TEKSTİL, HAZIR GİYİM, DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ SEKTÖRLERİNE YÖNELİK

Reviews
Shared by: JeffFUller
Stats
views:
16
rating:
not rated
reviews:
0
posted:
8/19/2009
language:
TURKISH
pages:
0
TEKSTİL, HAZIR GİYİM, DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ SEKTÖRLERİNE YÖNELİK STRATEJİ BELGESİ EYLÜL - 2008 İÇİNDEKİLER Sayfa No 1. YÖNETİCİ ÖZETİ ………………………………………………………………… 1 2. MEVCUT DURUM………………………………………………………………… 3 2.1. TEKSİL VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜNÜN MEVCUT DURUMU…….. 3 3 2.1.1. Kapasite ve İstihdam …………………………………………………………. 2.1.2. Sanayi ve İmalat Sanayi Üretimindeki Ağırlığı ……………………………… 4 2.1.3. Üretim Miktarı ve Değeri …………………………………………………….. 5 2.1.4. Üretim Maliyetleri …………………………………………………….……… 9 2.1.5. Dış Ticaret…………… ……………………………………………………….. 18 2.1.6. Sektörler Açısından Mevcut Teşvik Tedbirlerinin Değerlendirilmesi ……….. 31 2.1.7. Rekabet Gücü Açısından Uluslararası Karşılaştırma…………………………. 32 2.1.8. Diğer Sektörler ve Yan Sanayi ile İlişkileri ………………………………….. 38 2.1.9. 2005 Sonrası Tekstil ve Konfeksiyon Sektöründe Küresel Gelişmeler ……… 39 2.1.10. AB ile İlişkiler ………………………………………………………………. 43 2.2. DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜNÜN MEVCUT DURUMU ……….. 45 2.2.1. Sektörün Türkiye Ekonomisindeki Yeri ……………………………………... 45 2.2.2. Kapasite ve İstihdam …………………………………………………………. 45 2.2.3. Üretim Miktarı ve Değeri ……………………………………………………. 56 2.2.4. Dış Ticaret ……………………………………………………………………. 59 2.2.5. Mevcut Devlet Yardımlarının ve Teşvik Tedbirlerinin Değerlendirilmesi ….. 66 66 2.2.6. AB ile İlişkiler ………………………………………………………………... 3. GZFT ANALİZİ ……………………………………………………………………. 68 4. STRATEJİK YAKLAŞIM ……………………………………………………….... 71 4.1. TEKSTİL, KONFEKSİYON VE HAZIRGİYİM SANAYİ ………………… 71 4.1.1. Yatırım Yerleri………………………………………………………………… 71 4.1.2. Üretim……….………………………………………………………………… 71 4.1.3. Ürünler……….………………………………………………………………… 73 4.1.4. Pazarlama…….………………………………………………………………… 74 4.1.5. e-Ticaret………………………………………………………………………… 75 4.2. DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ SANAYİ……………………… .. ………………… 75 4.2.1. Girdi Maliyetleri………………………………………………………………… 75 4.2.2. Çevre……….…………………………………………………………………… 75 4.2.3. Hammadde Temini……………………………………………………………… 75 4.2.4. Pazarlama…….………………………………………………………………… 75 4.2.5. Eğitim………………………………………………………………………….. 76 5. GLOBAL VE SPESİFİK HEDEFLER, ÖNCELİK VE TEDBİRLER ………… 77 6. 3D (DEĞİŞİM-DÖNÜŞÜM- DESTEK) EYLEM PLANI VE SÜRECİN YÖNETİMİ ……………………………………………………………………………. 6.1. Değişim ve Dönüşümün Yönetimi ……….…………………………………..... 6.2. 3 D (Değişim Dönüşüm Destek) Eylem Planı……….………………….……... 7. TABLOLAR, GRAFİKLER , KISALTMALAR LİSTESİ………………………. 81 81 82 90 1 1.YÖNETİCİ ÖZETİ Finans sektörü yanında emtia piyasalarında özellikle yirminci yüzyılın son çeyreğinde yaşanan hızlı entegrasyon süreci, ülkemizin de içinde bulunduğu birçok ülkede, mevcut üretim alışkanlıklarını ve yapılarını doğrudan etkilemektedir. Dünya ticaret sisteminde özellikle 2005 sonrası yaşanan gelişmeler etkilerini öncelikli olarak mukayeseli üstünlükler yaklaşımı paralelinde fiyat esnekliğinin yüksek olduğu ve rekabetin fiyatlar üzerinde yoğunlaştığı sektörlerde hissettirmeye başlamıştır. Sanayi ve sanayileşme tabanı önemli oranda “tekstil ve hazır giyim” üzerine inşa edilmiş olan Türkiye iktisat teorisine uygun bir reaksiyon göstererek 2005 yılı sonrası süreçte mukayeseli üstünlüğünü, yeni terminoloji ile rekabet edebilirlik avantajını yitirmeye başlamıştır. Gelir düzeyi/harcama ilişkisi, tüketici davranışları, arz fazlası ve pazar hacmi birlikte değerlendirildiğinde özellikle “tekstil ve hazır giyim” sektörünün yüzleşmek ve çözüm üretmek durumunda kaldığı sorunlar daha net anlaşılabilecektir. Mevcut veriler dikkate alındığında tekstil sektörü; ulaştığı ihracat rakamı, istihdam kapasitesi ve GSMH içindeki payı ile ülkemizin sanayileşmesinin ve küresel pazarlarda var oluşunun temelini oluşturmaktadır. Ancak yukarıda da ifade edildiği üzere fiyatların tüketici talepleri üzerindeki birincil etkisi talebi belirlediği göz önüne alındığında, sektörün öncelikli olarak müdahaleye ihtiyacı olduğu açıkça görülmektedir. Hammaddeden tüketiciye kadar olan tüm değer zinciri içerisinde faaliyette bulunan tarafların kaçınılmaz olarak etkileneceği gerçeğinden hareket edildiğinde ve ihmal edilmesi durumunda ciddi sosyo-ekonomik kırılganlıklar oluşacaktır.Bu özelliği nedeniyle sektörün, kamu-özel sektör işbirliği temelinde karşılaştığı problemlerle baş edebilme kapasitesinin hızla yükseltilmesi gerekmektedir. Tekstil, deri ve hazır giyim sektörünün karşı karşıya bulunduğu sorunlar yatay ve dikey bir yapı arz etmektedir. Yatay anlamdaki sorunlar yalnızca bu sektörü değil aynı zamanda ekonominin diğer tüm unsurlarını da etkileyen, yalnızca bu sektöre yönelik geliştirilecek müdahalelerle düzeltilemeyecek nitelikte olanlardır. Özellikle makro-ekonomik dengelerin ana unsuru olan ve serbest piyasa koşullarında belirlenen “faiz oranları”, “döviz kurları”, “enerji fiyatları”, “asgari ücret” ve “sosyal güvenlik primi” gibi unsurlar veri kabul edilerek, bunlar “problem ağacı”nın dışında tutulmuştur. Hassas bir yapı arz eden sektörün mevcut yapısı ile gelecekte daha iyi bir konumda olacağı tezini savunmak mümkün değildir. Bu anlamda küresel rekabet koşulları altında ve rakip ülkelerin sektöre tanıdığı pozitif katkılar göz önünde bulundurulduğunda, ülkemizde de sektörün rekabet edebilirliğinin takviye edilmesi ve dönüşümünün kolaylaştırılması gerekmektedir. 27.03.2008 tarihinde Devlet Bakanı Sayın Prof. Dr. Nazım EKREN başkanlığında ESDK toplantısı yapılmıştır. Bu toplantı ile, ülkemizde tekstil, hazır giyim ve deri sektörünün yaşadığı sorunların çözümüne yönelik “Acil Önlemler” yanında ilgili sektörde yürütülecek dönüşümün ana eksenlerinin oluşturulacağı “Orta ve Uzun Vadeli Sektör Stratejisi”nin, ilgili kamu ve özel kesimin katılımıyla hazırlanmasının koordinasyonu, Sanayi ve Ticaret Bakanlığına verilmiştir. Söz konusu “Acil Önlemler” ile “Orta ve Uzun Vadeli Sektör Stratejisi” hazırlanması sürecinde hem kamu kurumları hem de özel sektör düzleminde katılımcı ve paylaşımcı bir yaklaşım geliştirilmiştir. Özellikle “acil önlemler” paketinin içeriğinin hazırlanmasında sektör inisiyatif üstlenmiş, “Orta ve Uzun Vadeli Sektör Stratejisi”nin hazırlanmasında ise örnek teşkil edebilecek nitelikte bir kamu-özel sektör birlikteliği sergilenmiştir. Tekstil, hazır giyim ve deri sektörü Türkiye ekonomisi açısından oluşturduğu katma değer, istihdam, bölgesel kalkınma ve özellikle ihracat potansiyeli açısından ihmal edilebilecek bir sektör olarak 2 değerlendirilmemiş ancak sektörün orta ve uzun vadede yaşayacağı dönüşümün birlikte yönetilmesi gerektiği üzerinde ortak bir yaklaşım geliştirilmiştir. Hazırlanan tekstil, hazır giyim ve deri sektör stratejisi 7 bölümden oluşmaktadır. 1. Bölümde stratejinin içeriği ortaya konulmuştur. 2. Bölümde mevcut durumun fotoğrafı ana hatları ile ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu bölüm hazırlanırken özellikle IX. Kalkınma Planına baz teşkil eden Tekstil, Deri ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu esas alınmıştır. Sektörün mevcut durumunun ortaya konulması amacıyla hazırlanan bu bölümde özellikle güncel istatistik toplama noktasında sıkıntılar bulunduğu yürütülen çalışmalar esnasında daha net ortaya çıkmıştır. Bu açıdan yalnızca stratejiye konu sektörün değil aynı zamanda tüm sanayi sektörlerinin politika oluşturmaya baz teşkil edecek miktarda verisinin hazırlanması ve güncellenmesi ihtiyacı bulunduğu da yadsınamaz bir gerçektir. Stratejinin hazırlanmasında ikinci aşamada bir SWOT analizi gerçekleştirilmiştir. İlk etapta her sektör için ayrı ayrı geliştirilen SWOT analizleri, büyük oranda örtüşmeleri nedeniyle birleştirilmiştir. SWOT analizini müteakib sektörün “problem ağacı” oluşturulmuş ve söz konusu “problem ağacı” kullanılarak “hedef ağacı” geliştirilerek; sektörün global ve spesifik hedefleri belirlenmiştir. Sektörün öncelikle spesifik amaçlarına ve uzun dönemde global hedefine ulaşması için atılması gereken adımların tanımlandığı ve “tedbirler” olarak nitelendirilen bölüm, orta ve uzun vadede özellikle kamunun regüle edici misyonu dikkate alınarak geliştirilmiş ve bu bölüm iki ana önceliğe ayrıştırılmıştır. Birinci öncelik, sektörün içinde bulunduğu çevrenin düzenlenmesine yönelik “iş ortamının iyileştirilmesi” olarak, ikinci öncelik ise firma düzeyinde müdahalelerin yer alacağı “işletme kapasitelerini destekleyerek, işletmelerin rekabet edebilirliğinin artırılması” olarak tespit edilmiştir. Stratejinin sahada uygulanmasını temin edecek tedbirler seti, hazırlanan “Eylem Planı” ile mümkün olabilecektir. Eylem Planı belirlenen tedbirlere uygun olarak hangi eylemin, hangi zaman dilimi içerisinde, hangi enstrüman ile uygulanacağını tanımlamaktadır. Bu açıdan “eylem planı” stratejinin omurgasını oluşturmaktadır. Eylem Planının etkin bir biçimde uygulanması için izlenmesi ve değerlendirilmesi ayrı bir fonksiyon olarak düşünülmüş ve “6.1 Değişim ve Dönüşümün Yönetilmesi “ adlı bölümde eylem planının uygulanmasına dair konular izah edilmiştir. 3 2. MEVCUT DURUM 2.1. TEKSTİL VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜNÜN MEVCUT DURUMU 2.1.1. Kapasite ve İstihdam Kapasite Tekstil ve hazır giyim sektörü birlikte değerlendirildiğinde, gayri safi yurt içi hasıla, imalat sanayi ve toplam sanayi üretimindeki pay, ihracat, ekonomiye sağladığı net döviz girdisi, istihdam, yatırımlar, dışa açıklık ve makro-ekonomik büyüklükler açısından Türkiye’nin birinci sektörü konumundadır. Tekstil ve hazır giyim sanayi ülkemiz GSYH’nın yaklaşık % 10’unu sağlamaktadır. Türkiye’nin 2004 Yılı rakamlarıyla yurtiçi elyaf tüketimi; 1.525.000 ton Pamuk (900.000 ton üretim + 550.000 ton ithalat) + Viskon, 590.000 ton Poliester (% 71’i filament iplik), 370.000 ton Akrilik (306.000 ton) + Yün, 72.000 ton Poliamid, 193.000 ton Polipropilen (% 78’i filament iplik; şerit iplikler hariç) olmak üzere toplam 2.750.000 ton’dur. Türkiye’nin iplik üretim kapasitesi; 2.300.000 ton kısa elyaf (pamuk ve benzeri) iplik, 400.000 ton uzun elyaf (yün ve benzeri) iplik, 800.000 ton filament (kesiksiz) iplik, olmak üzere toplam 3.500.000 tondur. Dokuma alanında Türkiye’deki toplam kurulu dokuma kapasitesinin 1.350.000 ton civarında olduğu tahmin edilmektedir. Örme’de ise 2.250.000 ton’luk bir kapasite söz konusudur. Son yıllarda çorap sanayi, diğer tekstil alt sektörlerine nazaran daha hızlı bir gelişme göstermiş olup, 2004 yılında 142 milyon düzine çorap üretilmiştir. 2004 yılında kapasite kullanım oranları (KKO) 2005 yılına nazaran daha yüksek (% 80’nin üstünde) olan çorap sanayinin kapasitesi yeni yapılan yatırımlarla 2005 yılında 200 milyon düzinenin üstüne çıkmıştır. Non Woven, Halı ve Teknik Tekstiller bakımından, Türkiye’de 200.000 tonun üzerinde bir non-woven üretim kapasitesi bulunmaktadır. Halı ve özel teknik tekstil ürünleri için de 200.000 tona yakın bir kapasitenin bulunduğu kabul edilirse, bu gruptaki toplam üretim kapasitesi 400.000 tondur. Tablo 1: Kapasite Kullanım Oranları (%) 2002 TEKSTİL GİYİM Kaynak: TÜİK 2003 81,0 84,7 2004 81,4 82,7 2005 80,8 81,7 2006 80,6 82,5 2007 - Kasım 81,7 83,8 82,5 84,1 Yukarıdaki tablodan da görüleceği üzere tekstil ve giyim sektöründe kapasite kullanım oranları nispeten düşüş eğilimi göstermektedir. İstihdam Tekstil ve Konfeksiyon sanayinde kayıt dışılık dikkate alındığında, 450.000 kadarı tekstil sanayinde, 1.500.000 kadarı da hazır giyim sanayinde olmak üzere, 2.000.000 civarında kişinin çalıştığı tahmin edilmektedir. Bununla birlikte Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın Temmuz 2006 Çalışma İstatistiklerine göre, sektörde faaliyet gösteren 36.811 adet işyerinde kayıtlı 588.903 işçi çalışmakta olup, 493.443 işçi (%83.79) sendikaya kayıtlıdır. 2.1.2. Sanayi ve İmalat Sanayi Üretimindeki Ağırlığı ve Teknolojik Altyapı 4 2004 yılı Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, imalat sanayi üretiminin, toplam sanayi üretiminin içindeki payı %86,92’dir. Buna göre, tekstil ve konfeksiyonun imalat sanayi üretimi içindeki payı %16,3, toplam sanayi üretimi içindeki payı da %14.16’dır. Türkiye genç sayılabilecek makine parkı ile Avrupa’nın en büyük iplik üretim kapasitesine sahiptir. Türkiye, Çin’in arkasından dünyanın tekstil makinelerine yönelik en büyük tekstil yatırımcısıdır. Ancak bundan sonraki dönemde bu yatırımların özellikle ileri teknolojilere sahip makineler üzerine yapılması gerekmektedir. Çünkü Tablo 2’de görüldüğü gibi ülkemiz, ürün bazında tekstil makineleri ve ekipmanı konusunda son yıllarda azalmakla birlikte halen ithalatçı konumdadır. Türkiye dokuma sanayinde, AB ülkeleri ve ABD’den daha genç ve yeterli kapasitede makine parkına sahiptir. Yeterli alt yapı ve makine kapasitesine sahip bulunan örme (düz, yuvarlak ve çorap) sanayinin alt gruplarından yuvarlak örmede kapasite fazlalığı bulunmakta olup, kapasite kullanım oranı ise % 50 civarındadır. Özellikle Türkiye çorap sanayi 1990’lı yıllardan itibaren büyük bir gelişme göstermiş ve İtalya’nın ardından AB’nin ikinci büyük tedarikçisi haline gelmiştir. Ancak 2005’den itibaren Çin’in AB ve ABD pazarlarına, Türkiye’deki maliyetlerin çok daha altında fiyatlarla girmesi sektörü zorlamaya başlamıştır. Öte yandan, Nonwoven sanayi diğer sektörlere göre daha yeni olmakla beraber yeterli üretim kapasitesine sahiptir. Son 10 yılda büyük miktarda nonwoven yatırımı yapılmıştır ve yapılmaya devam etmektedir. Ancak mevcut kapasite ile özellikle ucuz ve hacimli nonwoven tekstil üretimi mümkün olmaktadır. Türk tekstil terbiye sanayi, Avrupa’nın en büyük kapasitesine sahiptir. Terbiye sanayimiz özellikle orta kaliteye sahip ürünlerin üretiminde çok geniş bir tecrübeye sahiptir. Gerekli alt yapı ile yeterli ve genç makine kapasitesine sahip bulunan konfeksiyon sektörü oldukça gelişmiş durumdadır. Konfeksiyon yan sanayi de bu yüksek teknoloji ile üretim yapmakta olan sektörü gerektiği gibi destekleyebilmektedir. Tablo 2: Ürün Bazında Türkiye’nin Tekstil Makineleri ve Ekipman İthalatı (Değer:1000 ABD $) GTİP 84.44 84.45 84.46 84.47 84.48 84.49 84.51 84.52 ÜRÜN ADI Dokuma maddelerinden lif imal eden, dokuyan, kesen makineler Lifleri hazırlayan, iplik üreten-hazırlayan makineler Dokuma tezgahları(makineleri) Örgü tezgahları,gipür,tül, dantela, file imali için makine, cihazları Yardımcı tekstil makine, cihazları ve aksam-parçalar Keçe mensucat imal makinelerinin aksam-parçaları Dokuma maddelerini yıkama, kurutma, ütüleme makine ve cihazları Dikiş makineleri, mobilyaları, iğneleri, aksam-parçaları TOPLAM Kaynak: (DTM) 2004 39.114 484.805 305.769 390.745 225.966 21.481 271.766 140.073 1.879.922 2005 23.737 389.520 290.736 291.149 191.996 35.078 298.842 137.787 1.658.846 2006 20.345 230.731 300.522 239.108 181.386 6.349 218.338 127.441 1.324.220 2007 54.493 675.834 208.692 292.246 212.742 4.548 199.330 147.913 1.795.799 2.1.3. Üretim Miktarı ve Değeri 5 Pamuk Dünyada en büyük pamuk üreticileri Çin Halk Cumhuriyeti, ABD ve Hindistan’dır. Türkiye, dünyanın en büyük 7. pamuk üreticisi konumundadır. Çin Halk Cumhuriyeti’nin özellikle DTÖ’ne katılımından sonra dünya pamuk tüketimi artmıştır. Türkiye’de Ege Pamuğunun fiyatları genelde dünya fiyatlarının üzerinde seyretmektedir. Bazı dönemlerde Türkiye’de pamuk fiyatları dünya fiyatlarının %20–30 üzerine çıkmakla beraber genelde biraz üzerinde bir seyir izlemekte, özellikle de fiyatların hızlı gerilemekte olduğu dönemlerde biraz altına da inebilmektedir. Ağustos 2005 itibariyle Türkiye’de Ege Pamuğu fiyatı dünya fiyatlarının yaklaşık %15 yukarısında seyretmektedir. Diğer taraftan sentetik ve suni liflerin, gerek tekstil gerekse konfeksiyon sektöründe kullanımı son bir kaç yılda büyük gelişme gösterdiyse de, pamuk halen tekstil sanayinin en temel ve stratejik hammaddesi olma özelliğini korumaktadır. Bu itibarla pamuk, üretim maliyetleri içerisinde önemli bir yer tutmaktadır. Türkiye, Kasım 2007 Cotton Outlook / Cotlook tahminlerine göre 725 bin tonluk üretim ile dünyanın yedinci büyük pamuk üreticisi durumundadır. Ancak, Türkiye’de pamuk fiyatları aşağıda görüleceği üzere dünya fiyatlarının üzerinde seyretmektedir. Diğer yandan üretilen pamuk, aşağıdaki Tablo 4’den de anlaşılacağı üzere ihtiyacı (tüketim:1.600.000 ton) karşılamaktan uzaktır ve önemli miktarlarda ithalat yapılmaktadır. Tablo 3: İzmir Ticaret Borsası STD.1 ve Liverpool A İndeks Pamuk Fiyat Karşılaştırması Liverpool A İndeks (TL/Kg) 1,73 1,77 1,72 1,69 1,73 1,99 1,94 1,97 1,94 1,89 1,88 1,94 1,85 6,88 2006 İzmir STD.1 (TL/Kg) 1,87 1,93 1,87 1,87 1,85 2,20 2,15 2,09 1,94 1,95 1,95 1,97 5,32 Liverpool A İndeks (TL/Kg) 1,90 1,82 1,89 1,76 1,68 1,8 1,96 1,95 1,92 1,87 1,86 1,82 1,85 2,30 2007 İzmir STD.1 (TL/Kg) 2,00 1,95 1,95 1,95 2,15 2,07 1,8 1,98 0,93 Aylar Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık 12 Aylık Ortalama 12 Aylık Fiyat Artışı % Fark % 8,1 8,7 8,5 10,8 6,9 10,7 9,4 7,6 2,6 3,9 0,59 6,6 - Fark % 5,5 7,3 3,2 15,9 9,9 10,9 1,2 7,0 - Kaynak: Kasım 2007 Cotton Outlook Tablo 4: Dünyada ve Türkiye’de Pamuk Üretim ve Tüketim Tahminleri (1000 ton) 6 2006/2007 ve2007/2008 Sezonları 2006/2007 En Fazla Pamuk Üreten Ülkeler Çin Hindistan ABD Pakistan Brezilya Özbekistan Türkiye Yunanistan Suriye Diğer Ülkeler Dünya Toplamı Üretim 7.740 4.760 4.696 2.075 1.524 1.167 875 300 225 3.108 26.470 Tüketim 10.800 3.995 1.073 2.650 900 240 1.550 65 200 4.931 26.404 2007/2008 Üretim 7.600 5.270 4.107 2.004 1.500 1.100 725 320 275 2.923 25.824 Tüketim 11.200 4.250 1.002 2.720 900 260 1.600 55 200 4.887 27.074 Değişim % Üretim -1,8 10,7 -12,5 -3,4 -1,6 -5,7 -17,1 6,7 22,2 -6,0 -2,4 Değişim % Tüketim 3,7 6,4 -6,6 2,6 8,3 3,2 -15,4 -0,9 2,5 Kaynak: Cotton Outlook, November 23,2007 Organik Pamuk Türkiye’de ekolojik tarımın gelişmesi Avrupa ülkelerinin tersine üreticilerce tabandan değil alıcılarca tepeden aşağı doğru gelişmiştir. Ekolojik tarım ürünleri 2000’e kadar dış pazara yönelik gelişmiştir. Üreticiler açısından organik pamuk tarımı konvansiyonel tarıma göre daha risklidir. Konvansiyonel sistemle pamuk üretimi yapan bir çiftçi hemen ertesi yıl organik pamuk üretimine geçemez. Organik pamuk tarımı için en az üç yıllık bir geçiş dönemine ihtiyaç vardır. Türkiye’den tarım ürünü ithal eden Avrupa ülkeleri ve firmalarının istekleri nedeniyle organik pamuk ürünleri gündeme gelmiş olup, her geçen gün önemini arttırmaktadır. Yüksek üretim maliyetleri nedeniyle organik elyaf daha da pahalılaşmaktadır. Ancak, artan maliyetine rağmen bu ürüne yönelik talep artmaktadır. Son yıllarda birim alan başına verimde artışlar kaydedilmiştir. Bunun başlıca nedenleri yeni tarım tekniklerinin uygulanması, yeni geliştirilmiş tohumlar ve bitki koruma önlemleridir. Pamuk İpliği Türkiye kısa elyaf iplik sektöründe dünyada en yüksek teknolojiye sahip ülkeler arasında yer almaktadır. Uluslararası Tekstil Üreticileri Federasyonu’nun (ITMF) yıllık makine sevkıyatı verilerine göre, Türkiye’de, 10 yaşından daha eski olmayan makinelerin, toplam kapasite içersindeki payı, dünya ortalamasının, ring’de 2,4, open-end’de 2,5 katıdır. 1 (Uluslararası Tekstil Üreticileri Federasyonu) Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) Pamuklu Tekstil Sektör Raporuna göre, 2004 yılında, pamuklu sektöründe iplik kapasitesi, 2003 yılına göre, ring’de %0,7 azalarak 6.312 bin iğe gerilerken, open-end’de %4,3 artarak 543 bin rotora, toplamda da ağırlık cinsinden % 3 artarak 1.75 bin ton/yıla yükseldiği belirtilmektedir. Yine aynı raporda, mevcut iğlerin %55’inin 1995–2004 yılları arası üretilmiş modern makineler olduğu ifade edilmektedir. Mevcut open–end iplik eğirme makineleri ringlere göre daha modern olmakla beraber %74’ü 1995–2004 model makinelerden oluşmaktadır. Türkiye’de iplik üretim tesisleri GAP ve Marmara bölgesinde yoğunlaşmıştır. Geçmiş yıllarda, özellikle yeni makine parkına sahip firmalar yüksek kapasite oranları ile çalışırken, 2004 yılında kapasite kullanım oranları tüm makine gruplarında yaklaşık ring’de %8, open-end’de %14 oranında düşüş göstermiştir. Bu düşüşün en önemli sebeplerinden biri ithalattaki artış olmuştur. Pamuklu Dokuma 1 ITMF verilerinde, 1994–1999 döneminde, Çin Halk Cumhuriyeti’ndeki tüm makine üreticileri kapsanmamıştır. 10 yaşından eski olmayan makine parkı 1994–2003 yılları arasını kapsamaktadır. 7 TSKB’nın, 2004 Pamuklu Tekstil Sektör raporunda belirtildiği gibi, iplikteki kadar olmasa bile, pamuklu dokuma sektörü de oldukça yeni makine parkına sahiptir. Uluslararası Tekstil Üreticileri Federasyonu (ITMF), makine sevkıyatı verilerine göre, 10 yaşından eski olmayan makine parkının toplam içindeki payı, Türkiye’de dünya ortalamasının iki katıdır. Sektörün önde gelen firmalarının makine parkının bu bilgiyi doğrular nitelikte olduğu ifade edilmektedir. Pamuklu dokuma sektöründe üretim artışı, ithalat artış hızı ile baş edememiştir. Doğrudan dokuma ithalatının üretime oranı 1999 yılında %17 iken, 2004 yılında bu oranın %352’lere ulaştığı belirtilmektedir. Üretimde artış sağlanamaması kapasite kullanım oranında da düşüşe sebep olmuştur.2 Pamuklu Örme Türkiye’de pamuklu örme alt sektörü, entegre olmayan küçük ve orta boy işletmelerde yoğunlaşarak bir büyüme göstermiştir. ITMF verilerine göre, Türkiye son 5 yılda, dünya yuvarlak örgü makinelerinin %10’unu satın alarak, Çin Hak Cumhuriyeti’nden sonra 2. büyük yatırımcı olmuştur. Örme hazır giyim ihracatına paralel olarak pamuklu örme üretimi son 10 yılda hızlı bir şekilde artış göstermiş, kapasite kullanım oranı 2002–2004 yıllarındaki kapasite artışına paralel bir seyir gösteremeyerek, %50 seviyelerinde kalmıştır.3 Sentetik Elyaf ve İplik Türkiye’de sentetik elyaf iplik üretimi ilk kez 1964 yılında Bursa Sifaş’da naylon üretimi ile başlamıştır. Türk sentetik iplik sektörü 1997 yılından itibaren yeni bir geçiş ve dönüşüm sürecine girmiştir. Bu sürecin en belirgin özelliği, dünyadaki en son teknolojik gelişmeleri bünyesinde toplamak suretiyle kapasite ve çeşitlilik açısından en üst seviyeyi yakalamasıdır. 2006 yılı sonu itibariyle dünyanın yedinci büyük sentetik iplik kapasitesine sahip olan Türkiye, aynı zamanda AB’nin en büyük sentetik kapasitesini temsil etmektedir. Tablo 5: Sentetik İplik ve Elyaf Sektöründe Kapasite Durumu (ton) SENTETİK KAPASİTE Polyester İplik Polyester Elyaf Polyamid İplik Polyamid Elyaf Akrilik Elyaf Polipropilen İplik Polipropilen Elyaf TOPLAM Kaynak:SUSEB 2003 430.000 180.000 80.000 3.600 295.000 225.000 45.000 1.258.600 2004 446.000 205.000 80.000 3.600 295.000 230.000 45.000 1.304.600 2005 425.000 195.000 80.000 3.600 310.000 240.000 50.000 1.303.600 2006 395.000 208.000 83.000 3.600 310.000 260.000 50.000 1.309.600 2007 370.000 208.000 83.000 3.600 310.000 260.000 50.000 1.289.600 Tablo 6: Sentetik İplik ve Elyaf Sektöründe Üretim Durumu (ton) 2 3 TKSB, Pamuklu Tekstil Sektörü Raporu, Haziran 2005, Azmi Özer, s.21 TKSB, Pamuklu Tekstil Sektörü Raporu, Haziran 2005, Azmi Özer, s.22 8 SENTETİK ÜRETİM Polyester İplik Polyester Elyaf Polyamid İplik Polyamid Elyaf Akrilik Elyaf Polipropilen İplik Polipropilen Elyaf TOPLAM Kaynak:SUSEB 2003 336.000 88.000 63.900 600 255.000 180.000 28.000 961.000 2004 340.000 93.000 60.000 600 295.000 210.000 30.000 967.100 2005 310.000 87.000 50.000 600 285.000 200.000 24.000 914.000 2006 336.000 115.000 58.000 600 265.000 210.000 45.000 973.600 2007 240.000 120.000 61.000 600 265.000 210.000 51.000 947.600 Tablo 7: Sentetik İplik ve Elyaf Sektöründe İthalat Durumu (ton) SENTETİK İTHALAT Akrilik Elyaf Polyester İplik Polyester Elyaf Polyamid İplik Polyamid Elyaf PolyPropilen İplik PolypropilenElyaf Kaynak:GTA,GOODWILL 2003 121.436 128.720 67.477 23.026 2.773 4.177 3.303 2004 115.323 133.000 48.916 28.102 3.989 2.011 3.086 2005 104.000 180.000 60.000 32.000 4.100 1.185 4.500 2006 105.000 192.000 56.000 29.000 4.000 1.000 4.700 2007 99.600 210.000 67.000 31.000 2.900 1.100 4.500 Polyester elyaf ithalatı da 2003 yılından sonra ciddi gerilemiştir. Bunda uygulanan anti damping vergilerinin payı da bulunmaktadır. Son yıllarda ithalatın merkezi Çin’e kaymaktadır. Polyamid iplik ithalatı sürekli artış eğiliminde olmakla birlikte, ithalatçı ülke profilleri değişmeye başlamıştır. Uzakdoğu’nun payı hızla azalırken aralarında İsrail ve İran’ın bulunduğu ülkelerden ithalat artmaya başlamıştır. Akrilik elyaf ithalatı 2003 yılından itibaren azalmaya başlamıştır. 2.1.4. Üretim Maliyetleri 9 Türkiye Tekstil Sanayi İşverenleri Sendikası’nın üyeleri arasında yapmış olduğu maliyet analizi anket sonuçları aşağıda belirtilmektedir. Grafik – 1: SEÇİLMİŞ TEKSİL FİRMALARI MALİYET ANALİZİ KASIM-2005 3% 7% 2% 2% 7% 25% 9% 1% 4% 7% 33% İNSAN KAYNAKLARI BOYARMADDE BAKIM VE ONARIM FİNANSMAN GİDERLERİ HAMMADDE SU VE ATIK SU TAŞIMA GİDERLERİ DİĞER GİDERLER YARDIMCI MADDE VE MALZEME ENERJİ AMORTİSMAN GİDERLERİ Grafikten de görüleceği üzere; Toplam maliyet içinde en büyük payı %33 ile hammadde, %25 ile de insan kaynakları oluşturmaktadır. Aynı şekilde toplam maliyet içinde 3. büyük payı ise enerji maliyetleri almaktadır. Tekstil Terbiye Sektörü’nde de; benzer bir maliyet tablosu ile karşılaşmaktayız. Aşağıda yer alan grafikte de açıkça görüleceği üzere, İnsan Kaynakları maliyeti, % 26’lık pay ile maliyet kalemleri içerisinde en büyük paya sahiptir. Grafik – 2: 10 TEKSİL TERBİYE SEKTÖRÜ MALİYET ANALİZİ-KASIM 2005 2% 17% 7% 26% 0% 2% 3% 16% 2% 10% 15% İNSAN KAYNAKLARI ENERJİ AMORTİSMAN GİDERLERİ BOYARMADDE BAKIM VE ONARIM FİNANSMAN GİDERLERİ KİMYASAL MALZEME TAŞIMA GİDERLERİ DİĞER GİDERLER SU VE ATIK SU KİRA GİDERLERİ Tablo 8:TİSK Kapsamında Ücret ve İşgücü Maliyeti Seviyeleri (OCAK 2007) İşkolu-Sendika Ortalama Brüt Kök Ücret (Ytl/Ay) 773 1.331 Ortalama Brüt Giydirilmiş Ücret (Ytl/Ay) 1.254 2.268 Ortalama Net Giydirilmiş Ücret (Ytl/Ay) 935 1.656 Ortalama İşgücü Maliyeti (Ytl/Ay) 1.508 2.869 Tekstil (X) Ağırlıklı Ortalama (Tisk’e Üye Tüm Sektörler) (x) Kıdem ve ihbar tazminatları, işgücü maliyetine dahil değildir. Tablo 9:Net Asgari Ücretin İşverene Maliyeti 01.01.2008 – 30.06.2008 16 Yaşını Doldurmuş İşçiler için Asgari Ücretin Netinin Hesabı (YTL/ay) Asgari Ücret SSK Primi % 14 İşsizlik Sigortası Fonu %1 Gelir Vergisi %15 Asgari Geçim İndirimi Damga Vergisi %06 Kesintiler Toplamı Net Asgari Ücret İşverene Maliyetin Hesabı (YTL/ay) Asgari Ücret SSK Primi %19,5 (İşv. Payı) İşsizlik Sigortası İşveren payı %2 İşverene Toplam Maliyet Kaynak : Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 608,40 85,18 6,08 31,94 45,63 3,65 126,85 481,55 608,40 118,64 12,17 739,21 Tablo 10: Hazır giyim ve Konfeksiyon Maliyet Bileşenleri (Türkiye Ortalaması) 11 MALİYET KALEMLERİ Ana Hammadde (%) Tali Hammadde ve Aksesuar (varsa ve dikkate değerse) (%) Direkt İşçilik (Üretimle ilgili işçi ücretleri, SSK primleri v.s.toplamı) (%) Finansman ve Amortisman Giderleri (makina ve bina amortismanı, kredi faizleri, vade farkları v.s. toplamı) (%) Diğer Maliyet Unsurları (idari giderler, pazarlama giderleri, enerji, su, aydınlatma giderleri, v.b.toplamı) (%) TOPLAM (%) Kaynak: İTKİB Anketi Dokuma Hazır giyim Türkiye ortalaması 43 12 29 Örme Hazır giyim Türkiye ortalaması 44 11 30 Çorap Türkiye ortalaması 55 5 22 Türkiye ortalaması 47 10 27 3 6 8 6 12 100 9 100 11 100 10 100 Grafik 3: Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektörü Maliyet Bileşenleri HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ MALİYET BİLEŞENLERİ Finansman ve Amortisman Giderleri 6% Diğer Maliyet Unsurları 10% Ana Hammadde 47% Direkt İşçilik 27% Tali Hammadde ve Aksesuar 10% Gerek hazır giyim ve konfeksiyon sektörlerinde ve gerekse bunların alt sektörlerinde toplam maliyet içinde en yüksek pay hammaddeye aittir. Özellikle dokuma hazır giyim sektöründe, ana hammaddelerin dışında astar, tela, vatka gibi tali hammaddelerle, hem dokuma hem de örme hazır giyimde kullanılan aksesuar malzemeleri ve nakışlar maliyetler içinde önemli bir yer tutmaktadır. Dolayısıyla hazır giyimle ilgili maliyet bileşenleri tablolarından hareketle, dokuma hazır giyim sektörünün maliyetleri içinde toplam hammadde maliyetini ( %43 + %12 = %55 ), örme hazır giyimde benzer şekilde (%44+%11= %55, çorapta (%55+%5=%60) olarak almakta yarar bulunmaktadır. Maliyetler içerisinde ikinci önemli kalem ise ücret maliyetleridir. Ücretlerin toplam maliyet içindeki payı % 29-30’dur. Burada sadece doğrudan işçilik ayrı olarak ele alınmış olup, yönetimle ilgili kalifiye işçilik diğer maliyet unsurları arasında yer almaktadır. 12 Hazır giyim ve konfeksiyon üretiminde de enerji kullanımı söz konusudur, ancak iplik ve kumaş kullanımına göre daha küçük bir oran teşkil ettiğinden, enerji maliyeti diğer maliyet unsurları arasında yer almıştır ve buradaki maliyet tabloları ile grafiklerde ayrıca gösterilmemektedir. Tablo 11: Dokuma Hazır Giyim Maliyet Bileşenleri (Türkiye Ortalaması %) 1. BÖLGE Maliyet Kalemleri Ana Hammadde Tali Hammadde ve Aksesuar (varsa ve dikkate değerse) Direkt İşçilik (Üretimle ilgili işçi ücretleri, SSK primleri toplamı) Finansman ve Amortisman Giderleri (makina ve bina amortismanı, kredi faizleri, vade farkları v.s. toplamı) Diğer Maliyet Unsurları (idari giderler, pazarlama giderleri, enerji, su, aydınlatma giderleri toplamı) TOPLAM Kaynak: İTKİB Anketi 2.BÖLGE Dokuma Hazır giyim (Firma Sayısı 8) 40 13 31 Türkiye Ortalaması 43 12 30 Dokuma Hazır giyim (Firma Sayısı 11) 46 12 28 3 10 100 3 13 100 3 12 100 Grafik 4: Dokuma Hazır Giyim Maliyet Bileşenleri DOKUMA HAZIRGİYİM MALİYET BİLEŞENLERİ Finansman ve Amortisman Giderleri 4% Diğer Maliyet Unsurları 10% Ana Hammadde 46% Direkt İşçilik 28% Tali Hammadde ve Aksesuar 12% 13 Tablo 12: Örme Hazır Giyim Maliyet Bileşenleri (Türkiye Ortalaması %) 1. BÖLGE Maliyet Kalemleri Ana Hammadde Tali Hammadde ve Aksesuar (varsa ve dikkate değerse) Direkt İşçilik (Üretimle ilgili işçi ücretleri, SSK primleri v.s.toplamı) Finansman ve Amortisman Giderleri (makina ve bina amortismanı, kredi faizleri, vade farkları v.s. toplamı) Diğer Maliyet Unsurları (idari giderler, pazarlama giderleri, enerji, su, aydınlatma giderleri, v.b.toplamı) TOPLAM Kaynak: İTKİB Anketi 2.BÖLGE Örme hazırgiyim (firma sayısı 9) 47 14 27 5 7 100 Türkiye Ortalaması 44 11 30 6 9 100 Örme hazırgiyim (firma sayısı 17) 41 8 33 7 11 100 Grafik 5: Örme Hazır Giyim Maliyet Bileşenleri ÖRME HAZIRGİYİM MALİYET BİLEŞENLERİ Finansman ve Amortisman Giderleri 7% Diğer Maliyet Unsurları 11% Ana Hammadde 41% Direkt İşçilik 33% Tali Hammadde ve Aksesuar 8% 14 Tablo 13: Çorap Maliyet Bileşenleri (Türkiye Ortalaması %) 1. BÖLGE Maliyet kalemleri Ana Hammadde Tali Hammadde ve Aksesuar (varsa ve dikkate değerse) Direkt İşçilik (Üretimle ilgili işçi ücretleri, SSK primleri v.s.toplamı) Finansman ve Amortisman Giderleri (makina ve bina amortismanı, kredi faizleri, vade farkları v.s. toplamı) Diğer Maliyet Unsurları (idari giderler, pazarlama giderleri, enerji, su, aydınlatma giderleri, v.b.toplamı) TOPLAM Kaynak: İTKİB Anketi 2.BÖLGE Çorap (firma sayısı 2) 56 3 22 10 9 100 3.BÖLGE Çorap (firma sayısı 5) 63 5 18 3 10 99 Türkiye Ortalaması 55 5 22 8 10 100 Çorap (firma sayısı 22) 44 9 25 10 12 100 Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü üretim maliyeti içinde önemli bir yer tutan hammadde fiyatları üzerinde devletin doğrudan bir kontrol gücü bulunmamaktadır. Ancak, hammadde maliyeti ile birlikte üstlenilen KDV maliyeti (KDV’nin vergisel ve finansman maliyeti) devletin müdahale edebileceği alanlar arasında bulunmaktadır. Ayrıca, hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün geri bağlılık ilişkisi içinde bulunduğu kumaş ve iplik sektörlerinde etkin maliyet oluşumunun sağlanması, ve hammadde temininin önündeki engellerin kaldırılması suretiyle, hükümetin maliyetleri aşağıya çekme konusunda bir fonksiyonu bulunabilir. Tablolardan görüldüğü gibi, hazır giyim ve konfeksiyon sektöründeki maliyetler içerisinde ham madde maliyetinden sonra ikinci sırada işgücü maliyetleri gelmektedir. Doğrudan işçilik ve yönetim giderleri arasındaki işgücü maliyetleri ile birlikte ürüne göre %35’e kadar ulaşabilmektedir. İşgücü Maliyetleri Yönüyle Bir Değerlendirme İşgücünün işverene maliyeti iki bileşenden oluşmaktadır: 1. Çalışana doğrudan doğruya ödenen net ücret, 2. Sosyal güvenlik kesintileri ve vergi kesintileri olarak stopaj şeklinde tahsil edilen ve devlete ödenen kesintiler (istihdam vergileri). Asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamalara göre aşağıdaki tablodan da görüldüğü üzere, işgücünün işverene maliyeti içerisinde istihdam vergilerinin oranı %38,9 olup, OECD ülkeleri ortalamasının oldukça üzerindedir. 15 Tablo 14:Asgari Ücretli Çalışanın Maliyeti OECD - İstihdam Üzerindeki Vergi Yükü Kıyaslaması - 2008 İrlanda Meksika Güney Kore Lüksemburg ABD Yeni Zelanda İzlanda Avustralya İsviçre Kanada İngiltere Japonya Portekiz Slovakya OECD Ort. Norveç Hollanda Danimarka Çek Cumhuriyeti İspanya Finlandiya Avusturya İtalya Türkiye Yunanistan Macaristan Fransa Belçika Almanya Polonya İsveç 9,6 12,2 16 17,1 19 19,5 19,9 20,5 21,1 25,4 25,5 25,5 28 28,9 29,8 31,3 32,2 34,2 35,2 35,3 36,8 37,4 38,1 38,9 39,4 40,0 40,2 41,2 41,3 42,3 42,6 0,0 10,0 20,0 30,0 40,0 50,0 16 Tablo 15: Tekstil Sanayinde İşgücü Maliyeti Karşılaştırması (2007 Werner International) İs viç re Belçik a Almany a Avustury a İngiltere Japony a Frans a İtaly a İrlanda Avus traly a A.B.D. İspany a Yunanistan İsrail Güney Kore Tayvan Portekiz Hong Kong Çek Cumh. Polony a Es tony a Latvia Litvany a Slovaky a Brezily a Arjantin Türkiy e Güney Afrik a Fas Mek sik a Kolombiy a Peru Tunus Tay land Bulgaristan Malezy a Mıs ır Çin (Kıyı bölgeleri) Hindistan Endonezy a Çin (İç bölgeler) Vietnam Pak istan Bangladeş 9,89 7,77 7,64 7,15 6,21 4,90 4,62 4,14 4,05 3,70 3,53 3,27 3,10 2,96 2,78 2,62 2,45 2,32 2,02 2,01 1,75 1,55 1,34 1,02 0,85 0,69 0,65 0,55 0,46 0,42 0,28 5,00 10,00 15,00 20,00 25,00 30,00 25,24 23,42 22,69 21,61 20,05 18,01 17,63 16,92 15,81 13,09 28,17 33,67 31,65 0,00 35,00 40,00 17 Tablo 16: Tekstil Sanayinde Ülkeler Arası İşgücü Maliyeti Karşılaştırması 2007 (İşçi başına $/saat) Ülkeler İsviçre Belçika Almanya Avusturya İngiltere Japonya Fransa İtalya İrlanda Avustralya A.B.D. İspanya Yunanistan İsrail Güney Kore Tayvan Portekiz Hong Kong Çek Cumh. Polonya Estonya Latvia Litvanya Slovakya Brezilya Arjantin Türkiye Güney Afrika Fas Meksika Kolombiya Peru Tunus Tayland Bulgaristan Malezya Mısır Çin (Kıyı bölgeleri) Hindistan Endonezya Çin (İç bölgeler) Vietnam Pakistan Bangladeş Kaynak: Werner International İşgücü Maliyeti ($/saat) 33,67 31,65 28,17 25,24 23,42 22,69 21,61 20,05 18,01 17,63 16,92 15,81 13,09 9,89 7,77 7,64 7,15 6,21 4,90 4,62 4,14 4,05 3,70 3,53 3,27 3,10 2,96 2,78 2,62 2,45 2,32 2,02 2,01 1,75 1,55 1,34 1,02 0,85 0,69 0,65 0,55 0,46 0,42 0,28 18 2.1.5 Dış Ticaret Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) verilerine göre, dünya tekstil ticareti4 2006 yılında bir önceki yıla kıyasla %7 oranında artış göstererek, 219 milyar dolara, yükselmiştir. Dünya mal ticaretinde tekstilin payı 2005 yılında %2 iken, 2006’da %1,9 olarak gerçekleşmiştir. (Tablo 17) Gerek tekstil gerekse konfeksiyon sektörünün dünya mal ticareti içindeki payındaki azalma trendi 2006 yılında devam etmektedir. Aşağıdaki tabloda, tekstil sektörünün toplam mal ticareti ve imalat sektörü ticareti içindeki payının bölgesel dağılımı sunulmaktadır. Tablo 17: Tekstil Sektörünün Toplam Mal Ticareti ve İmalat Sektörü Ticareti İçindeki Payının Bölgesel Dağılımı, 2006 İHRACAT % 1,9 1,0 0,7 1,7 0,4 0,5 1,2 3,2 0,9 3,9 % 2,6 1,4 2,2 2,1 1,6 2,3 5,8 3,9 1,2 4,7 İTHALAT % 1,9 1,4 2,7 1,6 2,3 4,2 3,5 2,0 1,4 2,2 % 2,6 2,0 4,0 2,3 3,1 6,1 4,6 3,1 2,4 3,3 Toplam Mal Ticaretindeki Payı Dünya Kuzey Amerika Güney ve Orta Amerika Avrupa BDT Ülkeleri Afrika Orta Doğu Asya Avustralya, Japonya ve Yeni Zelanda Diğer Asya İmalat Sektörü İçindeki Payı Dünya Kuzey Amerika Güney ve Orta Amerika Avrupa BDT Ülkeleri Afrika Orta Doğu Asya Avustralya, Japonya ve Yeni Zelanda Diğer Asya Kaynak: DTÖ Tekstilde dünyadaki başlıca ithalatçılar sırasıyla, AB(25 ülke), ABD, Çin, Hong Kong, Japonya, Meksika ve Türkiye iken, dünya tekstil ihracatında ise yine ilk sırada yer alan Çin’i takip eden ülkeler AB (25 ülke), Hong Kong (ağırlıkla re-export), ABD ve Güney Kore’dir. Türkiye, 2006 yılı verilerine göre, dünya tekstil ihracatındaki %3,5’luk payı ile tekstilde 8 inci büyük ihracatçı konumundadır. Ülkemiz ithalatta ise, konfeksiyon ihracatımızda görülen artışa bağlı olarak, büyük ölçüde hammadde ihtiyacını karşılamaya yönelik tekstil ithalatında sürekli artış kaydetmiş ve dünya tekstil ithalatında 7 inci sırada yer almıştır (Tablo 18). 4 Dünya Tekstil İhracatı 19 Tablo 18: Belli Başlı Tekstil İhracatçıları ve İthalatçıları, 2006 (Milyar ABD $ / %) Değer 2006 İHRACATÇILAR AB 25 AB 25 Dışı İhracat Çin Hong Kong, Çin Yerel ihracat Reeksport ABD Kore Taipei, Çin Hindistan Türkiye Pakistan Japonya Endonezya Tayland Kanada Meksika BAE Yukarıdaki 15 İTHALATÇILAR AB 25 AB 25 Dışı İthalat ABD Çin Hong Kong, Çin Geri gelen eşya Japonya Meksika Türkiye Kanada Kore Rusya Romanya BAE Vietnam Tayland Hindistan Yukarıdaki 15 Kaynak: DTÖ Dünya İhracat/İthalatındaki Payı 1980 4,6 3,2 1,7 1,6 6,8 4,0 3,2 2,4 0,6 1,6 9,3 0,1 0,6 0,6 0,2 0,1 4,5 1,9 5,2 3,7 3,0 0,2 0,1 2,3 0,7 ... 0,8 ... 0,3 0,1 1990 6,9 7,9 2,1 5,8 4,8 5,8 5,9 2,1 1,4 2,6 5,6 1,2 0,9 0,7 0,7 0,0 6,2 4,9 9,4 3,8 3,8 0,9 0,5 2,2 1,8 0,1 0,9 ... 0,8 0,2 2000 35,6 10,9 10,2 8,5 0,7 7,7 6,9 8,0 7,5 3,8 2,3 2,9 4,4 2,2 1,2 1,4 1,6 0,8 89,6 32,9 9,7 9,5 7,6 8,2 0,9 2,9 3,5 1,3 2,5 2,0 0,8 1,0 1,2 0,8 1,0 0,3 68,2 2006 32,6 11,3 22,3 6,4 0,2 6,1 5,8 4,6 4,5 4,3 3,5 3,4 3,2 1,6 1,3 1,1 1,0 0,9 90,2 30,7 10,4 10,2 7,1 6,1 0,3 2,7 2,6 2,0 1,9 1,7 1,6 1,4 1,4 1,4 0,9 0,9 66,8 2000-2006 4 6 20 1 -12 1 2 -4 -3 8 13 9 0 0 7 1 -3 ... 4 7 7 4 0 -14 4 0 14 1 3 18 12 ... ... 4 23 - Yıllık Yüzde Değişim 2004 11 15 24 9 -10 10 10 1 8 2 22 5 11 1 19 7 -1 45 11 14 13 8 9 -17 11 5 21 7 8 18 16 36 16 13 26 2005 -4 -3 23 -3 -12 -3 3 -4 -3 21 10 16 -3 13 8 1 3 -15 -2 2 9 1 -2 14 4 5 6 5 5 25 -1 1 10 8 39 2006 3 4 19 1 -12 1 2 -3 1 10 7 5 0 8 4 -4 3 ... 5 11 4 6 1 5 6 -2 6 1 10 26 1 ... ... 4 3 - 71,21 24,60 48,68 13,91 0,53 13,38 12,67 10,11 9,76 9,33 7,59 7,47 6,93 3,61 2,88 2,37 2,19 1,89 197,22 70,43 23,82 23,50 16,36 13,97 0,59 6,18 5,95 4,69 4,38 3,91 3,61 3,33 3,30 3,13 2,06 1,99 153,40 20 Tablo 19: Belli Başlı Bölgeler İtibariyle Tekstil Sektörü İhracatı, 2006 (Milyar ABD $, %) Değer DÜNYA Dünya Asya Avrupa Kuzey Amerika Orta Doğu Afrika Güney ve Orta Amerika BDT Ülkeleri Dünya Asya Avrupa Kuzey Amerika Orta Doğu Afrika Güney ve Orta Amerika BDT Ülkeleri Dünya Asya Avrupa Kuzey Amerika Orta Doğu Afrika Güney ve Orta Amerika BDT Ülkeleri Dünya Avrupa Asya Kuzey Amerika Afrika BDT Ülkeleri Orta Doğu Güney ve Orta Amerika Dünya Kuzey Amerika Güney ve Orta Amerika Asya Avrupa Orta Doğu Afrika BDT Ülkeleri Kaynak: DTÖ 2006 218,6 104,4 49,2 18,1 17,3 6,7 6,1 4,5 2,4 48,7 19,3 9,3 8,6 3,9 3,1 2,3 2,0 55,7 29,9 9,5 8,0 3,5 2,2 2,2 0,4 82,8 62,2 5,2 4,8 4,4 3,2 1,6 0,6 17,2 10,5 3,2 1,8 1,4 0,1 0,1 0,1 Bölgenin İhracatı Dünya İhracat İçindeki Payı İçindeki Payı 2000 2006 2000 2006 100,0 100,0 100,0 100,0 ASYA 100,0 100,0 43,8 47,7 56,8 47,2 24,9 22,5 14,3 17,4 6,3 8,3 13,1 16,6 5,8 7,9 6,3 6,4 2,8 3,0 4,0 5,9 1,8 2,8 4,5 4,3 2,0 2,1 0,8 2,3 0,3 1,1 ÇİN 100,0 100,0 10,2 22,3 54,8 39,7 5,6 8,8 15,0 19,1 1,5 4,3 15,6 17,8 1,6 4,0 5,3 8,1 0,5 1,8 4,1 6,5 0,4 1,4 3,9 4,7 0,4 1,1 1,3 4,2 0,1 0,9 DİĞER ASYA EKONOMİLERİ 100,0 100,0 33,6 25,5 57,5 53,7 19,3 13,7 13,9 17,0 4,7 4,3 12,6 14,3 4,2 3,7 7,0 6,3 2,4 1,6 4,7 4,0 1,6 1,0 3,6 3,9 1,2 1,0 0,6 0,6 0,2 0,2 AVRUPA 100,0 100,0 39,3 37,9 77,3 75,2 30,4 28,5 5,8 6,3 2,3 2,4 6,3 5,8 2,5 2,2 5,4 5,3 2,1 2,0 1,8 3,9 0,7 1,5 1,9 2,0 0,7 0,7 1,0 0,7 0,4 0,3 KUZEY AMERİKA 100,0 100,0 9,9 7,9 69,0 60,8 6,8 4,8 10,2 18,8 1,0 1,5 9,3 10,4 0,9 0,8 9,9 8,3 1,0 0,7 1,0 0,8 0,1 0,1 0,5 0,5 0,0 0,0 0,2 0,4 0,0 0,0 Yıllık Yüzdelik Değişim 2000-06 5 7 4 11 11 7 14 6 29 20 14 25 23 29 29 24 46 1 0 4 3 -1 -2 2 2 5 4 6 3 5 19 5 0 2 -1 12 4 -1 -1 1 15 2005 5 12 7 20 24 3 11 2 61 23 16 32 31 22 8 10 76 5 2 12 16 0 -4 -2 12 -3 -3 0 -2 -5 19 1 -3 3 4 -2 3 6 4 -4 28 2006 7 9 7 11 9 4 19 26 19 19 16 16 19 30 14 33 21 2 2 4 2 -4 20 4 8 4 3 6 3 5 16 0 11 1 -1 2 12 6 -5 14 -3 21 Tablo 19’da görüldüğü gibi başta AB ve ABD pazarları olmak üzere, dünya ticaretinde önemli bir paya sahip Çin’in 2006 yılı tekstil ihracatı 48,7 milyar dolara ulaşmıştır. Çin’in 2006 yılı genel ihracatı (mal ihracatı) içerisinde tekstil ve konfeksiyonun payı %14,8 seviyesindedir. Çin’in dünya tekstil ihracatı içinde 2000 yılında %10,2 payını 2006 yılı sonunda %22,3’e yükseltmiş olması, sektörde giderek artan Çin hâkimiyetini ortaya koymaktadır. Çin’in 2005 yılı tekstil ihracatı artışı oranı %23 iken, 2006 yılında bu oran %19’a gerilemiştir. Diğer bir dikkat çekici gelişme ise, dünya tekstil ihracatının %47,7’sinin Asya Ülkeleri, %37,9’unun Avrupa Ülkeleri, %7,9’nun ise Kuzey Amerika Ülkelerince yapılıyor olmasıdır. Söz konusu rakamlar 2000 yılı seviyeleri ile kıyaslandığında Avrupa Ülkelerinin tekstil sektörü ihracatından aldığı payın gittikçe azaldığı, Asya Ülkelerinin payının ise gittikçe arttığıdır. Ancak, Asya ülkelerinin payındaki artış Çin’in payındaki artıştan kaynaklanmaktadır, diğer Asya Ülkelerinin payında 2000 yılına kıyasla 2006’da önemli bir düşüş kaydedilmiştir. Tablo 20:Tekstil, Konfeksiyon, Deri ve Deri Mamulleri ile Ayakkabı İhracatımız (Milyon ABD $) 2003 Tekstil Konfeksiyon Deri ve Deri Mamulleri Ayakkabı Toplam Genel İhracat Tekstil-Konf. Payı (%) Tekstil Payı (%) Konfeksiyon Payı (%) Deri ve Deri Mam. Payı (%) Ayakkabı Payı (%) (Kaynak: DTM Bilgi Sistemi) 2004 6.808 10.796 558 204 18.368 63.017 27,9 10,8 17,1 0,9 0,3 2005 7.447 11.453 573 216 19.689 73.476 25,7 10,1 15,6 0,8 0,3 2006 8.067 11.649 646 237 20.599 85.535 23,1 9,4 13,6 0,8 0,3 2007 9.464 13.465 701 317 23.948 107.154 21,4 8,8 12,6 0,7 0,3 5.575 9.546 556 183 15.861 47.253 31,9 11,8 20,2 1,2 0,4 2006-07 DEĞİŞ.(%) 17,3 15,6 8,6 33,6 16,3 Ülkemizin son beş yıl içerisinde gerçekleştirdiği tekstil, konfeksiyon, deri-deri mamulleri ve ayakkabı ihracatı incelendiğinde, bu alandaki sektörel ihracatta 2007’de % 16 artış yaşandığı görülmüştür. Tekstil ihracatımız, 2007 yılında %17 artarak 9,5 milyar dolar, konfeksiyon ihracatımız 2007 yılında %16 artarak 13,5 milyar dolar, deri, deri mamulleri ihracatımız 2007 yılında %9 artarak 0,7 milyar dolar ve son olarak ayakkabı ihracatımız %34 artarak 0,3 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmiştir. Fasıllar itibariyle tekstil ihracatımızda “ipek” dışında tüm fasıllarda artış kaydedilmiş, en önemli artış ise “örme eşya” faslında yaşanmıştır. Tekstil ve konfeksiyon sektöründe faaliyette bulunan firma sayısı 43 bin civarında olup, bunun %25’i aktif ihracatçıdır. 500 büyük sanayi kuruluşunun yaklaşık %25’i tekstil ve konfeksiyon sektöründe faaliyet göstermektedir. Ülkemizdeki imalat sanayiinde faaliyet gösteren 1.667 adet yabancı sermayeli şirketin (74’ü tekstil, 224’ü konfeksiyon olmak üzere) 298’i tekstil ve konfeksiyon sektöründe faaliyet göstermektedir. Avrupa Birliği, toplam tekstil ve konfeksiyon ürünleri ihracatımızın %70’ini gerçekleştirdiğimiz en önemli bölgesel pazar olma özelliğini 2007 yılında da devam ettirirken, ihracatımızın 2007 yılı bölgesel kompozisyonunun değerlendirilmesi aşağıda sunulmaktadır. (Tablo 21) 22 Tablo 21: Tekstil İhracatımızın Ülkeler Bazında Dağılımı (ABD $) Ülkeler 2006 Almanya Rusya federasyonu İtalya A.B.D. Romanya İngiltere Fransa Polonya İspanya Bulgaristan Diğerleri Toplam (Kaynak: DTM Bilgi Sistemi) 2007 863.888.732 762.295.452 752.311.469 621.428.424 456.998.864 442.217.379 375.147.337 345.412.348 305.229.480 264.563.175 4.274.890.108 9.464.382.768 814.287.756 569.464.514 660.595.533 595.407.085 363.757.505 422.530.333 323.609.201 262.416.784 267.307.237 261.102.959 3.526.566.572 8.067.045.479 06/07 DEĞİŞİM % 6 34 14 4 26 5 16 32 14 1 21 17 Pay (2007) % 9 8 8 7 5 5 4 4 3 3 45 100 Tekstil ihracatımızın 2007 yılı itibariyle ülkelere göre dağılımı ve bir önceki yıla göre değişimi incelendiğinde, sektörel ihracatta ilk 10 sırada yer alan tüm ülke gruplarında artış kaydedildiği ve Almanya’nın %6’lık artış ile en önemli ihraç pazarımız olmaya devam ettiği gözlemlenmektedir. Tekstil sektörü ihracatında en önemli artışlar Rusya, Polonya ve Romanya’ya yönelik ihracatta yaşanmıştır. Sektörel ihracatın ülkelere göre dağılımı incelendiğinde ise ihracatın ağırlıklı olarak AB ülkelerine yönelik olarak gerçekleştirildiği ancak ülkeler arası dengeli bir dağılım olduğu, yani tek ülkeye yönelik bir bağımlılık durumunun söz konusu olmadığı görülmektedir. Bir diğer göze çarpan gelişme ise genel olarak performans kaybı yaşadığımız ABD’ye olan tekstil ihracatımızda da artış kaydedilmesidir. Tablo 22:Tekstil, Konfeksiyon, Deri ve Deri Mamulleri ile Ayakkabı İthalatımız (Milyon ABD $) 2003 Tekstil Konfeksiyon Deri ve Deri Mamulleri Ayakkabı Toplam Genel İthalat Tekstil-Konf. Payı (%) Tekstil Payı (%) Konfeksiyon Payı (%) Deri ve Deri Mam. Payı (%) Ayakkabı Payı (%) (Kaynak: DTM Bilgi Sistemi) 2004 5.684 577 817 303 7.381 97.161 6,4 5,8 0,6 0,8 0,3 2005 6.043 686 834 413 7.975 116.774 5,8 5,2 0,6 0,7 0,4 2006 6.475 955 1.043 515 8.988 139.576 5,3 4,6 0,7 0,7 0,4 2007 8.362 1.398 1.200 570 11.530 169.986 5,7 4,9 0,8 0,7 0,3 4.674 370 816 191 6.051 68.734 7,3 6,8 0,5 1,2 0,3 2006-07 DEĞİŞ. (%) 29,1 46,4 15,1 10,7 28,3 Ülkemizin son beş yıl içerisinde gerçekleştirdiği tekstil, konfeksiyon, deri ve deri mamulleri ile ayakkabı ithalatı incelendiğinde ise, 2007’de %28 oranında artış yaşandığı görülmüştür. Tekstil ithalatımız, 2007 yılında %29 artarak 8,3 milyar dolar, konfeksiyon ithalatımız 2007 yılında %46 artarak 1,4 milyar dolar, deri, deri mamulleri ithalatımız 2007 yılında %15 artarak 1,2 milyar dolar ve son olarak ayakkabı ithalatımız %11 artarak 0,5 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmiştir. 23 2007 yılında yaşanan %28’lik ithalat artışı son dönemde YTL’nin aşırı değerli hale gelmesi nedeniyle hammadde temininde ithalatın cazip hale gelmesiyle yakından ilgilidir. Fasıllar itibariyle tekstil ithalatımızda “özel dokunmuş mensucat, dantela, duvar halıları, işlemeler” dışında tüm fasıllarda artış kaydedilmiş, en önemli artış ise “ipek” faslında yaşanmıştır. Son beş yıllık dönemde ülkemizin ipek ticaretinde ihracatını azaltıp ithalatını artırarak söz konusu üründe net ithalatçı konumunu güçlendirdiği tespit edilmektedir. Tablo 23: Tekstil İthalatımızın Ülkeler Bazında Dağılımı 2006 DOLAR DEĞERİ 932.428.379 574.006.203 351.342.718 667.699.667 432.014.734 294.958.006 301.948.792 279.069.942 151.916.473 170.348.054 2.319.528.775 6,475,261,743 2007 DOLAR DEĞERİ 1.472.138.615 891.482.763 758.171.605 735.218.657 486.517.223 400.864.259 387.202.238 304.472.093 204.419.549 184.714.298 2.536.926.299 8,362,127,599 06/07 DEĞİŞİM % 58 55 116 10 13 36 28 9 35 8 9 29 Pay (2007) % 18 11 9 9 6 5 5 4 2 2 30 100 Çin Halk Cumhur. A.B.D. Hindistan İtalya Almanya Pakistan Endonezya Güney kore cum. Tayland Malezya Diğerleri TOPLAM 2007 yılında gerçekleşen toplam 8,4 milyar dolarlık tekstil ithalatımızın ülkeler itibariyle dağılımı incelendiğinde, AB’nin geçen yılki %32 payının %27’ye gerilemesine karşın yine en büyük tedarikçi olduğu görülmektedir. Ancak ÇHC’nin ithalatımızdaki payı 2007 yılında da artmaya devam etmiş ve %18 ile birinciliğe yükselmiştir. ABD ise tekstil ithalatımızda % 11’luk pay ile ikinci sırada yer alan tedarikçi olarak göze çarpmaktadır (Tablo 23) Dünya Konfeksiyon Ticaretindeki Gelişmeler Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) verilerine göre, dünya konfeksiyon ticareti5 ise %12’lik artışla 311 milyar dolara yükselmiştir. Dünya mal ticaretinde konfeksiyonun payı ise 2005’te %2,7 iken 2006 yılında % 2,6 olarak gerçekleşmiştir. (Tablo 24) Gerek tekstil gerekse konfeksiyon sektörünün dünya mal ticareti içindeki payındaki azalma trendi 2006 yılında devam etmektedir. Öte yandan, 2006 yılında dünya konfeksiyon sektörü ticaretindeki %12 olan artış oranının dünya sanayi ürünleri mal ticaretindeki 2006 yılı artışı olan %13’e paralel bir seyir izlemesi olumlu bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. 5 Dünya Konfeksiyon İhracatı 24 Tablo 24: Konfeksiyon Sektörünün Toplam Mal Ticareti ve İmalat Sektörü İçindeki Payının Bölgesel Dağılımı, 2006 İHRACAT Toplam Mal Ticaretindeki Payı (%) Dünya Kuzey Amerika Güney ve Orta Amerika Avrupa BDT Ülkeleri Afrika Orta Doğu Asya Avustralya, Japonya ve Yeni Zelanda Diğer Asya İmalat Sektörü İçindeki Payı (%) Dünya Kuzey Amerika Güney ve Orta Amerika Avrupa BDT Ülkeleri Afrika Orta Doğu Asya Avustralya, Japonya ve Yeni Zelanda Diğer Asya Kaynak: DTÖ İTHALAT 2,6 3,7 1,6 2,9 4,1 2,0 2,1 1,5 3,7 0,7 3,8 5,0 2,3 4,1 5,6 3,0 2,7 2,3 6,5 1,1 2,6 0,8 3,0 2,2 0,4 2,7 0,7 5,0 0,1 6,5 3,8 1,1 9,5 2,8 1,5 13,7 3,1 6,1 0,1 7,8 Başlıca konfeksiyon ithalatçısı ülkelere bakıldığında AB (Ekstra 25), ABD, Japonya, Hong Kong ve Rusya görülmektedir. Belli başlı ihracatçılar ise Çin, AB (Ekstra 25), Hong Kong (ağırlıkla re-export), Türkiye ve Hindistan olarak sıralanmaktadır. Türkiye, 2006 yılı verilerine göre, dünya tekstil ihracatındaki %3,5, konfeksiyon ihracatındaki %3,8’lik payı ile tekstilde 8 inci, konfeksiyonda 4 üncü büyük ihracatçı konumundadır. Ülkemiz ithalatta ise, konfeksiyon ihracatımızda görülen artışa bağlı olarak, büyük ölçüde hammadde ihtiyacını karşılamaya yönelik tekstil ithalatında sürekli artış kaydetmiş ve dünya tekstil ithalatında 7 inci sırada yer almıştır. Öte yandan, başta AB ve ABD pazarları olmak üzere, dünya konfeksiyon ticaretinde önemli bir paya sahip Çin’in 2005 yılı tekstil ihracatı 48,7 milyar dolara, konfeksiyon ihracatı 95,4 milyar dolara, toplam tekstil ve konfeksiyon ihracatı ise 144,1 milyar dolara ulaşmıştır. Çin’in 2006 yılı genel ihracatı (mal ihracatı) içerisinde tekstil ve konfeksiyonun payı %14,8 seviyesindedir. Çin’in dünya tekstil ihracatı içinde 2000 yılındaki %10,2’lik payını 2006 yılı sonunda %22,3’e, dünya konfeksiyon ihracatında 2000 yılında %18,2 olan payını 2006 yılında %30,6’ya yükseltmiş olması sektörde giderek artan Çin hakimiyetini ortaya koymaktadır. Çin’in 2005 yılı tekstil ihracatı artışı oranı %23, konfeksiyon ihracatı artış oranı %20 iken, söz konusu oranlar 2006 yılında sırasıyla %19 ve %29 seviyesinde gerçekleşmiştir. 25 Tablo 25 :Belli Başlı Konfeksiyon İhracatçıları ve İthalatçıları, 2006 (Milyar ABD $, %) Değer 2006 İhracatçılar Çin AB 25 AB 25 Dışı İhracat Hong Kong, Çin yerel ihracat reeksport Türkiye Hindistan Bangladeş Meksika Endonezya ABD Vietnam Romanya Tayland Pakistan Fas Tunus Yukarıdaki 15 İthalatçılar AB 25 AB 25 Dışı İthalat ABD Japonya Hong Kong, Çin Geri gelen eşya Rusya Kanada İsviçre Kore Avustralya Meksika Singapur Geri gelen eşya Türkiye Norveç BAE Çin Yukarıdaki 15 95,4 83,4 21,9 28,4 6,7 21,7 11,9 10,2 7,8 6,3 5,7 4,9 4,8 4,4 4,3 3,9 3,2 3,2 256,1 141,2 79,6 83,0 23,9 18,9 ... 8,1 6,8 4,7 3,7 3,3 2,5 2,5 0,7 2,4 2,0 2,0 1,7 287,6 1980 4,0 12,3 11,5 0,8 0,3 1,7 0,0 0,0 0,2 3,1 ... ... 0,7 0,3 0,3 0,8 16,4 3,6 ... 1,7 3,4 0,0 0,8 0,3 0,3 0,2 0,0 1,7 0,6 0,1 Dünya İhracat/İthalatındaki Payı 1990 8,9 14,2 8,6 5,7 3,1 2,3 0,6 0,5 1,5 2,4 ... 0,3 2,6 0,9 0,7 1,0 24,0 7,8 ... 2,1 3,1 0,1 0,6 0,5 0,8 0,3 0,0 1,1 0,5 0,0 2000 18,2 26,9 6,8 12,2 5,0 7,2 3,3 3,1 2,1 4,4 2,4 4,4 0,9 1,2 1,9 1,1 1,2 1,1 77,1 39,7 20,8 32,2 9,5 ... 1,3 1,8 1,5 0,6 0,9 1,7 0,9 0,3 0,1 0,6 0,4 0,6 91,9 2006 30,6 26,8 7,0 9,1 2,2 7,0 3,8 3,3 2,8 2,0 1,8 1,6 1,7 1,4 1,4 1,3 1,0 1,0 82,2 43,6 24,6 25,6 7,4 ... 2,5 2,1 1,4 1,2 1,0 0,8 0,8 0,2 0,7 0,6 0,6 0,5 88,8 2000-06 18 8 8 3 -6 7 10 9 ... -5 3 -9 ... 11 2 11 5 6 9 11 4 3 3 ... 20 11 7 19 10 -6 5 5 44 7 ... 6 Yıllık Yüzde Değişim 2004 19 12 11 8 -1 13 12 0 24 2 6 -9 28 16 10 12 6 11 16 16 6 11 7 ... 34 16 9 8 22 -15 7 14 54 8 40 8 2005 20 3 5 9 -11 18 6 39 23 -2 16 -1 9 -2 3 19 -6 -5 5 8 6 4 8 ... 23 14 8 6 17 -2 -5 7 21 11 7 6 2006 29 5 9 4 -7 8 0 11 ... -13 15 -2 ... -4 4 8 14 2 8 12 4 6 2 ... 2 14 -1 29 5 0 17 12 203 7 ... 6 - 26 Tablo 26: Belli Başlı Bölgelere Göre Konfeksiyon Sektörü İhracatı, 2006 (Milyar Dolar ve Yüzdelik Değişim) Değer 2006 311,4 162,8 56,3 51,9 36,4 7,2 4,4 3,3 3,3 95,3 28,5 28,4 23,1 6,9 2,9 2,8 2,7 67,5 33,2 23,5 7,9 1,5 0,6 0,5 0,3 107,1 88,9 5,2 4,4 4,3 1,9 1,3 0,3 13,0 10,0 1,4 0,7 0,6 0,2 0,0 0,0 Bölgenin İhracatı İçindeki Payı 2000 100,0 100,0 39,6 24,0 29,1 1,9 2,7 1,7 1,1 100,0 51,8 16,7 20,7 3,4 2,6 3,1 1,6 100,0 51,9 28,6 14,3 2,7 0,8 0,8 0,8 100,0 82,6 7,1 1,8 4,4 1,7 1,7 0,5 100,0 69,6 23,8 2,7 3,4 0,3 0,1 0,0 2006 100,0 100,0 34,6 31,9 22,3 4,4 2,7 2,0 2,0 100,0 29,9 29,8 24,2 7,2 3,0 3,0 2,9 100,0 49,2 34,8 11,6 2,2 0,9 0,7 0,5 100,0 83,0 4,8 4,1 4,0 1,7 1,3 0,3 100,0 77,1 10,9 5,6 4,8 1,3 0,2 0,1 Dünya ihracatındaki payı 2000 2006 100,0 100,0 46,4 18,4 11,1 13,5 0,9 1,2 0,8 0,5 18,2 9,4 3,0 3,8 0,6 0,5 0,6 0,3 28,2 14,6 8,1 4,0 0,8 0,2 0,2 0,2 32,6 26,9 2,3 0,6 1,4 0,5 0,6 0,2 9,8 6,8 2,3 0,3 0,3 0,0 0,0 0,0 52,3 18,1 16,7 11,7 2,3 1,4 1,1 1,1 30,6 9,2 9,1 7,4 2,2 0,9 0,9 0,9 21,7 10,7 7,6 2,5 0,5 0,2 0,2 0,1 34,4 28,6 1,7 1,4 1,4 0,6 0,4 0,1 4,2 3,2 0,5 0,2 0,2 0,1 0,0 0,0 Yıllık yüzde değişim 2000-06 8 10 8 15 5 27 10 13 21 18 7 29 21 33 20 17 30 3 2 7 0 0 4 2 -6 9 9 2 24 7 9 3 -2 -6 -5 -18 6 -1 18 4 11 2005 7 14 20 23 -4 25 14 25 18 20 -7 44 52 28 17 27 19 7 6 8 7 10 16 17 -21 3 2 -5 24 5 2 -6 7 -3 -2 -16 3 14 5 21 33 2006 12 20 15 39 11 -1 4 28 40 29 15 62 26 -2 10 31 50 10 9 19 -2 -4 7 13 26 7 6 5 30 8 16 2 11 -8 -9 -16 16 -10 114 18 25 Dünya Asya Dünya Asya Avrupa Kuzey Amerika Orta Doğu Afrika Güney ve Orta Amerika BDT Ülkeleri Çin Dünya Asya Avrupa Kuzey Amerika Orta Doğu Afrika Güney ve Orta Amerika BDT Ülkeleri Diğer Asya Ekonomileri Dünya Asya Avrupa Kuzey Amerika Orta Doğu Afrika Güney ve Orta Amerika BDT Ülkeleri Avrupa Dünya Avrupa Asya Kuzey Amerika Afrika BDT Ülkeleri Orta Doğu Güney ve Orta Amerika Kuzey Amerika Dünya Kuzey Amerika Güney ve Orta Amerika Asya Avrupa Orta Doğu Afrika BDT Ülkeleri 27 2005 yılında kotaların kalkmasından sonra dünya tekstil ve hazır giyim pazarlarındaki koşullar değişmeye başlamıştır. Firmaların 2005 öncesinde sahip oldukları tedarik imkanları artık yetersiz kalmaktadır. Yeni dönemde ürün tedariki yanında hizmet sunumu da önem kazanmıştır. Dünya hazır giyim üretim kapasitesinin talepten iki kat daha fazla olduğu tahmin edilmektedir. Hazır giyim firmalarının ithalatçı ve/veya perakendeci firmalarla sürekli temas halinde bulunmaları için bilgi teknolojilerini yoğun olarak kullanmaları gerekmektedir. Üreticilerin ithalatçı ve/veya perakendeci firmaların tedarik zincirlerine entegre olmaları önem arz etmektedir. Tablo 27: Yıllar İtibariyle Konfeksiyon İhracatımız (Milyar $) Konfeksiyon İhracat Değişim % 2002 7,7 23 2003 9,5 24 2004 10,8 13 2005 11,5 6 2006 11,6 2 2007 13,5 16 Kaynak: DTM Bilgi Sistemi Genel ihracatımızda konfeksiyonun payı 2003 yılında %20,2 ve 2004 yılında %17,1 düzeyindeyken, 2005 yılında söz konusu oran %15,6 ‘ya gerilemiştir. 2006 yılında ise konfeksiyon sektörü toplam ihracatımızın % 13,7’sini oluştururken 2007 yılında bu oran %12,6’ya düşmüştür. Tekstil ve konfeksiyon ihracatı toplam ihracatın 2005 yılında %25,7 sini, 2006 yılında %23,1’ini, 2007 yılında da % 21,4’ünü oluşturduğundan sektörün genel ihracat içindeki payının düşüş eğilimi içinde bulunduğunu söylemek mümkündür. Yıllar itibariyle, konfeksiyon ihracatımız, 1996-2000 arası dönemde sektörde ve ülkemizde yaşanan ekonomik darboğazın da etkisiyle %9 gibi düşük bir düzeyde artmıştır. 2000-2007 yılları arasında ise sektörün ihracatında %100’den fazla artış yaşanmıştır. Son olarak, 2007 yılında 13,5 milyar dolarlık ihracat ile bir önceki yıla göre %16’lık bir artış sağlanmıştır. 5 yıllık ihracatımız fasıl bazında değerlendirildiğinde örme giyim ürünlerinin toplam hazır giyim ihracatı içindeki payının %58-60 aralığında seyrettiği görülmektedir. Örme mamullerinin en önemli ürün gruplarından biri olan çorapta yıllık ihracat artışı %15,2 olarak gerçekleşmiştir. Denim pantolonların Türkiye toplam dokuma giyim ihracatı içerisindeki payı %27’dir. Avrupa Birliği (AB) toplam tekstil ve konfeksiyon ürünleri ihracatımızın %66’sını gerçekleştirdiğimiz en önemli bölgesel pazar olma özelliğini 2006 yılında da devam ettirirken, ihracatımızın sektörel ve bölgesel kompozisyonunun değerlendirilmesi aşağıda sunulmaktadır. Tablo 28: Konfeksiyon İhracatımızın Ülkeler Bazında Dağılımı ($) 2006 Almanya İngiltere Hollanda Fransa İspanya İtalya Danimarka A.B.D. İsveç Belçika Diğer Toplam (Kaynak: DTM Bilgi Sistemi) 2007 3.271.694.006 2.434.313.814 952.042.568 867.017.097 860.440.835 671.846.140 506.068.969 486.601.867 244.142.853 217.131.815 2.954.103.706 13.465.403.670 2.937.022.526 2.096.329.252 786.501.450 766.891.860 634.821.273 551.015.851 407.671.897 679.190.784 202.973.526 198.870.949 2.387.969.281 11.649.258.649 2006/07 DEĞİŞİM % 11 16 21 13 36 22 24 -28 20 9 24 16 Pay (2007) % 24 18 7 6 6 5 4 4 2 2 22 100 Konfeksiyon ihracatımızın 2007 yılı itibariyle ülkelere göre dağılımı incelendiğinde, Almanya %24,3, İngiltere %18,1, Hollanda %7,1, Fransa %6,4 ve İspanya’nın %6,4 ilk sırada geldiği görülmektedir. AB toplam konfeksiyon ihracatımızdan aldığı %81’lik pay ile hala en önemli bölgesel ihraç pazarımız olma özelliğini sürdürmektedir (Tablo 28) 28 Tablo 29: Yıllar İtibariyle Konfeksiyon İthalatımız (Milyar $) İthalat Değişim % 2002 0,24 21 2003 0,37 55 2004 0,58 56 2005 0,69 19 2006 0,95 39 2007 Konfeksiyon Kaynak: DTM Bilgi Sistemi 1,4 46 Genel ithalatımız içerisinde konfeksiyon sektörünün payı 2003 yılında %0,5 ve 2004 yılında %0,6 düzeyindeyken, 2005 yılında söz konusu oran %0,6 olarak kalmıştır. 2006 yılında ise konfeksiyon sektörü toplam ihracatımızın % 0,7’sini oluştururken 2007 yılında bu oran %0,8’e yükselmiştir. Ülkemiz konfeksiyon sektöründe üretim ve ihracat açısından güçlü bir altyapıya sahip olduğu için, konfeksiyon ithalatı genel ithalatımız içerisinde oldukça küçük bir paya sahiptir. Konfeksiyon ithalatımız, 2002 yılında bir önceki yıla oranla yükselişe geçerek, 238 milyon dolar +%21, 2003 yılında 370 milyon dolar +%55, 2004 yılında 577 milyon dolar +%56 olmuştur. 2005’te ithalatın artış hızı yavaşlamış, %19’luk bir artışla 686 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. 2006 yılında ise ithalatımız bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %39 artarak 953 milyon dolar olmuştur. Son olarak, ithalatımız 2007 yılında 1,4 milyar dolarla önceki yıla göre %46’lık bir artış göstermiştir (Tablo 29) Tablo 30: Konfeksiyon İthalatımızın Ülkeler Bazında Dağılımı ($) 2006 Çin Halk Cum. Bangladeş İtalya Hindistan Malezya Hong-kong Endonezya İspanya Pakistan Fas Diğer Toplam Kaynak: DTM Bilgi Sistemi 2007 218.231.002 158.201.500 141.502.502 96.525.077 93.350.853 66.003.287 56.177.958 37.407.052 35.583.302 34.022.432 460.467.286 1.397.472.251 150.401.222 79.206.436 117.566.969 68.353.724 41.319.527 47.833.810 35.486.186 24.717.023 13.878.691 26.782.835 348.932.141 954.478.564 2006/07 DEĞİŞİM % 45 100 20 41 126 38 58 51 156 27 32 46 Pay (2007) % 16 11 10 7 7 5 4 3 3 2 33 100 Konfeksiyon ithalatımızın 2007 yılı itibariyle ülkelere göre dağılımı incelendiğinde, Çin %15,6, Bangladeş %11,3 ve İtalya’nın %10,1 ilk sırada geldiği görülmektedir Türkiye’nin Çorap İhracatı ve İthalatı Yıllar itibariyle çorap ihracatımız incelendiğinde; 2004 yılında 657 milyon dolar olan çorap ihracatımız, 2005 yılında %9 artışla 714 milyon dolara, 2006 yılında ise %2 artışla 726 milyon dolara, 2007 yılında ise %15’lik bir artışla 837 milyon dolara çıkmıştır. Ürünler itibariyle çorap ihracatımız değerlendirildiğinde ise; 837 milyon dolarlık ihracat rakamı içinde en önemli payı pamuklu örme diğer çoraplar almıştır. Türkiye’nin 2007 yılı verilerine göre en önemli çorap ihraç pazarları içinde, AB ülkelerinin çok önemli bir yere sahip olduğu görülmektedir. Ülke bazlı sıralamada ise İngiltere, Almanya ve Fransa ilk sıralarda yer almaktadır. En önemli artışlar ise İspanya, Danimarka ve Hollanda’ya yönelik ihracatımızda kaydedilmiştir. Çorap ithalatı gerek Türkiye’nin genel ithalatı, gerekse tekstil ve konfeksiyon ürünleri ithalatı içerisinde oldukça küçük bir paya sahiptir. Örneğin, Türkiye’nin 2005 yılı çorap ithalatı, tekstil ve konfeksiyon 29 ürünleri ithalatının yaklaşık %0,2 sini, konfeksiyon ürünleri ithalatının %2’sini, örme giyim ithalatının da %5’ini oluşturmaktadır. 2004 yılında 9 milyon dolar olan Türkiye’nin çorap ithalatı, 2005 yılında %9 artışla 9,8 milyon dolar, 2006 yılında ise %77’lik yüksek oranlı bir artışla 17,3 milyon dolar olmuştur. 2007 yılındaki çorap ithalatımız ise bir önceki yıla kıyasla %46 artışla 25,3 milyon dolara yükselmiştir. Türkiye’nin çorap ithalatında en önemli kalemi, aynı ihracatta olduğu gibi pamuklu örme diğer çoraplar oluşturmaktadır. Çin’in ülkemizin çorap ithal ettiği ülkeler arasındaki sıralamada 2006 yılında 5. sırada olan yerinden ülkemize olan ihracatını 2 kattan daha fazla artırarak 2007 yılında ilk sıraya yükselmesi dikkat çekici bir gelişmedir. Türkiye’nin Ev Tekstili İhracatı ve İthalatı Ev tekstili ihracatımız 2003-2007 döneminde 2006 yılına kadar artış göstermekle birlikte, artış hızı azalış eğilimi içerisine girmiş, 2006 yılında %7’lik bir azalış gözlemlenmiştir. 2007 yılında ise ev tekstili ihracatımızda tekstil ve konfeksiyon ihracatımızın geneliyle uyumlu bir ivme yaşanmış ve %8’lik artış kaydedilmiştir. Ev tekstili kategorisinde en önemli ihraç ürünümüzün “yatak çarşafları, masa örtüleri tuvalet ve mutfak bezleri” olduğu gözlemlenmektedir. 2007 yılında en fazla artış kaydeden grup ise %887 artış ile “duvar halısı; el dokuması/iğne işlemesi” olmuştur. 2007 yılında en önemli performans kaybı ise “erkek/erkek çocuk için iç ve gece giyim eşyası” grubunda tanımlanan erkek örme bornozlarda yaşanmıştır. Ev tekstili ürünleri ihracatımızda en önemli pazarımız 435 milyon dolarlık değer ve toplam ev tekstili ürünleri ihracatımızdan aldığı %21’lük pay ile Almanya’dır. Onu ABD, İngiltere ve Fransa takip etmektedir. Almanya, ABD, İngiltere ve Fransa toplam %53’lük paya sahip olduğundan söz konusu pazarlarda olan ihracatımız ev tekstili sektörü ihracatımızın performans belirleyicisidir. Türkiye’nin ev tekstilleri ithalatı 2003-2007 döneminde önemli ölçüde artış göstermiş olsa da net ihracatıyla kıyaslandığında göz ardı edilebilecek kadar az seviyededir. 2003-2007 döneminde artış gösteren ev tekstili ithalatı, 2007 yılında bir önceki yıla kıyasla %16’lık artış kaydetmiştir. Sektörel ithalatla ilgili olarak kaydedilebilecek olumlu bir gelişme ise artış hızının gerilemesidir. Nitekim 2007 yılı ithalat artışı son beş yılın en düşük ithalat artış oranının gözlemlendiği yıl olmuştur. Türkiye’nin en önemli ev tekstili tedarikçileri Çin %36, Hindistan %13, Antalya Serbest Bölgesi %9 ve İtalya %5’dir. Türkiye’nin Halı İhracatı ve İthalatı 2007 yılında ülkemizde gerçekleştirilen makine halısı ihracatı, % 82 ile toplam halı ihracatının önemli bir kısmını oluşturmuştur. Öte yandan, el halısı ihracatımız toplam halı ihracatı içinde %18’lik bir paya sahiptir. Üretim ve performansları farklılık gösteren bu iki sektörün ihracat performanslarında da farklılık yaşanmaktadır. Makine halısı, sermaye yoğun bir sektör olması ve teknik tekstillerle paralel yönde gelişmesi sebebiyle üzerinde önemle durulması gereken bir sektör olarak değerlendirilmektedir. Türkiye’deki toplam halı pazarının 60 milyon $ olduğu ve halı pazarının yaklaşık %90’lık bölümünü makine halısının oluşturduğu bilinmektedir. Ülkemizin makine halısı üretiminin büyük çoğunluğu Gaziantep’te yerleşik olan firmalarca yerine getirilmektedir. Makine halısı üreticiliğinin yoğun olduğu diğer illerimiz ise Kayseri ve İstanbul olarak belirtilebilir. Dünyada ise, en fazla makine halısı üretiminin ABD’de gerçekleştirildiği bilinmektedir. Belçika, her ne kadar makine halısı ihracatında birinci sırada gelse de, üretimde ABD’den sonra ikinci sırada yer almaktadır.Öte yandan, AB’de makine halısı üretimi çoğunlukla Belçika, Almanya, Hollanda, İngiltere ve Fransa’da gerçekleştirilmekte olup, Belçika’nın Gent şehri bu üretim alanının merkezi konumundadır. AB’de her yıl yaklaşık 1 milyar m2 yeni halı kullanılmaktadır. 30 Ülkemizin makine halısı ihracatı, 2003 yılından itibaren genel bir artış trendi izlemiştir. Yıllar itibariyle istikrarlı bir yükselme eğilimi içinde olan makine halısı ihracatı, genellikle %30’lar seviyesinde artmış; bu artış sadece 2006 yılında %14 olarak gerçekleşmiştir Ülkemizin AB ülkelerine gerçekleştirdiği makine halısı ihracatı, yıllar itibariyle mutlak olarak artmakla birlikte, nispi olarak azalmaktadır. AB (27 ülke) ülkelerine yapılan ihracat 2007 yılında yaklaşık 180 milyon $ olarak gerçekleşmiş ve toplam makine halısı ihracatımızın %21’ini oluşturmuştur. AB’ye yönelik makine halısı ihracatımızdaki artış, toplam makine halısı ihracatımızdaki artışın (%31) üstünde gerçekleşerek, 2007 yılında % 36 seviyesine ulaşmıştır. 2007 yılı verilerine göre, makine halısı ihracatı gerçekleştirdiğimiz başlıca ülkeler; Suudi Arabistan (97 milyon $), A.B.D. (71 milyon $), Romanya (51 milyon $), Kazakistan (50 milyon $) ve Irak (48 milyon $)’tır. Ülkemizin makine halısı ithalatı da aynen ihracatında olduğu gibi yıllar itibariyle artan bir seyir izlemektedir. 2006 yılında hızlı bir yükselişle 150 milyon $ olarak kaydedilen ithalatımız; 2007 yılında, %20 oranında artışla 181 milyon $ seviyesine yükselmiştir. Ülkemizin makine halısı ithalatında AB ülkelerinin payı 2007 yılında %23 oranında gerçekleşmiştir. Bu oran, 2003 yılında %43 iken, bu durum yıllar itibariyle makine ithalatımızın önemli bir bölümünün AB’den diğer ülkelere kaydığının bir göstergesidir. 2007 yılında ülkemizce makine halısı ithalatının yapıldığı başlıca ülkeler; başta Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) olmak üzere, Hindistan, Pakistan ve Belçika’dır. Ülkemiz el halısı ihracatı 2003 yılında yaklaşık 84 milyon dolar iken 2007 yılında 131 milyon dolara yükselmiştir. 2006 yılı el dokuma halısı ihracatımızın bir önceki yıla kıyasla % 19 oranında artış göstermesi olumlu bir gelişme olmakla birlikte, toplam halı ihracatımız içerisindeki el halısı ihracatı payının yıllar itibariyle düşüş gösterdiği gözlenmektedir. Diğer taraftan, iç piyasada ülkemize gelen turistlere yönelik yapılan el halısı ve kilim satışlarımızda ise ülkemiz turizm sektöründe yaşanan olumlu gelişmelere paralel olarak sürekli artış kaydedildiği ve bu alandaki turistik satışların 1,2-1,5 milyar dolar civarında olduğu tahmin edilmektedir. Bu bağlamda, el halısı ve kilim sektöründe yaşanan gerilemenin turistik satışlara yansımadığı, turistik satışlar kapsamında yapılan ihracat ile el halıcılığının ihracatımızdaki önemini koruduğu, fakat bu yolla yapılan satışlarda da iç piyasaya sunulan taklit halılar gibi farklı bir takım problemlerin yaşandığı bilinmektedir. Ülkeler itibariyle 2007 yılı el halısı ihracatımızın %50’si İstanbul Atatürk Hava Limanı (AHL) Serbest Bölgesi ve Kocaeli Serbest Bölgesi’ne yönelik olup, sektör ihracatında 2006 yılındaki 33 milyon dolarlık ihracatını 2007’de 43 milyon dolara çıkararak artış sağlayan ABD ve 12 milyon dolar ile Japonya ilk sıralardadır. 2003 yılında 38 milyon dolar olan el halısı ithalatımız büyük bir artış göstererek, 2007 yılında 2006 yılına göre %37 artışla 131,5 milyon dolara ulaşmıştır. El dokuma halı ve kilim ithalatımızın yapıldığı başlıca ülkeler 45 milyon dolar ile Çin Halk Cumhuriyeti ve 32 ve 25 milyon dolarla Hindistan ve Pakistan’dır. Bu ülkeleri; Almanya, Nepal, İran, ABD ve İngiltere izlemektedir. Dünyadaki el halısı ve kilim üretimi hızlı bir şekilde Çin, Hindistan ve Pakistan’a kaymaktadır. Bu ürün grubunda ihracatımızda 2006 ve 2007 yıllarında genel bir artış yaşanmakla birlikte, ithalatımızın da sürekli bir artış trendi izlediği ve bu ürün grubunda ihracat artış hızının ithalat artış hızına oranla daha düşük seviyelerde kaldığı görülmektedir. El halısı ve kilim ithalatımızda başlıca tedarikçi ülkeler arasında ülkemizin üretiminin de önemli ölçüde kaydığı Çin, Hindistan ve Pakistan yer almaktadır. Dahilde İşlemi Rejimi (DİR) Kapsamında Tekstil ve Konfeksiyon Sektörü Tekstil ve konfeksiyon sektörü 2007 yılı itibariyle 23.9 milyar dolarlık ihracatı ve %22.4’lük pay ile ülkemiz ihracatında liderliğini korumaktadır. Yapılan çeşitli ekonomik incelemelerde, 2006 yılı 3 üncü çeyreğinden beri büyümenin iç talepten ziyade dış talebe dayalı olarak, diğer bir ifadeyle ihracatla gerçekleştirildiği ifade edilmektedir. Bu durumda ihracatçımızın rekabet gücünü azaltacak maliyet 31 dezavantajı getirecek herhangi bir uygulama ile, dış pazarlarda ülkemiz ihraç mallarına olan talepte azalış gerçekleşmesi, anılan sektörlerde üretimi de ciddi boyutta etkileyeceğinden DİR kapsamında ihracata verilen desteklerin ülkemiz ekonomisinin de büyümesine katkıda bulunduğu düşünülmektedir. Bu itibarla 2007 yılı verilerine göre tekstil ve konfeksiyon sektörünün DİR uygulamaları incelendiğinde aşağıda yer alan hususlar tespit edilmektedir. Sektör 2006 yılında ülkemiz toplam DİR ithalatının %9’unu oluştururken, 2007 yılında bu oran %8’e gerilemiştir. Sektörde döviz kullanım oranı 2007 yılı itibariyle %20’dir. Bu oran DİR kapsamında ulaşabilecek maksimum değer olan %80’in oldukça altındadır. Sektörde 2007 yılında ihracatın ithalatı karşılama oranı %208 iken, DİR kapsamında ihracatın ithalatı karşılama oranı ise %512’dir. 2.1.6. Sektörler Açısından Mevcut Teşvik Tedbirlerinin Değerlendirilmesi Ülkemizde teşvikler ekonomi politikasının önemli bir aracı olarak kullanılmakta ve bir çok teşvik programı uygulanmaktadır. Ancak gemi inşa dışında her hangi bir sektöre özgü olarak uygulanan teşvik tedbiri bulunmamakta olup, sistemde bulunan her bir teşvik tedbiri tüm sektörleri kapsamaktadır. Dolayısıyla ülkemizde sanayinin teşviki için sektörel alanlar yerine, yatırımlar, AR-GE, ihracat, KOBİ, bölgesel gelişme gibi yatay alanlarda çeşitli teşvik programları uygulanmaktadır. Yatırım teşvikleri kapsamında; Hazine Müsteşarlığı tarafından yatırım teşvik belgesi verilmek suretiyle uygulanan programdaki teşvik unsurları şunlardır: Gümrük Vergisi ve Toplu Konut Fonu İstisnası Katma Değer Vergisi İstisnası Faiz desteği İhracatta devlet yardımları; Dış Ticaret Müsteşarlığı ve Eximbank tarafından uygulanmaktadır. Bu kapsamda Ar-Ge Yardımı, Yurtdışı Fuar ve Sergilere Katılım Desteği, Çevre Maliyetlerinin Desteklenmesi Yardımı, Pazar Araştırması Yardımı, Eğitim Yardımı, İstihdam Yardımı, Yurtdışında Ofis-Mağaza Açma, İşletme ve Marka Tanıtım Yardımı, Türk Ürünlerinin Yurtdışında Markalaşması Yardımı ve Eximbank Kredileri kullandırılmaktadır. KOBİ teşvikleri; ülkemizde KOBİ’ler çeşitli kurumlarca uygulanmakta olan genel amaçlı devlet yardımlarından faydalanabilmektedir. Ayrıca, sadece KOBİ’lere yönelik olmak üzere KOSGEB, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Hazine Müsteşarlığı ve Halk Bankası’nca farklı mevzuatlar kapsamında değişik yatırım ve işletme dönemi devlet yardımları sunulmaktadır. Sadece KOBİ’lere yönelik devlet yardımları ve uygulayıcı kurumları şunlardır; Hazine Müsteşarlığı’nca, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin Yatırımlarında Devlet Yardımları kapsamında KOBİ Yatırım Teşvik Belgesi sahibi KOBİ’ler, yatırım mallarında KDV istisnası, yatırım malları ithalatında gümrük vergisi istisnası ve faiz desteği desteklerinden faydalandırılmaktadır. KOSGEB tarafından, KOBİ’lere yönelik çok farklı destekler sunulmaktadır. Bu kapsamda, Yazılım Kullanım Desteği, Nitelikli Eleman İstihdamı Desteği, Ortak Kullanım Amaçlı Makine-Teçhizat Desteği, Teknoloji Araştırma ve Geliştirme Desteği, Bilgisayar Yazılım Kullanım Desteği, KOBİ Eğitim Desteği, CE İşaretlemesine İlişkin Test ve Genel Test/Analiz Destekleri, Patent, Faydalı Model, Endüstriyel Tasarım Desteği, Yerel Ekonomik Araştırma Desteği, Yeni Girişimci Desteği, İş Geliştirme Merkezi (İŞGEM) Desteği, Yurtiçi KOSGEB Bölgesel Fuarlarına Katılım Desteği kullandırılmaktadır. Türkiye Halk Bankası tarafından KOBİ Sanayi Kredileri (Bu kredilerde KKDF ve BSMV kesintisi yapılmamaktadır) kullandırılmaktadır. 32 Hazine Müsteşarlığı’nın garantör olduğu Avrupa Yatırım Bankası KOBİ kredileri, Türkiye Sınai Kalkınma Bankası, Türkiye Kalkınma Bankası, Türkiye Vakıflar Bankası ve Türkiye Halk Bankası aracılığıyla KOBİ’lere kullandırılmaktadır. Bölgesel teşvikler; 5084 ve 5350 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunlar ile kişi başı GSYİH 1500 ABD doları veya daha az olan 49 ildeki yatırımlara çalışanlar için gelir vergisi stopajı teşviki, sigorta primi işveren paylarında teşvik ve enerji desteği sağlanmaktadır. Bu illere ilave olarak Kalkınmada Öncelikli Yöre kapsamındaki illerde bedelsiz arsa ve arazi temin edilebilmektedir. Ar-Ge teşvikleri; yukarıda sayılan Dış Ticaret Müsteşarlığı (TÜBİTAK ve TTGV aracılığı ile) ve KOSGEB tarafından kullandırılan Ar-Ge teşviklerine ek olarak: Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca desteklenen San-Tez projeleri, Maliye Bakanlığınca; sağlanan vergisel teşvikler, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu ile sağlanan vergisel teşvikler bulunmaktadır. Sonuç olarak farklı alanlarda farklı kuruluşlar tarafından çeşitli teşvik programları uygulanmakta olup sadece tekstil ve hazır-giyim sektörlerine özgü her hangi bir teşvik tedbiri bulunmamaktadır. Mevcut sistem içinde teşviklerin, Yabancı Sermaye Mevzuatı, Serbest Bölge Mevzuatı, Gelir ve Kurumlar Vergisi Mevzuatı, Organize Sanayi Bölgeleri Mevzuatı, Teknoparklarla İlgili Mevzuat, Tapu Kadastro Mevzuatı, Yerel Yönetimler Mevzuatı ve Yatırımlarla ilgili Bakanlar Kurulu Kararları içine serpiştirilmiş olmasının karışıklıklara ve irrasyonel yatırım kararlarına yol açabilme ihtimali bulunmaktadır.6 2.1.7. Rekabet Gücü Açısından Uluslararası Bir Karşılaştırma Fransız Moda Enstitüsü (IFM) ile birkaç kuruluşun ortaklaşa hazırladıkları “Tekstil ve Hazır giyim Sektöründe 2005 Ticaret Serbestisinin Etkileri” başlıklı rapora göre; iş gücü, hammadde, ekipman ve pazarlama gibi faktörleri detaylı bir şekilde tablolara dayalı bir şekilde analiz eden raporun genel değerlendirmesine göre, Çin, Türkiye ve Güney Kore en rekabetçi ülke konumunda olan ülkelerdir. Aşağıdaki tablolarda, rekabet gücü değerlendirmesi 0-5 arasında değişen bir puanlama sistemi ile yapılmıştır. Rekabet gücü göstergesi açısından bir ülke zayıf ise, 0’a yakın bir puan alırken, rekabet gücü yüksek olduğu alanlarda ise 5 ya da 5’e yakın bir değer almaktadır. Örneğin, işçilik ile ilgili faktörleri değerlendiren aşağıdaki tablodan Türkiye ve Hindistan’ı ele alırsak, işçi ücretinin Hindistan’da düşük olması, Hindistan açısından bir avantaj sağlamaktadır. Hindistan’ın bu faktör açısından rekabetçi olduğunu gösteren değer olarak 5 puan verilirken, Türkiye’de işçi ücretlerinin yüksek olması, Hindistan’a kıyasla Türkiye için bir dezavantaj olup Türkiye’nin rekabet gücünü olumsuz etkilemektedir. Bu alanda Türkiye’nin az rekabetçi olduğunu gösteren 2 puan verilmiştir. 6 IX. Kalkınma Planı Tekstil ve Hazır Giyim Özel İhtisas Komisyonu Raporu 33 Tablo 31: İşçilik ile ilgili faktörler: Ülkelerin Avantaj durumları Avantajlar 0 (rekabet gücü zayıf), 5 (rekabetçi) Konfeksiyon/ Örme Bilgisi 5 4 2 4 5 5 5 5 4 4 İşçilik Ücreti İşçi Sağlama Operasyon Becerisi İşçilik ve know how Çin Hindistan Pakistan Bangladeş Güney Kore Türkiye Bulgaristan Romanya Fas Tunus Genel Ortalama 4 3 2 2 2 3 3 3 2 2 34 Yönetim Becerisi Terbiye/ Boyama Bilgisi 3 2 1 1 5 4 3 3 2 2 Fas 4 4 5 5 0 2 3 3 2 2 5 4 3 3 1 3 4 4 3 3 5 5 5 5 1 4 3 4 4 3 5 4 4 4 5 4 5 5 4 4 4 3 3 3 5 4 3 3 3 3 Kaynak: Consolidated Report- “2005 T/C Liberalization” IFM and partners-February 2004 Grafik 6: İşçilik ile İlgili Faktörler: Ülkelerin Avantaj Durumları 4,5 4 3,5 3 2,5 2 1,5 1 0,5 0 Çin Hindistan Pakistan Bangladeş Güney Kore Türkiye Bulgaristan Romanya Tunus Sektörde işçilik, rekabet gücünü etkileyen önemli bir maliyet unsurudur. Yukarıdaki tablo ve grafikte görüldüğü gibi sadece işçiliğe dayalı rekabet dikkate alındığında Çin en rekabetçi ülke konumunda iken, onu Hindistan, Türkiye, Bulgaristan ve Romanya takip etmektedir. Örme/ dokuma Bilgisi 4 4 3 2 5 5 4 3 2 2 Birim Maliyet Tablo 32: Hammadde ve Makineler ile İlgili Faktörler: Ülkelerin Avantaj Durumları Avantajlar 0 (rekabet gücü zayıf), 5 (rekabetçi) Konfeksiyon Makinaları 3 3 2 2 5 4 3 3 3 3 Eğirme Makinaları Dokuma Makinaları Örme Makinaları Terbiye/ Boyama Makinaları Suni Sent. Lifler Tedariki Hammadde ve Makineler Çin Hindistan Pakistan Bangladeş Güney Kore Türkiye Bulgaristan Romanya Fas Tunus Genel Ortalama 4 3 2 1 4 4 2 2 1 1 Tunus Pamuk Tedariki 5 5 4 2 1 5 3 1 1 2 Yün Tedariki 2 1 1 1 1 1 1 1 1 1 4 3 3 1 4 3 2 1 1 1 5 4 3 2 4 4 1 2 1 1 5 3 3 1 5 5 2 2 1 1 5 2 2 4 5 2 3 2 2 3 2 1 2 5 4 3 3 2 1 Kaynak: Consolidated Report- “2005 T/C Liberalization” IFM and partners-February 2004 Grafik 7: Hammadde ve Makineler ile İlgili Faktörler: Ülkelerin Avantaj Durumları 4,5 4 3,5 3 2,5 2 1,5 1 0,5 0 Çin Hindistan Pakistan Bangladeş Güney Kore Türkiye Bulgaristan Romanya Fas Esneklik ve fiyata dayalı rekabet gücünü artıran faktörlerin başında hammadde gelmektedir. Hammadde ve üretim araçları dikkate alındığında, üstünlük sağlayan faktörler farklı, olsa da Türkiye ve Güney Kore, Çin ile rekabet edecek güce sahiptir. Sadece hammadde dikkate alındığında, Euro-Akdeniz bölgesinde de Bulgaristan diğer rakiplerine göre (Türkiye hariç) daha güçlü bir konumda bulunmaktadır. Grafikte de görüldüğü üzere Türkiye bu bölgede bariz bir üstünlüğe sahiptir. 35 Tablo 33: Pazarlama ile İlgili Faktörler: Ülkelerin Avantaj Durumları Avantajlar 0 (rekabet gücü zayıf), 5 (rekabetçi) Tasarım ve Moda Kapasitesi Uygunluk Genel Ortalama AB’ye Coğrafi Yakınlık Esneklik Güvenli Teslim Dil ve Kültür Kalite Düzeyi Pazarlama Çin Hindistan Pakistan Bangladeş Güney Kore Türkiye Bulgaristan Romanya Fas Tunus 4 2 2 2 4 4 4 4 3 3 4 3 2 3 5 4 4 4 4 4 4 3 2 3 4 4 4 4 3 3 2 4 1 1 4 5 4 3 4 4 2 2 1 1 4 4 2 2 2 2 0 1 1 1 0 5 5 5 5 5 2 2 1 1 3 4 4 4 4 4 2 2 1 1 3 4 4 4 3 3 Kaynak: Consolidated Report- “2005 T/C Liberalization” IFM and partners-February 2004 Grafik 8: Pazarlama ile İlgili Faktörler: Ülkelerin Avantaj Durumları 4,5 4 3,5 3 2,5 2 1,5 1 0,5 0 R om an ya H in di st an Pa ki st an Tü rk iy e ş Ko re Ç in ta n Fa s Ba ng la de Tablo 34 ve grafik 8’de de açıkça görüldüğü gibi, Euro-Akdeniz ülkeleri Asya ülkelerinden çok daha rekabetçi görülmektedir. Türkiye, neredeyse bütün alanlarda üstün durumdadır. En önemlisi, AB ülkelerine en hızlı teslimatı yapabilen ve esneklik konusunda en başarılı olan ülke konumunda olmasıdır. Günümüz şartlarında rekabetin en önemli unsurlarını barındıran aşağıdaki tabloya baktığımızda Türkiye, Bulgaristan ve Romanya en avantajlı konumda bulunmaktadır. Pakistan ve Bangladeş en zayıf halkayı oluştururken, Asya ülkeleri arasında en avantajlı konumda bulunan ülke ise Güney Kore’dir. G Bu lg ar is ün ey Tu nu s 36 Tablo 34: Genel Faktörler: Ülkelerin Avantaj Durumları Avantajlar 0 (rekabet gücü zayıf), 5 (rekabetçi) Taşımacılık Finansman Sağlama Genel Faktörler Çin Hindistan Pakistan Bangladeş Güney Kore Türkiye Bulgaristan Romanya Fas Tunus Genel Ortalama 4 2 1 1 4 4 3 3 2 3 Fa s Tu nu s Enerji Maliyeti İşletme Maliyeti 5 3 3 2 4 2 1 2 2 2 4 2 3 2 3 3 3 3 2 3 3 1 1 1 4 5 4 4 2 3 4 3 2 2 4 5 4 4 4 4 Kaynak: Consolidated Report- “2005 T/C Liberalization” IFM and partners-February 2004 Grafik 9: Genel Faktörler: Ülkelerin Avantaj Durumları 4,5 4 3,5 3 2,5 2 1,5 1 0,5 0 H in di st an Ba ng la de Bu lg ar is R om an ya Pa ki st an Tü rk iy e Ko re Ç in ta n ş Bir ülkenin verimlilik konusundaki rekabetçiliği başarının anahtarıdır. Bu çerçevede yukarıdaki konsolide sonuçlar değerlendirildiğinde, Hindistan, Pakistan, Bangladeş ve bir ölçüde Fas verimlilik konusunda başarısız olurken, Çin ve Türkiye oldukça başarılıdır. Güney Kore bu anlamda gelişmiş bir ekonomi ve sağlam altyapısı nedeni ile iyi bir pozisyonda iken, gelişmişlikten de kaynaklanan nedenlerden ötürü fiyat rekabeti açısından negatif bir görüntü çizmektedir. Diğer taraftan, 2003 yılı ilk çeyreği baz alındığında, 2007 yılının dördüncü çeyreğinde elyaf ve iplik endeksi 124,7 düzeyine, kumaş endeksi 109,4 düzeyine ve genel tekstil endeksi 122,5 düzeyine çıkmıştır. Aynı dördüncü çeyrekte, dolar endeksi 65,8 seviyesine ve euro endeksi 97,2 seviyesine düşerken, sadece asgari ücret endeksi yükselmiştir. Rakamlar asgari ücrette çok keskin bir artışı göstermektedir. G ün ey Altyapı 3 2 1 1 5 5 2 3 2 3 37 2007 yılında doların 2003 yılına göre %34,2 oranında değerini yitirmesi; maliyetlerdeki artışlarla birlikte değerlendirildiğinde, sektörün rekabet gücünün ciddi boyutlarda olumsuz etkilendiği ortaya çıkmaktadır (Tablo 35) Tablo 35: Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektörünün Rekabet Koşullarında Gelişmeler Maliyet, Euro ve Dolar Kuru Endeksleri (2003=100) Elyaf ve iplik endeksi* Kumaş endeksi* Tekstil endeksi Dolar endeksi* Euro endeksi** Asgari ücret endeksi*** 2003Q1 2003Q2 2003Q3 2003Q4 2004Q1 2004Q2 2004Q3 2004Q4 2005Q1 2005Q2 2005Q3 2005Q4 2006Q1 2006Q2 2006Q3 2006Q4 2007Q1 2007Q2 2007Q3 2007Q4 93,0 99,2 101,1 106,7 107,3 113,3 114,0 117,2 112,6 112,3 111,1 112,9 111,6 118,1 128,5 129,4 127,2 127,5 127,2 124,7 97,1 99,3 99,4 104,2 105,6 110,0 112,3 116,2 110,2 109,5 104,8 104,0 103,0 107,7 114,6 114,7 115,9 115,3 110,7 109,4 95,1 98,9 100,3 105,7 107,0 112,4 114,4 118,1 113,9 112,9 110,1 111,0 111,2 117,0 123,9 125,7 126,2 126,2 125,7 122,5 100,0 91,8 84,3 87,3 80,6 87,9 89,3 87,4 80,2 82,4 81,0 82,0 81,4 88,0 90,8 88,4 83,2 78,8 71,2 65,8 100,0 97,0 88,5 96,9 94,0 98,8 101,8 105,5 98,2 97,0 92,2 90,9 97,6 103,2 107,9 106,0 104,2 101,8 99,7 97,2 100,0 100,0 114,9 114,9 138,2 138,2 145,1 145,1 159,7 159,7 159,7 159,7 173,5 173,5 173,5 173,5 183,8 183,8 191,3 191,3 Kaynaklar: * DİE Kayıtları, ** TCMB Kayıtları, *** Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Kayıtları Notlar: 1- Grafikte kullanılan bütün endekslerin hesaplanmasında, 2003 yılı ortalaması baz alınmıştır. 2- Elyaf, iplik ve kumaş endeksleri, TUİK tarafından verilen üçer aylık ortalama üretici fiyatları endeksleri baz alınarak hesaplanmıştır. 3- Euro ve dolar endeksleri TCMB tarafından yayımlanan döviz alış kurlarının üçer aylık ortalaması alınarak hesaplanmıştır. 4- Asgari ücret endeksi ise, Çalışma Bakanlığı tarafından yayımlanan rakamlar üçer aylık periyotlar şeklinde endeks haline getirilerek yapılmıştır. 38 Grafik 10: Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektörünün Rekabet Koşullarında Gelişmeler 450,0 400,0 350,0 300,0 250,0 200,0 150,0 100,0 50,0 0,0 20 00 20 Q1 00 Q 20 2 00 Q 20 3 00 20 Q4 01 Q 20 1 01 20 Q2 01 Q 20 3 01 Q 20 4 02 20 Q1 02 Q 20 2 02 20 Q3 02 Q 20 4 03 Q 20 1 03 20 Q2 03 Q 20 3 03 20 Q4 04 Q 20 1 04 Q 20 2 04 20 Q3 04 Q 4 Maliyet Endeksi Euro Endeksi Dolar Endeksi Asgari Ücret Endeksi Ücretler ve Rekabet Gücü Hazır giyim ve konfeksiyon üretiminde işgücü maliyetinin payı %30 civarındadır. Bu yüzden ücretlerde bir artış, ihracatta rekabet gücünü doğrudan etkilemektedir. Son yıllarda asgari ücrete yüksek oranlarda zamlar yapılmaktadır. Ayrıca sosyal güvenlik katkı payları da oldukça yüksektir. Kredi Faizleri 2004 yılında, 2003 yılının karşılık gelen dönemine göre vuku bulan en önemli gelişme, kredi faizlerindeki düşüş olarak ifade edilebilir. Her ne kadar, sektör nakit kredi pastasından sadece %2,1 düzeyinde bir pay alıyorsa da, kredi faizlerindeki düşüş, bütün vadeli işlemleri etkilediğinden, kredi maliyetleri yönüyle bir rahatlamaya yol açmıştır. Enflasyonun tek rakamlara indiği bu süreçte kredilerden yararlanan KOBİ’ler, göreceli olarak yüksek bir finansman maliyetiyle karşı karşıya kalmış durumdadırlar. Amacı yeni KOBİ yatırımlarını finanse ederek istihdamın artırılmasını sağlamak olan kredilerin faiz oranları en fazla % 4 civarında olmalıdır. İlk çıktığı faiz oranıyla piyasa faiz oranı arasındaki farka bakıldığında ise oran % 1’ler civarına denk gelmektedir. Sektörün uluslararası piyasalarda rekabet gücünü belirleyen en önemli faktörler kuşkusuz hammadde fiyatları ve işçilik ücretlerinde görülen gelişmeler ile döviz kurlarının gösterdiği seyirdir. Hammadde fiyatlarındaki artışlar ve ücret artışları maliyetleri arttırmak suretiyle bir baskı oluşturmaktadır. Döviz kurlarının yükselmemesi bu baskıyı şiddetlendirmektedir. Maliyet artışları ve döviz kurları açısından Türkiye hazır giyim ve konfeksiyon sektörü en şanssız olduğu dönemlerden birini yaşamaktadır. Bunu 2003 yılı ilk çeyreği baz alınarak oluşturulan maliyet endeksleri ve döviz kuru endekslerinden izlemek ve bu endekslere dayanarak hazırlanan grafikten izlemek mümkündür. 2.1.8. Diğer Sektörler ve Yan Sanayi İle İlişkileri Konfeksiyon yan sanayi başlıca deri, kumaş, iç giyim ve ev tekstili sektörleri için üretilen, hazır giyim ürünlerine işlevsellik kazandıran ya da bu ürünlerde süsleme amacıyla kullanılan ürünler bütünüdür. Hazır giyimin olmazsa olmazı yan sanayi ürünlerini saymak gerekirse; askı (plastik,metal,ahşap), dikiş 39 ipliği, kurdela, lastik, şerit, kordon, düğme, çıt çıt, perçin, toka, metal ve plastik aksesuarlar, etiket (karton, deri, dokuma), fermuar, kapitone, tela, elyaf, vatka gibi günlük hayatta kullandığımız ürünlerdir. Konfeksiyon yan sanayi hazır giyim yanında sağlık, mobilya, otomotiv, askeriye, ambalaj gibi diğer sektörlere de üretim yapmaktadır. Konfeksiyon yan sanayicileri hammadde temini, moda ve teknolojinin takibi, doğrudan ihracat gibi konularda başarılı olabilmek için dünya ticaretine entegre olmaya çalışmaktadırlar. Ana sanayindeki tüm gelişmelerden olumlu veya olumsuz etkilenen, fiyat yönünden en önemli rakibi Çin olan sanayicilerimiz hacimli ve/veya butik üretim yetenekleri, kalite, konma-konaklama, iletişim ve lojistik avantajlarını kullanarak pazar paylarını geliştirmeye çalışmaktadırlar. Başta İstanbul olmak üzere İzmir, Bursa, Denizli, Gaziantep, Düzce illerimizde bu alanlarda üretim yapılmaktadır. Sektörde askı 10, düğme- toka- metal ve plastik aksesuar 200, dar dokuma ve örme 600, etiket 700 (matbaalar dahil), fermuar 100, kapitone 200, tela-elyaf-vatka 20 olmak üzere tahminen 1830 küçük ve orta ölçekli işletme faaliyet göstermektedir. Bu işletmelerin en küçüğünde 15 ve büyüklerinde 250 olmak üzere tahminen toplam 100.000 kişi istihdam edilmekte olup, bu sayı; bayiler ve hammadde tedarikçileri dikkate alınırsa yaklaşık 250.000 olmaktadır. Ayrıca bu sayıya 2.000 nakış firması ile bunların yaklaşık 50.000 çalışanını da ilave etmek doğru olacaktır. Yan sanayinin doğrudan ihracat, ihracatçı firmalara yapılan satışlar (dolaylı ihracat) ve iç piyasaya yapılan satışlar olarak gruplandırılmaktadır. Hazır giyim sektöründe Yan Sanayinin toplam maliyeti ortalama % 5 olarak hesap edilmektedir. Son üç sene dikkate alındığında kapasite kullanım oranları ekim-mart ayları aralığında ortalama %70 olmakta, yılın diğer sürecinde bu ortalama %40’a düşmektedir. Talebin azalması ve arz fazlalığı nedeniyle oluşan yoğun rekabet nedeniyle karlar da düşmekte, bu da, AR-GE çalışmalarının, tanıtım harcamalarının ve tevsii yatırımlarının önünü kesmektedir. Sektörde kayıt dışı üretim, Çin’den ithal edilen ucuz ve kalitesiz ürünlerin yarattığı haksız rekabet başlıca sorunlar olarak ortaya çıkmaktadır. Ayrıca; ağır vergiler, enerji, istihdam gibi girdilerin getirdiği yükler nedeniyle bazı hazır giyim firmalarının yurt dışında fason üretim yaptırmaları yerli konfeksiyon yan sanayicilerinin kapasitelerinde azalmalara neden olmaktadır. 2.1.9. 2005 Sonrası Tekstil ve Konfeksiyon Sektöründe Küresel Gelişmeler 2005 yılı başında tekstil ve hazır giyim ticaretinde uygulanmakta olan kotaların sona ermesi ile birlikte uluslararası pazarlarda kıyasıya rekabetin yaşandığı yeni bir dönem başlamıştır.Bu dönem tekstil sektörü üzerinde önemli sonuçlar doğurmuştur. Yeni kotasız döneme geçiş aniden yaşanan bir süreç olmamıştır. AB, ABD gibi gelişmiş ülkelerin kendi tekstil sanayilerini korumak ve gelişme yolundaki ülkelere eşit, adil ticaret imkanı vermek üzere uyguladıkları kotaları düzenleyen anlaşmalar yerini, 1 Ocak 1995 tarihinde yürürlüğe giren Dünya Ticaret Örgütü Anlaşması kapsamında bulunan Tekstil ve Giyim Anlaşmasına bırakmıştır. On yıllık bir süreç içerisinde miktar kısıtlamalarının kademeli olarak tamamen kaldırılmasını öngören Anlaşma hükümleri uyarınca, kota uygulayan ülkeler ilk üç aşamada tekstil ve ürünlerinin %51’ini serbestleştirmişlerdir. Son aşama olan 2005 yılı başında ise kotaya tabi bakiye %49 oranındaki ürünler DTÖ kurallarına entegre edilmek suretiyle bu ürünlerde de serbest ticaret düzenine geçilmiştir. Gelişmiş ülkelerin dünya tekstil ve konfeksiyon ticaretinin ağırlığını oluşturan ürünleri son aşama entegrasyon sürecine bırakmaları nedeniyle, asıl serbest ticaret dönemi 1 Ocak 2005 tarihinde başlamış bulunmaktadır. Ülkemiz, 1996 yılında Avrupa Birliği ile gerçekleştirdiği Gümrük Birliği nedeniyle, bu tarih itibariyle Avrupa Birliği pazarına kotasız ihracat yapma imkanını elde etmiştir. Ayrıca, Avrupa Birliği’nin Ortak Ticaret Politikasına uyum yükümlülüğümüz çerçevesinde Avrupa Birliği ile üçüncü ülkeler arasındaki 40 Tekstil Kısıtlama Anlaşmaları ülkemizce üstlenilmiş ve bu ülkelerden yapılan tekstil ve konfeksiyon ürünleri ithalatında başlatılan kota uygulaması 2005 yılına kadar sürdürülmüştür. ABD ile AB arasındaki tekstil ve konfeksiyon ticaretinde karşılıklı olarak kota uygulanmazken, Avrupa Birliği ile gerçekleştirilen Gümrük Birliği’ne rağmen ülkemizin ABD’ne yönelik tekstil ve konfeksiyon ürünleri ihracatında kota uygulaması 2005 yılına kadar devam etmiştir. 2005 yılına kadar dünya tekstil ve konfeksiyon ticaretinde gerek kota uygulayan, gerekse kota uygulanan bir ülke olarak, 2005 sonrası yeni ticaret düzeninde ülkemizin konumu; 1996 yılından itibaren kotasız ve gümrük vergisiz ihracat yaptığımız ve ülkemiz tekstil ve konfeksiyon ihracatının %65’inin gerçekleştirildiği AB pazarı ve yüksek gümrük vergilerine karşın söz konusu ürünler ihracatımızın %8’ inin gerçekleştirildiği ABD pazarındaki gelişmelerle yakından ilgilidir. AB’nin Çin’e Karşı Aldığı Önlemler Kotaların kalktığı 2005 yılının ilk yarısında AB Çin’e karşı ivedilikle bir önlem almadığından, aynı yıl AB’nin Çin’den tekstil ve ürünleri ithalatı değer bazında % 42 oranında artmıştır. Miktar olarak ise, AB’nin 2005 yılında Çin’den ithalatı % 36 oranında artış göstermiştir. 1 Ocak 2005’de libere edilen ürünler itibariyle ise Çin’in AB’deki pazar payında değerde % 82, miktarda ise % 130 oranında artış görülmüştür. Miktardaki artışın nedeni birim fiyatlarda yaşanan düşüş olmuştur. Bilindiği üzere, Çin’in DTÖ’ye Giriş Protokolü’nde yer alan hüküm uyarınca, DTÖ’ne üye ülkelerin, Çin’den pazar bozucu bir ithalat artışı olması halinde, Çin’e 2008 yılı sonuna kadar kota uygulama yetkisine sahip bulunmaktadır. Çin’den yapılan tekstil ve ithalatında pazar bozucu etkinin ortaya çıkması için belirlenen alarm seviyeleri aşılmasına karşın, AB tarafından kota önlemlerine başvurulmakta geç kalınmış, kota uygulanacak kategori sayısı da sınırlı tutulmuştur. Bu kapsamda, AB ve Çin arasında 10 Haziran 2005 tarihinde imzalanan, 10 kategoride yer alan Çin menşeli tekstil ve ürününün AB’ye ithalatına 2007 yılının sonuna kadar %8 ila %12,5 arasında değişen artış oranlarında sınırlama getiren Mutabakat Zaptı, 12 Temmuz 2005 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir. Ancak AB 2008 yılı için bir düzenleme yapmamıştır. Çin’e önlem alınan kategoriler değer olarak AB’ne yönelik toplam tekstil ve konfeksiyon ihracatımızın yaklaşık yarısı gibi yüksek bir oranına tekabül etmektedir. Ancak, 2007 yılı sonrasında, AB pazarına tekstil ve konfeksiyon sektöründe kotasız olarak ihracat yapmaya başlayacak olan Çin karşısında ülkemiz, ciddi oranda rekabet ile karşılaşabilecektir. Bu nedenle fiyatta rekabet etmemizin oldukça güç olduğu Çin karşısında, moda marka eksenli ve katma değeri yüksek ürünler ile rekabet içinde olmanın önemi daha da artacaktır. AB’nin halihazırda 2007 yılı sonuna kadar uyguladığı miktar kısıtlamasının 2008 yılı sonuna kadar uzatmasının sektör açısından önemi göz önüne alınarak AB’nin Çin menşeli ürünlere uyguladığı kota süresinin 2008 yılı sonuna kadar devam ettirmesi yönünde Dış Ticaret Müsteşarlığınca girişimlerde bulunulmuştur. Öte yandan, AB Komiseri Mandelson’un politik olarak Çin’e karşı böyle bir kısıtlama uygulanmasını istememesinden dolayı, AB ile Çin arasında yapılan mutabakat çerçevesinde 1 Ocak 2008 tarihinden itibaren Çin menşeli tekstil ürünlerinde 8 kategoride (4,5,6,7,20,26,31 ve 115) çift taraflı gözetim sistemine geçilmiş olup, kota kullanım oranının nispeten düşük olduğu 2 kategori (2 ve 39) gözetim dışında kalmıştır. 2008 yılında AB’nin Çin menşeli tekstil ve konfeksiyon ürünlerindeki ithalatının çift taraflı gözetim mekanizması çerçevesinde izlenerek, gerektiğinde 2008 sonuna kadar yeniden kota uygulanması ihtimali de mevcuttur. Dünya Tekstil ve Ticaretinde ABD’nin Yeri ve Çin’e Karşı Aldığı Önlemler ABD, Çin’in haksız rekabeti ile uğrayacağı zararı önceden görerek acilen korunma önlemlerine başvurmuş, ancak iç hukuk sürecinde yaşadığı tıkanmalar nedeniyle, gecikmeli olarak 2005 yılının ikinci yarısından itibaren bazı kategorilerde Çin’e karşı tek taraflı kota uygulamasına başlamıştır. Nihayet ABD, 41 8 Kasım 2005 tarihinde Çin ile imzaladığı Anlaşma ile 21 ürün gurubunda 34 kategoride, 2006, 2007 ve 2008 yıllarında kota uygulanması ve yıllık % 5,5-16 arası değişen kota artış oranlarının belirlenmesi hususunda mutabakata varmışlardır. Anlaşma 1 Ocak 2006 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir. ABD Çin’e karşı uyguladığı kotaları, yukarıda da belirtildiği üzere, Çin’in DTÖ’ye katılım protokolüne uygun olarak 2008 sonuna kadar uygulama kararı almıştır. AB ise kota uygulamasını, devam etmesine hukuksal olarak bir engel bulunmamasına rağmen 2007 sonu itibariyle uygulamayı sona erdirmiştir. Çin, 11 Aralık 2001'de DTÖ üyesi olmuştur ve DTÖ-Tekstil ve Konfeksiyon Anlaşması uyarınca 10 yıl içinde kotaları uygulamadan kaldırma süreci gereği, aşama aşama 1995 yılından itibaren yedi yıl boyunca kaldırılan sınırlamalardan bir günde, yani 1 Ocak 2002'de yararlanmaya başlamıştır. Bu itibarla, 2001 yılında üçüncü sırada yer alan Çin bir anda miktar bazında ABD'nin baş tedarikçisi olmuştur. Nitekim 2002 yılından itibaren, Çin'in dünyanın en büyük ithalatçısı olan ABD’ye ihracatını sadece bir yılda iki katından fazlaya çıkaracak kapasitesi olduğunu göstermiş olmasıdır. 2006 yılından itibaren ABD’ye yönelik Çin’in tekstil ve konfeksiyon ürünlerindeki ihracatını kısıtlayan kota düzenlemesine rağmen, Çin’in ABD pazarında gerek tekstil gerekse konfeksiyon sektöründeki ağırlığı artarak devam etmektedir. Dünya Ticaret Örgütü Nezdindeki Gelişmeler Bilindiği üzere, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Kuruluş Anlaşması’nın ekinde yer alan Tekstil ve Giyim Anlaşması (TGA) hükümleri çerçevesinde kotaların 1 Ocak 2005 tarihi itibariyle yürürlükten kalkması, tekstil ve konfeksiyon üretici ve ihracatçısı olan, aralarında ülkemizin de yer aldığı çok sayıda ülke için ekonomik ve sosyal açıdan büyük önem taşıyan sonuçlar doğurmuştur. Ülkemiz, sektörün uluslararası ticaretinde karşılaşılan sorunlara, DTÖ platformunda çözüm bulunabilmesi amacıyla aktif bir şekilde çalışmalar yürütmektedir. Türk-Amerikan tekstil ve konfeksiyon sektörü temsilcilerinin 2004 yılı Mart ayında İstanbul’da yayımladıkları bir bildiri ile TGA uyarınca 1 Ocak 2005 tarihinde uygulamadan kaldırılacak miktar kısıtlamalarının süresinin 31 Aralık 2007’ye kadar ertelenmesini ve DTÖ’nün söz konusu teklifi tartışmak üzere acil bir oturum düzenlenmesini talep etmişlerdir. Adil Tekstil Ticareti İçin Küresel İttifak (The Global Alliance for Fair Textile Trade – GAFFT) olarak adlandırılan, elliden fazla ülkeden çeşitli özel sektör temsilcisi kuruluşların destek verdiği bahse konu girişimle ilgili olarak, Türkiye 25 Ekim 2004 tarihli DTÖ belgesi olarak yayımlanan bildirisi ile, var olan DTÖ kurallarının tekstil ve konfeksiyon ihracatçısı ülkelerin ihracat pazarlarında karşılaştıkları sıkıntıları gidermek açısından yeterli olmadığını, yeni mekanizmalar vasıtasıyla 2005 sonrası döneme yumuşak bir geçişin sağlanması gerektiğini belirterek bir takım önerilerde bulunmuştur. Ülkemizin DTÖ Mal Ticareti Konseyi (MTK) bünyesinde tekstil ve konfeksiyon sektörüne ilişkin bir çalışma programı önerisi bulunmaktadır. Bahse konu girişim kapsamında ülkemiz dünya tekstil ve konfeksiyon ticaretinde kotaların kaldırılmasından sonra ortaya çıkan pazar koşulları ile üretim ve istihdam yapısının nesnel bir şekilde araştırılmasına yönelik olarak bir çalışma programı oluşturulmasını ve çalışma sonucunda ortaya çıkan bulgular kapsamında ülkemiz gibi gelişme yolunda olan ülkelere (GYÜ) sektörün rekabet edebilirliğinin sürdürülebilir kılınmasına yönelik politika tavsiyelerinde bulunulmasını önermektedir. Diğer taraftan, DTÖ Doha Kalkınma Raundu Tarım Dışı Ürünlerde Pazara Giriş (TDÜPG) Müzakere Grubunda tüm sanayi ürünlerinde pazara giriş imkanlarının geliştirilmesi gündemde olup, bu kapsamda müzakereler devam etmektedir. Müzakerelerin ana çerçevesi tarifelerde indirim ve tarife dışı engellerin de mümkün olduğunca bertaraf edilmesidir. Tarifelerin indirilmesi konusunda gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için farklı indirim oranları ve takvim belirlenmesi öngörülmekte olup, müzakereler bu kapsamda devam etmektedir. Ülkemizin DTÖ Doha Kalkınma Raundu Tarım Dışı Ürünlerde Pazara Giriş (TDÜPG) Müzakere Grubu platformunda tekstil ve konfeksiyon ürünlerinde üye ülkelerce uygulanan tarifelerin uyumlaştırılmasını öngören bir inisiyatifi de bulunmaktadır. Bahse konu öneri sayısal bazda detaylandırılmış ve inisiyatifle öngörülen tarife uyumlaştırılmasına yönelik bir yöntem teklifi geliştirilmiştir. Bu kapsamda hazırlanan 42 simülasyon çalışması, TDÜPG Müzakere Grubu toplantılarında üye ülkelere aktarılmış ve bu bağlamda üye ülkelerle ikili ve çoklu toplantılar gerçekleştirilmiştir. Öte yandan, TDÜPG Müzakere Grubu’nda Avrupa Birliği dünya tekstil ve konfeksiyon ticaretinde tarifelerin mümkün olduğunca sıfıra-sıfır yaklaşımıyla, libere edilmesi önermektedir. DTÖ nezdinde tekstil ve konfeksiyon sektörü ile ilgili yapılan görüşmelerin, geliştirilen önerilerin çeşitliliği ve konuya ilişkin olarak üye devletlerin farklı yaklaşımları, çıkarları dikkate alındığında, bu sektörde DTÖ platformunda kararların kolaylıkla alınamadığı, ülkelerin politikalarını uyumlaştırmada ülkelerin isteksiz olduğu görülmektedir. 2005 Sonrası Ülkemizce Alınan Önlemler Miktar Kısıtlamaları 2005 yılı başında dünyada tekstil ve konfeksiyon ürünleri ithalatında uygulanan kotaların kalkmasının ardından, 9/1/2005 tarihli ve 25695 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Belirli Tekstil ve Konfeksiyon Ürünleri İthalatında Gözetim ve Korunma Önlemlerine İlişkin 2005/5 sayılı Tebliğ ile Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) menşeli 42 kategoride yer alan tekstil ve konfeksiyon ürünlerinin ithalatında miktar kısıtlaması uygulanmıştır. Söz konusu uygulama ÇHC’nin Dünya Ticaret Örgütü’ne Katılımına İlişkin Çalışma Grubu Raporu’nun tekstil ve konfeksiyon ürünlerinin ithalatına ilişkin 242. paragrafı hükümleri çerçevesinde yürürlüğe konulmuştur. Anılan 242. paragraf hükümleri çerçevesinde, ÇHC menşeli tekstil ve konfeksiyon ürünlerinin ithalatında miktar kısıtlaması uygulanmasına 2008 yılı sonuna kadar olanak sağlanmaktadır. Bu kapsamda, ÇHC menşeli 44 kategoride yer alan tekstil ve konfeksiyon ürünlerinin ithalatında 2006 ve 2007 yıllarında da miktar kısıtlaması uygulanmıştır. 2008 yılında da ÇHC menşeli bazı tekstil ve konfeksiyon ürünlerinin ithalatında miktar kısıtlaması uygulanmasına ilişkin Belirli Tekstil Ürünleri İthalatında Gözetim ve Korunma Önlemlerine İlişkin 2007/6 sayılı Tebliğ 28/12/2007 tarihli ve 26740 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Söz konusu tekstil ve konfeksiyon ürünleri için ürün grupları bazında kota seviyeleri belirlenmiş ve her bir grup için belirlenen kota, serbest ve geleneksel bölüm olmak üzere iki kısma ayrılmıştır. Serbest bölümden dağıtılacak kotalardan tüm ithalatçılar yararlanabilecek iken, geleneksel bölüme ayrılan kotalarda ithalatçıların çalıştırdığı işçi sayısı, vergi durumu ve ithalat ile ihracat performansları dikkate alınarak kota dağıtımı yapılmaktadır. Tebliğ çerçevesinde kotaların dağıtımı ve yönetimi hususunda İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri görevlendirilmiştir. Öte yandan, Anılan Tebliğ’de Değişiklik Yapılması Hakkında Tebliğ 15/03/2008 tarihli ve 26817 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Söz konusu değişiklik ile “ipekten örme ve dokuma eşya” Türkiye’de yeterli miktarda üretiminin olmamasından dolayı kota kapsamından çıkarılmıştır. Kayda Alma Uygulaması Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından 31/12/2004 tarihli ve 25687 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tekstil ve Konfeksiyon İthalatının Kayda Alınmasına İlişkin 2004/23 sayılı Tebliğ çerçevesinde, 57 kategoride yer alan tekstil ve konfeksiyon ürünlerinin ithalatının kayda alınmasına karar verilmiştir. Anılan uygulama, 1 Ocak 2005 tarihinde miktar kısıtlamalarının kalkmasıyla oluşan piyasa koşullarının yerli sanayimize muhtemel etkilerinin yakından izlenmesini teminen başlatılmıştır. 2004/23 sayılı Tebliğ ile 57 kategoride yer alan tekstil ve konfeksiyon ürünlerinin ithalatı ülke ayrımı gözetilmeksizin kayda alınmıştır. Tebliğ kapsamı ürünleri ithal etmek isteyen ithalatçıların gerçekleştirecekleri ithalata ilişkin bilgileri ithalattan önce Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından yetkilendirilen ve tebliğ’de ilan edilen kayıt merkezlerine (İTKİB’in koordinatörlüğünde toplam 7 ihracatçı birliği) kaydettirmeleri gerekmektedir. Kayda alınan tekstil ve konfeksiyon ürünleri 2005 yılında 58 kategoriye, 31/12/2005 tarihli ve 26040 sayılı 2. mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan Tekstil ve 43 Konfeksiyon İthalatının Kayda Alınmasına İlişkin 2006/21 sayılı Tebliğ ile kayda alınan tekstil ve konfeksiyon ürünleri 61 kategoriye çıkartılmıştır. Ayrıca, deri ve kürk giyim eşyası ithalatı 2006/24 sayılı Tebliğ kapsamında kayda alınmış, söz konusu uygulamaya 2007/23 sayılı Tebliğ kapsamında 2007 yılında da devam edilmiştir. 2008 yılında da tekstil ve konfeksiyon ürünleri ithalatı ürün grupları bazında 2008/21 sayılı Tebliğ kapsamında, deri ve kürk giyim eşyası ithalatı ise 2008/23 sayılı Tebliğ kapsamında ülke ayrımı gözetmeksizin kayda alınmaktadır. Kayıt belgesi düzenleme yetkisi İTKİB’in koordinatörlüğünde İhracatçı Birliklerine verilmiş olup, düzenlenmesi aşamasında ürün fiyatları dikkatle incelenmektedir. Bu mekanizma ile tekstil ve konfeksiyon ürünleri ile deri ve kürk giyim eşyası ithalatı yakından takip edilebilmekte ve oluşan yeni rekabet koşullarına yerli sanayimizin uyumunu sağlamak üzere ulusal mevzuatımız ile uluslararası düzenlemelerin verdiği imkan çerçevesinde etkin politikalar oluşturma imkanı sağlanabilmektedir. Dampinge Karşı Önlemler 4412 sayılı Kanunla değişik 3577 sayılı Kanun, Karar ve Yönetmelikten oluşan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Mevzuat çerçevesinde, halihazırda, tekstil ürünlerine ilişkin 30 adet dampinge karşı kesin önlem ve 3 adet önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı önlem yürürlükte bulunmakta, ayrıca 3 adet nihai gözden geçirme soruşturması, 5 adet damping soruşturması ise devam etmektedir. Diğer taraftan, Güney Kore, Endonezya, Hindistan, Çin Tayvan’ı, Tayland, Beyaz Rusya, Çin Halk Cumhuriyeti, Malezya, Suudi Arabistan tekstil sektöründe dampinge karşı önlem alınmış ülkeler arasında bulunmaktadır. Çin Halk Cumhuriyeti, Çin Tayvan’ı, Güney Kore, Malezya, Tayland, Endonezya ve Vietnam’a yönelik olarak açılmış damping soruşturmaları sürmektedir. Alınan bu önlemlerle, tekstil sektöründe haksız rekabetten şikayetçi olan yerli üreticilerimizin özellikle uzakdoğu ülkelerinden kaynaklanan haksız dış rekabetin etkilerinden korunması sağlanmıştır. Önleme ve soruşturmalara konu olan tekstil ürünleri; suni elyaf, iplikler, mensucat ve tekstil yan sanayi ürünlerinden oluşmaktadır. Bu çerçevede; polyesterlerden tekstürize iplikler, vulkanize edilmiş kauçuktan iplik ve ipler, dokumaya elverişli ipliklerden metalize iplikler (gipe edilmiş olsun olmasın), poliesterlerden düz iplikler (nggs-nihai gözden geçirme soruşturması) için yürürlükte olan damping önlemleri mevcuttur. Naylon veya diğer poliamidlerden tek katının her biri 50 teksi geçmeyen tekstürize iplikler, polyesterlerden tekstürize iplikler, sentetik ve suni devamsız liflerden ipliklerde ise damping soruşturmaları devam etmektedir. 2.1.10. AB ile İlişkiler Türk tekstil ve konfeksiyon sektörü, AB ile entegrasyonunu en fazla tamamlamış sektörlerden birisidir. Gümrük Birliği ile birlikte, AB’nin sektörel kuruluşları ile ilişkilerin yoğunlaştırılmış olması bunda önemli rol oynamıştır. Halen sektör, AB Tekstil ve Konfeksiyon Üst Örgütü EURATEX, AIUFASS (AB Suni-Sentetik Filament İplik Kullanıcıları Birliği), EATP (AB Tekstil Polyefincileri Birliği), CIRFS (Uluslar arası Rayon ve Sentetik Elyaflar Komitesi) ve EUROCOTON (AB Pamuklu Sanayicileri Birliği) gibi AB sektörel kuruluşlarında temsil edilmektedir. AB sektörel kuruluşlarına tam üyelik dolayısıyla, sektörümüz AB’nin sanayi ve sektörel politikalarını izleme ve sektörel menfaatler doğrultusunda yönlendirebilme potansiyeli elde etmiştir. Bununla beraber, sektör gerek AB sektörel kuruluşları gerekse Brüksel Temsilciliği aracılığıyla doğrudan AB bazlı faaliyetlerini yoğunlaştırmasına rağmen, AB karar mekanizmalarına dahil olunmaması nedeniyle çeşitli problemlerle karşılaşılmaktadır. Bu problemlerden en önemlisi AB’nin son dönemde yoğunlaşan ikili tercihli ticaret ilişkileridir. 44 AB’nin değişen dış ticaret stratejileri çerçevesinde yöneldiği ikili tercihli ticaret ilişkileri ile ilgili olarak, Türkiye tarafından aşağıdaki alternatifler çerçevesinde AB nezdinde girişimlerde bulunulabileceği düşünülmektedir. 1) 1/95 Sayılı Gümrük Birliği Kararı’nın Ortaklık Konseyi’nde ele alınarak, değişen dünya ticaret koşulları çerçevesinde yeniden organize edilerek hem AB’nin hem de Türkiye’nin STA müzakerelerini birlikte yürütmelerinin sağlanması, Türkiye’nin bu anlaşmalarla ilgili karar alma süreçlerine etkin katılımının sağlanması. AB’nin imzaladığı STA’lardan Türkiye’nin doğrudan olarak etkilendiği göz önüne alınarak AB’nin imzaladığı STA’ların otomatik şekilde Türkiye’yi de kapsayacak şekilde yapılması. 2) Ayrıca tekstil ve konfeksiyon sektörü açısından bakıldığında AB sanayi politikalarında tekstil ve konfeksiyon sektörü öncelikli sektörler arasında yer almamaktadır. Bu nedenle üçüncü ülkelerle ticari ilişkilerde diğer sektörler lehine sektörümüz açısında olumsuzluk yaratacak tavizler verilmektedir. AB tarafından başlatılan Ticari Korunma araçları ve Tercihli Menşe Kurallarının Basitleştirilmesine yönelik çalışmalar, üçüncü ülkelere yönelik verilen ticari tavizlerin alt yapısı niteliğindedir. Bu tavizler konusuna Türk tekstil ve konfeksiyon sektörü kadar başta EURATEX olmak üzere AB sektörel kuruluşları da olumsuz yaklaşmaktadır. Ancak AB’nin sanayi öncelikleri tekstil ve konfeksiyon sektörünün duyarlılıkları ile örtüşmemektedir. Bu nedenle AB ile uyum çalışmalarında Türkiye olarak sanayi önceliklerimizin gerçekçi bir şekilde tespit edilmesi, bu tespit yapılırken ülke ekonomisine en fazla katkıda bulunan tekstil ve konfeksiyon sektörünün duyarlılıklarının dikkate alınması ve çıkan sonuçlar doğrultusunda AB ile uyumlu sektörel politikaların oluşturulması gerekmektedir. 45 2.2. DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜNÜN MEVCUT DURUMU 2.2.1 Sektörün Türkiye Ekonomisindeki Yeri Deri ve deri ürünleri sektörü, 1990’lı yıllarda dağılan Doğu Bloku ülkelerinden gelen talep ve yoğun bavul ticareti neticesinde üretim ve ihracat açısından önemli bir gelişme göstermiştir. Bu süreç, sektörde büyük yatırımların yapılmasına ve dolayısıyla kapasite artışına neden olmuştur. Başta Rusya Federasyonu olmak üzere bu bölgedeki ülkelerden hemen her kalitedeki ürüne gelen yoğun talep ve yüksek kar marjı diğer pazarların göz ardı edilmesine yol açmıştır. Daha sonra 1997 yılı Asya krizi ve 1998’de Rusya Federasyonu’nda yaşanan ekonomik kriz sektörün darbe almasına neden olmuş, bu süreci 2001 yılı ülkemiz finansal krizi takip ederek, sektörde ciddi bir daralma yaşanmıştır. Her ne kadar 2003 yılında Uzakdoğu’da yaşanan SARS (Ağır Akut Yolu Solunum Yetersizliği Sendromu) vakaları nedeniyle dünya ülkelerinin Uzakdoğu siparişlerini kesmesiyle oluşan boşluktan faydalanmış olsa da, Türk deri ve deri ürünleri sektörü, ülkenin ekonomik durumu ve gelişmeleri ile birlikte kendi içinde barındırdığı sorunlar nedeniyle arzu edilen gelişmeyi henüz sağlayamamıştır. Eskiden giyinme ihtiyacını karşılamaya yönelik bir ihtiyaç maddesi konumunda olan deri ürünleri, günümüzde doğal görünümü, sağlığa uygunluğu, soğuktan korumasının yanı sıra, süs, prestij ya da sosyal statü göstergesi olarak da tüketime konu olmaktadır. Bugün Türk deri ve deri ürünleri sektörü sanayi imalatının % 2,5’ini, istihdamın % 1,5’ini ve sanayi ürünleri ihracatının % 1,2 sini karşılamaktadır. Dünya dış ticaretinde önemli bir unsur olan deri ve deri mamulleri ihracatımızın son 5 yıllık gelişimi değerlendirildiğinde ülkemiz ihracatında ortalama % 1 pay sahibi olduğu görülmektedir. Türk Deri ve Deri Ürünleri Sektörü: Deri ve deri ürünleri sektörünün temel girdisi ham deridir. Ülkemizde önemli bir yere sahip olan hayvancılık sektöründe yaşanan olumsuz gelişmeler deri sektörünü de etkilemektedir. Son yıllarda hayvan varlığımızdaki sayısal düşüş ve aslında yan ürün olan ham derinin de yıllardan beri standart bir şekilde elde edilememesi, kesim ve yüzüm hataları, istifleme ve toplama hataları, uygun olmayan şartlarda nakliyesi gibi nedenler kaliteli ham madde ve dolayısıyla kaliteli deri ürünü elde edilmesinin önündeki en temel nedenlerdendir. Deri ve deri ürünleri sektörü esas itibariyle 5 alt sektörden oluşmaktadır. Bu alt sektörler; Deri İşleme (Tabakhane) Deri Konfeksiyon Deri Saraciye Ayakkabı ve ayakkabı yan sanayi Deri Kimyasalları 2.2.2. Kapasite ve İstihdam Deri İşleme Deri işleme, büyükbaş ve küçükbaş hayvan ham derilerinin insan gücü, makine gücü ve çeşitli kimyasal maddelerin kullanıldığı süreçler sonrasında konfeksiyon, saraciye ve ayakkabı yapımına uygun derinin elde edilmesi sürecidir. Bir diğer ifade ile deri işleme alt sektöründen elde edilen nihai ürün, diğer 3 alt sektöre ara malı üretmektedir. 2005 yılında yapılan bir araştırmada ülkemizde 13 farklı bölgede, 1462 tabakhanenin bulunduğu kayıtlardan anlaşılmaktadır. Ancak, ekonomideki sektörü olumsuz etkileyen gelişmeler neticesinde bunlardan sadece % 50’sinin faaliyette olduğu tahmin edilmektedir. 46 Tablo 36: Bölgelere Göre 2005 Yılı İşletme Sayısı, Kurulu ve Kullanılan Kapasite, Tahmini İstihdam Durumu Bölgeler Tuzla Menemen Gerede Bursa Uşak Çorlu Denizli Salihli Kula Isparta Yalvaç İzmir Gönen Manisa Biga+Ezine M.K.Paşa Develi Bor Konya Gaziantep Hatay Toplam İşletme Sayısı 127 100 125 80 300 110 102 12 70 65 24 5 58 35 35 20 1 85 1 40 67 1.462 Aktif İşletme 70 20 110 50 200 90 59 12 15 40 24 5 40 35 20 6 1 17 1 18 62 895 Üretim Oranları Sığır (%) 40 2,6 18,1 8,6 11,3 1,5 0,1 4,2 0,6 0,8 7,8 0,6 1,4 2,4 100,0 Keçi (%) 3,5 24,6 6,2 2,7 25,2 12,5 16,8 8,5 100,0 K.Baş (%) 10,5 20,9 15,5 25,3 0,6 1,3 3,8 0,8 8,1 5,7 4,3 3,2 100,0 Kullanılan Kapasite (%) 40 30 50 66 25 55 30 50 30 30 40 30 25 25 40 25 55 60 İstihdam (Kişi) 1.320 2.500 1.500 1.500 6.000 5.200 200 150 350 600 300 220 1.200 400 120 80 50 146 60 220 500 22.616 Avrupa Birliği Deri Sektörü Dünya deri üretiminin %25’i , büyük ve dinamik tüketici kitlesi ile Avrupa, uluslararası deri ve deri ürünleri ticaretinde önemli bir oyuncudur. Kalite ve moda odaklı üretimi özellikleriyle bilinmekte ve tercih edilmektedir. Küçük ve orta ölçekli firmaların hakim olduğu pazarda esneklik, müşteri istek ve ihtiyaçlarına hızlı cevap ve adaptasyon gücü Avrupa deri endüstrisinin güçlü yanlarını oluşturmaktadır. COTANCE (Avrupa Birliği Deri Sanayicileri Konfederasyonu) verilerine göre Avrupa Birliği ülkelerindeki deri sektörüne ilişkin 2005 yılı bilgilerini içeren tablo ise aşağıdaki gibidir. Tablo-37’den de görüleceği üzere İtalya, Avrupa Birliği ülkeleri arasında nicelik olarak ilk sırada yer almaktadır. Diğer taraftan ürettiği ürün kalitesinde de dünya çapında kabul görmüş deri üreticisi bir ülkedir. İtalya, bugün ülkemiz deri ve deri ürünleri sektörünün de özellikle ürün kalitesi bakımında rekabet ettiği bir ülkedir. Ürün kalitesi bazında Türkiye, Avrupa Birliği içinde İtalya’dan sonra ikinci sırada yer almaktadır. 47 Tablo 37: 2005 Yılı Avrupa Birliği Deri Sektörü 2005 Yılı Belçika Finlandiya Fransa Almanya Yunanistan Macaristan İtalya Hollanda Portekiz (04) Slovenya (04) İspanya İsveç Birleşik Krallık Avusturya Polonya Çek Cumhuriyeti Slovakya Letonya Litvanya Estonya TOPLAM Norveç İsviçre * tahmini Kaynak: COTANCE İstihdam (1000) 123 115* 1.863 2.500 450* 150 27.612 350 2.502 400 4.678 435 1.700* 2.257* 2.000* 350 400* 300* 500* 150* 48.937 250* 140* Firma Sayısı 1 7* 64 40 40* 3 2.382 12 61 7 154 4 27 8* 20* 6 3* 3* 3* 2* 2.853 2* 2* Ciro (000 Euro) 20.388 18.000* 261.000 450.000 50.000* 8.000 4.848.000 113.000 197.579 73.000 903.605 74.600 360.000 180.000* 150.000* 10.000 30.000* 20.000* 40.000* 10.000* 7.804.901 50.000* 50.000* İhracat % 93.2 90* 41 48 70* 51 65.9 80 29.8 64.1 33.2 95 70 90* 70* 90 90* 90* 90* 90* 90* 75* Üretim (000 m²) Sığır/buzağı Koyun/keçi 426 3.700 14.000 85 129.634 5.988 47 2.200 7.775 6.000* 300 150* 50* 80* 25* 171.760 500* 500* 2.700 500 31.156 1.434 3.810 50 2.450 800* 380 42.800 48 Grafik 11 : AB Ülkelerinde Deri İşleme Sektöründe İstihdam Durumu (2005) AB Deri İşleme 2005 İsv içre Norv eç Estony a Litv any a Letony a Slov aky a Çek Cumhuriy eti Polony a Av ustury a Birleşik Krallık İsv eç İspany a Slov eny a (04) Portekiz (04) Hollanda İtaly a Macaristan Yunanistan Almany a Fransa Finlandiy a Belçika 140 250 150 500 300 400 350 2.000 2.257 1.700 435 4.678 400 2.502 350 27.612 150 450 2.500 1.863 115 123 5.000 10.000 15.000 20.000 25.000 30.000 Ü lkeler İstihdam Değer Yukarıdaki grafikten de anlaşılacağı üzere İtalya, AB ülkeleri içerisinde deri sektöründe en fazla istihdama sahiptir. 49 Grafik 12 : AB Ülkelerinde Deri İşleme Sektöründe İşletme Sayısı (2005) AB Deri İşleme 2005 İsv içre Norv eç Estony a Litv any a Letony a Slov aky a Çek Cumhuriy eti Polony a Av ustury a Birleşik Krallık İsv eç İspany a Slov eny a (04) Portekiz (04) Hollanda İtaly a Macaristan Yunanistan Almany a Fransa Finlandiy a Belçika 2 2 2 3 3 3 6 20 8 27 4 154 7 61 12 2.382 3 40 40 64 7 1 500 1.000 1.500 2.000 2.500 3.000 Ü lk e le r İşletme Sayısı Değer Yine İtalya, istihdamda olduğu gibi AB ülkeleri arasında en fazla deri işletme sayısına sahip ülkedir. 50 Grafik 13 : AB Ülkelerinde Deri İşleme Sektöründe Ciro Miktarı (2005) AB Deri İşleme 2005 İsv içre Norv eç Estony a Litv any a Letony a Slov aky a Çek Cumhuriy eti Polony a Av ustury a Birleşik Krallık İsv eç İspany a Slov eny a (04) Portekiz (04) Hollanda İtaly a Macaristan Yunanistan Almany a Fransa Finlandiy a Belçika 50.000 50.000 10.000 40.000 20.000 30.000 10.000 150.000 180.000 360.000 74.600 903.605 73.000 197.579 113.000 4.848.000 8.000 50.000 450.000 261.000 18.000 20.388 1.000. 2.000. 3.000. 4.000. 5.000. 6.000. 000 000 000 000 000 000 Ü lk e le r Ciro (1.000Euro) Değer 51 Tablo 38: 2003 Yılı Avrupa Birliği Deri Sektörü 2003 yılı İstihdam Firma Sayısı 2 Ciro İhracat % Üretim (000 m2) Sığır/Buzağı Koyun/keçi 452.3 Belçika Danimarka Fransa Almanya Yunanistan İtalya İrlanda Hollanda İspanya Portekiz Birleşik Krallık İsveç Finlandiya Avusturya AB-15 Norveç İsviçre Macaristan Slovenya Kaynak: COTANCE 131 1.000 € 23.903 90,4 Tabakhanecilik sektörü faaliyetlerini durdurdu. 2.019 3.000 N/A 30.563 74 40 N/A 2.051 274.000 575.000 N/A 5.343.795 41 45 N/A 62 4.200 15.000 N/A 133.824 3.800 500 N/A 33.353 Tabakhanecilik sektörü faaliyetlerini durdurdu. 500 6.156 2.781 2.800 425 N/A 2.257 50.632 N/A N/A 207 430 21 187 68 33 4 N/A 8 2.488 N/A N/A 3 6 8.091.363 N/A N/A 13.449 92.000 1.086.603 219.062 480.000 89.000 N/A 75 37 30 67 95 N/A 90 63.2 N/A N/A 77 70 203.019 N/A N/A 179 53 58.265 N/A N/A 1.300 4.339 3.900 27.473 6.670 9.100 2.400 N/A N/A 16.742 1.470 2.400 2003 yılı ve 2005 rakamları karşılaştırıldığında İtalya, büyük ve küçükbaş hayvan üretim miktarında 2005 yılında 2003 yılına göre daha az üretim gerçekleştirilmesine rağmen AB ülkeleri içerisinde yine en yüksek paya sahip olma özelliğini korumaktadır. 52 Grafik 14 : AB Ülkelerinde Deri İşleme Sektöründe İstihdam Durumu (2003) AB Deri İşleme 2003 Slov eny a Macaristan İsv içre Norv eç Av ustury a Finlandiy a İsv eç Birleşik Krallık 430 207 2.257 425 2.800 2.781 6.156 500 30.563 3.000 2.019 131 5.000 10.00 15.00 20.00 25.00 30.00 35.00 0 0 0 0 0 0 Değer İstihdam Ü lk e le r Portekiz İspany a Hollanda İrlanda İtaly a Yunanistan Almany a Fransa Danimarka Belçika 53 Grafik 15 : AB Ülkelerinde Deri İşleme Sektöründe İşletme Sayısı (2003) AB Deri İşleme 2003 Slov eny a Macaristan İsv içre Norv eç Av ustury a Finlandiy a İsv eç Birleşik Krallık 6 3 8 4 33 68 187 21 2.051 40 74 2 500 1.000 1.500 2.000 2.500 Ü lk e le r Portekiz İspany a Hollanda İrlanda İtaly a Yunanistan Almany a Fransa Danimarka Belçika İşletme Sayısı - Değer 54 Grafik 16 : AB Ülkelerinde Deri İşleme Sektöründe Ciro Miktarı (2003) AB Deri İşleme 2003 Slov eny a Macaristan İsv içre Norv eç Av ustury a Finlandiy a İsv eç Birleşik Krallık 92.000 13.449 89.000 480.000 219.062 1.086.603 Ciro (1.000Euro) Ü lkeler Portekiz İspany a Hollanda İrlanda İtaly a Yunanistan Almany a Fransa Danimarka Belçika 5.343.795 575.000 274.000 23.903 1.000. 2.000. 3.000. 4.000. 5.000. 6.000. 000 000 000 000 000 000 Değer Hem 2003 yılı hem de 2005 yılı Avrupa Birliği deri işleme sanayi verileri incelendiği zaman İtalya’nın işletme sayısı, istihdam ve ciro bakımından tartışmasız liderliği görülmektedir. Diğer Avrupa Birliği ülkeleri verileri ülkemiz verileri ile karşılaştırıldığı zaman bu bölgede İtalya’dan sonra ikinci sırada olduğumuz görülmektedir. Deri Giyim - Konfeksiyon Deri işlemeden elde edilen bitmiş (mamul) derinin, modaya, trende, pazardaki talebe ve benzeri hususlara bağlı olarak deriden mamul giyim eşyası elde edilmesidir. En çok genç ve orta yaş nüfusun ilgi gösterdiği bir üründür. Tüketici talebi üzerinde cinsiyetin de etkisi görülmektedir. 55 Bu alt sektör için en önemli pazar geçmişten günümüze, başta Rusya olmak üzere diğer BDT ülkeleridir. Bu ülkelerdeki alıcılar, zayıf sermaye yapıları nedeniyle küçük partiler halinde sipariş vermektedirler. Batılı alıcılar gibi zamana yayılmış, planlı siparişler yerine sattıkça yeni sipariş vermekte ve hızlı teslimat beklemektedirler. Ayrıca deri giysi genelde soğuk havalarda tercih edildiği için kullanımı ve buna bağlı olarak da satışı-ihracı büyük ölçüde mevsimseldir. Kürk ve Kürkten Mamul Eşya Türkiye en çok kuzu kürkü işleyen ülkeler arasındadır. Ülkemiz dışında, İtalya ve İspanya da bu alanda önemli ülkelerdendir. Türk deri konfeksiyoncuları, genel olarak kürk süetten mamul ürünler üretmektedirler. Deri Saraciye Bir diğer alt sektör olan deri saraciye, insanların gücü ve süratinden yararlanmak üzere ehlileştirdiği hayvanlarda kullanılmak üzere koşum ve eğer takımları imali ile başlamıştır. Zaman içerisinde artan insan ihtiyaçları ve moda kavramı, bugün saraciye alt sektörünü ürün çeşitliliği en çok olan alt sektör durumuna getirmiştir. Günümüzde bu gruba, okul ve seyahat çantaları, kemer, cüzdan, taşıma kılıfları, büro malzemeleri, koşum ve eğer takımları ve benzeri ürünler girmektedir. Bu alt sektörde de talebi, daha çok genç ve orta yaş grubu insanlar oluşturmaktadır. Bu ürünlerin talebinde gelir düzeyi de başka bir önemli göstergedir. Deri Ayakkabı ve Ayakkabı Yan Sanayi Deri ve deri ürünleri sektöründe işletme sayısı, istihdam miktarı, üretim büyüklüğü açısından önde gelen alt sektördür. Emek yoğun, üretim ağırlıklı ve ithalatı ihracatından fazladır. Ayakkabı ve Ayakkabı Yan Sanayi sektöründe 300.000 kişinin çalıştığı, bunun 20.000 kişilik grubunun sanayileşmiş, kalan 280.000 kişilik grubun ise sanayileşmemiş işletmelerde istihdam edildiği tahmin edilmektedir. Deri ayakkabı alt sektöründe birbirinden farklı çok fazla sayıda ürün üretilerek hem iç pazara hem de dış pazara satılmaktadır. Piyasada tanınmış markalara ait ayakkabılar genel olarak gelişmiş ülkelerde üretilmektedir. Bu alanda ilk sırayı İtalya almaktadır. İtalya deri ayakkabı konusunda dünyada haklı bir üne sahiptir ve en büyük ayakkabı üreticisi ve ihracatçısı konumundadır. Her ne kadar son dönemde miktar ve üretim değeri açısından başta Çin Halk Cumhuriyeti olmak üzere diğer Uzakdoğu ülkeleri ön plana çıkmaya başlamış olsa da üretim kalitesi bakımından lider konumunu sürdürmektedir. İtalya’dan sonra en kaliteli el yapımı, (Hand – Made) ayakkabı üretimi Türkiye’de yapılmaktadır. Türkiye bu alanda yıllık 190 milyon çift ayakkabı üretimiyle dünya’da 9. sırada yer almaktadır. Ülkemizde toplam üretim içerisinde, tamamen makineleşen üretim oranı % 15, yarı makineleşen üretim oranı % 70 ve el üretimi % 10 dur. Ayakkabı yan sanayi alanında AYSAD (Ayakkabı Yan Sanayicileri Derneği) verilerine göre; bu alanda yaklaşık 4.000 adet firma olduğu tahmin edilmektedir. Bunun 2.000 adedi dağıtıcı, toptancı veya perakendeci firmadır. Geri kalan firmalar ise üretici konumundadır. Kapasite kullanım oranı yaklaşık % 50 seviyesinde olup firmaların % 25’inin de gayri faal olduğu ancak herhangi bir bildirimde bulunmamaları nedeniyle kayıtlardan silinmediği tahmin edilmektedir. Ayakkabı Yan Sanayi firmalarının dağılımı ise % 50 oranında İstanbul olup, diğer firmalar İzmir, Konya, Gaziantep, Bursa gibi şehirlerde konumlanmıştır. Ayakkabı Sanayinin 2006 yılı ithalatı 515 milyon ABD Doları, ihracatı ise 237 milyon ABD Dolarıdır. Ayakkabı Yan Sanayi ithalatı ise 350-400 milyon ABD Doları, ihracatı ise 150 milyon ABD Dolarıdır. Türkiye Ayakkabı ve Ayakkabı Yan Sanayi ihracat artışı, ithalat artışı kadar hızlı değildir. İthalattaki bu ciddi artış üreticilerin üretimlerini durdurma aşamasına getirmiştir. Ayakkabı ithalatında uygulanan Referans Fiyat ve ek koruma tedbirlerinin ithalatı yavaşlatma başarısı diğer sektörlerce de örnek alınmıştır. Ayakkabı yan sanayi için de aynı kararların uygulama çalışmaları devam etmektedir. 56 Tablo 39: Ülkeler Bazında Dünya Ayakkabı Üretim Miktarı Ülke ABD Japonya Almanya İngiltere Fransa İtalya Rusya Polonya Hollanda İspanya Portekiz Türkiye Çin Endonezya Hindistan Tayland Vietnam Pakistan Üretim Miktarı (Çift) 90 Milyon 125 Milyon 30 Milyon 30 Milyon 65 Milyon 350 Milyon 50 Milyon 50 Milyon 4,5 Milyon 200 Milyon 100 Milyon 190 Milyon 7,5 Milyar 550 Milyon 770 Milyon 300 Milyon 360 Milyon 260 Milyon Tablo 40: Kişi Başına Düşen Ayakkabı Tüketimi Ülkeler Malta ABD Fransa İngiltere Danimarka İsviçre Japonya Avusturya İtalya Türkiye Dünya Ortalaması Deri Kimyasalları Deri kimyasalları alt sektörü ham deriyi işleyerek mamul deri haline getirme sürecinde kullanılan kimyasal maddeleri kapsamaktadır. Ülkemizde deri işletmelerine kimyasal madde sağlayan yerli firmalar olmakla birlikte, yabancı firmaların temsilcilikleri de faaliyet göstermektedir. 2.2.3. Üretim Miktarı ve Değeri Hayvan Varlığı ve Deri Üretimi (Türkiye – Dünya Karşılaştırmalı) Deri ve deri ürünleri sektörünün dünya genelindeki üretim değerleri aşağıdaki tabloda yer almaktadır. Genel olarak incelendiği zaman hemen her kalemde üretim artışı söz konusu iken sadece kürkler ve kürkten giyim eşyası üretim değerlerinde bir azalma gerçekleşmiş ve bu trendin azalarak devam edeceği 57 Tüketim Miktarı 10 Çift 6,5 Çift 5,3 Çift 5 Çift 5,2 Çift 4,9 Çift 4,7 Çift 4,4 Çift 3,9 Çift 2,5 Çift 2 Çift tahmin edilmiştir. Bu trendi etkileyen nedenlerin en başında küresel ısınmanın yol açtığı mevsimsel sıcaklık değişmeleri gösterilebilir. Tablo 41:Dünya Deri Sektörü Tahmini Üretim Değerleri – Milyon $ 1989 İşl. Küçükbaş Deriler İşl. Büyükbaş Deriler Kürkler ve Kürk Giy. Eşy. Top. Deri Giy. Eşy. Saraciye Ayakkabı Suni Deri Ürünleri Diğer Toplam 4.797 16.434 6.854 10.154 16.536 54.487 5.196 14.612 129.070 2001 5.562 19.175 4.691 13.448 24.364 73.204 6.631 19.951 167.026 01/89 Değ. % 16 17 -32 32 47 34 28 37 27 2025 Tahmini 6.382 23.638 3.244 19.394 44.057 140.401 10.819 24.982 272.917 25/89 Değ. Tah. % 33 44 -53 91 166 158 108 71 106 Kaynak: Dünyada ve Türkiye’de Deri ve Deri Ürünleri Sanayinin Gelişme Eğilimleri ve Geleceği Deri ve deri ürünleri sektörü büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığı ve bu hayvanlardan elde edilen deri miktarı ile yakından ilgilidir. 2000 – 2005 yılları arasında Dünya büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığı aşağıdaki tabloda yer almaktadır. Tablodan da görüldüğü üzere hayvan varlığındaki artışa bağlı olarak Dünya deri üretim miktarlarında da artış dikkati çekmektedir. Tablo 42: Dünya Büyükbaş ve Küçükbaş Hayvan Varlığı ve Deri Üretimi Koyun ve Keçi Hayvan Sayısı Deri Üretimi (Baş) (Adet) 1.775.837.331 494.903.013 1.769.633.065 497.363.633 1.782.266.969 500.207.977 1.810.230.691 517.580.210 1.849.838.529 535.765.896 1.887.909.452 554.772.341 Sığır Hayvan Sayısı Deri Üretimi (Baş) (Adet) 1.315.514.963 290.755.616 1.321.827.283 287.242.389 1.336.135.703 293.280.257 1.350.935.906 301.072.845 1.364.950.514 305.813.536 1.372.250.974 308.084.415 Yıllar 2000 2001 2002 2003 2004 2005 Kaynak: FAO Ülkemiz ise Dünya değerlerinin aksi bir görünüm arz etmektedir. 2000-2005 yılları verileri incelendiği zaman hayvan varlığımızdaki düşüş dikkati çekmektedir. Buna bağlı olarak da deri üretim değerlerimizde azalma meydana gelmektedir. Hali hazırda yurt içinden istenilen nitelikte ham deri elde edilememesi nedeniyle genel olarak ithalat yoluyla karşılanan talep, hayvan varlığımızın artırılamaması durumunda daha çok dışa bağlı hale gelecektir. Ülkemiz küçükbaş hayvan varlığı ve buna bağlı olarak deri üretim miktarları aşağıdaki tabloda görülmektedir. 58 Tablo 43: Türkiye Küçükbaş Hayvan Varlığı ve Deri Üretimi – Adet Koyun Kesim 6.110.853 4.747.268 3.935.393 3.554.078 3.933.973 4.145.343 4.763.394 Keçi Kesim 1.166.169 879.127 757.465 607.006 570.512 688.704 803.063 Yıllar 2000 2001 2002 2003 2004 2005 2006 Hayvan Sayısı 28.492.000 26.972.000 25.173.706 25.431.539 25.201.155 25.304.325 25.616.912 Deri Üretimi 6.602.950 5.130.979 4.261.562 3.859.092 4.265.536 4.492.625 5.168.738 Hayvan Sayısı 7.201.000 7.022.000 6.780.094 6.771.675 6.609.937 6.517.464 6.643.294 Deri Üretimi 1.232.024 923.796 792.943 632.746 595.052 719.467 841.112 Kaynak:TUİK Ülkemiz büyükbaş hayvan varlığı ve buna bağlı olarak deri üretim miktarları aşağıdaki tabloda görülmektedir. Tablo 44:Türkiye Büyükbaş Hayvan Varlığı ve Deri Üretimi – Adet Sığır Yıllar Hayvan Sayısı 10.761.000 10.548.000 9.803.498 9.788.102 10.069.346 10.526.440 10.871.364 Kesim Deri Üretimi 2.272.234 1.997.071 1.921.184 1.728.322 2.009.396 1.780.148 1.912.969 Hayvan Sayısı 146.000 138.000 121.077 113.356 103.900 104.965 100.516 Manda Kesim Deri Üretimi 25.870 13.765 11.121 10.473 10.844 9.812 10.624 Hayvan Sayısı 1.000 930 887 808 865 811 1004 Deve Kesim Deri Üreti mi 32 25 48 74 42 54 61 2000 2001 2002 2003 2004 2005 2006 2.101.583 1.843.320 1.774.107 1.591.045 1.856.549 1.630.471 1.750.997 23.518 12.514 10.110 9.521 9.858 8.920 9.658 29 23 44 67 38 49 55 Kaynak: TUİK Ülkemizde ve Dünya’da küçükbaş ve büyükbaş hayvanlardan elde edilen deri miktarları karşılaştırmalı olarak verilmektedir. Buna göre deri üretimi konusunda ülkemizin aldığı pay yıllar itibariyle düşüş göstermektedir. Tablo 45:Dünyada ve Türkiye’de Koyun, Keçi ve Sığır Derisi Üretimi -Adet Koyun ve Keçi Dünya Yıllar 2000 2001 2002 2003 2004 2005 2006 494.903.013 497.363.633 500.207.977 517.580.210 535.765.896 554.772.341 7.834.974 6.054.775 5.054.505 4.491.838 4.860.588 5.212.092 6.009.850 Türkiye Türkiye’nin Dünyadaki Payı % 1,33 1,03 0,85 0,75 0,80 0,81 Dünya 290.755.616 287.242.389 293.280.257 301.072.845 305.813.536 308.084.415 Sığır Türkiye 2.272.234 1.997.071 1.921.184 1.728.322 2.009.396 1.780.148 1.912.969 Türkiye’nin Dünyadaki Payı % 0,78 0,70 0,66 0,57 0,66 0,58 Kaynak: FAO ve TUİK 59 Üretim Maliyetleri İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nce yapılan bir çalışmaya göre deri ve deri ürünleri sektöründe faaliyet gösteren firmaların maliyet yapısı aşağıda yer alan iki tabloda gösterilmektedir. Buna göre üretim faktörleri arasında en fazla payı hammadde alırken, işçilik ikinci sırada yer almaktadır. Tablo 46: İstanbul ve Çevresi Deri Sektörü Maliyet Araştırması Ortalamaya Dahil Firma Sayısı MALİYET KALEMLERİ DERİ İŞLEME (Firma Sayısı : 9 ) DERİ GİYİM (firma Sayısı : 54 ) SARACİYE (firma Sayısı : 20 ) AYAKKABI (firma Sayısı : 20 ) ORTALAMA Ana Hammadde (%) Tali Hammadde ve Aksesuar (varsa ve dikkate değerse, tela, astar, fermuar, düğme, kimyevi madde, çıt çıt, kürk v.s.) (%) Direkt İşçilik (Üretimle ilgili işçi ücretleri, SSK Primleri v.s. toplamı) (%) Finansman ve Amortisman Giderleri (makina ve bina amortismanı kredi faizleri, vade farkları v.s. toplamı) (%) Diğer Maliyet Unsurları (idari giderler, pazarlama giderleri, enerji, su, aydınlatma giderleri, v.b. toplamı) (%) TOPLAM (%) Kaynak: İDMİB 61 18 69 5 42 14 51 13 56 12 11 15 26 22 19 3 4 7 5 5 6 8 11 9 8 100 100 100 100 100 2.2.4. Dış Ticaret İhracat Deri ve deri ürünleri sektörünün ihracatçı ülkelerinin yer aldığı aşağıdaki tablo incelendiği zaman, 2003– 2006 yılları arasında en önemli deri ve deri ürünleri ihracatçısı ülkenin Çin Halk Cumhuriyeti olduğu görülmektedir. Sıralamadaki diğer ülkeler arasında ise genel olarak İtalya’nın ikinci sırada yer aldığı görülmektedir. Çin Halk Cumhuriyetinin öne çıkmasındaki en önemli sebep, bu ülkenin son yıllarda izlediği politika, ucuz işçilik ve yoğun bir şekilde devlet destekli özel sektörün varlığı gösterilebilir. Ürün kalitesinde değil ama fiyat rekabeti açısından pek çok deri üreticisi ülke gibi ülkemiz de Çin Halk Cumhuriyeti ile rekabet etme konusunda sıkıntı yaşamaktadır. 60 Tablo 47: Deri Sektöründe Dünyanın Önde Gelen İhracatçıları – 1000 $ Yıl 2003 Ülke ÇİN HALK C. İTALYA HONG KONG FRANSA ABD DİGER Toplam ÇİN HALK C. İTALYA HONG KONG FRANSA ABD DİGER Toplam ÇİN HALK C. İTALYA HONG KONG FRANSA ALMANYA DİGER Toplam ÇİN HALK C. İTALYA HONG KONG FRANSA ALMANYA DİGER Toplam Kaynak: Birleşmiş Milletler 2004 2005 2006 Değer 24.527.528 15.432.035 14.063.705 4.389.382 4.102.288 42.479.769 104.994.710 28.869.942 17.396.988 15.305.457 5.046.892 4.471.899 48.441.007 122.265.451 34.653.123 17.417.660 16.183.909 5.466.353 4.794.806 53.763.832 132.279.684 37.194.821 18.695.320 16.422.308 6.117.811 5.203.186 43.223.918 126.857.366 Pay % 23 15 13 4 4 41 100 24 14 13 4 4 41 100 26 13 12 4 4 41 100 29 15 13 5 4 34 100 Ülkemizin Deri ve deri ürünleri ihracat değerleri ise aşağıdaki tabloda yer almaktadır. Deri ve deri ürünleri sektörünün ürün grupları bazında 2005 – 2007 yılları arası ihracatı incelendiği zaman genel olarak bir artış dikkati çekmektedir. Diğer yıllara göre kürk giyim kaleminde düşüş dikkate değerdir. Bu düşüşe etkisi olabilecek pek çok neden olmakla birlikte, bu kalemdeki özel faturalı satışların tamamının kayıt altına alınmamış olması da ihracat rakamlarının düşük çıkmasına neden olmaktadır. 61 DÖRTLÜ 4101 4102 4103 4101-4103 4104 4105 4106 4107 4112 4113 4114 4115 4104-4115 4201 4202 4203.21/29/30/40 4204 4205 4206 4201-4202-4203.21/29/30/404204-4206 4203.10 4203.10 4301 4302 4301-4302 4303 4304 4303-4304 6401 6402 6403 6404 6405 6406 64 DÖRTLÜ ADI Sığır Ve At Cinsi Hayvanların Derileri-Ham Koyun Ve Kuzuların Ham Derileri Diğer Ham Deriler HAM DERİ TOPLAMI Sığır Ve At Cinsi Hayvanların Dabaklanmış Derileri Koyun Ve Kuzuların Dabaklanmış Derileri Diğer Hayvanların Dabaklanmış Derileri Sığır Ve Atların Dabaklanmış Ve Hazırlanmış Deri Ve Köselesi Koyun Ve Kuzuların Diğer Deri Ve Köseleleri Diğer Hayvanların Diğer Deri Ve Köseleleri Güderi; Rugan Ve Ruganla Deri Ve Kösele; Metalize Deri Ve Kösele Deri,Köselelerin Şerit,Yaprak, Evha, Kırpıntı, Döküntü Vb.(Deri Eşyası İçin) BİTMİŞ DERİ TOPLAMI Her Tür Hayvan İçin Saraciye Eşyası, Eyer Vb(İmal Edildiği Madde Ne Olursa Olsun) Deri, Kösele Vb. Den Seyahat Eşyası Deri Eldiven Kemer Ve Aksesuarlar Deri Ve Köseleden Makina, Mekanik Cihaz Vb. İçin Eşya Deri Ve Köseleden Diğer Eşya Bağırsak, Kursak, Mesane, Veterden Mamul Eşya SARACİYE TOPLAMI Deri Ve Köseleden Giyim Eşyası DERİ GİYİM VE AKSESUARLARI TOPLAMI Ham Postlar Dabaklanmış, Aprelenmiş Kürkler HAM VE İŞLENMİŞ KÜRK TOPLAMI Kürkten Giyim Eşyası, Aksesuarları, Kürkten Diğer Eşya Taklit Kürk Vb. Mamul Eşya KÜRK GİYİM EŞYASI TOPLAMI Dış Tabanı, Yüzü Kauçuk Ve Plastik-Su Geçirmez Ayakkabı Dış Tabanı, Yüzü Kauçuk Ve Plastik Diğer Ayakkabı Yüzü Deri, Tabanı Kauçuk, Plastik, Tabii, Suni Vb Kösele Ayakkabı Yüzü Dokuma Maddelerinden, Tabanı Kauçuk, Plastik Vb Ayakkabı Diğer Ayakkabı Ayakkabı Aksamı, İç Taban, Topuk Rampası, Getr, Tozluk, Dolak Vb AYAKKABI TOPLAMI GENEL DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ TOPLAMI 2006 4.349.857 11.934.703 575.095 16.859.655 29.217.520 7.305.805 288.663 23.716.814 11.444.986 12.796.826 500.095 3.130.879 88.401.588 1.087.845 96.082.110 38.488.430 0 18.206.136 12.331 153.876.852 276.165.487 276.165.487 256.779 48.808.620 49.065.399 346.419.336 191.445 346.610.781 5.001.878 47.672.560 118.450.503 24.288.562 17.965.323 27.659.419 241.038.245 1.172.018.007 2007 1.852.797 13.498.145 195.578 15.546.520 34.955.818 4.565.666 790.071 35.063.203 19.068.587 12.231.150 509.472 2.152.900 109.336.868 911.795 120.894.037 42.470.460 0 15.831.302 1.147 180.108.742 302.724.129 302.724.129 102.013 50.939.581 51.041.594 281.425.918 139.861 281.565.779 6.220.869 58.709.640 169.758.345 28.585.096 22.821.770 33.512.517 319.608.236 1.259.931.868 07/06 Değişim -57,4% 13,1% -66,0% -7,8% 19,6% -37,5% 173,7% 47,8% 66,6% -4,4% 1,9% -31,2% 23,7% -16,2% 25,8% 10,3% 0,0% -13,0% -90,7% 17,0% 9,6% 9,6% -60,3% 4,4% 4,0% -18,8% -26,9% -18,8% 24,4% 23,2% 43,3% 17,7% 27,0% 21,2% 32,6% 7,5% Tablo 48: İhracat Rakamları (Özel Faturalı İhracat Dahil) (Dolar) 62 Tablo 49:Yıllar İtibariyle Deri ve Deri Ürünleri İhracat Değerleri İhracat Ham deri İşlenmiş Deri Saraciye Deri Giyim Ham ve İşlenmiş Kürk Kürk Giyim Ayakkabı Toplam 2005 22.685.806 67.823.434 128.333.294 252.708.548 40.247.617 319.230.385 217.635.327 1.048.664.410 2006 16.859.655 88.401.588 153.876.852 276.165.487 49.065.399 346.610.781 241.038.245 1.172.018.007 2007 15.546.520 109.336.868 180.108.742 302.724.129 51.041.594 281.565.779 319.608.236 1.259.931.868 Grafik 17: Yıllar İtibariyle Deri ve Deri Ürünleri İhracat Değerleri İhracat 400.000.000 350.000.000 300.000.000 250.000.000 200.000.000 150.000.000 100.000.000 50.000.000 0 Ham deri İşlenmiş Saraciye Deri Deri Giyim Ürünler Ham ve İşlenmiş Kürk Kürk Giyim Ayakkabı Miktar 2005 2006 2007 İthalat Deri ve deri ürünleri sektörünün ithalat ve ihracatına ilişkin tablolar aşağıda yer almaktadır. Bu tablolara göre 2003 – 2006 yılları arasında en önemli 2 deri ve deri ürünleri ithalatçısı ülke ABD ve Hong Kong olup, sıralamadaki diğer ülkeler sırasıyla İtalya, Almanya ve Japonya’dır. 63 Yıl 2003 Tablo 50: Deri Sektöründe Dünyanın Önde Gelen İthalatçıları – 1000 $ Ülke Değer Pay % ABD HONG KONG İTALYA ALMANYA JAPONYA DİGER Toplam 25.667.400 12.963.336 8.616.881 7.603.690 7.224.948 52.475.464 115.839.829 27.631.172 14.210.198 9.333.573 8.057.992 7.899.503 62.417.322 129.550.299 29.661.613 14.875.457 9.957.836 8.925.171 8.558.350 67.356.482 139.334.909 31.633.082 15.249.625 11.366.120 9.258.167 9.079.864 64.540.902 141.127.760 23 11 8 7 6 45 100 22 11 7 6 6 48 100 21 11 7 6 6 49 100 22 11 8 7 6 46 100 2004 ABD HONG KONG İTALYA ALMANYA JAPONYA DİGER Toplam 2005 ABD HONG KONG İTALYA ALMANYA JAPONYA DİGER Toplam 2006 ABD HONG KONG İTALYA ALMANYA JAPONYA DİGER Toplam Kaynak: Birleşmiş Milletler Ülkemizin Deri ve deri ürünleri ithalat değerleri ise aşağıdaki tabloda yer almaktadır. 64 DÖRTLÜ 4101 4102 4103 4101-4103 4104 4105 4106 4107 4112 4113 4114 4115 4104-4115 4201 4202 4203.21/29/30/40 4204 4205 4206 4201-42024203.21/29/30/40-4204-4206 4203.10 4203.10 4301 4302 4301-4302 4303 4304 4303-4304 6401 6402 6403 6404 6405 6406 64 Sığır Ve At Cinsi Hayvanların Derileri-Ham Koyun Ve Kuzuların Ham Derileri Diğer Ham Deriler HAM DERİ TOPLAMI DÖRTLÜ ADI 2006 54.894.462 274.103.506 7.486.851 336.484.819 13.350.398 4.765.586 5.079.239 73.033.524 81.217.180 41.642.058 3.831.961 6.912.857 229.832.803 862.073 296.113.630 16.703.818 0 11.169.578 103.820 324.952.919 40.181.899 40.181.899 285.174 104.425.712 104.710.886 6.294.225 576.869 6.871.094 1.098.003 179.233.854 224.994.650 84.146.581 7.913.046 17.583.381 514.969.515 1.558.003.935 2007 74.555.615 242.480.307 10.195.925 327.231.847 37.074.326 12.321.452 4.423.036 78.532.713 95.346.467 44.054.498 4.409.165 6.096.451 282.258.108 1.126.115 390.295.868 17.676.902 0 14.943.554 56.095 424.098.534 46.831.066 46.831.066 97.369 112.051.463 112.148.832 5.677.025 1.568.744 7.245.769 1.445.983 163.675.951 269.755.419 96.594.669 8.689.337 29.696.502 569.857.861 1.769.672.017 07/06 Değişim 35,8% -11,5% 36,2% -2,7% 177,7% 158,6% -12,9% 7,5% 17,4% 5,8% 15,1% -11,8% 22,8% 30,6% 31,8% 5,8% 0,0% 33,8% -46,0% 30,5% 16,5% 16,5% -65,9% 7,3% 7,1% -9,8% 171,9% 5,5% 31,7% -8,7% 19,9% 14,8% 9,8% 68,9% 10,7% 13,6% Sığır Ve At Cinsi Hayvanların Dabaklanmış Derileri Koyun Ve Kuzuların Dabaklanmış Derileri Diğer Hayvanların Dabaklanmış Derileri Sığır Ve Atların Dabaklanmış Ve Hazırlanmış Deri Ve Köselesi Koyun Ve Kuzuların Diğer Deri Ve Köseleleri Diğer Hayvanların Diğer Deri Ve Köseleleri Güderi; Rugan Ve Ruganla Deri Ve Kösele; Metalize Deri Ve Kösele Deri,Köselelerin Şerit,Yaprak, Evha, Kırpıntı, Döküntü Vb.(Deri Eşyası İçin) BİTMİŞ DERİ TOPLAMI Her Tür Hayvan İçin Saraciye Eşyası, Eyer Vb(İmal Edildiği Madde Ne Olursa Olsun) Deri, Kösele Vb. Den Seyahat Eşyası Deri Eldiven Kemer Ve Aksesuarlar Deri Ve Köseleden Makina, Mekanik Cihaz Vb. İçin Eşya Deri Ve Köseleden Diğer Eşya Bağırsak, Kursak, Mesane, Veterden Mamul Eşya SARACİYE TOPLAMI Deri Ve Köseleden Giyim Eşyası DERİ GİYİM VE AKSESUARLARI TOPLAMI Ham Postlar Dabaklanmış, Aprelenmiş Kürkler HAM VE İŞLENMİŞ KÜRK TOPLAMI Kürkten Giyim Eşyası, Aksesuarları, Kürkten Diğer Eşya Taklit Kürk Vb. Mamul Eşya KÜRK GİYİM EŞYASI TOPLAMI Dış Tabanı, Yüzü Kauçuk Ve Plastik-Su Geçirmez Ayakkabı Dış Tabanı, Yüzü Kauçuk Ve Plastik Diğer Ayakkabı Yüzü Deri, Tabanı Kauçuk, Plastik, Tabii, Suni Vb Kösele Ayakkabı Yüzü Dokuma Maddelerinden, Tabanı Kauçuk, Plastik Vb Ayakkabı Diğer Ayakkabı Ayakkabı Aksamı, İç Taban, Topuk Rampası, Getr, Tozluk, Dolak Vb AYAKKABI TOPLAMI GENEL DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ TOPLAMI Tablo 51: İthalat Rakamları (Dolar) 65 Tablo 52:Yıllar İtibariyle Deri ve Deri Ürünleri İthalat Değerleri İthalat (USD) Ham deri İşlenmiş Deri Saraciye Deri Giyim Ham ve İşlenmiş Kürk Kürk Giyim Ayakkabı Toplam 2005 293.080.256 180.292.175 254.343.294 22.332.342 76.383.813 7.201.143 412.786.280 1.246.419.303 2006 336.484.819 229.832.803 324.952.919 40.181.899 104.710.886 6.871.094 514.969.515 1.558.003.935 2007 327.231.847 282.258.108 424.098.534 46.831.066 112.148.832 7.245.769 569.857.861 1.769.672.017 Grafik 18:Yıllar İtibariyle Deri ve Deri Ürünleri İthalat Değerleri İthalat 600.000.000 500.000.000 Miktar 400.000.000 300.000.000 200.000.000 100.000.000 0 Ham deri İşlenmiş Deri Saraciye Deri Giyim Ürünler Ham ve İşlenmiş Kürk Kürk Giyim Ayakkabı 2005 2006 2007 Yukarıda ülkemiz deri ve deri ürünleri sektörünün ürün grupları bazında 2005– 2007 yılları arası ithalat istatistikleri yer almaktadır. İthalatın hemen her kalemde yıllar itibariyle arttığı gözlemlenmekle birlikte, ham deri ithalatında düşüş dikkati çekmektedir. Bu duruma, ham deri arzındaki kısıt, bazı ülkelerin ham deri çıkışına yasak ya da fon uygulaması gibi etkenler neden olmaktadır. Buna göre en çok ithalatın ayakkabı ve aksamı kaleminde yapıldığı görülmektedir. Tablo 53 : Net Döviz Girdisi 2005 2006 2007 İhracat USD Bavul Ticareti USD Toplam İhracat USD 1.048.664.410 1.500.000.000 2.548.664.410 1.172.018.007 1.500.000.000 2.672.018.007 1.259.931.868 1.500.000.000 2.759.931.868 İthalat USD Net Döviz Girdisi 1.246.419.303 1.302.245.107 1.558.003.935 1.114.014.072 1.769.672.017 990.259.851 Deri ve deri ürünleri sektörünün 2005 yılından bu yana gerçekleştirdiği kayıtlı ihracat ve ithalat verilerinin yanı sıra tamamen alıcıların tercihi olan bavul ticareti de sektörün göz ardı edilemeyecek kadar önemli ihraç geliri elde ettiği bir ticaret biçimidir. Bunun yanı sıra ülkemizin tüm sahil şeridinde yaklaşık 10 bin adet mağazada da, deri ve deri ürünlerinin ülkemize gelen turistlere yönelik satışları söz konusu olup, yurtiçi satış olmakla birlikte temelinde yurtdışına gitmekte ve buradan elde edilen gelir de ihraç geliri gibi algılanmasında fayda vardır. Tüm bu açıklamalar ışığında deri ve deri ürünleri sektörü ülkemizde net ihracat geliri elde eden sektörler arasında yer almaktadır. 66 2.2.5. Mevcut Devlet Yardımlarının ve Teşvik Tedbirlerinin Değerlendirilmesi Tekstil ve konfeksiyon sektörü başlığında yer aldığı üzere; ülkemizde de teşvikler ekonomi politikasının önemli bir aracı olarak kullanılmakta ve bir çok teşvik programı uygulanmaktadır. Ancak gemi inşa dışında her hangi bir sektöre özgü olarak uygulanan teşvik tedbiri bulunmamakta olup, sistemde bulunan her bir teşvik tedbiri tüm sektörleri kapsamaktadır. Dolayısıyla ülkemizde sanayinin teşviki için sektörel alanlar yerine; yatırımlar, AR-GE, ihracat, KOBİ, bölgesel gelişme gibi yatay alanlarda çeşitli teşvik programları uygulanmaktadır. Öte yandan yatırım teşvikleri ile ilgili olarak; deri ve deri ürünleri sektöründe faaliyet gösteren firmalar ve bu firmaların yerleşik olduğu iller incelendiğinde, Uşak ili dışında 5084 sayılı Teşvik Yasasından yararlanılamamaktadır. Bu haliyle halihazırda uygulanmakta olan 5084 sayılı Teşvik Yasası yurt içinde ciddi bir haksız rekabet yaratmaktadır. Ancak burada sorgulanan Uşak ilinin neden teşvikli il kapsamında olduğu değildir. Buradaki deri ve deri ürünleri üreticileri ciddi avantajlar elde etmişlerdir. Ayrıca yasa kapsamında belirlenen iller arasından pazara yakın olanların daha fazla yatırım alması, yasanın amacına da uygun değildir. 2.2.6. AB ile İlişkiler Avrupa Birliği Müzakere Süreci: Avrupa Birliği müzakere süreci ülkemizdeki tüm sektörleri olduğu gibi deri ve deri ürünleri sektörünü de mutlaka etkileyebilecektir. Özellikle müzakere sürecinde açılacak başlıkların sıralaması sektörel bir takım öncelikleri gündeme getirebilecektir. Bunun en önemli örneği çevresel konulardır. Özellikle arıtma tesisi yatırımları ile ilintili olan bu durum, arıtma tesisi olan bölgeler için avantaj sağlayabilecekken, henüz arıtma tesisi yapmamış olan bölgelerde kapanma, yüksek cezaların ödenmesi, arıtma tesisi olan bölgelere göç ve benzeri riskler yaşanabilecektir. Özellikle göç yaşanması durumunda, Anadolu’da iç talebe yönelik çalışan küçük ölçekli ayakkabı, konfeksiyon ve saraciye firmalarını olumsuz etkileyerek maliyet artışına ortaya çıkacaktır. Coğrafi konumumuz nedeniyle, Avrupa Birliği’ne yakınlık ve sektörel esneklik yeni fırsatları beraberinde getirebilecektir. Ar-Ge yatırımlarının finansmanı, eğitim reformunun AB müktesebatına uygun yapılması, AB fonlarının etkin ve üretken kullanımı, sektördeki bilgi üretiminin ve kullanımının ihracat açısından fırsatlar yaratabileceği düşünülmektedir. Gümrük Birliği 1996 yılı başında Avrupa Birliği ile ülkemiz arasında gerçekleştirilen Gümrük Birliği ile Türkiye, Avrupa Birliği’ne karşı deri ve deri mamullerinin de içinde bulunduğu sanayi ürünlerinde gümrük vergilerini sıfırlamıştır. Üçüncü ülkelere karşı ise AB’nin Ortak Gümrük Tarifesi haddini gümrük vergileri olarak benimsemiştir. Böylelikle gümrük birliği sonrası ithalatta hem AB ülkelerine, hem de üçüncü ülkelere yönelik ciddi bir pazar yaratılmıştır. Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği ve beraberindeki Ortak Gümrük Tarife Oranları, deri ve deri ürünleri sanayini üçüncü ülkelere karşı korumakta yetersiz kalmıştır. Ülkeler bazında bir değerlendirme yapıldığında, AB ülkeleri arasından Almanya, İtalya, İspanya ve Fransa üçüncü ülkeler arasından ise Çin Halk Cumhuriyeti, Hindistan ve Pakistan Gümrük Birliği’nden kaynaklı pazar açılımından en fazla yararlanan ülkeler olmuşlardır. Ülkemiz deri ve deri mamulleri ihracatı açısından değerlendirildiğinde ise Gümrük Birliği’ne bağlı olumlu bir gelişmeden söz edilmesi mümkün değildir. Serbest Ticaret Anlaşmaları (STA) Özellikle Avrupa Birliği’nin üçüncü ülkeler ile yaptığı tek taraflı ticaret anlaşmalarının, Türkiye’ye otomatik olarak uygulanmaması nedeniyle söz konusu ülkeler ile Türkiye arasında asimetrik bir ticareti ortaya çıkarmakta ve bu durum deri ve deri ürünleri sektörünü olumsuz etkilemektedir. AB’nin imzaladığı STA’larda, Türkiye’nin karar alma sürecinde yer almaması ve otomatik taraf olmayışının 67 geçmişte yol açtığı sorunlar, bahsi geçen ülkelerle STA imzalanması durumunda katlanarak artacak ve hem Türkiye pazarında, hem de AB pazarında ciddi ticari dengesizliklerle karşılaşılacaktır. AB Gümrük Birliği müzakere sürecinde, AB tarafından uygulanan çok taraflı ticaret politikasından, STA’lar gibi ikili tercihli düzenlemelere doğru bir dönüş olması, AB’nin ticaret politikasında köklü bir değişimin göstergesidir. 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararında (OKK) yer alan maddelerin, günün koşullarına ve değişen konjonktüre göre, Türkiye’nin ticari alandaki menfaatlerini gözetecek şekilde tekrar müzakere edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, Türk resmi makamlarınca AB’nin tercihli ticaret düzenlemelerinin ülkemiz sektörleri üzerinde haksız rekabet yaratıcı uygulamalarını bertaraf etmeye yönelik AB mercileri nezdindeki girişimlere devam edilmelidir. Bu kapsamda: 1- 1/95 Sayılı Gümrük Birliği Kararı’nın Ortaklık Konseyi’nde ele alınarak, değişen dünya ticaret koşulları çerçevesinde yeniden organize edilerek hem AB’nin hem de Türkiye’nin STA müzakerelerini birlikte yürütmelerinin ve Türkiye’nin bu anlaşmalarla ilgili karar alma süreçlerine etkin katılımının sağlanması ve 2- AB’nin imzaladığı STA’lardan Türkiye’nin direkt olarak etkilendiği göz önüne alınarak, AB’nin imzaladığı STA’ların Türkiye’nin çıkarları gözetilerek otomatik şekilde Türkiye’yi de kapsayacak şekilde yapılması sağlanmalıdır. 68 3. GZFT ANALİZİ üçlü Yanlar I-Tekstil ve Konfeksiyon • Coğrafi konum • Teknik, sosyal, idari know-how • Örgütlü ve etkin yapı • Tam entegrasyon, üretim zinciri/paket servisi (full package) • Genç nüfus/nitelikli iş gücü • İnsan ve çevre sağlığına uygun üretim ve standardizasyon (konfeksiyon) • AB Gümrük Birliği, • STA tercihli ticaret anlaşmaları pazara giriş • Hızlı teslimat • Esnek üretim • Lojistik • Gelişmiş bir tekstil terbiye sektörünün olması • Makine parkının yeni olması • Organize perakendeciliğin gelişiyor olması • Organik Pamukta dünya liderliği II-Deri ve Deri Ürünleri • Deri üretimi, konfeksiyon, saraciye, ayakkabı üretimi, makine ve deri kimyasallarını kapsayan alanlarda yüksek tecrübe birikimi • Kürk süet üretiminde know-how sahibi ve Dünya liderliği • Zig üretiminde yüksek bilgi birikimi ve dünyada ilk 5 arasında olmak • Alt yapı yatırımlarının yeterli seviyede olması • Dünyada geliştirilen en son teknolojinin kullanılmakta olması ve bu teknolojiye ulaşma yetisi • Dünyanın tanınmış markalarına mal satma becerisi ve marka koleksiyonlarının büyük bölümünün Türkiye’de yapılıyor olması • Kürk süet ve videla üretimlerinde, gelen talep farklılıklarına göre çok süratli olarak üretim hatlarında değişiklik yapabilme becerisi ve alt yapının buna uygun olarak kurulmuş olması. Genel olarak sektörel bazda yüksek fleksibilite gösterebilmesi • Büyüyen bir yurtiçi pazarın varlığı • Yetişmiş elemanların varlığı • Tabakhanelerde uygulama laboratuarlarının kurulmuş olması • Saraciye, konfeksiyon, ayakkabı alt sektörlerinde yeterli sayıda imalatçı kuruluşa sahip olma • Üretilen ayakkabı kalitesinin giderek gelişmesi ve iyi bir seviyenin yakalanmış olması • Deri Organize Sanayi Bölgelerinin kurulmuş ve bölgelerde arıtma yatırımlarının yapılmış olması • Sektörün yıllar içinde defalarca, sektörel ve/veya ülkesel krizler yaşamış ve bu krizlerden çıkış yollarını bularak önemli bir kriz tecrübesine sahip olması • Tarihsel olarak önemli bir üretim kültürüne sahip olunması • Deri Tanıtım Grubunun kurulmuş ve uyum içinde çalışmalarına başlamış olması Zayıf Yanlar I-Tekstil ve Konfeksiyon • Bürokrasi, özel sektör arasındaki sürdürülebilir işbirliğinin, koordinasyonun kurumsallaştırılamaması • Tekstil sektörünün envanterinin ve yol haritasının çıkarılamamış olması • Sektör içerisinde alt sektörler arasında koordinasyonun ve işbirliğinin yeterli şekilde sağlanamaması • Üretim sürecinin maliyetlerinin yüksekliği, rekabetsizliği (enerji, SSK primleri, finansman maliyetleri, istihdam vergileri, KDV) • Türkiye’ye haksız ithalat yoluyla gelen malların maliyetlere etkisi ve kapasite kullanım oranının düşmesi, sabit giderlerin artması • Teknoloji + Ar-Ge + eğitim politikasının eksikliği ve kalitesinin yetersizliği • Tekstil makinelerinde ve kimyasallarında dışa bağımlılık • AB pazarına bağımlılık • Markalaşma faaliyetlerinin yetersizliği • Şirketlerin ölçek yetersizliği • Tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin yetersizliği • Pamuk üretiminin desteklenmemesi II-Deri ve Deri Ürünleri • Sektörel firmalar arası işbirliğinin tam tesis edilememiş olması • Kurulu kapasitenin standart üretim yapmaya uygun olmaması • Girdi maliyetlerinin (enerji, işçilik, hammadde..) nispeten (örn. Çin Halk Cumhuriyeti) yüksek olması • Devlet yardımlarının yeterli olmaması • Çok çeşitli hammaddeyle çalışılıyor olması ve homojenite ve seleksiyonda ortaya çıkan zorluklarla mücadele etme zorunluluğu • Emek yoğun sektör yapısı • Genel sektörel finansman zorlukları • YTL’nin 2001 devalüasyonu sonrasında uygulanan ekonomik politikayla aşırı değerli hale gelmesi ve dünya pazarlarında rekabet gücünün zayıflaması • Sektörün €/$ paritesine olan bağımlılığı • Direkt ve endirekt işçilik maliyetlerinin % 40 oranında yüksek seyretmesi • Ayakkabı imalatında saya ithalatına olan bağımlılık ve otomasyonun tam oturmamış olması • Videla pazarlamasında örgütlenme eksikliği ve bunun doğurduğu rekabet zayıflığı • Eleman yeterliliğine karşın uzmanlaşmış eleman eksikliği • Üniversitelerde pratik eğitime yeterince eğilinmemesi ve müfredatın buna uygun yapılmaması • Eğitimde sektörel okul fazlalığının yaşanması • Kurumsallaşmanın gerçekleştirilememiş olması • Dünya pazarlarında tanıtımın az olması 69 • Önemli bir yerli hayvan varlığının yıllar içindeki düşüşe karşın kritik oranın üzerinde varlığını sürdürmeye devam ediyor olması • Orta ve üst kalite ürün üretme yeteneği • Ayakkabı sektöründe küçük ölçek yatırımların 500Mil çift/yıl üretim kapasitesine sahip olması • Nüfus artışı sebebiyle gerekli istihdamın zor olmaması • Kayıt dışılığın sektörde yoğun bir şekilde yaşanması ve bunun yarattığı haksız rekabet • Ayakkabı imalatının ölçek olarak kapasite sorununa çözüm oluşturamaması • Vadeli piyasa işlemlerinin yaygın olmasının maliyet artışı yaratarak rekabet gücünü düşürmesi • Pazar bağımlılığı • Sektörel envanterin ve yol haritasının olmaması • Üretim sürecindeki maliyetlerin yüksekliği • Ar-Ge ve eğitim politikasının yetersizliği • Yurt içinde elde edilen ham derilerin niteliklerinin istenen kalite düzeyinde olmaması Tehditler I-Tekstil ve Konfeksiyon • Ticaretin serbestleşmesine karşı tarife dışı engellerin artarak pazara girişin engellenmesi • DTÖ nezdinde yürütülen Tarım Dışı Ürünlerde Pazara Giriş Müzakereleri • Çin ve Uzakdoğu • Gümrük Birliği Anlaşmasının neden olduğu AB kaynaklı tehditler ve AB komisyonlarındaki karar mekanizmalarında yer alamamaktan kaynaklanan sorunlar • İthal ara malı (iplik, kumaş) kullanılarak yapılan üretimin artması sonucunda ülke içerisinde yaratılan katma değerin düşmesi • İç pazarda ithal ürünlerin artması • Bölgesel ekonomik entegrasyonlar sonucunda pazara giriş imkanlarının daralması • Basel II kriterlerinin 2009 yılında uygulamaya girecek olması sonucunda tekstil sektörünün ulusal ve uluslararası kredi kullanabilme imkanının zorlaşacak olması • Dünya tekstil konfeksiyon ticaretinde kotaların kalkması • AB mevzuatından kaynaklanan çevre ile ilgili yaptırımlar II-Deri ve Deri Ürünleri • Dünyada trend oluşturucuların Türkiye’ye yönelik çalışmamaları • Global deri işinin merkezinde kendi ağlarını kurmuş olan bir grubun bulunması • İç finansal sorunların çözülememesinin dış sektörlerde yarattığı dezavantaj • İtalya ve İspanya’nın gizli bir sektörel sübvansiyona sahip olmaları • Avrupalı firmaların rekabet dışı yöntemler kullanarak satış yollarına başvurmaları • Suni deri üretim teknolojisinin gelişmesi • Olası salgın hastalık tehlikesinin et tüketimi ve dolaylı olarak ham deri üretimini etkilemesi • Kısa vadede AB müzakere sürecinin yaratacağı kuralsal zorlamalar. Çevre başlığının öne alınması • AB’nin yeni kimyasal politikası REACH • Ticaretin serbestleşmesine karşı tarife dışı engellerin artarak pazara girişin engellenmesi • DTÖ nezdinde yürütülen Tarım Dışı Ürünlerde Pazara Giriş Müzakereleri Fırsatlar I-Tekstil ve Konfeksiyon • Sektörel konsolidasyon, stratejik işbirlikleri, birlikte hareket etme ve kümeleşmelerin arttırılması • Moda, marka ve perakendeyi içerecek şekilde ürün ve hizmetlerde farklılaşan yüksek rekabet avantajı sağlayacak tedarik zinciri yönetimi modellerinin geliştirilmesi • Coğrafi ve lojistik avantaj, tecrübe ve knowhow’ımızı kullanarak Pan-Avrupa, Akdeniz ülkeleri ve Türk Cumhuriyetleri ve Ortadoğu ülkelerinin bölgesel organizatör liderliğine soyunmak • Farklılaşma bilincinin gelişmesi (moda-marka, katma değer yaratma, farklılaşma yetkinliği) • Tedarik zinciri yönetim etkinliği (sektörel konsolidasyon, hızlı teslimat, kargo ticareti) global perakende sektörü değişim ve trendlerine uyum kabiliyeti • Kısa vadede oluşacak ekonomik/siyasi istikrarın avantajı ile, komşu ve çevre ülkelerle (komşu ülkeler, İslam ülkeleri, Türk Cumhuriyetleri…) ticaretin arttırılma potansiyeli II-Deri ve Deri Ürünleri • Ayakkabı sektöründe yaşanan gelişmeler ve ileriye dönük yatırımlar • Sanayi ve Üniversite arasında işbirliği olanaklarının hayata geçirilmesi • Turizmin gelişme trendi • Sektöre KOSGEB destekleri • AB ile müzakere sürecinin başlaması • AB projeleri • Türkiye’nin imzalayacağı ikili anlaşmalar • Çin Halk Cumhuriyeti ve Rusya’da GSMH’da muhtemel artışının Türk deri sektörüne yaratacağı talep 70 • Gümrük Birliği Anlaşmasının neden olduğu AB kaynaklı tehditler ve AB komisyonlarındaki karar mekanizmalarında yer alamamaktan kaynaklanan sorunlar • İç pazarda ithal ürünlerin artması • Bölgesel ekonomik entegrasyonlar sonucunda pazara giriş imkanlarının daralması 71 4. STRATEJİK YAKLAŞIM 4.1. TEKSTİL, KONFEKSİYON VE HAZIR GİYİM SANAYİ Tekstil sanayinin, basit ürünler üreten bir sanayi olarak sanayileşmiş ve bilgi toplumu ülkelerinin terk ettiği, daha ziyade sanayileşmekte olan ülkelere uygun bir sanayi dalı olduğu değerlendirmesi tam olarak isabetli değildir. Aslında sektörün standart basit ürünlerin (commodity) üretiminin sanayileşmekte olan ülkelere bırakıldığı, fakat yüksek katma değerli moda-marka ürünlerle, teknik tekstillerin araştırılıp, geliştirilip üretilmesinde sanayileşmiş ve bilgi toplumu ülkelerin söz sahibi olmaya devam etmekte oldukları ve devam edecekleri görülmektedir. Bu gerçekten hareketle sektörü, fiyat-maliyet rekabetinden ziyade kalite rekabetinin belirleyici olduğu, üst sınıf yüksek kalitede moda, marka, bilgi bazlı ürünlerin üretildiği ve satıldığı bir yapıya dönüştürmek gerekmektedir. Türk tekstil sanayisinin bir yandan böyle bir yapıya dönüşmesi, diğer yandan sektörün bu süreçte Türk ekonomisinde üstlendiği temel işlevlerinin de yönetilebilmesi için gerekli öncelik ve tedbirler uygulanırken aşağıdaki politikaların göz önünde bulundurulması gerekmektedir.. 4.1.1. Yatırım Alanları Sektörde, yatırım yerleri daha ziyade büyük yerleşim merkezlerinde yoğunlaşmıştır. İşgücü, enerji, vs, gibi faktörler dikkate alındığında bu bölgelerin yatırım yeri olarak değerlendirilmesi rantabl olmamaktadır. Dolayısıyla bu bölgelerde yeni işletmelerin kurulması ve salt kapasite artırıcı yatırımlar teşvik edilmemelidir. Bunun yerine; kaliteli yeni ürün tipleri geliştirilip, üretim ve verimliliği artıran, esneklik kazandıran, küçük partileri işleyebilen, özel niş ürünleri üreten, başta yüksek performanslı teknik tekstiller olmak üzere bilgi yoğun ürünleri üreten, enerji, su, kimyasal madde ve hammadde kullanımında tasarruf, geri kazanım ve tekrar kullanım sağlayan, çevre dostu üretimi destekleyen, ArGe, Ür-Ge ve yenilikçilik yeteneklerini geliştiren, yeniden yapılanma, yerleşim, yurtiçi ve yurtdışı şirket evlilikleri sonucu gerekli olacak modernizasyon ve yenileme yatırımları teşvik edilmelidir. Ayrıca hammadde üretiminin yerli kaynaklardan ve yeterli miktarda karşılanabilmesi için petrokimya yatırımları ile pamuk yatırımlarının desteklenmesinde fayda görülmektedir. Konfeksiyon sanayi Emek-yoğun yapısı nedeniyle şu anda en yoğun olarak bulunduğu ve Türkiye’de işçiliğin en pahalı olduğu İstanbul’da mevcudiyetini orta ve uzun vadede sürdürebilmesi çok zordur. Bu nedenle konfeksiyon sanayisinde emek-yoğun dikim ve dikim sonrası işlemlerin 5084 sayılı Kanun kapsamında teşvik alan illere kaydırılmasında fayda vardır. Tekstil sanayi Sentetik elyaf ve iplik üretimi diğer petrokimya sanayi alt sektörleri ile birlikte primer tekstil sanayi de dünyanın en sermaye-yoğun sanayi dalıdır. Bunların Anadolu’ya (5084 Sayılı Kanun kapsamındaki illere) taşınması, konfeksiyon sanayinin üretim kısmının (gövdesinin) taşınmasından farklı olarak, taşındıkları illerde fazla bir iş imkanı sağlamayacağı gibi, esasında çok zordur ve hatta birçok durumda fiziksel ve ekonomik nedenlerle imkansızdır. Uygulanması gereken politika, primer tekstil sanayini tüm Anadolu’ya yaymaya çalışmak yerine, İstanbul dışındaki mevcut tekstil üretim merkezlerinin, bilinçli bir şekilde kümelere dönüştürülmesinin teşvik edilmesidir. 4.1.2. Üretim İplik Türkiye’de yeni iplik fabrikalarının kurulmasından ve mevcutların salt kapasite artırıcı yatırım yapmalarından kaçınılmalıdır. Modernizasyon ve yenileme yatırımları yapılırken sentetik sektöründe katma değeri yüksek ürünler, pamuklu sektöründe ise işletmelerin daha ince, daha tüysüz (kompakt iplik) ve karışım iplikler üretebilme yeteneği kazanmalarını sağlayacak yatırımlara öncelik tanınmalıdır. 72 Ring ve OE-iplik teknolojisine rakip olarak air-jet teknolojisi gelişme şansına sahiptir. Daha uzun vadede ise friksiyon ve elektrostatik eğirme teknolojilerinin yaygınlaşması söz konusudur. Dolayısıyla bu modern teknolojilere yatırımlar kısıtlanmamalıdır. Dokuma Türkiye’de genç sayılabilecek ve yeterli kapasitede bir dokuma parkı mevcuttur. Dolayısıyla mevcut dokuma parkının modernizasyonu ve yenilenmesi sırasında, mevcut kapasitenin daha etkin kullanımını, özel ve karmaşık dokumaları üretebilme yeteneği kazanılmasını sağlayıcı yatırımlara öncelik tanınmalıdır. Örme Örme sanayisine, ucuz ve sıradan mallar yerine, modaya yönelik, yüksek kaliteli ve yüksek performanslı özel ürünler üretebilecek bir yapı kazandırılması gereklidir. Kapasite artırıcı yatırımlar yerine, mevcut atkı ve çözgü örme makine parkının etkin ve verimli bir şekilde kullanılması için esneklik kazandırılmalı ve gereken noktalarda yenilenmesi ve modernizasyonu sağlanmalıdır. Nonwoven Yüksek performanslı özel lifler ve/veya özel polimerler ve özel katkı maddeleri kullanarak çok fonksiyonlu giysi ve ev tekstilleri ile yüksek performanslı teknik tekstiller için uygun nonwoven tekstil yüzeyi üretimi olanakları araştırılıp geliştirilmelidir. Tekstil Terbiyesi Tekstil terbiye sanayisinin ucuz sıradan malların terbiyesinden ziyade, modaya yönelik, yüksek kaliteli ve yüksek performanslı özel ürünlerin yenilik ve know-how yoğun terbiye işlemlerini gerçekleştirebilecek bir yapı kazanmasına öncelik tanınmalıdır. Gelişmiş ülkelerde kullanılacak tekstil ürünleri için çevre dostu tekstil üretimi zamanla zorunlu olacağından, çevre dostu üretim teknolojilerine öncelik verilmelidir. Enerji ve suyu tasarruflu kullanan ve bunların geri kazanımını sağlayan üretim teknolojileri kullanılmalıdır. Çevre dostu olmaları nedeniyle tekstil terbiyesinde başta enzimler olmak üzere biyolojik yöntemlerin kullanımına öncelik tanınmalıdır. Konfeksiyon Orta vadede üst sınıf modaya yönelik ürünler ve moda-marka ürünlerin üretimine yönelik olarak özgün tasarım, kalite, verimlilik, markalaşma, pazarlama ve dağıtım kanalları oluşturma yeteneklerini artıracak yatırımlar ve faaliyetlere öncelik verilmelidir. İstanbul’un uluslararası düzeyde bir moda merkezi haline getirilmesi için faaliyetler ve girişimler sürdürülmelidir. Yönetim, tasarım, satın alma ve pazarlama İstanbul’da kalmak üzere emek yoğun üretimin adımlarının Anadolu’ya kaydırılmasını sağlayabilecek yönetim modellerinin yaygınlaştırılması faaliyetlerine öncelik verilmelidir. KOBİ’lerin ortak koleksiyon hazırlamalarını, satın almalarını, pazarlamalarını ve hatta dağıtım kanallarına sahip olmalarını sağlayabilecek organizasyon modellerinin yaygınlaştırılması faaliyetleri desteklenmelidir. Kişiye özel üretimin önem kazanmasıyla gündeme gelecek tekno-terziliğin uygulanabileceği, CAD, CAM teknolojilerinin kullanıldığı bilgisayar tümleşikli üretim sistemlerinin geliştirilmesi ve kullanımı için yapılacak yatırım ve faaliyetlere öncelik verilmelidir. Akıllı giysiler, ev tekstil ürünleri ve teknik tekstillerin geliştirilmesini ve özel üretimlerini sağlamaya yönelik olarak, başta Ar-Ge ve eğitim çalışmaları olmak üzere, her türlü yatırım ve çalışmalar en üst düzeyde desteklenmelidir. 73 4.1.3. Ürünler 4.1.3.1.Elyaf Doğal Elyaf Türkiye’de pamuk ekim alanlarının arttırılması ve rekoltenin istenilen evsafta ve miktarda sağlanabilmesi için gerekli destekleme politikalarının oluşturularak, ekim öncesinde ilan edilmesi gerekmektedir. Özellikle Ege pamuğunda ve seçilmiş iyi kalite Güneydoğu Anadolu pamuklarında mevcut üretim tarzı (elle hasat, çapa ile yabani ot mücadelesi) kontrollü ve bilinçli bir şekilde sürdürülmelidir. Bu pamukların makine ile hasadından kaçınılmalıdır. Elle pamuk toplama sırasında kontaminasyonu önleyecek ve rollergin çırçırlamanın bilinçli bir şekilde yapılmasını sağlayacak önlemler alınmalıdır. Kaliteli ince pamuk ipliği üretiminin Türk tekstil sanayisi için öneminin artmasıyla, uzun ştapelli pamuk elyafına talep de artacaktır. Tamamına yakını, Mısır ve A.B.D. başta olmak üzere, yurtdışından ithal edilen uzun ştapelli pamuk elyafı üretiminin Türkiye’de ekonomik bir şekilde üretilebilmesi için gayret gösterilmelidir. Renkli pamuktan dokunduktan veya örüldükten sonra hiçbir kimyasal madde kullanılmadan hidrofilleştirilen renkli pamuklu ürünler, çevre dostları tarafından ideal kabul edilebilecek ürünler olacaktır. Türkiye’de bunu gerçekleştirebilecek bilgi birikimi mevcuttur. Bu bilgiyi değerlendirmek ve avantajlı olabileceğimiz bir niş ürün üretimini gerçekleştirebilmek için renkli pamuk üretiminin desteklenmesi faydalı olacaktır. Anavatanı Türkiye olan Angora (Ankara tavşanı kılı) ve Moher’in (tiftik, Ankara keçisi kılı) üretiminin ve işlenmesinin geliştirilmesini sağlayacak önlemler alınmalıdır. Bu kıymetli liflerin olumlu Türkiye imajı ile özdeşleştirilmesi ve tüketimlerinin, dolayısıyla da üretimlerinin artırılması için gayret gösterilmelidir. Suni ve Sentetik Elyaf Türkiye Avrupa’nın en büyük sentetik elyaf üreticisidir. Bununla birlikte Doğu, Güneydoğu ve Güney Asya ülkelerinde aşırı artan üretim kapasitesi ve bu ülkelerin haksız rekabet uygulamaları sonucu, sentetik lif sanayisinde kapasite kullanım oranları düşerken, Türkiye ihraç ettiğinden daha fazla sentetik elyaf ithal eden bir ülke haline gelmektedir. Bu çelişkinin giderileceği ve düşük kaliteli, genellikle dampingli Uzakdoğu menşeli sentetik elyaf ithalatının kontrol altına alınacağı mekanizmalar geliştirilmelidir. Önümüzdeki dönemde Türkiye’de mevcut sentetik elyaf üretim kapasitesinin artırılması hiçbir şekilde öncelikli olmayıp, modernizasyon ve yenileme yatırımlarının yanında yapılması gereken en önemli husus, özel performans özelliklerine sahip (2. ve 3. nesil) sentetik elyaf tipleri araştırılıp, geliştirilmesi ve üretilmesidir. 4.1.3.2. İplik Doğal Elyaftan Üretilen İplik Dünyada standart iplik üretiminde kapasite fazlası vardır, dolayısıyla maliyetinin altına fiyatlarla satılan bu ipliklerde Türkiye’nin rekabet şansı yoktur. Türk iplik sanayisinde mümkün mertebe tüysüz ve ince iplik üretimine yönelmekte fayda vardır. Penye ipliklerin ve özel doğal (organik pamuk, renkli pamuk, angora, moher) lifler ile yeni kimyasal lifleri de içine alacak şekilde yüksek değerli karışım ipliklerin üretiminin geliştirilmesi desteklenmelidir. Suni ve Sentetik İplik Türkiye Avrupa’nın en büyük sentetik iplik üreticisidir. Bununla birlikte Doğu, Güneydoğu ve Güney Asya ülkelerinde aşırı artan üretim kapasitesi ve bu ülkelerin haksız rekabet uygulamaları sonucu, 74 sentetik lif sanayisinde kapasite kullanım oranları düşerken, Türkiye ihraç ettiğinden daha fazla sentetik iplik ithal eden bir ülke haline gelmektedir. Bu çelişkinin giderileceği ve düşük kaliteli, genellikle dampingli Uzakdoğu menşeli sentetik iplik ithalatının kontrol altına alınacağı mekanizmalar geliştirilmelidir. Önümüzdeki dönemde Türkiye’de mevcut sentetik iplik üretim kapasitesinin artırılması hiçbir şekilde öncelikli olmayıp, modernizasyon ve yenileme yatırımlarının yanında yapılması gereken en önemli husus, özel performans özelliklerine sahip (2. ve 3. nesil) sentetik iplik tipleri araştırılıp, geliştirilmesi ve üretilmesidir. 4.1.3.3. Tekstil Yüzeyi (Kumaş) Türk tekstil sanayisinin son birkaç yılda ihracatı en fazla artan ürünlerinden birisi de denim kumaştan mamul giysiler olmuştur. Ancak Türkiye ihraç ettiğinden daha fazla denim kumaş ithal eder hale gelmiştir. Bu çarpıklığı önleyecek tedbirler alınmalı ve Türkiye’nin denim giysiler alanındaki lider pozisyonu geliştirilerek sürdürülmelidir. Yüksek katma değerli dış giyimlik kumaşların ve karmaşık dokumaların üretimi artırılmalıdır. Özel lifler ve karışımlarından mamul özel iplikler kullanılarak tek ve çok katlı fonksiyonel ve özel kumaşların araştırılıp, geliştirileceği, üretileceği bir ortam oluşturulmalıdır. Fonksiyonel ve çok fonksiyonlu özel kumaşların üretiminde, özel elyaf ve ipliklerle özel tek veya çok katlı dokuma, örme ve nonwoven konstrüksiyonlarının oluşturulması kadar önemli olan bir husus da, uygulanacak olan bitim işlemleridir. Dolayısıyla özel bitim işlemleri uygulanarak üstün özelliklere ve/veya özel fonksiyonlara sahip kumaşları üretebilecek bilgi birikimi, teknoloji ve yetenekleri desteklenmelidir. Yaşam tarzındaki değişmeler emek ve enerjinin pahalanması nedeniyle, “kullan-at” ürünlerin kullanımı yaygınlaşacaktır. Özellikle bu tip ürünler için, spunbond, spunlace, meltblown gibi nonwoven üretim yöntemleriyle geri kazanılabilir polimerlerden tek adımda üretilen ucuz tekstil yüzeylerinin önemi artacaktır. Nakliye giderleri nedeniyle, uzak ülkelere ihraç edilmelerinin zor olduğu da göz önünde bulundurularak, bu tip ürünlerin üretimi de belirli ölçüde desteklenmelidir. Normal tekstil yüzeylerine nazaran daha sağlam ve/veya daha hafif ve/veya daha akıllı olan yüksek performanslı teknik tekstillerin dünyadaki önemi ve kullanımı artacaktır. Türkiye’nin bu büyüyen cazip pazardan daha büyük bir pay alması hedeflenmektedir. Kıymetli, modaya yönelik giysiler ve ev tekstilleri için çok küçük kumaş partilerinin, hatta müşteriye özel bir elbiselik, bir takımlık kupon kumaşların önemi artacaktır. Dikişsiz kazak teknolojisiyle üretilmiş ürünlerin kullanımı yaygınlaşacağından, bunların üretimine de önem verilmelidir. Organik pamuktan kontrollü bir şekilde üretilen sertifikalı organik ürünlerin önemi artacaktır. Türkiye bu pazarda muhakkak piyasa oluşturucu lider ülke olmalıdır. 4.1.3.4. Konfeksiyon Ana hedef olan, ucuz standard (commodity) ürünlerden çekilip katma değeri yüksek ve daha pahalı ürünlere yönelmek için stratejiler doğru belirlenmelidir. Dünyada hazır giyim ve ev tekstilleri ürünlerinin tüketiminde meydana gelen ve gelmekte olan değişmeler de göz önüne alınarak çok hatlı bir yol izlenmelidir. 4.1.4. Pazarlama Hazır giyim başta olmak üzere tekstil sektörü tedarikçi ülke konumundan piyasa yapıcı ülke konumuna geçme stratejisine bağlı olarak pazarlama alanında da farkı bir politika uygulamalıdır. Pazarlama politikalarında pasif pazarlamadan aktif pazarlamaya geçilmelidir. 75 4.1.5. e-ticaret Global tekstil ve konfeksiyon ticaretindeki en önemli gelişmelerden biri, pazar ve ürün farklılığı gözetmeksizin ticaretin global genişlikte e-ortama taşınmasıdır. Bu nedenle Türkiye, başta tekstil ve konfeksiyon ihracatındaki mevcut konumunu korumak üzere, global hedeflerine bağlı olarak e-ticaret altyapısını oluşturmalıdır. Alt yapının oluşturulması üç tarafı ilgilendirmektedir. Kamunun alt yapı hizmetleri, sektörel işbirliği ile oluşturulacak ortaklıklar ve sektör politikaları ile işletmelerin e-ortam uygulamalarıdır. 4.2. DERİ ve DERİ ÜRÜNLERİ SANAYİ 4.2.1. Girdi Maliyetleri Deri ve deri ürünleri sektörünün temel amaçlarına ulaşabilmesi için gerekli öncelik ve tedbirler uygulanırken aşağıdaki politikalar göz önünde bulundurulmalıdır. Deri sektörünün global hedefine ulaşmasında, AB’ye katılım süreci önemli bir fırsat oluşturmaktadır. Bu hedefe ulaşabilmek için en önemli koşullardan biri ulusal ve uluslararası haksız rekabetin önlenmesi ve kayıtlı ekonominin sektörel bazda işlerlik kazanmasıdır. Buna uygun olarak deri organize sanayi bölgeleri Avrupa Birliğinin başta çevre olmak üzere ilgili kriterlerine uygun üretim koşullarını temin etmesi dolayısıyla, deri üretilen bölgeler arasındaki farklılıkların giderilmesi ve girdi maliyet yapılarında denge oluşturulması gereklidir. 4.2.2. Çevre Çok büyük bir kısmı organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren deri sektörü firmaları, bu bölgeler dışında faaliyet gösteren firmalar karşısında çevre ve sosyal maliyetler açısından haksız rekabete maruz kalmaktadır. Haksız rekabetin giderilmesini teminen arıtma tesisi olan Organize Sanayi Bölgelerindeki firmaların karşılaştıkları ilave maliyetlerde enerji, su vb. yapılacak indirimlerle OSB’lere taşınması teşvik edilmelidir. Ayrıca arıtma tesislerinden çıkan atık sorununun çözümü için gerekli altyapının tesisini teminen Organize Sanayi Bölgelerine destek verilmelidir.Mevcut durumda deri sektörü katı atıklarının bertarafında sıkıntı vardır. Depolama alanlarının yetersizliği yanı sıra katı atık bertaraf tesislerindeki doluluk oranı en az 1 sene sonrasına kabul tarihi verilmesine neden olmaktadır. Bu nedenle sektöre özel “Katı Atık Bertaraf ve Deponi Tesisi” kurulması için Çevre Bakanlığı, AB Fonları vb kaynaklarla sektöre destek verilmelidir. Kapsamlı bir yatırım maliyeti ihtiyacı nedeniyle sektörün bunu özkaynaklarıyla gerçekleştirmesi bugünkü ekonomik koşullar altında pek mümkün gözükmemektedir. 4.2.3. Hammadde Temini Hammadde temini de önemli bir diğer unsurdur. Ülkemizin mevcut hayvan varlığı yeterli değildir. Ayrıca hayvan varlığı bakımından zengin birçok ülke ya ham deri çıkışını yasaklamakta ya da fon uygulamaktadır. Dünya üzerinde görülen hayvan hastalıkları ve ayrıca kırmızı et tüketimine yönelik talep azalışı da ham deri üretimi ve temininde ortaya çıkan bir diğer sorundur. Bunun yanı sıra üretilen ham derilerin kesim, yüzüm, istifleme aşamalarında standartlara uyulmaması kaliteye zarar vermektedir. Kalite ve miktar olarak ülkemizden karşılanamayan bu talep karşısında, Türk deri ürünleri üretiminde kullanılan büyükbaş ve küçükbaş ham derilerin büyük bir bölümü ithalatla karşılanmaktadır. Bu nedenle hem büyükbaş hem de küçükbaş hayvan varlığımızı ve başta hamderi olmak üzere elde edilen hayvansal ürünlerin kalitesini geliştirmeye yönelik kapsamlı bir hayvancılık politikası benimsenmelidir. 4.2.4. Pazarlama Katma değeri yüksek ürünlerin en uygun pazarlarından biri olan AB’nin, katılım sürecinde bu ürünleri Türkiye’den temin etmesi için gerekli çalışmaların yapılması ve anlaşmaların gerçekleştirilmesi gereklidir. Ancak, bunun gerçekleşmesi için çevre kriterlerine uygun üretim ve çevre bilincinin oluşturulması ön koşuldur. Sektörün hedeflerinin gerçekleşmesi amacıyla, stratejik olarak sektörün 76 katma değeri yüksek ürünlerin üretimine ve pazarlanmasına odaklanması gerekmektedir. Bu tür ürünlerin dünya pazarlarında imaj oluşturması ve markalaşmasına da çalışılmalıdır. Katma değeri yüksek ürünlerin üretimi ve pazarlanmasının alt yapısal desteğinin sağlanması için bilgi üretimi ve globalleştirilmesi de stratejik öneme sahiptir. Bu açıdan, eğitim kurumlarının yaygın disiplinlerinde, multidisipliner bir öze sahip olan dericiliğe önem verilmesi ve AR-GE, master ve doktora çalışmalarının önemi vurgulanmalıdır. Türk derisi ve dericiliğinin imajının oluşmasında ve dünyada kabul görmesinde, bilimsel çalışmalara ev sahipliği yapılması, uluslararası kongre, sempozyum ve panellerin düzenlenmesi de önem taşımaktadır. 4.2.5. Eğitim Sektörel eğitim politikasının ıslahı da stratejik önem arz etmektedir. Halihazırda bulunan çok sayıda ve efektif olmayan eğitim kurumunun makul sayılara indirilmesi (1 adet Deri Mühendislik Bölümü – 1 adet Deri Meslek Yüksek Okulu olması) ve amaca yönelik olarak oluşturulacak öğrenci seçim kriterlerine göre ve yeterli sayıda seçilecek ve yerleştirilecek öğrencilere verilecek eğitimde uygulamanın ve üretici kuruluşlarla kooperatif bir eğitim programının oluşturulması gerekmektedir. Stratejik olarak ihtisas fuarlarına katılımın teşviki ve birleşik fuar organizasyonları da katkı sağlayacaktır. Saraciye, konfeksiyon, ayakkabı ve bitmiş deri ürünlerinde uluslararası pazarlama organizasyonlarının kurulması da hedeflere ulaşmak için zorunludur. Katma değeri yüksek ürünlerin, hedef ülkeler belirlenerek pazarlanması ve o bölgelerde teşkilatlanmanın gerçekleştirilmesi de hedef politika olmalıdır. Bu çerçevede Deri Tanıtım Grubu’nun çalışmaları neticesinde belirlenecek ülkeler ve pazarlama teknikleri esas alınmalıdır. Tespit edilecek ülkeler ve pazarlama faaliyetlerinin Dış Ticaret Müsteşarlığının plan ve politikalarına uyumlu şekilde gerçekleştirilmesi de başarısı için önemlidir. Sektörün eğitilmiş insan gücünü oluşturma üzerinde yoğunlaşmalıdır. Personel eğitimi için sektörel dernek, kurum ve kuruluşların da içinde olduğu ve KOSGEB ile TARGEV gibi kuruluşların desteği ve öncülüğünde oluşturulan organizasyonla çalışan personelin eğitimi düzeyinde çalışmaların başlatılması gerekmektedir. Deri sektörünün teknik eleman ihtiyacının karşılanması için Milli Eğitim sistemi içinde lise düzeyinde, daha ziyade konfeksiyon ve ayakkabıcılık üzerinde, nihai ürün tasarım ve üretimi bazında ve bireysel yetenek ve nitelikleri geliştirme yönünde eğitim gerçekleştirilmelidir. Deri üretim teknolojisi üzerinde yapılacak eğitimin külfetli, zahmetli ve pahalı olmasından dolayı ve yoğun uygulamalı ve geri beslemeli yapılmasının gerekliliğinden dolayı lise eğitimi içinde yer almamalıdır. Yüksek öğretim düzeyinde yapılacak mesleki eğitim ön lisans düzeyinde meslek yüksek okullarında gerçekleştirilmeli, bununla birlikte meslek yüksek okullarının mevcut sayısında tensikata gidilerek okul enflasyonu azaltılmalıdır. Bu okulların sayısı; Türk deri sanayisinin ve global olarak deri sektörünün içinde olduğu konjonktürel durum, sektörel olarak gelecekte ortaya çıkacak muhtemel yönelimler ve bu yönelimlerin ortaya çıkaracağı ihtiyaçlara bağlı bir planlamayla belirlenmelidir. Sektör AB ülkeleri nezdinde üretimdeki öncü rolünü araştırmalarda da üstlenerek sektörü oluşturan çeşitli birimler AB 7. Çerçeve Projelerine ilgili tematik alanlarda partner olarak yer alabilmeli ve sektörel araştırmaların bütçesi bu tür büyük ölçekli ve uluslar arası birkaç birimin katılımıyla realize edilen projelerden oluşturulmalıdır. Ayrıca; bu tür projelerin ülkemizdeki ayağını farklı üniversite birimleri ile araştırma enstitüleri ve araştırma merkezleri oluşturmalıdır. Öncelikle, Bursa’da yerleşik TÜBİTAK BUTAL laboratuarının akredite deri performans test hizmetlerinden yararlanılmalıdır. BUTAL dışında deri test laboratuarları oluşturulurken ise yeni test talepleri de göz önüne alınarak planlanması daha uygun olacaktır. 77 5. GLOBAL VE SPESİFİK HEDEFLER, ÖNCELİK VE TEDBİRLER Tekstil, konfeksiyon-hazır giyim ile deri ve deri ürünleri sanayinin stratejileri ve temel müdahale alanlarının biçimlendirilmesinde, mevcut durum ve GZFT analizinden elde edilen hedefler ve orta vadeli ihtiyaçlar kullanılmıştır. Stratejik öncelikleri belirleme sürecinde, tekstil, konfeksiyon-hazır giyim/deri ve deri ürünleri sanayinin mevcut durumlarının anahtar noktaları belirlenmiş ve GZFT analizine dönüştürülmüştür. Ardından, SWOT analizindeki noktalar değer kümelerini kuvvetli yönler ve fırsatlardan ve sorun kümelerini zayıflıklardan ve tehditlerden ayırt etmek için kategorize edilmiştir. Fırsatların maksimize edilmesi ve tehditlerin minimize edilmesi için güçlü yönler ve zayıflıklara dayanan stratejiler hedeflerde sonuçlandırılmıştır. Deri ve deri ürünleri sektörünün rekabet gücünü artırmak, tekstil ve konfeksiyon-hazır giyim sektörünün gayri safi yurt içi hasıla, imalat sanayi ve sanayi üretimindeki payı, ihracat, ekonomiye sağladığı net döviz girdisi, istihdam, rekabet edebilirlik, yatırımlar, dışa açıklık ve makro-ekonomik büyüklükler açısından Türkiye’nin önde gelen sektörü konumunu muhafaza edebilmesi için “Sektörde rekabet gücünü artırmak ve dönüşümü yönetmek” global hedef olarak belirlenmiştir. Bu Global hedef altında, tekstil, konfeksiyon-hazır giyim ve deri ve deri ürünleri sanayinin mevcut durum ve SWOT analizinden yola çıkılarak geliştirilmiş olan spesifik hedefler şöyledir: Piyasa yapıcı ülke konumuna gelmek Üretimdeki katma değerin artırılması Fiziki ve finansal altyapının geliştirilmesi Bu spesifik hedefleri elde etmek için geliştirilen tedbirler iki öncelik altında toplanmıştır. Öncelikler 1-İş Ortamının Geliştirilmesi 2-İşletme Kapasitelerini Destekleyerek İşletmelerin Rekabet Edebilirliğinin Artırılması Tedbirler 1. İş Ortamının Geliştirilmesi 1.1. Hukuki ve İdari Düzenlemeler 1.1.1. Kümelenme ile ilgili hukuki düzenlemelerin oluşturulması 1.1.2. Sektörde ihtiyaç duyulan standartların geliştirilmesi 1.1.3. Piyasa Gözetimi ve Denetimi Sisteminin etkinleştirilmesi 1.1.4. Sektörle ilgili istatistiki verilerin AB normlarında paylaşımının serbest bırakılması 1.1.5. Kapasite raporlarının standardizasyonu 1.1.6. Tekstil ve deri sektörlerinin çevre ve insan sağlığına uygun yöntemlerle üretime yönlendirilmesine ilişkin hukuki altyapının sağlanması 1.1.7. El dokuması halı ihracatı sırasında yaşanan ekspertiz raporu sorununun çözümü 1.1.8. AB’nin imzaladığı STA’ların ülkemizi de kapsayacak şekilde eş zamanlı olarak ülkemiz hassasiyet ve öncelikleri dikkate alınarak yapılması 1.1.9 .İthalatta koruma önlemlerinin etkin uygulanmasının sağlanması. 1.1.10.Düşük kıymetli ithalatın önlenmesine yönelik tedbirlerin etkinleştirilmesi. 1.1.11.DIR kapsamında sektörün karşılaştığı sorunların çözümüne yönelik tedbirlerin alınması. 1.2. Altyapının Geliştirilmesi 1.2.1. Sektörün ihtiyaç duyduğu kümelenme çalışmalarının sonuçlandırılması 1.2.2.Sektörün ihtiyaç duyduğu alanlarda, Ar-Ge, Ür-Ge, inovasyon yaygınlaştırılması ve uygulamanın etkinleştirilmesi. bilincinin 78 1.2.3. Sektörün ihtiyaç duyduğu alanlarda, marka, tasarım ve pazarlama bilincinin yaygınlaştırılması ve uygulamanın etkinleştirilmesi. 1.2.4. Üniversite sanayi işbirliğinin derinleştirilmesi 1.3. Finansal Araçların İyileştirilmesi ve Geliştirilmesi 1.3.1. Kredi Garanti Fonu altyapısının ve hacminin geliştirilmesi 1.3.2. Eximbank kaynaklarının geliştirilmesi. 1.3.3 Eximbank kredilerinin bankacılık prensipleri çerçevesinde mümkün olduğunca daha yaygın kullandırılmasının sağlanması. 1.3.4. Kredi faiz desteğinin geliştirilmesi 1.3.5. Mevcut ve alternatif finansman modelleri konusunda farkındalık yaratılması 1.4. İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi 1.4.1. İhtiyaç duyulan nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi, niteliğinin geliştirilmesi, ve eğiticilerin eğitilmesi 1.5. Üretim Alt Yapısının Geliştirilmesi 1.5.1. Pamuk üretim alt yapısının geliştirilmesi, ırk ıslahı, rekoltenin istenilen nitelik ve miktarda sağlanması 1.5.2. Kütlü pamuk destekleme prim ödeme miktarının artırılarak devam ettirilmesi, destekleme prim miktarının aynı yıla ait pamuk ekiminden önce belirlenerek ilan edilmesi 1.5.3. Sentetik hammadde üretim kabiliyetinin artırılması için petrokimya yatırımlarının desteklenmesi 1.5.4. Hayvan varlığının artırılması, elde edilen ham derilerin kesim, yüzüm istifleme aşamalarında ortaya çıkan kalite ve verim kaybının önlenmesi 2. İşletme Kapasitelerini Destekleyerek İşletmelerin Rekabet Edebilirliğinin Artırılması 2.1. İşletme Kapasitelerinin Desteklenmesi 2.1.1. Rekabet Gücünün geliştirilmesi için işletmelere bilgi, danışmanlık ve doğrudan destek sağlanması. 2.2.1. Sektöre ilişkin yatırım desteklerinin stratejide belirtilen prensipler çerçevesinde verilmesi. 2.2. Maliyetlerin Azaltılması 2.2.1. Mevcut işletmelerin; Gelişmiş Yörelerden, Kalkınmada Öncelikli Yörelere (öncelikle Doğu ve Güneydoğu illerine) taşınmalara çeşitli destekler verilmesi 79 GÜÇLÜ YANLAR KÜMESİ SWOT (GZFT) ANALİZİ GÜÇLÜ YÖNLERDEN İSTİFADE EDEREK FIRSATLARI MAKSİMİZE ETMEK FIRSATLAR KÜMESİ STRATEJİK YAKLAŞIM ZAYIFLIKLAR KÜMESİ Sektörün rekabet gücünün sürdürülebilirliğinin sağlanması ZAYIFLIKLARI GİDEREREK TEHDİTLERİ MİNİMİZE ETMEK ÖNCELİKLER ve TEDBİRLER TEHDİTLER KÜMESİ 80 GLOBAL HEDEF Sektörde rekabet gücünü artırmak ve dönüşümü yönetmek SPESİFİK HEDEFLER - Piyasa Yapıcı Ülke Konumuna Gelmek Katma değeri yüksek üretimi Artırmak Fiziki ve Finansal Altyapıyı Geliştirmek ÖNCELİKLER Öncelik 1 İş Ortamının Geliştirilmesi Öncelik 2 İşletmeleri Kapasitelerini Destekleyerek İşletmelerin Rekabet Edebilirliğinin Artırılması T E D B İ R L E R 81 6. 3D (DEĞİŞİM-DÖNÜŞÜM- DESTEK) EYLEM PLANI VE SÜRECİN YÖNETİMİ a. DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜMÜN YÖNETİMİ Kamu ve özel sektörün ilgili temsilcilerinin katılımı ile tekstil, hazır giyim ile deri ve deri ürünleri stratejisi ve ilgili 3 D (Değişim Dönüşüm Destek) Eylem Planı hazırlanmıştır. Eylem planı, tedbirin hangi kurumlar tarafından, hangi kurumlarla işbirliği içerisinde, hangi sürede gerçekleştirileceğini ve eylemin çerçevesini tanımlamaktadır. Sorumlu ve ilgili kurumlar her tedbirle ilgili faaliyetleri planlar,yürütür ve üçer aylık dönemler için Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na rapor halinde bildirir. Orta ve uzun vadeli dönüşüm stratejisi ile tüm paydaşların üzerinde mutabık kaldığı eylem planı ve öngörülen tedbirlerin uygulanmasının izlenmesi, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından yürütme (çalışma) ve izleme grubu vasıtasıyla yapılacak olup, sektördeki ve eylem planındaki gelişmeler ESDK’ya sunulacaktır. 82 b. 3D (DEĞİŞİM-DÖNÜŞÜM-DESTEK) EYLEM PLANI NO’SU EYLEMİN ADI SORUMLU KURULUŞ İLGİLİ KURULUŞ SÜRE AÇIKLAMA 1. 1.1. 1.1.1. İş Ortamının Geliştirilmesi Hukuki ve İdari Düzenlemeler Kümelenme ile ilgili hukuki düzenlemelerin oluşturulması DTM MALİYE BAK., STB, HAZİNE MÜS., DPT, TOBB, TİM, STK ‘LAR (İhtiyaca göre ilgili kuruluşlar çalışmaya dahil edilecektir.) STB, MEB DTM TOBB TİM, STK’LAR STB ÇEV. VE OR. BAK. SAĞLIK BAK. TARIM BAK. GÜMRÜK MÜS. TOBB, TİM, STK’LAR . 12-16 AY Kümelenme kapsamı, aşamaları, politikanın sürdürülebilirliği için yönetişim, kümelenme desteklerinin belirlenmesi esnasında göz önünde bulundurulması gereken temel hususlar, kümelenme desteklerinin dağıtım mekanizmaları, ölçütleri, desteğin kapsamı gibi hususlarda gereken hukuki düzenlemelerin yapılması. 1.1.2. Sektörde ihtiyaç duyulan standartların geliştirilmesi TSE Sürekli (20082010) Sürekli (20082010) Ürün kalitesini artırmak, yoğunlaşan rekabet şartlarına uyum sağlamak amacıyla sektörün standart ihtiyaçlarının giderilmesi. 1.1.3. Piyasa gözetimi ve denetimi sisteminin etkinleştirilmesi DTM . Uyumlaştırılan AB teknik mevzuatının Türkiye, AB üyeliği yükümlülükleri çerçevesinde; Piyasa Gözetim ve Denetimi (PGD) konusundaki gerekli yasal düzenlemeleri tamamlayarak, mevzuat uyumunu gerçekleştirmiştir. Ayrıca İnsan, bitki ve hayvan sağlığı ve güvenliği ile tüketicinin ve çevrenin daha iyi korunması temin edilecektir. Piyasa gözetimi ve denetimi ile kalitesiz ve güvensiz ürünlerin ülkemize girişi engellenecek, illegal yollarla piyasaya giren ürünlerin piyasadan çıkarılmasını sağlayacak bir mekanizma tesis edilecektir. Bu çerçevede; ilgili kurum ve faaliyetlerini etkinleştirecektir. kuruluşlar PGD kapsamındaki 1.1.4. Sektörle ilgili istatistiki verilerin AB TÜİK GÜMRÜK 6 ay “Resmî İstatistiklerde Veri Gizliliği ve Gizli Veri Güvenliğine İlişkin 83 Normlarında paylaşımının serbest bırakılması MÜST. DTM TOBB, TİM, STK’LAR 1.1.5. Kapasite raporlarının standardizasyonu STB TOBB Hukuki düzenle me 1 yıl Tüm kapasite raporları nın standard izasyonu 3 yıl Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” çerçevesinde ithalatçı sayısının üç’den az olması durumunda ithal edilen ürünün GTİP bazındaki ithalat bilgileri yayınlanmamaktadır.Bu durumda firmalar; üründen ne kadar ithal edildiğini, ithalat esnasında haksız rekabet oluşup oluşmadığını, ithalatın pazara olan etkilerini değerlendiremediklerini ve bu doğrultuda ilgili kurumlar nezdinde yaptırımda bulunmak için müracaat edemediklerini ileri sürerek, söz konusu gizliliğin kaldırılmasını istemektedirler. Bu tedbirle sektörün verilere ulaşımı amaçlanmaktadır. Tedbir ile odalar tarafından hazırlanan ve TOBB tarafından onaylanan kapasite raporlarının standardize edilmesi (fire oranlarının objektif kıstaslar çerçevesinde belirlenmesine yönelik mekanizmanın oluşturulması) amaçlanmaktadır. Raporların içeriğine ilişkin yanlışlıklar dolayısıyla oluşacak kamu zararından raporu onaylayan kurum sorumlu olması için hukuki düzenlemenin yapılması, Kapasite raporunun geliştirilen standartlar çerçevesinde düzenlenmesi için sanayi odalarının kurumsal kapasite artırımlarının gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır. 1.1.6. Tekstil ve deri sektörlerinin çevre ve insan sağlığına uygun yöntemlerle üretime yönlendirilmesine ilişkin hukuki altyapının sağlanması ÇEVRE VE ORMAN BAK. SAĞ. BAK. STB ÇAL. SOS. GÜV. BAK. TARIM BAK. DTM, TOBB, TİM; STK’LAR STB GÜMRÜK MÜS. DTM TOBB, TİM, STK’LAR 6 ay Çevre ve insan sağlığına uygun standartlarda üretim yapmak, firmalarımıza ilave bir maliyet getirmektedir. Öte yandan, sektörün uluslar arası arenada rekabet edebilirliğinin en önemli kriterlerinden biri de bu standartlara uygun üretim yapabilirliğidir. 2872 Sayılı Kanunun teşvik başlıklı 29’uncu maddesinin ek fıkrası gereği arıtma konusunda enerji desteğini sağlayacak Bakanlar Kurulu Kararının çıkarılmasını amaçlamaktadır. 1.1.7. El dokuması halı ihracatı sırasında yaşanan ekspertiz raporu sorununun çözümü KÜLTÜR VE TURİZM BAK. 6 ay Halı, kilim ve diğer bazı eşyaların ihracatı aşamasında, söz konusu malların yurt dışına çıkarılmasında sakınca olmadığına ilişkin, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 24. maddesi ile anılan kanuna bağlı olarak çıkarılan Etnoğrafik Nitelikteki Taşınır Kültür Varlıkları Hakkındaki Yönetmelik hükümleri çerçevesinde, bahsi geçen eşyalar ekspertiz uygulamasına tabi tutulmakta ve söz konusu ekspertiz raporu Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Müze Müdürlüklerince ekspertiz ücreti tahsil edilmek suretiyle verilmekteydi. Ancak, bahsi geçen ücret uygulamasının, anılan Bakanlığın Valilikleri muhatap 31.07.2006 tarihli yazısı ile kaldırılmasıyla, uygulamada ve dolayısıyla halı ihracatında önemli ölçüde aksamalar yaşanmıştır. 84 1.1.8 AB’nin imzaladığı STA’ların ülkemizi de kapsayacak şekilde eş zamanlı olarak ülkemiz hassasiyet ve öncelikleri dikkate alınarak yapılması DTM DIŞİŞLERİ BAK. ABGS Sürekli (20082010) Sorunun kesin çözümünü sağlayacak olan ve eski uygulamada olduğu gibi, ücret karşılığı ekspertiz raporu verilmesine yönelik olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca yürütülen kanun tasarısı çalışmasının bir an önce tamamlanması önem arz etmektedir. -AB’nin dış politikası kapsamında STA’ya konu ülkelerin sayısının sürekli artmasının yanında, müzakere sürecinin doğası gereği, eylemin gerçekleştirilmesine yönelik kesin tarih belirlemek imkanı bulunmamaktadır. -Bahse konu eylemin AB ile eşzamanlı olarak gerçekleştirilmesini teminen ise gerek AB gerekse üçüncü ülkeler nezdinde Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından yapılan girişimler ısrarla sürdürülecektir. -Ayrıca, 1/95 sayılı Karar’ın “OGT ve tercihli tarife politikaları” başlıklı 16. maddesinin, günün koşullarına ve değişen konjonktüre göre, Türkiye’nin ticari alandaki menfaatlerini gözetecek şekilde revize edilmesini teminen AB Komisyonu ile müzakereler yapılabilecektir. Sektörün korunma talebi üzerine etkin işbirliği sağlanacaktır. Ticaret Politikası Savunma Araçları çerçevesinde her hangi bir ürün ithalatında önlem alınabilmesi iki mevzuat temelinde söz konusu olabilmektedir. İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Mevzuat çerçevesinde bu ürünün dampingli veya sübvansiyona tabi fiyatlarla ithal edildiği ve bu durumun anılan maddenin yerli üreticileri üzerinde zarara neden olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. İthalatta Koruma Önlemleri Mevzuatı çerçevesinde ise, bir maddenin ithalatında son yıllarda görülen ani artışın yerli üreticiler üzerinde zarara neden olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. İlgili Mevzuat çerçevesinde, ithalattan zarar gören yerli üreticilerin usulüne uygun şekilde başvurmaları halinde, gerekli ve etkin işbirliği sağlanacaktır Sektörün düşük kıymetli ithalata konu ürün kapsamı ve bu ithalatın etkisini içeren başvurusu ilgili kuruluşlarla etkin şekilde değerlendirilecektir. Gerek yanıltıcı/düşük beyanla gerçekleştirilen gerekse damping veya sübvansiyonun önlenmesine yönelik uygulamaları etkisiz kılmaya matuf ithalatın önlenmesi amacıyla 2008/5, 2008/20, 2008/21 ve 2008/23 sayılı Tebliğler başta olmak üzere detay elyaf beyanı veya gözetim şeklindeki uygulamalarla ithalattaki gelişmeler izlenmektedir. Sektörün, ithalatı izlenmesinde yarar görülen maddelere ilişkin yeni belirlemeleri ve başvuruları üzerine ilgili kurumlarla gerekli ve etkin işbirliği sağlanacaktır. 1.1.9 İthalatta Koruma Önlemlerinin Etkin Uygulanmasının Sağlanması DTM STB GÜMRÜK MÜS. HAZİNE MÜS., DPT TOBB,TİM, STK’LAR Sürekli (20082010 1.1.10 Düşük Kıymetli İthalatın Önlenmesine Yönelik Tedbirlerin Etkinleştirilmesi DTM GÜMRÜK MÜS. TOBB TİM, STK’LAR Sürekli (20082010 85 1.1.11 DIR kapsamında sektörün karşılaştığı sorunların çözümüne yönelik tedbirler alınması. DTM MALİYE BAK. GÜMRÜK MÜS. TOBB TİM, STK’LAR Sürekli (20082010 Sektörün DİR kapsamında karşılaştığı sorunlarda sektörün tüm kesimlerinin ekonomik çıkarlarının dengeli bir şekilde korunarak gerekli önlemlerin alınması amaçlanmaktadır. Ayrıca, sektörün yaşadığı sorunlara ilişkin somut taleplerin iletilmesi halinde, sorunların çözümlenebilmesini teminen gerekli çalışmalar hassasiyetle ele alınmaya devam edilecektir. Halihazırda STB ve DTM tarafından kümelenme konusunda yapılan çalışma sonuçlarının sektöre yansıtılması amaçlanmaktadır. Dış Ticaret Müsteşarlığınca, 36 milyon Euro tutarındaki “Çok Yıllık Küme Geliştirme Programı”nın birinci aşaması olan ve Avrupa Birliği (AB) Katılım Öncesi Mali Yardımları kapsamında 6 Milyon Euro kaynak tahsis edilmek suretiyle finansmanı sağlanan “Ulusal Kümelenme Politikası Geliştirme Projesi” yürürlüğe konulmuştur. Öngörülen proje ile; -Ulusal Kümeleme Politikasının Oluşturulması ve Uygulanması için Kapasite Geliştirilmesi, -Ulusal Kümeleme Politikasının Oluşturulması, -Küme Haritası ve Analizinin Yapılması, hedeflenmektedir. Diğer yandan, Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca, 2008 yılı proğramı kapsamında; 1.2. 1.2.1 Altyapının Geliştirilmesi Sektörün ihtiyaç duyduğu kümelenme çalışmalarının sonuçlandırılması DTM STB, DPT TOBB, TİM, STK’LAR (İhtiyaca göre ilgili kuruluşlar çalışmaya dahil edilecektir.) 12-16 ay 1.2.2 Sektörün ihtiyaç duyduğu alanlarda, Ar-Ge, Ür-Ge, inovasyon bilincinin yaygınlaştırılması ve uygulamanın etkinleştirilmesi. STB DPT, DTM TUBİTAK TPE KOSGEB TOBB TİM, STK’LAR Sürekli (20082010) -Az gelişmiş bölgelerden başlamak üzere kümelerin geliştirilmesi, -Kümelenme politikası oluşturulması, kümelenme potansiyellerinin belirlenmesi amacıyla analizler yapılması ve başta OSB’lerde olmak üzere, işletmeler arası işbirlikleri ve kümelenme faaliyetlerinin desteklenmesi ile ilgili tedbirleri yer almaktadır. Ülkemizde bahse konu sektörlerde Ar- Ge, Ür-Ge, ve inovasyon alanında yeterli alt yapının ve beşeri sermayenin olmasına rağmen istenilen faaliyet düzeyine gelinememesinde, Ar-Ge, Ür-Ge, inovasyon konularında sektörlerde yeterli farkındalığın oluşturulamaması önemli bir etmendir. Bu tedbirle; sektörlerde bu konularda farkındalığın arttırılması ve özel sektörün Ar-Ge, Ür-Ge, inovasyon gibi faaliyetlere kaynak ayırması amaçlanmıştır. 86 1.2.3 Sektörün ihtiyaç duyduğu alanlarda, marka, tasarım ve pazarlama bilincinin yaygınlaştırılması ve uygulamanın etkinleştirilmesi. DTM DPT TUBİTAK TPE KOSGEB TOBB TİM, STK’LAR DTM TÜBİTAK YÖK KOSGEB TPE TOBB, TİM, STK’LAR Sürekli 20082010 Sektörün moda, marka, tasarım gibi faaliyetlere daha fazla kaynak ayırması amacıyla bilinç düzeyinin ve farkındalığın artırılması, uygulamanın etkinleştirilmesi öngörülmektedir. 1.2.4 Üniversite sanayi işbirliğinin derinleştirilmesi STB Sürekli (20082010) Üniversitelerdeki bilgi birikiminin, sermayenin, nitelikli iş gücünün bir araya getirilerek teknoloji yoğun ürün,üretim yöntemlerinin geliştirilmesi ve ticarileştirilmesinin sektörde tüm tabana yayılması bu tedbirle hedeflenmiştir. Bu çalışmaların yapılabileceği kurumsal yapıların ve mekanizmaların oluşturulması amacıyla Bakanlığımız tarafından 2001 yılında 4691 sayılı“Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu” ve 09.09.2006 tarihinde de “Sanayi Tezleri(San-Tez) Projelerinin Desteklenme Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik “ çıkarılmıştır. Bu kapsamda; 30 adet Teknoloji Geliştirme Bölgesi (Ankara 6 adet, İstanbul 3 adet, Kocaeli 3 adet, İzmir, Konya, Antalya, Kayseri, Trabzon, Adana, Erzurum, Mersin, Isparta, Gaziantep, Eskişehir, Bursa, Denizli, Elazığ, Sivas, Edirne, Diyarbakır ve Tokat illeri) kurulmuştur. 15 Teknoloji Geliştirme Bölgesi fiilen faaliyete geçmiş, diğerlerinin ise yatırım faaliyetleri sürdürülmektedir. Ayrıca, San-Tez (Sanayi Tezleri) Kapsamında 2006 yılında 17 adet, 2007 yılında 68 adet proje desteklenmeye uygun bulunmuştur. 1.3. 1.3.1 Finansal Araçların İyileştirilmesi ve Geliştirilmesi Kredi Garanti Fonu altyapısının ve hacminin STB geliştirilmesi HAZİNE MÜS. KOSGEB TOBB TESK BANKALAR BİRLİĞİ MALİYE DTM EXİMBANK 12 ay Sektörün teminat ihtiyaçlarının giderilmesi için Kredi Garanti Fonu altyapısının ve hacminin geliştirilmesi öngörülmektedir. 1.3.2 Eximbank kaynaklarının geliştirilmesi. HAZİNE MÜS. Sürekli (20082010) Eximbank'ca sağlanan ihracat kredilerinin kaynaklarının artırılması ve kanununun çıkarılması hedeflenmiştir. Kredi teminat unsurlarının çeşitlendirilmesi, sigortalı ihracat alacaklarının bankalar nezdinde ihracat kredilerine teminat olarak kabulu yöntemi ile ihracat finansman kaynaklarının genişletilmesi öngörülmektedir. Eximbank'ın 2007 yılı karının Hazine Müsteşarlığı'nca Banka'da bırakılması yönünde bir eğilim mevcuttur Ayrıca Eximbank yeni bir 87 takım yurtdışı borçlanmalar yoluyla genel olarak ihracata verdiği desteği artırmayı hedeflemektedir. 1.3.3 Eximbank kredilerinin bankacılık prensipleri çerçevesinde mümkün olduğunca daha yaygın kullandırılmasının sağlanması. EXİMBANK MALİYE DTM HAZİNE MÜS. TOBB, TİM, STK’LAR . MALİYE HAZİNE MÜS. TOBB, TİM, STK’LAR DTM SPK KOSGEB TOBB BANKALAR BİRLİĞİ TOBB, TİM, STK’LAR Sürekli 20082010 Eximbank tarafından sağlanan ihracat kredilerinin gerek tutar gerekse ihracatçı sayısı olarak daha geniş bir tabana ulaşması hedeflenmiştir. 1.3.4 KOSGEB Kredi Faiz Desteğinin Geliştirilerek sürdürülmesi KOSGEB 9 ay KOSGEB tarafından sağlanan faizsiz ihracat kredi imkanlarının kaynak olarak artırılması ve kredi vadelerinin uzatılması amaçlanmıştır. İlgili tedbirin uygulanabilirliği için kaynak transferi ihtiyacı bulunmaktadır. Sektörlerin finansman ihtiyaçlarının çözümünde; mevcut kredi imkanlarına ve alternatif finansman kaynaklarına ulaşması için sektörün bilgilendirilmesini amaçlamaktadır. 1.3.5 Mevcut ve alternatif finansman modelleri konusunda farkındalık yaratılması HAZİNE MÜS. Sürekli (20082010) 1.4. 1.4.1 İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi İhtiyaç duyulan nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi, niteliğinin geliştirilmesi ve eğiticilerin eğitilmesi İŞKUR STB MEB DTM KOSGEB TOBB, TİM YEREL YÖNETİMLER STK’LAR Sürekli (20082010) Bu tedbirle; -Sektördeki nitelikli ara işgücü ihtiyacının karşılanması, -Taşınılan bölgede nitelikli işgücü oluşturulması, -Bu kapsamda işgücünü eğitecek eğiticilerin de temini ve eğitilmesi, öngörülmektedir. 1.5. Üretim Alt Yapısının Geliştirilmesi 88 1.5.1 Pamuk üretim alt yapısının geliştirilmesi, ırk ıslahı, rekoltenin istenilen nitelik ve miktarda sağlanması TARIM VE KÖYİŞLERİ BAK. STB DPT, DTM TÜBİTAK ÜNİVERSİTEL ER TOBB, STK’LAR MALİYE BAK. STB, DPT HAZİNE MÜS. TDYK (Tarımsal Destekleme ve Yönlendirme Komitesi ) MALİYE BAK. DPT Sürekli (20082010) Türk tekstilinin en güçlü yanı olan entegre üretim zincirinin korunması, hızlı teslimat avantajının sürdürülmesi, ithalatın azaltılması için, Pamuk üretim alt yapısının geliştirilmesi ve rekolte de istenilen nitelik ve miktarın sağlanması amaçlanmıştır. 1.5.2 Kütlü pamuk destekleme prim ödeme miktarının artırılarak devam ettirilmesi, destekleme prim miktarının aynı yıla ait pamuk ekiminden önce belirlenerek ilan edilmesi TARIM VE KÖYİŞLERİ BAK. 24 ay Pamuk üretiminin artırılması için üreticilerinin desteklenmesi hedeflenmektedir. Gerek prim miktarının artırılması, gerekse pamuk ekiminden önce prim miktarının açıklanması pamuk üretimini önemli ölçüde etkiyecektir. 1.5.3 Sentetik hammadde üretim kabiliyetinin artırılması için petrokimya yatırımlarının desteklenmesi HAZİNE 3 ay Dünya sentetik hammadde üreticilerinin monopol yapısını ülkeler kendi hammadde üreticilerini yeni yatırımlar konusunda teşvik ederek dengelemektedir. Bundan sonra Sektörel dönüşüm ve gelişimin sürdürülebilmesi için yeterli yerli hammadde tedariki ile yeni teknolojik ve teknik tekstillerin hammaddelerinin üretiminin teşviki amaçlanmaktadır. Bu petro kimya tesislerinde yapılabileceği gibi bu tesislerin dışında da gerçekleştirilebilir. Deri ve deri ürünleri sektörünün temel girdisi ham deridir. Ülkemizde önemli bir yere sahip olan hayvancılık sektöründe yaşanan olumsuz gelişmeler deri sektörünü de etkilemektedir. Son yıllarda hayvan varlığımızdaki sayısal düşüş ve aslında yan ürün olan ham derinin de yıllardan beri standart bir şekilde elde edilememesi, kesim ve yüzüm hataları, istifleme ve toplama hataları, uygun olmayan şartlarda nakliyesi gibi nedenler, kaliteli ham madde ve dolayısıyla kaliteli deri ürünü elde edilmesinin önündeki en temel nedenlerdendir. Bu tedbir ile hayvan varlığı konusundaki kritik eşiğin altına düşülmemesi ve sektördeki kalite ve verim kaybının önlenmesi amaçlanmaktadır. 1.5.4 Hayvan varlığının artırılması, elde edilen ham derilerin kesim, yüzüm istifleme aşamalarında ortaya çıkan kalite ve verim kaybının önlenmesi TARIM VE KÖYİŞLERİ BAK. İÇİŞLERİ BAK. DPT TOBB DİYANET İŞL. BŞK. TÜRKVET ÜNİVERSİTELER STK(THK, KIZILAY, vs.) Sürekli (20082010) 2. 2.1 İşletme Kapasitelerini Destekleyerek İşletmelerin Rekabet Edebilirliğinin Artırılması İşletme Kapasitelerinin Desteklenmesi 89 2.1.1 Rekabet Gücünün geliştirilmesi için işletmelere Bilgi, Danışmanlık ve Doğrudan Destek Sağlanması DTM STB HAZİNE MÜS. DTM TÜBİTAK, KOSGEB MPM,TOBB TİM, STK’LAR (Aşamal ı iş takvimi çalışma grubu tarafından belirlene cektir.) Sürekli (20082010) Sürekli (20082010 Tekstil iş geliştirme modellerinin yaygınlaştırılması ve uygulanması, ArGe yardımı, yurtdışı fuar ve sergilere katılım desteği, çevre maliyetlerinin desteklenmesi yardımı, pazar araştırması yardımı, eğitim yardımı, istihdam yardımı, yurtdışında ofis-mağaza açma, işletme ve marka tanıtım yardımı, Türk ürünlerinin yurtdışında markalaşması yardımı pazarlama gibi desteklerin yanında Sektördeki firmaların ihtiyaç duyduğu konularda bilgi ve danışmanlık hizmetlerinin sunulması amaçlanmaktadır. 2.1.2 Sektöre ilişkin yatırım desteklerinin stratejide belirtilen prensipler çerçevesinde verilmesi. HAZİNE MÜS. MALİYE BAK. STB DPT, DTM KOSGEB TOBB,TİM STK’LAR Eylem kapsamında sektöre ilişkin desteklerin stratejide belirtilen prensipler çerçevesinde verilmesinin temin edilmesi amaçlanmaktadır. 2.2 2.2.1 Maliyetlerin Azaltılması Mevcut işletmelerin gelişmiş yörelerden kalkınmada öncelikli yörelere (özellikle Doğu ve Güneydoğu illerine) taşınmalarına çeşitli destekler verilmesi HAZİNE MÜS. MALİYE BAK. STB DPT DTM KOSGEB TOBB, TİM, STK’LAR Sürekli (20082010) Sektörün uluslararası alanda rekabet gücünü koruması ve artırabilmesi için özellikle emek yoğun bölümünün, gelişmiş yörelerden kalkınmada öncelikli yörelere taşınması ve bu bölgelerde verimli bir şekilde çalışabilmelerini temin edecek çeşitli desteklerin belirli bir süre uygulanarak, sektörün hareket kabiliyetinin artırılması hedeflenmektedir. Not: Stratejinin uygulanmasına başlanmasından itibaren, belirlenen sürelerde eylemler gerçekleştirilecektir 90 7. TABLOLAR, GRAFİKLER VE KISALTMALAR LİSTESİ TABLOLAR LİSTESİ Tablo -1: Kapasite Kullanım oranları Tablo -2: Ürün Bazında Türkiye’nin Tekstil Makineleri ve Ekipman İthalatı Tablo -3: Pamuk Fiyat Karşılaştırması Tablo -4: Dünya ve Türkiye’de Pamuk Üretim ve Tüketim Tahminleri Tablo -5: Sentetik İplik ve Elyaf Sektöründe Kapasite Durumu Tablo -6: Sentetik İplik ve Elyaf Sektöründe Üretim Durumu Tablo -7: Sentetik İplik ve Elyaf Sektöründe İthalat Durumu Tablo -8: TİSK Kapsamında Ücret ve İşgücü Maliyet Seviyeleri Tablo -9: Asgari Ücretin Netinin ve İşverene Maliyetinin Hesabı Tablo-10: Hazır Giyim ve Konfeksiyon Maliyet Bileşenleri (Türkiye Ortalaması) Tablo-11: Dokuma Hazır Giyim Maliyet Bileşenleri (Türkiye Ortalaması) Tablo-12: Örme Hazır Giyim Maliyet Bileşenleri (Türkiye Ortalaması) Tablo-13: Çorap Maliyet Bileşenleri (Türkiye Ortalaması) Tablo-14: Asgari Ücretli Çalışanın Maliyeti Tablo-15: Tekstil Sanayi İşgücü Maliyeti Karşılaştırması Tablo-16: Tekstil Sanayi Ülkeler Arası İşgücü Maliyeti Karşılaştırması Tablo-17: Tekstil Sektörünün Toplam Mal Ticareti ve İmalat Sektörü Ticareti İçindeki Payının Bölgesel Dağılımı Tablo-18: Belli Başlı Tekstil İhracatçıları ve İthalatçıları Tablo-19: Belli Başlı Bölgeler İtibariyle Tekstil Sektörü İhracatı Tablo-20: Tekstil, Konfeksiyon, Deri ve Deri Mamulleri ile Ayakkabı İhracatımız Tablo-21: Tekstil İhracatımızın Ülkeler Bazında Dağılımı Tablo-22: Tekstil, Konfeksiyon, Deri ve Deri Mamulleri ile Ayakkabı İthalatımız Tablo-23: Tekstil İthalatımızın Ülkeler Bazında Dağılımı Tablo-24: Konfeksiyon Sektörünün Toplam Mal Ticareti ve İmalat Sektörü İçindeki Payının Bölgesel Dağılımı Tablo-25: Belli Başlı Konfeksiyon İhracatçıları ve İthalatçıları Tablo-26: Belli Başlı Bölgelere Göre Konfeksiyon Sektörü İhracatı Tablo-27: Yıllar İtibarıyla Konfeksiyon İhracatımız Tablo-28: Konfeksiyon İhracatımızın Ülkeler Bazında Dağılımı Tablo-29: Yıllar İtibariyle Konfeksiyon İthalatımız Tablo-30: Konfeksiyon İthalatımızın Ülkeler Bazında Dağılımı Tablo-31: İşçilik ile İlgili Faktörler: Ülkelerin Avantaj Durumları Tablo-32: Hammadde ve Makineler ile İlgili Faktörler; Ülkelerin Avantaj Durumları Tablo-33: Pazarlama ile İlgili Faktörler: Ülkelerin Avantaj Durumları Tablo-34: Genel Faktörler: Ülkelerin Avantaj Durumları Tablo-35: Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektörünün Rekabet Koşullarında Gelişmeler Tablo-36: Bölgelere Göre 2005 Yılı İşletme Sayısı, Kurulu ve Kullanılan Kapasite, Tahmini İstihdam Durumu Tablo-37: 2005 Yılı Avrupa Birliği Deri Sektörü Tablo-38: 2003 Yılı Avrupa Birliği Deri Sektörü Tablo-39: Ülkeler Bazında Ayakkabı Üretim Miktarı Tablo-40: Kişi Başına Düşen Ayakkabı Tüketimi Tablo-41: Dünya Deri Sektörü Tahmini Üretim değerleri Tablo-42: Dünya Büyükbaş ve Küçükbaş Hayvan Varlığı ve Deri Üretimi Tablo-43: Türkiye Küçükbaş Hayvan Varlığı ve Deri Üretimi Tablo-44: Türkiye Büyükbaş Hayvan Varlığı ve Deri Üretimi Tablo-45: Dünyada ve Türkiye’de, Koyun, Keçi ve Sığır Derisi Üretimi Tablo-46: İstanbul ve Çevresi Deri Sektörü Maliyet Araştırması Tablo-47: Deri Sektöründe Dünyanın Önde Gelen İhracatçıları Tablo-48:İhracat Rakamları (Özel Faturalı İhracat Dahil) Tablo-49: Yıllar İtibariyle Deri ve Deri Ürünleri İhracat Değerleri Tablo-50: Deri Sektöründe Dünyanın Önde Gelen İhracatçıları Tablo-51: İthalat Rakamları Tablo-52: Yıllar İtibariyle Deri ve Deri Ürünleri İthalat Değerleri Tablo-53: Net Döviz Girdisi 91 GRAFİKLER Grafik-1 Grafik-2 Grafik-3 Grafik-4 Grafik-5 Grafik-6 Grafik-7 Grafik-8 Grafik-9 Grafik-10 Grafik-11 Grafik-12 Grafik-13 Grafik-14 Grafik-15 Grafik-16 Grafik-17 Grafik-18 Seçilmiş tekstil firmaları maliyet analizi Tekstil terbiye sektörü maliyet analizi Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü maliyet bileşenleri Dokuma hazır giyim maliyet bileşenleri Örme hazır giyim maliyet bileşenleri İşçilik ile ilgili faktörler:Ülkelerin avantaj durumları Hammadde ve makineler ile ilgili faktörler: Ülkelerin avantaj durumları Pazarlama ile ilgili faktörler: Ülkelerin avantaj durumları Genel faktörler: Ülkelerin avantaj durumları Hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün rekabet koşullarında gelişmeler AB ülkelerinde deri işleme sektöründe istihdam durumu (2005) AB ülkelerinde deri işleme sektöründe işletme sayısı (2005) AB ülkelerinde deri işleme sektöründe ciro miktarı (2005) AB ülkelerinde deri işleme sektöründe istihdam durumu (2003) AB ülkelerinde deri işleme sektöründe işletme sayısı (2003) AB ülkelerinde deri işleme sektöründe ciro miktarı (2003) Yıllar İtibariyle Deri ve Deri Ürünleri İhracat Değerleri Yıllar İtibariyle Deri ve Deri Ürünleri İthalat Değerleri KISALTMALAR KKO : DTÖ : TSKB: ITMF: AHL : STA : Kapasite Kullanım Oranları Dünya Ticaret Örgütü Türkiye Sınai Kalkınma Bankası Uluslararası Tekstil Üreticileri Federasyonu Atatürk Hava Limanı Serbest Ticaret Anlaşmaları 92

Related docs
Other docs by JeffFUller
Agreement to furnish truck with driver
Views: 372  |  Downloads: 3
Quitclaim deed
Views: 436  |  Downloads: 20
Waste disposal well Application for Permit
Views: 190  |  Downloads: 1
Application and contract for single report
Views: 144  |  Downloads: 0
Agreement as to past due rent
Views: 641  |  Downloads: 6
301 Useless Facts
Views: 221  |  Downloads: 1
Corporate Venture Capital Statistics 2006
Views: 1544  |  Downloads: 100
Nevada Application for Adoption RegistryAdoptee
Views: 153  |  Downloads: 0
National Labor Relations Act info
Views: 251  |  Downloads: 1
Net lease
Views: 338  |  Downloads: 4
Distributions between partners
Views: 228  |  Downloads: 4
Finance Lecture3
Views: 338  |  Downloads: 7
ALegal Lines _ Terms
Views: 128  |  Downloads: 0
Proiduct Sales Projection
Views: 154  |  Downloads: 1
Plessy v Ferguson info
Views: 257  |  Downloads: 2