YARGITAY KARARLARI ISIGIN

Document Sample
YARGITAY KARARLARI ISIGIN Powered By Docstoc
					 YARGITAY KARARLARI
        IġIĞINDA
    5271 SAYILI CEZA
MUHAKEMESĠ KANUNU’NDA
  ĠDDĠANAMENĠN ĠADESĠ
Ġddianamenin iadesi kurumu, 1412 sayılı
Ceza Muhakemesi Usulü Kanununda
bulunmayan, 5271 sayılı CMK ile
mevzuatımıza alınmış yeni bir kurumdur.
              Amaç Nedir?

     Önceki 1412 sayılı CYUY‟un yürürlük
döneminde, mahkemeler önüne giden
uyuĢmazlıklarda, ülkemize özgü yüksek
oranda beraat kararları ile karĢılaĢılması
sonrası, soruĢturma ve kovuĢturma evreleri
arasında bir “orta aĢama” olarak
düĢünülmüĢtür.
 Ġddianamenin iadesi bir ara denetim
  mekanizması olup bununla gereksiz davaların
  açılması ve davaların makul sürede
  sonuçlandırılması amaçlanmaktadır. Kamu
  davasının mümkünse bir duruĢmada
  sonuçlanmasını sağlayacak altyapıyı
  oluĢturmak, soruĢturma evresinin iyi bir
  Ģekilde yapılması ve iyi hazırlanmıĢ bir dosya
  ile kovuĢturma evresinin kısa sürede sona
  ermesinin sağlanması iddianamenin iadesi
  kurumunun temel amacını oluĢturmaktadır.
       Ġddianamenin Ġadesi Kurumunun
            Uygulamadaki Durumu

      Bazı mahkemeler iddianamenin baĢlığında
suç yerinin yazılmamasını iade sebebi olarak kabul
ederken, diğer bazıları ise, iddianamenin
içeriğinden suç yeri açıkça anlaĢılıyor ise
iddianameyi kabul etmektedir.
       Bazı mahkemeler nüfus veya adli sicil kaydı
alınmadan açılan iddianameleri iade ederken
diğerleri, bu eksikliği kendisi tamamlama yoluna
gitmektedir.
Ancak uygulamanın baĢlangıcından
bugüne kadar geçen zaman içerisinde
özellikle Yargıtay‟ın iade ile ilgili
verdiği kararlar karĢısında
baĢlangıçta yüksek olan iade oranı
düĢmüĢtür.
    Ġddianamenin Ġadesi Kurumu
   Madde 174 - (DeğiĢik madde: 25/05/2005-5353
S.K./27.mad)

       (1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruĢturma
evrakının verildiği tarihten itibaren onbeĢ gün içinde
soruĢturma evresine iliĢkin bütün belgeler incelendikten
sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
     a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,
      b) Suçun sübûtuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut
bir delil
toplanmadan düzenlenen,
     c) Önödemeye veya uzlaĢmaya tâbi olduğu soruĢturma
dosyasından açıkça anlaĢılan iĢlerde önödeme veya uzlaĢma
usulü uygulanmaksızın düzenlenen, Ġddianamenin
Cumhuriyet BaĢsavcılığına iadesine karar verilir.
     ġüphelinin üzerine atılı suçun vasfını
tayin etme yetkisi soruĢturma aĢamasında
C.Savcısına aittir.
     Suçun hukuki nitelendirilmesi
sebebiyle iade kararı verilemez.

     Nitekim CMK‟nın 174/2.maddesine göre
“suçun hukuki nitelendirilmesi sebebiyle
iddianame iade edilemez."
    6. Ceza Dairesi’nin Cebir ve tehditle kiĢiyi
hürriyetinden yoksun kılma, zorla senet imzalatma
ve geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçları
       ile ilgili olarak verdiği bir kararında;
    “Görev ve yetki konusunda iddianamede açık
bir yanlışlık veya çelişki olması halinde
iddianamenin iadesinin mümkün olduğu,
Cumhuriyet savcılığının hukuki nitelendirmesi ile
mahkemenin hukuki nitelendirilmesinin farklı
olduğu durumlarda ise iddianamenin kabulünden
sonra kovuşturma evresinde görevsizlik veya
yetkisizlik kararları ile sorunun hallinin mümkün
olacağını “dile getirmiştir.
(6. Ceza Dairesi, Esas No: 2007/17004, Karar No:
2007/601, 29.01.2007)
    11. Ceza Dairesi’nin bankayı aracı kılarak
    dolandırıcılık ve sahtecilik suçları ile ilgili
          olarak verdiği bir kararında;
        Mahkemesince sanığın eyleminin bankayı aracı kılarak
dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarını değil, basit dolandırıcılık suçunu
oluĢturduğu ve davaya bakma görevinin asliye ceza mahkemesine ait
olacağından bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiĢ ise de,
soruĢturma aĢamasında suçun hukuki nitelendirilmesinin Cumhuriyet
savcısına ait olup, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin ise
mahkemesine ait olduğu, mahkemece yapılacak yargılama
sonucunda suçun unsurlarının oluĢup oluĢmadığına karar verilmesi
gerekeceği belirtmiĢtir.
(11. Ceza Dairesi, Esas No: 2007/9288, Karar No: 2007/9239,
13.12.2007)
     3. Ceza Dairesi’nin bıçakla basit yaralama
      suçundan açılan bir dava ile ilgili olarak
               verdiği bir kararında;

       Mahkemece sanığın eyleminin basit yaralama
olmayıp adam öldürmeye teĢebbüs suçunu oluĢturduğu, bu
suçu yargılama yetkisinin Ağır Ceza Mahkemesine ait
olduğu ve görevli Mahkemeye hitaben düzenlenmeyen
iddianamenin iadesine karar verilmiĢ ise de, görev
konusunda iddianamede açık bir yanlıĢlık veya çeliĢki
olması halinde iddianamenin iadesinin mümkün olduğu,
mahkemenin suçun nitelendirilmesinde C. savcılığından
farklı düĢünmesi durumunda görevsizlik kararı vererek
dosyayı görevli Mahkemeye göndermesi gerektiğini
belirtmiĢtir. (3. CEZA DAĠRESĠ, Esas No: 2007/8659, Karar No: 2007/5291,
27.06.2007)
        CYY’nın 170. MADDESĠNDE
                BELĠRTĠLEN
             ĠADE NEDENLERĠ
      CMK‟nın 170/3 maddesinin a-k
fıkralarında belirtilen hususların mutlaka
iddianamede bulunması gerekir. Burada
belirtilen hususların bulunması zorunluluğu,
suçla bağlantılı olanlar içindir. Örneğin,
maktul, mağdur veya müdafi yoksa
iddianamede bulunmaması da iade nedeni
olamaz.
a. ġüphelinin kimliği,
b. Müdafii,
c. Maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği,
d. Mağdurun veya suçtan zarar görenin vekili veya kanunî temsilcisi,
e. Açıklanmasında sakınca bulunmaması halinde ihbarda bulunan
kiĢinin kimliği,
f. ġikâyette bulunan kiĢinin kimliği,
g. ġikâyetin yapıldığı tarih,
h. Yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri,
i. Yüklenen suçun iĢlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,
j. Suçun delilleri,
k. ġüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmıĢ ise, gözaltına alma ve
tutuklanma tarihleri ile bunların süreleri, iddianamede belirtilmelidir.
    CMK’nın 170/4. maddesine göre
iddianamede yüklenen suçu oluĢturan
       olayların, mevcut delillerle
 iliĢkilendirilerek açıklanmaması iade
                 nedenidir.
 Yani iddia makamı somut isnatlarda
 bulunmalıdır. Bu iddianamenin dava
     açan bir belge olmasının doğal
                sonucudur.
4. Ceza Dairesi’nin görevi ihmal suçu ile
   ilgili olarak verdiği bir kararında;
       köy muhtarı Ģüphelinin, yakınanın köy muhtarlığına
mahsullerinin korunması için yatırdığı bedel karĢılığında
R.Y. adlı kiĢiyi kır bekçisi olarak görevlendirdiği, bununla
birlikte yakınanın tarlasına verilen zarar ile Ģüpheli köy
muhtarının görevini savsadığı iddiasına iliĢkin kanıtların
iddianamede belirtilmemesi ve zarar ile muhtar olan
Ģüphelinin hangi eylemi arasında ne tür bir nedensellik
bağının bulunduğunun belirtilmemesinin; CMK‟nın 174/1.
maddesi göndermesi ile 170. maddesinde öngörülen,
iddianamede yüklenen suçu oluĢturan olayların, mevcut
delillerle iliĢkilendirilerek açıklanması zorunluluğuna
aykırılık oluĢturduğunu belirtmiĢtir.
(4. Ceza Dairesi, 2720-4615, 15.5 .2007)
      CMK’nın 170/5. maddesine göre
  iddianamenin sonuç kısmında, Ģüphelinin
  sadece aleyhine olan hususlar değil, lehine
     olan hususlar da ileri sürülmelidir.

 CMK’nın 170/6. maddesine göre iĢlenen suç
  dolayısıyla ilgili kanunda öngörülen ceza ve
      güvenlik tedbirlerinden hangilerine
hükmedilmesinin istendiği, suçun tüzel kiĢinin
 faaliyeti çerçevesinde iĢlenmesi halinde, ilgili
   tüzel kiĢi hakkında uygulanabilecek olan
     güvenlik tedbiri açıkça iddianamede
                  belirtilmelidir.
   6. Ceza Dairesi’nin nitelikli yağma suçu
    ile ilgili olarak verdiği bir kararında;
         5271 sayılı CMK‟nun 170/5-6. maddesi uyarınca,
iddianamede; Ģüphelinin sadece aleyhine olan hususlar değil,
lehine olan hususlar da ileri sürülüp ve iĢlenen suç
dolayısıyla ilgili kanunda öngörülen ceza ve ayrıca güvenlik
tedbirlerinden hangilerine hükmedilmesinin istendiğinin de
belirtilmesi gerektiği gözetilmeden, anılan iddianamede,
aynı Yasanın 174/1-a maddesine aykırı olarak, Ģüphelilerin
iĢledikleri fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu
fiille ilgili olarak davranıĢlarını yönlendirme yeteneklerinin
bulunmadığının kabul edilmesi halinde, uygulanması gereken
güvenlik tedbirleri ile ilgili yasa ve maddelerinin
gösterilmemiĢ olması karĢısında, yerinde görülmeyen kanun
yararına bozma isteminin REDDĠNE karar verilmiĢtir.
(6. Ceza Dairesi, 14854-5267-01/05/2007)
 CMK’nun 174/1-b maddesine göre
“suçun sübûtuna etki edeceği mutlak
     sayılan mevcut bir delilin
    toplanmadan düzenlenmiş”
      iddianame iade edilir.
     Yargıtay 11. Ceza Dairesi bir kararında

Sanığın ele geçirdiği Ģikayetçiye ait kredi kartı ile yapıldığı
iddia olunan harcamalara iliĢkin, iĢyeri sahipleri tarafından
ibraz edilen ve sanığın eli ürünü olduğu ileri sürülen
sliplerdeki imzaların sanık ile bağlantısı olup olmadığı, sanığa
attırılacak imzalar ile trafik Ģubesi, banka, mahalle muhtarlığı,
tapu müdürlüğü, sanığın çalıĢtığı ve varsa ticari iliĢkide
bulunduğu iĢyerleri gibi kurum ve kuruluĢlardan temin
edilecek imza örnekleri ile karĢılaĢtırılmadan, 5271 sayılı
CMK‟nın 174/1-b maddesinde belirtildiği üzere suçun
sübutuna etki edeceği mutlak sayılan bilirkiĢi raporu
alınmadan dava açıldığı anlaĢıldığından, anılan maddenin
birinci fıkrası uyarınca iddianamenin Cumhuriyet
baĢsavcılığına iadesine, iliĢkin kararı yerinde bulmuĢtur.
(11. Ceza Dairesi., 20.10.2005-6429-10112)
  11. Ceza Dairesinin resmi belgede sahtecilik
  suçu ile ilgili olarak verdiği bir kararında;
       ġüphelinin 26 KE 817 plakalı kamyonunu vergi
borcundan dolayı Ġl Özel Ġdaresine teslim edilmesi amacıyla
Trafik Tescil ġube Müdürlüğüne getirip evraklarını ibraz
ettiğinde, araca ait motorlu araç trafik tescil belgesinin sahte
olduğunun 27.12.2006 günlü tutanakla tespit edilerek,
Ģüphelinin ifadesi de eklenip soruĢturma evrakının Cumhuriyet
BaĢsavcılığına gönderilmesi üzerine, 5271 sayılı CMK‟nun
174. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde öngörülen ve
suçun sübutuna etki edeceği mutlak olarak değerlendirilen;
suça konu belgenin sahte olup olmadığı, sahte ise sahteliğin
belgenin tamamında mı yoksa bir kısmında mı
gerçekleĢtirildiği belirlenmeden ve sahtecilik suçlarının
unsuru olan aldatıcılık kabiliyetine haiz olup olmadığı
da araĢtırılmadan dava açıldığı anlaĢıldığından iddianamenin
iadesi hususunda verilen kararı yerinde bulmuĢtur.
(11. Ceza Dairesi, Esas No: 2007/3704, Karar No: 2007/3494, 17.05.2007)
      YARGITAY CEZA
     DAĠRELERĠNĠN
 “SUÇUN SÜBÛTUNA ETKĠ
EDECEĞĠ MUTLAK SAYILAN
   MEVCUT BĠR DELĠL”
        OLARAK
  DEĞERLENDĠRMEDĠĞĠ
       HUSUSLAR:
 Yargıtay’ın uygulaması, suçun iĢlendiği konusunda
yeterli Ģüphe bulunduğu takdirde dava açılması
yönündedir.

  Uygulamada en sık kullanılan iade nedeni, CMK’nın
174/1-b maddesinde yazılı olan “suçun sübutuna etki
edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan
iddianame düzenlenmiĢ olması” halidir.

 Kanaatimizce iddianamenin iadesi kurumunun
amacına ulaĢmasını sağlayacak en önemli iade nedeni
budur. Zira suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan
bir delil toplanmadan iddianame düzenlenmiĢ ise
iddianame kabul edildiğinde bu kez mahkeme bu delile
ulaĢmak zorunda kalacak ve bu da davanın uzamasına
neden olacaktır.
1. Adli Tıp Kurumundan Rapor Aldırılmaması
2. Geçici Rapor Ġle Kesin Rapor Arasındaki ÇeliĢkinin
Giderilmemesi
3. Mağdurun Kesin Raporunun Aldırılmaması
4. Mağdurun Beyanının Alınmaması
5. KeĢif Yapılmaması
6. BilirkiĢi Raporu Alınmaması
7. Gözlem Altına Alınma ĠĢleminin Yapılmaması
8. Tanıkların Dinlenmemesi
10.SoruĢturma Veya KovuĢturma ġartının
GerçekleĢmemiĢ Olması
11. Eylemin Hukuki Anlam Ve Sonuçlarını
Algılayamayan Ve DavranıĢlarını Yönlendirme Yeteneği
Olmayan KiĢiler Hakkında Kamu Davası Açılması
12. Sosyal Ġnceleme Raporu Aldırılmaması 13. YüzleĢtirme
  Yapılmaması
14. Fotoğraf TeĢhisi YaptırılmamıĢ Olması
15. Tekerrüre Esas Alınan Ġlamların Getirtilmemesi
16. ġüphelilerin Nüfus Ve Adli Sicil Kayıtlarının Dosyaya
  KonmamıĢ Olması Ġade Nedeni Olamaz.
17. Görevsizlik Kararları Ve Müsadere Talepleri
  Ġddianame Olmadığından Ġadeye Konu Olamaz.
18. ġüphelinin/ġüphelilerin Savunmasının Alınmaması Ġade
  Nedeni Değildir.
19. Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesine Karar
  Verilmemesi Ġade Nedeni Olamaz/Ġade Nedeni Olabilir.
20. Açılmayan Bir Dava Ġçin Ġddianame Ġade Edilemez
 UZLAġMA VE ÖNÖDEME USULÜ
 UYGULANMADAN ĠDDĠANAME
DÜZENLENMESĠ ĠADE NEDENĠDĠR.

CMK’NIN 174/4. MADDESĠNE GÖRE
     ĠLK ĠADE KARARINDA
  BELĠRTĠLMEYEN HUSUSLAR
 ĠKĠNCĠ ĠADE KARARINDA ĠADE
    NEDENĠ OLARAK ĠLERĠ
          SÜRÜLEMEZ
6. Ceza Dairesi’nin Kilitlenmek suretiyle muhafaza
 altına alman eĢya hakkında hırsızlık suçu ile ilgili
    olarak verdiği 23.12.2008 tarihli kararında;
  „SoruĢturma konusu suçun uzlaĢmaya tâbi olması halinde,
 Cumhuriyet savcısı veya talimatı üzerine adlî kolluk
 görevlisi, Ģüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene
 uzlaĢma teklifinde bulunur‟ hükmünü içerdiği, dosya
 içeriğine göre de, Ģüphelilere Cumhuriyet savcısının
 uzlaĢma teklifinde bulunduğu ancak Ģüphelilerin uzlaĢmak
 istemediklerini açıkça belirttikleri, tarafların uzlaĢmaya
 zorlanamayacağı, uzlaĢma ve Ģikayetten vazgeçmenin farklı
 müesseseler olduğu, yakınanın sanıklardan Ģikayetçi
 olmamasının ise uzlaĢmanın gerçekleĢtiği anlamına
 gelmeyeceğini” dile getirmiĢtir.
 6. Ceza Dairesi, Esas No: 2007/9594, Karar No:
 2008/24979, 23.12.2008)
   Önödeme Usulü Uygulanmaksızın
 Kamu Davasının Açılması Ġade
            Nedenidir.
   CYY‟nın 174/4. Maddesine Göre
 Ġlk Ġade Kararında Belirtilmeyen
Hususlar Ġkinci Ġade Kararında Ġade
  Nedeni Olarak Ġleri Sürülemez
          Ġddianamenin Kabulünün Sonuçları
      Ġddianame kısmen iade, kısmen kabul
edilemez.
Dava zaman aĢımını Cumhuriyet savcısı
tarafından iddianamenin düzenlenmesi ile mi
yoksa mahkeme tarafından iddianamenin
kabul edilmesi iĢlemi ile mi kesileceğine
iliĢkin tartıĢma bulunmakla birlikte
kanaatimizce CMK‟nın 67/2-c maddesine
göre iddianamenin düzenlenmesi ile dava
zaman aĢımını kesilmiĢ olur.
  CMK‟nın 175/1. maddesine göre
iddianamenin kabulü ile kamu davası açılmıĢ
olur ve kovuĢturma evresi baĢlar. Mahkeme,
iddianamenin kabulünden sonra duruĢma
gününü belirler ve duruĢmada hazır bulunması
gereken kiĢileri çağırır.
 CMK‟nın 191/1-son cümlesine göre
mahkeme baĢkanı veya hakim, duruĢmanın
baĢladığını, iddianamenin kabulü kararını
okuyarak açıklar.

				
DOCUMENT INFO
Shared By:
Categories:
Tags:
Stats:
views:17
posted:12/9/2011
language:
pages:29