aynı büyüklükteki iki toprak arasında oluşan rant farkıdır. Şehir içerisinde arsanın
konumuna göre de bu fark oluşabilir. Buna şehir rantı denir.
     Rant Benzeri: Kısa dönemde arzı artırılamayan toprak dışı bazı faktörlerde yoğun
talep karşısında yüksek gelir elde edebilirler. A. Marshall buna rant benzeri adını verir
(Ünlü bir ses sanatçısı veya doktorun yüksek gelir elde etmesi gibi).

      Ekonomik Rant ve Transfer Kazancı
      Transfer Kazancı: Bir faktörün arzını teşvik için ödenmesi gereken asgari gelirdir.
Bir faktöre en az fırsat maliyeti kadar ödeme yapılması halinde arzı mümkün olacaktır.
     Ekonomik Rant: Bir faktör sahibinin fırsat maliyetinin üstünde elde ettiği gelirdir.
Vasıflı faktöre ekonomik rant ödenmesi gerekir. Toprağın başka yere taşınması mümkün
olmadığı için fırsat maliyeti sıfır kabul edilir. Bu nedenle toprağın elde ettiği gelirin
tamamı ekonomik ranttır.
     Vasıfsız bir faktöre ise fırsat maliyeti üstünde bir ödemede bulunulmaz. Bu nedenle
vasıfsız bir işçinin elde ettiği gelirin tamamı transfer kazancıdır.
74                                                                              Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları




ücret                                                         Vasıflı emekten daha çok yararlanılmak
                                              SL
                                                        isteniyorsa daha çok bedel ödenerek arzını
                                                        artırması sağlanabilir.

                                                             Faktöre yapılan toplam ödeme ( w , D , O.L )
         w                          D                                                             p
         p Ekonomik                                     dörtgeninin alanı kadardır. Taralı alan ekonomik
           rant                                         rant, alt bölge transfer kazancıdır. Ekonomik
                      Transfer                          rant üretici rantına benzer.
                      kazancı                DL

         0                     L
                                                   L




ücret
                                                           Vasıfsız iş gücüne fırsat maliyeti kadar bir
                                                       bedel ödenir. Daha çok yararlanmak için daha
                                                       yüksek bedel ödemeye gerek yoktur.
         w                                    SL
         p
                                                           Bu nedenle vasıfsız işçiler sadece transfer
                    Transfer                           kazancı elde ederler.
                     kazancı
                                             D


             0                     L



     R


                                   SN                      Toprak gibi arzı sabit ve taşınması mümkün
                                                       olmayan, fırsat maliyeti olmayan faktörler sadece
                                                       ekonomik rant elde ederler.
     R

                 Ekonomik
                   rant                 SN



         0                     N
                                                   N
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                       75



                   VIII- GENEL DENGE ve TOPLUMSAL REFAH



     Genel denge, tüm girdi ve çıktı piyasalarında arz ve talep eşitliğinin eşanlı olarak
sağlanması demektir.
     Ekonominin genel dengesine ilişkin ilk görüşlerin 18. yüzyılda Fizyokratlar tarafından
ortaya atıldığını görürüz. Fizyokrasi düşüncesinin önde gelen ismi Dr. Quesnay’ın genel
ekonomik işleyişe ilişkin görüşleri genel denge analizinin temelini oluşturur.
    Daha sonra Neoklasik iktisatçılardan L. Walras, W. Pareto, K. Arrow, G. Debreu ve
Edgeworth mikroekonomik analizlerle genel dengeyi açıklamaya çalışmışlardır.
     Daha önceki analizlerimizde tüketici dengesi,üretici dengesi gibi kısmi denge
analizleri yapmıştık. Şimdi ise genel denge analizlerine geçelim. Genel dengeyi belli
varsayımlar altında inceleyeceğiz.
      Varsayımlarımız
      1- Ekonomide X ve Y olmak üzere iki mal, A ve B olmak üzere iki tüketici, emek (V1)
         ve sermaye (V2) olmak üzere iki girdi vardır.
      2- Gerek girdi ve gerekse mal piyasalarında tam rekabet koşulları geçerlidir. Yani
         emek ve sermayenin fiyatı tüm üreticiler için aynı ve X ve Y malının fiyatı tüm
         tüketiciler için aynıdır.
      3- Üretimde tam istihdam koşulları vardır.
      4- Üretim ve tüketim aynı yer ve zamanda yapılmaktadır. Yani belli bir dönemde
         üretilen malın tamamı o dönemde o ülke bireyleri tarafından tüketilmektedir.
         Artık mal yoktur. Ekonomi dışa kapalıdır.
      5- Ekonomide dışsallıklar yoktur.

      Genel Dengeye İlişkin Kavramlarımız
      Pareto Optimalite Kriteri: Başkalarının refahını azaltmaksızın bazılarının refahını
artıran her türlü değişiklik toplumun refahını artırır. Başkalarının refahını azaltmadan bir
bireyin refahını artırmak mümkün değilse optimallik koşulları sağlanmıştır.
      Refah Ekonomisi: Birbirine alternatif olabilecek birden fazla ekonomik durum
arasından hangisinin toplumsal açıdan en uygun seçenek olduğu araştırılır. Bu seçeneği
belirlemek için “Pareto Optimalite Kriteri” kullanılır.

      MAL PİYASASINDA GENEL DENGE
      (MALLARIN TÜKETİCİLER ARASINDA DAĞILIMINDA ETKİNLİK)
      Burada iki birey arasındaki mübadeleyi (değişimi) Edgeworth Kutu Diyagramı ile
inceleyeceğiz. Her iki tüketicinin de orijine göre dışbükey farksızlık eğrilerine sahip
olduğunu varsayalım. Tam rekabet koşullarında malların fiyatları her iki tüketici için aynı
olacağından bütçe doğrusunun eğimi her iki tüketici için aynı olacaktır. Tüketilmeyen
artık mal olmadığını düşüneceğiz.
76                                                                  Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



     Y




     YA                 D                          YB               D




     0          XA                                     0       XB
                                       X                                                   X
                                                               B tüketicisi

A tüketicisi dengede XA kadar X malı              B tüketicisinin denge durumunu gösteren
YA kadar Y malı tüketmektedir. Geriye             şeklimizi ok yönünde çevirerek A tüketi-
kalan X ve Y mallarını ise diğer tüketici         cisinin denge şekli üzerine kapatırsak
tüketmektedir.                                    Edgeworth Kutu Diyagramını elde ederiz.


                    X                                                            B
                            XB1 XB2        XB3   XB4                    0

                                                                                Tüketicilerarası
                                   Z                       G                    “Anlaşma Eğrisi”
              YA2                                                       YB2

                                             K     F
              YA4                                                       YB4
              YA3                                                       YB3
                               D
                                   E
              YA1                                                       YB1
                        C

                                                                            Y
               0            XA1 XA2        XA3   XA4                X
          A


     İki tüketici arasında mallar etkin olarak C, D, E, F ve G gibi noktalarda dağılmıştır.
Dağılım bu noktalarda iken bir tüketiciyi daha yüksek refah düzeyine çıkartmak ancak
diğer tüketicinin refahının azalması pahasına olacaktır. Bu noktalarda Pareto Optimalite
Kriteri sağlanmıştır.
      Ancak Z gibi bir noktada yine tüm mallar iki tüketici arasında tüketilmekte ve artık
mal olmamakla beraber bu noktada dağılımda etkinlik yoktur. Bu noktada farksızlık
eğrilerinin eğimi bütçe doğrusunun eğimine eşit değildir. Bu durumda tüketiciler ikame
yapmaya başlayacak ve K noktasında denge sağladığında her iki tüketicide aynı parayla
daha yüksek bir fayda elde edebileceklerdir.
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                                    77


    Tüketiciler eğer bir kazanç sağlayacaklarını düşünüyorlarsa malları mübadele
edeceklerdir. Eğer değişim tüketicilerin faydalarını artırmıyorsa değişim olmaz. Bu
durumda mallar etkin dağılmıştır.
    Eğer tüketici tercihleri normal davranış özelliklerine sahipse ve tüketimde dışsallık
yok ise, rekabetçi bir piyasanın değişim dengesi Pareto Optimaldir. Bu sonuç refah
ekonomisinin “birinci en iyi teoremi”dir.
    Eğer toplumda rekabet koşullarında bir aksama mübadele yapmayı engelliyorsa bu
durumda devlet tarafından piyasaya müdahale edilerek tüketiciler için farklı fiyatlar
uygulanarak etkin dağılım sağlanabilir.
     Yukarıdaki şekilde A tüketicisi için X ve Y mallarının fiyatı daha düşük belirlenerek
tüketim noktası Z’den F’ye getirilebilir. Bu durumda B’nin faydası azaltılmadan A’nın
faydası artırılmıştır. Yani toplumsal refah kamu müdahalesi ile artırılmıştır. Bu sonuç refah
ekonomisinin “ikinci en iyi teoremi”dir.
     Mal piyasasında tüketiciler arasında etkin dağılım sağlandığı noktalarda her iki
tüketici için marjinal ikame oranı birbirine ve aynı zamanda malların fiyatlarının birbirine
oranına eşit olacaktır.
                         U               U
      A         Y       X    B          X      PX
        MRS                MRS           
       Y ,X     X       U     Y ,X      U      PY
                          Y              Y
      Bu koşul mal piyasasında tüketiciler arası denge koşuludur. Bu denge koşulunun
gerçekleştiği noktaların geometrik yeri olan eğriye tüketiciler arası “Anlaşma Eğrisi” adı
verilir.
       Pareto Optimal noktalarda tüketicilerden birinin refahı azaltılmadan diğerinin refahı
artırılamaz.


        GİRDİ PİYASALARINDA GENEL DENGE
        (GİRDİLERİN ÜRETİCİLER ARASINDA ETKİN DAĞILIMI)


                                                           Y
        V1        YV11 YV12                           0
 V2
                                                               Sözleşme         Girdi piyasalarında et-
                                             G                 Eğrisi     kinlik yine Edgeworth Kutu
                     Z                       Z
                                             F        YV21                Diyagramı ile incelenir. Emek
 XV1                                                                      ve sermaye kullanarak üre-
                                         K                                tim yapan iki üretici için
                                                                          orijine göre dışbükey eşürün
 XV22
                          D          E                                    eğrilerine göre çizilmiş birey-
                                                      YV22
                                                                          sel dengelerini birleştirerek
                                                                          kutuyu oluşturalım.
              C
                                                          V2

    0             XV11 XV12
X                                                V1
78                                                                                  Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



      Üreticiler arasında C, D, E, F, G noktalarında tüm girdiler kullanılmakta ve üretim
etkin biçimde gerçekleştirilmektedir. Z noktasında da tüm girdiler X ve Y üretimi için
kullanılmış, boş girdi bulunmamaktadır. Fakat Z noktası etkin dağılım noktası değildir. Z
noktasında eşürün eğrilerinin eğimi, eşmaliyet doğrusunun eğimine eşit değildir. Bu
durumda üreticiler ikame yapmaya başlayacak ve bu ikame her iki üretim için belli bir
eşmaliyet kısıtıyla en yüksek üretimin sağlandığı (D) noktasında sona erecektir. Bu nokta
Pareto Optimaldir. Tam rekabet koşullarında bu durum kendiliğinden sağlanır. Ancak
piyasa koşullarında bir aksama bu durumu gerçekleştirmiyorsa müdahale ile girdi
piyasalarında etkinlik sağlanabilir. V1 ve V2 girdileri X üretimi için daha düşük fiyatla
belirlenerek X üretimi için eşmaliyet doğrusu sağa kaydırılıp E noktasına getirilirse, Y
üretimi azalmadan X üretimi artırılmış olur.
         Üretimde Genel Denge Koşulu:

                                             TPP                         TPP

          X        V2     V1  Y       V2     V1    r1
            MRTS             MRTS            
           V2 ,V1  V1    TPP   V2 ,V1 V1    TPP    r2
                          V2                  V2



         ÜRETİM İMKANLARI EĞRİSİ
      Üretimde etkinliği incelerken iki mal üretildiği durumda girdilerin etkin olarak
kullanıldığı noktaların geometrik yerine “Sözleşme eğrisi” veya “etkin üretim eğrisi”
denildiğini gördük. Etkin üretim eğrisi üzerinde girdilerin bir malın üretiminde kullanılan
miktarları artırılırsa diğer malın üretimi azalır. Girdilerin tamamı bir malın üretimine tahsis
edildiğinde ise diğer malın üretimi sıfır olur. İşte etkin üretim eğrisi üzerindeki bazı üretim
düzeylerinin X ve Y ekseninden oluşan bir şekil üzerinde gösterilmesiyle “üretim imkanları
eğrisi” elde edilir.
         Üretim imkanları eğrisi üzerinde bir malın üretimi azaltılmadan diğeri artırılamaz.
         Üretim imkanları eğrisi üç farklı biçimde olabilir.

         1- İçbükey Üretim İmkanları Eğrisi
     Eğri üzerinde C, D, E, F, G noktalarında girdilerin etkin kullanımı söz konusudur. Z
gibi noktalarda ise etkin üretim yoktur ve eksik istihdam söz konusudur. K gibi bir
noktadaki üretim ise mevcut kaynaklar ve teknoloji ile gerçekleştirilemez. İç bükey
üretim imkanları eğrisinde X üretiminin fırsat maliyeti gittikçe artar.

Y                                                           Üretim imkanları eğrisinin içbükey olmasının
          C
                                                        nedenleri:
    Y1
                   D                     K                    a- Her iki mala ilişkin üretim fonksiyonu azalan
    Y2
                                                        getiriye sahip olabilir.
                            E
    Y3
                                                             b- Üretim fonksiyonlarından biri azalan, diğeri
                   Z            F                       sabit getiriye sahip olabilir.

    Y4                               G

    0         X1       X2       X3                  X
Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları                                                                      79


          2- Dışbükey Üretim İmkanları Eğrisi

Y
     Y1
                                                         Üretim imkanları eğrisinin dışbükey olmasının
                                                   nedeni; Üretim fonksiyonlarından birisi ölçeğe göre
     Y2
                                                   artan getiriye sahip iken, diğerinin azalan veya geti-
     Y3                                            riye sahip olmasıdır.
                                                         Bu durumda X üretiminin fırsat maliyeti gittikçe
     Y4                                            azalır.
     Y5

     0      X1    X2       X3       X4        X


          3- Doğrusal Üretim İmkanları Eğrisi
                                                             Üretim imkanları eğrisinin doğrusal olması-
Y                                                      nın nedeni; her iki üretim fonksiyonu da ölçeğe
                                                       göre sabit getirili ve etkin üretim eğrisinin doğru-
                                                       sal olmasıdır.
                                                             Bu durumda fırsat maliyeti sabit olur.
 Y1
                                                           Üretim imkanları eğrisine herhangi bir nok-
                                                       tada çizilen teğetin eğimi Y malının X malına
 Y2                                                                                       ΔY
                                                       marjinal dönüşüm oranı MRT=           ’i verir. Bu
 Y3                                                                                       ΔX
                                                       oran dönüşüm eğrisinin (üretim imkanları eğrisi-
 Y4                                                    nin) o noktadaki eğimini gösterir. Eğri doğrusal
                                                             ΔY
                                                       ise      sabit olur. Bu durum sabit fırsat maliyeti
 0           X1   X2       X3       X4             X         ΔX
                                                       durumunun geçerli olduğunu gösterir.
     Eğri içbükeyse, artan marjinal dönüşüm oranı ve artan fırsat maliyet söz konusu i-
ken, eğri dışbükeyse; azalan marjinal dönüşüm oranı ve azalan fırsat maliyeti geçerlidir.
      Bir ekonomide üretimde etkinliğin sağlanmış olması tüketimde de etkinliğin sağlan-
dığı anlamına gelmez. Yine bir ekonomide üretimde etkinliğin sağlandığı nokta toplumsal
tercihlerin doğrultusunda en yüksek toplumsal faydanın sağlandığı anlamına da gelmez.
 Y                                                       Şekilde A ve B noktaları üretimde etkin nokta-
                                                   lardır. Ancak toplumsal farksızlık eğrileri toplumun
                                                   tercihlerini gösterdiğinde bu noktaların en yüksek
            A                                      refah sağlayan noktalar olmadığı görülür. Toplumsal
                                    C              tercihler doğrultusunda D noktasındaki etkin üretim
  Y
                       D                           daha yüksek bir toplumsal fayda sağlamaktadır.
                                              İ3
                                         İ2              O zaman üretim bu noktada yapılmalıdır. Y ve X
                                              İ1   mallarından ne kadar üretilmesi gerektiğini sadece
                                B                  üretim olanakları belirleyemez. D noktasının belirle-
                                                   diği X, Y bileşimi toplum için en uygun üretimdir.
  0                    X                 X
80                                                                     Mikroiktisat Temel Çerçeve Notları



                                                                                                  ΔY
     Bu noktadan teğet geçen doğrunun eğimi; “marjinal dönüşüm oranı” MRT=
                                                                                                  ΔX
Y ve X mallarının fiyatları oranını verecektir. Toplumun tercihleri değişip X malına kayarsa
üretim B noktasına doğru kayacak Y üretimi azaltılıp X üretimi artacak artan fırsat mali-
yetinden dolayı X malı fiyatı artarken Y malı ucuzlayacaktır. Malların fiyatlarının oranını
gösteren doğru bu kez B noktasından teğet geçen doğrudur.
     Tam rekabet koşullarında X ve Y malı fiyatları bu malları tüketen tüm tüketiciler için
aynı olacağından genel dengede;



                        U                                    U
               Y                            P    Y
                                                 Y
                   X  MRS       X   X 
      A                  B
        MRS                                          MRT
      Y,X     X     U   Y,X   X     U     P   X   Y,X
                                               Y
                     Y                Y




                                 Y




                                                          A
                                 Y
                                                  F
                                             E
                                         D
                                     C

                                 0                    X
                             B                                     X



     Yani marjinal dönüşüm oranı MRT, bütçe doğrusunun eğimine eşit olacaktır.
    Genel dengede bir bireyin refahı artırılırken diğer bireyin refahı azalacak, ancak top-
lumsal refah değişmeyecektir.

				
DOCUMENT INFO
Shared By:
Categories:
Tags:
Stats:
views:8787
posted:3/5/2012
language:
pages:78